POLİTİKA - 02 Şubat 2022 Çarşamba 12:12

Biga Belediyesi Şubat ayı meclis toplantısı yapıldı

A
A
A
Biga Belediyesi Şubat ayı meclis toplantısı yapıldı

Biga Belediyesi’nin 2022 yılı Şubat ayı Olağan Meclis Toplantısı Biga Belediye Başkanı Bülent Erdoğan başkanlığında ve Meclis üyelerinin katılımıyla gerçekleşti.

Biga Belediyesi’nin 2022 yılı Şubat ayı Olağan Meclis Toplantısı Biga Belediye Başkanı Bülent Erdoğan başkanlığında ve Meclis üyelerinin katılımıyla gerçekleşti.


Şubat ayı Meclis toplantısında plan tadilatları, Başkan vekilliği ve Meclis huzur hakkı yevmiyeleri, Zabıta ve İtfaiye hizmetlerinde görev yapan personele fazla çalışma bedeli olan maktu ücretlerinin belirlenmesi, Biga Belediyesi şirketi Biga Kent Hizmetleri ticaret A.Ş.’den 6 adet hizmet aracının Temizlik İşleri Müdürlüğü’ne şartsız ve ivazsız bağışının yapılması görüşüldü.


Meclis üyelerinin huzur hakkıyla ilgili söz alan Biga Belediyesi Bağımsız Meclis Üyesi Zeki Mutlu, Belediyenin tasarruf etmesi gerektiğini belirterek huzur hakkının alınmamasını ve kendisinin huzur hakkından feragat ettiğini açıkladı. Başkan vekilliği ve Meclis huzur hakkı yevmiyelerinin aynı kaldığını söyleyen Biga Belediye Başkanı Bülent Erdoğan ise, “Burası bir kamu kurumu ve kanunlara uymak zorundayız. Biga Belediyesi olarak göreve geldiğimiz günden bu yana tasarruflarımızı uyguluyoruz. Bunun en açık örneği ise önceki 5 yılı kıyasladığımız zaman 5 yılda Belediyenin borcu 15 kat artıyor yani her yıl 3 kat artmış oluyor. Biz göreve geldiğimizden bu yana ise bırakın 3 veya 15 katı bir kat dahi borcumuz artmadı” diye konuştu. Meclis Üyesi Mutlu ise, “Başkanım biz buna inanıyoruz. Zaten güvenmesek sizinle beraber yola çıkmazdık” dedi.


Biga Belediyesi CHP Meclis Üyesi Alper Şen, Biga Belediyesi şirketi Biga Kent Hizmetleri ticaret A.Ş’den 6 adet hizmet aracının neden devredildiğini sordu. Başkan Erdoğan ise, “Bu araçlar Temizlik İşleri Müdürlüğümüzde kullandığımız çöp kamyonlarıdır. Bunların hepsi resmi plakalı olarak Belediyeye alınmış ve şirkete devredilmiş. Şirketin aracı olarak faaliyet gösterdiği için her ay Biga Belediyesi’ne bunlarla alakalı fatura kesiyor. Bu konuyla alakalı kamu yararı gözetilerek araçlar asıl sahibi olan Biga Belediyesi’ne aktarmış oluyoruz” cevabını verdi.


Gündemin 6. maddesinde Biga, Çan, Yenice ve Çevresi Katı Atık Yönetim Birliği (BİÇAY) tüzüğüne “Sokak hayvanları için barınak, bakımevi, doğal yaşam alanı, hayvan hastanesi ve rehabilitasyon merkezini de kapsayacak şekilde kompleks tesisleri kurmak” ibaresi eklendi. Sokak hayvanları için tüm gücüyle çalışan Biga Belediyesi böylece, Çanakkale İli Hayvan Yaşam Merkezi Planlaması projesinin Biga bölgesine yönelik ilk adımını atmış oldu. Başkan Erdoğan konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Sokak hayvanlarıyla ilgili Sayın Cumhurbaşkanımızın bir talimatı oldu. Biz de Çanakkale Valimiz ve Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürümüzün katılımıyla Biga’da toplantı yaptık. Geçici hayvan barınakları sorunu çözmüyor. Kısırlaştırılan hayvanların veya tedavisi yapılan hayvanların sağlığına kavuşması ile birlikte doğal yaşam alanına bırakılması gerekiyor. İlçeler arası hayvan bırakıldığı için büyük sorun oluyor. Sokak hayvanları bizlere Allah’ın emanetidir. Sürecin içine tüm ilçeleri katarak birlikler üzerinden doğal yaşam alanı yapılması uygun görüldü. BİÇAY’ın üyesi olan tüm belediyeler bu meclis kararını alarak birliğimize bu konuda görevi aktarmış olacağız. Ayrıca kısa bir bilgi vereyim. 2021 yılında Çanakkale Belediyesi dört veterinerle 200 kısırlaştırma yapmış, Biga Belediyesi ise bir veterinerle 600 küsür kısırlaştırma yaptı. Sokak Hayvanları Derneğimize verdiğimiz mamalarla birlikte 35 ton civarı mama dağıttık. Araç ve personel sayısını artırdık. Periyodik olarak mama bırakıyoruz. Barınağımız çalışmalarını verimli şekilde yapıyor” dedi.


Toplantının devamında ise, Biga Belediyesi Kapalı Pazaryeri işgal ücretlerinin belirlenmesi, kaldırım sökme ücretlerinin belirlenmesi ile S.S 76 Nolu Biga Şehiriçi Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi araçları ve S.S 38 Nolu Ağaköy Özel Toplu Taşıma Aracı Kooperatifi midibüslerinin yeni yıl tarifesinin tespiti görüşüldü. Toplu taşıma ücret tespitinin Plan ve Bütçe Komisyonu ile Meslek Kuruluşları ile İlişkileri Düzenleme Komisyonu’nda görüşülmesi oy birliğiyle kabul edildi.


Meclis toplantısı sonunda ise Biga Belediyesi İYİ Parti Meclis Üyesi Tamer Ergün söz aldı. Geçtiğimiz haftalarda meydana gelen trafik kazasında oğlu Hasan Tahsin Ergün’ü kaybeden Ergün, yaptığı hüzünlü konuşmada, “Zeki abimizin torunu olduğu için mutlu olmuştuk. Yaşadığımız süre içinde ise doğum da var ölüm de var. Biz ölümü tadanlardanız. Allah düşmanımıza böyle bir acı tattırmasın. Evladım 27 yaşındaydı. Aile olarak nasıl bir evlat yetiştirdiğimizi arkasından anlatımlarla daha da gururlandığımızı ve böylece bir nebze de olsa acımızın dindiğini hissediyoruz. Hep Allah sıralı ölüm versin deriz. Maalesef bizim düşündüğümüz gibi gerçekleşmiyor. Ben bayramlarda kabir ziyaretlerimize gittiğimizde babamın yanında bir boş yer vardı. Oraya vasiyetimdi ve öldüğümde beni buraya gömersiniz demiştim. Ama evladımıza gömmek bize nasip oldu. Dede torun şimdi ikisi de yan yana yatıyor. Ben başta sayın başkanımız olmak üzere A partisi, B partisi, C partisi ayırmaksızın Türkiye’nin her tarafından acımızı paylaşan tüm dostlarımızdan Allah razı olsun. Evladımın mekanı cennet olsun, nurlar içinde yatsın. Sabah Gümüşçay’a gidiyorum ve yapılacak işleri soruyorum. Yapılacak çok projelerimiz vardı. Ama Allah böyle uygun görmüş. Allah’a da isyanımızın mümkünatı yok. Sizlerden dua bekliyoruz. Allah bize sabırlar versin” dedi.


Konuşmanın ardından, Meclis salonunda bulunanlar merhum Hasan Tahsin Ergün için Fatiha okudu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Foça’da okul çevrelerine sıkı denetim: Kaymakam Aydın’dan "Güvenli Eğitim" talimatı İzmir’in Foça ilçesinde, son dönemde ülke genelinde okul çevrelerinde meydana gelen üzücü olaylar sonrası harekete geçildi. Foça Kaymakamı İhsan Emre Aydın imzasıyla yayınlanan talimat doğrultusunda, öğrencilerin fiziksel ve ruhsal güvenliğini korumak amacıyla eğitim kurumları, emniyet ve jandarma birimleri eşgüdümlü bir çalışma başlattı. Kaymakam Aydın’ın talimatında, güvenliğin sadece yüksek duvarlar ve kameralarla sağlanamayacağı, sürecin pedagojik boyutuyla bir bütün olduğu vurgulandı. Bu kapsamda İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde, rehberlik servisleri, öğrencilerin ders başarılarındaki ani düşüşleri ve içe kapanma durumlarını mercek altına alacak, akran zorbalığına karşı tavizsiz bir tutum sergilenirken; öğrencilerin sosyal medya paylaşımları, resim ve kompozisyon çalışmaları şiddet eğilimi açısından uzmanlarca incelenecek ve müfredat dışı etkinliklerle ’Sosyal ve Duygusal Öğrenme’ faaliyetlerine öncelik verilerek okul ikliminde sevgi dili hakim kılınacak. Okullarda ’tek giriş’ ve 24 saat takip Fiziki güvenlik zafiyetlerini ortadan kaldırmak amacıyla okul yerleşkelerinde sıkı bir denetim modeli uygulanacak. Alınan kararlar uyarınca: Okul giriş ve çıkışları kontrollü olarak tek noktadan sağlanacak, ziyaretçi kayıtları dijital ve yazılı olarak eksiksiz tutulacak. ve tüm kör noktaları kapsayan kamera sistemleri 24 saat kesintisiz kayıt yapacak. Evdeki silahlara sıkı denetim Saha güvenliği boyutunda ise İlçe Emniyet Müdürlüğü ve İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri mesai gözetmeksizin görev başında olacak. Özellikle dijital mecralarda gençler arasında yayılan ’silahlanma özentisi’ ve ’çeteleşme’ faaliyetlerine karşı önleyici siber devriyeler gerçekleştirilecek. Risk grubunda olduğu değerlendirilen öğrencilerin aileleriyle kolluk birimleri koordinesinde hassas görüşmeler yapılacak. Bu görüşmelerde, ev ortamında ateşli silaha erişim imkanının olup olmadığı ve silahların mevzuata uygun muhafaza edilip edilmediği titizlikle kontrol edilecek. Kurumlar arası "tek seslilik" ilkesiyle yürütülen bu geniş çaplı operasyonla, Foça’daki eğitim yuvalarının tamamen güvenli hale getirilmesi hedefleniyor.
Ankara Adalet Bakanı Gürlek: "Konkordato süreci kötüye kullanılıyor" Adalet Bakanı Akın Gürlek, konkordato sürecinin kötüye kullanıldığını, bu konuda yeni bir düzenleme yapmayı düşündüklerini belirterek, "Bir defadan sonra şirket yeniden hayatta kalabiliyorsa hayatta kalacak, kalamıyorsa da iflasına karar vereceğiz" dedi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ege Bölgesi milletvekilleriyle Ankara Hakimevi’nde düzenlenen istişare toplantısında bir araya geldi. Bölge milletvekilleriyle yapılan toplantıların faydalı geçtiğini ifade eden Gürlek, "Bu toplantılar hem bölgenin sorunlarını anlamak açısından hem de eksiklikleri görmek açısından bize fayda getiriyor" diye konuştu. Milletvekillerinin öneri ve değerlendirmelerinin önemli olduğunu vurgulayan Gürlek, "İstişarede fayda var" ifadelerini kullandı. "Konkordato süreci kötüye kullanılıyor" Konkordato uygulamasının kötüye kullanıldığına dikkat çeken Bakan Gürlek, "Konkordato aslında iş adamlarına, fabrika sahiplerine, iş dünyasına bir anlamda yaşama şansı tanımak, iflastan önceki bir adım ama maalesef bu süreç kötüye kullanılıyor" dedi. Konkordato konusunda yeni bir düzenleme üzerinde çalıştıklarını belirten Gürlek, "Bir bilirkişi raporuyla konkordato kararı alıyorlar. Ondan sonra sistemi kilitliyorlar" ifadelerini kullandı. Konkordato kararının yalnızca bir kez alınabilmesine yönelik düzenleme düşündüklerini kaydeden Gürlek, "Bir defadan sonra da artık şirket yeniden hayatta kalabiliyorsa hayatta kalacak, kalamıyorsa da artık şirketin iflasına karar vereceğiz" şeklinde konuştu. "5 günde tebligat yapılmış sayılacak" E-Tebligat düzenlemesine ilişkin de açıklamalarda bulunan Gürlek, söz konusu yasanın halen TBMM gündeminde olduğunu belirterek, "Yeni düzenleme ile artık 5 günlük süre içerisinde tebligat yapılmış sayılacak" dedi. 12’nci Yargı Paketi hazırlıklarının sürdüğünü ifade eden Gürlek, "Özellikle bu kanun paketinde bölgelerin ihtiyaçları ve milletvekillerimizin önerileri bizim için çok önemli. Bu konu henüz bitme aşamasına gelmedi" diye konuştu. Sosyal medyada kimlik doğrulama sistemine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Gürlek, sosyal medya platformlarıyla görüşmeler yapıldığını belirtti. Gürlek, sosyal medyaya kimlikle giriş konusunda bir geçiş süreci öngördüklerini ifade etti. Bakan Gürlek ayrıca, "Yargının Etkinliği Bürosu" ile "Alo Adalet" sistemlerinin uyumlu hale getirilmesi için çalışma yürüttüklerini söyledi.
İstanbul ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasında savunma yapan Fatih Keleş’in oğlu: "Fatih Keleş’in oğlu olmak suç değildir" ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasında, İBB iştiraki İBB Spor Kulübü Başkanı tutuklu sanık Fatih Keleş’in oğlu olan tutuklu sanık Mustafa Keleş savunma yaptı. Sanık Mustafa Keleş, "Savcılık, benim ve babamın örgüt yöneticisi olduğumuzu iddia ediyor ama benim babamla baba-oğul olmak dışında bir bağım yok. Ben bir örgüt üyesi değilim. İllegal faaliyette bulunmadım. Şirketin hesaplarına erişimim yok. Fatih Keleş’in oğlu olmak suç değildir" dedi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 34. oturumunun görülmesine devam ediliyor. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Silivri Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda sanık savunmalarının alınmasına devam edildi. Duruşmada, iddianamede ‘rüşvet alma’ suçunu işlediği öne sürülen ve İBB iştiraki İBB Spor Kulübü Başkanı tutuklu sanık Fatih Keleş’in oğlu olan tutuklu sanık Mustafa Keleş savunma yaptı. "Benim babamla baba-oğul olmak dışında bir bağım yok" Sanık Keleş savunmasında, babasının 13 aydır, amcasının ise 12 aydır tutuklu olduğunu belirterek, "11 ay sonra burada konuşabilme fırsatı bulabildim. Bana savcılıkta rüşvet alıp almadığım soruldu. Ben de rüşvet almadığımı söyledim. Bana, örgütle ilgili bir soru sorulmadı. Kuzenimle beraber hakimlik sorgusuna girdik ve beraber tutuklandık. Kuzenimle ben aynı anda gözaltına alındık. Savcılık, benim ve babamın örgüt yöneticisi olduğumuzu iddia ediyor ama benim babamla baba-oğul olmak dışında bir bağım yok. Savcılık beni, ‘örgütü denetleyen örgüt üyesi’ olarak betimliyor. Bir örgüt yok ve ben bu örgütün üyesi değilim. Babamın tanıdığı olan Murat Gülibrahimoğlu’nun firmasında alma personeli olarak çalıştım. Bu işe başladığımda 23 yaşındaydım. İşten çıkarıldığım 2025 yılına kadar bu firmada kaldım. Bu durum, HTS kayıtlarından bakılabilir. Benim işim, hırdavat malzemeleri, ofis mobilyaları gibi şirkete gerekli ürünleri şirkete satın almaktı. Cebeci Maden firmasında çalışmadığım açıktır. Bu husus yapılan tespitlerle ortadadır. Benim muhasebe programlarına erişimim yoktur. Ben bir örgüt üyesi değilim. İllegal faaliyette bulunmadım. Şirketin hesaplarına erişimim yok. Fatih Keleş’in oğlu olmak suç değildir. Tahliyemi talep ediyorum" ifadelerini kullandı. Ekrem İmamoğlu duruşmada söz aldı Mustafa Keleş’in savunmasının ardından Ekrem İmamoğlu söz aldı. Sanık İmamoğlu ağlayarak Mustafa Keleş’e, "Sevgili Mustafa, değerli oğlum. Bu olaylar yaşanmasaydı, bir bayramda karşılaşsaydık ’Okulun nasıl gidiyor?’ diye sorabilirdim sana. Benim adıma ‘örgüt lideri’ olarak bir firmayı denetlediğini yazmış bu lanet iddianame. Seninle hayatımız boyunca çocukluğundan beri bayramdan bayrama karşılaşıp sarılmanın dışında bir sohbetimiz oldu mu? Allah hiçbir babaya, anneye böyle bir evlat işkencesi yaşatmasın" diyerek soru yöneltti. Keleş ise bu soruya, "Hayır" yanıtını verdi. Duruşma, diğer tutuklu sanıkların savunmalarının alınmasına devam edilebilmesi için 11 Mayıs Pazartesi gününe ertelendi.