ÇEVRE - 08 Ağustos 2024 Perşembe 09:12

Doktorlar bu kez mıntıka temizliği için eldiven giydi

A
A
A
Doktorlar bu kez mıntıka temizliği için eldiven giydi

Batman’da gittikleri doğa harikası piknik alanını çöpler içinde gören 30 doktor, ellerine eldivenleri geçirerek temizlik yaptı.


Batman’ın Sason ilçesine bağlı yaklaşık bin metre rakımda bulunan ve su arklarıyla 1800’lü yıllardan günümüze kadar gelen Kınalı köy doğasıyla ziyaretçileri ağırlıyor. Batman’daki hastanelerde görev yapan 30 doktor piknik yapmak için Kınalı köyüne gitti. Buradaki doğal ortamları çöp içerisinde gören doktorlar gördükleri manzara karşısında şaşkına döndü.


Her zaman ameliyat için giydikleri eldivenleri bu kez temizlik yapmak için giyen doktorlar başta oturma alanları olmak üzere dere yatağı ve tüm çevreyi soğuk suya düşmelerine aldırış etmeden temizlik yaptı.


Çuval çuval çöp toplayarak ortamı temizleyen doktorlar temizlik sonrası cam gibi olan suda yüzdü, sonra da halay çekti.



“Bütün doktor arkadaşlarımızla birlikte temizledik”


Doktorlardan Habip Yenidoğan bölgenin adeta cennetten bir köşe olduğunu ancak ne yazık ki çöpten geçilmediğini söyledi. Herkesi duyarlı olmaya davet eden Doktor Yenidoğan, “Batman’dan 30 arkadaş Sason ilçesine bağlı Kınalı köy mesire alanına geldik. Güzel bir gün geçirmek için geldik aslında ama buraya geldikten sonra buradaki çevre kirliliğini gördük. Bu doğa harikası yere duyarsız kalamadık ve bütün doktor ve müzisyen arkadaşlarımızla birlikte temizledik. Umarız bundan sonra da sürekli temiz kalır” dedi.



“Bu doğa harikası yeri mahvettiklerini gördük”


Doktor arkadaşlarıyla birlikte piknik yapmaya gelen Türkçe öğretmeni Robin Çalışkan ise gördüğü manzara karşısında şaşkına döndüğünü söyledi. Piknikçilere çağrıda bulunan Çalışkan şunları söyledi:


“Batman’ın sıcağından uzaklaşıp Sason’un Kınalı köyü mesire alanına piknik yapmaya geldik. Gerçekten suyu, havası tertemiz ve ağaçlık bir alan ama maalesef buraya gelen piknikçiler çöplerini her tarafa atmış ve bu doğa harikası yeri mahvettiklerini gördük. Etrafımızı temiz bırakmak, çöplerimizi toplayıp kendimizle geri götürmek en büyük görgü kurallarından birisidir. Bizler toplumumuzu çöplerini etrafa atmamaya ve çöplerini toplamaya davet ediyoruz. Aynı zamanda belediyeden de bu gibi mesire alanlarına çöp konteynerleri bırakmaya ve diğer ihtiyaçlar için tesisler kurmaya davet ediyoruz. Çünkü Batman’ın sıcağından kaçıp hepimizin kullandığı bu güzel alanların temiz olması bizler için çok önemli”.



“Lütfen buraları kirletmeyin”


Sosyolog Sultan Kızılçınar ise “Çok güzel bir coğrafyada yaşıyoruz, yeşili var, doğası var, suyu var o kadar güzel ki her fırsatta, tatilde buraya geliyoruz ama ne yazık ki her yer çöp. Buraları çöp içerisinde görmek istemiyoruz. Lütfen buraları kirletmeyin. Buraya eğlenmeye, neşelenmeye geliyoruz” diye konuştu.


Doktorlardan Yağmur Erdem de doğada birçok canlının yaşadığını söyledi. Erdem, “Böylesi doğal güzelliklerin insanların düşüncesizliği yüzünden bu hale gelmesi gerçekten çok üzücü. İnsanlarımız en azından belli bir seviyeye kadar kendini geliştirebilmeli. İnsanlar kendi kullandıkları yaşam alanlarını bu kadar kirletmemeli, bu hale getirmemeli. Bu hayatı günübirlik yaşamıyoruz, buraları günübirlik kullanmıyoruz. Buralar bizden sonraki insanlar için de temiz kalmalı. Gerçekten bu manzara çok üzücü ama belli ki herkesi üzmüyor bu manzara. Lütfen buraları temiz kullanalım. Çünkü buraları sadece bizler kullanmıyoruz. Burada her çeşit canlı yaşıyor. Lütfen onların doğasını kirletmeyelim” şeklinde konuştu.



Doktorlar bu kez mıntıka temizliği için eldiven giydi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bayburt Kızından Kıbrıs Gazisi babasına veda: "Babamla gurur duyuyorum" Bayburtlu Kıbrıs Gazisi ve emekli öğretmen Ömer Doğan, Manas köyünde düzenlenen resmi törenle son yolculuğuna uğurlandı. Doğan’ın acılı kızı Demet Temur, babasının dürüstlüğüyle kendilerine örnek olduğunu belirterek, "Babamla gurur duyuyorum" dedi. 74 yaşında hayatını kaybeden Doğan için öğle namazına müteakip köyde cenaze töreni düzenlendi. Cenaze namazının ardından Doğan’ın naaşı, resmi tören eşliğinde defnedilmek üzere köy mezarlığına götürüldü. Doğan’ın kızı Demet Temur, babasının savaş yıllarına ilişkin hatırlarını çok fazla anlatmayı sevmediğini belirterek, "Çok ketumdu, anlatmayı sevmezdi ama biz anlatsın diye babamı sıkıştırırdık. Savaş döneminde yaşadığı bazı olaylardan, komutanlarından, izne gelirken memleketine ve ailesine kavuşmak için verdiği mücadeleden bahsederdi. Çok ayrıntı vermezdi" dedi. Babasının dürüstlüğüyle kendilerine örnek olduğunu ifade eden Temur, "Yiğit bir adamdı benim babam. Çok dürüsttü. Doğruya doğru, yanlışa yanlış derdi. Kimse için başını eğmedi. Bize de öyle öğretti. Babamla gurur duyuyorum. Allah rahmet eylesin, mekânı cennet olsun" diye konuştu. Cenaze törenine katılan Şehit ve Gazi Aileleri Derneği Başkanı Gazi Selami Köksal ise Doğan’ı son yolculuğuna uğurladıklarını belirterek, "Kıbrıs Gazisi Ömer ağabeyimiz aynı zamanda eğitim camiamıza yıllarca hizmet etmiş bir büyüğümüzdü. Allah mekânını cennet eylesin, yakınlarına sabırlar versin" ifadelerini kullandı. Törene il protokolü, Doğan’ın ailesi ile yakınları, gaziler, STK temsilcileri, siyasi parti başkanları ve vatandaşlar katıldı. Okunan duaların ardından Gazi Doğan, köy mezarlığında toprağa verildi.
Bursa Anadolu’nun seramik kültürü Bursa’da konuşuldu Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin Bursa’nın fethinin 700. yılı etkinlikleri kapsamında düzenlediği sempozyumda, Anadolu’nun binlerce yıllık seramik geleneği uzman isimler tarafından kültürel, sanatsal ve tarihi yönleriyle konuşuluyor. Osmanlı’nın ilk payitahtı Bursa’nın fethinin 700. yılını 17 ilçede düzenlediği etkinliklerle kutlayan Bursa Büyükşehir Belediyesi, kültürel mirasa yaraşır bir programa daha ev sahipliği yaptı. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü iş birliğinde düzenlenen ‘Anadolu Seramik Kültürü Sempozyumu: Topraktan Gelen Hafıza’ sempozyumu, Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’nde gerçekleştiriliyor. Program, 7-9 Mayıs tarihleri arasında farklı disiplinlerden akademisyenlerin ve uzmanların katkılarıyla düzenleniyor. Sempozyumda; seramik üretim gelenekleri, tarihi gelişim süreçleri ve günümüz sanatına yansımaları kapsamlı bir şekilde değerlendiriliyor. Programın açılış bölümünde konuşan Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, 2026 yılını Bursa’nın Fethi’nin 700. Yılı’na ithaf ettiklerini hatırlatarak birçok önemli program düzenlendiğini söyledi. "Seramik sanatı, geçmişle gelecek arasında kültür köprüsüdür" Bursa’nın, medeniyetlerin kök saldığı, gelişip büyüdüğü ve şekillenerek bugünlere ulaştığı kadim bir dünya merkezi olduğunu belirten Başkan Vekili Şahin Biba, 700 yıl önce atılan adımların hala Anadolu kültürünü, mutfağını, yaşamını, sanatını ve hafızasını beslediğini ifade etti. Seramik sanatının da tarihin güçlü hafızalarından birisi olduğunu dile getiren Başkan Vekili Biba, "Seramik sanatı, geçmişten bugüne uzanan bir kültür köprüsüdür. Bursamızın adını dünyaya duyuran İznik çinisi de Osmanlı’nın estetik anlayışını ve sanat yaklaşımını ortaya koyan kadim bir mirastır" dedi. "Değerlerimizi yaşatmayı sorumluluk olarak görüyoruz" Bursa’da yürütülen arkeolojik kazılara Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin destek vermeye devam ettiğini anlatan Başkan Vekili Biba, Anadolu’nun en eski yerleşim izlerini taşıyan Aktopraklık Höyüğü’nün ve İznik Çini Fırınları kazılarının önemine değindi. Sempozyumun, kültürel mirasın anlaşılması, korunması ve geleceğe aktarılması noktasında kıymetli bir adım olduğunu söyleyen Başkan Vekili Biba, "Alanında uzman akademisyenlerin, araştırmacıların ve sanatçıların katkılarıyla iki gün boyunca gerçekleştirilecek oturumlar, sunulacak bildiriler ve Bursa gezisi sayesinde geçmişin birikimi ile günümüz kültür-sanat anlayışı arasında güçlü bir bağ kurulacaktır. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak tarihi ve kültürel mirasa her zaman sahip çıktık ve çıkıyoruz. Değerlerimizi yaşatmayı ve gelecek nesillere aktarmayı büyük bir sorumluluk olarak görüyoruz" diye konuştu. "Çinicilik, dünya sanat tarihinde özgün bir yere geldi" Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Birol İnceciköz ise seramik kültürünün insanın toprakla kurduğu ilişkinin, üretim bilgisinin, estetik anlayışının binlerce yıllık yansıması olduğunu belirtti. Seramik sanatının, insan tarihinin her döneminde ilgi gördüğünü, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde ise zirveye ulaştığını anlatan İnceciköz, "Başta İznik olmak üzere Kütahya gibi önemli üretim merkezlerinde gelişen çinicilik, dünya sanat tarihinde özgün bir yere geldi. Özellikle Osmanlı sarayının himayesinde gelişen İznik çinileri, camilerin kubbelerinde, sarayların duvarlarında ve en nadide köşelerinde hayat buldu. Mekanlar yalnızca süslemekte kalınmamış, ortama ruh kazandırılarak anlam katılmıştır. Bursa’nın fethinin 700. yıl dönümünde gerçekleştirilen sempozyumun, Anadolu seramik kültürüne dair yeni akademik açılımlar sağlayacağına inanıyorum" dedi. Uludağ Üniversitesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şahin de seramik kültürünün arkeoloji için taşıdığı değere dikkat çekti. Sempozyumda sunulacak bildirilerin Anadolu seramik literatürüne önemli katkılar sağlayacağını ifade eden Şahin, emeği geçenlere teşekkür etti. Program, açılış konuşmalarının ardından Erhan Öztepe başkanlığında gerçekleştirilen birinci oturumla devam etti. Serkan Gedük, Ayşe Tuba Ökse Fikri Kulakoğlu ve Ali Ozan’ın konuşmacı olduğu oturumla başlayan sempozyum kapsamında, 3 gün boyunca alanında uzman isimlerin katılımıyla toplam 9 oturum yapılacak.