ÇEVRE - 02 Haziran 2026 Salı 15:03

Gençlerin iklim krizi talepleri COP31’e taşınıyor

A
A
A
Gençlerin iklim krizi talepleri COP31’e taşınıyor

Antalya’da kasım ayında dünyanın dört bir yanından liderleri, uzmanları ve sivil toplum temsilcilerini bir araya geleceği Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’nın (COP) 31’incisi, öncesinde Muratpaşa Belediyesi, Antalya’dan yükselen iklim taleplerini küresel gündeme taşımak için harekete geçti.


Muratpaşa Belediyesi ve Sosyal İklim Derneği iş birliğiyle yürütülen program kapsamında gençler, kadınlar ve sivil toplum kuruluşları COP31 hazırlık sürecine dahil edildi. Antalya’da oluşturulacak politika önerilerinin, dünyanın en önemli iklim platformlarından biri olan COP31’e taşınması hedefleniyor.


Programın ilk ayağı, Abdullah Sevimçok Sivil Toplum ve İnovasyon Merkezi’nde (ASSİM) düzenlenen COP Youth Antalya etkinliğiyle başladı. Farklı okullardan 150’nin üzerinde öğrencinin katıldığı programa Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal da katıldı.


COP Youth Antalya kapsamında bir araya gelen gençler; iklim krizi, yerel politikalar ve demokratik katılım başlıklarında geliştirdikleri somut önerileri paylaştı. Programla, gençlerin yalnızca süreci takip eden bireyler değil, çözüm üreten ve karar alma mekanizmalarını etkileyen aktif aktörler olarak konumlanması hedefleniyor.



"Çevre mücadelesi bir yaşam biçimidir"


Etkinlikte konuşan Başkan Uysal, iklim krizinin yalnızca çevresel değil, ekonomik ve siyasi boyutları bulunan küresel bir sorun olduğuna dikkat çekti. Sanayileşme, ekonomik rekabet ve yüksek kar hırsının çevre sorunlarını derinleştirdiğini belirten Başkan Uysal, Rio Zirvesi, Kyoto Protokolü ve Paris İklim Anlaşması gibi uluslararası iklim politikalarının da istenilen sonuçları vermediğini söyledi.


Uluslararası iklim politikalarının daha adil ve etkili olması gerektiğini vurgulayan Başkan Uysal, çevre mücadelesinin aynı zamanda bir sorumluluk ve yaşam biçimi olduğunu belirtti. Başkan Uysal, "Kendi çevremizi temiz tutmak, kendi şehrimizi sürdürülebilir bir temizlikte tutmak, kendi ülkemizi ve mümkünse bütün dünyayı sürdürülebilir bir temizlikte tutmak, gücümüzün yettiği ölçüde bir duruş ve yaşam biçimidir" diye konuştu.


Türkiye’nin COP31 sürecindeki rolüne de değinen Uysal, Muratpaşa’da hayata geçirilen Çevreci Komşu Kart gibi çevre uygulamalarının ulusal ölçekte örnek teşkil ettiğini söyledi. Projeye katkı sunan tüm gençlere ve öğretmenlere teşekkür eden Başkan Uysal, COP31 sürecinin dünya, Türkiye ve Antalya için olumlu sonuçlar doğurmasını diledi.



COP31, kadın platformuyla devam edecek


Programın ikinci ayağı ise yine ASSİM’de düzenlenecek COP Women Antalya etkinliğiyle devam edecek. Kadınların iklim politikalarındaki rolünü güçlendirmeyi amaçlayan programda, katılımcılar yerel ve küresel ölçekte iklim krizine yönelik çözüm önerilerini değerlendirecek.



Gençlerin iklim krizi talepleri COP31’e taşınıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara CHP Grup toplantısı CHP Grup Başkanı Özgür Özel, "Bugün burada oturanların meziyetleri, kaybetse de demokrasiye sahip çıkmak, kazanınca millete ayırmadan hizmet etmek, haklının yanında haksızın karşısında durmak, mağdurdan yana olmak, her zaman ezilenin yanında durmak, karıncanın kardeşi olmak ve kazanmak için sadece ve sadece kendine güvenmek, günü geldiğinde kazanma umuduyla iktidara yürümek var" dedi. Özel partisinin grup toplantısında konuştu. Özel, grup toplantısının sahip çıkma, bir tarihin doğru tarafında durma, bir tarih yazma, partinin ve ülkenin geleceğine yapılan saldırılara karşı göğüs germe, direnme ve yürüyüşe geçme ziyareti olduğunu söyleyerek, "3 haftalık aradan ardından milletin meclisinde, olmamız gereken yerde milletin görevlendirdiği milletvekillerimizin takdir ettiği görevimizle olmamız gereken kürsüdeyiz. Bizi soracak olursanız biz bildiğiniz gibiyiz. Biraz daha ustalaştık taşı kırmakta, dostu - düşmanı birbirinden ayırmakta. Değerli arkadaşlar, her biriniz partinin saatinin vidasından geliyorsunuz; bu partinin damarından geliyorsunuz. Siz sokağı bilen, sokağı duyan, sokaktaki öfkeyi görenlersiniz. Ama bizim görevimiz bugün öfke seslerini, tepki seslerini bu yüce çatının altına taşımak değil. Bizim görevimiz bir büyük kumpasa karşı bu çatının altına direniş, mücadele ve umut seslerini taşımaktır" dedi. Özel, milleti adaysız, partisiz, kurusuz, partiyi lidersiz ve seçimi alternatifsiz, seçimlerin şeklen olduğu; değiştirme ümidi olanların, kararlılığı olanların takatsiz kaldığı, sandığa küstüğü, değiştirmek istemeyenlerin düşük katılım oranlarında birilerinin iktidarlarını sürdürdükleri şekli bir demokrasiye dönmek istediklerini kaydederek, "İşte ne yaşıyorsak, içerdeki dinamiklerini konuşuruz, dışarıdaki dinamiklerini konuşuruz. Ama ne yaşıyorsak yaşadıklarımızın hepsi kulakta çınlayan, zihinden gitmeyen ve asla kabullenemeyen bir gerçekliğe direnilmesinden kaynaklanmaktadır. Doğrusu, milletin dediği odur. Kendi sözü, ‘İstanbul’u kazanan Türkiye’yi kazanır, İstanbul’u kaybeden Türkiye’yi kaybeder’dir" diye konuştu. Özel, partilileri uyararak, "Arkadaşlar, ihanet yüksek sesle başkalarından duyulduğunda değil, yalnız kaldığında içinde hissedildiğinde cezalandıran duygudur. O yüzden lütfen bu salonda, bu yüce çatı altında bu öfke cümlesi yerine geleceğe yönelik kuracağımız cümleleri bekleyelim. Geleceğe yönelik umut sloganları atalım. Biz iktidara gelmek için genel seçimlere gün sayarken ve bir yandan partide 10 ay önce, beş parti birlikte yüzde 25 oy almış, şimdi yüzde 38 oy almışken, son ankette kurultaydan önceki en iyimserinde partinin oyu yüzde 14, kararsız protestolar yüzde 40’larda gezerken; değişimle, umutla, doğru adaylarla, gençlerle, kadınlarla, doğru bir kampanyayla, doğru bir strateji ile Cumhuriyet Halk Partisi o büyük değişimden dört ay, beş ay sonra yüzde 38 oyla, 47 yıl sonra kurulduğu gün gibi Türkiye’nin birinci partisi oldu ve kurulduğu günden beri AK Parti’yi yenen ilk parti oldu" ifadelerini kullandı. Özel, mücadelenin sürmesi gerektiğini söyleyerek, "Bundan sonra eğer mücadele sürerse biz kazanacağız. Destek sürerse biz kazanacağız. Dayanışma büyürse biz kazanacağız, Türkiye kazanacak. Bu Meclis’e bir yazı yazılmış, ‘Grubumuz yoktur’ diye. Evelallah grubumuz buradadır, birdir, bir aradadır, ayaktadır. Cumhuriyet Halk Partisi grubu dimdik ayaktadır. Bu grup bir siyasi parti grubudur, adı Cumhuriyet Halk Partisi grubudur. Bu grup bir yürüyüş grubudur, iktidara yürüyüş grubudur. Öfkeyi, mücadeleye dönüştürmeye, enerjiye dönüştürmeye, hiç yorulmadan yürümeye, iktidara varana kadar yürümeye var mısınız? Var mısınız? Var mısınız? O zaman haydi bakalım, yürüyelim arkadaşlar" diye konuştu.