SPOR - 26 Ocak 2026 Pazartesi 11:24

Germencik’te minikler tatamiye çıktı

A
A
A
Germencik’te minikler tatamiye çıktı

Aydın’ın Germencik ilçesinde düzenlenen karate şampiyonasında tatamiye çıkan minikler şampiyonluk için ter döktü.



Aydın Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü koordinesinde il genelinde düzenlenen Karate İl Şampiyonası, Germencik Spor Salonu’nda yoğun katılımla gerçekleştirildi. İl genelinden 200 sporcunun katıldığı şampiyona, birbirinden çekişmeli ve heyecan dolu müsabakalara sahne oldu. Müsabakalar sonunda dereceye giren sporculara madalyaları takdim edildi. Dereceye giren sporculara hediyeleri takdim edilirken, tüm sporcular tebrik edilerek, başarılarının devam etmesi temennisinde bulunuldu.



Germencik’te minikler tatamiye çıktı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bilecik Bu yıl tezgahların yıldızı palamut yerine Karadeniz hamsisi oldu Bilecik’te geçen yıl tezgahların yıldızı olan palamut bu yıl yerine Karadeniz hamsisine bıraktı. Bilecik’te geçen yıl bolluğundan dolayı tezgahların vazgeçilmesi olan palamut bu yıl istenildiği orandan denizden çıkmazken, yerine Karadeniz hamsisi aldı. Bilecik’te 1975 yılından babasının başladığı balıkçılığına devam eden Batuhan Acar, "Bu sene palamut çok az. Şu anda 700 gram civarı gelen palamutlarımız 600 TL. Geçen seneki bu boyuttaki palamutlarımız 75 ile 100 TL arasıydı. Bu yıl tezgahların vazgeçilmesi hamsi oldu. Karadeniz Sinop hamsi biraz küçük olduğundan ve Doğu Karadeniz tarafında hamsi azaldığı için Zonguldak tarafından, İğne Ada tarafından iri hamsiler geliyor. Onları 250 TL’ye satıyoruz, Sinop tarafından gelen ince hamsileri 150 TL’ye satıyoruz" dedi. "Havaların geç soğuması ile hamsiler şuan tam lezzetli kıvamına gelmeye başladı" Acar açıklamasının devamında, "Havalar bu sene geç soğudu. Havaların geç soğuması ile beraber şu an hamsiler şuan lezzetli kıvamına gelmeye başladı. O yüzden dolayı şu anda hamsi satışımız fazla. İstavrit bu aralar 150-200 TL’ye satılıyor. Sarıkanat ve istavrit de lezzetli olduğu için çok tüketiliyor. Ağustos, Eylül, Ekim aylarının vazgeçilmezi sardalya, şu anda hamsi ile istavrite göre lezzetini biraz daha kaybettiği için sardalya satışımız azaldı. Güzel çinakop satılmaya başladı, çinakoplarımız çok lezzetli. Tekir ve barbun satıyoruz. Çocuklu olan ailelere kılçık istemezlerse kılçıksız mezgit satıyoruz. Tava, fırın, ızgara palamut, çupra, levrek satışımız çok güzel" dedi.
Ankara CHP Genel Başkanı Özel ile Saadet Partisi Genel Başkanı Arıkan bir araya geldi Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı (CHP) Özgür Özel’i genel merkezinde ziyaret etti. CHP Genel Başkanı Özel, Saadet Partisi Lideri Mahmut Arıkan ve beraberindeki heyeti kabul etti. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi’nde gerçekleştirilen görüşmenin ardından konuşan Özel, "Özellikle 19 Mart’tan bugüne kadar partimiz çok zor günler geçirdi. Tüm yaşadığımız zorluklarda ve acılarda ki kayıplarımız oldu, ilk telefonu açan, ilk ziyaretimize gelen ve her zaman dayanışma gösteren Mahmut Arıkan’a ve 81 ilde Cumhuriyet Halk Partisi örgütleriyle tam bir dayanışma halinde, bir kardeşlik hukukuna bağlı olarak siyaset yapan tüm Saadet Partisi teşkilatına ben de çok teşekkür ediyorum. Bundan sonra Türkiye’de çok daha güzel günlerde, umut dolu günlerde hep birlikte olmayı, birlikte siyaset yapmayı, birlikte çalışmayı ümit ediyoruz" dedi. "Bahçeli, en dipteyken ülkeyi erken seçime götürdü" Açıklamanın ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Genel Başkan Özel, MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin erken seçim ve emekli aylıklarına ilişkin kendisine yönelik açıklamalarını şöyle değerlendirdi: "Bahçeli, erken seçime kapıyı kapattı. Bahçeli, erken seçime kapıyı açtığında Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarını başlatmıştı. Kendisi bir üçlü koalisyondaydı ve çok zorlukları olan bir koalisyondu. Deprem geçmişti ve büyük bir ekonomik kriz, çok katı önlemlerle aşılmaya çalışılıyordu. Hükümetinin en zor olduğu dönemde ve ondan sonra yaşanacak her gün biraz daha ekonomik tedbirlerin sonuç vermeye başlayacağı, vatandaşın rahat edeceği ve hükümete tepkinin azalacağı bir süreçte en dipteyken, ülkeyi erken seçime götürdü. Adalet ve Kalkınma Partisi kendilerinin dahi hayal edemeyeceği bir sonuç alarak, iktidarı oluşturan 3 partinin de baraj altı kalmasıyla, Türkiye’nin en köklü partilerinin baraj altı kalmasıyla, sadece 2 partinin barajı geçebildiği noktada, kuruluşunun üzerinden 13-14 ay geçtikten sonra tek başına iktidarı yakaladı. O gün, Bahçeli’nin bıraktığı gün en düşük emekli maaşı 8 çeyrek altındı, bugün 2 çeyrek altın. Aradaki 6 çeyrek altın Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarlarının eseri olarak emeklinin cebinden uçup gitti. Bir emekli değil, her emekli; bir çeyrek altın değil, 6 çeyrek altın; bir kere değil, her ay kaybediyorlar. Bu süreci Bahçeli’nin erken seçim çağrısı başlattı." Özel, "Şimdi Bahçeli, milletin bu iktidardan en rahatsız olduğu, ekonomik krizin en yüksek noktada olduğu, milletin şikayetlerinin en fazla olduğu, yoksulluğun, işsizliğin, güvencesizliğin dayanılamaz bir noktaya geldiği yerde bu sefer erken seçime kapıyı kapatıyor. Erken seçime bugün kapıyı aralasa emekli kurtulacak, asgari ücretli kurtulacak, çiftçi kurtulacak, esnaf kurtulacak, memur kurtulacak. Ama kendisi iktidardayken en avantajlı zamanda AK Parti’ye erken seçim kapısını aralayan AK Parti için en dezavantajlı noktada erken seçime kapıyı kapatıyor. O zaman ne diyelim? Bahçeli, biz bildiğiniz gibiyiz. Biraz daha ustalaştık taşı kırmakta, dostu düşmanı birbirinden ayırmakta" dedi. "Klasik anayasaya aykırılık başvurularından farklı" Emeklilerin çoğunluğunun en düşük emekli maaşını alacak olması ve Anayasa Mahkemesi’ne başvuru hakkındaki soruyu cevaplayan Özel, "Anayasa Mahkemesi ile ilgili arkadaşlarımız çalışıyorlar. Tabii normal şartlarda yapılan düzenlemenin iptali, bin liralık zammın iptali noktasına gelebilir. Ama biz Anayasa Mahkemesi’ne çalışmamızı, anayasanın insanca yaşam hakkı, barınma hakkı başta olmak üzere, emeklilerin bu maaşla mahrum oldukları temel insan haklarından dolayı Anayasa Mahkemesi’nin uzunca bir süre vermeksizin, Meclis’in görevlerini ve anayasanın saydığı temel insan haklarını değerlendirerek ve kısa bir süre vererek kanunun yeniden görüşülmek üzere iptal edilmesi talebiyle bir başvuru yapmayı düşünüyoruz. Klasik anayasaya aykırılık başvurularından farklı, arkadaşlar detaylı olarak çalışıyorlar. Çalışmalarını tamamladıklarında başvuruyu gerçekleştirecek arkadaşlarımız" diye konuştu. "Vatandaşlarımız erken seçim noktasında çok ısrarcılar" Emekli maaşlarına değinen Arıkan, "Türkiye’nin her yerini özellikle muhalefet partileri geziyorlar. Sahadaki durum artık çalışmak ya da çalışmamak insanların onurlu bir şekilde yaşamını garanti altına almayan bir sürece geldi. Emeklilerimiz, asgari ücretlilerimiz, çalışanlarımız, esnaflarımız, gençlerimiz, iş insanlarımız dün Manisa ilindeydik ziyaretlerde bulunduk. Sanayinin çok gelişmiş olduğu bir şehir, tarımın çok gelişmiş olduğu bir şehir. İşsizişliğin çok hızlı bir şekilde arttığını, çok büyük firmaların işçi çıkartmak durumunda kaldığını gördük. Böyle bir ortamda erken seçim istememek çok mantıklı değil. Geçtiğimiz hafta Saadet Partisi Genel Başkanı olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne bir kanun teklifinde bulundum. En düşük emekli maaşının asgari ücret seviyesine çıkartılması diğer emekli maaşlarının da ödeme primi oranının da artırılması talebinde bulunduk. Birkaç günlük bir imza kampanyası başlattık. Birkaç gün içerisinde 1 milyon 214 bin insan bu teklifimize destek imzası verdiler. Bahçeli, iktidar yetkilileri ne kadar erken seçim istemiyoruz dese de vatandaşlarımız erken seçim noktasında çok ısrarcılar" şeklinde konuştu.
İstanbul Karbonmonoksit zehirlenmesi nedeniyle hayatını kaybeden ailenin oğlu konuştu Bağcılar’da karbonmonoksit gazından zehirlenerek hayatını kaybeden ailenin oğlu ve komşusu yaşananları anlattı. Oğul, Nimetullah Malay, "Uzun süre elektrik olmayınca mecburen aydınlatma lüksünü kullanmışlar" dedi. Komşuları Hasan Sipahi, "Burada meşhurdur devamlı elektrikler gider. 30 yıllık aynı apartmanda komşumdu. Bir zararı yoktu mahalleye yardımı vardı. Müezzinlik yapıyordu" ifadelerini kullandı. Bağcılar Demirkapı Mahallesi 1723 Sokak’ta gece Malay ailesinden haber alamayan akrabaları, polis ve itfaiye ekiplerine ihbarda bulunmuştu. Olay yerine gelen ekipler, balkondan daireye girdiğinde yoğun gaz kokusu olduğunu fark etmişti. Abdülaziz Malay (70), eşi Fatma Jabara (43), çocukları Zehra Malay (7) ve Gülbahar Malay’ın (37) yerde hareketsiz yattığını görülmüştü. Sağlık ekiplerinin ilk muayenesinde Abdülaziz Malay, Fatma Jabara ve Zehra Malay’ın hayatını kaybettiğini belirlenirken, engelli olduğu öğrenilen Gülbahar Malay ise ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılmıştı. Olayın, lüks lambasından sızan gazın neden olduğu değerlendirilirken, Polis ekipleri olayla ilgili inceleme başlattı. Ailenin oğlu ve komşusu yaşanan o anları anlattı. Komşuları Hasan Sipahi, " Evlatları gelip kapıyı vuruyorlar açan yok. Sonra itfaiye ve polis gelip kapıyı çilingirle açmaya çalışıyorlar. Çilingir açamayınca arka sokaktan itfaiye merdiveniyle giriyorlar. İçeri girdiklerinde gaz kokusu var. Bayın halde üçü yatıyor. Dairenin içerisinde olmuş. Tüp açık ondan da olabilir doğalgazdan da olabilir. Elektrikler kesik. Burada meşhurdur devamlı elektrikler gider. Ben baktım sokakta her tarafta yanıyor bizim dairelerde yoktu. Gece BEDAŞ geldi bizimle alakası yok dedi. 30 yıllık aynı apartmanda komşumdu. Bir zararı yoktu mahalleye yardımı vardı. Müezzinlik yapıyordu" dedi. Oğul, Nimetullah Malay, " Yaklaşık 20 saat haber almadık. Mescite gitmeyince cemaat haber veriyor. Dün gece saat 11. 12 arası itfaiye ile polisi aradığımda biz beraber girdik içeriye. İçeriye girdiğimizde babam, annem ufak kız yedi yaşında vefat etmişlerdi. Diğer kız kardeşim de o sersem gibiydi. Şuan da yoğum bakımda. Şuan da raporla ilgili bir bilgi gelmedi. İtfaiyenin verdiği şey doğalgaz ya da küçük tüpten kaynaklanabileceğini söylediler. Uzun bir süre elektrik olamayınca tüpü mum niyetine yakıyorlar. Aydınlatma tüpü bu. Ocakta yemek yok. Doğalgaz açık değildi. Aydınlatma tüpü itfaiye içeri girdiğinde yanmaya devam ediyordu. Uzun süre elektrik olmayınca mecburen aydınlatma lüksünü kullanmışlar"
Kastamonu Kastamonu yöresinin kültürünü yansıtan biblo bebekler tescillendi Kastamonu’da akademik çalışmayla tasarlanan yöresel kadın kıyafetli minyatür bebekler, tescillenerek koruma altına alındı. Bebekler, Azerbaycan başta olmak üzere birçok ülkeden rağbet görmeye başladı. Kastamonu Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Seramik ve Cam Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Seyhan Yılmaz ile öğrencisi olan Kastamonu Bilim ve Sanat Merkezi Görsel Sanatlar Başöğretmeni Alime Belleyici tarafından tasarlanan Kastamonu yöresi biblo bebeği, Türk Patent ve Marka Kurumu’ndan tasarım tescil belgesi almaya hak kazandı. Kastamonu’nun geleneksel kadın kıyafetlerinden ilham alınarak el işçiliğiyle üretilen biblo bebekler özgünlüğüyle dikkat çekiyor. Tescil süreciyle birlikte bu özel tasarım, hem estetik hem de kültürel bir değer olarak fikri mülkiyet haklarıyla güvence altına alındı. Yaklaşık 28 santimetre boyutundaki biblo, Kastamonu’nun Azdavay ve Pınarbaşı ilçelerine özgü yöresel kadın giysilerini minyatür ölçekte başarılı bir şekilde yansıtıyor. Biblo tasarımında şal desenli başörtüsü, işlemeli cepken, entari ve geleneksel önlük gibi unsurlar ön plana çıkarken, figür, seramik formunda bir kaide üzerinde ayakta duran kadın figürü olarak tasarlandı. El ve kalıpta biçimlendirme teknikleriyle üretilen biblo, sır altı dekor tekniğiyle hazırlanarak bin 50 derecede sırlı pişirime tabi tutuluyor. Ardından sır üzerine 750 derecede altın yaldız dekor uygulanarak son hali veriliyor. Sanatsal detayların titizlikle işlendiği bebekler hem dekoratif obje hem de kültürel temsil aracı olarak öne çıkıyor. Prof. Seyhan Yılmaz’ın akademik rehberliğinde geliştirilen çalışma, öğrencisi Alime Belleyici’nin sanatsal katkılarıyla somutlaşarak Kastamonu’nun kültürel tanıtımına önemli katkılar sunan, geleneksel el sanatlarının çağdaş formlarla yaşatılmasına yönelik örnek bir uygulama niteliği kazandı. Hediyelik olarak hazırlanan biblo bebekler, başta Azerbaycan olmak üzere birçok ülkeden rağbet görüyor. "Kastamonu’nun tanıtımı açısından oldukça önemli" Kastamonu’nun küresel bir mirasının koruma altına alındığını ifade eden Prof. Seyhan Yılmaz, "Kastamonu’nun geleneksel kadın kıyafetlerinden esinlenerek ortaya çıkarılmış olan biblo bebeğin tescillenerek özgünlüğü belgelendi ve fikri mülkiyet hakları koruma altına alındı. Bu tasarım sadece estetik bir objeyi değil, aynı zamanda Kastamonu’nun kültürel miras öğesini güvence altına alan anlamlı bir adım oldu. Kastamonu’nun geleneksel kadın kıyafetlerinden esinlenerek ortaya çıkarılmış olan bir biblonun en dikkat çekici yönü özellikle Kastamonu’nun Azdavay ve Pınarbaşı ilçelerinde kadınların hala günümüzde de giydikleri işlemeli cepkeni, renkli entarisi, önlüğü, belindeki kuşağa ve başındaki fesi ile bu geleneksel unsurları minyatür ölçekte başarıyla yansıtmasıdır. Biblonun yerel ve geleneksel unsurları taşıması, altındaki kaidesiyle sergilemesinin kolay olması aynı zamanda bir kültür temsil aracı ve hediyelik obje niteliği taşıması Kastamonu’nun tanıtımı açısından oldukça önemli bir gelişmedir. Bu tescil aynı zamanda bir tasarım tescilini yaparken aynı zamanda Kastamonu’nun kültürel miras öğesini de güvence altına almıştır ve bu tasarım aynı zamanda Kastamonu’nun tarihi belleğini, kültürel kimliğini ve geleneksel unsurlara atıfta bulunmaktadır. Somut kültürel miras ögesi olarak hem sanatsal hem de hukuki anlamda bir biblonun tescillenmiş olması Kastamonu için önemli bir adımdır. Bu ve bunun gibi çalışmaları daha sonraki yapılacak olan çalışmalara örnek teşkil edeceğini düşünüyorum" dedi. "7 coğrafi bölgeden folklorik giysileri bu biblolar üzerinde yansıttık" Ele aldıkları 15 figürü ilk etapta çalıştıklarını söyleyen Prof. Dr. Yılmaz, "Turistik gezi amacıyla tarihi, kültürel mekanları gezdiğimiz illerde, çeşitli coğrafyalara gittiğimizde oraya dair bir ana hediye alma aslında düşüncesini ortaya çıktı. Ziyaretlerimiz sırasında çoğu zaman o yöreye özgü hediye oluşturulabilecek çok fazla eser ya da hediyelik obje olarak alacak bazen bir şey bulamıyoruz. O nedenle ’hiç değilse kendi kültürümüze özgü bazı unsurları taşıyan hediyelik obje yapabilir miyiz’ acaba diye düşündük. Fikir böyle çıktı. Bunun üzerine Alime hocama bu tez konusunu verdik. Başarılı bir çalışma yürüttü. 2018 yılında tezini başarıyla bitirdi. 15 figür ele aldık, 7 coğrafi bölgeden folklorik giysileri bu biblolar üzerinde yansıttık" diye konuştu. "Azdavay ve Pınarbaşı ilçelerinin kıyafetinin daha gösterişli olması sebebiyle bunu seramik lüle olarak yorumlamaya çalıştık" Projeyle ilgili konuşan Alime Belleyici ise, "Kültürel mirasımızı yaşatabilmek için incelemiş olduğunuz 7 bölgemizden yola çıkarak elde bulunan, yapılmış olan çubuk bebekleri inceleyerek gelecek nesillere aktarmak sebebiyle böyle bir fikirden yola çıkarak ürünümüzü oluşturmaya çalıştırdık. Kastamonu’nun önde gelen yöresel kıyafetiyle dikkat çeken Azdavay ile Pınarbaşı ilçelerini inceledik. Buradaki bebeğin kıyafetinin daha gösterişli ve anlamının öne çıkması sebebiyle bunu irdeleyerek seramik lüle olarak yorumlamaya çalıştık. Aslına uyarak birebir şekillendirme yapıldı, boyama da aynı şekilde devam etti. Bu şekilde ürünümüzü ortaya çıkardık. Çalışma zamanımız biraz zahmetli ve uzun bir zaman alıyor. Haliyle yapılan kalıplar üzerinden yola çıkarak ürünü ilk etapta oluşturmaya çalıştık. Daha sonra elde şekillendirdik. Elle şekillendirme eğer bir gün boyunca sabit durursak başında 10 saatimizi alıyor. Eğer bekleyip de bibloyu yaparsak 1,5 günü bulmaktadır, sonra bunu pişirme aşamaları var. Bin 50 dereceyle bisküvi pişirimi yaptık. Daha sonra renklendirmeye sırlı pişirim dediğiniz 950 dereceyle pişirimi gerçekleştirdik. Üzerine yapılan çalışma motifleri sıra altı dekor ile işledik" şeklinde konuştu. Biblo bebeklerin rağbet gördüğünü söyleyen Belleyici, "Biblo bebeklerin tanıtılması en önemlisiydi ve bunu bir koruma altına alınması isteniyordu. Bunu da tasarımla gerçekleştirdik. Piyasaya sürüldüğü zaman yoğun talep oldu. Özellikle hediye olarak düşünüldü. Bunu da Azerbaycan’da yaklaşık 30 ürün ile gerçekleştirdik. Önemli kişilere hediye edilmek üzere Azerbaycan’a gönderildi. Kısaca ürünlerimizin kimliğiyle bu şekilde gerçekleştirerek tanıtmayı düşünüyoruz. Zaman ayırabilirsek güzel bir bütün illerimizi de katarak folklorik kıyafetleri eşliğinde bütün illerimizi de katarak bunları bir duyurmaya, bir tanıtmaya hedeflemekteyiz" ifadelerini kullandı.