GÜNDEM - 02 Haziran 2026 Salı 09:55

BŞEÜ 19 yaşında

A
A
A
BŞEÜ 19 yaşında

BŞEÜ Rektör Prof. Dr. Zafer Asım Kaplancıklı, 2007 yılında kurulan ve kurulduğu günden bu yana bilimin rehberliğinde, köklü medeniyet değerlerin ışığında yol alan Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi’nin (BŞEÜ) yıl dönümünü kutlamanın gururunu ve mutluluğunu yaşadıklarını söyledi.


BŞEÜ Rektör Prof. Dr. Zafer Asım Kaplancıklı yaptığı yazılı açıklamada, geride bıraktıkları 19 yıl boyunca üniversitede eğitim-öğretim, araştırma-geliştirme, toplumsal katkı ve uluslararasılaşma alanlarında önemli başarılara imza atıldığını söyledi. Sürekli gelişen yapısı ve yenilikçi vizyonuyla yükseköğretim alanında saygın bir konuma ulaştığını anlatan Kaplancıklı sözlerine şöyle devam etti;


"2026 yılının, Anadolu’da ahlak, hikmet ve devlet anlayışının oluşumunda önemli bir etkiye sahip olan Şeyh Edebali’nin vefatının 700. yıl dönümü dolayısıyla UNESCO tarafından anma ve kutlama programları kapsamına alınmış olması, adını bu büyük düşünce ve gönül insanından alan Üniversitemiz için ayrı bir anlam taşımaktadır. Üniversitemiz, Şeyh Edebali’nin insanı merkeze alan yaklaşımını, bilgiye verdiği önemi ve toplumsal sorumluluk anlayışını akademik ve kurumsal çalışmalarına yansıtarak geleceğe taşımayı sürdürmektedir. Bugün geldiğimiz noktada Üniversitemiz, yalnızca bilgi üreten değil; aynı zamanda doğru bilgiye ulaşmanın yol ve yöntemlerini öğreterek, bu bilgiyi insan refahına hizmet edecek bir değere dönüştürme becerisi kazandıran güçlü bir bilim merkezi olma yolunda emin adımlarla ilerlemektedir. Üniversitemizin kalite odaklı yönetim anlayışı doğrultusunda 19’uncu kuruluş yıl dönümünde elde ettiği kurumsal akreditasyon başarısı, akademik ve idari süreçlerde ulaştığımız kurumsal yetkinliğin en somut göstergelerinden biri olmuştur. Bu başarı; ortak akla, katılımcı yönetime, sürekli iyileştirme kültürüne ve nitelikli eğitim anlayışına verdiğimiz önemin bir sonucudur. Öğrencilerimizin çağın gerektirdiği bilgi, beceri ve donanıma sahip bireyler olarak yetişmesi; akademik çalışmalarımızın ulusal ve uluslararası düzeyde daha görünür hale gelmesi ve üniversitemizin bölgesel kalkınmaya katkı sunan öncü bir kurum olarak güçlenmesi en temel hedeflerimiz arasında yer almaktadır. Üniversitemizin bugünlere ulaşmasında emeği bulunan tüm akademik ve idari personelimize, öğrencilerimize, mezunlarımıza ve kıymetli paydaşlarımıza en içten teşekkürlerimi sunuyor; birlik ve beraberlik içerisinde üniversitemizi daha güçlü yarınlara taşıyacağımıza yürekten inanıyorum."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Eğitim uzmanı Yolcu’dan, LGS’deki oturumlar arası molada öğrencilere kritik uyarı: "45 dakikalık süre içerisinde birinci oturum sorularını arkadaşlarınızla tartışmayın" Uzman eğitimci İsmail Yolcu, Liseye Geçiş Sınavı’nda (LGS) oturumlar arasındaki 45 dakikalık mola hakkında, "9 buçuk oturumunda girdiğiniz sınavdan çıktıktan sonra ikinci oturuma kadar 45 dakikalık bir süre olacak. İşte bu 45 dakikalık süre içerisinde çıktığınız birinci oturum sorularını koridorda, sınıfta veya okul bahçesinde hiçbir arkadaşınızla sakın tartışmayın" dedi. Uzman eğitimci İsmail Yolcu, LGS’ye günler kala velilerin, öğrencilerin ve öğretmenlerin ne yapması gerektiği hakkında İhlas Haber Ajansı’na (İHA) açıklamalarda bulundu. Her şeyden önce bu sınavın önemli bir boyutu olduğunu belirten Yolcu, öğrenciler kadar velilerin de üzerine büyük bir sorumluluk düştüğünü ifade etti. LGS’nin zeka ölçen bir sınav olmadığını, öğrencilerin hazır bulunuşunu ölçen bir sınav olduğunu aktaran Yolcu, sınav kadar beslenme ve yeterli uyku durumunun da sınava büyük katkı sağlayacağını dile getirdi. Bunun yanı sıra velilere de çağrıda bulunan Yolcu, sınavda iki oturum arasında uygulanacak mola sırasında velilerin öğrencilerle hiçbir şekilde konuşmaması ve iletişime geçecek herhangi bir harekette bulunmamasını sözlerine ekledi. "Artık son viraj dediğimiz bir zaman dilimine girdik" LGS’nin zeka ölçen değil, öğrencilerin hazır bulunuşunu test eden bir sınav olduğunu öğrencilere duyuran Yolcu, "Artık son viraj dediğimiz bir zaman dilimine girdik. Tam da bu günlerde öğrencilerin asla unutmaması gereken yegane şey, LGS sınavı zeka ölçen bir sınav değil, öğrencilerin hazır bulunuşunu ölçen bir sınav. Buradaki kritik durum, öğrenciler bir test edilme, bir denenme veya sınanma gibi bir sınava girmeyecekler. Bu sınav, öğrencilerin sınavdan önce sabah yapacakları kahvaltıyı da ölçüyor. 1-2 gün öncesindeki uyku durumunu da ölçüyor. Bunun yanı sıra bu sınavın belli parametreleri var. Artık öğrencilerin sınava yönelik yapacak olan hamlelerinin başında deneme sınavları üzerinden eksik kapatma üzerine bir taktikleri olmalı. Onun dışında biyolojik ritim çok önemli. Yani sınava yaklaştıkça gerçek sınav günü sabah 9 buçukta yapılacak sözel oturumdaki saatte, yine öğrenciler LGS’den önce 9 buçukta sözel sorularını artık çözmeye başlamalılar. Gerçek sınav ortamında yapmalılar. Halıya uzanarak veya yatakta yatarak değil, masada oturarak yapmalılar. Gerçek sınavda ne yasak? Kahve yasak. Ne yasak? Müzik yasak. Bundan sonra 11 buçukta da sayısal kitapçığını açmış, matematik ve fen sorularını çözmeye yönelik olarak sınava doğru ilerlemeliler" diye konuştu. "Öğrenciler, sınav akşamı yatacağı saat kaçsa o saatte yatmaya başlamalılar" Öğrencilerin sınav maratonuna şimdiden girmeye başlamaları gerektiğinin altını çizen Yolcu, "Milli Eğitim Bakanlığı’nın yaptığı bir çalışma var. Bakanlık artık örnek sorular yayınlıyor. Hem deneme sınavları hem de geçmiş yılların deneme sınavlarını güncel olarak yayınlıyor. Bu imkan bütün öğrencilerin elinde var. Öğrencilerimiz artık gerçek LGS sınavının soru yazarlarının bakış açısını birazcık yakalamalılar. O bakış açısını yakalayıp, yazarların sınava baktıkları gibi bakmalılar. Onların kaleminden çıkan kelimeleri ve kavramları yakalamaya çalışmalılar. Çünkü sınavın öncesindeki bu bakış açısını yakalama profesyonelliği, aslında sınavın yüzde 50’sini kendilerine kazandırıyor. Geriye kalan yüzde 50’lik dilimde de performans çok önemli. Önemli uyarılarımızdan bir tanesi de öğrenciler, sınavdan bir hafta öncesinde sınav akşamı yatacağı saat kaçsa o saatte yatmaya başlamalılar. Sınav sabahı kaçta kalkılacaksa o saatte uyanmalılar. Çünkü uyku bir alışkanlık süreci. Tutup da sınavdan bir gün önce ’ben erken yatağa gireyim’ denildiği zaman ne yazık ki öğrenciler uykusuz kalıyor ve başarısız oluyor" şeklinde konuştu. "Sınav kahvaltısını son 2 gün evlatlarınıza yedirin" Sınav günü öğrencilerin çoğunun kahvaltı yapmadığını ve bu durumun sınavı ciddi şekilde etkilediğini söyleyen Yolcu, "Sınav kahvaltısı ne yazık ki çoğu çocuklarımız ve özellikle kız öğrencilerimiz tarafından yapılmıyor. Az da olsa, çeyrek ekmeğin yarısı da olsa çocuklarımızın bir beslenme ile sınava gitmeleri gerek. O ekmek, midelerindeki asidi çekiyor. Bu bilgilerin hepsini bilim adamlarından aldık. Yıllardan beri bu işin peşindeyiz. Annelere önerim şudur. Sınav sabahı çocuğunuza fazladan yedireceğiniz bir yumurta ya da bir bardak portakal suyu, çocuğunuzda belki sıkıntı oluşturabilir. Sınav kahvaltısını son 2 gün evlatlarınıza yedirin. Sınavdan önce, perşembe günü öyle bir kahvaltı yaptırın ki çocuğunuz ishal olmuyorsa, midesi bulanmıyorsa aynısını cumartesi günü yedirin" dedi. "45 dakikalık süre içerisinde birinci oturumun sorularını arkadaşlarınızla tartışmayın" Oturumlar arasındaki 45 dakikalık molada öğrencilerin rehavete kapılmaması gerektiğini aktaran Yolcu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ailecek sınava giren bir ülkeyiz. 1 milyon öğrenci tek başına LGS’ye girmiyor. 1 milyon anne ve 1 milyon baba giriyor. Etti 3 milyon. Bu 3 milyon kişinin sınavdan önceki sınav akşamı ve sınav sabahındaki iletişim dilinin pozitif olması gerekiyor. Durduk yere baba çocuğuna ’aslansın sen kazanırsın, kaplansın kazanırsın’ ya da tam tersine ’bu sene son şansın’ dediği zaman çocuk isterse matematiği veya Türkçeyi full yapsın, çocuk bir baskı altına alma durumunu yaşıyor. Ne yazık ki çoğu çocuk daha sınava girmeden kahvaltı sofrasında ya da bir gün önce sınava kaybederek giriyor. Sevgili öğrenciler, 9 buçuk oturumunda girdiğiniz sınavdan çıktıktan sonra ikinci oturuma kadar 45 dakikalık bir süre olacak. İşte bu 45 dakikalık süre içerisinde çıktığınız birinci oturum sorularını koridorda, sınıfta veya okul bahçesinde hiçbir arkadaşınızla sakın tartışmayın. Bir tanesi gelip ’ben full yaptım’ diyebilir oysa yapmamıştır. Bir tanesi gelir ’22. soru A şıkkı diyebilir’ oysa cevap C olabilir. Bütün öğrencilerin düştüğü tuzak o 45 dakikalık arada çıktıkları oturumla ilgili. İkinci oturuma girmeden minik yürüyüş yapabilirler. Temiz hava ve tuvalet ihtiyaçlarını giderebilirler. 45 dakikalık arada anneler ve babalar okulun bahçesinin kenarından örgülere ve tellere tırmanıyor, çocuklarına bağırıyor. Çocuklar o kadar büyük bir sınavdan çıkıyorlar ki, o 45 dakikalık arada annesini veya babasını gördüğü anda ağlama krizini yaşıyorlar. Mide bulantısı yaşayan çocuklar görüyoruz, kusan çocuklar görüyoruz. Anneler ve babalar lütfen o 45 dakikalık arada çocuğunuzla mümkünse görüşmeyin. İşler yolundaysa da çocuğunuzu tek başına bırakın."
İstanbul Hanehalkı bütçesinden en fazla pay konut ve kira harcamalarına ayrıldı Hanehalkı Bütçe Araştırması’nın 2025 yılı sonuçlarına göre; Türkiye genelinde hanehalklarının tüketim amaçlı yaptığı harcamalar içinde en yüksek payı yüzde 29,3 ile konut ve kira harcamaları aldı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Hanehalkı Tüketim Harcaması verilerini açıkladı. Buna göre, Hanehalkı Bütçe Araştırması’nın 2025 yılı sonuçlarına göre; Türkiye genelinde hanehalklarının tüketim amaçlı yaptığı harcamalar içinde en yüksek payı yüzde 29,3 ile konut ve kira harcamaları alırken, ikinci sırayı yüzde 20,5 ile ulaştırma harcamaları, üçüncü sırayı ise yüzde 17,3 ile gıda ve alkolsüz içecekler harcamaları aldı. Toplam tüketim harcamalarında en düşük payı alan harcama türleri ise yüzde 0,8 ile sigorta ve finansal hizmetler, yüzde 1,8 ile eğitim hizmetleri ve yüzde 2,2 ile sağlık harcamaları oldu. Yüksek gelirli haneler düşük gelirli hanelere göre ulaşıma yaklaşık üç kat daha fazla pay ayırdı Gelire göre sıralı yüzde 20’lik gruplar itibarıyla tüketim harcamalarının 2025 yılındaki dağılımına bakıldığında; en yüksek gelir grubu olan beşinci yüzde 20’lik grupta yer alan hanehalkları, ulaştırma harcamalarına (motorlu taşıt alımları, akaryakıt, yolcu taşımacılığı, araç bakım ve onarımı vb.) yüzde 25, konut ve kira harcamalarına yüzde 25,7 ve gıda ve alkolsüz içecekler harcamalarına yüzde 12,4 pay ayırdı. En düşük gelir grubu olan birinci yüzde 20’lik grupta yer alan hanehalkları ise, konut ve kira harcamalarına yüzde 38,7, gıda ve alkolsüz içecekler harcamalarına yüzde 29,2 ve ulaştırma harcamalarına yüzde 8,6 pay ayırdı. Temel gelir kaynağına göre harcama kalıpları değişti Temel gelir kaynağı maaş, ücret, yevmiye geliri olan hanehalkları; konut ve kira harcamalarına yüzde 26,4, gıda ve alkolsüz içecekler harcamalarına yüzde 16 ve ulaştırma harcamalarına yüzde 21,9 pay ayırırken, müteşebbis geliri olan hanehalkları; konut ve kira harcamalarına yüzde 25,5, gıda ve alkolsüz içecekler harcamalarına yüzde 17 ve ulaştırma harcamalarına ise yüzde 25,9 pay ayırdı. Tek kişilik haneler konut ve kiraya kalabalık hanelerden bir buçuk kattan daha fazla pay ayırdı Hanehalkı büyüklüğüne göre tüketim harcamalarının 2025 yılındaki dağılımına bakıldığında; tek kişilik hanehalkları, konut ve kira harcamalarına yüzde 41, gıda ve alkolsüz içecek harcamalarına yüzde 14,3 ve ulaştırma harcamalarına yüzde 14,4 pay ayırdı. Hanehalkı büyüklüğü 6 ve daha fazla kişi olan hanehalkları, gıda ve alkolsüz içecekler harcamalarına yüzde 23,7, konut ve kira harcamalarına yüzde 24,4 ve ulaştırma harcamalarına yüzde 18,1 pay ayırdı. En fazla israf olan gıda grubu taze meyve ve sebzeler oldu Hanehalkları tarafından en fazla israf edilen gıda grupları incelediğinde; en büyük payı yüzde 39,7 ile taze meyve ve sebze alırken, bunu yüzde 32,5 ile ekmek, yüzde 15,1 ile süt ve süt ürünleri izledi.
Gaziantep Dülük Antik Kenti, ’Moda Tasarım Haftası’ defilesine ev sahipliği yaptı Şehitkamil Belediyesi ve Gaziantep Üniversitesi işbirliğiyle ’3. Moda ve Tasarım Haftası’ kapsamında cosplay ve sürrealizm defilesi Dülük Antik Kenti’nde düzenlendi. Şehitkamil Belediyesi ve Gaziantep Üniversitesi işbirliğiyle ’3. Moda ve Tasarım Haftası’ kapsamında cosplay ve sürrealizm defilesi düzenlendi. Dülük Antik Kenti’nde düzenlenen defilede Güzel Sanatlar Fakültesi Tekstil ve Moda Tasarımı Bölümü öğrencilerinin mitolojik ve kültürel değerlerden esinlenerek tasarladıkları kıyafetler vatandaşlar ve sanatseverlerle buluştu. Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, defileye ev sahipliği yapan Dülük Antik Kenti’nin önemli bir tarihi değer olduğunu belirterek, "Bugün, böylesine tarihi bir mekanda bu geceyi bize hazırlayan üniversitemize, akademisyenlere ve öğrencilerimize teşekkür ediyoruz. Geleceğin tasarımcı adayı olan öğrenci arkadaşlarıma gelecekte başarılar diliyorum. Şuan bulunduğumuz bu tarihi miras hepimizin. Emeği geçenlere ve buraya gelerek bizleri yalnız bırakmayanlara teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı. Konuşmanın ardından öğrenciler tarafından hazırlanan defile sergilendi, juri üyelerine ve dereceye giren öğrencilere ödül ile plaketleri takdim edildi. Etkinliğe Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Feray Yılmaz, akademisyenler, öğrenciler, aileleri ve mahalle halkı katıldı.
Ankara Bayramda müzeler doldu taştı: Efes, Hierapolis ve Göbeklitepe zirvede Kurban Bayramı tatilinde Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı müze ve ören yerlerinde 1 milyon 514 bin 211 ziyaretçi ağırlandı. Ziyaretçiler en çok Efes, Hierapolis, Göbeklitepe, Zelve-Paşabağlar ve Zeugma Mozaik Müzesi’ni tercih etti. Kurban Bayramı tatilinde Türkiye’nin kültürel mirasına yönelik ilgi dikkat çekici seviyelere ulaştı. Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı müze ve ören yerlerinde 1 milyon 514 bin 211 ziyaretçi ağırlanırken Efes, Hierapolis, Göbeklitepe, Zelve-Paşabağlar ve Zeugma Mozaik Müzesi en çok tercih edilen kültür durakları arasında yer aldı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, bayram boyunca müze ve ören yerlerinde yaşanan ziyaretçi hareketliliğine ilişkin verileri sosyal medya hesabından paylaştı. Bayram döneminde oluşan ziyaretçi hareketliliği, Türkiye’nin kültür turizmindeki canlı tabloyu bir kez daha ortaya koydu. Müze ve ören yerlerinde kaydedilen yoğunluk, birçok destinasyonda dikkat çeken ziyaretçi sayılarına ulaşıldığını gösterdi. Kurban Bayramı boyunca müze ve ören yerlerinde yaşanan yoğun ziyaretçi hareketliliğini Bakan Ersoy sosyal medya hesabından paylaştığı verilerle duyurdu. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye’nin kültür rotalarının bayram tatilinde ziyaretçilerle dolduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu: "Müzelerimizde ve ören yerlerimizde hayata geçirdiğimiz restorasyon çalışmaları, ziyaretçi odaklı uygulamalar ve yeni müzecilik anlayışımız kültür rotalarımıza olan ilgiyi her geçen gün daha da artırıyor. Bu ilginin en somut yansımalarından birini de Kurban Bayramı tatili boyunca yaşadık. Türkiye’nin dört bir yanındaki kültür rotaları ziyaretçilerimizle doldu. Tatil boyunca müze ve ören yerlerimizde toplam 1 milyon 514 bin 211 ziyaretçiyi ağırladık. Bayramda en çok ziyaret edilen kültür duraklarımız: Efes Ören Yeri - 119 bin 143 ziyaretçi, Hierapolis (Pamukkale) Ören Yeri - 113 bin 34 ziyaretçi, Göbeklitepe Ören Yeri - 65 bin 446 ziyaretçi, Zelve-Paşabağlar Ören Yeri - 55 bin 492 ziyaretçi, Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi - 48 bin 843 ziyaretçi. Kültürel mirasımıza gösterdikleri yoğun ilgi için tüm ziyaretçilerimize teşekkür ediyorum." En çok ziyaret edilen kültür durakları belli oldu Bayram tatilinde en fazla ziyaretçi ağırlayan kültür durağı 119 bin 143 ziyaretçiyle Efes Ören Yeri oldu. Efes’i 113 bin 34 ziyaretçiyle Denizli Hierapolis (Pamukkale) ve 65 bin 446 ziyaretçiyle Şanlıurfa Göbeklitepe ören yerleri izledi. Göbeklitepe’nin ardından listenin üst sıralarında yer alan Nevşehir Zelve-Paşabağlar Ören Yeri 55 bin 492 ve Zeugma Mozaik Müzesi ise 48 bin 843 ziyaretçiyi ağırladı. Göreme Ören Yeri 48 bin 291 ziyaretçiyle listenin devamında öne çıkarken, Trabzon Sümela Manastırı 37 bin 562, Antalya Phaselis Ören Yeri 33 bin 919, Galata Kulesi 29 bin 587 ve Nevşehir Derinkuyu Yeraltı Şehri 27 bin 626 ziyaretçi tarafından ziyaret edildi. Bayramın her gününde yüz binlerce ziyaretçi Kurban Bayramı süresince müze ve ören yerlerinde ziyaretçi yoğunluğu tatilin her gününde yüksek seviyelerde seyretti. Arife gününde 163 bin 815 ziyaretçi ağırlanırken bayramın birinci gününde bu sayı 150 bin 086 olarak kaydedildi. Bayramın ikinci gününde 208 bin 907, üçüncü gününde 252 bin 127 ve dördüncü gününde 219 bin 017 ziyaretçi müze ve ören yerlerini ziyaret etti. Bayram tatilinin ardından gelen pazar gününde ise 118 bin 310 ziyaretçi kültür rotalarını tercih etti. (FÇ-