EKONOMİ - 29 Nisan 2025 Salı 09:01

Tarımsal sulamada "kamu spotu" önerisi

A
A
A
Tarımsal sulamada "kamu spotu" önerisi

Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Hayrettin Kuşçu, tarımda damla sulama oranının yüzde 17 olduğunu belirterek, "Çoğunlukla halen ilkel sulama yöntemleri kullanılıyor. Yüzde 15’i kullanan için musluğu kapatın diyoruz ama yüzde 70’i tüketen çiftçileri uyarıcı kamu spotu neden yapmıyoruz?" dedi.


Kuşçu, yaptığı açıklamada, Türkiye’de yüzey suyunun yaklaşık yüzde 70’inin tarım sektörü tarafından kullanıldığını hatırlattı.


İklim değişikliği etkilerinin tarımsal kuraklık olarak görülmeye başlandığı günümüzde halen eski tip "vahşi sulama"nın yaygın olarak kullanıldığına dikkati çeken Kuşçu, çiftçilerin tasarruflu ve verimli sulama yöntemlerini benimsemesinin önemine işaret etti.


Çiftçilerin önemli bölümünün sulama zamanının planlamasını yanmadığını vurgulayan Kuşçu, şunları söyledi: "Ne zaman ne kadar su vermenin cevabını biliyor mu çiftçi? Kontrollü ölçülü su veriyor mu? Bu soruları soruyorum bazı etkinliklerde ve ’bitkiye bakıyorum solmaya başlamışsa suluyorum’ dedi. Sulama zamanı planlama yapmıyor, göz kararı yapıyor, komşusuna bakarak karar veriyor. Damla sulamada sık aralıklarla azar azar su vermek durumunda maksimum verime ulaşılır. Ama çiftçi tarlasını adeta göl yapmadan tatmin olmuyor."


Kuşçu, yanlış sistemlerin kullanıldığını, vana seçimlerinin doğru olmadığını dile getirerek, projelendirme yapılmadan kurulan sistemlerin çok fayda sağlamayacağını anlattı.


Yanlış filtre kullanımına da dikkati çeken Kuşçu, "Yer altından çektiği su içi de aynı filtreyi kullanıyor açık kanaldan gelen suda da aynı filtreyi kullanıyor. Sonra boruların deliklerini tıkıyor. 12 yıl sonra kullanılamaz oluyor. Bu yüzden en ince olanları kullanıyor nasılsa tıkanacak diye bir yıl kullanıp doğada bırakıyor. Bu da çevre kirliği ve plastik kirliliği oluşturuyor" dedi.


Tek yıllık bitkileri yetiştiren çiftçilerin genellikle ince boruları tercih ettiğini vurgulayan Kuşçu, şöyle konuştu: "Sulama konusu ve çiftçilerin bu konuda bilinçli hareket etmesi çok önemli. Tarım ve orman il ve ilçe müdürlüklerindeki ziraat mühendislerine 1-2 gün eğitimcilerin eğitimine tabi tutalım. Biftçilerin bunları anlaması zor fkf ziraat mühendisleri sahada bu konuda daha olumlu işler yürütebilir. Diş fırçalarken musluğu kapatın diye kamu spotları halen akıllardı. Suyun yüzde 15’ini içme suyu olarak kullanan vatandaşları kamu spotuyla tasarrufa çağırdık zamanında. Yüzde 70’ini tarımsal sulamada tüketen çiftçilere de aynı şekilde ulaşabiliriz. Damla sulamada buna dikkat gibi kısa kısa aktarılabilir, kamu spotuyla."


Türkiye’de damla sulama oranının yüzde 17 olduğunu vurgulayan Kuşçu, "Çoğunlukla halen ilkel sulama yöntemleri kullanılıyor. Yüzde 15’i kullanan için musluğu kapatın diyoruz ama yüzde 70’i tüketen çiftçileri uyarıcı kamu spotu neden yapmıyoruz?" ifadesini kullandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Eskişehir Şehir Hastanesi Davranışsal Bağımlılıklar Polikliniği hizmete başladı Eskişehir Şehir Hastanesi’nde yeni açılan Davranışsal Bağımlılıklar Polikliniği’nde görevli Psikiyatri Uzmanı Dr. Nihal Türkel, ’davranışsal bağımlılık’ kategorisinde yer alan kumar ve oyun bağımlılığı gibi hastalıklarla ilgili bilgilendirmede bulundu. Eskişehir Şehir Hastanesi Davranışsal Bağımlılıklar Polikliniği, 1 Ocak 2026 tarihi itibarıyla hizmete başladı. Poliklinikte görevli Psikiyatri Uzmanı Dr. Nihal Türkel, uzun süreli takiplerle hastalara psikoterapi hizmeti sunmayı planladıklarını belirterek davranışsal bağımlılıklarla ilgili detaylara değindi. Dr. Türkel, "Kumar, internet, sosyal medya, oyun, alışveriş ve sürekli yeme ’davranışsal bağımlılık’ kategorisinde yeni yeni değerlendirilmeye başlanmış bir alan. Aynı zamanda, önümüzdeki yıllarda psikiyatri literatüründe daha fazla araştırmaya açık bir alan. Ancak bu yeni olmasına karşın toplumda sıklığı da o derecede artmış bir durumda" dedi. "Uzun süreli takiplerle hastalarımıza psikoterapi hizmeti sunmayı planlıyoruz" Kumar bağımlılığının ’davranışsal bağımlılık’ kategorisinde yer aldığını söyleyen Dr. Türkel, "Yakın dönemde psikiyatrik bir hastalık sınıfına girmeye başladı. İnsanların mesleki ve sosyal hayatını bozacak derecede kumar oynama/arama davranışı bir bağımlılık sınıfına girer. Kumar bağımlılığının ana mekanizması dopamin sistemi üzerinden çalışan ödül haz mekanizmasına dayalıdır. Bu konuda belirgin bir farmakolojik tedavi bulunmamakla birlikte, psikoterapinin etkili olduğu gözlenmiştir. Zaten biz de Davranışsal Bağımlılık Polikliniğimizde uzun süreli takiplerle hastalarımıza psikoterapi hizmeti sunmayı planlıyoruz" ifadelerini kullandı. "Oyun oynamak tek başına zararlı bir alışkanlık değil, hatta faydaları var" Sözlerinin devamında oyun oynama bağımlılığına da değinen Dr. Türkel, şöyle konuştu: "Aslında oyun oynama 1960’lardan beri bilgisayarların gelişmesiyle başlamakla birlikte, son yıllarda konsol oyunlarındaki yükselişle arttı. Oyun oynamak tek başına zararlı bir alışkanlık değil, hatta pek çok açıdan kişinin dikkat süresinin gelişimi ve strateji geliştirme adına faydaları da olan bir şey. Ancak oyun oynama davranışı ve buna yönelik arayış süresi kişinin işlevselliğini bozacak noktaya geldiyse diyoruz ki, artık bu bir bağımlılık."