ASAYİŞ - 02 Haziran 2026 Salı 15:05

"Ben söz verdim mi tutarım" deyip üzerine benzin dökerek iş yerine kendini kilitledi

A
A
A
"Ben söz verdim mi tutarım" deyip üzerine benzin dökerek iş yerine kendini kilitledi

Antalya’da üzerine benzin döküp kendisini yakacağını söyleyerek elindeki bıçakla kendini iş yerine kilitleyen şahıs, yakınları, polis ve itfaiye ekiplerince ikna edildi.


Olay, saat 13.30 sıralarında Muratpaşa ilçesi Cumhuriyet Mahallesi 638 Sokak’ta yaşandı. Edinilen bilgiye göre, psikolojik sorunları olduğu iddia edilen İnanç A., benzin dökerek kendisini yakacağını söyledi. Çevredeki vatandaşların 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarı ile olay yerine polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Bu sırada eline aldığı bıçakla kendisine ait iş yerine giren şahıs kapıyı kilitleyerek yanına kimsenin yaklaşmamasını söyledi.



"Ben söz verdim mi tutarım"


Kısa sürede verilen adrese gelen itfaiye ve sağlık ekipleri gerekli önlemleri alırken, İnanç A.’yı da ikna etmek için çaba harcadı. İş yerine kendisini kilitleyen ve yanına kimsenin gelmesine izin vermeyen şahıs camı kırarken, "Ben söz verdim mi tutarım" diye çevreye bağırdı. Şahsın ikna etmek için yakınları devreye girerken, kısa süreli görüşmenin ardından İnanç A. kapıyı açarak dışarı çıktı. Olay yerinde hazır bekleyen sağlık ekiplerinin yardımını kabul etmeyen ve sadece elindeki kesiğin sarılmasını isteyen İnanç A. ardından ifade işlemleri için polis merkezine götürüldü.



"Ben söz verdim mi tutarım" deyip üzerine benzin dökerek iş yerine kendini kilitledi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara CHP Grup toplantısı CHP Grup Başkanı Özgür Özel, "Bugün burada oturanların meziyetleri, kaybetse de demokrasiye sahip çıkmak, kazanınca millete ayırmadan hizmet etmek, haklının yanında haksızın karşısında durmak, mağdurdan yana olmak, her zaman ezilenin yanında durmak, karıncanın kardeşi olmak ve kazanmak için sadece ve sadece kendine güvenmek, günü geldiğinde kazanma umuduyla iktidara yürümek var" dedi. Özel partisinin grup toplantısında konuştu. Özel, grup toplantısının sahip çıkma, bir tarihin doğru tarafında durma, bir tarih yazma, partinin ve ülkenin geleceğine yapılan saldırılara karşı göğüs germe, direnme ve yürüyüşe geçme ziyareti olduğunu söyleyerek, "3 haftalık aradan ardından milletin meclisinde, olmamız gereken yerde milletin görevlendirdiği milletvekillerimizin takdir ettiği görevimizle olmamız gereken kürsüdeyiz. Bizi soracak olursanız biz bildiğiniz gibiyiz. Biraz daha ustalaştık taşı kırmakta, dostu - düşmanı birbirinden ayırmakta. Değerli arkadaşlar, her biriniz partinin saatinin vidasından geliyorsunuz; bu partinin damarından geliyorsunuz. Siz sokağı bilen, sokağı duyan, sokaktaki öfkeyi görenlersiniz. Ama bizim görevimiz bugün öfke seslerini, tepki seslerini bu yüce çatının altına taşımak değil. Bizim görevimiz bir büyük kumpasa karşı bu çatının altına direniş, mücadele ve umut seslerini taşımaktır" dedi. Özel, milleti adaysız, partisiz, kurusuz, partiyi lidersiz ve seçimi alternatifsiz, seçimlerin şeklen olduğu; değiştirme ümidi olanların, kararlılığı olanların takatsiz kaldığı, sandığa küstüğü, değiştirmek istemeyenlerin düşük katılım oranlarında birilerinin iktidarlarını sürdürdükleri şekli bir demokrasiye dönmek istediklerini kaydederek, "İşte ne yaşıyorsak, içerdeki dinamiklerini konuşuruz, dışarıdaki dinamiklerini konuşuruz. Ama ne yaşıyorsak yaşadıklarımızın hepsi kulakta çınlayan, zihinden gitmeyen ve asla kabullenemeyen bir gerçekliğe direnilmesinden kaynaklanmaktadır. Doğrusu, milletin dediği odur. Kendi sözü, ‘İstanbul’u kazanan Türkiye’yi kazanır, İstanbul’u kaybeden Türkiye’yi kaybeder’dir" diye konuştu. Özel, partilileri uyararak, "Arkadaşlar, ihanet yüksek sesle başkalarından duyulduğunda değil, yalnız kaldığında içinde hissedildiğinde cezalandıran duygudur. O yüzden lütfen bu salonda, bu yüce çatı altında bu öfke cümlesi yerine geleceğe yönelik kuracağımız cümleleri bekleyelim. Geleceğe yönelik umut sloganları atalım. Biz iktidara gelmek için genel seçimlere gün sayarken ve bir yandan partide 10 ay önce, beş parti birlikte yüzde 25 oy almış, şimdi yüzde 38 oy almışken, son ankette kurultaydan önceki en iyimserinde partinin oyu yüzde 14, kararsız protestolar yüzde 40’larda gezerken; değişimle, umutla, doğru adaylarla, gençlerle, kadınlarla, doğru bir kampanyayla, doğru bir strateji ile Cumhuriyet Halk Partisi o büyük değişimden dört ay, beş ay sonra yüzde 38 oyla, 47 yıl sonra kurulduğu gün gibi Türkiye’nin birinci partisi oldu ve kurulduğu günden beri AK Parti’yi yenen ilk parti oldu" ifadelerini kullandı. Özel, mücadelenin sürmesi gerektiğini söyleyerek, "Bundan sonra eğer mücadele sürerse biz kazanacağız. Destek sürerse biz kazanacağız. Dayanışma büyürse biz kazanacağız, Türkiye kazanacak. Bu Meclis’e bir yazı yazılmış, ‘Grubumuz yoktur’ diye. Evelallah grubumuz buradadır, birdir, bir aradadır, ayaktadır. Cumhuriyet Halk Partisi grubu dimdik ayaktadır. Bu grup bir siyasi parti grubudur, adı Cumhuriyet Halk Partisi grubudur. Bu grup bir yürüyüş grubudur, iktidara yürüyüş grubudur. Öfkeyi, mücadeleye dönüştürmeye, enerjiye dönüştürmeye, hiç yorulmadan yürümeye, iktidara varana kadar yürümeye var mısınız? Var mısınız? Var mısınız? O zaman haydi bakalım, yürüyelim arkadaşlar" diye konuştu.