ÇEVRE - 12 Şubat 2025 Çarşamba 12:28

Prof. Dr. Ercan: "Ege Denizi’ndeki depremler yanardağ kaynaklı"

A
A
A
Prof. Dr. Ercan: "Ege Denizi’ndeki depremler yanardağ kaynaklı"

Jeofizik Yüksek Mühendisi Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, Santorini Adası’nın bulunduğu bölgede yaşanan depremlerin yanardağ ile ilişkili olduğunu belirterek, "Yazılabilecek en olumsuz senaryo kül, taş ve topakların fırladığı bir patlamanın gerçekleşmesi olabilir. Patlama, 5 ile 7 arasında deprem üretebilir. Depremle birlikte süpürtü (tsunami) dalgaları da oluşabilir. Bu dalgalar, bütün Ege’deki adaları, Girit’i, Yunanistan ve Türkiye kıyılarını da etkileyebilir" dedi.


Ege Denizi’nin Santorini Adası açıklarında 28 Ocak’ta başlayan sismik hareketlilik sonucunda meydana gelen deprem sayısı bin 200’ü geçti. Bölgede son olarak pazartesi günü akşam saatlerinde yaşanan 5.3 büyüklüğündeki deprem, Kuşadası’nda da hissedildi. Derinliği 17 kilometre olan sarsıntının şu ana kadar kaydedilen en şiddetli deprem olduğu açıklandı.


Jeofizik Yüksek Mühendisi Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, Ege Denizi’ndeki deprem fırtınasına yönelik bir açıklama yaptı. Prof. Dr. Ercan, deprem fırtınasının kökeninin denizin içindeki yanardağ hareketliliğine bağlı olduğunu öne sürdü. Ege Denizi’ndeki Amargos çukuru denen bölgenin, Afrika ve Anadolu kıtaları tarafından da çift taraflı sıkıştırıldığına dikkat çeken Ercan, "Bu durumda Amargos çukuru ya kırılarak ya da yanardağların patlaması sonucu deprem üretebilir. Şu an bölgede yaklaşık 45 kilometre derinden gelen, 2 bin 200 santigrat derece sıcaklığındaki erimiş yüksek kıvamlı magma, yüksek basınçla magma odalarını dolduruyor. Odalara, yaklaşık 250 kilobarlık basınç uyguluyor. Bu baskı, bölgenin patlaması için basıncını artırıyor. Basıncın artması sonucunda da depremler oluşuyor. Bana göre şimdi olan da bu" dedi.



"Süpürtü dalgaları Türkiye’yi etkiler"


Yanardağ patlamasının olması halinde en olumsuz senaryo olarak taş, toprak ve küllerin gökyüzüne fırlayacağını ifade eden Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, "Patlama, 5 ile 7 arasında deprem üretebilir. Depremle birlikte süpürtü (tsunami) dalgaları da oluşabilir. Bu dalgalar, bütün Ege’deki adaları, Girit’i, Yunanistan ve Türkiye kıyılarını da etkileyebilir. Geçmişte de bunlar yaşanmış ancak şu an korkulacak bir durum söz konusu değil. Çünkü süpürtü dalgaları Türkiye kıyılarına ulaşana kadar etkisini yitirir" diye konuştu.



"Yunanistan Türkiye’den yardım talep etsin"


Kuşadası’ndan Yunanistanlı yöneticilere ve meslektaşlarına da seslenen Jeofizik Yüksek Mühendisi Prof. Dr. Ahmet Ercan, "Barbaros Hayreddin Paşa ve Oruç Reis isimli iki tane sismik araştırma gemimiz var. Yunanistan hükümetine derhal Türkiye’ye başvurup, daha çok araştırma yapmak için bizden yardım istemelerini öneriyorum. Çünkü yaşananlara doğru yorum yapabilmemiz için Yunanistan’dan bilgi akışı son derece sınırlı bir şekilde geliyor. Türkiye, şu an gerekli olan her türlü önlemi alıyor. Herkesin içi rahat olsun" ifadelerini kullandı.



Prof. Dr. Ercan: "Ege Denizi’ndeki depremler yanardağ kaynaklı"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara MHP lideri Devlet Bahçeli: "Türkeş’e göre ‘Türk milletinin kutlu güç kaynaklarından biri birlik, beraberlik ve iç barış ülküsüdür" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Kurucu Genel Başkanı Alparslan Türkeş’in vefat yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajında, "Ona göre ‘Türk milletinin kutlu güç kaynaklarından biri birlik, beraberlik ve iç barış ülküsüdür. Bugün büyük bir toplumsal kabule mazhar olan Terörsüz Türkiye vizyonu, ‘iç barış ülküsü’ nün gerçeğe dönüşmesidir" dedi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Kurucu Genel Başkanı Alparslan Türkeş’i vefatının 29’uncu yıl dönümü nedeniyle açıklamalarda bulundu. Alparslan Türkeş’in, Türk milliyetçiliği fikrini kurumsallaştırarak geniş kitlelere ulaştıran, onu bir siyasi proje haline getiren büyük bir fikir, dava ve devlet adamı olduğunu vurgulayan Bahçeli, Türkeş’in açtığı ülkücü çığırı, milli heyecanı ve arzuları bir şuurda topladığına değindi. "Türkeş, zorlu şartlarda ilke ve ülkülerine cesaretle sahip çıkmış, duruşundan taviz vermemiştir" Bahçeli, Türkeş’in, Türk devlet ve siyaset hayatına derin izler bırakmış bir mücadele insanı olduğunu belirterek, "Fırtınalı yıllarda, zorlu şartlarda, sıkıntılı dönemlerde ilke ve ülkülerine cesaretle sahip çıkmış, duruşundan ve fikri tutarlılığından taviz vermemiştir. Hiçbir menfaat vaadine aldanmamış, yolundan dönmemiş, satanlardan, korkanlardan, terk edenlerden olmamıştır. Fani hayatını ülkesine, milletine ve ülkülerine adamıştır. Türk milliyetçiliğinin çile ve mücadeleyle geçen tarihine yakından şahit olmuş, müdahil olmuş, varlığı ile bu mücadeleye farklı bir anlam kazandırmıştır. Türkeş, Türklük ülküsü ile Türk milliyetçiliği davasının günümüze uzanan şerefli geçmişindeki en önemli şahsiyetlerinden birisidir. O, tarihten ilhamını alarak gözlerini geleceğin ufkuna dikmişti. ‘Emanet olunan davayı kucakladım. Hiç arkama bakmadan, tereddütsüz, hiçbir şeye aldırmadan yürüyorum’ sözleri ile büyük Türk milletinin elden ele taşınan mukaddes emanetini, nesilden nesile aktarma kararlılığını göstermiştir" ifadelerine yer verdi. "MHP, ülkemizin her sorununa cevap verebilecek fikir, kadroları yetiştiren bir siyaset ekolü haline gelmiştir" Bahçeli, Türkeş’in Türk milliyetçiliğini, Türk milletini sevmek ve onu yükseltmek ülküsü olarak ifade ederek ömrünü bu gayeye hizmetle geçirdiğini kaydederek, "Tutarlı hayat çizgisiyle, tavizsiz duruşuyla davamızın onuruna leke düşürmemiş; tehdit ve tehlikeler karşısında zaaf göstermemiştir. Büyük bir mücadele, engin bir gönül ve ülkü insanı olan Türkeş Bey, hayatını mukaddes davasına adamış, ruhunu Türk-İslâm ülküsünün başarısına vakfetmiş, sağduyunun gür sesi ve demokrasinin yılmaz bir neferi olmuştur. Haksızlık karşısında susmamış, geleceğin büyük Türkiye’sini planlamış ve bunu bıkmadan usanmadan anlatmıştır. Ne mutlu ki Milliyetçi Hareket Partisi, ülkemizin her sorununa cevap verebilecek fikir, vizyon ve kadroları yetiştiren bir siyaset mektebi ve ekolü haline gelmiştir. Fikriyatımız ve siyasi mücadelemiz aziz milletimizde ve mazlum gönüllerde karşılık bulmuştur" açıklamasında bulundu. "Türkeş, Milliyetçi Hareket’in temel felsefesini ‘insan sevgisi’ olarak belirledi" Türkeş’in yaktığı meşalenin sönmeyeceğini söyleyen Bahçeli, "Şanla, şerefle 57 yılı geride bırakan Milliyetçi Hareket Partisi, bugün dünden daha güçlü, daha gelişmiştir. Partimizin kurulduğu 1969’dan itibaren elde ettiğimiz birikim ve tecrübeler Türk ve Türkiye Yüzyılının inşa ve ihya müjdesi haline gelmiştir. Merhum Türkeş, ‘Türk milletinin büyük ve şanlı mazisine lâyık bir istikbâl meydana getirme davası’ olarak ifade ettiği Türk Milliyetçiliği davasını, ‘Türklük gurur ve şuuru ile İslâm ahlâk ve faziletini’ bir potada eriten bir manevî temele dayandırmıştır. Türkeş, Milliyetçi Hareket’in temel felsefesini ‘insan sevgisi’ olarak belirlemiş; ‘gerçek milliyetçiliğin, milleti meydana getiren her insanı hiçbir ayrım yapmaksızın aynı derecede sevmek’ olduğunu savunarak millî birlik ve beraberliğimizin temelini kuvvetlendirmiştir" dedi. "Türkeş’e göre ‘Türk milletinin kutlu güç kaynaklarından biri birlik, beraberlik ve iç barış ülküsüdür" Türkeş’in Türk milletine ilişkin görüşlerine değinen Bahçeli, şunları kaydetti: "Ona göre ‘Türk milletinin kutlu güç kaynaklarından biri birlik, beraberlik ve iç barış ülküsüdür. Onun ‘iç barış ülküsü’ tabiri Türkiye’deki her türlü fitne, tefrika ve ayrılık hareketine karşı çağları aşan bir panzehir hüviyetindedir. Bugün büyük bir toplumsal kabule mazhar olan Terörsüz Türkiye vizyonu, ‘iç barış ülküsü’ nün gerçeğe dönüşmesidir. Türkeş’i gerçek manada anmak, hatırasını yâd etmek; O’nu doğru anlamaktan, ülküsünü ve fikirlerini bütünüyle korumaktan, eserlerine ve emanetine yüksek bir şuurla sahip çıkmaktan geçer. Merhum Türkeş Bey’in iki kutlu emaneti olan Milliyetçi Hareket Partisi ve Ülkü Ocakları emin ve ehil ellerde bugün milletimizin istikbal ve istiklal güvencesidir. Milliyetçi ülkücü hareket, aynı ilkelerle yolunda yürümeye devam edecektir. Başbuğumuzun vizyonu doğrultusunda Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı olarak milli özlem ve hedeflerimize kararlı adımlarla ulaşmak, Türk ve Türkiye Yüzyılında lider ülke ve süper güç Türkiye’yi inşa etmek gayretindeyiz. Bizim gücümüz Türk milleti, yegâne sığınak ve manevi mükâfatımız Rabbimizin himaye ve ihsanıdır."
Samsun Kırsal kalkınma yatırımlarına yüzde 70’e varan hibe desteği Resmi Gazete’de yayımlanan tebliğe göre, kırsal kalkınma yatırımlarında hibe oranı yüzde 70’e kadar çıkarken, proje üst limiti 30 milyon TL olarak belirlendi. Kırsal kalkınmayı desteklemek amacıyla hazırlanan "Kırsal Kalkınma Yatırım Programı Çerçevesinde Yapılacak Desteklemeler Hakkında Tebliğ 3 Nisan 2026 tarihli ve 33213 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hayata geçirilen program kapsamında yatırımcılara önemli oranlarda hibe desteği sağlanacak. Başvuru zamanı ve şartlarının ise Bakanlık Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanacak Uygulama Rehberi ile netleşeceği bildirildi. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Samsun İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz, destek oranlarına dikkat çekerek, birinci derece tarımsal amaçlı örgütler, eğitimli gençler ve organize tarım bölgelerinde yapılacak yatırımlara yüzde 70 oranında hibe verileceğini belirtti. Genç ve kadın girişimciler ile yatırım yerinin köy, belde ve kırsal alan olduğu projelerde ise bu oranın yüzde 60 olacağını ifade etti. Program bütçesinin dağılımına da değinen Yılmaz, toplam bütçenin en az yüzde 20’sinin kadın ve genç girişimcilere, yüzde 30’unun ise aile işletmelerine ayrılacağını söyledi. Hibe desteklerinde alt ve üst limitler de belirlendi. Buna göre hibeye esas proje tutarının alt limiti 100 bin TL olurken, aile işletmelerine yönelik projelerde üst limit 8 milyon TL olarak açıklandı. Tebliğ kapsamında diğer yatırımlar için ise hibeye esas proje üst limiti 30 milyon TL’ye kadar çıkabilecek. Yılmaz açıklamasında, "Her zamanki gibi bakanlık olarak üreticilerimizin yanındayız ve yanında olmaya devam edeceğiz. Tebliğin ilimiz tarımına, yatırımcılarına ve üreticilerine hayırlı olmasını temenni ediyorum" ifadelerini kullandı. Programdan yararlanmak isteyen yatırımcıların, Uygulama Rehberi’nin yayımlanmasının ardından İl Müdürlüğü Kırsal Kalkınma ve Örgütlenme Şube Müdürlüğü’ne başvurabilecekleri belirtildi.