GENEL - 13 Mayıs 2020 Çarşamba 11:38

Komutanın miğferle vurup öldürdüğü askere şehitlik unvanı

A
A
A
Komutanın miğferle vurup öldürdüğü askere şehitlik unvanı

Bursa’nın Gemlik ilçesinde, 3 yıl önce komutanı tarafından başına miğferle vurularak öldürülen er Gökhan Kılıç’a (20), ’şehitlik’ unvanı verildi.

Bursa’nın Gemlik ilçesinde, 3 yıl önce komutanı tarafından başına miğferle vurularak öldürülen er Gökhan Kılıç’a (20), ’şehitlik’ unvanı verildi. Baba Halis Kılıç, "Oğlumun ölümüne, komutanı kafasına miğferle vurarak sebebiyet verdi. Askeri tören yapılmadan toprağa verdim. Başlattığımız hukuk mücadelesi sonunda şehitlik unvanı verildi. Oğlumun naaşının, şehitliğe defnedilmesini istiyorum" dedi.


Gemlik Askeri Veteriner Okulu’nda vatani görevini yapan er Gökhan Kılıç, 7 Ekim 2017 günü tuttuğu nöbetten sonra fenalaştı. Muradiye Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Kılıç’ın, beyin kanaması geçirdiği tespit edildi. Hemen ameliyat edilen Gökhan Kılıç, tedaviye alındığı yoğun bakım servisinde, 54 gün süren yaşam mücadelesini kaybetti. Açılan soruşturmada Kılıç’ın başına, nöbet sırasında astsubay başçavuş Osman Hancı’nın miğfer ile vurduğu ortaya çıktı. Gözaltına alınan Hancı, "Kompozit başlığı (miğfer) yerinden çıkarmadan yavaşça kafasına sürttüm" dedi. Tutuklanarak cezaevine konulan Hancı, yargılama sonunda 8 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırıldı. Yapılan itiraz üzerine davayı yeniden gören Bursa Bölge 5. Ceza Dairesi, cezayı 15 yıla çıkarttı.



Bakanlık yazı gönderip haber verdi


Milli Savunma Bakanlığı ve Genel Kurmay Başkanlığı tarafından davanın sonuçlanmasının ardından er Gökhan Kılıç’a şehitlik unvanı verilip ailesine maaş bağlanması kararlaştırıldı. Oğluna şehitlik unvanı verildiğinden Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’ndan gelen yazıyla haberdar olan baba Halis Kılıç, "Oğlumun başına miğferle vurularak öldürülmesinden sonra cenazesi bize teslim edildi. Askeri tören yapılmadan oğlumu toprağa verdik. Şehit sayılmamasına içimiz kan ağlıyordu. Ailece hukuk mücadelesi başlattık. Komutana 15 yıl hapis cezası verildi. Üç yıl sonra oğluma şehitlik unvanı verildi. Devletime teşekkür ediyorum. Oğlumun naaşının Edirne Kapı Şehitlik Mezarlığı’na taşınmasını istiyorum" dedi. Kılıç, İstanbul Büyükçekmece Mezarlığı’nda bulunan oğlunun kabrine her hafta ziyaret ettiğini de kaydetti.


3 aylık eşini toprağa verdiğini söyleyen Belma Kılıç da "Eşim vatani görevini yaparken, komutanı tarafından şehit edildi. Ölümü adli vak’a olduğu için şehitliği üç yıl sonra verildi. Şehitlik unvanı veren devletimize şükranlarımı sunuyorum. Allah razı olsun. Devlet büyüklerine sesleniyorum; eşimin naaşının şehitlik mezarlığına defnedilmesini istiyorum" diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Zeyyat Kafkas: "Asıl çirkinlik, etik değerleri ayaklar altına alıp sonra ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır" Trabzonspor Asbaşkanı Zeyyat Kafkas, Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk’ün açıklamalarının yaşananların üstünü örtme çabasından başka bir şey olmadığını belirterek, "Asıl çirkinlik, etik değerleri ayaklar altına alıp sonra ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır" dedi. Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında Trabzonspor’un sahasında Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiği maçın ardından Kulüp Asbaşkanı Zeyyat Kafkas, Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk’ün açıklamalarına sert tepki gösterdi. Kafkas, yaptığı açıklamada, Öztürk’ün ifadelerinin gerçekleri çarpıttığını belirterek, "Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiğimiz maçtan sonra Metin Öztürk’ün hadsiz ve gerçekleri çarpıtan açıklamaları, yaşananların üstünü örtme çabasından başka bir şey değildir" dedi. Trabzon’da misafirperverliğin her zaman ön planda olduğunu vurgulayan Kafkas, "Her şeyden önce bilinmelidir ki; Trabzon’a gelen herkese bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kulübümüzün vakarına yakışır şekilde misafirperverlik gösterilir. Bu bizim kültürümüzdür" ifadelerini kullandı. Açıklamasında Galatasaray cephesini etik dışı davranmakla suçlayan Kafkas, şu ifadelere yer verdi: "Ancak hiç kimse, kendi kirli hesaplarının doğurduğu sonuçları Trabzonspor’a ‘çirkinlik’ yaftası yapıştırarak gizleyemez. Metin Öztürk’ün ‘çirkinlik’ diye tarif etmeye çalıştığı tablo, bizzat temsil ettiği anlayışın ürünüdür. Çünkü asıl çirkinlik; sözleşmesi devam eden oyuncularla kulübünü devre dışı bırakarak gizli görüşmeler yapmaktır. Asıl çirkinlik; milli takım kampında, gözlerden uzak temaslarla futbolcumuzun aklını çelmeye kalkmaktır. Asıl çirkinlik; yöneticilerin ofislerinde oyuncu çağırıp gizli planlarla iş bitirmeye çalışmaktır. Asıl çirkinlik; etik değerleri ayaklar altına alıp sonra dönüp ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır." Bir oyuncu transferi üzerinden de eleştirilerini sürdüren Kafkas, "Asıl çirkinlik, bizim anlaşma sağladığımız 18 yaşındaki bir oyuncuya sonradan daha yüksek para teklif edip transferi o şekilde bozmaktır. Asıl çirkinlik, bununla da yetinmeyip bu akşam çıkıp utanmadan, sıkılmadan, pişkin pişkin ‘parasını verip aldık’ diyebilecek kadar aciz bir duruma düşmektir" dedi. Trabzonspor’un hiçbir kulübü düşman olarak görmediğini belirten Kafkas, "Fakat Trabzonspor’un hukukuna, emeğine ve onuruna yönelik bir müdahale varsa, orada tavrımız da duruşumuz da nettir. İhaneti ‘transfer politikası’, kurnazlığı ‘yöneticilik’, organize temasları da ‘doğal süreç’ gibi göstermeye çalışanlara karşı susacak, el uzatacak, yan yana gelecek değiliz" ifadelerini kullandı. Kafkas, açıklamasının sonunda, "Metin Öztürk, kamuoyu önünde hamasi cümleler kurmadan önce, bu noktaya nasıl gelindiğinin muhasebesini önce kendi vicdanında yapmalıdır. Bugün konuşulan mesele, kimsenin kimseyi nasıl karşıladığı değil; kimin neyi, ne kadar hak ettiği meselesidir" diyerek sözlerini tamamladı.