KÜLTÜR SANAT - 19 Aralık 2023 Salı 15:44

Aydın’ın asırlık kültürel mirası yaşamaya devam ediyor

A
A
A
Aydın’ın asırlık kültürel mirası yaşamaya devam ediyor

Aydın’ın Efeler ilçesinde, geleneksel salı pazarı, her hafta Hasanefendi ve Zafer Mahallerinde binlerce vatandaşı bir araya getiriyor. 100 yıldan fazla bir süredir devam eden bu kültürel etkinlik, hem tarihi bir zenginliği yansıtırken, hem de bölge sakinlerini bir araya getirerek sosyal bir buluşma noktası haline geldi.


Aydın’ın köklü geçmişine tanıklık eden Hasanefendi ve Zafer Mahallerinde kurulan salı pazarı, kökenleri Osmanlı dönemine dayanması ile biliniyor. Yıllar içinde uğradığı pek çok değişime rağmen tarihi pazar, hala yerel halkın ilgi odağı olmayı sürdürüyor. Pazarda, taze sebzelerden meyvelere, tekstil ürünlerinden ev eşyalarına kadar geniş bir yelpazede ürünler yer alırken pazara gelen vatandaşlar da bu tezgahları inceleme ve satın alma şansı buluyor.


Aydın’ın yerel kültürüne önemli bir katkı sunan salı pazarı, aynı zamanda sosyal bir buluşma noktası olarak da öne çıkıyor. Mahalle sakinleri, dostlarıyla ve komşularıyla bir araya gelerek hem alışveriş yapıyor hem de günlük yaşamlarının stresinden uzaklaşıyorlar. Salı Pazarı, sadece ticaretin değil, aynı zamanda toplumsal dayanışmanın da bir simgesi olarak görülüyor. Yıllardır devam eden bu pazarın, Aydın halkının birbirine olan bağını güçlendirdiği ve gelecek nesillere taşınması için önemli bir kültürel miras olduğu ifade ediliyor.



"Yıllardır bu bölgede pazar kurulmaya deva ediyor"


Tarihi Salı pazarı içerisinde iş yeri bulunan Ramazan Karataş, "Bulunduğumuz bölge eskiden İpek Yolu olarak bilinirdi. Az ileri de Gümrük Önü Hanı var. Bu bölgede hanlar ve hamamlar bulunuyordu. Günümüzdeki otogar gibi, o zamanlarda da insanlar gelip kervanlarla hanın içerisinde bekliyorlarmış. O dönemdem bu yana burada Salı Pazarı kurulmaya devam ediyor. Adından da anlaşılacağı gibi Salı günleri kurulan bu pazar Aydın’ın en eski pazarı olma özelliği taşıyor. Salı Pazarı’na kırsal gelen oluyor genelde. Ürettikleri ceviz, kestane gibi ürünleri de burada satma imkanı buluyorlar. Kimisi toptan kimisi de perakende satışını yapıp geri dönüyor" dedi.



"Pazarın tam olarak kuruluş yılını bilen yok"


Salı Pazarı’nın tam olarak kuruluş yılının bilinmediğini belirten pazarcı Yaşar Coşkun, "Bu pazarın yılını tam olarak bilen yok. O nedenle asırlık bir pazar. Ben kendimi bildim bileli bu salı pazarı var. Sütünden yoğurduna, zeytininden peynirine, meyveden sebzeden yeşilliğe kadar bu pazarda her şey var. Salı günleri herkesi bu pazarda bulabilirsiniz. Her yerden insanlar buraya gerek ihtiyaçlarını gidermek, gerekse de gezmek için pazara geliyor" diye konuştu.



"Pazar bu bölgeden diğer mahalleye de yayıldı"


Zaman içerisinde Salı Pazarı’nın Zafer Mahallesi’ne doğru genişlediğini kaydeden esnaf Sinan Çepni, "Tarihi salı pazarı yüzyıllardır aynı bölgede kurulmaya devam ediyor. Eskiden bu bölgede eski yeşil ciplerin geldiği köylü durağı vardı. Ciplerin içerisinden koyun, keçiler de olurdu onları da satarlardı. Odun, yoğurt, süt gibi şeyler de getirip burada satışını yaparlardı. Burası eskiden sadece köylü pazarıydı ama zamanla değişti. Zeytin sırıkları, hasırlar satılırdı, nalıncı dedeler vardı, eski ikici el ürünlerin satıldığı bit pazarı da burada kuruluyordu. Bu bölgedeki meydanda çocukluğumda ayı oynatıldığını hatırlıyorum. Şimdiki neslin eski Türk filmlerinde gördüğü o ayı oynatma sahnelerini ben canlı olarak burada yaşadım. El arabasında Çengelköy hıyarı olarak tabir edilen hıyarları satan ihtiyar amcalarımız vardı. Buraya gelenlerin eskiden ulaşım aracı olarak kullandıkları eşek ve atlarını bağladıkları semercilerin ve nalbantların da iş yaptıkları han da bu bölgede. 15-20 sene öncesine kadar burası Aydın’ın eski kültürünün yaşandığı son yeriydi. Şimdiler de o eskilerden eser kalmadı. Ufak tefek kalaycılarımız var, kırsal kesimlerden gelen ablalarımız var o kadar. Pazarın asıl çıkış yeri burasıydı sonradan diğer mahalleye de açılarak yayıldı" dedi.



"Bu pazar Ege Bölgesi’nin en büyük pazarlarından biridir"


Aydın’ın Efeler ilçesinde kurulan salı pazarının bölgesel olarak da en büyük pazarlardan biri olduğunu aktaran Aydın Eski Eserleri Sevenler Derneği Başkanı Mehmet Özçakır, "Pazar genelde kırsal kesimlerde bulunan vatandaşların buraya gelerek kendi ürettikleri ve yetiştirdikleri ürünleri sattıkları yer hem de evlerine dönüşte buradan aldıkları ürünlerle yerel esnafa ve ekonomiye canlılık kazandırdıkları bir ortam olarak biliniyor. Aydın’da kurulan salı pazarı da tarihi geçmişi ile Ege Bölgesi’nin bilinen en büyük pazarlarından biridir. Eskiden buralar hasır pazarı olarak bilinirdi. Sadece içerisinde bulunduğumuz Veysi Paşa ve Köprülü Mahallesi’ndeydi. 1970’lerde 40 bin olan kent nüfusu günümüzde 300 bine dayanınca bölgesel olarak hemen yan mahalle olan Zafer Mahallesi’ne de yayılarak Salı Pazarı halkın ihtiyacını gidermeye devam etmektedir. Günümüzde de çağdaş olarak Salı Pazarı için kapalı bir pazar yerinin de ihtiyaç olduğu gerçeğini de unutmamak gerekiyor" ifadelerini kullandı.


"Pazarın burada kurulmasının ayrı bir önemi ve ihtiyacın giderilmesi için ayrı bir nedeni var" diyen Özçakır konuşmasını şu sözlerle noktaladı:


"İçerisinde bulunduğumuz ve arkamızda görülen yol tarihi Gümrük Önü mevkii denilen, ticaretin yoğun olduğu, bankaların, hanların ve hamamların çokça bulunduğu bir bölge burası. Pazar bir buluşma yeriydi. İnsanlar sadece sebze ve meyve gibi gıda ürünleri ile değil normal sosyal ilişkilerinin ve buna bağlı olarak da ekonomik diğer faaliyetlerini de burada sürdürüyorlardı. Buralarda köylülerin sohbet edip, ticari ilişkilerini yürüttükleri kahveler vardı. Şehrin en eski caddesi ve en eski ticari meydanı olarak bilinen bu yer, eskiden Gümrük Önü Hanı mevkii olarak bilinirdi. Bu cadde üzerinde kurulan pazar yerinde en az 4 tane hamam, 2 tane han ve buna bağlı olarak da çeşitli küçük arastaya bağlı ticari iş yerleri mevcuttu. Yıllardır da pazardaki birçok gelenek halen daha devam ettirilmektedir."



Aydın’ın asırlık kültürel mirası yaşamaya devam ediyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Metin Öztürk: "Çirkinlik yakışmadı" Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk, iki üç gündür Trabzon yönetiminin anlamsız şekilde başlattığı bir kara propagandayla karşı karşıya kaldıklarını belirterek, bu çirkinliğin yakışmadığını söyledi. Galatasaray Kulübü İkinci Başkanı Metin Öztürk, Trabzonspor’a 2-1 mağlup oldukları maçın ardından basın mensuplarına yaptığı açıklamada, sözlerine hayatını kaybeden Orhan Kaynak için başsağlığı dileyerek başladı. Öztürk, "Futbol takımımızın taşıdığı pankartla başlıyorum. Orhan Kaynak hocamızın vefatı sebebiyle Trabzon camiasına başsağlığı diliyorum. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun. Çok kıymetli bir spor adamıydı, çok sayıda futbolcu yetiştirdi. Camianın üzüntüsünü paylaşıyoruz" ifadelerini kullandı. "Yönetimler gelir geçer, camialar kalır" Trabzon camiasıyla ilişkilerinin her zaman iyi olduğunu vurgulayan Öztürk, "Bizim Trabzon camiası ile ilişkimiz her zaman böyledir, farklı olması da düşünülemez. Yönetimler gelir geçer, camialar kalır. Trabzon camiası hem futbol kenti olmasıyla hem de değerleriyle hep gönlümüzde yer almıştır" dedi. Son günlerde yaşanan gelişmelere değinen Öztürk, "İki üç gündür Trabzon yönetiminin anlamsız şekilde başlattığı bir kara propagandayla karşı karşıyayız. İki ay önce alınmış bir futbolcu ile ilgili kendileriyle hiç alakası olmayan bir süreç üzerinden inanılmaz bir kara propaganda yapıldı" diye konuştu. "Uğurcan Çakır olmasaydı milli takımımız Amerika’ya gidemezdi" Uğurcan Çakır ile ilgili yaşananlara da değinen Öztürk, "Bugün tamamen yönetimin provokasyonlarıyla, Trabzon taraftarıyla alakası olmayan bir şekilde Uğurcan Çakır provoke edildi. Uğurcan Çakır olmasaydı milli takımımız Amerika’ya gidemezdi. Bunu kimse unutmasın. Uğurcan Çakır’ı yetiştiren Trabzon’dur, kendilerine şükran borçluyuz" ifadelerini kullandı. Transfer sürecine de değinen Öztürk, "Kendileriyle oturduk, bir transfer pazarlığı yaptık. Beklentilerinin çok üzerinde bir ücret aldılar. Bununla ilgili de teşekkür ettiler ancak bugün yönetim eliyle Uğurcan Çakır’ın psikolojik olarak yıpratılmaya çalışıldığını gördük" şeklinde konuştu. Yaşananlara tepki gösteren Öztürk, "Biz bundan sonra da hem kazanacağız hem kaybedeceğiz ama şunu bilin ki çirkinlik bu Trabzon yönetimine yakışmadı. Biz sadece Trabzon’u değil tüm takımları en iyi şekilde karşılıyoruz. Burada ise ne karşılama ne uğurlama oldu, yakıştıramadık" dedi. Statta yaşananlara ilişkin de konuşan Öztürk, "Geldiğimizden beri bize küfür ediliyor. Hala içeride, seyirci yokken bile bizimle ilgili küfür içerikli müzikler çalınıyor. Yayıncı kuruluşa da yazıklar olsun. Söyleyeceklerim bu kadar, teşekkür ediyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
Kastamonu Binlerce yıllık tarihe yapay zekayla ışık tutulan filmin galasına yoğun ilgi Türkiye’de bir ilçe için yapay zeka desteğiyle hazırlanan ilk eser olma özelliğine sahip "Yedi Kemerli Bir Zaman Geçidi Taşköprü" filmi, düzenlenen galada izleyiciyle buluştu. 14 dakikalık film, izleyicilerden büyük beğeni topladı. Türkiye’de bir ilçe için yapay zeka desteğiyle hazırlanan ilk eser olma özelliğine sahip "Yedi Kemerli Bir Zaman Geçidi Taşköprü" filmi, Kastamonu Taşköprü ilçesinin binlerce yıllık tarihini özetliyor. Roma döneminde Paflagonya’ya başkentlik yapmış "Pompeiopolis" adıyla yerleşimden, ilçenin simge eseri Yedi Kemerli Taşköprü’ye uzanan tarihi bir yolculuğu konu alan 14 dakikalık kısa film, birbirini takip eden yedi dönemi birleştiriyor. Geçmişin izlerini günümüzün dijital anlatım imkanlarıyla birleştiren film, izleyiciyi antik çağın sokaklarından Osmanlı mimarisinin zarif dokusuna uzanan görsel bir zaman tüneline davet ediyor. Arkeolojinin kayıp dehlizlerinde kalan bilgiler ve kentin mimari dokusu yapay zeka teknolojisiyle harmanlanarak etkileyici bir anlatı ortaya koyuyor. Taşköprü’nün kültürel mirasını daha geniş kitlelere ulaştırmayı amaçlayan bu çalışma, yeni nesil görsel anlatım biçimlerine ilgi duyan izleyiciler kadar yörenin insanlarına da hitap ediyor. Geçmiş ile geleceği aynı potada eriten bu kısa film, bölgenin turizm potansiyeline de önemli katkı sunmayı hedefliyor. "Yedi Kemerli Bir Zaman Geçidi Taşköprü" isimli kısa film Taşköprü Belediyesi için Muazzam İşler Yapım şirketinin altı aylık yoğun bir çalışmayla ortaya çıkartıldı. İstanbul’da gerçekleştirilen premier galanın ardından Kastamonu’da da gala gerçekleştirildi. Filmi izleyen vatandaşlar dakikalarca alkışlarken, gösterimin ardından gerçekleştirilen söyleşide ise film ile ilgili bilgiler verildi. Ayrıca katılımcılar filmle ilgili fikilerini dile getirme fırsatı buldu. "İlerleyen süreçte çok daha özel projelerimiz olacak" Galanın ardından açıklamalarda bulunan Taşköprü Belediye Başkanı Hüseyin Arslan, "Filmin adı Yedi Kemerli Zaman Geçidi Taşköprü. Taşköprü’nün tarihi sürecini 14 dakikalık bir süre içerisinde ifade etmeye çalıştık. Gerek senarist, gerek yapımcının çok özel çalışmalarıyla ortaya çıkan bir film oldu. Bizim amacımız geçmiş dönemlerdeki değerlerimizin bugüne taşınması. Yeni jenerasyonun yani gençlerin özellikle dijital çağda, dijital ile yoğun ilgilerinde yapay zeka ile yapılan bu filmi çok geniş alanlara ulaştıracaklarını, izleyeceklerini ve Taşköprü’yü çok daha fazla bir tanıma imkanı doğuracağını düşünüyoruz. Filmin içeriği Taşköprü, Taşköprü’nün gelişimi ve bugüne kadarki süreç. Dolayısıyla son derece mutlu olduğumu ifade ederim. Galamızın ilkini İstanbul’da yaptık. İstanbul’daki galada oldukça ilgi görmüştü, o katılımcılara da bugün de başta Valim olmak üzere herkesin katılımını gerçekten çok kıymetli ve değerli buluyorum. Değerli sanatçılarımız var aramızda, onların katılımlarıyla da ayrıca bir anlam buldu. İnşallah başka programlarda buluşacağız. İlerleyen süreçte çok daha özel projelerimiz olacak. Süreç içerisinde açıklayacağız. Çok özel çalışmalarımız var, inşallah onları da paylaşacağız" dedi. "Bizi sevindiren bir çalışma" Filmle ilgili düşüncelerini ifade eden ünlü sanatçı Halil Ergün de, "Bir tarihi süreci, bir kültürel ve uygarlık tarihini başlardan başlayarak insan ve uygarlık ve değişik değişik kadrolar üstüne koyarak bugünkü kentimizi, Taşköprü’yü ve Kastamonu’yu dile getiren ve bir kültürün sahipliğini çeviren, bizi sevindiren bir çalışma. Onur duydum. Daha da gelişecek malzemeler var bu alanlarda, bunlar da inşallah gelişecek" şeklinde konuştu. Kastamonu Valisi Meftun Dallı, Kastamonu milletvekilleri Fatma Serap Ekmekci ve Halil Uluay da galada yaptığı konuşmada, filmin binlerce yıllık mirası sinemaya yansıtması açısından çok kıymetli olduğunu ifade ederek emeği geçenlere teşekkür etti. Pasta kesimiyle sona eren galaya Kastamonu Valisi Meftun Dallı, Kastamonu milletvekilleri Halil Uluay ve Fatma Serap Ekmekci, Taşköprü Kaymakamı Abdullah Demirdağ, Taşköprü Belediye Başkanı Hüseyin Arslan, ünlü sanatçılar Halil Ergün ve Aliye Uzunatağan, filmin yapımcısı Zeynep Kahreman, filmin senaristliğini yapan Kent Tarihi Müzesi Müdürü Arkeolog Dr. Murat Karasalihoğlu, siyasi parti ve STK temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı.