ASAYİŞ - 13 Şubat 2026 Cuma 14:23

Cinayetle biten kadınların yasak ilişki davasında babayı hüzne boğan adli kontrol kararı

A
A
A
Cinayetle biten kadınların yasak ilişki davasında babayı hüzne boğan adli kontrol kararı

Burdur’da 35 yaşındaki kadının iddiaya göre, eşinin sevgilisinin kız arkadaşı tarafından bıçaklanarak öldürülmesine ilişkin görülen davada tasarlayarak kasten öldürmeye yardım etme suçundan tutuklu olan öldürülen kadının eşi adli kontrolle serbest bırakıldı. Diğer iki tutuklu sanığın tutukluluk hallerinin devamına karar verilirken Özge Bedir’in babası Mehmet Çetin, kızının kocasının serbest bırakılmasını eleştirerek, "Benim kızım öldü mezarlıkta yatıyor bu adamı serbest bırakıyorlar. Ben bir şey anlamadım" dedi.


Olay, Burdur’un merkez Bağlar Mahallesi’nde 10 Haziran 2025 tarihinde saat 21.00 sıralarında meydana geldi. Tülay A. (22), arkadaşı Seray Ö. (25) ile birlikte daha önce gönül ilişkisi yaşadığı iddia edilen Adnan B.’nin (35) evinin bulunduğu siteye gitti. Seray Ö. site önünde beklerken, Tülay A. binaya girerek Adnan B.’nin eşi Özge Bedir (35) ile görüşmek istedi. Kapıda yaşanan tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. İddiaya göre Tülay A., çıkan arbedede Bedir’i boğazından ve karnından bıçaklayarak olay yerinden kaçtı. Bir süre sonra Seray Ö.’nün ihbarıyla olay yerine gelen polis, sağlık ve itfaiye ekipleri, kapıyı açtıklarında Özge Bedir’i evin koridorunda kanlar içinde yatarken buldu. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Bedir’in hayatını kaybettiği belirlendi. Bedir’in cenazesi otopsi için Burdur Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. 2 çocuk annesi Özge Bedir’in bıçaklanarak öldürülmesine ilişkin savcılık tarafından hazırlanan iddianamede sanık Tülay A.’nın "tasarlayarak kasten öldürme", "konut dokunulmazlığını ihlal" ve "bıçak veya diğer aletleri izinsiz taşıma ve kullanma" suçlarından yargılanması talep edildi. Savcılık, bu suçlar çerçevesinde ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep etti. Sanık Seray Ö. hakkında ise "tasarlayarak kasten öldürmeye iştirak" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. İddianamede, maktul Özge Bedir’in eşi Adnan B.’nin de "tasarlayarak kasten öldürmeye yardım etme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapsi talep edildi.



Olayla ilgili ikinci dava görüldü


Burdur 2’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ikinci duruşmasına tutuklu sanıklar Tülay A., Seray Ö. ve Adnan B. ile Özge Bedir’in ailesi, tanıklar ve taraf avukatları katıldı. Duruşma ilk olarak Seray Ö.’nün ablası olan Merve Ö.’nün dinlenmesi ile başladı. Daha sonrasında ise duruşmada Seray Ö.’nün yakın arkadaşı olan Özlem Ö. dinlendi. Tanıkların dinlenmesinin ardından iddia makamı tarafından sanıkların tutukluluk hallerinin devam etmesi istendi. Özge Bedir’in avukatları, sanıkların en ağır cezayı alması gerektiğini belirtirken ailesi kızlarının katillerinin en ağır cezayı almaları gerektiğin savundu. Sanıkların avukatları ise iddia makamın talebine katılmadıkları ve sanıkların adli kontrol şartı ile serbest bırakılmaları istedi.



Sanıklar savunmalarında olaydan dolayı duydukları üzgün olduklarını belirtti


Mahkemede son olarak sanıklara söz veren mahkeme heyeti, ilk olarak Seray Ö.’yü dinledi. Seray Ö. bir önceki duruşmadaki savunmasına tekrarladığını belirterek, "Her şey için çok üzgünüm. Böyle olmasını istemezdim. Tahliyemi talep ediyorum" dedi.


Daha sonrasında mahkeme heyeti tarafından söz verilen Tülay A. ise, "Tahliyemi talep ediyorum. Tanıkların beyanlarına katılmıyorum. Bu yaşanan olaydan dolayı çok pişmanım" şeklinde konuştu.


Özge Bedir’in kocası Adnan B. ise kendisinin olayla ilgili hiç bir şey bilmediğini savunarak, "Bu olaydan dolayı ben 2 çocuğumu göremiyorum. Eşimin cenazesine katılamadım, mezarı nerede bilmiyorum. Ben çocuklarımı görmek için tahliyemi talep ediyorum" diye konuştu.



Kızların tutukluluğuna devam, kocaya adli kontrol kararı verildi


Sanıkların da dinlenmesinin ardından mahkeme heyeti tarafından karar için ara verildi. Aranın ardından Seray Ö. ve Tülay A.’nın mahkeme heyeti tarafından tutukluluk hallerinin devamına karar verilirken Adnan B., adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı. Mahkeme ileri bir tarihe ertelendi.



"Benim kızım öldü mezarlıkta yatıyor, bu adamı serbest bırakıyorlar"


Mahkeme sonrasında açıklamada bulunan Özge Bedir’in babası Mehmet Çetin, "Kızımı öldüren serberst kaldı. Nasıl bir adalet bu. Benim kızım öldü mezarlıkta yatıyor. Bu adamı serbest bırakıyorlar. Ben bir şey anlamadım. Benim kızım gitti. Benim çocuğum o kızları nereden tanıyacak. Damadım kızımı öldürttü. Biz sürecin takipçisi olacağız" dedi.



Cinayetle biten kadınların yasak ilişki davasında babayı hüzne boğan adli kontrol kararı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Başkan Mandalinci su taşkınlarının yaşandığı Kızılağaç’ta incelemelerde bulundu Muğla’nın Bodrum ilçesinde üç gündür aralıklarla devam eden ve sabah saatlerinde yoğunlaşan yağışların ardından, Kızılağaç Mahallesi’nin bazı noktalarında su taşkınları meydana geldi. İlçe merkezinde 64 mm, Turgutreis Mahallesi’nde ise 21 mm yağış düştü. Taşkınların yaşandığı Kızılağaç Mahallesi’ne ekipler hızla sevk edilirken, Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci de bölgeye giderek incelemelerde bulundu. Vatandaşlarla bir araya gelen Başkan Mandalinci, taşkından etkilenen alanlarda yapılması gereken çalışmaları ilgili başkan yardımcıları ve birim müdürleriyle yerinde değerlendirdi. Başkan Mandalinci’nin Kızılağaç ziyaretine Cumhuriyet Halk Partisi Bodrum İlçe Başkanı Tuna Işın, belediye başkan yardımcıları, meclis üyeleri ve birim müdürlerinin yanı sıra Muğla Büyükşehir Belediyesi ile MUSKİ yetkilileri, Bodrum Muhtarlar Birliği Derneği Başkanı Ahmet Cemil Gündüz ve Kızılağaç Mahalle Muhtarı Mehmet Karaca eşlik etti. Mahalle Muhtarı Mehmet Karaca’dan yaşanan taşkınlara ilişkin bilgi alan Başkan Mandalinci, bölge genelinde kapsamlı incelemelerde bulundu. Bodrum Belediyesi, Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün uyarıları doğrultusunda gece boyunca tüm birimleriyle sahada görev yaptı. Bodrum Belediyesi, Muğla Büyükşehir Belediyesi, MUSKİ ve İtfaiye ekipleri tarafından toplam 60 araç ve 106 personel ile sahada müdahale çalışmaları yürütüldü. Ayrıca, Bodrum Kaymakamlığı, AFAD ve AKOM ile koordinasyon sağlanırken; gerekli tahliye, su tahliye, temizlik ve güvenlik önlemleri de alındı. Şiddetli yağış uyarısıyla başlayan çalışmalar, gece boyunca aralıksız devam etti. Fen İşleri, Zabıta, Temizlik İşleri ve Destek Hizmetleri müdürlüklerine bağlı ekipler, önceden belirlenen riskli noktalarda nöbet tutarak muhtemel olumsuzluklara anında müdahale etti. Bodrum Belediyesi, devam eden yağışlar ve meteorolojik veriler doğrultusunda saha kontrollerini ve çalışmalarını sürdürüyor.
Aydın Aydın’da sağank yağışa karşı Büyükşehir ekiplerinden yoğun çalışma Aydın genelinde etkisini gösteren yoğun yağışla birlikte, başta Söke, Germencik, Nazilli ve Kuşadası olmak üzere tüm ilçelerde Aydın Büyükşehir Belediyesi ve ASKİ tarafından kapsamlı saha çalışması yürütüldü. Büyükşehir Belediyesi ile Aydın Su ve Kanalizasyon İdaresi (ASKİ) ekipleri, yağışın başlamasıyla birlikte teyakkuza geçerek kent genelinde eş zamanlı müdahalelerde bulundu. Tüm ilçelerde çok sayıda ekip ve iş makinesi görevlendirilirken, yağış öncesinde özellikle kırsal ve merkez mahallelerde yağmur suyu hatları kontrol edildi. Yağışın başlamasıyla birlikte çalışmalarını yoğunlaştıran ekipler, il genelindeki 17 ilçede çok sayıda noktaya sevk edildi. Söke ilçesine bağlı Burunköy, Akçakaya, Ağaçlı ve Yamaç mahallelerinde yaşanan su taşkınlarına vidanjörler, motopomplar ve iş makineleriyle müdahale edilerek biriken sular tahliye edildi. Ekipler, taşkın yaşanan noktalarda yoğun çalışma yürüttü. Nazilli ilçesinde Kestel, Kızıldıre ve Çatak mahallelerinde meydana gelen su baskınlarına da ekipler hızla müdahale etti. Tıkanan yağmur suyu hatları açıldı, taşkına neden olan su birikintileri kısa sürede kontrol altına alındı. Germencik ilçesinde Çamköy ve Bozköy mahalleleri başta olmak üzere farklı noktalarda oluşan su taşkınları ekiplerin koordineli çalışmasıyla giderildi. Kuşadası’nda ise ana arterler ve mahalle aralarında oluşan su birikintilerine karşı ekipler aralıksız görev yaptı. İl genelinde çok sayıda araç ve personel sahada görev alırken, ihbarlara anında dönüş sağlandı. Büyükşehir Belediyesi ve ASKİ ekiplerinin, yağış süresince çalışmalarını arttırarak sürdüreceği öğrenildi.
İzmir Dorukhan Büyükışık davasında sanık ve tanıklar dinlendi İzmir’de 8 yıl önce Dorukhan Büyükışık’ın şantiyede ölü bulunmasına ilişkin birleştirilen davaya devam edildi. Duruşmada sanık polisler, şantiye çalışanları ve tanıklar dinlenirken, mahkeme eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi. Narlıdere ilçesinde 13 Mayıs 2018 tarihinde emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık’ın oğlu Dorukhan Büyükışık’ın (26) cansız bedeninin bir inşaat şantiyesinde bulunmasıyla ilgili açılan davalar, İzmir 21. Ağır Ceza Mahkemesinde görülmeye başlandı. Duruşmaya bazı tutuksuz sanıklar, maktulün babası Ethem Büyükışık ve taraf avukatları katıldı. Bazı sanıklar ve tanıklar ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı. "Şüpheli ölüm olarak değerlendirdik" Duruşmada, olayın yaşandığı dönemde Narlıdere İlçe Emniyet Müdürlüğünde polis merkezi amiri olarak görev yapan sanık İ.K. dinlendi. Bölgeye gittiğini ancak kamera kayıtlarında şifre olduğu için erişim sağlayamadığını belirten İ.K., "Olayı şüpheli ölüm olarak değerlendirdik. İki bekçi vardı, düşme sesi ile bağırma duyduklarını anlattı. O eşyaların açısını bilmem, nasıl muhafaza edilmesi gerekiyorsa öyle muhafaza ettim" dedi. Dönemin Narlıdere İlçe Emniyet Müdürü İ.Y. ise tanık olarak verdiği ifadede, olayı şüpheli bir durum olarak gördüklerini belirterek, "İnşaat sahibinin oğlu o gün beni arayarak ihbarda bulundu. Ben de 112 Acil Servis’i aramasını söyledim" diye konuştu. "Yüksekten düşme olmayabilir dedim" Maktulün ölü muayenesini yapan adli tıp uzmanı G.B. ise olay yerindeki izlenimlerini mahkeme heyetiyle paylaştı. Maktulün elbisesini çıkarıp muayene ettiğinde garip bir durum sezdiğini ifade eden G.B., "Hatta sözlerim, olay yeri kamerasına yansımış. Polisler benden, o anki ilk izlenimlerimi sormuştu. Hatırladığım kadarıyla meslek hayatım boyunca hiç bu kadar yüksekten düşüp de bu kadar az yara alan vakaya rastlamamıştım. Yüksekten düşme olmayabilir dedim. Vücutta çok küçük iki sıyrık vardı" ifadelerini kullandı. "Cezaevinde olayı duyunca tanık olmak istedim" Başka bir suçtan tutuklu bulunan tanık Kemal K., 2021 yılında tanıştığı Gökhan A.’nın kendisine anlattıklarını aktardı. Korkmaz, "Evinde bir çekyatın altından bana bir bekçi ve polislerin kullandığı jop ile ortası zincirli kelepçe verdi. Bir parkta buluşup alkol aldığımız sırada bana inşaat demiri, jop ve kelepçeyle bir çocuğu dövdüğünü, sonra Narlıdere’de bir inşaattan attığını ve olayı intihar olarak lanse ettiğini anlattı. Çocuğun emekli bir askerin çocuğu olduğunu söyledi. Ben Dorukhan Büyükışık olayını duymamıştım, cezaevinde bu olayı duyunca Gökhan A.’nın anlattıklarıyla aynı olunca tanık olmak istedim" şeklinde konuştu. Şirket sahipleri dinlendi Şantiyenin bulunduğu inşaat şirketinin yönetim kurulu başkanı Minnur T. ile yönetim kurulu üyesi Taylan T. de tanık olarak dinlendi. Olay günü şantiyeye gittiğini belirten Taylan T., "Ben gittiğimde polis yoktu. Maktule temas etmedim. Hatırladığım kadarıyla sırt üstü yatıyordu. Ben babam Minnur T. ve garip bir durum olduğu için İlçe Emniyet Müdürü İ.Y.’yi aradım. Ben gelmeden polise haber verilmiş, ben kimin haber verdiğini bilmiyorum" dedi. Duruşma ertelendi Savunmaların ardından söz alan iddia makamı, dosyadaki eksikliklerin giderilmesini ve adli kontrol şartının devamını talep etti. Sanıkların tutuklama talebini reddeden ve adli kontrol şartlarının devamına karar veren mahkeme heyeti, duruşmayı 5 Haziran tarihine erteledi.