ÇEVRE - 20 Şubat 2025 Perşembe 15:00

Yolda kalan sürücülerin imdadına polis yetişti

A
A
A
Yolda kalan sürücülerin imdadına polis yetişti

Bitlis’te etkili olan kar yağışı ve tipi nedeniyle ilerlemekte güçlük çeken sürücülerin imdadına polis yetişti.


Bitlis’te etkili olan kar nedeniyle şehir merkezindeki ulaşımın aksamaması ve halkın güvenle yolculuk etmelerini sağlamak amacıyla trafik polisleri yoğun mesai harcıyor. Karayolları, belediye, AFAD ve İl Sağlık Müdürlüğü ekiplerinin koordineli çalıştıkları ve kar kalınlığının 50 santimetreyi aştığı Bitlis’te, 24 saat görev yapan trafik polisleri de kar yağışı ve soğuk havada sürücülere yardım ederek trafik akışını sağlıyor.


Bitlis Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil ve Denetleme Şube Müdür Vekili Uğur Altuntaş, yağışlı havalarda halkın güvenle yolculuk etmelerini sağlamayı amaçladıklarını söyledi. Altuntaş, Bitlis Emniyet Müdürlüğü olarak vatandaşların 7/24 yanlarında olduklarını belirterek, "Bitlis Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetme Şube Müdürlüğü ve Bölge Trafik Denetleme Şube Müdürlüğümüzün güzergahı olan 216 kilometrede 150 trafik personeliyle 7/24 görev yapmaktayız. Bu süreçte ilimizin Siirt, Ağrı, Van, Muş gibi illerimizin ortak noktası olmasından kaynaklı trafik yoğunluğu olmaktadır. Kışın vatandaşlarımızın mağdur olmaması için gece gündüz demeden sahada görev yapmaktayız. Bu süreçte yolda kalan vatandaşlarımız olunca özellikle Karayolları, AFAD ve valiliğimiz ile irtibat kurarak belediyemizle de görüşerek vatandaşlarımızın yolda kalmasını engelleyerek gerekli çalışmaları yaptırıyoruz. Bitlis Emniyet Müdürlüğü olarak kazasız belasız günler dileriz" dedi.



Yolda kalan sürücülerin imdadına polis yetişti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara 20 yaşındaki kule vinç operatörü olan genç kız, ekmeğini gökyüzünden kazanıyor -Annesinin tavsiyesiyle 20 yaşında kule vinç operatörü olan Mera Coşkun, metrelerce yükseklikte çalışarak, ekmeğini gökyüzünden kazanıyor. Ankara’da yaşayan 20 yaşındaki Mezra Coşkun, annesinin tavsiyesiyle yöneldiği kule vinç operatörlüğünde yaklaşık 2 yıldır çalışıyor. Ortalama 110 metre yüksekliğe ulaşan kule vinçlerde görev yapan Coşkun, yüksek risk ve dikkat gerektiren zorlu mesleğini başarıyla sürdürüyor. Çoğunlukla erkeklerin çalıştığı inşaat sektöründe çalışmanın gurur verici olduğunu belirten Coşkun, kendisi gibi diğer kadınların da başarılı olabileceğini belirterek tüm kadınlara cesaret vermek istediğini söyledi. "Annem her zaman arkamda durdu" Annesinin tavsiyesi üzerine kule vinç operatörü olduğunu aktaran Mezra Coşkun, "Yaklaşık 2 yıldır kule vinç operatörüyüm. Bu mesleğe atılmamın en büyük nedenlerinden bir tanesi de annem oldu. Annem zamanında sosyal medyadan bana kule vinç videosu gösterip, tam sana göre iş demişti. O günden sonra hep aklımda kaldı ve bu işi yapmak istediğimi söyledim. Annem her zaman arkamda durdu. Kadının inşaatta ne işi var, boşu boşuna uğraşmayın denilmesine rağmen annem bana yaparsın dedi ve ben de hep yapacağımı söyledim. Kendi çevreme kule vinç operatörü olmak istiyorum dediğimde, ’bana sen daha vincin altından bile geçemezsin’ dediler. Ama şu an ise çok güzel projelerde yer aldım ve bundan da çok gurur duyuyorum" dedi. "20 yaşında kule vinç operatörüyüm dediğimde bana inanmıyorlar" Daha önce 110 metre yüksekliğindeki vinçler de dahil olmak üzere çeşitli kule vinçler kullandığını belirten Coşkun, şu ifadelere yer verdi: "Bu işin avantajlarından biri de insanların seni parmakla göstermesi ve diğer kadınlara cesaret vermesi. Bu durum gerçekten hoşuma gidiyor. İşin zor yönleri ise şantiye ortamında çamura, strese maruz kalmak. Sabah vince çıktıktan sonra bir daha inmiyorum. Çünkü merdivene tırmanıp inmem biraz yorucu oluyor. Genelde sabah 08.00, akşam 17.00 arası kule vincin içerisinde duruyorum. Kullandığım bu vinç 35 metre ama daha önce 110 metre olan vinçte de çalıştım. Vincin çalışma alanına göre de vincin zorlukları değişir. 20 yaşında kule vinç operatörüyüm dediğimde bana inanmıyorlar. İnananların da tepkileri çok fazla oluyor. Bu durum hoşuma gidiyor ama inanmamaları az da olsa üzücü oluyor" diye konuştu. "Tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyorum" Coşkun, iş hayatında kadınların daha fazla yer almasını istediğini ifade ederek, "Erkeklerin ele aldığı işlerde kadınları görmekten o kadar memnun oluyoruz ki, bu tarz yerlerde kadınları daha çok görmek istiyoruz. Bu yüzden kadınlara desteğim sonsuzdur. Hayallerinizi peşinden koşun, önyargılara takılmayın. Çünkü biz kadınlar istesek her şeyi yaparız. Tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyorum" şeklinde konuştu.
Osmaniye Savaşın içinden doğan sanatçı: Kadınların hikayesini tuvale yansıtıyor Osmaniye’de yaşayan Bayırbucak Türkmeni ressam Qamer Baldır(22), çocuk yaşta tanıştığı savaşın izlerini tuvale yansıtarak sanatla anlatıyor. Suriye’de henüz 7 yaşındayken savaşın acı yüzüyle karşılaşan ve ailesiyle birlikte Türkiye’ye göç eden Qamer Baldır, yaklaşık 15 yıldır Osmaniye’de yaşamını sürdürüyor. Savaşın bıraktığı derin izleri sanatına yansıtan Baldır, yaşadığı hatıraları ve duyguları yaptığı tablolarla anlatıyor. Eserlerinde dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan savaşların kadınlar üzerinde bıraktığı derin etkileri konu alan Baldır, özellikle İran, Gazze ve Ukrayna’da yaşayan kadınların yaşadığı acı, korku ve umut gibi duygusal geçişleri işliyor. Yurt içinde ve yurt dışında düzenlenen birçok karma resim sergisinde eserleri yer alan ve bazı çalışmaları uluslararası sanat etkinliklerinde ödüle layık görülen Qamer Baldır, sanat aracılığıyla savaşın bıraktığı acıları ve özellikle kadınların yaşadığı duyguları anlatmayı sürdürüyor. Baldır, eserleriyle hem geçmişin izlerini hem de umudu tuvale taşımaya devam ediyor. Dünyanın bir çok yerinde yaşayan kadınların acılarını, umutlarını ve mutluluklarını tuvale yansıttığını söyleyen Qamer Baldır, "Bayırbucak Türkmeniyim 7 yaşında savaştan kaçarak Türkiye’ye geldim. Gelirken yanımda acılarımı ve hatıralarımı getirdim. Böylelikle aslında kendimi en iyi ifade etmenin yolunu resimle keşfettim. Daha sonrasında Güzel Sanatlar Lisesi eğitimimi tamamlayarak sanat serüvenime başladım. Sanat üretimimde birçok ülkede karma sergilere katıldım. Başta Londra, İtalya ve Yunanistan’da düzenlenen karma sergilerde eserlerim yer aldı. Çalışmalarımda kadın duygularına, kadın ruhuna ve kadın bedenine yer veriyorum. Günümüzdeki savaşlardan en çok etkilenenlerin kadınlar olduğunu düşünüyorum. İran’da, Gazze’de, Ukrayna’da ve dünyanın birçok yerinde şu anda savaşın içinde olan kadınların çektiği acılardan çok etkileniyorum. Bunları tuvallerime acı ve kaygı duyarak yansıtıyorum. Filistin’deki, İran’daki ve Ukrayna’daki kadınların hayatı ne kadar zor olursa olsun, orada gösterdikleri sabır, güç ve direnişi bugün de hissediyorum. Bu direnişin ve umudun dünyayı yeniden yeşerteceğine inanıyorum" diye konuştu. Baldır, "Bayırbucak’ta Türk doğdum, Türkiye’de Türk yaşıyorum" En büyük hayalinin eğitimini tamamlamak olduğunu söyleyen Qamer Baldır," Çalışmalarımda birçok tekniğe yer veriyorum. Karakalem, yağlı boya ve sulu boya teknikleriyle özel siparişler almaya çalışıyorum. Aslında bununla küçük bir ek gelir kazanıyorum çünkü resimden devamlı ve sabit bir gelir sağlayamıyorum. Bayırbucak’ta Türk olarak doğdum. Türkiye’de Türk olarak yaşıyorum. Ancak ne yazık ki resmiyette Türk vatandaşlığı kimliğine sahip değilim. 3 yıl önce bunun için gerekli başvuruları ve işlemleri yaptık. Sanatımı icra edebilmem ve eğitimime devam edebilmem için Türk vatandaşlığına ihtiyacım var. Devlet büyüklerimden gerekli desteği bekliyorum" dedi.
Samsun Atakum’da ‘Kadınım Haklarımı Biliyorum’ yarışmasıyla kadın haklarına dikkat çekildi Samsun’un Atakum Belediyesi, tarafından, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla düzenlenen ‘Kadınım Haklarımı Biliyorum’ yarışmasıyla kadın haklarına dikkat çekildi. Atakum Belediyesi ve Atakum Kent Konseyi iş birliğinde düzenlenen 8 Mart etkinlikleri kapsamında Özgecan Kadın Danışma Merkezinde, ‘Kadınım Haklarımı Biliyorum’ yarışması gerçekleştirildi. Yoğun katılımın olduğu yarışmada, katılımcılar üçer kişilik gruplar halinde yarıştı. Kadın haklarına dikkat çekmek ve bu konuda kadınları bilinçlendirmek için düzenlenen organizasyonun jüri üyeleri Atakum Belediyesi Kadın, Çocuk ve Cinsiyet Eşitliği Komisyon üyeleri Hava Kocakaya, Vildan Kumbasar, Kurum Avukatı Kamile Karakçı, CHP Parti Meclis Üyesi Nazan Güneysu, Samsun Barosu Kadın Hakları Komisyon Başkanı Av. Hale Günaydın ve Av. Ayşe Mine Durmaz’dan oluştu. Kadın haklarının tarihçesinden güncel konulara geniş içeriğiyle dikkat çeken yarışmada katılımcılar bilgilerini sergilerken, heyecanlı anlar yaşadı. Çekişmeli geçen etaplar sonucunda yarışmanın şampiyonları belirlendi. Kadınlara yönelik eğitim, ekonomik, sağlık gibi alanlarda projeler hayata geçiren Heykeltraş Füsun Yalçın, özel olarak hazırladığı plaketleri finalistlere takdim etti. Şampiyon olan grubun üyeleri 5 bin TL hediye çeki ile ödüllendirilirken, 2 ve 3. grup yarışmacıları Çakırlar Korusu Tesisi’nin manzarasında kahvaltı kazandı. CHP Parti Meclis Üyesi Nazan Güneysu, organizasyonun önemine değindiği konuşmasında kadına şiddet olaylarına tepki gösterdi. Güneysu, "Bizler el ele tutunmak zorundayız. Omuzlarımızdan ip geçmeyecek kadar birbirimize yapışmak zorundayız ki kimse bizi yıkmasın. Biz çok güçlüyüz" İfadelerini kullandı. Samsun Barosu Kadın Hakları Komisyon Başkanı Av. Hale Günaydın ise, "Organizasyonu düzenleyenlere çok teşekkür ediyoruz. Sorular hazırlanırken, hukukçu olarak endişeliydik ama sorular çok güzel hazırlanmış. Yarışmacılar da bazı sorular zor olduğu halde, doğru cevaplandırdı" dedi.
Adana Kadınlar güçlerini birleştirip üretime geçti Adana’da usta öğretici kadınlar güçlerini birleştirip kurdukları kooperatif ile hem doğal ürün üretiyor hem de ekonomiye katkıda bulunuyor. Kadınların üretimdeki gücünü ve emeğini bir araya getirmek amacıyla usta öğretici kadınlar el emeği ürünlerini kooperatif çatısı altında buluşturdu. Kadınların bilgi, deneyim ve maharetli elleriyle hazırlanan ürünler, hem doğal ve kaliteli üretimi destekliyor hem de yerel ekonomiye önemli katkılar sağlıyor. Kooperatif bünyesinde; soğuk sıkım ürünlerden doğal pekmeze, steril paketlenmiş bitkisel ürünlerden dikiş-nakış ve el emeği üretimlere kadar geniş bir yelpazede üretim gerçekleştiriliyor. Geleneksel yöntemlerle hazırlanan ve titizlikle üretilen bu ürünler, kadın emeğinin değerini ortaya koyarken aynı zamanda sağlıklı ve güvenilir ürünlerin tüketiciyle buluşmasına da imkân tanıyor. Kadınların üretim süreçlerine daha aktif katılımını teşvik eden bu oluşum, aynı zamanda dayanışma kültürünü güçlendirerek kadınların ekonomik ve sosyal hayattaki yerini daha da sağlamlaştırmayı hedefliyor. Usta öğretici kadınların alın teri ve emeğiyle ortaya çıkan her ürün; üretimin, dayanışmanın ve birlikte büyümenin en güzel örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor. Kooperatif çatısı altında bir araya gelen kadınlar, birlikte üretmenin gücüyle hem kendi hayatlarına hem de bulundukları bölgenin ekonomisine değer katmaya devam ediyor.