ASAYİŞ - 02 Ekim 2021 Cumartesi 16:05

Karşısına çıkan ayıyla boğuşan adam o dehşet anlarını anlattı

A
A
A
Karşısına çıkan ayıyla boğuşan adam o dehşet anlarını anlattı

Artvin’de iş çıkışı evininin önünde ayı saldırısına uğrayan 58 yaşındki Ahmet Aral yaşadığı korku dolu anları anlattı.

Artvin’de iş çıkışı evininin önünde ayı saldırısına uğrayan 58 yaşındki Ahmet Aral yaşadığı korku dolu anları anlattı. Aral, "Her şey 3 dakikada oldu. Eşimin bağrışmaları sayesinde kurtuldum" dedi.


Artvin’in Şavşat ilçesi Balıklı köyünde meydana gelen olayda, köy kahvesinde çalışan Ahmet Ural, iş çıkışı evininin önüne geldiği sırada karşısına ayı çıktı. Bir anda ayının saldırısına uğrayan adam, neye uğradığını şaşırdı. Bacağı ve vücudunun farklı yerlerinden yara alan adam, ayı saldırısından eşinin bağırması sayesinde kurtuldu. Sesleri duyarak kapıya çıkan Sevim Aral, eşine ayının saldırdığını görünce bağırmaya başladı. Bunun üzerine korkan ayı koşarak uzaklaştı. Ayı saldırısından yaralı kurtulan Ahmet Aral, Şavşat Devlet Hastanesindeki tedavisinin ardından taburcu oldu.



"Her şey 3 dakikada oldu"


Yaşadığı korku dolu anları anlatan Aral “ Köyün kahvesine çalışıyorum. İş çıkışı saat 19.00 sıralarında eve giderken, evin arkasından ayı çıktı. Hırlayarak üzerime atladı. İki, üç dakika boğuştuk. Bacağımı yaraladı. Daha sonra eşim kapıya çıktı. Bağırmasıyla ayı kaçtı. Her şey üç dakika içinde oldu. Eşim kapıya çıkmasaydı daha büyük yara alabilirdim” diye konuştu.


Eşi Sevim Aral ise “Sesleri duyunca eşimle ayı kapıda boğuşurken gördüm. Ben de onları görünce bağırmaya başladım. Ayı uzaklaştı, eşimde korkma geçti diyerek cesaret verdim. Daha sonra hastaneye götürdük tedavi oldu çok korktuk” ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Haliç’te alarm: Yağmur sularıyla taşınan kirlilik balık ölümlerine yol açabilir İstanbul’da etkili olan aralıksız yağışların ardından Haliç’te gözlenen renk değişiminin yaklaşık 10-15 gün içinde yeniden normale dönmesi bekleniyor. 48 saat süren yoğun yağış sonrası dereler ve kanalizasyon hatlarından taşınan suların Haliç’e karışmasıyla suyun rengi kahverengiye dönerken, Boğaz’ın turkuaz tonları ile Haliç’in kahverengi suları arasındaki belirgin fark dron görüntülerine yansıdı. Uzmanlar ise taşınan kirliliğin balık ölümlerine yol açabileceği konusunda uyarıyor. Havadan görüntülenen Haliç’te, yağış sonrası oluşan yoğun bulanıklık ve kahverengi renk dikkat çekti. Derelerin büyük bölümünün yapılaşma nedeniyle kapanmasıyla birlikte yağmur sularının caddeler üzerinden taşınarak Haliç’e ulaştığı, bu süreçte çamur ve atıkların da suya karıştığı gözlemlendi. Yağmur suyu altyapısı yetersiz Çevre Konseyi Genel Sekreteri Zafer Murat Çetintaş, yağmur suyu toplama sistemlerinin yetersizliğine dikkat çekerek, "Bütün belediyelerin başta yağmur sularını toplama kanallarını yeniden aktif hale getirmesi gerekiyor. Haliç çevresindeki kollektörlerde bu suların toplanıp kullanılabilmesi gerekirken bugüne kadar yüzde beşi bile gerçekleştirilemedi. Derelerin büyük kısmı yapılaşma nedeniyle kapatıldı. Bu nedenle yağmur suları artık caddelerden akarak Haliç’e ulaşıyor" dedi. Kirlilik balık ölümlerine yol açabilir Çetintaş, kirliliğin canlı yaşamını doğrudan tehdit ettiğini ifade ederek, "Caddelerden gelen çamur ve partiküller Haliç’e taşınıyor. Bu durum fauna ve florayı bozuyor. Suda yaşayan canlıların solungaçlarına partikül kaçması ölümcül sonuçlara yol açar. Bunun benzerini daha önce balık çiftliklerinde gördük. Aynı risk Haliç için de geçerli. Bu şekilde devam ederse hem balık ölümleri yaşanır hem de bölgede ağır koku oluşur" diye konuştu. Haliç 10-15 günde temizlenebilir Haliç’in hassas bir yapıya sahip olduğunu belirten Çetintaş, çözüm önerisine de değinerek, "Haliç’in temiz kalabilmesi için Karadeniz’den temiz su basılması gerekiyor. Bu işlem devam ederse yaklaşık 10-15 gün içerisinde suyun yeniden eski haline dönmesi mümkün. Temiz su, kirli suyu iterek çökmesini sağlar" ifadelerini kullandı. Yetkililerin yağmur suyu ve kanalizasyon altyapısını ayrıştıracak çalışmalar yapması gerektiğini vurgulayan Çetintaş, mevcut durumun İstanbul için ciddi bir çevre riski oluşturduğunu sözlerine ekledi.