EKONOMİ - 05 Şubat 2026 Perşembe 14:43

Saatte 25 bin kargo, insan eli değmeden bir araçtan diğerine yükleniyor

A
A
A

Yurtiçi Kargo, otomasyonlu transfer merkeziyle Bursa'da 25 bin kargoyu 1 saatte insan eli değmeden bir araçtan diğer araca transfer edebilecek.

Bursa'da 13 bin metrekare kapalı alana kurulan, otomasyonlu transfer merkezi, görenleri kendine hayran bıraktı. 1 saatte 25 bin kargo insan eli değmeden bir araçtan diğerine yüklenirken, hatlarına göre otomatik ayrılıyor. Alan Ankara ve İstanbul'daki merkezlerimizden sonra Türkiye'nin en büyük üçüncü yüksek kapasiteli kargo otomasyon merkezi olarak hizmete girdi. Açılışına tüm GMY'ler, bölge müdürleri ve çalışanlar katıldı.

Saatte 25 bin kargo, insan eli değmeden bir araçtan diğerine yükleniyor

Açılış kurdelesinin kesildiği transfer merkezinde katılımcılara seslenen Yurtiçi Kargo Genel Müdürü Fatih Önyol, "Bugün şirketimiz açısından stratejik öneme sahip bir yatırımı daha hayata geçirmenin gururunu yaşıyoruz. Açılışını gerçekleştirdiğimiz bu merkez ve otomasyon sistemi kapasiteyi hızı ve verimliliği aynı anda artıran Türkiye'nin küresel lojistik ağları içindeki konumunu daha da güçlendiren önemli bir adım oluyor. Son beş yıl içerisinde İstanbul ve Ankara'da otomasyonlu aktarma merkezimizi hayata geçirdik. İki yıl önce Eskişehir aktarma merkezimizde de otomasyon kurduk. Hemen hemen tüm aktarma merkezlerimizde dosya otomasyonunu kurduk. Geçen yıl genel müdürlüğümüzün altında kendi verilerimizi sakladığımız veri merkezini hayata geçirdik ve bugün açılışını yaptığımız bu merkezle birlikte şirket olarak teknolojide artık farklı bir boyuta geçtik. Bu yatırımlar şirketimizin uzun vadeli büyüme teknoloji ve ölçek odaklı yatırım stratejisinin somut bir örneğidir" dedi.

Saatte 25 bin kargo, insan eli değmeden bir araçtan diğerine yükleniyor

Yine bu dönemde yalnızca alt yapı değil, kendi bünyemizde geliştirdiğimiz ar-ge projelerini dijitalleşmeye veri odaklı sistemlere ve operasyonel ürünlerimize de ciddi yatırımlar yaptıklarını belirten Önyol, "Hedefimiz, operasyonlarımızı daha hızlı, güvenilir ve verimli hale getirerek büyük ölçekli kurumsal firmaların kobilerin üretim yapan bireysel iş geliştiren üreticinin e ticaret firmalarının e ticaret platformlarının ihtiyaç duyduğu hizmeti en yüksek standartlarda sunmak ve bu yolla ekonominin gelişimine ciddi katkı sağlamaktır. Veri merkezleri yazılım alt yapıları ve otomasyon sistemleriyle desteklenen bu yatırımlar operasyonel hızı artırırken hizmet sürekliliğini ve ölçeklenebilirliği de kalıcı biçimde güçlendirmektedir. Hayata geçirilen bu yapı kobilerden e ticaret ekosistemine ihracatçılardan sanayicilere kadar çok geniş bir paylaş kitlesinin daha etkin çalışmasına imkan tanımakta ve Türkiye ekonomisine doğrudan ölçülebilir bir katkı sağlamaktadır" diye konuştu.

Saatte 25 bin kargo, insan eli değmeden bir araçtan diğerine yükleniyor

Yurtiçi Kargo yönetim kurulu üyesi Benjamin Demoge ise, "Daha önce Fransa'da postanede buna benzer transfer merkezinin açılışını yapmıştım. Bugün sizin aranızda olmaktan memnuniyet ve gurur duyuyorum. Yurtiçi Kargo, piyasayı tamamen hâkimiyetini altına almış, son 5 senedir uyguladıkları doğru strateji, yapay zeka, dijitalleşme ve robot kullanarak ileri teknoloji merkezler kuruyor. Tüm çalışanların bu şirketle gurur duyduğuna eminim. Ben dünyanın birçok yerinde birçok firmayı ziyaret ettim. Yurtiçi Kargo'nun mükemmeliyeti yakalayan bir firma olduğunu gördüm. Sadece bir tek alanda değil, her alanda çok iyi performans sergiliyor. Bu başarılara imza atmasında sizlerin gösterdiğiniz emeğe teşekkür ediyorum" dedi.
Konuşmaların ardından davetliler, son teknoloji transfer merkezini gezdi.

Abdullah Çibir - Gökçin Ödül

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Denizli’de sokak hayvanlarını kısırlaştırma ve sahiplendirmede rekor artış Denizli Büyükşehir Belediyesi Sokak Hayvanları Barınma ve Rehabilitasyon Merkezi, 2026’nın ilk dört ayında kısırlaştırma ve sahiplendirme çalışmalarında dikkat çeken bir başarıya imza attı. Verilere göre, kısırlaştırmada yüzde 214, sahiplendirmede ise yüzde 38’lik artış görüldü. Sokak hayvanlarına yönelik daha modern ve konforlu şartlarda hizmet sağlayan tesis, bakımdan tedaviye, eğitim çalışmalarından, serbest gezi parkurları ve dinlenme alanlarına kadar birçok yönüyle Türkiye’ye örnek oluyor. Tesiste 2026 yılının ilk dört ayında kısırlaştırma çalışmaları önemli ölçüde hız kazandı. Kısırlaştırılan kedi sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 50 artarak 853’ten 1283’e yükselirken, köpek sayısı yüzde 43 artışla 1361’e ulaştı. Toplam kısırlaştırma sayısı ise yüzde 46 artarak 2644 oldu. Yıllık ortalamalara bakıldığında da artışın sürdüğü görülüyor. 2024 yılında aylık ortalama 211 olan toplam kısırlaştırma sayısı, 2026’da 662’ye çıkarak yüzde 214’lük artış kaydetti. Sahiplendirmede dikkat çeken sıçrama Sahiplendirme çalışmalarında ise çok daha çarpıcı bir tablo ortaya çıktı. 2025’in ilk dört ayında 204 olan toplam sahiplendirme sayısı, 2026’da yüzde 136 artışla 482’ye yükseldi. Özellikle köpek sahiplendirmelerinde yaşanan yüzde 235’lik artış (86’dan 288’e) dikkat çekerken, kedi sahiplendirmeleri de yüzde 64 artışla 194’e ulaştı. Aylık ortalamalarda da artış sürerken, toplam sahiplendirme sayısı 2026’da 121’e çıkarak önceki yıllara göre yüzde 38 yükseldi. Rehabilitasyon artıyor, ihbarlar azalıyor Rehabilite edilen sokak hayvanı sayısı artışını sürdürürken, ekiplerin müdahale ettiği ihbar sayısında düşüş yaşandı. 2026’nın ilk dört ayında ihbar sayısı yüzde 40 azalarak 9215’ten 5491’e geriledi. Yıllık ortalamada ise düşüş yüzde 53’e ulaştı. Bu tablo, sahadaki sorunların daha hızlı ve planlı şekilde çözüldüğüne işaret ediyor. "Kalıcı ve sürdürülebilir bir sistem kuruyoruz" Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, elde edilen verilerin sahadaki karşılığını net bir şekilde gördüklerini belirterek, "Amacımız yalnızca geçici çözümler üretmek değil, sokak hayvanları konusunda kalıcı ve sürdürülebilir bir sistem kurmak. Kısırlaştırma çalışmalarımızı artırarak kontrolsüz çoğalmanın önüne geçiyoruz. Aynı zamanda sahiplendirme kampanyalarımızla can dostlarımızı sıcak yuvalarla buluşturuyoruz. Elde ettiğimiz bu veriler, doğru yolda olduğumuzu açıkça ortaya koyuyor" ifadelerini kullandı.
Ordu Ordulu çilingir ustası, 53 yıldır mesleğini sürdürüyor Ordu’nun Altınordu ilçesinde yaşayan çilingir ustası Zekeriya Şentürk, meslek hayatı yarım asrı aşsa da ilk günkü heyecanıyla çalışmaya devam ediyor. Altınordu ilçesinde 1973 yılında açtığı iş yerinde çilingir ve anahtarcı olarak hizmet veren Şentürk, aradan geçen 53 yılın ardından mesleğini ilk günkü sevgisiyle sürdürüyor. Meslek hayatı boyunca binlerce kilitli kapıyı açan, on binlerce anahtar çekimi yapan Şentürk, mesleğe ilk başladığı yıllarda makinelerin olmadığını, tüm anahtarları el işçiliğiyle yaptıklarını söyledi. Şentürk, meslekte zanaatın ve el işçiliğinin önemli olduğunu, şartların el verdiği sürece çalışmaya devam edeceğini belirtti. "Tüm anahtarları elimizde üretirdik, tesviyecilik ve gerçek çilingircilik buydu" Mesleğe başladığı dönemlerde hazır anahtar kalıplarının bulunmadığını anlatan Şentürk, o yıllarda tüm işlemlerin tamamen el emeğiyle yapıldığını ifade ederek, "Aslında tesviyecilik, çilingircilik budur. Ama şimdi hazır anahtarlar geliyor, işlemesi mevcut makinelerde yapılıyor. 1970’li yıllarda biz bu anahtarları elimizde yapardık. Gün geçtikçe farklı makineler çıktı, biz de tüm anahtarları burada işleyebiliyoruz. Eskiden el marifeti vardı, şimdi makineler konuşuyor" dedi. "Hizmet vermeye devam edeceğiz" Sağlığının el verdiği sürece mesleğini sürdürmeyi düşündüğünü aktaran Şentürk, "Eşimizden, dostumuzdan Allah razı olsun, onlar bizi bırakmak istemiyor, biz de onları bırakmayacağız. Gidebildiğimiz yere kadar hizmet vermeye devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi.
Bolu Öğrenciler çoksesli koroda yeteneklerini keşfediyor Bolu’da 47 ortaokul öğrencisi, müzik aleti ve dış ses kullanmadan sadece kendi seslerini kullandığı bir çoksesli koro oluşturdu. 3 yıldır aralıksız çalışmalarına devam eden çok sesli koro ekibi, Türkiye genelindeki birçok yarışmadan ödüllerle döndü. Bolu 100. Yıl Ortaokulu’nda müziğe gönül veren 47 öğrenciden oluşan çoksesli koro ekibi, başarılarıyla okulunu temsil ediyor. Koroda, ekipman ve dış ses kullanmayan öğrenciler yeteneklerini gösteriyor. ‘Harmoni 100’ adıyla çalışmalarını sürdüren koro, katıldığı yarışmalarda elde ettiği derecelerle okuluna ödüller kazandırmaya devam ediyor. Okulun müzik öğretmeni ve koro şefi Ceyda Bakkalbaşı öncülüğünde yaklaşık 3 yıldır faaliyet gösteren koro, öğrencilerin müzikal yeteneklerini geliştirmelerine katkı sağlıyor. ‘Harmoni 100’ korosu, önümüzdeki günlerde İstanbul ve Ankara’da düzenlenecek çoksesli çocuk korosu yarışmalarına katılmaya hazırlanıyor. Koroda yer alan öğrenciler, bu çalışmalar sayesinde müziğe olan ilgilerinin arttığını ifade etti. "Türkiye’de çok sesliliğe doğru bir evrimleşme var" Ülke genelinde yaş fark etmeksizin tüm insanların korolara dahil olmak istediğini belirten müzik öğretmeni Ceyda Bakkalbaşı, "5 yıldır okulda görev yapıyorum. Son 3 yıldır da okulumuzda koro faaliyetleri yürütmekteyiz. Koronun adı ‘Harmoni 100’, okulumuzda 100. Yıl isminin olması nedeniyle öğrencilerimizle beraber böyle bir isim belirledik. 3 yıldır Bolu 100. Yıl Ortaokulu olarak faaliyetlerimize devam ediyoruz. Elimizden geldiğince yurt içinde yapılan festivallere katılım sağlamaya çalışıyoruz. Bu sene 11’incisi düzenlenen Sansev Uluslararası İstanbul Çoksesli Korolar Festivali’nde 7 Mayıs Perşembe günü sahnede olacağız. Türkiye Korolar Şenliği, bu sene 26’ncısı düzenleniyor. Türkiye’de çok sesliliğe doğru bir evrimleşme var. Bir hareket var. İnsanlar koroya katılmak istiyor" dedi. "Koro benim stres atma sebebim oldu" Koronun stres attırdığını aktaran 6. sınıf öğrencisi Işıl Kılıç, "Ben ilkokuldayken müzikle çok ilgilenmezdim. Öğretmenim bize çalgı çalmayı öğretmeye çalışırdı ama ben çok uğraşmazdım. Ortaokula başladığımdan beri Ceyda hocam sayesinde koroyu ve müziği çok sevmeye başladım. Bundan sonra hayatımı müziğe göre şekillendirmek istiyorum. Beyin cerrahı olmak istiyorum ama müziği bırakmak istemiyorum. Notlarıma çok takılan bir insandım, koro benim stres atma sebebim oldu" şeklinde konuştu. "Ben de Ceyda hocam gibi müzik öğretmeni olmak istiyorum" Müziğin hayatını etkilediğini ve müziğe karşı ilgi duymaya başladığını ifade eden 8. Sınıf öğrencisi Sümeyye Sevgili, "Ben iki yıldır koroya geliyorum. Müzik hayatımı daha çok etkiledi. Koronun hayatıma daha iyi bir yönü oldu. Müzikle daha çok iç içe oldum. Lisede güzel sanatlara geçmeme etki edecek. Daha sonra da müzikle ilgilenmeyi düşünüyorum. Ben de Ceyda hocam gibi müzik öğretmeni olmak istiyorum" diye konuştu.