GENEL - 29 Ocak 2020 Çarşamba 17:41

Bolu’da, yaşlı babaanne 10 yıldır torunlarına bakıyor

A
A
A
Bolu’da, yaşlı babaanne 10 yıldır torunlarına bakıyor

Bolu’da, Ayşe Karadavut (65) isimli yaşlı kadın, 10 yıl önce eşinden boşanan oğlunun kendisine bırakıp gittiği 2 torununa hem annelik hem de babalık yapıyor.

Bolu’da, Ayşe Karadavut (65) isimli yaşlı kadın, 10 yıl önce eşinden boşanan oğlunun kendisine bırakıp gittiği 2 torununa hem annelik hem de babalık yapıyor.


Edinilen bilgiye göre, Ovadüzü mahallesinde torunlarıyla birlikte yaşayan 65 yaşındaki Ayşe Karadavut isimli yaşlı kadının oğlu H.K., 10 yıl önce eşinden boşandı. Boşanmanın ardından mahkeme 6 aylık olan A.K. ile 2 yaşındaki A.K.’nın velayetlerini babaya verdi. Baba H.K. ise, 2 kız çocuğunu annesi Ayşe Karadavut’a bırakarak Bolu’dan ayrıldı. Oğlunun kendisine emanet olarak bıraktığı 2 torununun bakımını üstlenen babaanne Ayşe Karadavut, aradan geçen 10 yıldır torunlarına hem annelik hem de babalık yapıyor.


İlk yıllarda bakamayacağını düşündüğü torunlarını yetiştirme yurduna veren ancak 1 hafta sonra geri alan Karadavut, hem Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğünden kendisine bağlanan bakım maaşı hem de eşinden kalan yaklaşık bin liralık emekli maaşı ile yaşamını sürdürmeye çalışıyor.



“Komşularım yardım ediyor”


Oğlunu ve eski gelinini 10 yıldır hiç görmediğini söyleyen Karadavut, “Şimdi ikisinin de bana hiç faydaları yok. Görmüyorum da. Gerede de bir oğlum daha var. O bazen ilgilenir çocuklarla ve benle. Sağdan soldan komşular yardım ediyor. Onların yardımlarıyla idare ediyorum. Kömürümü çalıştığım fabrika getirdi. Ramazan ayında da komşularım ve beni tanıyanlar yardım ediyor. Onlarla idare ediyorum. Çocuklara bakacağım. Onları kimseye vermem. Ölünceye kadar bakacağım onlara. Çocukları bu hale getirdim büyüttüm kimseye vermem. Annesinin de babasının da nerede olduklarını bilmiyorum. Haberim yok ikisinden de. Gittikleri günden sonra bir daha hiç görmedim. Ne oğlumu gördüm ne de gelinimi. Küçüğü zaten bilmiyor annesiyle babasını, gittiklerinde beşikte 6 aylıktı. Öteki de hiç sormuyor. İkisi de beni hem anne hem de baba biliyor. Küçük çocuk ‘benim annem de yok babam da yok. Annem de sensin babam da sensin’ diyor” diye konuştu.



“Kime boyun bükeceğim”


“Benim bacağım kırıldı da ikisi de yanıma oturup ‘Babaanne sana bir şey olursa biz ne yapacağız’ diye ağladılar” diyen Karadavut, “Sabah 6’da kalkıyorum. Onların karnını doyuruyorum. Büyük kız 7’de servise biniyor. Küçüğü de evin yakınındaki okula gidiyor. Öyle böyle büyüteceğim. Benim ihtiyacım var. Ama kimden isteyeceğim. Kime boyun bükeceğim ki. Bu şekilde idare edeceğim artık. Bunlar böyle büyüyüp gidecek işte” dedi.



“Yurtta kalmalarına dayanamadım”


Karadavut, torunlarını kendine ilk bıraktıkları dönemde yetiştirme yurduna verdiğini ama sonradan dayanamayıp aldığını da belirterek, “Çocuklar yurtta 1 hafta durdular. Ben iş yeriyle anlaşma yaptım. Çocuk getireceğim arabaya alır mısınız? dedim. Onun için bir hafta verdim yurda çocukları. Ondan sonra aldım çocukları. Yurtta kalmalarına dayanamadım. Karnım yandı. Çocuklar evden gidiverince tek başıma kalınca karnım yandı. Mecbur geri aldım. Kendim verdim kendim aldım. İşe gidip gelirken yanımda götürdüm çocukları. Çalışırken de arabanın kenarına koyardım orada durulardı. Öyle öyle büyüttüm onları” ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Chibuike Nwaiwu: "Onları mutlu etmek için elimizden geleni yapıyoruz" Trabzonsporlu oyuncu Chibuike Nwaiwu, Galatasaray karşılaşmasının ardından, taraftarlara seslenerek, "Taraftarlarımız bizi seviyor, biz de onları mutlu etmek için elimizden geleni yapıyoruz" dedi. Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında Trabzonspor, sahasında Galatasaray’ı 2-1 mağlup etti. Maçın ardından Trabzonsporlu oyuncu Nwaiwu, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Galibiyetten dolayı mutlu olduklarını ifade eden bordo-mavili oyuncu, "Galibiyet için çok mutluyuz. Doğru pozisyonları bulduk ve bu pozisyonları değerlendirdik" dedi. Takım olarak geldikleri noktayı bildiklerini belirten Nwaiwu, Trabzonspor için mücadele etmeye devam edeceklerini söyledi. Takım ile taraftar arasındaki bağa da dikkat çeken oyuncu, "Biz nereden geldiğimizi çok iyi bilen insanlarız. Takımımız için çalışan ve mücadele eden oyuncularız. Biz takımımızı seviyoruz, takımımız da bizi seviyor. Taraftarlarımız bizi seviyor, biz de onları mutlu etmek için elimizden geleni yapıyoruz" ifadelerini kullandı. Gelecek süreç hakkında da konuşan Nwaiwu, çalışmalarını sürdürmeleri halinde daha iyi sonuçlar alabileceklerine inandığını dile getirerek, "Gerçekten her şey mümkündür. Çok çalışmaya devam edersek ve inancımızı korursak daha ileriye gidebiliriz" diye konuştu. Atmosferi de değerlendiren Nwaiwu, taraftar desteğinin önemine değinerek, "Harika bir atmosfer vardı. Taraftarlarımız bize büyük destek verdi. Onların oluşturduğu ortam gerçekten çok etkileyiciydi" şeklinde konuştu.
Trabzon Metin Öztürk: "Çirkinlik yakışmadı" Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk, iki üç gündür Trabzon yönetiminin anlamsız şekilde başlattığı bir kara propagandayla karşı karşıya kaldıklarını belirterek, bu çirkinliğin yakışmadığını söyledi. Galatasaray Kulübü İkinci Başkanı Metin Öztürk, Trabzonspor’a 2-1 mağlup oldukları maçın ardından basın mensuplarına yaptığı açıklamada, sözlerine hayatını kaybeden Orhan Kaynak için başsağlığı dileyerek başladı. Öztürk, "Futbol takımımızın taşıdığı pankartla başlıyorum. Orhan Kaynak hocamızın vefatı sebebiyle Trabzon camiasına başsağlığı diliyorum. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun. Çok kıymetli bir spor adamıydı, çok sayıda futbolcu yetiştirdi. Camianın üzüntüsünü paylaşıyoruz" ifadelerini kullandı. "Yönetimler gelir geçer, camialar kalır" Trabzon camiasıyla ilişkilerinin her zaman iyi olduğunu vurgulayan Öztürk, "Bizim Trabzon camiası ile ilişkimiz her zaman böyledir, farklı olması da düşünülemez. Yönetimler gelir geçer, camialar kalır. Trabzon camiası hem futbol kenti olmasıyla hem de değerleriyle hep gönlümüzde yer almıştır" dedi. Son günlerde yaşanan gelişmelere değinen Öztürk, "İki üç gündür Trabzon yönetiminin anlamsız şekilde başlattığı bir kara propagandayla karşı karşıyayız. İki ay önce alınmış bir futbolcu ile ilgili kendileriyle hiç alakası olmayan bir süreç üzerinden inanılmaz bir kara propaganda yapıldı" diye konuştu. "Uğurcan Çakır olmasaydı milli takımımız Amerika’ya gidemezdi" Uğurcan Çakır ile ilgili yaşananlara da değinen Öztürk, "Bugün tamamen yönetimin provokasyonlarıyla, Trabzon taraftarıyla alakası olmayan bir şekilde Uğurcan Çakır provoke edildi. Uğurcan Çakır olmasaydı milli takımımız Amerika’ya gidemezdi. Bunu kimse unutmasın. Uğurcan Çakır’ı yetiştiren Trabzon’dur, kendilerine şükran borçluyuz" ifadelerini kullandı. Transfer sürecine de değinen Öztürk, "Kendileriyle oturduk, bir transfer pazarlığı yaptık. Beklentilerinin çok üzerinde bir ücret aldılar. Bununla ilgili de teşekkür ettiler ancak bugün yönetim eliyle Uğurcan Çakır’ın psikolojik olarak yıpratılmaya çalışıldığını gördük" şeklinde konuştu. Yaşananlara tepki gösteren Öztürk, "Biz bundan sonra da hem kazanacağız hem kaybedeceğiz ama şunu bilin ki çirkinlik bu Trabzon yönetimine yakışmadı. Biz sadece Trabzon’u değil tüm takımları en iyi şekilde karşılıyoruz. Burada ise ne karşılama ne uğurlama oldu, yakıştıramadık" dedi. Statta yaşananlara ilişkin de konuşan Öztürk, "Geldiğimizden beri bize küfür ediliyor. Hala içeride, seyirci yokken bile bizimle ilgili küfür içerikli müzikler çalınıyor. Yayıncı kuruluşa da yazıklar olsun. Söyleyeceklerim bu kadar, teşekkür ediyorum" diyerek sözlerini tamamladı.