EKONOMİ - 01 Haziran 2026 Pazartesi 10:48

Türkiye’nin en büyük adası Gökçeada’da sezonu açtı, misafirlerini bekliyor

A
A
A
Türkiye’nin en büyük adası Gökçeada’da sezonu açtı, misafirlerini bekliyor

Türkiye’nin en büyük adası statüsüne sahip, Çanakkale’nin Gökçeada ilçesinde 9 günlük Kurban Bayramı tatili ile turizm sezonu açıldı. Bayram ile turizm sektörünün erken açılış yaptığını belirten Gökçeada Turizm Derneği Başkanı Ali Uğur Çelik, "İşletmelerimizin şu an yaptığı çalışmalar bayram hazırlığıydı. Daha sonraki süreçlerde, Haziran, Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarında misafirlerimizi çok daha iyi ağırlayacağımızı düşünüyorum" dedi.


Çanakkale Boğazı’nın ağzında 290 kilometre karelik bir alan üzerinde yer alan Çanakkale’nin Gökçeada ilçesi Türkiye’nin en büyük adası statüsüne sahip. Coğrafi yapısının yüzde 77’si dağlık alandan oluşan Gökçeada’nın güney sahillerinde Akdeniz iklimi görülürken kuzey sahillerinde ise Marmara’ya özgü iklim görülüyor. Yılın büyük bölümü rüzgar alan adada sörf faaliyetleri, adadaki Rum köyleri özgün mimarisi, dünyanın yavaş şehirleri arasında bulunması ziyaretçilerinin gözdesi olmuş durumda. Gökçeada’nın doğal güzellikleri arasında ise Marmaros Şelalesi, Peynir Kayalıkları, Tuz Gölü, Kuzu Limanı dikkat çekiyor. Gökçeada Turizm Derneği Başkanı Ali Uğur Çelik adada, 305 tane konutların turizm amaçlı kiralaması belgesine sahip olan işletme, 142 tane turizm işletme belgesi ve basit konaklama turizm işletme belgesine sahip işletmenin misafirleri en iyi şekilde ağırlamak için çalıştığını söyledi. 9 günlük Kurban Bayramı ile sezonu erken açtıklarını belirten Başkan Ali Uğur Çelik, işletmelerden alınan geri dönüşlere bakıldığında sezon içinde geçen senelere nazaran daha fazla misafir ağırlayacaklarını aktardı.


Gökçeada’nın turizm faaliyetlerini değerlendiren Çelik, "Türkiye’nin en büyük adası olmasından sebep adanın mevcut durumuna bakıldığında Adalar Denizi’nde ciddi bir turizm destinasyonu olan Gökçeada’nın ilerleyen zamanlarda birçok konuda potansiyeli var. Mayıs ayına denk gelen bayram sebebiyle aslında adanın tanınırlığı arttı. Ayrıca bayram sebebiyle gemi seferlerinin artmasıyla adamızda çok fazla ulaşım sorunu olmadı bu nedenle adaya gelen misafirlerimizi çok daha rahat bir sekilde ağırladık adamızda. Bu sene bayram düşündüğümüzden biraz daha iyi geçti aslında. Mayıs ayında normalde bizim sezon hazırlığımız olurdu ve Haziran ayında sezona başlardık. Geçen sene Haziran ayında olan bayram bu sene Mayıs ayına denk gelince işletmecilerimizin birçoğu Mayıs ayı başında hazırlıklarını bitirdi. Adamızda şu an 305 tane konutların turizm amaçlı kiralaması belgesine sahip olan işletmemiz, 142 tane turizm işletme belgesi ve basit konaklama turizm işletme belgesine sahip işletmelerimizin çoğunluğu şu an faaliyetlerini icra ediyor. Plajlarımızda bulunan plaj işletme belgesine sahip işletmelerimizin de birçoğu şuan faaliyetlerini devam ettiriyor. Bunlara ek olarak da adamızda bulunan 8 sörf okulu ve 3 adet dalış okulumuz var, onlar da şu an faaliyetlerine devam ediyorlar" dedi.


Bayram için gelen misafirlerin adadan memnun ayrıldıklarını kaydeden Başkan Çelik, "Gökçeada’nın şu anki potansiyeli aslında ilerleyen zamanlarda çok daha ön plana çıkacak. Bu bayram yoğunluğu da zaten gelen misafirlerimizin memnuniyet oranının yüksek olduğunun farkındayız. İşletmelerimizden bu şekilde bir dönüş alıyoruz. GESTAŞ’ın yaptığı ek seferlerin devam etmesiyle gelen misafirlerimizi çok daha iyi bir şekilde ağırlayacağımıza eminiz. İşletmelerimizin şu an yaptığı çalışmalar bayram hazırlığıydı. Daha sonraki süreçlerde, Temmuz, Ağustos, Eylül aylarında misafirlerimizi çok daha iyi ağırlayacağımızı düşünüyorum" diye konuştu.


Çelik sözlerine şöyle devam etti: "Adaya gelen misafirlerimiz için şöyle bahsedebiliriz; ilçe bazında düşünüldüğünde, bir ilçenin normalde içerisinde bulunan aktiviteler kısıtlıdır ama Gökçeada bu konuda oldukça zengin. Sportif faaliyet alanlarımız, Yıldızkoy’da bulunan dalış yapabileceğimiz yerler, Kefaloz bölgesinde windsurf ve kitesurf yapabileceğimiz yerler, Zeytinliköy, Tepeköy ve diğer köylerimizde çok güzel kültürel miraslar mevcut. Bununla birlikte adamızın atmosferi ve doğallığı bakıldığı zaman buraya gelen insanların birden fazla aktivitenin içerisinde bulunmasına sebep olmakta. Aslında Gökçeada küçük bir yer olmasına rağmen içerisinde bulunduğu avantajlar ve kendine has farklılıklar sebebiyle Adalar Denizi’nde ciddi bir turizm potansiyeline sahip bir adadır."



Türkiye’nin en büyük adası Gökçeada’da sezonu açtı, misafirlerini bekliyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Diyarbakır’da tandırda çömleklerde pişirilen yeni lezzet börek talep görüyor Diyarbakır’da Hacıbaba Pastaneleri, şubelerinde tandırda çömleklerde pişirip satışına başladığı börek çeşitleri yoğun talep görüyor. Kentin yarım asırlık tatlıcılarından Hacıbaba Pastaneleri, müşterilerini tandırda çömleklerde pişirilen börek çeşitleriyle buluşturmaya başlamıştı. Bu börek pişirme çeşidi, tadanların dikkatini çekip yoğun ilgi görmeye başladı. Hacıbaba Pastaneleri Yönetim Kurulu Başkanı Yılmaz Elaldı, Hacıbaba Pastanelerinin ilklerin firması olduğunu, tandırda börek denildiğinde bölgede Hacıbaba’nın akla geldiğini söyledi. Değişik bir sunumla bir şeyler yapmaya çalıştıklarını belirten Elaldı, araştırma geliştirme birimlerinin yaptığı çalışmalar neticesinde tandırda çömlekte börek çıkardıklarını ifade etti. Elaldı, çalışmalar sonucunda tandırı bir şubelerinde kurarak müşterilere sunmaya başladıklarını kaydederek, "2-3 hafta olmasına rağmen Diyarbakır’da ses getiren bir lezzet oldu. Diyarbakır ilk getirdiğimiz için mutluyuz. Bunu çok yakında Diyarbakır ve İstanbul’daki şubelerimizde de yapmaya başlayacağız. Şu anda 6 çeşidimiz var. Tandırdan çıkartıp masalarına servis ediyoruz. Çömlekte güveç oldu, et oldu, kavurma oldu. Biz, böreği de çömlek ve tandırda yaptık. Bileşim olarak müthiş bir lezzet ortaya çıkardı" ifadelerini kullandı.
Diyarbakır Tandırda çömleklerde pişirilen yeni lezzet börek talep görüyor Diyarbakır’da Hacıbaba Pastaneleri, şubelerinde tandırda çömleklerde pişirip satışına başladığı börek çeşitleri yoğun talep görüyor. Kentin yarım asırlık tatlıcılarından Hacıbaba Pastaneleri, müşterilerini tandırda çömleklerde pişirilen börek çeşitleriyle buluşturmaya başlamıştı. Bu börek pişirme çeşidi, tadanların dikkatini çekip yoğun ilgi görmeye başladı. Hacıbaba Pastaneleri Yönetim Kurulu Başkanı Yılmaz Elaldı, Hacıbaba Pastanelerinin ilklerin firması olduğunu, tandırda börek denildiğinde bölgede Hacıbaba’nın akla geldiğini söyledi. Değişik bir sunumla bir şeyler yapmaya çalıştıklarını belirten Elaldı, araştırma geliştirme birimlerinin yaptığı çalışmalar neticesinde tandırda çömlekte börek çıkardıklarını ifade etti. Elaldı, çalışmalar sonucunda tandırı bir şubelerinde kurarak müşterilere sunmaya başladıklarını kaydederek, "2-3 hafta olmasına rağmen Diyarbakır’da ses getiren bir lezzet oldu. Diyarbakır ilk getirdiğimiz için mutluyuz. Bunu çok yakında Diyarbakır ve İstanbul’daki şubelerimizde de yapmaya başlayacağız. Şu anda 6 çeşidimiz var. Tandırdan çıkartıp masalarına servis ediyoruz. Çömlekte güveç oldu, et oldu, kavurma oldu. Biz, böreği de çömlek ve tandırda yaptık. Bileşim olarak müthiş bir lezzet ortaya çıkardı" ifadelerini kullandı.
Antalya Antalya’da azim hikâyesi: Ücretsiz eğitimle kendi işini kurdu Antalya’da yaşayan 36 yaşındaki iki çocuk annesinin hikâyesi; azmin, doğru fırsatla buluştuğunda nasıl büyük bir dönüşüme yol açtığını gözler önüne serdi. Uzun yıllar özel sektörde düşük ücretlerle çalışan ve emeğinin karşılığını alamadığını düşünen kadın, Antalya Büyükşehir Belediyesinin ücretsiz meslek edindirme kursları kapsamında faaliyet gösteren ATASEM ile tanıştıktan sonra hayatında yeni bir sayfa açtı. Aldığı Protez Tırnak Eğitimi sayesinde kendi iş yerini kuran kadın, bugün hem ekonomik özgürlüğünü kazandı hem de birçok kadına ilham veren bir başarı hikâyesine imza attı. Antalya Büyükşehir Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren ATASEM kursları, sunduğu ücretsiz eğitimlerle her yaştan vatandaşa yeni bir kapı aralıyor. Güzellik sektöründen el sanatlarına, bilişimden yabancı dillere kadar geniş bir alanda verilen eğitimler, bireylerin hem meslek edinmesini hem de kişisel gelişimini destekliyor. Antalya’da yaşayan 36 yaşındaki iki çocuk annesi Meltem Savaş da, Antalya Büyükşehir Belediyesinin ücretsiz ATASEM kurslarından aldığı Protez Tırnak Eğitimi sayesinde kendi iş yerini açarak girişimci oldu. "Bir yerde durup düşündüm" Yıllarca özel sektörde farklı işlerde çalışan Meltem Savaş, yoğun çalışma temposuna rağmen düşük ücretlerle geçinmeye çalıştığını anlattı. Tüm bunların zamanla hem fiziksel hem de psikolojik bir yorgunluğa dönüştüğünü ifade eden Savaş, hayatındaki kırılma anını şu sözlerle anlattı: "Ben 17 yaşımdan beri farklı sektörlerde çalışıyorum. Bir noktadan sonra şunu fark ettim, çok çalışıyorum ama hiçbir yere varamıyorum. Ne kendime zaman ayırabiliyordum ne de çocuklarıma istediğim gibi destek olabiliyordum. O gün ’bir şey değişmeli’ dedim." Arayış başladı, yol ATASEM’e çıktı Hayatında yeni bir yön çizmek isteyen Savaş, meslek edindirme kurslarını araştırmaya başladı. Daha önce ücretli olarak katıldığı bazı kurslardan memnun kalmadığını, aldığı eğitimin yetersiz olduğunu dile getiren Savaş, bu süreçte Antalya Büyükşehir Belediyesinin ücretsiz ATASEM kurslarını keşfetti. Başvuru sürecinin ardından Protez Tırnak Eğitimi’ne katılan Savaş için bu adım, sadece bir kurs değil, aynı zamanda yeni bir başlangıcın kapısı oldu. "Bu kez sadece katılmadım gerçekten öğrendim" ATASEM’de aldığı eğitimin kendisi için bir dönüm noktası olduğunu vurgulayan Savaş, kurs sürecinde hem teorik hem de uygulamalı anlamda kapsamlı bir eğitim aldığını belirtti. Daha önce deneyimlediği kurslarla kıyasladığında aradaki farkın çok net olduğunu söyleyen Savaş, şunları söyledi: "Daha önce para verip gittiğim kurslarda bu kadar detaylı ve öğretici bir süreç yaşamadım. ATASEM’de gerçekten öğreniyorsunuz. Burada sadece 2 ay kurs almama rağmen çok fazla şey öğrendim. Hocalar birebir ilgileniyor, uygulama yaptırıyor. Kendime güvenim burada geldi." Hayalden gerçeğe uzanan yol Eğitim sürecini tamamladıktan sonra beklemek yerine harekete geçmeyi tercih eden Savaş, daha önce aldığı cilt bakım kursu ve tırnak bakım kursu sertifikalarıyla kendi iş yerini açarak girişimcilik yolunda ilk adımını attı. Aldığı sertifika ile beraber açtığı iş yerinde başlangıçta küçük bir çevreyle başlayan müşteri ağı, kısa sürede genişledi. Bugün kendi işinin patronu olarak çalışan Meltem Savaş, hem gelirini kendi belirliyor hem de çalışma saatlerini ailesine göre planlayabiliyor. Bu değişimin hayatına kattığı en büyük değerin "özgürlük" olduğunu vurgulayan Savaş, "Artık emeğimin karşılığını alıyorum ve en önemlisi kendim için çalışıyorum. Her sabah gelip kendi iş yerinizin kapısını açmak çok güzel bir duygu. Bir de çok uzun zamandır bunun hayalini kurunca gerçekten çok mutlu oluyorsunuz. İleriki dönemlerde işletmemi büyütüp, kendimi geliştirip daha farklı alanlara da yönelmek istiyorum" diyerek benzer durumda olan kadınlara da cesur olmaları çağrısında bulundu.
Antalya Antalya’da azim hikâyesi: Ücretsiz eğitimle kendi işini kurdu Antalya’da yaşayan 36 yaşındaki iki çocuk annesi Meltem Savaş’ın hikâyesi, azmin, doğru fırsatla buluştuğunda nasıl büyük bir dönüşüme yol açtığını gözler önüne serdi. Uzun yıllar özel sektörde düşük ücretlerle çalışan ve emeğinin karşılığını alamadığını düşünen Savaş, Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin ücretsiz meslek edindirme kursları kapsamında faaliyet gösteren ATASEM ile tanıştıktan sonra hayatında yeni bir sayfa açtı. Aldığı Protez Tırnak Eğitimi sayesinde kendi iş yerini kuran Savaş, bugün hem ekonomik özgürlüğünü kazandı hem de birçok kadına ilham veren bir başarı hikâyesine imza attı. Antalya Büyükşehir Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren ATASEM kursları, sunduğu ücretsiz eğitimlerle her yaştan vatandaşa yeni bir kapı aralıyor. Güzellik sektöründen el sanatlarına, bilişimden yabancı dillere kadar geniş bir alanda verilen eğitimler, bireylerin hem meslek edinmesini hem de kişisel gelişimini destekliyor. Antalya’da yaşayan 36 yaşındaki iki çocuk annesi Meltem Savaş da, Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin ücretsiz ATASEM kurslarından aldığı Protez Tırnak Eğitimi sayesinde kendi iş yerini açarak girişimci oldu. "Bir yerde durup düşündüm" Yıllarca özel sektörde farklı işlerde çalışan Meltem Savaş, yoğun çalışma temposuna rağmen düşük ücretlerle geçinmeye çalıştığını anlattı. Tüm bunların zamanla hem fiziksel hem de psikolojik bir yorgunluğa dönüştüğünü ifade eden Savaş, hayatındaki kırılma anını şu sözlerle anlattı: "Ben 17 yaşımdan beri farklı sektörlerde çalışıyorum. Bir noktadan sonra şunu fark ettim; çok çalışıyorum ama hiçbir yere varamıyorum. Ne kendime zaman ayırabiliyordum ne de çocuklarıma istediğim gibi destek olabiliyordum. O gün ‘bir şey değişmeli’ dedim." Arayış başladı, yol ATASEM’e çıktı Hayatında yeni bir yön çizmek isteyen Savaş, meslek edindirme kurslarını araştırmaya başladı. Daha önce ücretli olarak katıldığı bazı kurslardan memnun kalmadığını, aldığı eğitimin yetersiz olduğunu dile getiren Savaş, bu süreçte Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin ücretsiz ATASEM kurslarını keşfetti. Başvuru sürecinin ardından Protez Tırnak Eğitimi’ne katılan Savaş için bu adım, sadece bir kurs değil, aynı zamanda yeni bir başlangıcın kapısı oldu. "Bu kez sadece katılmadım gerçekten öğrendim" ATASEM’de aldığı eğitimin kendisi için bir dönüm noktası olduğunu vurgulayan Savaş, kurs sürecinde hem teorik hem de uygulamalı anlamda kapsamlı bir eğitim aldığını belirtti. Daha önce deneyimlediği kurslarla kıyasladığında aradaki farkın çok net olduğunu söyleyen Savaş, şunları söyledi: "Daha önce para verip gittiğim kurslarda bu kadar detaylı ve öğretici bir süreç yaşamadım. ATASEM’de gerçekten öğreniyorsunuz. Burada sadece 2 ay kurs almama rağmen çok fazla şey öğrendim. Hocalar birebir ilgileniyor, uygulama yaptırıyor. Kendime güvenim burada geldi." Hayalden gerçeğe uzanan yol Eğitim sürecini tamamladıktan sonra beklemek yerine harekete geçmeyi tercih eden Savaş, daha önce aldığı cilt bakım kursu ve tırnak bakım kursu sertifikalarıyla kendi iş yerini açarak girişimcilik yolunda ilk adımını attı. Aldığı sertifika ile beraber açtığı iş yerinde başlangıçta küçük bir çevreyle başlayan müşteri ağı, kısa sürede genişledi. Bugün kendi işinin patronu olarak çalışan Meltem Savaş, hem gelirini kendi belirliyor hem de çalışma saatlerini ailesine göre planlayabiliyor. Bu değişimin hayatına kattığı en büyük değerin "özgürlük" olduğunu vurgulayan Savaş, "Artık emeğimin karşılığını alıyorum ve en önemlisi kendim için çalışıyorum. Her sabah gelip kendi iş yerinizin kapısını açmak çok güzel bir duygu. Bir de çok uzun zamandır bunun hayalini kurunca gerçekten çok mutlu oluyorsunuz. İleriki dönemlerde işletmemi büyütüp, kendimi geliştirip daha farklı alanlara da yönelmek istiyorum" diyerek benzer durumda olan kadınlara da cesur olmaları çağrısında bulundu.