ASAYİŞ - 02 Temmuz 2023 Pazar 22:04

Salda Gölü’nde boğulan İlayda Nur Kılıç’ın babası: "Hiçbir önlem almamışlar"

A
A
A
Salda Gölü’nde boğulan İlayda Nur Kılıç’ın babası: "Hiçbir önlem almamışlar"

Ailesi ile birlikte geldiği Salda Gölü’nde akıntıya kapılarak boğulan İlayda Nur Kılıç’ın babası gölde önlem alınmadığını ileri sürdü.

Ailesi ile birlikte geldiği Salda Gölü’nde akıntıya kapılarak boğulan İlayda Nur Kılıç’ın babası gölde önlem alınmadığını ileri sürdü.



1 Temmuz’da ailesi ile birlikte Denizli’nin Çivril ilçesinden Salda Gölü’ne gelen ve kardeşiyle girdiği Salda Gölü’nde akıntıya kapılarak gözden kaybolan İlayda Nur Kılıç (13) Antalya Emniyet Müdürlüğü Deniz Liman Şube Müdürlüğü ekiplerinin göl içinde yaklaşık 45 dakika süren arama faaliyetleri sonunda sahilden 35-40 metre açıkta 12 metre derinlikte bulundu. Ekipler tarafından sahile çıkarılarak Yeşilova Devlet Hastanesi’ne kaldırılan İlayda Nur Kılıç hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Kılıç’ın cenazesi otopsi yapılmak üzere Antalya Adli Tıp Kurumu morguna gönderildi.



Baba Erol Kılıç: “Hiçbir önlem alınmamıştı”


Antalya Adli Tıp Kurumu Morgu önünde kızının cenazesini almayı bekleyen acılı baba Erol Kılıç, gölde hiçbir önlemin alınmadığını ve göle girdikleri yerin yasaklı olduğunu kimsenin onlara bildirmediğini ileri sürdü. Göle yasaklı bölgeden değil halk plajından girdiklerini iddia eden baba Kılıç, "Bize kimse yasak olduğunu söylemedi; ’oraya çocuk götürmeyin, çocuklarınızı oraya sokmayın, perişan olursunuz.’ Burdur’da bir tane dalgıç yok mu? Antalya’dan geldi dalgıçlar. Geç kalındı. 10 metre ilerdeydi yavrum. 10 metre ilerden kimse çıkaramadı çocuğumu. Kimse yoktu. Günübirlik gitmiştik bayram tatili için. Bilsek gider miyiz? Yasak olsa gider miyiz? Benim 10 yaşında, 8 yaşında çocuklarım da vardı, herkesin çocuğu vardı" diyerek tepki gösterdi.


İlayda Nur Kılıç’ın cenazesi baba Erol Kılıç tarafından teslim alınarak defnedilmek üzere Denizli’nin Çivril ilçesine götürüldü.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çorum Çatıda yetişen ağaç hayrete düşürüyor: Kesiliyor, kuruyor ama yeniden yeşeriyor Çorum’da tarihi hamamın çatısında yetişen ağaç, defalarca kesilmesine rağmen tekrar aynı noktadan yeniden filizlenerek büyüyor. Çorum il merkezinde Osmanlı döneminde Hacıbeyoğlu Taceddin İbrahim Paşa tarafından 1487 yılında yaptırılan Tarihi Paşa Hamamı’nın çatısında yetişen ağaç dikkat çekiyor. Hamamın çatısındaki kiremitlerin arasında yetişen ve gövdesi çatı katmanlarının derinliklerine uzanan ağaç, defalarca kesilmesine rağmen tekrar filizlenerek büyüyor. Bölgede uzun yıllardır bulunan esnaflar, ağacın defalarca kesilmesine rağmen yeniden büyüdüğünü dile getirdi. "Kuruyor, geri çıkıyor" Tarihi Paşa Hamamı’nın yanında tuhafiyecilik yapan Mehmet Mert, çatıdaki ağacın 39 yıldır var olduğunu dile getirerek, "Daha önce çatıdaki kiremitleri değiştirdiklerinde ağacı söktüler ama tekrar çıktı. Kuruyor, geri çıkıyor. Ben burada esnaflık yapmaya başladığım günden beridir bu ağaç burada" dedi. Tarihi Paşa Hamam’ının işletmeciliğini yapan Bayram Dişkaya da, "Yaklaşık 3 yılır Paşa Hamamı’nın işletmeciliğini yapıyorum. 1487 yılında Hacıbeyoğlu Taceddin İbrahim Paşa tarafından yaptırılmış. Ortalama 6 yüzyıllık bir hamamdır. Hamamımız dimdik bu şekilde ayakta duruyor. Ben burada çalışmaya başladığım zaman ağaç aynı yerinde duruyordu. Esnaflarımızdan aldığımız bilgilere göre de kesildiği halde tekrardan büyüyor. Ağacın hangi tür olduğu hakkında bir bilgimiz yok ama aynı bu ağaçtan hamamımızın bir kaç bölgesindede görebilirsiniz" diye konuştu.
Kocaeli Çolakoğlu Metalurji’nin geleneksel bilgi ve kültür yarışması yoğun katılımla gerçekleşti Eğitime verdiği desteği sürdüren Çolakoğlu Metalurji’nin, Kocaeli Valiliği himayesinde ve Kocaeli İl Millî Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle düzenlediği "Geleneksel Ortaokullar Arası Bilgi ve Kültür Yarışması", Kocaeli Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen finalle tamamlandı. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında gelenekselleşen "Geleneksel Ortaokullar Arası Bilgi ve Kültür Yarışması", bu yıl Kocaeli’nin 12 ilçesinden yaklaşık 200 okulun katılımıyla önceki yıla kıyasla yüksek bir ilgi gördü. Kocaeli genelinden öğrencilerin yoğun katılım sağladığı yarışma, bilgi, heyecan ve rekabetin bir arada yaşandığı anlamlı bir buluşmaya dönüştü. İlçelerinde birinci olan 12 okulun finale yükseldiği yarışmada öğrenciler; Türkçe, Matematik, Fen Bilimleri, Sosyal Bilgiler ve Genel Kültür alanlarında kıyasıya mücadele etti. Final programı boyunca öğrencilerin performansları salonda büyük heyecan oluştururken, izleyenlere de gurur dolu anlar yaşattı. Programa Kocaeli İl Millî Eğitim Müdürü Emrullah Aydın başta olmak üzere Kocaeli il protokolü, Çolakoğlu Metalurji yöneticileri, eğitim camiası temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı. Kocaeli İl Millî Eğitim Müdürü Emrullah Aydın konuşmasında, eğitime verdikleri katkı dolayısıyla Çolakoğlu Metalurji’ye teşekkür ederek, yarışma ve kurumlar arası iş birliğinin eğitim ekosistemine önemli bir değer kattığını ifade etti. Bu tür organizasyonların öğrencilerin akademik gelişimlerinin yanı sıra sosyal ve kültürel gelişimlerine de katkı sağladığını vurgulayan Aydın, emeği geçen tüm öğretmen ve idarecilere de teşekkür ederek yarışmaya katılan öğrencileri tebrik etti. Çolakoğlu Metalurji Kurumsal İletişim Müdürü Seda Demirel Yıldırım ise konuşmasında, Çolakoğlu Metalurji’nin seksen yılı aşan köklü geçmişi boyunca yalnızca sanayi ve ekonomi alanında değil, eğitime, gençlere ve toplumsal gelişime katkı sunmayı da kurumsal sorumluluğunun önemli bir parçası olarak gördüğünü ifade etti. Eğitime yapılan yatırımın geleceğe yapılan en değerli yatırım olduğuna inandıklarını belirten Yıldırım, gençlerin gelişimine katkı sunan bu tür organizasyonları sürdürmekten memnuniyet duyduklarını dile getirdi. Final programı kapsamında Kartepe Türk-Fransız Kardeşliği Ortaokulu Mehteran Takımı tarafından gerçekleştirilen mehter gösterisi ise ilgi gördü. Yarışma sonunda Çayırova Özel Güneş Ortaokulu birinci, Derince Fatih Ortaokulu ikinci, Darıca Deniz Yıldızları Ortaokulu ise üçüncü oldu. Başarılı öğrenciler gösterdikleri performansla büyük takdir topladı. Çolakoğlu Metalurji’nin kurumsal sosyal miras anlayışıyla sürdürdüğü yarışma sonunda ilk üç dereceye giren öğrencilere ve okullara; laptop, tablet, yazıcı ve bisiklet gibi ödüller Çolakoğlu Metalurji tarafından takdim edildi.
Yozgat Beş parmağında beş marifeti var Yozgat’ta yaşayan 14 yaşındaki Orçun Karakılınç’ın beş parmağında beş farklı enstürmanın marifeti var. Yozgat Cumhuriyet Ortaokulu 8. sınıf öğrencisi olan 14 yaşındaki Orçun Karakılınç, son 6 yıldır müziğe karşı ilgi duydu. Evde kapılara, pencerelere vurup ritim tutmasıyla ailesinin dikkatini çekti. Müzik öğretmeni olan dayısı Ömer Ülgen’in yönlendirmesiyle vurmalı çalgılar çalmaya başladı. Darbuka, def, tef, kajon ve davul çalan Karakılınç, beş parmağında beş farklı enstrümanın marifetini taşıyor. Mayıs 2024’te okullarında düzenlenen ‘O Ses Cumhuriyet’ yarışmasında ikincilik derecesi alan Karakılınç, Yozgat Polifonik Çocuk Korosu’na katıldı ve yeteneğini geliştirdi. Önceki hafta Yozgat Polifonik Çocuk Korosu ile Ankara’daki konser programında yer alan Karakılınç, sanatın insan ruhuna iyi geldiğini belirtti. "En sevdiğim enstürman darbuka" Orçun Karakılınç yeteneğini keşfettiği yolculuğu şu cümlelerle ifade etti: "Son 6 yıldır müzik ile ilgileniyorum. Müziğe olan ilgim ilk olarak dayım ile başladı. Dayım öğrettikçe ben ritim kalıpları üzerine çalışarak kendimi geliştirdim. Sonra Yozgat’a taşındık. Yozgat’a geldiğimde Belgüzar Hocam ile tanıştım, onun sayesinde sahnelere çıktım. İlerleyen zamanlarda Yozgat Polifonik Çocuk Korosu’ndaydım. LGS sürecim olduğu için ayrılmak zorunda kaldım. O koroda Okan Bozkurt ve Kübra Mutlu hocam ile de tanıştım. Çoğu zaman resmi programlara çıktım Valilik eşliğinde. Anneler Günü programı, okul programları ve benzeri etkinliklere katıldım. Okulumuzda ses yarışması oldu ‘O Ses Cumhuriyet’ diye. Birçok öğrenci arasından ikinci oldum. En sevdiğim enstürman darbuka. Zaten ilk olarak darbuka ile başladım. Bundan 5-6 yıl önce pencerelere, masalara vuruyordum, elimle ritim tutmaya çalışıyordum. Bu zamanlara kadar dayım ve öğretmenlerim sayesinde geldim." "Amacım ‘Suça Sürüklenen Çocuklar’ kavramını ‘Sanata Sürüklenen Çocuklar’ olarak değiştirmek istiyorum" Sanatın iyileştirici gücünden söz eden Karakılınç, "Benim asıl amacım ‘Suça Sürüklenen Çocuklar’ kavramını ‘Sanata Sürüklenen Çocuklar’ olarak değiştirmek istiyorum. Çünkü elinde enstrümanı olan bir çocuk hayatın ritmini yakalar. Buradan akranlarıma sesleniyorum: Vaktinizi boş geçirmeyin, siz de sanata başvurun. Müziğin hayatımda nasıl etkileri oldu? Sinirlendiğimde, hüzünlendiğimde, moralim bozuk olduğunda enstrümanımın başına geçiyordum. Bana moral veriyordu. Mutlu ve heyecanlı olduğumda enstrümanımın başına geçiyordum. Tekrar beni mutlu ediyordu" dedi.