ÇEVRE - 10 Şubat 2026 Salı 11:11

Bir köyü ayaklandıran karar: Kaynak suyu için eylem yaptılar

A
A
A
Bir köyü ayaklandıran karar: Kaynak suyu için eylem yaptılar

Bursa’nın Orhaneli ilçesine bağlı Erenler Mahallesi’nde eski mermer ocağında ortaya çıkan ve yaklaşık 100 bin tonluk suyun biriktiği havzanın kapatılmak istenmesi mahalle halkını sokağa döktü. Yaz aylarında ciddi su sıkıntısı yaşayan köylüler, Bursa’daki kuraklığı ve geçen yaz yaşanan orman yangınlarını hatırlatarak su kaynağının kapatılmamasını istedi.


Bursa’nın Orhaneli ilçesi Erenler Mahallesi’nde 18 yıl önce kurulan mermer ocağında zamanla oluşan ve kaynak suyuyla dolan havza, bölge halkının tek su umudu haline geldi. Yaklaşık 2 yıl önce faaliyetlerini sonlandıran mermer şirketi, mahalle sakinlerinin bu sudan faydalanmasına izin vererek ruhsatını bir süre daha elinde tuttu. Ancak şirketin geçtiğimiz aylarda ruhsat iptali için başvuruda bulunmasıyla birlikte bölgedeki su kaynağı yeniden gündeme geldi.


Bursa Orman Bölge Müdürlüğü, şirketten ocağın bulunduğu alanın rehabilite edilmesini ve oluşan su havzasının doldurularak kapatılmasını istedi. Bu karar, özellikle yaz aylarında ciddi su sıkıntısı yaşayan Erenler Mahallesi sakinlerini harekete geçirdi. Köylüler, hem Bursa genelinde yaşanan kuraklığı hem de geçtiğimiz yaz Harmancık bölgesinde çıkan orman yangınlarını hatırlatarak, bu suyun hayati önem taşıdığını vurguladı. Yaklaşık 100 bin ton civarında suyun bulunduğu havza, son 2 yıldır tarımsal sulamada kullanılıyor. Bu sayede bölgede ekili alanlarda ciddi verim artışı yaşandığı belirtiliyor. Mahalle sakinleri, derelerin kuruduğunu, çeşmelerden su akmadığını ve yaz aylarında Bursa merkezinde bile su kesintileri yaşandığını hatırlatarak, mevcut bir su kaynağının kapatılmasının büyük mağduriyet oluşturacağını ifade ediyor.



Köylüler 2 kilometrelik hat çekti


Köylüler, kendi imkanlarıyla ve imece usulü çalışarak yaklaşık 2 kilometrelik bir hat üzerinden, herhangi bir enerji sarfiyatı olmadan bu suyu belirli bir noktaya ulaştırmayı başardı. Tankerlerle taşınan suyun mahalledeki herkes tarafından kullanıldığı öğrenildi. Buna rağmen havzanın kapatılması yönündeki talep, bölgede büyük endişeye yol açtı. Tüm mahalle sakinlerinin katıldığı eylemde, su kaynağının kapatılmaması ve alanın rehabilite edilerek suyun kullanıma açık bırakılması istendi. Köylüler, mevcut şartlarda bu sudan başka bir alternatiflerinin olmadığını, havzanın kapatılması halinde en basit tarımsal faaliyetlerin bile yapılamayacağını belirterek yetkililerden acil çözüm talep etti. Erenler Mahallesi’nde yaşanan bu gelişme, Bursa’da giderek artan kuraklık tehdidini ve kırsal bölgelerde suya erişimin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Köylüler, hem tarım hem de günlük yaşam için kritik öneme sahip olan bu su kaynağının korunmasını istiyor.



"Bizim buradaki sudan başka çaremiz yok"


Yaşanan su kriziyle ilgili konuşma yapan Erenler Köyü Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Eyüp Deniz, "Bu mermer ocağı 18 yıl önce açıldı. Mermer ocağının faaliyetlerinden dolayı oluşan bir havza var, etrafı taşlarla çevrili. 100 bin ton civarlarında su var, biz bu suyu 2 yıldır tarımsal faaliyetlerimizde kullanıyoruz. Buradaki su sayesinde ekinlerimiz yüzde yüze varan bir artış gösterdi. Bursa Tarım ve Orman Bölge Müdürlüğü buranın rehabilite edilmeden teslim alınmayacağını söylüyor. Bizler de kurum ve kuruluşlara giderek alanın rehabilite edilmesini ama suyun kullanıma açık bırakılmasını talep ediyoruz. Bizim buradaki sudan başka bir seçeneğimiz yok. Buradaki suyun kapatılmasıyla insanlar bahçelik domatesini bile yetiştiremeyecek. Derelerimiz kurudu, çeşmemizde su yok. Bursa merkezi yazın su kesintileriyle de uğraştı. Burada var olan bir kaynak suyu yok edilmeye çalışılıyor. 4 aydır devletin tüm kurumlarıyla temas halindeyiz. Yaprak gibi oradan oraya savruluyoruz ama kimse çözüm yoluyla yaklaşmıyor. İş makineleri çalıştırdık, köylülerimiz imece usulü çalıştı. 2 kilometre boyunca enerji sarfiyatı olmadan bu suyu belirli bir noktaya taşıyabildik. Tankerle taşıma yoluyla bu suyu köydeki herkes kullanabiliyor. Bu su kaynağının kapatılmasını istemiyoruz" ifadelerini kullandı.



"Acilen durdurun"


Gerekli görüşmeler sağlanana kadar su havzasının durdurulmasını talep eden CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, "Yaklaşık 100 bin ton olduğu tahmin edilen bu su kaynağının, rehabilitasyon nedeniyle mermer ocağını işleten firma tarafından doldurulduğunu görüyoruz. Acilen devletin ilgili kurumları tarafından, buradaki haklı talep sonuçlanıncaya kadar su kaynağının kapanmasını durdurmalı. Şu andaki en önemli talep bu ve görüşmelere devam edilmeli. Çalışmaların durdurulmasıyla yapılan görüşmelere de köylülere de fayda sağlayacağını biliyoruz" dedi.



Bir köyü ayaklandıran karar: Kaynak suyu için eylem yaptılar

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul TBF: "Türk milletini hedef alan provokatif pankartı en güçlü şekilde kınıyoruz" Türkiye Basketbol Federasyonu (TBF), tarafından Panionios-Beşiktaş maçında tribünde açılan pankarta ilgili, "Türk milletini, ülkemizin milli ve manevi değerlerini hedef alan provokatif pankartı en güçlü şekilde kınıyoruz" açıklaması yapılarak EuroCup yönetimini gerekli önlemleri almaları için davette bulundu. TBF’den yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Beşiktaş Erkek Basketbol Takımı’nın, EuroCup organizasyonu kapsamında Yunanistan’da Panionios Athens ile oynadığı karşılaşmada tribünlerde açılan; Türk milletini, ülkemizin milli ve manevi değerlerini hedef alan provokatif pankartı en güçlü şekilde kınıyoruz. Sporun evrensel değerlerine, fair-play anlayışına ve uluslararası müsabakaların taşıması gereken saygı ortamına açıkça aykırı olan bu tür eylemler, yalnızca kulüplerimizi değil; Türk sporunu, ülkemizin itibarını ve ortak insani değerleri hedef almaktadır. Hiçbir spor organizasyonu; nefret söylemine, ayrımcılığa ve milli değerlere yönelik hakaretlere zemin oluşturamaz. Türkiye Basketbol Federasyonu olarak, sporun birleştirici gücünü zedeleyen bu kabul edilemez tutumun karşısında durduğumuzu açıkça ifade ediyor; bu olayın tüm yönleriyle incelenmesi, sorumluların tespit edilmesi ve gerekli yaptırımların kararlılıkla uygulanması gerektiğini vurguluyoruz. Bu vesileyle, söz konusu karşılaşmanın organizasyonundan sorumlu olan EuroCup ve EuroLeague’i; tribün güvenliği, organizasyon standartları ve disiplin uygulamaları konusunda sorumluluk almaya, benzer olayların tekrar yaşanmaması adına gerekli önlemleri gecikmeksizin hayata geçirmeye davet ediyoruz. Türkiye Basketbol Federasyonu, Türk kulüplerinin ve Türk sporunun uluslararası platformlarda maruz kaldığı her türlü ayrımcı, provokatif ve saygısız tutumun karşısında durmaya; sürecin takipçisi olmaya devam edecektir."
Ankara Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ve İçişleri Bakanı görevden affını istedi Resmi Gazete’de yayımlanan atama kararı ile görevden affını isteyen Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un yerine Akın Gürlek, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın yerine ise Mustafa Çiftçi atandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzası ile Resmi Gazete’de yayımlanan atama kararı ile birlikte görevden affını isteyen ve af talebi kabul edilen Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un yerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın yerine ise Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi atandı. Atamalar Anayasa’nın 104’üncü ve 106’ncı maddeleri gereğince gerçekleştirildi. Ali Yerlikaya’dan paylaşım Görevden affını isteyen İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya af talebinin kabul edilmesi sonrasında sosyal medya hesabından paylaşımda yaparak, "Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın tensip ve takdirleriyle 4 Haziran 2023 tarihinde başladığım İçişleri Bakanlığı görevimi kıymetli kardeşim Mustafa Çiftçi’ye devrediyorum. Kendisini tebrik ediyor, yeni görevinde başarılar diliyorum. Allah hayırlı uğurlu etsin. Bakanlığım süresince verdiği büyük desteklerinden dolayı Sayın Cumhurbaşkanımıza şükranlarımı arz ediyorum. Ülkemizin huzur ve güvenliği için canla başla görev yapan İçişleri ailemizin her bir ferdine ayrı ayrı yürekten teşekkür ediyorum. Allah’a emanet olun" ifadelerine yer verdi. Yılmaz Tunç’tan paylaşım Görevden affını isteyerek yerini Akın Gürlek’e bırakan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ise sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın yanında olmak, davamıza gönül vermek bizler için her zaman gurur vesilesi olmuştur. 2001 yılında başlayan kutlu yolcuğumuzda AK Parti Kurucu İlçe Başkanlığı, Milletvekilliği, TBMM Adalet Komisyonu Başkanlığı, AK Parti Meclis Grup Başkanvekilliği görevlerimizin ardından Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından 4 Haziran 2023 tarihinde Adalet Bakanlığı görevinin tarafıma tevdi edilmesi milletimize ve devletimize hizmet etme sorumluluğumuzu daha da artırmıştır. 23 yıllık hükümetlerimiz döneminde Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ülkemizin yüksek standartlı demokrasiye kavuşması ve hukuk devleti ilkesinin tahkimi yolunda gerçekleştirilen reformlara omuz vermenin onurunu yaşadık. Bundan sonra da ülkemiz ve milletimiz için ter dökmeye, Türkiye Yüzyılı için ilk günkü heyecanla çalışmaya devam edeceğiz. Sayın Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle Adalet Bakanı olarak atanan Sayın Akın Gürlek’e görevinde üstün muvaffakiyetler diliyorum" ifadelerine yer verdi. Yeni bakanların özgeçmişleri Adalet Bakanı olarak atanan Akın Gürlek, 1982 yılında Nevşehir’de dünyaya geldi. Gürlek, 2005 yılında Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldu. Türkiye’nin farklı bölgelerinde hakimlik görevlerinde yer aldı ve 2021 yılında birinci sınıf hakimliğe terfi etti. Gürlek, Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından 2 Ekim 2024’te İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olarak atandı. Ayrıca 2 Haziran 2022’den 7 Ekim 2024’e kadar Adalet Bakan Yardımcısı olarak görev yapan Gürlek, hakimlik ve savcılık görevlerini yürüttüğü dönemde aldığı kararlarla Türkiye gündeminde yer aldı. İçişleri Bakanı olarak atanan Mustafa Çiftçi ise 1970 yılında Konya’nın Çumra İlçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Çumra’da, Lise öğrenimini Konya’da bitirdi. 1995 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünden mezun oldu. 1996 yılında İçişleri Bakanlığının açmış olduğu Kaymakam Adaylığı sınavını kazanarak 85. Dönem Konya Kaymakam Adayı olarak göreve başladı. 1998 yılında 8 ay süreyle İngiltere’ye gitti. 1999 yılında Milli Güvenlik Akademisi’nden mezun oldu. Aksaray-Gülağaç, Erzurum-Tekman, Nevşehir-Derinkuyu, Bitlis-Adilcevaz ve Kırşehir-Kaman İlçelerinde Kaymakamlık, İçişleri Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü’nde Daire Başkanlığı yaptı. TBMM’de Özel Kalem Müdürlüğü ve Başkan Başmüşavirliği görevlerinde bulundu. 2007 Yılında Selçuk Üniversitesi SBE Kamu Yönetimi ABD Kamu Yönetimi Bölümünde Yüksek Lisans çalışmasını tamamladı. 2011 yılında da Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi"ni bitirdi. 2012 yılında Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi SBE Kamu Yönetimi Ana Bilim Dalında başka bir yüksek lisans çalışmasını tamamlayan Mustafa ÇİFTÇİ, A.Ü. Adalet Bölümü’nü ve İktisat Fakültesini bitirdi. Halen Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde ve Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi Tarih Bölümünde öğrenim hayatını devam ettiren Çiftçi, 2018/202 sayılı Cumhurbaşkanlığı atama kararı ile Çorum Valisi olarak atandı. Çorum’da 4 yıl 9 ay görev yapan Çiftçi, 9 Ağustos 2023 tarih ve 2023/376 sayılı Cumhurbaşkanlığı atama kararı ile18.08.2023 tarihinde Erzurum Valiliği görevine başladı.