ÇEVRE - 26 Eylül 2025 Cuma 15:54

Marmara Denizi’nde yeni müsilaj alarmı

A
A
A
Marmara Denizi’nde yeni müsilaj alarmı

Marmara Denizi’nde yeniden ortaya çıkan müsilaj sorununa dikkat çeken Bandırma Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sarı, ekolojik felaketin yeni bir kısır döngüye dönüştüğünü belirterek acil önlem çağrısı yaptı.


Prof. Dr. Sarı, 14 Eylül’de Bandırma Körfezi, Gemlik Körfezi, Tekirdağ kıyıları, Marmara Adası çevresi, Erdek Körfezi ve Çanakkale Boğazı girişinde yoğun müsilaj oluştuğunu belirtti. Şu anda 10 ila 30 metre derinliklerde farklı bölgelerde, farklı yoğunluklarda müsilajın devam ettiğini kaydeden Sarı, "İlk kez bu kadar erken oluşması konunun ne kadar acil olduğunu göstermesi açısından önemli" dedi.


Sarı, Marmara Denizi’ndeki son durumu şöyle anlattı:


"Marmara Denizi’nde yeni bir müsilaj oluşumuyla karşı karşıyayız. Evet, yeni bir müsilaj yine müsilaj. 14 Eylül’de Marmara Denizi’nde Bandırma Körfezi, Gemlik Körfezi, Tekirdağ kıyıları, Marmara Adaları’nın çevresi ve Erdek Körfezi ile Çanakkale Boğazı’nın girişinde yoğun müsilaj ortaya çıktı, oluştu. Şu anda 10 metreyle 30 metre derinlikler arasında, farklı bölgelerde, farklı yoğunluklarda ne yazık ki müsilaj devam ediyor.


Müsilajı biz esasında bir sonuç olarak görmek durumundayız. Çünkü müsilaj bizim denizle kurduğumuz yanlış ilişkinin sonucunda ortaya çıkıyor. Denizi kirlettik. İklim değişikliğine bağlı deniz suyu sıcaklıkları zaten artış trendinde. Marmara Denizi zaten astımlı bir çocuk gibi çok hassas, kırılgan bir ekosistem ve ikili su yapısına sahip. Tüm bu üçlü tetikleyici bir araya geldiğinde müsilaj kaçınılmaz olarak karşımıza çıkıyor.


Peki neyi yanlış yaptık da bu hale geldik? Marmara Denizi’nin çevresindeki her iki kişiden birinin atığını halen arıtmadan denize boca ediyoruz. Yani otuz milyon insanın on beş milyonunun atıkları doğru düzgün arıtılmadan denize boca ediliyor. Sanayinin atıklarının yüzde yetmişi arıtılmadan gidiyor. Tarım zehirleri hiç arıtılmıyor. Marmara’nın çevresindeki akarsular birer zehir kanalına dönmüş durumda.


Tüm bunlar işte müsilajın temel nedenleri, tetikleyicileri olarak karşımıza çıkıyor. Peki ne yapıp da müsilajdan kurtulacağız? Bir aslında sonucun nelerden ortaya çıktığına bakarsak, nedenleri ortadan kaldırırsak sonuçlar değişecektir. Marmara Denizi’ndeki müsilajdan kurtulmak için nedenleri olan, en önemli neden olan kirliliği önlememiz lazım. Marmara Denizi’ne 1 litre bile arıtılmamış atık su deşarj etmemeliyiz, edememeliyiz.


2021 yılında bir eylem planı yaptık. Hakkıyla uygulasak müsilajdan kurtulma, uzun süreli kurtulma yönünde kocaman bir adım atmış olacaktık. Yapmadık, yapamadık. Suçu birbirimize attık. Sonra 2024 yılında müsilaj ortaya çıktı. Tekrar bu plana atıf yaptık. Sonuçsuz toplantılarla zamanımızı geçirdik. Kayda değer bir önlem halen almadık. Bakın 2025 yılında tekrar müsilajla karşı karşıyayız. Bir kör döngüye girmek üzereyiz.


Bu kör döngüden çıkmanın yolu şimdiye kadar yaptıklarımızı değiştirmekten geçiyor. Ne olursunuz bu kör döngüyü kıralım. Bilim insanları konuşuyor, uygulayıcılar, bunu önleyecek olanlar susuyorlar. Ölü taklidi yapıyorlar. Bütün bilim insanları olarak biz bir araya gelsek bunu önleyemeyiz. Biz nasıl olduğunu, neden olduğunu, nasıl önleneceğini size anlatırız, açıklarız. Ama bunu önleyecek olan merkezi ve yerel yönetimlerdir.


Lütfen harekete geçin. Acilen yeni bir eylem planına ihtiyacımız var. Artık 2021’deki eylem planı geride kaldı. O zamanki yaptığımız kurullar, aldığımız kararlar ne yazık ki uygulanamadı, geride kaldı. Çok acil. Hemen bir araya gelmeliyiz. Şimdiden bir acil eylem planı yapmalı ve yeniden Marmara Denizi’yle ilişkimizi düzeltmemiz lazım. Bakın Marmara 2021’de ağır yaralıydı. Bu ağır yaralılık durumu 2024’teki müsilajda birazcık daha arttı.


Şu anda Marmara çok ağır yaralı durumda. Ağır yaralı hastaya nasıl müdahale edileceği tıbbın konusu. Ama Marmara Denizi’nde nasıl müdahale edileceğini biliyoruz. Lütfen harekete geçelim."


Prof. Dr. Mustafa Sarı, Marmara Denizi’nin yeniden müsilaj tehdidiyle karşı karşıya olduğunu vurgulayarak, yetkililere acil çağrıda bulundu.



Marmara Denizi’nde yeni müsilaj alarmı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sinop Gençler kaçıyor, emekliler yerleşiyor: Sinop’ta çalışan sayısı, emeklilerin gerisinde kaldı Türkiye’nin en yaşlı nüfusuna sahip vilayeti Sinop, sosyal güvenlik kayıtlarına göre emekli sayısının çalışan sayısını geçtiği iller sıralamasında Türkiye 2.’si oldu. Her bir çalışana karşılık 1,17 emeklinin düştüğü şehirde vatandaşlar; asayiş olaylarının azlığı, komşuluk ilişkilerinin güçlü olması ve yüksek huzur için Sinop’u tercih ediyorlar. Aktif çalışma hayatını bırakanların, güvenlik ve uygun fiyatlar için tercih ettiği Sinop, emekli şehri ünvanını almaya başladı. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) verileri, Sinop’taki demografik değişimi bir kez daha gözler önüne serdi. Emekli sayısının aktif sigortalı sayısını geçtiği iller sıralamasında Zonguldak zirvede yer alırken, Sinop 57 bin 5 çalışana karşılık 66 bin 273 emekli ile 2. sıraya yükseldi. Listenin üçüncü sırasında ise Balıkesir bulunuyor. İHA muhabirine konuşan emekliler, Sinop’un huzurlu yapısının emekliler için bir çekim merkezi olduğunu, ancak çalışan genç nüfusun azalmasının şehri bir "emekli kenti" haline getirdiğini vurguladı. Karavanımın kapısı dahi açık, hırsızlık nedir görmedim Emekli olduktan sonra yazlarını Sinop’ta karavanda geçiren İsmail Hakkı İlik, şehrin güvenliğine dikkat çekerek, "Genelde yazları Sinop’ta geçiriyorum. Sinop’un emekliler için cazip hale gelmesinin sebebi güvenli, sakin, ortamının ve denizinin güzel olması. İnsanlarının anlayışlı, hoşgörülü olması. Karavanda kalıyorum, karavanımın kapısı dahi açık; hiçbir zaman hırsızlık, kapkaç gibi olaylara rastlamadım. Benim burayı tercih etmemin nedeni güvenli, düzenli ve denizinin temiz olması. İnsanların güvenli bir şekilde yaklaşması" dedi. Kapımın üstünde anahtarımı unutuyorum, komşum kapımı çalıyor Aslen Antalyalı olan ve 44 yıl önce tayini çıkarak geldiği Sinop’a emekliliğinde yerleşme kararı alan Mahmut Yücedağ, kenti şu sözlerle anlattı: "Sinop sakin bir yer emekliler için. Tekstil ürünlerinin fiyatı biraz yüksek ama emekli olarak rahat bir şekilde gezilecek yerleri var. Konuşulacak elit insanları da var. Bir arada yaşayabileceğin çok sosyal bir kentimiz. Ben Sinop’a 1982’de geldim o zaman Ayancık’ta göreve başladım. 2021’de merkeze geldim. Sinop o zaman 28 bin nüfusluydu şimdi 60 bin nüfuslu olmuş. Sinop’a yerleşme kararı verdim, şu an Sinop’tayım. Sinop’ta emeklinin olması bu nedenle doğal bir şey. Ben kapımı hiç kilitlemesem, kapımın üstünde anahtarım kaldığı zaman, komşum hemen kapımı çalıyor ’sen anahtarını unutmuşsun’ diyor. Ama benim geldiğim yerde gündüz evdeyken arkadan kapıyı kilitlememişsen kapını açıp içeri giriyorlardı. Sinop’ta herkes birbirini tanıyor, az nüfus olduğu için rahatız. Bu nedenle Sinop tercih edilir bir şehirdir."
İzmir İzmir’de taksi şoförü ücret tartışmasında öldürüldü İzmir’in Konak ilçesinde bir taksi şoförü, aracında ücret yüzünden tartışan yolcu tarafından tabancayla vurularak öldürüldü. Olayın ardından taksinin direksiyonuna geçip kaçan şüpheli, polis ekiplerince yakalandı. Olay, dün gece saat 23 sıralarında Basmane Kapılar mevkisinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, D.M. isimli şüpheli, Deniz Örer’in (52) kullandığı ticari taksiye yolcu olarak bindi. iddiaya göre yolculuk esnasında şoför ile yolcu arasında ücret konusunda tartışma çıktı. Büyüyen tartışma sonucunda D.M., yanındaki tabancayla taksi şoförü Örer’e ateş etti. Vücudunun çeşitli yerlerinden vurulan Örer, ağır yaralandı. Olayın ardından şüpheli D.M., Örer’in ticari taksisinin direksiyonuna geçerek olay yerinden uzaklaştı. Bir süre araçla kaçan şüpheli, taksiyi bir sokak üzerinde terk ederek kaçışına yaya olarak devam etti. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Sağlık ekiplerince yapılan kontrolde taksi şoförünün olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Evli ve bir çocuk babası olduğu öğrenilen Örer’in cansız bedeni, İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Polis ekipleri, kaçan şahsı yakalamak içim çalışma başlattı. Yapılan araştırmalar sonucunda kimliği ve kaçış güzergahı tespit edilen şüpheli D.M., kısa sürede yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelinin üzerinde olayda kullandığı tabanca da ele geçirildi. Olayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.