KÜLTÜR SANAT - 20 Şubat 2024 Salı 09:38

Tralleis Antik Kenti’nin önemine dikkat çekti

A
A
A
Tralleis Antik Kenti’nin önemine dikkat çekti

Aydın’ın tarih sevdalıların bir araya geldiği Eski Eserler Sevenler Derneği’nin Başkanı Mehmet Özçakır, 50. kuruluş yıldönümünde Tralleis Antik Kenti’ne dikkat çekti. İlk yerleşim yerlerinden kabul edilen bölgenin uzun yıllar ihmal edildiğini belirterek “Dünyanın ilk notalı müzik eserinin bulunduğu Tralleis’te, Ulusal ve Uluslararası Müzik Festivali yapılmalıdır. Tüm dünyaya seslenecek olan bu tanıtım, Aydın ekonomisini uçuracaktır” dedi.



Geçmişinde birçok medeniyete ev sahipliği yapan Aydın’ın tarihinin gelecek nesillere aktarılması ve tarihi yapıların korunması adına çalışmalar yapan Eski Eserler Sevenler Derneği, Tralleis Antik Kenti ile ilgili öneride bulundu. Aydın’ın en eski derneklerinden olan derneğin 50. kuruluş yıldönümünde açıklama yapan Dernek Başkanı Mehmet Özçakır, ilk yerleşim yerlerinden biri olarak kabul edilen Tralleis’in turizm destinasyon alanı olarak kazandırılmasının kentin ekonomisine de büyük bir katkı sağlayacağına dikkat çekerek “Aydın, tarih ve kültür kentidir. Bugün paralı gezilebilen Afrodisyas, Nysa ve Milet dışında, Tralleis’in de bulunduğu irili ufaklı 25 antik kent, turizm destinasyon merkezi yapılmalıdır. Efeler’de bulunan Tralleis Antik Kenti ile Aydın, ekonomide büyük ivme kazanacaktır. Aydın’ın en büyük sorunlarından birisi, Tralleis ve Arsenal bölgesidir. Dünya’da benzeri olmayan büyüklükteki mimari, Ayasofya’nın dahi mimarının yetiştiği bu topraklardaki Tralleis Antik Kenti, maalesef hala ihmal edilmiş durumda. Arkeolojik Sit Alanları yasasına göre sit alanlarının üzerine bir çivi dahi çakmak yasak olması gerekirken, hala bu alan üzerinde askeri tesisin konuşlanması tarihi bir ayıptır. Tralleis Antik Kenti alanında yapılmış tüm resmi ve sivil yapılar kaldırılarak, askeri tesisin de daha modern bir bölgeye taşınarak Tralleis, Aytepe gibi ikinci bir seyir alanı olarak düzenlenmelidir. Dünyanın ilk notalı müzik eseri kabul edilen yazılı ağıt mezar taşı Seikilos bilindiği gibi Tralleis’te bulunmuştur. En büyük idealim, dünyada ilk notalı müzik taşı anısına Tralleis’te, her yıl Temmuz ayında bir Ulusal ve Uluslararası Müzik Festivali yapılmasıdır. Turizmde tüm dünyaya seslenecek bu tanıtım, Aydın ekonomisini uçuracaktır” dedi.



“Yunan işgalciler her yeri yakıp, yıkmış”


Eski eserler konusunun bir bilinç ve aydınlanma işi olduğuna dikkat çeken Özçakır; “Kimileri tarihi eserleri işe yaramaz yıkıntılar olarak görüp, yerine yeni ve modern bina yapılmasını isteyebilir. Ama bizden sonra gelecek nesillere aktarabilecek tarihiniz ve kimliğinizde bu yıkıntılar içinde kaybolur gider. Tarih bilincinin gelişmesi için öncelikle benzer uygulamaları örnek almak gerekir. Birgi’yi, Safranbolu’yu, Şirince’yi ve Eski Doğanbey’i görmeden bizdeki eserlerin binaların değerini anlamak zor. Aydın, tarihi kentler ve kültürel varlıklar yönünden oldukça zengin ama yerelde tarih bilinci olmadığı için onlarca yıl bakımsız ve kendi haline terk edilmiştir. Son 15 yıldır derneğimizin çalışmaları, kamuoyu bilinci oluşturması, yerel yönetimlerin bu konuya ilgilerinin çekilmesiyle sevindirici gelişmeler gözlenmektedir. Biz Aydınlılar üzerindeki yaşadıkları çok verimli ve zengin toprakların farkında olmadan yaşayan fakir insanlarız maalesef. Çünkü kazılan her taşın altından bildiğiniz gibi lahit, mermer sütunlar, yapılar, bina temelleri çıkmakta. yani bu tarihi kent ve Ege kıyılarının, tarım, güneş, turizm ve tarih yönüyle aslında Ege bölgesinin ilk yerleşimlerinden olması asla tesadüf değil. Ancak Aydın, 1919-1922 yılında 3,5 yıl süren Yunan işgalinden sonra, Gazi Mustafa Kemal Atatürk kumandasındaki düzenli ordumuzun taarruzu sonucunda geri çekilen Yunan milisleri, her yeri yakıp yıkmıştır. Düşman işgali sonrasında efelerimizin de desteğiyle savaştan mağlup çıkan Yunanlılar, kaçarken şehrin neredeyse tamamına yakınını ateşe vermesi sebebiyle günümüze ulaşabilen sivil veya resmi Aydın mimarisi yapıların sayısı bir elin parmaklarını geçmez. Yunan işgalinden kurtulan bazı binalarımız var. Örneğin, tüm camilerimiz, içleri yakılsa da taş yapı olarak ayakta kalabilmiştir. Yine şehirde Topyatağı olarak bilinen düzlükteki Erkek Sanat Enstitüsü, Askerlik Daire Başkanlığı, Cemal Çiftçi Konağı ile Paşa Konağı da günümüze ulaşan sivil ve resmi yapılardır” dedi.



“Kimliksiz, sakil binalar yapıldı”


Eskiden tarih ve tarihi eser bilinci ve merakının yok denecek kadar az olduğunu sözlerine ekleyen Özçakır; “1980’lerin başına dek onlarca tarihi eserimiz, özellikle Cumhuriyet sonrası sivil mimari örneklerimiz gerek mal sahipleri, gerekse yerel yönetimlerin duyarsızlıkları nedeniyle yıkılarak, yerlerine çok katlı kimliksiz binalar, sakil yapılar yapıldı. Kent Meydanı açılırken iki katlı tarihi Macar ustaların yaptıkları yapı, tarihi Park Sineması, yanındaki köşe başında Bey Camii’nin kıble karşısındaki iki katlı hamam, Hasanefendi Mahallesi’nde otopark yapılmak için yıkılan Mithat Aydın evi, Kent Meydanı için yıkılan 2 katlı eski maliye binası tarihi konak, kültür bilinçsizliğinin neden olduğu yitirdiğimiz tarihimizdir” dedi.



Tralleis Antik Kenti’nin önemine dikkat çekti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara ABB’deki konser harcamalarına ilişkin 14 sanığın yargılanmasına başlandı Ankara Büyükşehir Belediyesinin (ABB) 2021-2024 dönemindeki konser harcamalarının "kamu zararına sebebiyet verdiği" iddiasıyla 5’i tutuklu 14 sanığın yargılanmasına başlandı. Savunmada bulunan ABB eski Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı Hacı Ali Bozkurt, "Bize proje gelir, biz değerlendiririz; yaparız, yapmayız. Hiçbir sanatçıya ‘şu firmaya git’ demedik, demeyiz de. Biz işimizi düzgün yaptığımız için yargılanıyoruz" dedi. Ankara 34. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya tutuklu sanıklar ABB eski Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı Hacı Ali Bozkurt, ABB eski Kültür Etkinlikleri Şube Müdür Vekili Haluk Erdemir, ABB eski Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkan Vekili Hüseyin Zehir, Evren Teknik Grup Müzik Organizasyon şirketi sahibi Onur Evren, Festiva ve Enfest Organizasyon şirket sahibi Selahattin Çelikkaya ile tutuksuz sanıklar Universe Prodüksiyon organizasyon şirketi sahibi Sıla Evren, Festiva ve Enfest Organizasyon şirketi ortağı Kaan Alp, ABB çalışanı Celal Akbaş, Gurudan Turizm Organizasyon şirketi sahibi Arda Akman, ABB Kültür Etkinlikleri Şube Müdür Vekili Alp Aykut Çıngır, Yalınayak Gıda Organizasyon şirketi sahibi Eren Demir, ABB çalışanı Kurtuluş Bakır, Yalınayak Gıda Organizasyon şirket ortağı Levent Erdoğan ve Craft Sanat Organizasyon şirketi sahibi Üstün Alpay ile taraf avukatları katıldı. Kimlik tespitinin ardından mahkeme başkanı yargılamanın başladığını bildirerek öncelikli olarak tutuksuz sanıklara söz verdi. "Pandemi sonrasında tüm maliyetler çok arttı" Söz alan Craft Sanat Organizasyon şirketi sahibi tutuksuz sanık Alpay, "Bizler Derya Bedavacı konserini organize ettiğimizde 3 günlük bir fiyat aldık. Konsere gelecek sanatçıyla tanışmışlığım var belediyeye söyledim. Bunun yapılma şartıyla ilgili belediye fiyat teklifi verdi. Sanatçı 17 kişilik grupla geldi. En az 90 dakika sahne alması için bir teklif verdik. Bu fiyat reddedildi. Ali Bozkurt fiyatı yüksek bularak bunun düşürülmesini istedi. Sanatçının tüm masrafları dahil 4 milyon 750 bin liraya anlaşma sağladık, belediyede buna onay verdi. Pandemi sonrasında tüm maliyetler çok arttı, her gün fiyat değişmektedir" dedi. Gurudan Turizm Organizasyon şirket yetkilisi tutuksuz sanık Akman, suç işleyecek bir şey yapmadığını ve belediyede hiç kimseyle bir pazarlığının olmadığını dile getirdi. ABB Kültür Etkinlikleri Şube Müdür Vekili tutuksuz sanık Çıngır suçlamaları kabul etmezken, "2 ay vekaleten kültür etkinliklerine baktım. Olabildiğince kısa sürede devretmek için uğraştım. Tan Taşçı konserine denk geldim. 12 Haziran 2022 tarihinde Ankara Spor Salonunda yapılması bekleniyordu. Ankara’da sel felaketi olduğu için konserde iptal edildi. Bu konser 17 gün sonra yapıldı. Pazarlığın nasıl yapıldığı hakkında bir bilgim yoktur. Konserlerin alımıyla ilgili bir bilgim yoktur" ifadelerine yer verdi. "Bu dosyaların kamu zararı olduğunu düşünmüyorum" ABB çalışanı tutuksuz sanık Akbaş, "19 ve 23 Ağustos aralarında imzaladığım 3 dosya nedeniyle buradayım. Bu dosyaların kamu zararı olduğunu düşünmüyorum. Hangi konserin yapılacağını Hacı Ali Bozkurt belirlerdi. Bozkurt, emekli olmasına rağmen görevine devam etti. Suçlamaları kabul etmiyorum" ifadelerinde bulundu. Yalınayak Gıda Organizasyon şirketinin sahibi tutuksuz sanık Eren Demir, suçlamaları kabul etmeyerek, beraatini talep etti. ABB çalışanı tutuksuz sanık Kurtuluş Bakır, "Teknisyen olarak ABB’de görev yapıyorum. Konser alımıyla ilgili pazarlık konusunda bilgim yoktur. Ben memur olarak çalışmaktayım. Benim işim konserlerin sağlıklı şekilde yürümesini sağlamaktır. Alanın süslenmesiyle ilgili pankart ekibimiz var onların alana gelmesi gitmesiyle ilgili çalışıyorum" diye konuştu. Tutuksuz sanıkların ardından duruşmaya 2 saat ara verildi. Aranın ardından mahkeme başkanı tutuklu sanıklara söz verileceğini bildirdi. ABB eski Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı sanık Hacı Ali Bozkurt, memuriyeti boyunca hiçbir soruşturma geçirmediğini ifade ederek, suçlamaları kabul etmedi. "İşlemler denetçiler tarafından denetlendi ve hiçbir olumsuz geri dönüş almadık" İddiaları reddeden sanık Bozkurt, "Karşınızda bulunmama sebep olan bilirkişi raporunu hazırlayan kişiler, konserler hakkında bilgisi olmayan kişilerdir. Bu arkadaşlar hayatları boyunca sadece belki de konsere izlemeye gitmişlerdir. Bizim işimiz bir medya bilirkişisi tarafından sorgulanabilir. Bizim işimiz sadece mal alımı değil, sistemin kurulumu, takılması ve sökülmesidir. Bilirkişinin bir doğruluğu yoktur. Görevde bulunduğum dönemde kültür sanat alanına dair yapılan hiçbir şey yoktu. 2020 yılının ağustos ayında birkaç proje ayarlamak istedim, ekip bana ‘proje nasıl hazırlanır bilmiyoruz başkanım’ cevabını verdi. 100’lerce etkinlik ve konser düzenleyebilecek bir ekip hâline geldik. Görev yaptığım 4 yıl boyunca projeleri inceleyip ekip arkadaşlarıma verip ‘beraber inceleyelim’ dedim. Projeler tarafımca incelenmiştir ancak işlerin tamamını kendi başıma yapmadım. Ben arkadaşlarımın bilgi ve becerilerinin artması açısından toplantılara çağırdım. Verilen kararları arkadaşlarımla beraber yürüttük. ‘Benim haberim yok’ diyen arkadaşlar; öyle bir dünya yok. İlk olarak yapılması gereken işle ilgili ödenek olup olmadığına dair muhasebeye sorardık. Genel Sekreterlik makamından olur alırdık, aksi hâlde hiçbir işe başlamazdık. Yapılan tüm işlemleri mevzuatımız doğrultusunda aldık, bu işlemler denetçiler tarafından denetlendi ve hiçbir olumsuz geri dönüş almadık. Hatalıysak bize ikaz edilmedi, geri dönüş olmadı" ifadelerine yer verdi. "Biz işimizi düzgün yaptığımız için yargılanıyoruz" Her organizasyon firması altından kalkabileceği etkinliği kendilerine ilettiğinden bahseden Bozkurt, "Hiç kimse bize proje getirdi de ‘siz kabul etmediniz’ diyemez. Bize proje gelir, biz değerlendiririz; yaparız, yapmayız. Hiçbir sanatçıya ‘şu firmaya git’ demedik, demeyiz de. Biz işimizi düzgün yaptığımız için yargılanıyoruz. Sebebi de bilirkişilerin dosya kapsamında bilgi sahibi olmamalarıdır. Memur emekli olur, bürokrat emekli olmaz. Yaz sezonunda yapılacak işlerin süreçleri mart ayında başlar. Ben haziran ayında emekli olduktan sonra oradaki arkadaşlarımız destek talep etti, ben de devam ettim. Sadece yaz döneminde yapılan konserlere destek oldum" dedi. Bozkurt, herhangi bir idari ya da adli soruşturma geçirmediğini ifade ederek, bilirkişi raporunu reddetti. Duruşma yarın 10.00’da devam etmek üzere ertelendi.