ÇEVRE - 26 Ocak 2026 Pazartesi 11:08

Pinalar son sığınağı Marmara’da çoğalıyor; umut oluyor

A
A
A
Pinalar son sığınağı Marmara’da çoğalıyor; umut oluyor

Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sarı, deniz çayırı ve pinaların Marmara için önemine işaret ederek, "Pina, son sığınak Marmara’da canlılığını, sağlıklı yaşamını sürdürüyor. Pinaları çok az biliyoruz. Bilmek, tanımak korumanın temeli." dedi.


Sarı, yaptığı açıklamada, bu yıl Marmara Denizi’nde bebek pina sayısında artış olduğunu belirterek, Marmara ve pinanın, kirliliğe, deniz suyu sıcaklıklarındaki artışa, yanlış kıyı yönetimine ve yanlış avcılığa rağmen birlikte direndiğini kaydetti.


Saatte 6 litre suyu filtre ederek temizleyen, Akdeniz’in endemik türü olan pinanın, müsilajsız Marmara için umut olduğunu dile getiren Sarı, İstanbul’da Tuzla kıyılarındaki dalışta pinayla karşılaştığı için sevindiğini anlattı.



"Okullarda pinalar anlatılmalı"


Yoğun kentleşme, sanayi, kirlilik, kıyı dolguları yüzünden Marmara’nın kuzey kıyılarında sınırlı alanda varlığını sürdürebilen pinanın sağlıklı populasyonlarından biriyle Tuzla Yelken Kulübü kıyılarında karşılaştığını aktaran Sarı, şöyle konuştu:


"Pırıl pırıl sularıyla bizi şaşırtan bu ilginç alanda, çok sayıda sağlıklı pinayı görüntülemek bizi şaşırttı. İstanbul’un en yoğun endüstriyel alanlarından birinin kıyılarında böyle sağlıklı ve güçlü bir popülasyonun varlığı umudumuzu artırdı. 2016-2019 yılları arasında bir hastalık yüzünden, Cebelitarık Boğazı ile Çanakkale Boğazı arasında neredeyse bütün Akdeniz’de toplu ölüme maruz kalan pina, son sığınak Marmara’da canlılığını, sağlıklı yaşamını sürdürüyor. Kirlilik, kıyı dolguları, tekne çapaları, iklim değişimine bağlı deniz suyu sıcaklıklarındaki artış yüzünden tehdit altında olan pinaları korumak için azami gayret göstermemiz lazım. Pinaları çok az biliyoruz. Bilmek, tanımak korumanın temeli. Marmara Denizi çevresinde okullarda pinaları anlatmalı, sahil ve plajlara panolar koyarak bilgilendirmeyi artırmalıyız."



"Metrekarede 3-4 pina görüldü"


Sarı, İzmit Körfezi girişinde Eskihisar Kalesi dibinde, kıyı dolgularından kendini kurtarabilmiş küçücük bir alanda da hem deniz çayırı hem oldukça yoğun pina (Pinna nobilis) popülasyonuna rast geldiklerini vurgulayarak, "Neredeyse her metrekarede 3-4 pina var." dedi.


Son yıllarda İzmit Körfezi’nde yürütülen temizleme çalışmalarının etkisinin tüm körfeze yayılması durumunda deniz çayırlarının da geri gelebileceğine dikkati çeken Sarı, şöyle devam etti:


"Müsilajsız Marmara için umut bağladığımız pina ve onun en önemli habitatı olan, 1 metrekaresi günde 10 litreden fazla oksijen üreten deniz çayırlarını korumak zorundayız. Çayır alanının hemen yanında devam eden yağmur suyu tahliye borularına yönelik inşaatın bu alana zarar vermemesi için gerekli önlemleri acilen almalıyız. Hergün binlerce insanın yürüdüğü, zaman geçirdiği bu alana pina ve deniz çayırlarının önemini anlatan bilgilendirme panosu koymalıyız. Pinanın ve deniz çayırlarının umudu sönmemeli, bütün Marmara’ya yayılmalı."



"Her saat 2 futbol sahası deniz çayırı yok oluyor"


Prof. Dr. Mustafa Sarı, deniz çayırlarının 1 metrekaresinin günlük 10 litreden fazla oksijen ürettiğine dikkati çekerek, şunları söyledi:


"Yavru balıklar, pinalar ve bütün deniz canlılarına saklanma, beslenme, barınma, üreme alanı olur. Tropik ormanlardan kat kat fazla karbon tutar. Bulanıklık yapan askıda katıları çöktürerek suyu berraklaştırır. Plaj sularını temizler. Rizomlu kökleriyle sedimenti tutarak, kıyısal erozyonu önler. Dünyada her saat 2 futbol sahası büyüklüğünde deniz çayırı yok oluyor. Çayırları korursak, iklim değişimi etkisiyle artan şiddetli hava olaylarına bağlı kıyı tahribini azaltma şansımız var."



Pinalar son sığınağı Marmara’da çoğalıyor; umut oluyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Çeşme Yarı Maratonu Ege’nin ritmini koşuya taşıyacak İzmir’in gözde turizm merkezlerinden Çeşme, 9-10 Mayıs’ta bir kez daha Salomon Çeşme Yarı Maratonu’na ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Her yıl artan katılımcı sayısı ve organizasyon kalitesiyle öne çıkan organizasyon bu yıl da binlerce yerli ve yabancı koşucuyu Ege’nin eşsiz atmosferinde buluşturacak. Çeşme, 9-10 Mayıs’ta bir kez daha uluslararası bir spor organizasyonuna ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Doğa, tarih ve sporun iç içe geçtiği organizasyonda; 21K yarı maraton, 10K yol koşusu ve 5K gün batımı koşusu olmak üzere üç farklı parkur yer alıyor. Farklı seviyelere hitap eden bu parkurlar, hem profesyonel atletler hem de amatör koşucular için keyifli ve ulaşılabilir bir deneyim sunuyor. Ege manzarasında 3 farklı parkur 21 kilometrelik yarı maraton parkuru, Çeşme merkezinden başlayarak Ilıca ve Alaçatı hattını kapsayan geniş bir rotada koşulacak. Katılımcılar, deniz manzarası, tarihi taş evler ve rüzgar gülleri eşliğinde yarışırken, aynı zamanda bölgenin doğal güzelliklerini de deneyimleme fırsatı bulacak. 10 kilometrelik yol koşusu parkuru ise Alaçatı’dan başlayarak daha kısa ama tempolu bir yarış sunuyor. Özellikle derecesini geliştirmek isteyen koşucular için uygun olan bu parkur, düz ve hızlı yapısıyla öne çıkıyor. Organizasyonun en renkli etabı olan 5K gün batımı koşusu ise rekabetten çok keyif odaklı bir deneyim vadediyor. Gün batımının eşsiz manzarasında gerçekleşecek bu etap, her yaştan katılımcıya açık olacak. Spor turizmine katkı Uluslararası katılıma açık olan organizasyon, yalnızca bir spor etkinliği olmanın ötesine geçerek bölge turizmine de önemli katkı sağlıyor. Yarış için kente gelen sporcular ve ziyaretçiler; konaklama, yeme içme ve çeşitli turistik aktivitelerle yerel ekonomiye canlılık kazandırıyor. Özellikle Alaçatı ve Ilıca’daki otellerde organizasyon süresince yüksek doluluk oranları beklenirken, etkinlik Çeşme’nin sezon öncesi turizm hareketliliğini de artırıyor. Katılımcılar yalnızca bir yarışa değil, aynı zamanda kapsamlı bir spor deneyimine dahil oluyor. Uluslararası standartlardaki parkuruyla yarı maratonu, Türkiye’nin önde gelen yol koşuları arasında yer almayı sürdürüyor. Denizi, rüzgarı ve tarihi dokusuyla öne çıkan Çeşme, bu büyük organizasyonla birlikte bir kez daha sporun ve sağlıklı yaşamın buluşma noktası olacak. Organizasyonun kayıtları www.cesmeyarimaratonu.com adresinden devam ediyor.
Bursa Bursa’da 3 araç birbirine girdi, 1’i dereye uçtu: 4 yaralı Bursa’nın İnegöl ilçesinde 3 aracın karıştığı zincirleme trafik kazasında 4 kişi yaralanırken, kazaya karışan araçlardan birinin dere yatağına uçması paniğe neden oldu. Kaza, saat 11.30 sıralarında İnegöl’e bağlı Kurşunlu Mahallesi yolu üzerinde bulunan Hasanpaşa Köprüsü’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Kurşunlu Mahallesi’nden İnegöl istikametine doğru seyir halinde olan Berat K. (21) idaresindeki 16 AFC 72 plakalı hafif ticari araç, köprü üzerinde karşı yönden gelen İrfan G. (72) yönetimindeki 55 LY 396 plakalı hafif ticari araçla çarpıştı. Şiddetli çarpışmanın etkisiyle savrulan 16 AFC 72 plakalı araç, bu sırada bölgede seyir halinde olan Abdulmuttalip M. (33) idaresindeki 16 U 4506 plakalı otomobile de çarptı. Kazanın etkisiyle kontrolünü kaybeden İrfan G.’nin kullandığı araç ise köprünün korkuluklarını kırarak dere yatağına düştü. Kazada araç sürücüleri ile birlikte 16 AFC 72 plakalı araçta yolcu olarak bulunan Abdulkadir M. (36) yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık, jandarma ve itfaiye arama kurtarma ekipleri sevk edildi. Ekiplerin çalışması sonucu araçlarda sıkışan yaralılar bulundukları yerden çıkarıldı. Yaralı 4 kişi, olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından ambulanslarla İnegöl Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Jandarma ekipleri kazayla ilgili inceleme başlattı.
Çanakkale ’TCG Dumlupınar’ denizaltısında şehit olan 81 denizci için anma töreni düzenlendi Çanakkale Boğazı’ndan geçiş yaparken 73 yıl önce Nara Burnu önlerinde İsveç şilebi ’Naboland’ ile çarpışması sonucu batan ‘TCG Dumlupınar’ denizaltısında şehit olan 81 denizci için anma töreni düzenlendi. Şehit denizciler anısına denizaltının battığı yere çelenk bırakıldı. 4 Nisan 1953’te Çanakkale Boğazı’ndan geçiş yaparken Nara Burnu önlerinde İsveç şilebi ’Naboland’ ile çarpışması sonucu batan ‘TCG Dumlupınar’ denizaltısında şehit olan 81 denizci için anma töreni düzenlendi. Törende Çanakkale Valisi Ömer Toraman, Boğaz ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Mustafa Biçen, 2. Kolordu Komutanı Tümgeneral Ferat Vural ve Amfibi Kolordu Komutanı Tümamiral Hüseyin Tığlı, ’TCG Preveze’ denizaltısında öğrencilerle birlikte denize çelenk bıraktı. Ardından şehit denizciler için 1 dakikalık saygı duruşunda bulunuldu. ‘TCG Türkeli’ gemisinden töreni takip eden askerler, gaziler ve şehit yakınları, öğrenciler ve izciler, 1 dakika boyunca çalınan siren eşliğinde selam durarak ‘TCG Dumlupınar’ denizaltısı şehitlerini andı. ’TCG Preveze’ denizaltısında düzenlenen ilk anma töreninin ardından protokol, askerler, gaziler ve şehit yakınları, ikinci anma töreninin yapılacağı Çanakkale Boğaz ve Garnizon Komutanlığı’ndaki Nara Barbaros Şehitliği’ne geçti. Buradaki törende saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla Türk bayrağı göndere çekildi. Anma töreninde Üsteğmen Ahmet Özbulut tarafından günün anlam ve önemi hakkında yapılan konuşmadan sonra şehitler için dua edildi. Vali Toraman’ın şehitlik defterini imzaladığı törende protokol üyeleri, gaziler ve şehit yakınları, daha sonra şehitlerin kabirlerine karanfil bıraktı. Dumlupınar kazası Donanmaya katılışını takiben çeşitli görevler alan ve başarıyla yerine getiren ’TCG Dumlupınar’ denizaltısı, ’TCG I. İnönü’ denizaltısı ile birlikte Ege’de icra edilecek ’Blue Sea’ isimli NATO tatbikatına katılmak için 1 Nisan 1953 günü saat 16.00’da Gölcük’ten hareket etti. İki gün süren görevin ardından dönüşe geçen ’TCG Dumlupınar’, 3 Nisan’ı 4 Nisan’a bağlayan gece puslu havada Çanakkale Boğazı’na girdi. Burada Marmara Denizi’nden Boğaz’a giriş yapan İsveç bandıralı ’Naboland’ isimli ticaret gemisiyle çarpışıp batan ’TCG Dumlupınar’ denizaltısındaki 81 denizci şehit oldu.