EKONOMİ - 03 Nisan 2026 Cuma 11:26

ATB Başkanı Çandır: "Yerel miras ticarete dönüşüyor"

A
A
A
ATB Başkanı Çandır: "Yerel miras ticarete dönüşüyor"

Antalya Ticaret Borsası (ATB) öncülüğünde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) desteğiyle bu yıl 22-26 Nisan tarihleri arasında ANFAŞ Fuar Merkezi’nde düzenlenecek Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’in Danışma Kurulu Toplantısı, ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır başkanlığında Borsa Toplantı Salonu’nda yapıldı.


Antalya Ticaret Borsası (ATB) öncülüğünde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) desteğiyle bu yıl 22-26 Nisan tarihleri arasında ANFAŞ Fuar Merkezi’nde düzenlenecek Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’in Danışma Kurulu Toplantısı, ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır başkanlığında Borsa Toplantı Salonu’nda yapıldı. Toplantının açılışında konuşan Çandır, YÖREX’in Türkiye’nin en çok sevilen ve tek yöresel ürünler fuarı olduğunu belirterek, "YÖREX’e katkı sunan, destek veren tüm kurum ve kuruluşlarımıza teşekkür ediyorum. Sizler YÖREX’i bu kadar sahiplenmeseydiniz bu projeyi bu kadar geliştiremezdik" dedi.


YÖREX’in 2008 küresel krizinin ardından TOBB’un "Kriz varsa çare de var" kampanyası çerçevesinde hayata geçirildiğini hatırlatan Çandır, fuarın yerli üretimi desteklemek ve kırsal kalkınmayı güçlendirmek hedefiyle ilerlediğini belirtti. Anadolu’nun zengin üretim potansiyelini ekonomiye kazandırmayı hedeflediklerini kaydeden Çandır, TOBB’un ve kurum, kuruluşların desteğiyle YÖREX’in kısa sürede ulusal bir projeye dönüştüğünü vurguladı. YÖREX’in başladığı 2010 yılında 109 olan coğrafi işaret tescilli ürün sayısının bin 828’e ulaştığını, 837 ürünün tescil için beklediğini belirten Çandır, "YÖREX, coğrafi işaret konusunda farkındalık oluşturmuştur. Yöresel ürünlerin temsil edildiği önemli bir platform haline gelmiştir" diye konuştu.


Çandır, Antalya’da ise aynı dönemde 2 olan coğrafi işaretli ürün sayısının 20’ye yükseldiğini belirtti. Çandır, geçen 17 yılda Avrupa Birliği’nde 46 ürünün de coğrafi işaret tescili aldığını, Türk kahvesinin de geleneksel ürün adı koruması elde ettiğini kaydetti. Çandır, YÖREX’in ardından yöresel ürünler konusunda kamu politikalarının da geliştiğini, market raflarında coğrafi işaretli ürünlerin yer almasına yönelik düzenlemelerin hayata geçirildiğini hatırlattı.



Yerel miras ticarete dönüşüyor


YÖREX ile unutulmaya yüz tutmuş binlerce yöresel ürünün gün yüzüne çıkarılarak ekonomiye kazandırıldığını vurgulayan Çandır, yerel mirasın ticari değere dönüştüğünü ve bunun yerel kalkınmaya güçlü katkı sağladığını belirtti. Coğrafi işaretli ürünlerin üretildiği bölgenin ekonomik değerini artırdığına dikkat çeken Çandır, dünyada 200 milyar dolarlık, Avrupa Birliği’nde ise 100 milyar avroluk bir pazar bulunduğunu, Türkiye’nin coğrafi işaretli ürünler alanında önemli bir potansiyele sahip olduğunu ve bu pazardan daha fazla pay almayı hedeflediğini kaydetti.



2,5 milyon ziyaretçi


YÖREX’in başladığı günden bu yana başarılara imza attığını anlatan Çandır, 81 ilin tamamı ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin YÖREX’te temsil edildiğini, 5 bini aşkın katılımcı ve 2,5 milyondan fazla ziyaretçinin YÖREX’te yöresel ürünlerle buluştuğunu kaydetti. 22-26 Nisan tarihleri arasında düzenlenecek YÖREX 2026’da 70’in üzerinde ilin katılım sağlayacağını belirten Çandır, hedeflerinin 81 ilin tamamının fuarda yer alması olduğunu söyledi. YÖREX’in yalnızca bir fuar değil, aynı zamanda kültürel bir buluşma noktası olduğuna dikkat çeken Çandır, "Yüzlerce kadın kooperatifinin kurulmasına öncülük eden YÖREX, üretimi teşvik eden ve yerelden kalkınmayı destekleyen önemli bir organizasyondur. Stantlarda ürünlerin sadece sergilenmesi değil, üretim aşamalarının da canlı olarak gösterilmesi büyük önem taşıyor" dedi.



Çocuklar yöresel değerleri görmeli


Yöresel ürünlerin gelecek nesillere aktarılmasının önemine değinen Çandır, çocukların bu değerleri tanımasının ve sahiplenmesinin gerekliliğine dikkat çekerek, "Kendi ürünlerimizi çocuklarımıza tanıtmalı, tattırmalı ve hissettirmeliyiz. Aksi halde bize ait olmayan ürünlere yönelim artacaktır" ifadelerini kullandı.



YÖREX’E tam destek


Toplantıya katılan kurum ve kuruluşların temsilcileri, YÖREX ile yöresel ürünlerin ekonomiye kazandırıldığını belirterek, ulusal marka haline gelen YÖREX’i desteklediklerini ifade etti. Toplantıda ayrıca fuarın daha geniş kitlelere ulaşması için kurumların iletişim kanalları aracılığıyla tanıtım faaliyetlerine destek vermesinin önemi vurgulandı.



ATB Başkanı Çandır: "Yerel miras ticarete dönüşüyor"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aksaray Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı: "117 ülkeye memleketin tohumlar ihraç edildi, İsrail’den tohum ithalatı söz konusu değildir" Aksaray’da tohum temin ve dağıtım töreninde konuşan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye topraklarında yetişen tohumların 117 ülkeye ihraç edildiğini belirterek, İsrail’den tohum ithalatının söz konusu olmadığını söyledi. Bir dizi ziyaret ve programlar için Aksaray’a gelen Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye topraklarında yetişen tohumların 117 ülkeye ihraç edildiğini belirterek, İsrail’den tohum ithalatının söz konusu olmadığını söyledi. Tohum dağıtım töreninde konuşan Bakan Yumaklı, "Tabii tohum tarımsal üretim için, gıda arz güvenliği için yani ihtiyacınız olan ürüne ulaşabilmeniz için en önemli kaynak. Bu konuda özellikle Türkiye tohumculuğuna dair maalesef ki bizlerin ulaştığı noktayı gözlerinden kaçıran ya da gözlerden kaçırmak isteyenlerle alakalı maalesef bir problemimiz var. Birkaç tane rakam vereceğim. 2002 yılında bu ülkenin tohum üretimi sadece 145 bin tondu. Bugün itibariyle 1 milyon 351 bin tona ulaştık. Yine bu tohumların yüzde 96’sının bu ülkenin topraklarında üretildiğini ifade ederek bir de fide tarafına bakmak istiyorum. Özellikle sertifikalı fide fidan üretimiyle alakalı. Bu da yaklaşık 50 kattan fazla artarak 2025 yılında 203 milyon adede yükseldi. Bu ülkenin üretim altyapısı güçlüdür. Üreticileri bu memlekete sevdalıdır. Son dönemde özellikle bütün bunları konuşmamın başında söylediğim gibi gözlerden kaçırarak başka türlü tezvirat yapanlar özellikle de bu ülkenin üreticilerinin ürettiği tohumların İsrail’den alındığına dair tezviratı yapanlara lütfen hiç kimse kulak asmasın. Bu hiçbir şekilde doğru değildir. Bu ülkenin topraklarında üretilen tohumların sertifikalandırılarak tohum gen bankalarımızda saklanması gibi bütün dünyanın, modern dünyanın ne uyguladıysa bütün uygulamalarını gerçekleştirmiş bir ülkeyiz biz. Bin 537 çeşit tohumumuz var. Bu memleketin iki şehrinde, birisi Ankara olmak üzere bunları saklıyoruz. İhtiyaç olduğu zaman sıfırdan bu üretimin yeniden yapılabilmesi için. 49 yerel çeşidimiz var. Ata tohumu çeşidimiz var. Bunların da yine tescili yapılmış vaziyette. Tarım Kredi Kooperatiflerinin marketlerinde Bu tohumların vatandaşımıza ulaşması için bu yıl 1 milyon adedin üzerinde paketle inşallah yine harekete geçmiş durumdayız. Geçtiğimiz yıl 117 ülkeye bu memleketin topraklarında üretilen tohumlar ihraç edildi. Yine tekraren ve altını çizerek söylüyorum, İsrail’den herhangi bir şekilde bir tohum ithalatı söz konusu değildir. Zaten 2024 yılının mayıs ayında bütün ilişkilerimiz kesilmişti. Böyle bir şeyin olması da mümkün değil. Ama bu ülkenin üreticilerini küçümseyen o bakış maalesef bu söylemleri yapmaktan da geri durmuyor" dedi. Konuşmaların ardından Bakan Yumaklı üreticilere dağıtım yaptı.
İstanbul Kağıthane’de istihdama yönelik çalışmalar sürüyor Kağıthane Belediyesi, iş arayan vatandaşların istihdama kazandırılmasına yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Belediye bünyesinde faaliyet gösteren İstihdam Hizmet Noktası aracılığıyla ilçedeki iş gücü ile personel ihtiyacı bulunan firmalar arasında bağlantı kuruluyor. Farklı sektörlerde faaliyet gösteren firmalarla gerçekleştirilen iş birlikleri kapsamında, iş arayan vatandaşların niteliklerine uygun pozisyonlara yönlendirilmesi sağlanıyor. Bu çerçevede düzenlenen toplu iş görüşmeleri ve bireysel mülakatlarla adayların işe yerleşme süreçleri destekleniyor. İstihdam Hizmet Noktası, hem iş arayanların doğru iş fırsatlarına ulaşmasına hem de işverenlerin ihtiyaç duyduğu iş gücünü temin etmesine katkı sunuyor. Yürütülen çalışmalarla ilçedeki istihdamın artırılması ve işsizlik oranının azaltılması hedefleniyor. Kâğıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin, istihdama yönelik çalışmalara önem verdiklerini belirterek, ilçede faaliyet gösteren firmalarla iş birliklerinin sürdüğünü ifade etti. Öztekin, iş arayan vatandaşların niteliklerine uygun pozisyonlara yönlendirilmesi için çalışmaların devam ettiğini, bu kapsamda vatandaşların iş bulma süreçlerine destek sağlamayı sürdüreceklerini belirtti. Kağıthane Belediyesi yerleşkesinde hizmet veren İstihdam Hizmet Noktası, hafta içi her gün 08.30-17.00 saatleri arasında vatandaşlara rehberlik hizmeti sunuyor. Merkeze başvuran vatandaşlar, güncel iş ilanları hakkında bilgi alabiliyor ve başvuru süreçlerinde destekten faydalanabiliyor.
Afyon Ankara-İzmir YHT projesi ile yılda yaklaşık 13,3 milyon yolcu ve 90 milyon ton yük taşınması bekleniyor Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Ankara-İzmir yüksek hızlı tren (YHT) hattı projesinin tamamlanması ile yılda yaklaşık 13,3 milyon yolcu ve 90 milyon ton yük taşınacağını ifade ederek, projenin Polatlı-Afyonkarahisar kesiminde genel fiziki ilerleme oranının yüzde 77’nin üzerinde olduğunu kaydetti. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, temaslarda bulunmak üzere geldiği Afyonkarahisar’da yapımı devam eden Ankara-İzmir yüksek hızlı tren hattının Afyonkarahisar kesimiyle ilgili firma yetkilileri ve kamu kurumlarının temsilcilerinden bilgi aldı. Ardından bir basın açıklaması gerçekleştiren Bakan Uraloğlu, ulaşımın ülkelerin kalkınmasındaki rolüne dikkat çekti. Bakan Uraloğlu, "Ulaşım, bir milletin kalkınma, birlik ve kültür yolculuğunun anahtarıdır. Demiryolları da bu ekosistemin en güçlü, çevreci ve ekonomik rotalarından biridir. Bu doğrultuda, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde 2002 yılından itibaren başlattığımız gelişim hamleleriyle demiryollarını devlet politikası olarak ele aldık. Sadece yeni hatlar inşa etmedik devraldığımız bütün demiryolu ağını da baştan aşağı yeniledik ve modernize ettik. Böylece hatlarımızın yüzde 61’ini sinyalli, yarısından fazlasını elektrikli hale getirerek, mevcut altyapımızı dünya standartlarında; güvenli, hızlı ve verimli bir demiryolu ağına dönüştürdük" dedi. İller arasında mesafe süreleri azalacak Projenin tamamlanmasıyla Ankara-İzmir arası mesafenin 3saat 30 dakikalık süreye düşeceğine dikkat çeken Bakan Uraloğlu şunları söyledi: "Ankara-İzmir yüksek hızlı tren hattımız Ankara-Banaz, Banaz-Sahilli ve Salihli-İzmir kesimleriyle birlikte toplam 505 kilometre uzunluğunda, sadece bir demiryolu değil, aynı zamanda Anadolu’nun geleceğini aydınlatan devasa bir kalkınma köprüsü, birlik ve refah hattıdır. Ankara-İzmir hızlı tren projesinin tamamlanması ile mevcut demiryolu bağlantısıyla 824 kilometre olan mesafe 624 kilometreye inecek. Ankara-İzmir arası demiryolu ile 14 saat karayoluyla ise 7 saat olan seyahat süresi ise 3 saat 30 dakikaya düşecek. Tabi burada şu hususa da dikkat çekmek istiyorum projemiz tamamlandığında Ankara-İzmir arası hat uzunluğu 624 kilometre olacak. Ama bizim çalışmalarımız zaten Polatlı’ya kadar olan hızlı tren hattından sonra başladığı için 505 kilometre olarak ifade ediyoruz." "Yılda milyonlarca yolcu taşınacak" Projede yer alan Ankara, Afyonkarahisar, Uşak, Manisa ve İzmir arasındaki mesafelerinde kısalacağını vurgulayan Bakan Uraloğlu aynı zamanda milyonlarca yolcunun hizmetten faydalanacağını kaydederek, "Hattımız tamamen hizmete girdiğinde, Ankara, Afyon, Uşak, Manisa ve İzmir illerimizde yaşayan yaklaşık 11,5 milyon vatandaşımız, yüksek hızlı tren konforuyla seyahat ayrıcalığına kavuşacak. Yine, Ankara- Afyon arası seyahat süresi 1 saat 40 dakikaya, Ankara-Uşak arası seyahat süresi 6 saat 50 dakikadan 2 saat 10 dakikaya, Ankara-Manisa arası 11 saat 45 dakikadan 2 saat 50 dakikaya düşecektir. Ve hattımız tamamlandığında yılda yaklaşık 13,3 milyon yolcu ve 90 milyon ton yük taşıyacağımızı öngörüyoruz. Bu büyük proje, Afyon, Uşak ve Manisa’nın bereketli tarım topraklarıyla sanayi dinamizmini katlayarak uluslararası ölçekte yeni bir soluk getirecek, İzmir’in güçlü limanlarını ve turizm potansiyelini ise Türkiye’nin kalkınma lokomotifine dönüştürecektir" diye konuştu. Projede yer alan Afyonkarahisar’da fiziki gerçekleşme oranları yüzde 90’ların üzerinde Yürütülen projede fiziki gerçekleşme oranlarına da dikkat çeken Bakan Uraloğlu açıklamalarını şöyle sürdürdü: "Hızlı tren hattımızda Polatlı-Afyon arasındaki toprak işleri, viyadük, köprü ve tünel çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor. Kazı işlerinde yüzde 97, dolgu işlerinde yüzde 94, köprü-viyadük işlerinde yüzde 83, altgeçit yapım işlerinde yüzde 91, üstgeçit köprüsü işlerinde yüzde 67 ve menfez işlerinde yüzde 90 oranlarında ilerleme kaydettik. Özetlemek gerekirse Polatlı - Afyonkarahisar kesiminde genel ilerleme oranımız yüzde 77’nin üzerindedir. Demiryolu ağımızı güçlendirmeye ve ülkemizi küresel lojistikte hak ettiği konuma taşımaya devam ediyoruz. Ankara-İzmir yüksek hızlı tren hattımız da tamamlandığında sadece bir ulaşım projesi değil, aynı zamanda Ankara’dan İzmir’e uzanırken Afyon’u, Uşak’ı ve Manisa’yı da geleceğe taşıyacak bir refah köprüsü olacaktır."
Aydın Nazilli Belediyesi tarafından ’şehir birlikte yaşar’ hamlesi başlatıldı Nazilli Belediyesi, ilçe genelinde hijyen standartlarını yükseltmek ve çevre bilincini güçlendirmek amacıyla kapsamlı bir temizlik atağı başlattı. ’Şehir birlikte yaşar’ sloganıyla hayata geçirilen çalışma, hem belediye ekiplerini hem de vatandaşları kapsayan geniş ölçekli bir farkındalık hareketine dönüştürülüyor. Temizlik İşleri Müdürlüğü öncülüğünde yürütülen faaliyetlere Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekipleri de eş zamanlı olarak destek verecek. Planlamaya göre her gün 3 mahallede yoğun ve kapsamlı bir çalışma gerçekleştirilecek. Çalışmalar yalnızca çöp toplama ile sınırlı kalmayacak. Ot biçme, ağaç budama ve çevre düzenleme gibi hizmetler de eş zamanlı yürütülerek mahallelerin hem daha temiz hem de daha yaşanabilir hale getirilmesi sağlanacak. Projenin en dikkat çeken yönlerinden biri ise toplumsal bilinçlendirme ayağı. Evsel atıkların ayrıştırılması, çevrenin korunması ve ortak yaşam alanlarına sahip çıkılması konularında vatandaşlara doğrudan çağrı yapılacak. Temiz bir çevrenin yalnızca belediye çalışmalarıyla değil, vatandaşların aktif katılımıyla mümkün olabileceğini vurgulayan Nazilli Belediye Başkanı Dr. Ertuğrul Tetik, "Belediye olarak ne kadar güçlü bir çalışma yaparsak yapalım halkımız olmadan yapılan temizliği korumak ne yazık ki mümkün değil. Oyun parkları dahil pek çok noktada temizlik çalışmalarından çok kısa bir süre sonra bölgenin yeniden çöple dolduğunu görmek şehrimizin geleceği adına endişe verici. Halkımızla el ele bu sorunun da üstesinden geleceğimize inanıyorum" dedi.