GÜNDEM - 13 Mayıs 2026 Çarşamba 18:00

Nilüfer’de kadınlar yeteneklerini sergiledi

A
A
A
Nilüfer’de kadınlar yeteneklerini sergiledi

Nilüfer Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren Nilüfer Belediyesi Sürekli Mesleki Eğitim Merkezi’nde kadın kursiyerlerin bir yıl boyunca hazırladığı el emeği ürünler, yıl sonu sergisinde beğeniye sunuldu.


2005 yılından bu yana kadınların eğitim, üretim ve sosyal yaşamda daha aktif yer almasına katkı sunan Nilüfer Belediyesi Sürekli Mesleki Eğitim Merkezi’nin Fethiye Eğitim Merkezi kursiyerleri tarafından hazırlanan yıl sonu sergisi açıldı. Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Okan Şahin ile Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir’in de katıldığı sergide; geleneksel el nakışından ev tekstiline, çini boyama çalışmalarından takı tasarımına kadar 21 farklı branşta eğitim alan bin 493 kursiyerin ürünleri ziyaretçilerin beğenisine sunuldu.


Açılışta konuşan Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Okan Şahin, merkezin kadınların sosyal yaşama aktif katılımını destekleyen önemli bir dayanışma ve üretim alanı olduğunu söyledi. Nilüfer’de binlerce kadının bu merkezlerde yeni beceriler kazandığını belirten Şahin, şunları söyledi;


"Nilüfer Belediyesi Sürekli Mesleki Eğitim Merkezi bizim gözbebeğimiz. Bu yıl mutluluğumuz daha da büyük. 2025-2026 eğitim döneminde ağımızı daha da genişlettik. Fethiye, Yüzüncüyıl, Üçevler ve Ataçarşı merkezlerimiz aralıksız hizmet verdi. Ayrıca bu yıl Kültür ve Balkan NİLSEM merkezlerimizi de faaliyete geçirdik. Böylece çok daha fazla mahallede, çok daha fazla kadına ulaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz."


Kadınların üretime katılmasını ve yaşam boyu eğitim imkanlarından yararlanmasını önemsediklerini vurgulayan Şahin, "Kadının emeğinin olduğu her yerde yaşam güzelleşir, toplum güçlenir. Sergide yer alan her üründe sabır, emek, yetenek ve özveri var. NİLSEM, kadınların mesleki, sanatsal ve kişisel gelişimine katkı sunmayı büyüyerek sürdürecek" dedi.


Nilüfer Halk Eğitimi Merkezi Müdürü Alaattin Sarı da Nilüfer Belediyesi ile birçok ortak çalışma yürüttüklerini belirterek, "Kursiyerlerin aldığı eğitimler çok kıymetli. Buradan edindikleri bilgi ve becerilerle girişimci olmaları ve meslek edinmeleri bizim için büyük bir mutluluk" ifadelerini kullandı.


Fethiye Mahalle Muhtarı Mustafa Ormanlı ile Nilüfer İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü Hayri Akyol da kursiyerleri tebrik etti. NİLSEM kursiyerlerinden Arzu İşlerer ise kurs süresince hem yeni beceriler kazandıklarını hem de üretmenin mutluluğunu yaşadıklarını belirterek, "Sergimizde yer alan her çalışma sevginin, özverinin ve el emeğinin bir ürünü" dedi.


Konuşmaların ardından Mustafa Karaarslan şefliğindeki Ataçarşı Bağlama Topluluğu mini konser verdi. Eğitmenlere teşekkür belgelerinin takdim edilmesinin ardından katılımcılar sergiyi gezdi.


Geleneksel el nakışı, ev tekstili, çini boyama, giyim, takı tasarımı, dekoratif dokuma, geri dönüşüm çanta, wayu çanta ve iğne oyası gibi farklı alanlarda hazırlanan ürünlerden oluşan sergi, 16 Mayıs tarihine kadar Fethiye Mahalle Muhtarlığı’nda ziyaret edilebilecek.



Nilüfer’de kadınlar yeteneklerini sergiledi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Tutukluluğun devamı istenen Necati Özkan, Merdan Yanardağ ve Hüseyin Gün savunma yaptı Tutukluluğun devamı istenen Necati Özkan, Merdan Yanardağ ve Hüseyin Gün ifade verdi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu, stratejist Necati Özkan, gazeteci Merdan Yanardağ ve teknoloji yatırımcısı Hüseyin Gün hakkında ‘siyasal casusluk’ suçundan 15’er yıldan 20’şer yıla kadar hapis cezası istemiyle açılan davanın 3. duruşmasının görülmesine devam edildi. İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki duruşma salonunda görülen duruşmada ara mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı 4 sanığın da tutukluluk halinin devamını talep etti. "Ben masumum Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine hiçbir bilgi, belge toplamadım, kimseye vermedim" Tutukluluğunun devamına yönelik ara mütalaaya karşı stratejist Necati Özkan, "Biz burada 2 nedenle bulunuyoruz. Ekrem Bey’in itibarını biraz daha zedelemek, 2019 seçimlerini kirletmek ve Sayın Merdan Yanardağ’ın televizyon kanalına el koyabilmek. Bu raporlarda ortaya konan çabanın bir casusluk davası meselesini çözmekle ilgili bir çaba olmadığını, tam tersine bu tutuklulukları uzatmakla ilgili bir çaba olduğunu görüyoruz. Burada bir siyasi dava görülüyor ve biz bu siyasi davada olmayan bir suçtan dolayı, yapmadığımız bir eylemden dolayı kendimizi savunmakla meşgul ediliyoruz. Savcının yorumları var o kadar. O yorumların hiçbirisi hiçbir tanığın ifadesine, hiçbir sanığın ifadesine, hiçbir delile, hiçbir gizli tanığın ifadesine falan da dayanmıyor. Ben masumum Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine hiçbir bilgi, belge toplamadım, hiç kimseye vermedim. Bununla ilgili hiçbir delil yok, hiçbir beyan yok bütün bu dosyanın içeriğinde. Lütfen bu zulme son verin. Beni, Ekrem Bey’i ve Merdan Bey’i lütfen bir an önce tahliye edin ve hızla beraat ettirin" ifadelerini kullandı. "Sahte belgeler var" Gazeteci Merdan Yanardağ ise, "Dün de söyledim bu beşinci sınıf kumpasın iki hedefi var. Tele1’e el koymak beni ve arkadaşlarımızı susturmak ve esas olarak da Sayın Ekrem İmamoğlu’nu kuşatmak, 2019 ve 2024 seçimlerini lekelemek, paralize etmek. Ama yapamayacaklar. Bu iddianame gerçek anlamda bir siyasi savunmayı bile hak edecek bir donanıma, niteliğe, içeriğe sahip değil. Türkçesi bozuk. Sahte belgeler var. Cumhuriyet savcılığı sahte belge koyabilir mi? Verilmemiş ifadeleri verilmiş gibi gösterebilir mi? Çarpıtabilir mi? Mesela benim Hüseyin Gün’le bir WhatsApp mesajımın yarısını alıp yarısını almaması olabilir mi? Bu dosyada anlaşılan şu, bir, itirafçı olmaya zorlanıyor. Ne yapılmaya çalışılıyor biliyor musunuz? ‘Televizyonun finansman kaynağı ne?’ Çünkü onlar bir gazetecilik başarısının nasıl böyle bir sonuç doğurabileceğine inanamadılar. Cezalarla geldiler, soruşturmalarla geldiler. RTÜK cezalarıyla vesaire mali ambargolar uyguladılar. Reklam veren firmalara müfettişler, vergi müfettişleri göndererek televizyon yayınlarını önlemeye çalıştık. Neden bir MİT değerlendirmesi yok bu casusluk davasında? Mütalaayı olduğu gibi reddediyorum" dedi. "Kimseye casusluk iftirası atmadım, beyanlarım, ‘etkin pişmanlık’ olarak kabul edildi" Ardından söz verilen Hüseyin Gün, "Bu dosyada benimle beraber yargılanan kimseye casusluk iftirası atmadım, atmam. Bu beyanlarım, soruşturma savcılığınca olayın aydınlanmasına katkı sağlayacağı düşünülerek ‘etkin pişmanlık’ olarak kabul edildi. Bu tamamen savcının hukuki değerlendirmesinden ibarettir ben de bu değerlendirmeyi kabul ettim. Ben casus değilim. 10 günlüğüne, rahmetli manevi annemin ricası üzerine İmamoğlu’nu çok sevdiği için ve 1. seçim iptal edildikten sonra sıradan bir sosyal medya analizi yaptırdığım için şimdi karşınızda ben casus oluyorum. Nasıl bir casusum ben? Kimin casusuyum? Kime çalışmışım ben? İddianamede yazıyor, yok İsrail, yok İngiltere, yok Amerika. Yani benim yatırımlarımın olduğu ülkelere göre ben hem MOSSAD’mışım, hem CIA’ymişim. Nasıl oluyor bu? Peki, arkamdaki diğer 3 saygın isimle ne alaka? Ne iddianamede bu çözüldü ne de ben tecrit altında olmama rağmen çözebildim. Burada olmayan bir şey var edilmeye çalışılıyor. Beraber yargılandığımız Sayın İmamoğlu’na 10 günlüğüne sosyal medya analizi yaptırdım diye bunun içinden bir manipülasyonun çıkarılabilmesi mümkün değildir" şeklinde konuştu. Duruşma avukat beyanları ile sürüyor.
Mersin Mersin’deki fabrika yangınına köpüklü müdahale Mersin’de 1 işçinin hayatını kaybettiği yağ üretim ve enerji depolama tesisindeki yangına köpüklü müdahale gerçekleştirildi. Ekiplerin yoğun çalışması sonucu tanktaki alevlerin büyük bölümü kontrol altına alınırken, bölgede soğutma çalışmalarının sürdüğü bildirildi. Edinilen bilgiye göre olay, merkez Akdeniz ilçesi Kazanlı Mahallesi’nde bulunan Aves Enerji Dolum Tesislerinde meydana geldi. Yakıt tankında henüz belirlenemeyen bir nedenle patlama yaşandı. Patlama sırasında tank üzerinde bulunan Süleyman Güner (47), yaklaşık 20 metre yükseklikten beton zemine düştü. Ağır yaralı olarak kaldırıldığı Toros Devlet Hastanesi’nde yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Patlamanın ardından fabrikada çıkan yangına ilk olarak tesisin kendi ekipleri müdahale etti. Alevlerin kısa sürede büyümesi üzerine bölgeye Mersin Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı, AFAD ve emniyete bağlı TOMA araçları sevk edildi. Yangının kontrol altına alınabilmesi için Adana ve Niğde’den de takviye itfaiye ekipleri gönderildi. Ayrıca Mersin’in çeşitli ilçelerinden destek ekipleri bölgeye yönlendirildi. Tanktaki benzin nedeniyle ekiplerin söndürme çalışmaları güçlükle yürütüldü. Akşam saatlerinde yangına köpükle müdahale edilirken, tanktaki alevlerin kısmen söndürüldüğü ve bölgede yoğun şekilde soğutma çalışmalarının devam ettiği belirtildi. Yangının tamamen kontrol altına alınması için ekiplerin çalışmalarını sürdürdüğü, olayla ilgili inceleme başlatıldığı bildirildi.