POLİTİKA - 05 Şubat 2026 Perşembe 11:09

Başkan Karabatı: "Deprem gerçeğini unutturmamaya kararlıyız"

A
A
A
Başkan Karabatı: "Deprem gerçeğini unutturmamaya kararlıyız"

Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı, 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin 3. yıl dönümünde deprem gerçeğinin unutulmaması gerektiğini vurgulayarak, bina envanteri çalışmaları, afet hazırlık eğitimleri ve ilçe genelinde güncellenen 34 toplanma alanı ile Karacabey’in muhtemel afetlere karşı daha dirençli hale getirildiğini söyledi.


KarKaracabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı, 6 Şubat 2023’te meydana gelen ve Türkiye’yi derinden sarsan Kahramanmaraş merkezli depremlerin 3. yıl dönümü nedeniyle bir açıklama yaptı. Başkan Karabatı, deprem gerçeğinin asla göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, Karacabey Belediyesi olarak afetlere karşı hazırlık çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceklerini ifade etti. Başkan Karabatı, "Maraş depreminin yıl dönümünde hayatını kaybeden vatandaşlarımızı saygı ve rahmetle anıyor, yaralanan ve depremden etkilenen tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz" dedi.


Karacabey Belediyesi bünyesinde kurulan Afet İşleri ve Risk Yönetimi Müdürlüğü’nün aktif şekilde çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Başkan Karabatı, yaşanan acı tecrübelerden önemli dersler çıkarıldığını vurguladı. Muhtemel afetlere karşı hazırlık ve müdahale kapasitesini artırmaya yönelik çok yönlü çalışmalar yürütüldüğünü ifade eden Karabatı, bu kapsamda ilçe genelinde riskli bölgelerin tespit edilmesi ve gerekli önleyici tedbirlerin alınması, afet tatbikatları ve bilgilendirme eğitimleriyle vatandaşların afet farkındalığının artırılması, ilçe bazlı Acil Durum Planları’nın güncellenmesi ve müdahale ekiplerinin düzenli olarak eğitilmesi, kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve gönüllü ekiplerle koordinasyonun güçlendirilmesine yönelik faaliyetlerin hayata geçirildiğini kaydetti. Başkan Karabatı, amaçlarının muhtemel bir afet durumunda can ve mal kaybını en aza indirmek, vatandaşların güvenliğini sağlamak ve müdahale süreçlerini etkin biçimde yönetmek olduğunu söyledi.



Bina envanteri çalışmaları sürüyor


Deprem gerçeğini göz önünde bulundurarak göreve gelir gelmez Afet İşleri ve Risk Yönetimi Müdürlüğü’nü kurduklarını ve çalışmalara start verdiklerini belirten Karabatı, Karacabey’deki yapı stokuna yönelik önemli bir çalışmayı da hayata geçirildiğini açıkladı. Karabatı, akademik odalarla iş birliği içinde bina envanteri çalışmalarına başladıklarını belirterek, "Karacabey’de bulunan binaların deprem, sel ve yangın gibi afetlere karşı dayanıklılık durumlarının analiz edilmesi amacıyla kapsamlı bir bina envanteri çalışmasına başladık. Bu çalışma kapsamında binaların mevcut yapısal özellikleri belgelenerek, risk seviyeleri ortaya konuluyor. Bunlarla ilgili hazırlanacak raporlar doğrultusunda binaların güçlendirilmesi ya da yenilenmesine yönelik planlamalar yapacağız" dedi.


Ayrıca Karacabey Afet Müdürlüğü’nün araç ve ekipman kapasitesinin artırılmasının planlandığını belirten Karabatı, bu sayede afet anlarında daha hızlı ve etkili müdahale edilebileceğini ifade etti.



"Depreme hazırlıklı olmalıyız"


"Deprem ülkemizin ve Karacabey’in bir gerçeği" diyen Başkan Karabatı, vatandaşların güvenli bir şekilde toplanabileceği alanlara ilişkin güncel listeyi de yeniden paylaştı. Karabatı, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:


"Hiç deprem olmayacakmış gibi günlük hayatımızı sürdürürken, bir dakika sonra deprem olacakmış gibi de hazırlıklarımızı yapmamız gerekiyor. Karacabey Belediyesi olarak bu bilinçle hareket ediyoruz. Belediyemizin arama kurtarma ekipleri hazır durumda. Aynı zamanda doğal afet ve acil durum toplanma alanlarının en doğru noktalara belirlenmesi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz."



Karacabey’de 34 toplanma alanı güncellendi


Karacabey’in deprem risk haritası ve mahallelerin nüfus yoğunluğu dikkate alınarak güncellenen 34 farklı toplanma alanı kamuoyuna bir kez daha hatırlatıldı. İlçedeki doğal afet ve acil durum toplanma alanları şu şekilde sıralandı.


"Canbalı Mahallesi, Şehit P. Yzb. Atilla Savaş Acarca Parkı, Atatürk Kültür Parkı. Emirsultan Mahallesi, Bektaş Parkı, Evren Esen Parkı, Ömer Matlı İlköğretim Okulu, Zeki Müren Parkı. Esentepe Mahallesi, Atatürk Parkı, Çamlık Mesire Alanı. Garipçe Abdullahpaşa Mahallesi, Ulu Camii. Gazi Mahallesi, Nadir Ünlü Parkı, Şehit Bahadır İlkokulu, Hacı Ahmediye İlkokulu. Hamidiye / Mahmuriyet Mahallesi: Hamidiye Düğün Salonu, Karacapark. Karacaahmet Yenice Mahallesi, Atatürk İlkokulu, Servet Somuncuoğlu Parkı.Mecidiye Mahallesi, İstiklal İlkokulu. Selimiye / Hüdavendigar Mahallesi, İmam Hatip Ortaokulu, 14 Eylül İlkokulu. Sırabademler Mahallesi: Muhsin Yazıcıoğlu Parkı. Tabaklar Mahallesi, Adnan Menderes Parkı, Adnan Menderes Ortaokulu.Tavşanlı Mahallesi, Cumhuriyet İlkokulu, Karacabey Otogar Bahçesi. Yeni Mahalle, Murat Hüdavendigar İlkokulu, Yeni Mahalle Düğün Salonu Yanı Park. Saadet Mahallesi, Uluabatlı Hasan İlkokulu. Nasrettin Mahallesi, Kapalı Spor Salonu Bahçesi. Drama Mahallesi, Karacabey Ortaokulu. Bayramdere Mahallesi, Özyuvam Sitesi Arkası Park, Longoz Parkı, Yeniköy Piknik Alanı, Yeniköy Pazaryeri.Kurşunlu Mahallesi, Kurşunlu İlköğretim Okulu."


Başkan Karabatı, tüm vatandaşları afet bilincini artırmaya, risklere karşı hazırlıklı olmaya ve afet anlarında dayanışma içinde hareket etmeye davet etti.



Başkan Karabatı: "Deprem gerçeğini unutturmamaya kararlıyız"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Denizli’de sokak hayvanlarını kısırlaştırma ve sahiplendirmede rekor artış Denizli Büyükşehir Belediyesi Sokak Hayvanları Barınma ve Rehabilitasyon Merkezi, 2026’nın ilk dört ayında kısırlaştırma ve sahiplendirme çalışmalarında dikkat çeken bir başarıya imza attı. Verilere göre, kısırlaştırmada yüzde 214, sahiplendirmede ise yüzde 38’lik artış görüldü. Sokak hayvanlarına yönelik daha modern ve konforlu şartlarda hizmet sağlayan tesis, bakımdan tedaviye, eğitim çalışmalarından, serbest gezi parkurları ve dinlenme alanlarına kadar birçok yönüyle Türkiye’ye örnek oluyor. Tesiste 2026 yılının ilk dört ayında kısırlaştırma çalışmaları önemli ölçüde hız kazandı. Kısırlaştırılan kedi sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 50 artarak 853’ten 1283’e yükselirken, köpek sayısı yüzde 43 artışla 1361’e ulaştı. Toplam kısırlaştırma sayısı ise yüzde 46 artarak 2644 oldu. Yıllık ortalamalara bakıldığında da artışın sürdüğü görülüyor. 2024 yılında aylık ortalama 211 olan toplam kısırlaştırma sayısı, 2026’da 662’ye çıkarak yüzde 214’lük artış kaydetti. Sahiplendirmede dikkat çeken sıçrama Sahiplendirme çalışmalarında ise çok daha çarpıcı bir tablo ortaya çıktı. 2025’in ilk dört ayında 204 olan toplam sahiplendirme sayısı, 2026’da yüzde 136 artışla 482’ye yükseldi. Özellikle köpek sahiplendirmelerinde yaşanan yüzde 235’lik artış (86’dan 288’e) dikkat çekerken, kedi sahiplendirmeleri de yüzde 64 artışla 194’e ulaştı. Aylık ortalamalarda da artış sürerken, toplam sahiplendirme sayısı 2026’da 121’e çıkarak önceki yıllara göre yüzde 38 yükseldi. Rehabilitasyon artıyor, ihbarlar azalıyor Rehabilite edilen sokak hayvanı sayısı artışını sürdürürken, ekiplerin müdahale ettiği ihbar sayısında düşüş yaşandı. 2026’nın ilk dört ayında ihbar sayısı yüzde 40 azalarak 9215’ten 5491’e geriledi. Yıllık ortalamada ise düşüş yüzde 53’e ulaştı. Bu tablo, sahadaki sorunların daha hızlı ve planlı şekilde çözüldüğüne işaret ediyor. "Kalıcı ve sürdürülebilir bir sistem kuruyoruz" Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, elde edilen verilerin sahadaki karşılığını net bir şekilde gördüklerini belirterek, "Amacımız yalnızca geçici çözümler üretmek değil, sokak hayvanları konusunda kalıcı ve sürdürülebilir bir sistem kurmak. Kısırlaştırma çalışmalarımızı artırarak kontrolsüz çoğalmanın önüne geçiyoruz. Aynı zamanda sahiplendirme kampanyalarımızla can dostlarımızı sıcak yuvalarla buluşturuyoruz. Elde ettiğimiz bu veriler, doğru yolda olduğumuzu açıkça ortaya koyuyor" ifadelerini kullandı.
Ordu Ordulu çilingir ustası, 53 yıldır mesleğini sürdürüyor Ordu’nun Altınordu ilçesinde yaşayan çilingir ustası Zekeriya Şentürk, meslek hayatı yarım asrı aşsa da ilk günkü heyecanıyla çalışmaya devam ediyor. Altınordu ilçesinde 1973 yılında açtığı iş yerinde çilingir ve anahtarcı olarak hizmet veren Şentürk, aradan geçen 53 yılın ardından mesleğini ilk günkü sevgisiyle sürdürüyor. Meslek hayatı boyunca binlerce kilitli kapıyı açan, on binlerce anahtar çekimi yapan Şentürk, mesleğe ilk başladığı yıllarda makinelerin olmadığını, tüm anahtarları el işçiliğiyle yaptıklarını söyledi. Şentürk, meslekte zanaatın ve el işçiliğinin önemli olduğunu, şartların el verdiği sürece çalışmaya devam edeceğini belirtti. "Tüm anahtarları elimizde üretirdik, tesviyecilik ve gerçek çilingircilik buydu" Mesleğe başladığı dönemlerde hazır anahtar kalıplarının bulunmadığını anlatan Şentürk, o yıllarda tüm işlemlerin tamamen el emeğiyle yapıldığını ifade ederek, "Aslında tesviyecilik, çilingircilik budur. Ama şimdi hazır anahtarlar geliyor, işlemesi mevcut makinelerde yapılıyor. 1970’li yıllarda biz bu anahtarları elimizde yapardık. Gün geçtikçe farklı makineler çıktı, biz de tüm anahtarları burada işleyebiliyoruz. Eskiden el marifeti vardı, şimdi makineler konuşuyor" dedi. "Hizmet vermeye devam edeceğiz" Sağlığının el verdiği sürece mesleğini sürdürmeyi düşündüğünü aktaran Şentürk, "Eşimizden, dostumuzdan Allah razı olsun, onlar bizi bırakmak istemiyor, biz de onları bırakmayacağız. Gidebildiğimiz yere kadar hizmet vermeye devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi.
Bolu Öğrenciler çoksesli koroda yeteneklerini keşfediyor Bolu’da 47 ortaokul öğrencisi, müzik aleti ve dış ses kullanmadan sadece kendi seslerini kullandığı bir çoksesli koro oluşturdu. 3 yıldır aralıksız çalışmalarına devam eden çok sesli koro ekibi, Türkiye genelindeki birçok yarışmadan ödüllerle döndü. Bolu 100. Yıl Ortaokulu’nda müziğe gönül veren 47 öğrenciden oluşan çoksesli koro ekibi, başarılarıyla okulunu temsil ediyor. Koroda, ekipman ve dış ses kullanmayan öğrenciler yeteneklerini gösteriyor. ‘Harmoni 100’ adıyla çalışmalarını sürdüren koro, katıldığı yarışmalarda elde ettiği derecelerle okuluna ödüller kazandırmaya devam ediyor. Okulun müzik öğretmeni ve koro şefi Ceyda Bakkalbaşı öncülüğünde yaklaşık 3 yıldır faaliyet gösteren koro, öğrencilerin müzikal yeteneklerini geliştirmelerine katkı sağlıyor. ‘Harmoni 100’ korosu, önümüzdeki günlerde İstanbul ve Ankara’da düzenlenecek çoksesli çocuk korosu yarışmalarına katılmaya hazırlanıyor. Koroda yer alan öğrenciler, bu çalışmalar sayesinde müziğe olan ilgilerinin arttığını ifade etti. "Türkiye’de çok sesliliğe doğru bir evrimleşme var" Ülke genelinde yaş fark etmeksizin tüm insanların korolara dahil olmak istediğini belirten müzik öğretmeni Ceyda Bakkalbaşı, "5 yıldır okulda görev yapıyorum. Son 3 yıldır da okulumuzda koro faaliyetleri yürütmekteyiz. Koronun adı ‘Harmoni 100’, okulumuzda 100. Yıl isminin olması nedeniyle öğrencilerimizle beraber böyle bir isim belirledik. 3 yıldır Bolu 100. Yıl Ortaokulu olarak faaliyetlerimize devam ediyoruz. Elimizden geldiğince yurt içinde yapılan festivallere katılım sağlamaya çalışıyoruz. Bu sene 11’incisi düzenlenen Sansev Uluslararası İstanbul Çoksesli Korolar Festivali’nde 7 Mayıs Perşembe günü sahnede olacağız. Türkiye Korolar Şenliği, bu sene 26’ncısı düzenleniyor. Türkiye’de çok sesliliğe doğru bir evrimleşme var. Bir hareket var. İnsanlar koroya katılmak istiyor" dedi. "Koro benim stres atma sebebim oldu" Koronun stres attırdığını aktaran 6. sınıf öğrencisi Işıl Kılıç, "Ben ilkokuldayken müzikle çok ilgilenmezdim. Öğretmenim bize çalgı çalmayı öğretmeye çalışırdı ama ben çok uğraşmazdım. Ortaokula başladığımdan beri Ceyda hocam sayesinde koroyu ve müziği çok sevmeye başladım. Bundan sonra hayatımı müziğe göre şekillendirmek istiyorum. Beyin cerrahı olmak istiyorum ama müziği bırakmak istemiyorum. Notlarıma çok takılan bir insandım, koro benim stres atma sebebim oldu" şeklinde konuştu. "Ben de Ceyda hocam gibi müzik öğretmeni olmak istiyorum" Müziğin hayatını etkilediğini ve müziğe karşı ilgi duymaya başladığını ifade eden 8. Sınıf öğrencisi Sümeyye Sevgili, "Ben iki yıldır koroya geliyorum. Müzik hayatımı daha çok etkiledi. Koronun hayatıma daha iyi bir yönü oldu. Müzikle daha çok iç içe oldum. Lisede güzel sanatlara geçmeme etki edecek. Daha sonra da müzikle ilgilenmeyi düşünüyorum. Ben de Ceyda hocam gibi müzik öğretmeni olmak istiyorum" diye konuştu.