GÜNDEM - 16 Şubat 2026 Pazartesi 11:59

Serebral palsi hastası genç sporla hayata tutundu

A
A
A
Serebral palsi hastası genç sporla hayata tutundu

Antalya’da yaşayan serebral palsi hastası genç, gönül verdiği fitness sporunda madalya peşinde koşuyor.


Antalya’da 26 yaşındaki Abdülkerim Sait, tekerlekli sandalyeye bağımlı yaşamına rağmen fitness sporuna olan tutkusu ve azmiyle dikkat çekiyor. Serebral palsi hastası olan Sait, hem sosyal medyada fitness üzerine videolar çekiyor hem de yarışmalara hazırlanarak dereceler elde etmeyi hedefliyor. Abdülkerim Sait hayatının kolay olmadığını ancak güçlü olmak zorunda olduğunu belirterek, fitness ile tanışma sürecini ve yaşadığı değişimi anlattı.


2013 yılından bu yana sporun hayatında olduğunu ifade eden Sait, asıl dönüşümün 2018 yılında başladığını söyledi. Bu tarihten itibaren kendisini daha fazla geliştirmeye karar verdiğini belirten Sait, yarışmalara katılma hedefinin devam ettiğini belirtti. 2019 yılında katıldığı bir fitness yarışmasında üçüncü olduğunu dile getiren Sait, o dönem fiziksel olarak bugünkü seviyesinde olmadığını ancak kendisini denemek istediğini söyledi. Yarışmaya katılma kararının hayatında önemli bir dönüm noktası olduğunu belirten Sait, yeniden yarışarak derece elde etmeyi hedeflediğini ifade etti.


Serebral palsi hastalığının iki yaşından sonra fark edildiğini aktaran Sait, "Hastalığım Serebral palsi diye geçiyor. 2 yaşından sonra belli oluyor. Bu çocuk niye yürüyemiyor diye fark ediliyor" dedi. Hastalığın hayatını zorlaştırdığını ancak hiçbir zaman vazgeçmediğini vurgulayan Sait, sporun hem fiziksel hem de mental olarak kendisine büyük güç verdiğini söyledi.



Tekerlekli sandalyeye bağımlı olmak çok zor


Fitness sporuna başlama sürecini anlatan Sait, "Fitness üzerinde videolar çekiyorum, hayatımda tekerlekli sandalyeye bağımlı olmak çok zor bir şey ve güçlü olmak zorundasınız ben de onun için yarışmanın ve bunun içindeyim ama 2018 yılında başladım. 2013 yılından beri varım ama bu tür değişimi, kendimi büyütmeye şimdi başladım" dedi.



"Engelli erkekler vücut yarışmasında üçüncü oldum"


2018 yılında spora başladığını belirten Sait, katıldığı engelli engelli erkekler vücut geliştirme yarışmasında elde ettiği dereceyi ve yeni hedefini şöyle anlattı: "Tamamıyla 2018 yılından itibaren başladım. 2019’da engelli erkekler vücut geliştirme yarışmasına katıldım ve orada üçüncü oldum. Şimdi bir yarışmaya daha katılmak istiyorum ve orada da dereceye girmek istiyorum."


Fitness sporuna gönül verdiğini belirten Sait, yarışmalara katılma isteğinin devam ettiğini ve kendisini geliştirmeye kararlı olduğunu da sözlerine ekledi.



Serebral palsi hastası genç sporla hayata tutundu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Muzaffer Ilıcak son yolculuğuna uğurlandı Geçtiğimiz günlerde vefat eden Dünya Uyuşturucuyla Mücadele Eden Sporcular Federasyonu (DUMESF) Başkanı Muzaffer Ilıcak son yolculuğuna uğurlandı. Bodrum’da tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden DUMESF Başkanı ve gazeteci Muzaffer Ilıcak için Zeytinburnu Merkez Efendi Cami’nde ikinci namazına müteakip cenaze namazı kılındı. Cenaze namazına Dünya Aba Güreşi Federasyonu Başkanı Prof. Dr. İbrahim Öztek, Beşiktaş Divan Kurulu Başkanı Ahmet Ürkmezgil, Kırkpınar eski ağası Alper Yazoğlu, Eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş, İhlas Haber Ajansı (İHA) Spor Müdürü Mustafa Karagöl, çok sayıda gazeteci, ailesi ve sevenleri katıldı. Ilıcak ailesi taziyeleri kabul ederken daha sonra cenaze namazı kılındı. İbrahim Öztek: "Ailemizin bir ferdini kaybetmiş gibiyiz" Dünya Aba Güreşi Federasyonu Başkanı Prof. Dr. İbrahim Öztek, Muzaffer Ilıcak ile ilgili duygularını aktardı. Ilıcak ile 50 yıla yakın arkadaşlığı olduğunu belirten Öztek, "Kardeş ilişkilerimiz var. Spora, sporcu olarak başladı. Türk sporuna her konuda hem basın açısından hem maddi-manevi açılardan, kendi kültürel yapısıyla, kendi bilgisiyle, içtenliğiyle aynı zamanda uyuşturucuyla mücadele konusunda da çok büyük gayretler sarf etti. Alışkanlığı olanları vazgeçirdi, onları yeniden hayata kavuşturdu. Türk gençliği ve Türk sporu adına çok büyük işler yaptı. Onu unutmamız mümkün değil. Ailemizin bir ferdini kaybetmiş gibiyiz. Allah’ın rahmeti üzerine olsun. İnşallah cennet mekanında güzel bir yaşam sağlar" diye konuştu. Muzaffer Ilıcak ile İbrahim Öztek vasıtasıyla tanıştığını vurgulayan Kırkpınar eski ağası Alper Yazoğlu da, "Gerçek bir İstanbul beyefendisiydi. Fiziği, yüzü ve kişiliği ile iyi bir dostumuzdu. Böyle bir efendiyi kaybetmeyi ani buluyorum. Allah’tan rahmet diliyorum. Çok acı bir kayıp. Ailesine başsağlığı diliyorum" dedi. Lütfü Savaş: "Çok iyi bir spor adamıydı" Eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş ise şunları söyledi: "Biz Muzaffer Bey’i sporla tanıdık. Hatay’daki güreşlerde sizlerle birlikte bizi yalnız bırakmadı. Çok iyi bir insandı. Çok iyi bir spor adamıydı. Mekanı cennet olsun, Allah rahmet eylesin. Bütün spor camiasına başsağlığı diliyorum. İyi bir insanı kaybettik. Onun üzüntüsünü hep birlikte yaşıyoruz."
Kayseri Milli Savunma Komisyonu Başkanı Akar: "Türkiye olarak barışı savunmaya devam ediyoruz" Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Milli Savunma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail ile İran arasında yaşanan savaşla ilgili olarak "Türkiye olarak barışı savunmaya devam ediyoruz" dedi. TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar, gündeme dair açıklamalarda bulundu. Eğitimden savaşa, siyasetten ekonomiye birçok konuda açıklama yapan Akar, her işin başının eğitim olduğunu söyleyerek, "2500 yıllık Büyük Türk Hakanlığı’mız, Orta Asya’dan çıkıyor. Yolda gelirken, İslam ile şerefleniyor. En sonda Cumhuriyetimiz. Bu tarih bizim. Bizim tarihimizde eziklik, hile, hurda, soykırım yok. Bunu gençlerimizin bilmesi lazım. Bu çerçevede de dik durması lazım" dedi. "Gençlerimiz projelerini dosya yapıp, bize versinler" Gençlerin kendilerine gelerek, projeleri anlatmak yerine o projeleri kalıcı olacak şekilde dosya yapıp, kendilerine teslim etmelerinin daha doğru olacağını belirten Akar, "Dilek ve temenniler farklı bir şey. Bir de hayatın doğal akışı var. Dolayısıyla biz hayatın doğal akışı içerisinde yapılması gereken ne ise ona çalışıyoruz. Gençlerimizle muhabbet ederken onlara ‘çalışın, görüşün dosyayı bize iletin’ diyorum. ‘Bizim şu şekilde bir dosyamız var. Bunun için izin almamız lazım. çalışma yapmamız lazım’ diye gelsinler, bizde kapı kapı dolaşalım. Bundan hiçbir şekilde yüksünmeyeceğiz. Dolayısıyla o projenin hayata geçmesi için gayret göstereceğiz. Diğer türlü sohbet oluyor. Çok parlak projeler oluyor ama bunlar ayakları yere basan bir projeye dönüşmediği takdirde uçup gidiyor. Gençler sohbet için geldiklerinde kendilerine, anlatmak yerine bir proje oluşturarak bize teslim etmelerini söylüyorum. Biz bunların hepsini programımıza koyuyoruz ve takibini sağlıyoruz" ifadelerini kullandı. "Anadolu’nun yıldızı Kayseri’yi, Anadolu’nun güneşi yapacağız" Kayseri’deki çalışmalarıyla şehri daha ileri götürmeye çalıştıklarını ifade eden Akar, "Airbus’un Almanya dışında tek ilk ve tek retrofiti Kayseri’de yapılıyor. Orta Asya’daki Türk kardeşlerimizde uçaklardan alıyorlar. Onlarda aldıktan sonra onların retrofitini de biz yapacağız. Biz bu uçakları Almanya’ya götürerek, retrofiti için 7-10 milyon dolar vermiyoruz ve ihtiyacı olan ülkelerin uçaklarının retrofitini yapmak suretiyle de bir kazanç sağlayacağız. Airbus’ta bizden bunu istiyor. Airbus’ta yetişemiyor. Kayseri’deki işçilik, mühendislik son derece müspet. Arkadaşlarımız harikalar yaratıyorlar. Dolayısıyla bu ve benzer konularda ilerlemeye devam edeceğiz. Bunun sınırı yok. Şu anda Anadolu’nun yıldızı olan Kayseri’yi Anadolu’nun güneşi yapacağız. Yapmamız lazım. Bunun için çalışacağız" şeklinde konuştu. "Milletvekillerini kategorize etmenin anlamı yok" Kayseri Milletvekilleri olarak birliğin ve beraberliğin tahkim edilmesi gerektiğini aktaran Akar, "Milletvekillerini kategorize etmenin anlamı yok. Biz birin ve beraberiz. Kayseri’de bütün milletvekilleri iyi niyetli bir şekilde bir şeyler yapmaya çalışıyor. Valimiz, Büyükşehir Belediye Başkanımız ve İl Başkanımız şehrin ihtiyaçlarını en iyi şekilde bilen insanlar. Onlarda durumun akışına göre, milletvekilleriyle iletişime geçiyorlar. Bu şekilde hep beraber ilerliyoruz. Birliğimizi, beraberliğimizi tahkim edelim. Niyetimiz hayır, akıbetimiz hayır olsun" diye konuştu. "ERVA müthiş bir iş" Kayseri’de gençleri kötü alışkanlıklardan uzak tutmak ve spora yönlendirmek amacıyla hayata geçirilen ERVA Spor Okulları’nın harika bir iş olduğunun altını çizen Akar, "Eğitim konusunda proje geliştirmek için arkadaşlarımız yoğun bir şekilde çalışıyorlar. Bizim ecdadımız nasıl bir eğitim verdi? Günümüzde ülkeler nasıl eğitim veriyor? Biz neler yapmalıyız? Konularında çalışmalar yapılıyor. Sosyal anlamda sadece Kayseri’de değil, tüm Türkiye’de bir takım sorunlar var. Uyuşturucu, ahlak ve terbiye konularında az da olsa oluşumlar var. ‘Bunlara karşı ne takım tedbirler alınabilir’ diye çalışma yapılıyor. ERVA Spor Okulları müthiş bir çalışma. Valimiz Gökmen Çiçek’in yapmış olduğu harika bir iş. Buna benzer çalışmalar için proje proje gidiyoruz. Türkiye’de nasıl 86 milyonun birliği ve beraberliği varsa, Kayseri özelinde de Valimizin, Büyükşehir Belediye Başkanımızın, İl Başkanımız ve Cumhur İttifakımız bir ve beraber olmamız lazım. Bütün projelerin gereğini yapmak için gece gündüz hazırım ve yapacağız" dedi. "Aklıselim değerlendirmek gerekiyor" Türkiye topraklarına düşmeden NATO tarafından havada imha edilen 3 füze hakkında konuşan Akar, "İran tarafı bize füze atmadığını hem Cumhurbaşkanımıza hem de Dışişleri Bakanımıza beyan ettiler. Ülkemiz sınırlarına yönelen ve havada imha edilen 3 füzenin kime ait olduğuyla alakalı araştırmalar devam ediyor. Bizim bu konuda hemen karara varıp, hemen karşı bir duruşa geçmememiz en akıllı iş olur. Aklıselim bir şekilde olayı değerlendirmek lazım ki şu anda yapılanda budur. Cumhurbaşkanımız da Dışişleri Bakanımız da açıklamalarını gayet dikkatli, tutarlı ve sabırlı bir şekilde yapıyorlar. Bunlara karşı da bizim kendi imkanlarımız, kendi ihtiyaçlarımız neyse bunları kullanıyoruz" şeklinde konuştu. "İncirlik Üssü, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin" İncirlik Üssü’nün Türkiye’ye ait olduğunu söyleyen Akar, "İncirlik Üssü, tamamen Türk Silahlı Kuvvetleri’nin, Türkiye Cumhuriyeti’nin malıdır. İncirlik Üssü’nde yetkili olan Türkiye. Oradaki komutan Türk. İranlı dostlarımızın, İncirlik Üssü’nün, Amerikan Üssü ya da NATO Üssü diye yanlış bir hesap yapmamaları lazım. İncirlik Üssü konusunda dikkatli olunması lazım. Yanlış bir iş yapılmaması lazım" diye konuştu. "Barışı savunmaya devam ediyoruz" Türkiye’nin barıştan yana olduğunu belirten Hulusi Akar, "Burada bir savaşa gitme hali var. Hazırlıklar, intikaller, yığınaklar yapılıyor. Şimdi herkes lojistiğini ona göre hazırlamaya çalışıyor. Buna göre yerini ve pozisyonunu almaya çalışıyor. Bu gerekli ama biz yine de bunun önlenmesi bakımından hareketle Türkiye olarak barışı savunmaya devam ediyoruz. Ülkelerin uluslararası ilişkiler çerçevesinde, uluslararası hukuka uymalarını istiyoruz. Biz de buna uygun hareket ediyoruz. Bu konuda Türkiye gerçekten son derece şanlı, şerefli, tarihine ve kültürüne uygun bir şekilde bir pozisyon güdüyor. Bunu da bizim hep beraber desteklememiz lazım" ifadelerini kullandı. "Orta Doğu en çok güvenebilecekleri ülkenin Türkiye olduğunu gördü" Akar Orta Doğu gündemiyle ilgili olarak sözlerini şu şekilde sürdürdü: "Orta Doğu’daki sürecin nasıl olacağı konusunda değişik ve birbirinden uzak konular var. En ekstremi ‘haritalar değişecek’ diyenler var. ‘Orta Doğu ülkeleri bu gelişmelerden nasibini aldı’ diyenler var. Çünkü güzel ve parlak günler vardı. Bütün herkes tatilde Orta Doğu’ya gidiyordu. Sermaye oraya gidiyordu. Şimdi ise kaçış başladı. Dünyanın değişmeyen yasaları var. Birincisi milli birlik ve beraberlik. İkincisi ise kendi kendine yeterlilik. Dostlar ve müttefikler de çok önemli. Dünya da tek başına kimse yaşayamaz. Mutlaka ittifakların olması lazım. Bizim bu olaylardan sonra dostlarımızın, kardeşlerimizin kendilerinin dayanabileceği, en çok güvenebileceği dostlarının Türk’ler olduğunu, Türkiye olduğunu gördüklerini zannediyorum. Görmelerini temenni ediyorum. Çünkü biz her zaman birliğimizi ve beraberliğimizi, ciddiyetimizi, samimiyetimizi sürdürdük."