EKONOMİ - 06 Şubat 2026 Cuma 15:39

Bursa’nın turizm ve ticaret vizyonu Umman’da güçlendi

A
A
A
Bursa’nın turizm ve ticaret vizyonu Umman’da güçlendi

Bursa Kültür Turizm ve Tanıtma Birliği ve Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, fuar kapsamında gerçekleştirilen temaslar, Bursa ile Umman arasındaki turizm ilişkilerinin geliştirilmesine önemli katkı sunduğunu söyledi.


Bursa Kültür Turizm ve Tanıtma Birliği, Umman’ın başkenti Maskat’ta 2-4 Şubat tarihleri arasında düzenlenen OMN-EX Uluslararası Fuar ve Forumuna katılarak Bursa’nın turizm ve ticaret potansiyelini uluslararası alanda tanıttı. Açılışında Bursa Kültür Turizm ve Tanıtma Birliği ve Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ın yanı sıra Bilal Erdoğan ve sektör temsilcilerinin de katıldığı fuar kapsamında gerçekleştirilen temaslar, Bursa ile Umman arasındaki turizm ilişkilerinin geliştirilmesine önemli katkı sundu.


Oman Convention & Exhibition Centre’da düzenlenen organizasyonda, Birliğin üç gün boyunca ziyaretçilere açık olan standında; Bursa’nın tarihi ve kültürel mirası, doğal güzellikleri, gastronomi zenginliği ve dört mevsime yayılan turizm imkanları kapsamlı şekilde tanıtıldı. Osmanlı’nın ilk başkenti olan Bursa, aynı zamanda güçlü sanayi altyapısı, ihracat kapasitesi ve ticaret hacmiyle de uluslararası ziyaretçilerin ilgisini çekti.


Fuara, Bursa Kültür Turizm ve Tanıtma Birliği ve Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz başkanlığında; Bursa’dan gelen turizm acenteleri ve sektör temsilcilerinden oluşan bir heyet katılım sağladı. Fuar süresince Ummanlı turizm profesyonelleri ile Bursalı firmalar arasında birebir görüşmeler gerçekleştirilerek, karşılıklı iş birliği ve ortak turizm projelerine yönelik önemli adımlar atıldı. OMN-EX Fuarı’nı ziyaret eden aileler ise, kendileri için özel olarak hazırlanan Bursa turizm paketlerini inceleme ve doğrudan Bursa merkezli acenteler aracılığıyla satın alma imkânı buldu. Bu uygulama, Bursa’nın doğrudan pazarlama yaklaşımını ve sürdürülebilir turizm vizyonunu ön plana çıkardı.


Fuar programının yanı sıra Başkan Oktay Yılmaz, Umman’daki ziyaretleri kapsamında çeşitli üst düzey temaslarda da bulundu. Bu çerçevede Yılmaz, Umman Kültür Mirası ve Turizm Bakanlığı Bakan Yardımcısı Azzan bin Qassim Al Busaidi ve Tanıtımlar Genel Müdürü Haitham Al Gassani ile bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantıda, kültür turizmi ve sağlık turizmi başta olmak üzere turizmin tüm alanlarında Bursa’nın potansiyeli ele alınırken; iki ülke arasında karşılıklı turist hareketliliğinin artırılmasına yönelik tanıtım ve iş birliği imkanları değerlendirildi. Başkan Yılmaz ayrıca, Türkiye Cumhuriyeti Umman Büyükelçisi Prof. Dr. Muhammet Hekimoğlu’nu ziyaret etti. Ziyarette, Bursa’nın Umman pazarında daha etkin tanıtılması, iki ülke arasında turizm ve ticaret alanında geliştirilebilecek yeni iş birlikleri ile kurumsal ilişkilerin güçlendirilmesi konuları ele alındı.


Fuarın Bursa açısından oldukça verimli geçtiğini belirten Bursa Kültür Turizm ve Tanıtma Birliği Başkanı Oktay Yılmaz, "Fuara katılımımız ve burada gerçekleştirdiğimiz temaslar ile Bursa’nın uluslararası turizm pazarındaki görünürlüğünü artırmayı ve Umman başta olmak üzere Körfez ülkelerinden Bursa’ya yönelik turizm talebini güçlendirmeyi hedefliyoruz. OMN-EX Fuarı ve Forumu kapsamında yürütülen çalışmaların, Bursa ile Umman arasındaki dostane ilişkilerin pekişmesine ve uzun vadeli turizm ve ticaret iş birliklerinin hayata geçirilmesine katkı sağlamasını umuyoruz" ifadelerini kullandı.



Bursa’nın turizm ve ticaret vizyonu Umman’da güçlendi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muş Muş’ta down sendromlu Rabia’nın sanatla yükselen başarısı Muş’ta takı tasarım kursuna katılan down sendromlu Rabia Nur Güngör’ün mozaik tabloları ve el emeği çantaları büyük ilgi görüyor. Rabia Nur, kristal mozaikten hazırladığı Atatürk posterini Tarkan’a hediye etmek istiyor. Muş Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü’nde düzenlenen takı tasarım kursuna katılan down sendromlu Rabia Nur Güngör, ortaya koyduğu el emeği ürünlerle takdir topluyor. Sanatla sosyal hayata aktif olarak katılan Güngör’ün çalışmaları yoğun ilgi görüyor. Meslek lisesi mezunu olan 24 yaşındaki Rabia Nur Güngör, kurs süresince çanta, mozaik tablo ve rölyef çalışmalar üretti. Özellikle kristal mozaikten hazırladığı Atatürk portresi en çok ilgisini çeken eserler arasında yer alan Rabia Nur, azmi ve başarısıyla örnek oluyor. Mozaik Atatürk posterini Tarkan’a hediye etmek istiyor Rabia Nur Güngör’ün çalışmaları, verilen kursların bireylerin sosyal uyumu, özgüveni ve üretkenliği üzerindeki olumlu etkisini bir kez daha ortaya koydu. Evde vakit geçirmek yerine kursa gelmeyi tercih ettiğini dile getiren Güngör, hayranı olduğu sanatçı Tarkan’a yaptığı mozaik Atatürk posterini hediye etmeyi çok istediğini belirterek, "Ben meslek lisesi mezunuyum. Evde canım sıkılıyor, bu yüzden kursa geliyorum. Mozaik tablolar yapıyorum, Atatürk tablosu hazırlıyorum. Ben Tarkan hayranıyım. Yaptığım mozaik posteri Tarkan’a hediye etmek istiyorum. Sesim Tarkan kadar güzel. Burada çanta ve mozaik yapıyorum" dedi. Rabia’nın ablası Klinik Psikolog Merve Nur Güngör de, sanatın bireysel gelişim ve psikolojik iyilik hali üzerindeki etkisini göz önünde bulundurarak bu süreci başlattıklarını ifade ederek, "Kız kardeşim 2023 yılında meslek lisesinden mezun oldu. Rabia’da evde kalmaktan kaynaklı bir stres ortaya çıktı. Mezun olan özel çocuklarımız evde kaldıkları zaman gerçekten hiçbir hedefleri olmuyor. Saçları dökülmeye bile başlamıştı. Aynı dönemde emekli olan annem de bir yeğenini kaybetmişti, zor bir yaz süreci geçiriyorduk. Ben bir klinik psikolog olarak sanatın insanların ruh sağlığı üzerindeki faydasını biliyorum. Bu nedenle Rabia için Halk Eğitim Merkezi’ndeki kurslara başvuralım istedim. Sağ olsun hocamız da bizi kabul etti. Gerçekten Rabia’nın bu kadar yetenekli olduğunu biz ailesi olarak 24 yıldır bilmiyorduk. O kadar güzel çalışmalar yaptı ki hepimiz hayran kaldık. Çok güzel tablolar ve çantalar üretti. Ürettiği çantayı ne zaman taksam herkes ‘Nereden aldınız? Nereden yaptırdınız?’ diye soruyor. Hatta siparişler bile almaya başladık" şeklinde konuştu. Psikolog Güngör, kursta diğer kadınların da üretim sayesinde ekonomik ve psikolojik destek bulduğunu belirterek, "Burada ben, bir klinik psikolog olarak birçok kadının hayatına tanıklık etme imkânı buldum. Ev ekonomisine katkı sağlamak isteyen; psikolojik ve mental olarak kendini iyi hissetmeyip burada şifa bulan birçok kadının hikâyesine tanıklık ettik. En önemlisi de şu anda aylık olarak 10-15 bin lira kazanabilen kadınlarımız var. Burada üretiyoruz ve ürettiğimiz ürünleri pazarlama ve satma imkânı da buluyoruz. İnşallah haziran ayında bu çalışmaların yer alacağı güzel bir sergi de planlıyoruz" ifadelerini kullandı. Güngör, kursun sosyal yönüne de değinerek, "Bütün Muş halkını sanat eserlerimizle buluşmaya davet ediyoruz. Burası sadece Rabia için değil, kadınlar için de gerçekten çok güzel bir umut oldu. Burada çok güzel bir frekans yakaladık. Hem bir şeyler üretiyoruz hem de sohbet ediyor, dertleşiyoruz. Adeta bir grup terapisi gibi oldu. Hatta planlarım arasında bir sanat terapi atölyesi kurmak da var. Bu süreci kitaplarda da yer verecek şekilde anlatmak istiyoruz. Burada bir aile gibi olduk. Hocamızın ve halk eğitiminin önderliğinde Muş’ta çok güzel projelere imza atmayı çok istiyoruz" şeklinde konuştu. Takı tasarım kursunda usta öğretici olarak görev yapan Sümeyya Aydın ise, kursun sadece takı tasarımıyla sınırlı olmadığını, farklı alanlarda da üretim yapıldığını belirterek, "Takı tasarımının dışında rölyef tablolar, kristal mozaik tablolar, çantalar olmak üzere birçok alanda öğrencilerimle ürünler ortaya koyuyoruz. Genellikle onların yönelmek istedikleri alanlara göre eğitim veriyorum. Rabia ilk olarak annesiyle birlikte kursumuza geldi ve burayı merak etti. İlk geldiğinde çantalarla başladık. Çok güzel çantalar üretmeye başladı. Daha sonra kristal mozaik çalışmalarına yöneldik. Bazen rölyef çalışmalarında da bize yardımcı oluyor. Çalışmalarını tamamlayamadığında birlikte destek olup bitiriyoruz. Aynı zamanda şarkılar söylüyor, sınıfın neşesi; herkes onu çok seviyor. Birçok öğrencim Rabia için kursa geliyor. Bizim için çok değerli bir öğrenci. Asıl amacımız, Rabia’nın ürettiği bu eserleri satabilmesi ve hem kendisine hem de ailesine katkı sağlayabilmesi. Rabia kristal mozaikten çok güzel bir Atatürk portresi yaptı. Kendisi Tarkan hayranı ve bu çalışmasını Tarkan’a iletip hediye etmek istiyor. Bizim amacımız, kadın girişimcilerin ve öğrencilerimizin emeğinin görünür olmasını sağlamak, ev ekonomilerine katkı sunmalarına destek olmak. Rabia’nın da yaptığı bu eserlerin satılmasını istiyoruz" diye konuştu.
Balıkesir Atatürk’ün Balıkesir’e gelişinin 103. yılı kutlandı Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Balıkesir’e gelişinin 103’üncü yıl dönümü törenle kutlandı. Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Balıkesir arasında koparılmaz bir bağ olduğunu söyleyen Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, "Balıkesir, düşman işgalinin tüm ağır şartları altında milli emellerin ve milli iradenin ortaya konulduğu vatanperver ve milliyetperver bir şehirdir" dedi. Cumhuriyet’in kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, Balıkesir’imize gelişinin Kuvayımilliyeciler için çok büyük bir anlam taşıdığını söyleyen Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, "Ulu Önder’imiz tam 103 yıl önce bugün, Balıkesir’imizi ilk kez ziyaret etti. Ali Hikmet Paşa, Mehmet Vehbi Bolak gibi 50 binden fazla Kuvayımilliyeci, onu burada, büyük bir coşkuyla karşılamıştı. Bizler de anma töreni vesilesiyle bu anlamlı günü ölümsüzleştiriyor, Ata’mıza ve onun değerlerine sonsuz saygımızı sunuyoruz. Hem İstiklal Madalyalı bir dedenin torunu hem de Balıkesir’imin öz evladı olarak şunu gururla ifade etmek istiyorum: Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Balıkesir arasında koparılmaz bağlar vardır. Çünkü Balıkesir’imiz; İzmir’in işgalinin hemen ardından Alaca Mescit’te ve Okuma Yurdu’nda toplanan Kuvayımilliyecilerle Anadolu’daki ilk örgütlü direnişi başlatan şehirdir. Balıkesir’imiz, Milli Mücadelemizin beş büyük kongresine ev sahipliği yapmıştır. Düşmana karşı ilk kurşun da son kurşun da bu topraklarda atıldı. İşte bu yüzden dün olduğu gibi bugün de, kalbi Kuvayımilliye diye atan her bir Balıkesirli, Ulu Önder’imiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün izindedir ve onun yolunda ilerlemektedir" diye konuştu. "Balıkesir, Vatansever ve milliyetsever bir şehirdi" Akın, Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Zağnos Paşa Camii’nde verdiği hutbede söylediği "Millî emeller, millî irade yalnız bir şahsın düşünmesinden değil; millet fertlerinin tamamının arzularının, emellerinin birleşmesinden ibarettir" sözünü hatırlatarak konuşmasını şöyle sürdürdü; "Milli birlik ve beraberlik ruhu taşıyan bu sözlerin, Kuvayımilliye’nin başkenti Balıkesir’imizde söylenmesi bir tesadüf değildir. Çünkü Balıkesir, düşman işgalinin tüm ağır şartları altında milli emellerin ve milli iradenin ortaya konulduğu vatanperver ve milliyetperver bir şehirdir. Balıkesir’imiz Atatürk’ümüz için değerliydi, bu nedenle Ulu Önder’imiz şehrimizi tam yedi kez ziyaret etti. Ulu Önder’imiz, mücadelenin yalnızca topla, tüfekle sona ermediğini de çok iyi biliyordu. Bu bakımdan onun, Balıkesir’i de kapsayan yurt gezileri; Cumhuriyet’in, halk egemenliğinin ve Anadolu aydınlanmasının bir parçasıydı. Balıkesir’imiz de bu amaçların hayata geçirildiği en önde gelen şehirlerdendir. Bizler bugün, Ata’mızın o günlerde işaret ettiği Anadolu aydınlanmasının ve Türkiye Cumhuriyet’in neferleriyiz. Bizler Kuvayımilliye’nin devamı olan Balıkesir Takımı’nın birer ferdiyiz. Şehrimizin insanları için, doğası için kaygı duyan; Balıkesir ruhuyla Balıkesir’in güçlenmesi için çalışan ve tabii ki Kuvayımilliyeci olmaktan gurur duyan herkese bu takımda yer vardır. En önemli sorumluluklarımızın başında bu birliği ve beraberliği, büyütmek ve güçlendirmek geliyor. Bugünkü birlikteliğimiz de bunun çok değerli bir ifadesidir. Kuvayımilliye ittifakımızı güçlendiren her bir Kuvayımilliyeciye sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Başta Ulu Önder’imiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Kuvayımilliyeci atalarımızı ve vatan uğruna can veren tüm şehitlerimizi rahmetle anıyorum. Gazilerimize şükranlarımı sunuyorum. Yaşasın Gazi Mustafa Kemal Atatürk! Yaşasın Cumhuriyet! Yaşasın Kuvayımilliye ruhu!"
Van Dr. Akgül: "Kanser erken tanıyla kontrol altına alınabilen bir hastalık" Lokman Hekim Van Hastanesi Tıbbi Onkoloji Bölümü Uzman Dr. Ömer Faruk Akgül, kanserin artık korkulan değil, erken tanı ve doğru tedaviyle kontrol altına alınabilen bir hastalık haline geldiğini söyledi. Lokman Hekim Van Hastanesi Başhekim Yardımcısı Uzman Dr. Faruk Şaylık ile Tıbbi Onkoloji Bölümü Uzman Dr. Ömer Faruk Akgül, Kanser Haftası dolayısıyla hastane bünyesinde hizmet veren 10 koltuklu modern kemoterapi ünitesinde tedavi gören hastaları ziyaret etti. Kemoterapi ünitesinde tedavileri süren hastalarla bir süre sohbet eden Başhekim Yardımcısı Şaylık ve Uzman Dr. Akgül, hastalara moral verirken tedavi süreçleri hakkında da bilgi aldı. Ziyaretin ardından açıklamalarda bulunan Tıbbi Onkoloji Bölümü Uzman Dr. Ömer Faruk Akgül, kanserle mücadelede farkındalığın ve erken tanının önemine dikkat çekti. Çeşitli kanser türleri adına düzenlenen farkındalık haftaları ve etkinliklerin ortak bir amacı olduğunu ifade eden Uzman Dr. Akgül, "Amaç, insanları korkutmak değil, bilgilendirmek, bilinçlendirmek ve erken tanı almalarını sağlamak. Çünkü artık biliyoruz ki erken tanı alan hastalarda tedavi ve şifa şansı oldukça yüksek. Bu nedenle sosyal medya, televizyon programları ve afişler aracılığıyla halkı bilgilendirmeyi ve bu konudaki farkındalığı artırmayı hedefliyoruz. Bu çerçevede özellikle bölgemizde görülen özofagus (yemek borusu) ve mide kanserlerine dikkat çekmek istiyorum. Genellikle ileri yaşlarda görülen özofagus ve mide kanserleri, günümüzde genç yaşlarda da karşımıza çıkabiliyor. Bu noktada beslenme alışkanlıkları büyük önem taşıyor. Özellikle tütsülenmiş ve tuzlanmış gıdalar, obezite, reflü hastalığı, sigara ve alkol kullanımı ile meyve-sebze tüketiminin az olması bu iki kanser türü için önemli risk faktörleri arasında yer alıyor" dedi. "Erken evrede yakalanan vakalarda tedavi başarısı oldukça yüksek" Yutma güçlüğü, yutkunma sırasında takılma hissi, uzun süren mide şikâyetleri, kansızlık, siyah renkli dışkılama ve istemsiz kilo kaybı gibi belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden doktora başvurulması gerektiğini dile getiren Akgül, "Erken tanı bu noktada hayati önem taşıyor. Günümüzde endoskopi yöntemiyle hem yemek borusu hem de mide detaylı bir şekilde görüntülenebiliyor, yeni oluşan lezyonlar erken aşamada tespit edilebiliyor. Erken evrede yakalanan vakalarda ise tedavi başarısı oldukça yüksek. Kemoterapi tedavileri de artık geçmişe kıyasla çok daha kişiye özel planlanıyor. Hastaların boyu, kilosu, yaşı ve ek hastalıkları göz önünde bulundurularak doz ayarlamaları yapılıyor. Her hasta standart bir tedavi almıyor. Yan etkilere karşı daha hazırlıklıyız ve bu süreç, eskiye oranla çok daha konforlu bir şekilde geçirilebiliyor" diye konuştu. "Bitkisel ürün ve takviyelerin mutlaka doktor önerisiyle kullanılması önemli" Kanser tanısı almış hastalara özellikle protein ağırlıklı beslenmelerini önerdiklerini ifade eden Akgül, sözlerini şöyle sürdürdü: "Yumurta, yoğurt, beyaz et ve kırmızı et gibi besinler bu açıdan önemli. Bunun yanı sıra meyve ve sebze tüketimi artırılmalı, az ve sık beslenme tercih edilmeli. İşlenmiş gıdalar ile nitrat ve nitrit içeren ürünlerin ise mümkün olduğunca azaltılması gerekiyor. Bitkisel ürün ve takviyelerin mutlaka doktor önerisiyle kullanılması önemli. Kontrolsüz kullanılan bitkisel ürünler, uygulanan tedavilerle etkileşime girerek tedavinin etkinliğini azaltabilir ya da yan etkilerin artmasına neden olabilir. Bu nedenle ‘mucize bitki’ veya ‘mucize ilaç’ söylemlerine itibar edilmemeli." Erken teşhisin önemini her fırsatta vurguladıklarının altını çizen Akgül, "Bu özel günler de bir hatırlatma vesilesi oluyor. Belirtileri olan hastaların gecikmeden doktora başvurması büyük önem taşıyor. Erken tanı ve doğru tedavi yönetimiyle kanser, günümüzde kontrol altına alınabilen bir hastalık haline gelmiştir. Bu vesileyle herkese sağlıklı günler diliyorum" şeklinde konuştu. "Tedavimden olumlu sonuçlar alıyorum" Yemek borusu kanseri tanısı alan 52 yaşındaki Orhan Erip de, yaşadığı süreci anlattı. Şikâyetlerinin yemek yerken göğsünde hissettiği hafif ağrıyla başladığını belirten Erip, yapılan tetkikler sonucu özofagus kanseri tanısı aldığını söyledi. Tedavi sürecinin başında endişe yaşadığını dile getiren Erip, "İlk kürden sonra sürece alıştım. Tedavimden olumlu sonuçlar alıyorum. Doktorlarımdan, hemşirelerden ve hastanenin ilgisinden çok memnunum. Ailemin desteğiyle şu ana kadar dört kür kemoterapiyi tamamladım" dedi.
Diyarbakır Diyarbakır’da eğitimlerini tamamlayan arama-kurtarma ekiplerine ‘peç’ takıldı Diyarbakır İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğünde (AFAD) Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinde hayatını kaybedenler anılırken, eğitimleri tamamlanan kurumların arama-kurtarma ekiplerine "peç" takıldı. AFAD yerleşkesinde düzenlenen programda depremde hayatını kaybedenler anıldı. Daha sonra Vali Murat Zorluoğlu, arama-kurtarma çalışmalarında kullanılan ağır tonajlı kurtarma aracı, K-9 (eğitimli arama köpeği) tim aracı ve su altı arama-kurtarma araçlarını inceleyerek AFAD İl Müdürü İlami Çakmak’tan bilgi aldı. Vali Zorluoğlu, burada yaptığı konuşmada, 6 Şubat 2023 tarihinde peş peşe gerçekleşen iki büyük depremin üçüncü yıl dönümü olduğunu, millet olarak o büyük felaketin acısını derinden hissedildiğine değindi. 53 binin üzerinde vatandaşın o depremlerde enkaz altında kalarak can verdiğini hatırlatan Zorluoğlu, Diyarbakır’da da 412 kişinin hayatını kaybettiğini anımsattı. Vali Zorluoğlu, vefat eden vatandaşlara Allah’tan rahmet dileğinde bulunarak, "Bugün, özel maksatla da bir araya geldik. Hem depremin üçüncü yılında vefat eden kardeşlerimizi analım, deprem ve afetlerle ilgili bir bilinç oluşturalım. Hem de arama kurtarma noktasındaki gönüllülük çok önemli. Burada akredite olmuş kurumlarımız var. Onlara da peçlerini takıyoruz. Afetlerde, afet sırası ve sonrası müdahaleler çok çok önemli. Bilinçlendirme çok önemli. Esas olan afat öncesi kısımdır" dedi. Şehirlerin direnci artırılmasına vurgu yapan Zorluoğlu, "Son dönemde dirençli şehirler kavramı bu yüzden ön plana çıkıyor. Şehirlerin karşılaşabileceği sorunlara, tehditlere, doğal afetlere, insandan kaynaklı doğal felaketlere iyi cevap verebilecek şekilde dizayn edilmesi. Böyle bir kapasiteye şehirlerin kavuşturulması, dirençli şehirler kavramı ortaya çıkıyor. Bu manada Diyarbakır’da da, Türkiye’nin genelinde de çok önemli çalışmalar yapılıyor. Karayolları, Büyükşehir Belediyesi, Kulp Belediyesi ve başka kurumlarımız var. Hepsine teşekkür ediyorum. Çünkü bu farkındalığı oluşturdular. Afet zamanında kendi kurumlarında faydalı olan çok çok faydalı olan ekipleri yetiştirdiler. AFAD Başkanlığımızda gereken onayı, akreditasyonu verdi. Allah, memleketimizi, tüm insanlığı afetlerden muhafaza etsin diyorum" diye konuştu. Programa; Vali Murat Zorluoğlu’nun yanı sıra 7. Kolordu ve Garnizon Komutan Vekili, 8. Ana Jet Üs Komutanı Tuğgeneral Burak Özan, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Tarık Hekimoğlu, İl Emniyet Müdürü Nurettin Gökduman, kurum müdürleri, AFAD personeli ile gönüllü arama-kurtarma görevlileri katıldı.