MAGAZİN - 01 Aralık 2021 Çarşamba 09:21

Pandemide kader mahkumlarıyla aileleri, şarkılar ve radyo mesajlarıyla görüşüyor

A
A
A
Pandemide kader mahkumlarıyla aileleri, şarkılar ve radyo mesajlarıyla görüşüyor

Ünlü oyuncu Mehmet Vanlıoğlu, sunduğu radyo programıyla, pandemi döneminde birbirleriyle görüşemeyen kader mahkumlarıyla aileleri arasında köprü oluyor.

Ünlü oyuncu Mehmet Vanlıoğlu, sunduğu radyo programıyla, pandemi döneminde birbirleriyle görüşemeyen kader mahkumlarıyla aileleri arasında köprü oluyor. Vanlıoğlu, en çok hapisteki babalarına mesaj gönderen çocukların kendisini ağlattığını söyledi. Öte yandan cezaevlerinde açık görüşler bugün (çarşamba) günü başlıyor.


Birçok dizi ve filmde rol olan Bursalı oyuncu Mehmet Vanlıoğlu, ayrıca Radyo Şampiyon’da kader mahkumları için program yapıyor. “Çerçeve Sığmayanlar” adlı program, korona tedbirleri sebebiyle cezaevlerinde açık görüşler iptâl olduğu için büyük ilgi görüyor. Vanlıoğlu’nun sunduğu program, pandemide kader mahkumlarına ve onları uzun süredir göremeyen yakınlarına moral oluyor. Hafta sonları akşam saat 20.00’den sabah 05.00’e kadar süren programa mahkum ailelerinden sürekli şarkı istekleri ve mesajlar yağıyor. Aileler, cezaevinde tutuklu bulunan yakınları için şarkı talep edip, onlara olan hasret ve sevgilerini dile getiren mesajlar gönderiyor. Bazen hüzünlü, kimi zaman da hareketli parçaların çaldığı programı, mahkumlar ve aileleri, günün ilk ışıklarına kadar takip ediyor.


Pandemi döneminde kader mahkumlarıyla aileleri arasında köprü vazifesi gördüklerini belirten Mehmet Vanlıoğlu, ‘’Bu program aşağı yukarı 10 senedir devam ediyor. Programın adını her türlü haber ve her türlü konuya yer verebilmek için Çerçeveye Sığmayanlar koyduk. Radyomuzda daha önceden Cezaevinden Mektup Var isimli bir programımız vardı ve yönetimin kararı ile kaldırılmıştı. Dinleyicilerden gelen istekler olmaya başladı. Cezaevine mesaj gönderen bazı dinleyicilerimiz vardı. Biz onları kırmadık, o mesajlarını okuduk. Biz okudukça, mesajlar dağ gibi yığıldı. Her hafta cezaevine 600 mesaj gönderiliyor" dedi.


"Mikrofon arkasında çok ağladığım oldu"


Bazen çok duygulandığını anlatan Vanlıoğlu, "Mesela bir çocuk, ‘baba, evimize dön’ dediğinde ben çok duygulanıyorum. Burada mikrofon arkasında çok ağladığım oldu. Bizi çok duygulandırıyorlar. Bir de insanların verdiği mesaj, ‘rüyanda beni gör’ temennisi oluyor. Yazık, adam seni niye görsün, çıksın gelsin evine değil mi? Çok enteresan mesajlar oluyor. Bunların yanı sıra bazı mahzurlu mesajlar oluyor, bunlara çok dikkat etmemiz gerekiyor. Herhangi bir şifre falan vermeye kalkan kişiler olursa, onlar bizi zor durumda bırakır. Onlara da bilhassa dikkat ediyoruz. Ama pek olmadı bugüne kadar. Bizim dinleyicilerimiz çok iyi ve çok güzel mesajlar iletiyorlar" diye konuştu.


“Pandemi döneminde mesajlar dörde katlandı”


Pandemide açık görüşler iptâl olduğu için mesajların çok arttığına dikkat çeken Mehmet Vanlıoğlu, “Pandemi döneminde mesajlarımız dörde katlandı. Bu mesajların çoğalma sebebi, pandemide cezaevlerinde görüşlerin yasaklanması. Kimse gidip yakınını göremiyor ve ziyaret edemiyor. Bunu duyan mesajlarla radyomuza akın etti. Bir ân önce yakınına, canına ciğerine mesajlarını iletebilmek için bizi arıyorlar” dedi.


"Ortada gerçekten filmi çekilecek bir olay var"


Bu programın filminin de çekilebileceğini kaydeden Vanlıoğlu, “Bir yönetmenimizin teklifi vardı, belgeselini çekebiliriz bu olayın diye. Ben her türlü teklife açığım. Öyle bir teklif gelirse neden çekmeyelim? Çünkü gerçekten belgeseli çekilecek bir durum var ortada. Çok enteresan mesajlar geliyor. Eğer bu gelen mesajları alıp bir yerde istiflemiş olsak, gerçekten çok güzel şeyler çıkar ortaya. Mesajın ne zaman, nereden ve ne duygular ile yazıldığı belli olmuyor. Kişi kapanıyor evine. Meselâ 10 sene, 20 sene eşinden, kocasından ayrı kalmış, evde tek başına. O anda yaşadığı duyguları ben bilemiyorum, onu kâğıda döküyor. Bize de okumak düşüyor burada. Adamın oğlu veya kızı evleniyor, ama adam cezaevinde. İzin alıp gelemiyor, serbest kalamıyor. Bir baba için kolay bir şey mi bu? Veya anne babası, çoluğu çocuğu vefat ediyor. Bunların hepsi başlı başına çok büyük bir olaydır bence. Allah kimseyi o dört duvarın arasına düşürmesin. Büyük konuşmaya gelmiyor, ne zaman ne olacağımız hiç belli değil. Herkesin attığı adıma çok dikkat etmesi gerekiyor. Son pişmanlık da fayda etmiyor’’ dedi.


Açık görüşler bugün başlıyor


Cezaevlerinde açık görüşler koronavirüs tedbirleri sebebiyle uzun süredir askıya alınmıştı. Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, geçen hafta yaptığı açıklamada, Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu’nun tavsiye kararıyla, açık görüşlerin uzun bir aranın ardından 1 Aralık Çarşamba günü başlayacağını bildirmişti.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Acil çağrıda saniyelerle kazanılan başarı Denizli Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı, 112 Acil Çağrı Merkezi 2025 yılı verilerine göre ortaya koyduğu performansla Türkiye’nin en hızlı ve en verimli itfaiye teşkilatlarından biri olduğunu kanıtladı. Saniyelerin hayati önem taşıdığı acil yardım hizmetlerinde Denizli İtfaiyesi, hem reaksiyon hızı hem de çağrı karşılama oranlarında Türkiye ortalamalarını geride bırakarak zirveye yerleşti. İçişleri Bakanlığı’nın 2025 Yılı Çalışma Planı kapsamında belirlediği performans kriterlerine göre; acil çağrı yönlendirici reaksiyon süresinde Türkiye hedefi 5 saniye olarak belirlenmişken, Denizli İtfaiyesi personeli bu süreyi 2,82 saniyeye indirerek büyük bir başarıya imza attı. Türkiye ortalaması 4,65 saniye olan reaksiyon süresinde Denizli İtfaiyesi 2,82 saniye ile Türkiye genelinde 11. sırada, Denizli 112 Acil Çağrı Merkezi bünyesindeki kurumlar arasında ise 1. sırada yer aldı. Denizli İtfaiyesi çağrı karşılama oranında Türkiye ikincisi Vatandaşların yardım çağrısına anında refleks gösteren Denizli Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı çağrı personeli, cevaplanan çağrı sayısının toplam çağrı sayısına oranında %97,02 gibi rekor bir seviyeye ulaştı. Türkiye ortalaması yüzde 88,40 olarak kayıtlara geçerken, Denizli İtfaiyesi bu alanda en başarılı 2. kurum olma başarısını gösterdi. "Halkımızın en zor anında, en hızlı şekilde yanındayız" Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, "Vatandaşımızın en zor anında uzanan ilk el olmanın sorumluluğuyla, her ihbarda saniyelerle yarışıyoruz. Denizli Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı personelimizin sergilediği bu yüksek disiplin ve özveri, şehrimizi acil çağrı hizmetlerinde Türkiye’nin parlayan yıldızı konumuna taşımıştır. 2,82 saniye gibi rekor bir sürede çağrıya cevap verip, yüzde 97’yi aşan bir oranla halkımızın sesine ses olan tüm mesai arkadaşlarımla gurur duyuyorum. Gece gündüz demeden, büyük bir özveriyle görev yapan çağrı personelimizden sahada alevlere karşı mücadele gösteren ekiplerimize kadar tüm kahramanlarımızı yürekten kutluyor, başarılarının devamını diliyorum. Şehrimizin huzuru ve güvenliği için biz buradayız, her an yanınızdayız" ifadelerine yer verdi.
Diyarbakır IBAN mağduriyetinin giderilmesine yönelik çalışmalarda sona gelindi Cumhuriyet Savcısı Baki Yiğit Çakmakkaya, IBAN’ın kullandırılması sebebiyle oluşan mağduriyetlerin giderilmesine yönelik çalışmalarda sona yaklaşıldığını belirtti. Uzun yıllar Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemelerinde ve dolandırıcılık suçları ile görevli Ağır Ceza Mahkemelerinde görev yapmış olan Cumhuriyet Savcısı Baki Yiğit Çakmakkaya, IBAN mağduriyetlerinin giderilmesine yönelik düzenlemenin bitme aşamasına geldiğini söyledi. Çakmakkaya, "Suç örgütleri yanında dolandırıcılık suçunu işleyen kişiler suça konu haksız kazancın izlerini başkalarına ait IBAN’lar ve banka kartları kullanarak kaybettiriyorlar. Hesabının üzerinde bloke olduğu, iş arayan mağdurun işe alınacağı ancak şirket için gerekli olduğundan hesaplarına ihtiyaç bulunduğu, hesap kiralamanın yasal olduğu gibi beyanlarla kişiler kandırılarak hesapları kullanılıyor. Dolandırıcılar bunun yanında masum kişileri arayarak kendilerini hakim, savcı, polis gibi unvanlarla tanıtarak anılan hesaplara para aktarımını sağladıktan sonra elde edilen parayı kiraladıkları IBAN üzerinden başka hesap ve kripto varlıklara aktarmak suretiyle veya diğer ortakları vasıtası ile çekerek aklıyorlar. Bu durumda hesabı kullanılan kişi suçun faili olarak ilk ulaşılan kişi oluyor. Kolay para, komisyon veya kısa süreli kullanım vaatlerine aldanan kişiler, bilgi sahibi olmasa da IBAN bilgilerini veya kredi kartlarını üçüncü kişilere kullandırmaları sebebi ile nitelikli dolandırıcılık, suç gelirlerinin aklanması gibi nitelikli suçlardan yargılanabiliyorlar. Kişilerin hesap bilgilerini bir kez vermeleri üzerine birden fazla suça iştirak etmekten yargılanmaları, dolandırıcılık suçunun yüz kızartıcı suçlardan olması sebebi ile hesabın da suçta kullanılması sonucu doğal olarak hesap bilgilerini kullandıran kişiler lekelenmeme hakkının ihlal edilmesi tehlikesi ile karşı karşıya kalıyor. Bu bağlamda yasada yer alan dolandırıcılık suçuna iştirak ile suç gelirlerinin aklanması arasında ince çizgide kalan kişilerin bulunması yanında suç kastı olduğuna dair şüphe bulunan kişilerin varlığı ve bunların yargılama sürecine dahil edilmesi kişilerin kendi hak ve özgürlükleri açısından ciddi risk teşkil ediyor. Süreç içerisinde dolandırıcıların doğrudan veya yardım eden sıfatı ile ile ortağı olarak bilerek suça iştirak edenle ile sahte satış vaadi ile kaparo alınması, sahte internet sitesi, sigorta süresinin bittiği yenilenmesi gerektiği, adının örgüt soruşturmasına karıştığı suçüstü yapılması için kolluğun paraya ihtiyacı olduğu gibi yöntemlerle kandırılan kişiler ile hesapları kullanılan kişiler yüz yüze kalıyor. Sahte ilanların uzun süre internet üzerinde kalması çağrı merkezlerine ait hatların uzun süre kullanımda tutulması, teknolojik ilerlemeler karşısında teknik ve personel altyapısının yetersiz kalması sonucu etkin soruşturma yapılmaması gibi parası elde edilen kişiler ile hesapları kullanılan bireyler yüz yüze kalabiliyor. Anılan durum mağduriyet oluşturabiliyor" dedi. "Gençler ve öğrenciler hedef alınıyor" Cumhuriyet Savcısı Çakmakkaya, özellikle gençlerin ve öğrencilerin hedef alındığını söyledi. Çakmakkaya, "Acil para göndereceğim, hesabını kısa süreli kullanabilir miyim, komisyon kazanacaksın gibi ifadeler çoğunlukla dolandırıcılık ağlarının tuzaklarıdır. Bu tekliflere itibar edilmemesi gerekir. Kolay para vaadine itibar edilmemeli. Emek sarf etmeksizin hesap kiralama veya benzer tekliflere karşı dikkatli olunmalıdır. Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Rekreasyon Anabilim Dalı bünyesinde 2025 yılında Doç. Dr. Cuma Ece ile yürütülen akademik bilgilendirme ve 2026 yılında etkinlik temelli bilgilendirmeye dayalı faaliyetlerin farkındalık çalışmalarına örnek olması açısından özel bir önemi bulunuyor. Bilişim ve dolandırıcılık suçları konusunda proje temelli akademik çalışmalar sürmektedir. Konu ile ilgili Hakimler Savcılar Kurulu ile YÖK’ün başsavcılıklar ve üniversitelere gönderdikleri iş birliği ve farkındalık faaliyetlerinin artırılmasına yönelik yazılar sonrası konu hakkındaki bilgilendirme faaliyetlerinin önemli bir ivme kazanmıştır" diye konuştu. Yasal düzenlenenin önemi ve kapsamı Teknolojik gelişmelerin dijital finansal işlemlerden çevrimiçi platformlara kadar toplumsal yaşamın her alanını dönüştürmesi ve hızlı değişimin hukuki düzenlemelerin de yeni ihtiyaçlara göre şekillenmesini gerekli kıldığını, bilişim ve dolandırıcılık suçlarına ilişkin yasal düzenlemelerin bu bağlamda hukukun uyum süreçlerini ve norm üretim hızını anlamak açısından somut bir örnek sunduğunu belirten Çakmakkaya, mevcut yasaların hem bireysel hakları koruma hem de toplumsal güvenliği sağlama ihtiyacına dayalı olarak oluşturulduğuna, bilişim suçları ve dolandırıcılık alanındaki düzenlemelerin, teknolojik yeniliklerin getirdiği riskler ve boşluklar göz önünde bulundurularak geliştirilmesi gerektiğine, hukuki çerçevenin bu suçları kapsayacak şekilde güncellenmesi, düzenleyici mekanizmaların teknolojiyle dengeli ilerlemesini desteklemesinin önemli olduğuna, yargı kararları ve uygulamaların hukuki süreçlerin teknolojik gelişmelerle uyumlu olması açısından önemini vurguladığına değindi. Açık kaynak araştırmasına göre 50 bin kişinin hüküm aldığı, 300 bin kişinin yargılama sürecinde olduğunun anlaşıldığını söyleyen Çakmakkaya, yasal düzenleme yapılırken çok sayıda kişinin konudan mağdur olduğunun iddia edildiği dikkate alınarak süratli ve kapsayıcı şekilde ele alınması gerektiğini belirtti. Çakmakkaya, dolandırıcılık dosyalarının yeniden ele alınması ile infaz süreçlerinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğine inandığını belirterek, yasa çalışmasının hukukun gelişimi için olumlu bir adım olduğuna işaret etti. 2018 yılında uluslararası hakemli Balkan ve Yakın Doğu Sosyal Bilimler Dergisi’nde yayınlanan "Bilişim Suçları ile Mücadelede Karşılaşılan Sorunlar", 2024 yılında "Sosyal Medyada Ökse Tuzağı: Dijital Dönüşümün Bireylere ve Kamuya Etkisi", 2025 yılında "Banka Hesapları ve Kredi Kartlarının Üçüncü Kişilere Kullandırılmasının Dolandırıcılık Suçu Olarak Nitelendirilmesi Üzerine Değerlendirme" başta olmak üzere makale ve kitaplarında konuyu irdelediğini belirten Çakmakkaya, bu bağlamda bilimsel araştırmalara dayalı çözüm önerileri sunduğunu söyledi. Çakmakkaya, bilişim ve dolandırıcılık suçlarında araştırma ve delil toplamanın tamamen kolluk tarafından yürütülmesi yerine adliyelerde suçları analiz edebilecek bilişim uzmanları aracılığı ile yapılması, katiplik sınav koşullarının güncellenmesi ile yıllar önce yerleşik uygulama olan üç dakikada 90 kelime yazma yerine bilişim suçları büroları için iki yıllık bilişim alanında yüksekokul mezunu ve bu alanda yeterliliği olanların alınması gerektiğini dile getirdi. Çakmakkaya, hukuk fakültelerinde bilişim alanında yan dal ve benzeri şekilde eğitim alanlarının ileride bilişim konusunda hakim savcı avukat olarak yetiştirilmesinin önünün açılmasının hakim ve savcı yardımcılarının da yardımcılık sürecinde bilişim ihtisas mahkemelerinde görev yapabilecekleri göz önüne alınarak, bu alanda yetiştirilmelerinin gerektiğine, itibar suikastlarının ayrı bir kanun maddesi ile düzenlenerek ayrı tutulmak şartı ile hakaret suçlarını gelir kapısı haline getiren kişilerin tespiti ile adliyeleri haksız ve kasıtlı meşgul eden eylemlerin önlenmesi, 5651 sayılı "İnternet Ortamında Yapılan Yayınlar ile Bu Yayınlar ile İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi" hakkındaki yasanın güncellemesinin konunun çözümüne katkı sağlayacağına, bilişim ve dolandırıcılık alanında Türk Ceza Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu yanında konuyla ilgili 5651 sayılı yasa gibi yasalarla birlikte geniş kapsamlı olarak ele alınması gerektiğini kaydetti. Organizasyonlarda insan kaynakları yönetiminin, kurumsal sosyal sorumluluk anlayışını beraberinde getirdiğine değinen Çakmakkaya, dijital teknolojilerde yaşanan baş döndürücü hızın suçlu profili ve suç tiplerine de yansıdığına dikkat çekerken, yasaların anılan gelişime ayak uydurmakta zorlandığını, süreçlerin iyileştirilmesi için Adalet Bakanlığı, Hakimler Savcılar Kurulu, YÖK, İçişleri Bakanlığı ve diğer kurumların birlikte çalışma yürütmesi gerektiğine, özellikle yasaların uygulanması esnasında karşılaşılan sorunların kürsüden anlık takibinin önem taşıdığına, bu amaçla merkezde ve taşrada çalışma komisyonları kurulması ile yeni suç türlerine karşı yasa önerilerinin il ve ilçe başsavcılıkları ile adalet komisyonlarının yapacakları istatistik, analiz, raporlama, öneri ile ivme kazanacağına dikkat çekti. 12. Yargı Paketi’nde yer alması beklenen yasa değişikliğinin toplumsal bir sorunu çözmek açısından oldukça önemli olduğuna değinen Çakmakkaya, bu alanda yasanın önemli bir boşluğu dolduracağına inandığını sözlerine ekledi.