GÜNDEM - 08 Eylül 2023 Cuma 18:34

Tatvan’da okullar 2023-2024 eğitim öğretim yılına hazır

A
A
A
Tatvan’da okullar 2023-2024 eğitim öğretim yılına hazır

2024 eğitim öğretim dönemine hazırlandı.



Tatvan ilçesinde 23 bin 712 öğrenci ders başı yapmak için gün sayıyor. İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü Halil Akhan yaptığı açıklamada, 115 okul, bin 637 öğretmen, 23 bin 712 öğrenciyle birlikte 2023-2024 eğitim öğretim dönemine hazır olduklarını söyledi. 11 Eylül 2023 Pazartesi günü ders başı yapacak öğrenciler için tüm okullarda tadilat, temizlik ve bahçe düzenlemesi yapıldı. Akhan, şimdiden tüm öğrencilere, öğretmenlere ve idarecilere yeni eğitim ve öğretim yılında başarılar diledi.



Tatvan’da okullar 2023-2024 eğitim öğretim yılına hazır

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya Cengiz Yönet: "Kupa finalinin Antalya’da oynanmaması için hiçbir sebep yok" Konyaspor Genel Sekreteri ve Basın Sözcüsü Cengiz Yönet, Ziraat Türkiye Kupası finalinin Antalya’da oynanmaması için hiçbir sebebin olmadığını belirterek, "Önceden belirlenmiş olan kurallara bağlılık hem hukuk düzeninin hem de düzenli hayatın gerekliklerinin bir parçası. Burada bir yanlışlık olduğunu düşünmüyorum" dedi. Ziraat Türkiye Kupası’nda yarı finalde Beşiktaş’ı deplasmanda mağlup ederek finale yükselen Konyaspor’da Genel Sekreter ve Basın Sözcüsü Cengiz Yönet, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine bu başarıları ve final hakkında açıklamalarda bulundu. Her sene değişen Türkiye Kupası statüsünün bazı takımlar için avantaj, bazı takımlar için dezavantaj olabildiğini söyleyen Yönet, "Biz tek maç oynanan sistemde Fenerbahçe’yle sahamızda oynadık. Bizim açımızdan bir şanstı. Ama yarı final gibi bir maçı Beşiktaş’ın sahasında tek maç olarak oynayıp, oradan galip gelmek ve kazanmak bizim için büyük bir mutluluk oldu. Biz o buraya çıktığımızda dezavantajlı durumdaydık. Çünkü Beşiktaş’ın seyircisi gerçekten son derece ateşli, 90 dakikanın sonuna kadar destek verdiler. Beşiktaş gibi bir armayı, Beşiktaş gibi bir takımı yendiğimiz için gerçekten çok mutluyuz. Beşiktaş ligde istediği hedeflere ulaşamadı. Kupa elinde kalan tek hedef gibi görünüyordu. Onun için o maçı kazanmak için ellerinden gelen her şeyi yaptılar. Ancak bizim takımımız gerçekten bir inanç koydu, bir karakter koydu. Sahada son derece disiplinli şekilde hareket etti. Son düdük çalınana kadar mücadeleyi bırakmadı ve son dakikalarda gelen bir penaltı golüyle de galip gelerek adımızı finale yazdırdık" dedi. "Biz Konyaspor’uz, iyi bir takımız" Konyaspor’un geçmişte bu kupayı aldığını belirten Cengiz Yönet, "Bu kupada daha önce yarı final oynadık. Bu sene tekrar Allah bizlere final oynamayı nasip etti. Böyle bir şans elde ettik. Antalya gibi dünyanın en güzel şehirlerinden birinde, turizm cennetinde, turizm şehrinde, güzel bir maç seyrettirmek istiyoruz. Finalistlerden biri olarak kupanın bir kulpundan tutmuş bir takım olarak, taraftarlarımızın sahaya güzel ambiyanslar oluşturmasını bekliyoruz. Onların güzel enerjisine ve desteğine çok ihtiyacımız var. Beşiktaş maçında da Konya’dan gelen taraftarlarımız vardı. Onlar yeşil-beyaz formalarıyla güzel bir görüntü oluşturdu. Coşkuyla takımlarına destek verdi. Onun çok daha fazlasını Antalya’daki oynayacağımız final maçında göstermek istiyoruz. Taraftarlarımızın Konya’dan, Antalya’ya bir konvoy olmasını istiyoruz. Yeşil-beyaz bayraklarla, yeşil-beyaz formalarla Konya-Antalya arasında bir görsel şov oluşturmak istiyoruz. Bu görsel şovun Konya’dan başlamasını istiyoruz. Antalya’ya kadar uzanmasını, maç ve maçtan sonra da devam etmesini istiyoruz. Kupayı elimize alarak Konya’ya dönmek istiyoruz. Gençlerbirliği - Trabzonspor maçının galibini bekliyoruz. Bu maçtan çıkacak olan sonuca göre rakibimiz belli olacak. Hem Gençlerbirliği hem Trabzonspor, ligimizin çok önemli takımları, önemli kulüpleri. Konyaspor olarak her iki kulübümüzün de son derece güzel saygı çerçevesinde ama rakip olduğunu bilerek bir ilişki içerisindeyiz. İyi olan takımın karşımıza finalist olarak çıkmasını istiyoruz. Biz Konyaspor’uz, iyi bir takımız, iyi bir takım olduğumuz için de karşımıza en iyi takımın çıkmasını istiyoruz. Futbol seyircisinin futbola doymasını sadece maçın güzelliklerinin konuşulmasını istiyoruz" ifadelerini kullandı. "Maçın Antalya’da oynanmaması için hiçbir sebep yok" Kupa finalinin başka bir şehre alınmasına yönelik bir talep gelmesi halinde Konyaspor’un tavrının ne olacağıyla ilgili soru üzerine Yönet, "Böyle bir talebin bize geleceğini düşünmüyorum, başkanımız da bu konuda bir açıklama yaptı. Bu konudaki tavrımız son derece kesin ve net. Oyun oynanırken, maç oynanırken kurallar değiştirilmez. Finalistlerin kim olduğu daha belli olmadan kupa maçının finalinin oynanacağı şehir belirlenmişti. Dolayısıyla biz federasyonun almış olduğu kararın arkasında duracağını çok net olarak ifade ediyoruz. Maçın Antalya’da oynanmaması için hiçbir sebep yok. Önceden belirlenmiş olan kurallara bağlılık hem hukuk düzeninin hem de düzenli hayatın gerekliklerinin bir parçası. Burada bir yanlışlık olduğunu düşünmüyorum" diye cevap verdi.
İstanbul Espressolab sosyal medya yarışmasının kazananları ödüllerini aldı Kahve zinciri Espressolab’in 1 milyon TL ödüllü sosyal medya yarışması kazananını buldu. Kahvenin enerjisini en farklı şekilde yansıtan genç ödülün sahibi oldu. Kazananlar, ödüllerini Espressolab Roastery’de düzenlenen törenle teslim aldı. Espressolab’in 8 Ocak’ta başlattığı 1 milyon TL ödüllü TikTok yarışmasının kazananları açıklandı. Yaklaşık 3 ay boyunca #EspressolabVibes etiketiyle toplanan başvurularda pek çok genç; kahvesiyle dans ettikleri anları, sabah rutinlerini, arkadaşlarıyla paylaştıkları enerjik buluşmaları ve günlük hayatın coşkulu kesitlerini farklı videolara dönüştürdü. Kazananlar markanın sosyal medya hesaplarından duyurulurken ödüller Espressolab Roastery’de düzenlenen törenle sahiplerini buldu. 500’ü aşkın içerik arasından kahvenin enerjisini en güçlü ve özgün biçimde yansıtanlar ödüllerin sahibi oldu. Yarışma kapsamında paylaşılan tüm videolar; dans eğitmeni Aydan Uysal, oyuncu ve yönetmen Muharrem Uğurlu, içerik üreticisi Eda Yön ve Espressolab CMO’su Ersin Kefeli’den oluşan jüri tarafından üreticilik, enerji, anlatım akışı ve kahveyle başlayan iyi hissin aktarımı kriterleri doğrultusunda değerlendirildi. Jüri değerlendirmesinde üreticiliği, özgün anlatımı ve kahve enerjisini en güçlü biçimde aktaran içerikler öne çıktı. Kübra Çelebioğlu, içeriğiyle yarışmanın birincisi oldu. 1 milyon TL’lik ödülü Espressolab CMO’su Ersin Kefeli takdim etti. Şeyma Arslan 250 bin TL ikincilik ödülünü, Özkan Öngel ise 100 bin TL üçüncülük ödülünü kazandı. "Kahveyle başlayan ilham binlerce videoya yansıdı" Yaklaşık 3 ay boyunca süren yarışmaya Türkiye’nin dört bir yanından yüzlerce genç katıldı. Dans ve hareketle kahve enerjisini yansıtan içeriklerden günlük anları farklı hikâyelere dönüştüren videolara uzanan geniş bir yelpazede çok sayıda içerik yarışmaya dahil oldu. Yarışmanın sonuçlarını değerlendiren Espressolab CMO’su Ersin Kefeli şunları söyledi: "Paylaşımları incelediğimizde, kahvenin insanlarda oluştuduğu o gerçek enerjiyi ve coşkuyu görmek son derece etkileyiciydi. Gençlerin bu enerjiyi bu denli özgün ve farklı içeriklere dönüştürmesi bizim için çok kıymetliydi. Kahveyle başlayan ilham binlerce videoya yansıdı ve bu bizi derinden mutlu etti. Espressolab olarak gençlerin üreticiliğine ve enerjisine destek olmak, bu buluşmalara zemin hazırlamak bizim için çok değerli. Kazananlarımızı tebrik ediyor, emeği geçen her katılımcıya teşekkür ediyoruz. Üretilen her video, bu enerjinin ne kadar güçlü olduğunu bir kez daha ortaya koydu." Binlerce genç kahve enerjisini içeriğe dönüştürdü Jüri değerlendirmesinde birinci olan içerik kahvenin günlük hayata kattığı enerjiyi dinamik bir kurguyla harmanlayarak izleyiciye tam anlamıyla hissettirmesiyle fark oluşturdu. Özgün anlatımı, akıcı kurgusu ve kahve enerjisini doğal bir şekilde yansıtmasıyla jürinin en yüksek puanını aldı. İkincilik ve üçüncülük ödüllerine uzanan içeriklerde ise kahveyle başlayan sabah enerjisi, arkadaşlık anları ve günlük rutinin coşkulu kesitleri işlendi. Her iki videonun da farklı kurgusu ve izleyiciyle kurduğu samimi bağ dikkat çekti. Marka, bu yarışma ile binlerce gencin farklı fikirlerini ve özgün bakış açılarını farklı içeriklere dönüştürmesine zemin hazırladı. Gençlerin üreticiliğine ve enerjisine alan açmayı hedefiyle ilerleyen şirket, kahve kültürünü üretimle buluşturmaya devam ediyor.
Denizli DENİB Başkanı Uğurlu üniversitelilerle deneyimlerini paylaştı Denizli’de üniversiteli gençlere yönelik düzenlenen kariyer sohbetlerine konuk olan DENİB Başkanı Osman Uğurlu, öğrencilerle bir araya gelerek deneyimlerini paylaştı. DENİB’in etkin bir şekilde tanıtımını gerçekleştiren DENİB Başkanı Osman Uğurlu, yapılan çalışmalar ve faaliyetler hakkında bilgi verdi. Bunun yanı sıra, ülkemizin ve Denizli’nin ihracat hacmi, ihraç pazarlarımız, ürün çeşitliliğimize ilişkin kapsamlı bir sunum yapıldı. Kendi kariyer basamaklarını paylaşan Başkan Uğurlu, iş dünyasının ihtiyacı olan niteliklere değinerek öğrencilere ilham veren mesajlar aktardı. Öğrencilik zamanında yakındaki fırsatları görmenin bazen zor olduğuna değinerek fırsatları iyi değerlendirme konusunda farkındalık oluşturdu. Okul yıllarında özellikle sahada elde edilen tecrübenin çok kıymetli olduğunu belirterek öğrencilerin geleceğe uzanan yolculuklarına ışık tuttu. Öğrenciler sorularını doğrudan yöneltme fırsatı bularak interaktif bir şekilde keyifli bir sohbet gerçekleştirildi. Gençlere özellikle küresel vizyon kazanmaları yönünde tavsiyelerde bulunan Başkan Uğurlu, "Denizli’nin üretim kültürünü geleceğe taşıyacak olan sizlersiniz. Yeni teknolojileri etkin kullanan, dünyayı yakından takip eden, yabancı dil bilen ve küresel düşünebilen gençler, ihracatın dönüşümünde kritik bir rol üstlenecek" ifadelerini kullandı. Denizli Organize Sanayi Bölgesi Teknik Koleji öğretmenleri ve öğrencilerinin de katılım gösterdiği, yoğun ilgi gören program; DENİB Başkanı Osman Uğurlu’ya, Prof. Dr. Tülay Metin tarafından teşekkür belgesi takdim edilmesiyle sona erdi.
Ankara İşletmeler için depozito sistemine kayıt süreci başladı Türkiye genelinde 1 Temmuz itibarıyla hayata geçecek Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) uygulamasına işletmelerin kayıt süreci başladı. Ambalajlı içecek satan veya servis eden tüm işletmeler, "dbys.gov.tr" üzerinden Depozito Bilgi Yönetim Sistemi’ne kayıt olarak operatörlerini seçebilecek. Türkiye’de Sıfır Atık Hareketi kapsamında hayata geçirilen ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na bağlı Türkiye Çevre Ajansı (TÜÇA) tarafından yürütülen DOA uygulaması, 1 Temmuz itibarıyla tüm Türkiye genelinde başlayacak. Piyasadaki plastik, cam ve alüminyum içecek ambalajlarının depozito kapsamına alınarak kontrollü ve sürdürülebilir biçimde ekonomiye geri kazandırılmasını hedefleyen sistemin ülke genelinde yaygınlaşmasıyla ekonomiye yıllık 30 milyar lira doğrudan katkı sağlanmasının öngörüldüğü belirtildi. 1 Temmuz’dan itibaren DOA logolu içecek satışı yapan market, bakkal, büfe, otel, restoran ve kafelerin depozito iade noktası haline geleceği ifade edildi. İşletmeler operatörlerle yaptıkları anlaşmalar kapsamında teşvik bedeli elde ederken, iade için yeniden gelen müşteriler sayesinde artan müşteri trafiği ile ek gelir ve rekabet avantajı sağlayacağı açıklandı. Bunun yanı sıra alışveriş merkezi, havalimanı ve hastane gibi işletmelerin de iade noktası olabileceği aktarılırken, depozito sistemine dahil olmak isteyen işletmelerin 1 Temmuz tarihinden önce dbys.gov.tr web sitesi üzerinden Depozito Bilgi Yönetim Sistemi’ne (DBYS) kayıtlarını tamamlaması ve iade süreçlerini yönetecek yetkili operatörlerden birini seçmesinin gerektiği belirtildi. "Geri dönüşüm seferberliği başlatıyoruz" Zaman içinde iade ve geri kazanım odaklı yeni bir tüketim davranışının yerleşmesini desteklediğini söyleyen TÜÇA Başkanı Nurullah Öztürk, "DOA ile Türkiye genelinde güçlü bir geri dönüşüm seferberliği başlatıyoruz. Ambalajlı içecek satışı yapan işletmelerimiz, bu sistemin sahadaki en önemli paydaşlarından olacak. Market, bakkal, büfe, otel, restoran ve kafelerimizin DBYS’ye kayıtlarını tamamlayarak sisteme dahil olmaları, ambalajların doğru şekilde toplanıp geri dönüşüme kazandırılması açısından kritik rol oynuyor. Tüm işletmelerimizi çevresel hedeflerimize ulaşmamız ve döngüsel ekonomiyi güçlendirmemiz açısından büyük önem taşıyan bu dönüşümün bir parçası olmaya davet ediyoruz" dedi. İşletmeler, DBYS’ye kayıt yaptırarak yetkili operatörlerden birini seçecek Türkiye’de 2025 yılı itibarıyla kademeli olarak devreye alınan DOA uygulaması, üretimden geri dönüşüme uzanan sürecin dijital olarak izlenebildiği, dünyaya örnek oluşturacak entegre bir model sunuyor. Sistemle döngüsel ekonomi yaklaşımının önemli bir unsuru olarak atıkların doğaya karışmasının önlenmesi, ambalajların yeniden ekonomiye kazandırılması ve doğal kaynak kullanımının azaltılmasının hedeflendiği dile getirildi. Sistemin sahadaki işleyişinin satış noktaları üzerinden kurulacak iade altyapısı ile yürütüleceği, öncelikle işletmelerin DBYS’ye kayıt yaptırarak yetkili operatörlerden birini seçeceği açıklandı. Büyük mağazalar ile zincir mağazalar statüsündeki satış noktalarında depozito iade makinesi kurulumu zorunlu olurken; diğer işletmelere ambalaj kaydı için el terminalleri, depolama için şeffaf poşetler ve barkodlu klipsler seçtikleri operatörler tarafından ücretsiz olarak sağlanacak. HOREKA (otel, restoran ve kafe) işletmeleri ise kendi bünyelerinde tüketilen içecek ambalajlarını biriktirerek, seçtikleri operatöre teslim edecek. Yeniden hammaddeye dönüştürülecek İşletmelerde toplanan ambalajların operatörler tarafından düzenli olarak teslim alınarak sayma ve doğrulama merkezlerine götürüleceği, ardından geri dönüşüm tesislerinde işlenerek yeniden hammaddeye dönüştürüleceği belirtildi. Sistem kapsamında tüketicilerin ambalaj iade bedellerini "DOA" logolu ambalajları iade noktalarına veya depozito iade makinelerine teslim ederek alabileceği kaydedildi. DOA mobil uygulaması üzerinden kullanıcı hesaplarına aktarılan ambalaj iade bedellerinin banka hesabına transfer edileceği açıklanırken, bu bedeller ATM’den çekilebilecek veya alışverişlerde kullanılabilecek. 2026 itibarıyla yaklaşık 750 milyon kişiye ulaşması bekleniyor Depozito yönetim sistemleri, çevre bilincinin güçlenmesiyle dünya genelinde hızla yaygınlaşmaya devam ediyor. Bugün 20’den fazla ülkede uygulanan ve 350 milyonu aşkın nüfusu kapsayan sistemlerin 2026 itibarıyla 70 ülke veya eyalette yaklaşık 750 milyon kişiye ulaşması bekleniyor. Türkiye de bu dönüşümde güçlü bir adım atarak, hayata geçirdiği uçtan uca dijital altyapısı ile uluslararası ölçekte örnek teşkil eden bir model ortaya koymayı hedefliyor.