GÜNDEM - 14 Kasım 2025 Cuma 12:28

Başkan Güngör: "Manavgat, 24 milyon gecelemeyle rekor kırdı"

A
A
A
Başkan Güngör: "Manavgat, 24 milyon gecelemeyle rekor kırdı"

Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası (MATSO) Başkanı Seydi Tahsin Güngör, 2025’in ilk 9 ayında Türkiye genelinde gerçekleşen 120 milyon yabancı gecelemenin yaklaşık yüzde 20’sinin Manavgat’ta yapıldığını söyledi.


Turizm Databank verilerine göre, Manavgat 24 milyon geceleme ile İstanbul, Muğla, Aydın ve İzmir gibi turizmde öncü illeri geride bırakarak, Antalya’dan sonra Türkiye genelinde en fazla geceleme yapılan destinasyon oldu. Antalya’nın ilçeleri arasında da açık ara lider konumda olan Manavgat yüzde 19,9’luk pay ile Alanya’yı (yüzde14,8) ile Kemer’i (yüzde 9,8) ile ve Serik’i (Belek) (yüzde 9,3) gibi güçlü turizm merkezlerini geride bıraktı. Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası (MATSO) Başkanı Seydi Tahsin Güngör, 2025’in ilk 9 ayında Türkiye genelinde gerçekleşen 120 milyon yabancı gecelemenin yaklaşık beşte birinin Manavgat’ta yapıldığını açıkladı. Başkan Güngör, Manavgat’ın güçlü konaklama altyapısı, doğal güzellikleri, kültürel zenginliği ve çeşitlenen turizm alternatifleri ile ülke turizminin gerçek yükünü omuzlayan, fark oluşturan bir destinasyon olduğunu vurguladı.



Manavgat turizmde lokomotif konumunu sürdürüyor


Manavgat’ın yıllardır Türkiye turizminin lokomotifi konumunu güçlendirdiğini vurgulayan MATSO Başkanı Seydi Tahsin Güngör, 2025 yılı itibarıyla ilçede elde edilen 24 milyon gecelemenin, Manavgat’ın sahip olduğu turizm potansiyelinin somut bir göstergesi olduğunu söyledi. Güngör, "Bu başarı, turizmi sadece bir konaklama faaliyeti olarak görmeyip, deneyim, kültür, doğa ve misafirperverliği bir araya getiren bütüncül bir anlayışla yönettiğimizin kanıtıdır. Manavgat’ı sürdürülebilir turizm anlayışıyla geliştirmeye devam ederken hem yerel ekonomiye değer katıyor hem de ülkemizin turizmdeki itibarını artırıyoruz" ifadelerini kullandı. Güngör sözlerini şöyle sürdürdü: "Manavgat’ın başarısı tesadüf değildir; yerel işletmelerimizin turizme olan katkısı ve kültürel mirasımızın korunması, ilçemizi ulusal ve uluslararası platformda öne çıkardı. Bu başarı yalnızca sayısal büyüklükle ölçülemez; turistlerin kentimizden aldıkları deneyimlerin kalitesi ve tekrar ziyaret oranları, Manavgat’ın sürdürülebilir bir turizm destinasyonu olduğunu gösteriyor."



Turizmde deneyim ve çeşitlilik


MATSO Başkanı Seydi Tahsin Güngör, Manavgat’ı ziyaret eden turistlerin ilçeden sadece keyifli bir tatil değil, aynı zamanda kültürel, doğa ve gastronomi deneyimleriyle ayrılmasının en önemli kriterleri arasında olduğunu vurguladı. Güngör, "Bu anlayışla hareket ederek turizmin çeşitlenmesini ve derinleşmesini sağlıyoruz. Manavgat’ta her ziyaretçi, Türkiye’nin kültürel ve doğal zenginliğinin bir parçasını deneyimliyor. Bu vizyonla çalışmaya devam ederek hem turizm kalitesini hem de çeşitliliği artırarak turizm gelirini yükselteceğiz" ifadelerini kullandı.



Manavgat’ın turizm başarısında emeği geçenlere teşekkür


Başkan Güngör, Manavgat’ın turizmde elde ettiği başarıda en büyük payın turizm yatırımcıları ve Manavgat iş dünyası ait olduğunu belirterek, bu başarıya katkı sağlayan herkese teşekkür etti. Güngör, "Manavgat’ın bugün turizmde ulaştığı konum, son yıllarda sektöre çok önemli katkılar sağlayan başta Kültür ve Turizm Bakanımız Mehmet Nuri Ersoy olmak üzere, yıllardır özveriyle çalışan, yatırım yapan ve ilçemizi dünya turizminin önemli merkezlerinden biri haline getiren üyelerimizin gayretiyle mümkün olmuştur. Turizmin her alanında emek veren tüm işletmecilerimize ve yatırımcılarımıza teşekkür ediyorum. Hep birlikte bu başarıyı daha da ileriye taşıyacağız" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Tutukluluğun devamı istenen Necati Özkan, Merdan Yanardağ ve Hüseyin Gün savunma yaptı Tutukluluğun devamı istenen Necati Özkan, Merdan Yanardağ ve Hüseyin Gün ifade verdi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu, stratejist Necati Özkan, gazeteci Merdan Yanardağ ve teknoloji yatırımcısı Hüseyin Gün hakkında ‘siyasal casusluk’ suçundan 15’er yıldan 20’şer yıla kadar hapis cezası istemiyle açılan davanın 3. duruşmasının görülmesine devam edildi. İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki duruşma salonunda görülen duruşmada ara mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı 4 sanığın da tutukluluk halinin devamını talep etti. "Ben masumum Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine hiçbir bilgi, belge toplamadım, kimseye vermedim" Tutukluluğunun devamına yönelik ara mütalaaya karşı stratejist Necati Özkan, "Biz burada 2 nedenle bulunuyoruz. Ekrem Bey’in itibarını biraz daha zedelemek, 2019 seçimlerini kirletmek ve Sayın Merdan Yanardağ’ın televizyon kanalına el koyabilmek. Bu raporlarda ortaya konan çabanın bir casusluk davası meselesini çözmekle ilgili bir çaba olmadığını, tam tersine bu tutuklulukları uzatmakla ilgili bir çaba olduğunu görüyoruz. Burada bir siyasi dava görülüyor ve biz bu siyasi davada olmayan bir suçtan dolayı, yapmadığımız bir eylemden dolayı kendimizi savunmakla meşgul ediliyoruz. Savcının yorumları var o kadar. O yorumların hiçbirisi hiçbir tanığın ifadesine, hiçbir sanığın ifadesine, hiçbir delile, hiçbir gizli tanığın ifadesine falan da dayanmıyor. Ben masumum Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine hiçbir bilgi, belge toplamadım, hiç kimseye vermedim. Bununla ilgili hiçbir delil yok, hiçbir beyan yok bütün bu dosyanın içeriğinde. Lütfen bu zulme son verin. Beni, Ekrem Bey’i ve Merdan Bey’i lütfen bir an önce tahliye edin ve hızla beraat ettirin" ifadelerini kullandı. "Sahte belgeler var" Gazeteci Merdan Yanardağ ise, "Dün de söyledim bu beşinci sınıf kumpasın iki hedefi var. Tele1’e el koymak beni ve arkadaşlarımızı susturmak ve esas olarak da Sayın Ekrem İmamoğlu’nu kuşatmak, 2019 ve 2024 seçimlerini lekelemek, paralize etmek. Ama yapamayacaklar. Bu iddianame gerçek anlamda bir siyasi savunmayı bile hak edecek bir donanıma, niteliğe, içeriğe sahip değil. Türkçesi bozuk. Sahte belgeler var. Cumhuriyet savcılığı sahte belge koyabilir mi? Verilmemiş ifadeleri verilmiş gibi gösterebilir mi? Çarpıtabilir mi? Mesela benim Hüseyin Gün’le bir WhatsApp mesajımın yarısını alıp yarısını almaması olabilir mi? Bu dosyada anlaşılan şu, bir, itirafçı olmaya zorlanıyor. Ne yapılmaya çalışılıyor biliyor musunuz? ‘Televizyonun finansman kaynağı ne?’ Çünkü onlar bir gazetecilik başarısının nasıl böyle bir sonuç doğurabileceğine inanamadılar. Cezalarla geldiler, soruşturmalarla geldiler. RTÜK cezalarıyla vesaire mali ambargolar uyguladılar. Reklam veren firmalara müfettişler, vergi müfettişleri göndererek televizyon yayınlarını önlemeye çalıştık. Neden bir MİT değerlendirmesi yok bu casusluk davasında? Mütalaayı olduğu gibi reddediyorum" dedi. "Kimseye casusluk iftirası atmadım, beyanlarım, ‘etkin pişmanlık’ olarak kabul edildi" Ardından söz verilen Hüseyin Gün, "Bu dosyada benimle beraber yargılanan kimseye casusluk iftirası atmadım, atmam. Bu beyanlarım, soruşturma savcılığınca olayın aydınlanmasına katkı sağlayacağı düşünülerek ‘etkin pişmanlık’ olarak kabul edildi. Bu tamamen savcının hukuki değerlendirmesinden ibarettir ben de bu değerlendirmeyi kabul ettim. Ben casus değilim. 10 günlüğüne, rahmetli manevi annemin ricası üzerine İmamoğlu’nu çok sevdiği için ve 1. seçim iptal edildikten sonra sıradan bir sosyal medya analizi yaptırdığım için şimdi karşınızda ben casus oluyorum. Nasıl bir casusum ben? Kimin casusuyum? Kime çalışmışım ben? İddianamede yazıyor, yok İsrail, yok İngiltere, yok Amerika. Yani benim yatırımlarımın olduğu ülkelere göre ben hem MOSSAD’mışım, hem CIA’ymişim. Nasıl oluyor bu? Peki, arkamdaki diğer 3 saygın isimle ne alaka? Ne iddianamede bu çözüldü ne de ben tecrit altında olmama rağmen çözebildim. Burada olmayan bir şey var edilmeye çalışılıyor. Beraber yargılandığımız Sayın İmamoğlu’na 10 günlüğüne sosyal medya analizi yaptırdım diye bunun içinden bir manipülasyonun çıkarılabilmesi mümkün değildir" şeklinde konuştu. Duruşma avukat beyanları ile sürüyor.