SAĞLIK - 21 Mart 2025 Cuma 11:25

Tıp Fakültesi Öğrencileri, kolon kanserine dikkat çekti

A
A
A
Tıp Fakültesi Öğrencileri, kolon kanserine dikkat çekti

Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencileri, "Haydi Bir Dikiş de Sen At" etkinliğiyle kolon kanserine dikkat çekiyor. Erken teşhisin önemine vurgu yapan etkinlik, kolon kanserine karşı farkındalık oluşturuyor. Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi 1. sınıf öğrencileri, Ulusal Kolorektal Kanser Farkındalık Ayı kapsamında anlamlı bir etkinliğe imza atıyor. Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Hastane Başhekim Yardımcısı Doç. Dr. Volkan Doğru’nun koordinatörlüğünde gerçekleştirilen etkinlikte, hastane içerisinde kurulan stant ile kolon kanserine karşı bilgilendirme ve farkındalık çalışmaları yürütülüyor.



"Haydi bir dikiş de sen at"


"Haydi Bir Dikiş De Sen At" sloganıyla düzenlenen etkinlikte, standa gelen vatandaşlara önce kolon kanseri hakkında detaylı bilgi veriliyor. Ardından farkındalığı artırmak amacıyla isteyen vatandaşlar, mavi yelek dikerek veya mavi kurdele yaparak etkinliğe katılım sağlıyor. Ayrıca, ziyaretçiler anı defterine duygu ve düşüncelerini yazarak bu anlamlı etkinliğe katkıda bulunabiliyor.


Hem hastalara umut olmayı hem de toplumda bilinç oluşturmayı amaçlayan etkinlik, 31 Mart tarihine kadar Akdeniz Üniversitesi Hastanesi H Blok’ta devam edecek.



"Her 23 erkekten birisi, her 25 kadında birisi kolon kanserine yakalanıyor"


Etkinliğin koordinatörlüğünü üstlenen Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Başhekim Yardımcısı Doç. Dr. Volkan Doğru, "Dünyada Mart ayı Kolorektal Kanser Farkındalık Ayı olarak kabul görmekte ve birçok kolon rektum hastalıkları dernekleri bu ayda tüm dünya üzerinde bir sürü etkinliklerle, taramaların önemi, kolon kanserine yönelik farkındalık etkinlikleri yapmakta. Kolon kanseri gerçekten çok önemli bir sağlık sorunu. Dünyada en sık üçüncü kanser ve kanser kaynaklı ölümlerin en sık ikinci sebebi. Ülkemizde de kabaca şöyle söyleyebilirim, her 23 erkekten birisi, her 25 kadında birisi kolon kanserine yakalanıyor ömrü boyunca. Antalya için bu rakam senelik nüfusa oranlandığında zaman kabaca 400 hasta diyebiliriz ve bunun da büyük bir bölümünü Akdeniz Üniversitesi gerçekten sırtlıyor" dedi.



"Yalnız olmadıklarının mesajını vermeye çalışıyorlar"


Öğrencilerin bu etkinlik için sene başından beri hazırlık yaptığının altını çizen Doç. Dr. Volkan Doğru, "Burada önemli olan mesaj, bunu olabildiğince daha erken tanıyıp hiç ileri aşamalara gelmeden sıçramadan kanser bir polip dediğimiz evresinde yakalayıp belirli tarama yöntemleriyle, yüksek problemler, komplikasyonlar oluşturmadan bunu hastanın hayatını bozmadan çözebilmek. Bu noktada da bizim Tıp Fakültesi 1. sınıf arkadaşlarımız toplumsal destek projesi kapsamında gönüllü olarak bu etkinliğe sene başından beri hazırlık yaptılar. Çok da güzel bir projeleri var ve inanın beni mutlu ediyor bu çabaları. Çünkü önümüzdeki hafta Tıp Fakültesi’nde komite sınav zamanı başlıyor ve sınavları olmasına rağmen şu an buradalar. Bu özveriyi gösteriyorlar. Hasta yakınlarına ve hastalara hem bu farkındalığı yaparken bir yandan da ince dokunuşlar yapmak istiyorlar. Farkındalığın yanı sıra sağlık hizmeti dışında kalan, onlara belki yüzleri de bir gülümsemeye sebep olacak ekstradan bir etkinlikle, yalnız olmadıklarının mesajını vermeye çalışıyorlar" diye konuştu.



"Kolaylıkla randevu alabilirler"


Tarama amaçlı gelmek isteyen vatandaşların kolaylıkla randevu alabileceklerini söyleyen Doç. Dr. Doğru, "Tarama amaçlı geldiklerinde bizim polikliniklerimiz var. Kolon rektum cerrahisinde özel kolorektal cerrahi polikliniğimize çok kolaylıkla randevu alabilirler. Dışkıda gizli kan testi dediğimiz taramayı tercih edebilirler veya yaşlarına göre ailevi özelliklerine göre biz onları yönlendiriyoruz. Tabii kolonoskopi olarak hem gastroenteroloji kliniğimizin yıllardır hasta sayısını göğüslediği bir poliklinik hizmetimiz var. Bunu da yeni yeni genel cerrahi polikliniği kapsamında bir kolonoskopi endoskopi yapmaya başlıyoruz" şeklinde konuştu.



"Projemiz gönüllülük esaslı"


Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi 1. sınıf öğrencisi Hatice Büyükçelebi, "Buradaki amacımız kolorektal kanser farkındalık projesi. İnsanları bilgilendirmek, erken teşhisle onların hayatlarına yardımcı olmak. Burada insanlara broşür dağıtarak onlara bilgi veriyoruz, gelen insanlarla sohbet ediyoruz. Bir şeye ihtiyaçları olduğunda onlara her şekilde destek sağlamaya çalışıyoruz. Kumaşta özellikle mavi renk olması bizim projemizin gönüllülük esaslı olmasının sembolü. Hem kolorektal kanser farkındalık rengi mavi. Biz de o yüzden yeleklerde mavi renk tercih ettik ve buradaki gönüllü insanlar, kendilerine yelek dikiyorlar ya da mavi kurdele dikiyorlar. Biz onlara bu konuda yardımcı oluyoruz" dedi.



"Erken teşhis hayat kurtarır"


Erken teşhisin önemine dikkat çeken ve projede rol alan Tıp Fakültesi öğrencisi Hatice Büyükçelebi, "Mavi yeleklerini ya da mavi kurdelelerini takarak bizimle gönüllü olarak burada çalışıyorlar. Bir de anı defterimiz var. Gönüllü insanlara hani gönüllü yaptığı şeylerden onlara iz bırakan şeyler ya da yardımcı oldukları şeyde onların ilgisini çeken şeylerle isterlerse bize bir anı bırakıyorlar ya da ne hissettiklerini neler yaşadıklarını, neler yaptığını bize isterlerse anı olarak bırakabiliyorlar. Farkındalık ayı kapsamında Mart ayı boyunca Akdeniz Üniversitesi Hastanesi H Bloktayız. Gönüllerimizi her zaman bekliyoruz. Erken teşhis hayat kurtarır, yani insanlarımıza bu konuda yardımcı olmak, bizim için bir mutluluk onlara her şekilde yardımcı olmaya çalışıyoruz" şeklinde konuştu.



"Gönüllülük yeleğini beraber diktik"


Eşini muayene olması için hastaneye getirdiği sırada standı görüp bilgi aldıktan sonra gönüllülük yeleğini diken vatandaş Halil İbrahim Peker, "Buradan geçerken standı gördüm, uğramak, bilgi almak istedim. Gönüllülük yeleğini beraber diktik arkadaşlarla. Bence çok güzel bir etkinlik olmuş, çok bilinçlendirici bir etkinlik. Ben memnun oldum. Kendim de kolon kanseri için bir tetkik yaptıracağım" ifadelerini kullandı.



Tıp Fakültesi Öğrencileri, kolon kanserine dikkat çekti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Her yıl milyonlarca kişiyi etkiliyor: "Giderek sigara kullanımlarımız artıyor, başlama yaşı düşüyor" Dünyada her yıl çok sayıda kişiyi yaşamdan koparan tütün ve tütün ürünleri kullanımına karşı uyarılarda bulunan Yedikule Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Sigara Bırakma Polikliniği Sorumlusu Uzm. Dr. Belma Akbaba Bağcı, "Maalesef giderek kullanımlarımız artıyor, sigara içme, başlama yaşı düşüyor" dedi. Sigarayı bırakan 53 yaşındaki Ayşe Gül Er ise, "Günde 3-3,5 paketi buluyordu. Çok pişmanım, sigara dostumuz değil düşmanımız" diye konuştu. Tütün ve tütün ürünleri her yıl Türkiye ve dünyada milyonlarca kişinin sağlığını etkilerken çok sayıda ölüme neden oluyor. İçicilik veya maruziyet kişilerin hayatında büyük etkiler oluştururken Yedikule Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden Göğüs Hastalıkları Uzmanı, Sigara Bırakma Polikliniği Sorumlusu Uzm. Dr. Belma Akbaba Bağcı da 31 Mayıs Dünya Tütünsüz Günü öncesi önemli uyarılarda bulundu. Sigara Bırakma Polikliniği’ne yapılan başvurularda kişinin kendine inanmasının büyük rol oynadığını belirtirken, her bireyin kendi özelinde analizinin ardından tedavilere başlandığını aktardı. Öte yandan sigarayı bırakan kullanıcılar ise yaşadıklarını anlattı. "Dünyada 1,3 milyar kullanıcısı var, yaklaşık 17-18 milyonu Türkiye’de" ‘Maalesef giderek kullanımlarımız artıyor, sigara içme, başlama yaşı düşüyor’ diyerek sözlerine başlayan Uzm. Dr. Akbaba Bağcı, "Kadınlarda kullanım oranları artıyor. Dünyada en fazla ölüme sebep olan hastalıklardan 8 tanesinin altısından sigara sorumlu. Bunlara rağmen dünyada hala 1.3 milyar kullanıcısı var, yaklaşık 17-18 milyonu da Türkiye’de. Sigaraya başlama yaşı ne kadar erkense bağımlılık düzeyi o kadar yüksek oluyor, erken yaşta başlayan kişiler, çocuklarımız maalesef sigara bağımlılıklarını sürdürüyor. Elektronik sigaralar, farklı boyutlarda farklı şekillerde renkli renkli üretilerek daha cazip hale getiriliyor, sanki zararı azaltılmış ürünler gibi nikotin bağımlılığının sürdürülmesine sebep oluyor. Elektronik sigarayı, sigarayı bırakma amaçlı kullananlar çalışmalarda gösterilmiş ki 1 yıl sonra hala yüzde 80’i elektronik sigara kullanıyorlar. Elektronik sigara, bir sigarayı bırakma aracı olarak düşünülmemeli, zararı azaltılmış bir ürün değildir. Kardiyovasküler hastalıklar, solunum sistemi hastalıkları, kanserler gibi klasik tütündeki hastalıklara da neden olmaktadır" dedi. "Elektronik sigarayla ilişkilendirdiğimiz EVALI, ölüm oranı yüksek bir hastalık" Elektronik sigaranın zararsız olduğunun düşünülmemesi gerektiğini ifade eden Uzm. Dr. Akbaba Bağcı, "Elektronik Sigara Hastalığı (EVALI) tablosu dediğimiz ciddi, ölüme neden olan ve tedavisinde de güçlük yaşadığımız bir durum. Elektronik sigara kullananlarda özellikle Amerika’da bu vakalar daha çok artış gösteriyor. Kullanım sonrasında her iki akciğerimizde zatürre görünümü, akut akciğer hasarı dediğimiz, solunum yetmezliğine giden bir tabloya sebep oluyor. Tedavisi de oldukça uzun ve zor, ölüm oranı da yüksek bir hastalık, elektronik sigarayla ilişkilendirdiğimiz EVALI tablosu bu. Dünya Sağlık Örgütü rehberi diyor ki; tütün kullanım miktarı, süresi ne olursa olsun bireye özgü tedavilerle sigarayı bırakma mümkün. Kanıta dayalı tedaviler uyguladığımızda danışmanlık hizmeti verdiğimizde yüzde 40‘ların üzerinde yüzde 80’lere varan sigara bırakma başarılarınız oluyor. Sigara bırakma poliklinikleri bu konuda aktif çalışıyor" diye konuştu. "Kişiye göre değişen tedavilerimiz var" "Sigara bırakma polikliniğe ilişkin bilgi veren Uzm. Dr. Akbaba Bağcı, "Hastaların öncelikle bir tıbbi geçmişlerini sorguluyoruz, ek hastalıkları var mı, hangi ilaçları kullanıyor, yaşları, ne kadar süredir tütün ürünü kullanıyor veya niçin başarısız oldular, yeniden başladılarsa hangi faktörler sebep oldu, bunları inceliyoruz. Ek bazı tetkiklerimiz, formlarımız, anketlerimiz oluyor. Kişiye göre değişen tedavilerimiz var, toplumumuz da biliyor; bantlar, sakız, spreyler, pastiller ve farmakolojik ilaç tabletlerimiz var. Belli aralıklarla kontrollere çağırıyoruz. İlk bıraktıktan sonra yan etki olup olmadığını kontrol etmek için erken bir kontrol sağlıyoruz, sonra 2 hafta, aylık takiplerimizi sürdürüyoruz. En az 6 ayda bir takip etmek istiyoruz" diye konuştu. "8 milyon ölüm var dersek 1,3 milyonu sigara dumanı maruziyetinden" Sözlerini sürdüren Uzm. Dr. Akbaba Bağcı, "Sigarayı bıraktım’ deyip takibini bırakan hastalarımızın başarısızlık oranları daha yüksek. Hastalarımız sigarayı bıraktıktan sonra ‘Bu sefer bıraktık, daha önce defalarca denememenize rağmen bırakamamıştık’ gibi cümlelerle geliyorlar. Kararlı, gayretli, motive olduğunuzda sigarayı bırakabiliyorsunuz. Hepsinin ortak söylediği şey; ‘Hocam hemen nefes darlığım azaldı, çok daha kolay hareket edebiliyorum, rahat merdiven çıkıyorum.’. Fiziksel iyilik halinin dışında bir ruhsal iyilik hali de veriyor. Bırakmak önemli ama tekrar başlamamak, bırakmayı sürdürmek çok daha önemli. Sigarayı bıraktığınız zaman sigaralı ortamlarda da bulunmayın. Dünyada 8 milyon ortalama ölüm var dersek bunun 1,3 milyonu maalesef pasif sigara dumanı maruziyetinden. Kişi kendisi içmiyor fakat iş yerinde, sosyal ortamlarda olsun bu dumana maruz kalmış oluyor ne yazık ki bu hastalarımız da aynı sigara içiciler gibi hatta onlardan daha da fazla yine sigarayla ilgili sağlık riskiyle karşı karşıyalar" ifadelerini kullandı. "Sigara, dostumuz değil düşmanımız, çok pişmanım" Sigara kullanımından duyduğu pişmanlığı anlatan 53 yaşındaki Ayşe Gül Er, "34 senedir kullanıyorum, 16-17 yaşlarında sigaraya başladım. Günde 3-3,5 paketi buluyordu, ailemden saklıyordum sonra ikiye düşürdüm. Nefes alamıyorsunuz, romatizma rahatsızlığım var. Doktora geldim ‘Sigarayı bırakmanız gerekiyor, KOAH adayısınız’ dedi, üzüldüm. Sigarayı bırakmaya karar verdim, polikliniklerden haberim vardı, Yedikule’de olduğunu bilmiyordum. Buraya gelmiştim ‘Nasıl bırakabilirim, bildiğiniz bir yer var mı?’ deyince ‘Burada var’ dedi. Geldim, başladım, bu şekilde bıraktım. Aralıkta geldim, Aralık’ın 22’sinde bıraktım. Hiç mi canınız istemiyor derseniz, istediği zamanlar oluyor. Spor yapıyorum, çalışıyorum. Sigara, dostumuz değil düşmanımız. Gençken bırakmaları tavsiye ederim, benim yaşıma gerçekten çok zor, çok pişmanım. Geç fark ettim, bu saatten sonra kaliteli bir yaşam istiyorum. Önce kafada bitmesi gerekiyor" dedi. "Özentiliğin sonu yok, hiç başlamalarını tavsiye ederim" ‘15-16’lı yaşlarda sigaraya başladım’ diyen Adem Hazar ise, "Yaklaşık 5 sene kadar sigara içtim, şimdi bıraktım. Arkadaş ortamında alıştım, günlük 3 paket sigara içiyordum. Bir gün bir hemşire arkadaşımız burayı önerdi. Doktor hanımla görüştüm, çok kısa sürede ilaç yardımıyla bırakabileceğimi söyledi. Ben de deneyip bir hafta gibi bir sürede bıraktım. Önce bırakabileceğinize inanmanız, kafada bitirmeniz gerekiyor. Artık dışarıda aktivite yaparken daha zor yoruluyorum, nefes alışverişim düzeldi. Özellikle merdiven çıkarken daha rahatım, gece rahat uyuyorum, gündüz rahat kalkıyorum. Özentiliğin sonu yok, ben de özenerek başlamıştım. Pişman oldum, bıraktım, hiç başlamalarını tavsiye ederim" şeklinde konuştu.
Elazığ Elazığ’da bayram öncesi geniş kapsamlı trafik denetimi Elazığ’da İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, yaklaşan bayram öncesinde trafik güvenliğini sağlamak amacıyla kent genelinde ve şehirlerarası yollarda dron destekli denetim gerçekleştirdi. Denetimlerde kurallara uymayan sürücülere cezai işlem uygulanırken, terminallerde ve kontrol noktalarında ise broşürlü bilgilendirme yapıldı. Elazığ İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı Trafik Denetleme ve Bölge Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri, bayram öncesinde trafik güvenliğini sağlamak amacıyla kent genelinde ve şehirlerarası yollarda koordineli bir çalışma yürüttü. Bölge Trafik Şube Müdürlüğü ekipleri, kara yollarında en sık rastlanan hatalı sollama ihlallerinin önüne geçmek ve kazaları engellemek amacıyla mobil kameralar ve dron eşliğinde havadan denetim gerçekleştirdi. Yapılan uygulamada, trafik güvenliğini tehlikeye atan sürücülerin ihlalleri havadan anbean görüntülenerek fotoğraflandı ve kurallara uymayan vatandaşlara cezai işlem uygulandı. Eş zamanlı olarak Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri de şehir içi kontrol noktalarında ve şehirlerarası otobüs terminallerinde yoğun bir mesai harcadı. Otobüslerde ve sivil araçlarda sürücü ile yolculara yönelik emniyet kemeri kullanımı başta olmak üzere hayati kurallar hatırlatıldı. Uyarılarda bulunan ekipler, vatandaşlara bilgilendirici broşürler dağıttı. Öte yandan, İnsansız Hava Araçları (İHA) Büro Amirliğine bağlı ekipler, dron destekli denetim gerçekleştirildi. Trafik güvenliğinin sağlanmasına yönelik denetim ve bilgilendirme faaliyetlerinin bayram süresince aralıksız devam edeceği bildirildi.