- 05 Ekim 2022 Çarşamba 21:42

5 farklı ülkeden 60 genç ÇAKÜ’yü ziyaret etti

A
A
A
5 farklı ülkeden 60 genç ÇAKÜ’yü ziyaret etti

Değişim programı çerçevesinde 5 farklı ülkeden Çankırı’ya gelen 60 genç, Çankırı Karatekin Üniversitesi’ni ziyaret ederek spor tesislerini gezdi.

Değişim programı çerçevesinde 5 farklı ülkeden Çankırı’ya gelen 60 genç, Çankırı Karatekin Üniversitesi’ni ziyaret ederek spor tesislerini gezdi.


Çankırı’da faaliyet gösteren bir spor kulübünün Erasmus+ Gençlik Değişimi projesi ile Çankırı’da bulunan 5 farklı ülkeden 60 genç Çankırı Karatekin Üniversitesi’ni (ÇAKÜ) ziyaret etti. Kulüp Başkanı Ayhan Arslan ve spor eğitmenleri ile birlikte Çankırı Karatekin Üniversitesi’ni ziyaret eden ekibi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hüseyin Odabaş ve ÇAKÜ Uluslararası Ofis Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Şuayip Turan karşıladı. Misafir gruba ilk olarak ÇAKÜ ve ÇAKÜ’nün spor olanakları hakkında bilgi veren Prof. Dr. Hüseyin Odabaş, kendilerini misafir etmekten duydukları memnuniyeti ifade etti.


Litvanya, Bosna-Hersek, Romanya, Ukrayna ve Türkiye’den toplam 60 gencin bulunduğu gruba hitap eden Odabaş, “Erasmus değişim projelerinde bütçe olarak Türkiye’de ilk iki içerinde olan Çankırı Karatekin Üniversitesi’nde yine bu proje ile ilimizde bulunan nitelikli ve sporcu genç bir grubu misafir etmekten son derece mutluyuz. Çankırı Karatekin Üniversitesi genç bir üniversite olmasına rağmen hem uluslararasılaşma, hem akademik, hem de sosyal projeler ile bugün adından söz ettiren ülkemizin önde gelen üniversitelerinden biridir. Sizlerin burada bulunmanızın nedeni olan spor olanakları açısından da bizim Üniversitemizin spor tesisleri teknik olanakları ve eğitici kadrosuyla çok iyi bir yerde olduğunu söyleyebilirim. Sevgili gençler günümüzün koşuşturma şartlarında spor yapabilmek ve bunun için vakit ayırabilmek çok önemli. Spor hem bizi sağlıklı ve zinde tutarken hem de günümüzün dijital çağında sosyal medyanın vaktimizin büyük bir bölümünü çaldığı bir dönemde onun zararlarından bizi korumak içinde bir amaçtır. Yani sosyal medya ve internette geçireceğimiz zamanı spora ayırabilirsek hem daha zinde hem daha sağlıklı oluruz. Sizlerin bunu başardığını düşünüyor ve hepinizi tebrik ediyorum. Ayrıca bu proje ile sizleri bizlerle buluşturan spor kulübümüzün Başkanı Ayhan Arslan hocaya ve çalışma arkadaşlarına teşekkür ediyorum” dedi.


Kulüp Başkanı Ayhan Arslan ise, “Biz her ne kadar yerel bir kulüp olsak da etki alanımız oldukça geniş. Proje ile gençlerimizin kariyer kaygısı yüzünden erken yaşta spordan kopmaları konusunu işleyerek, sporu terk etmelerinin ortadan kaldırılması, sporla kariyerin birlikte başarı ile yürütülebileceğinin anlatılması hedefledik. Spor, ülkelerin sağlık harcamalarını asgari seviyelere çekebilecek önemli bir etken. Gençlerimizi spora dahil etme politikalarımız kadar sporda kalmaları için de politikalar geliştiren ülkemiz, bu alanda gençlere veya velilere etki etmekte zorlanmakta. Bu anlamda projemize destek olan ve üniversitenin spor merkezini proje ekibimize açan başta Sayın Rektörümüz Prof. Dr. Harun Çiftçi başta olmak üzere tüm yöneticilerimize teşekkür ediyoruz” şeklinde konuştu.


Proje katılımcısı gençlerde Çankırı’yı ve Çankırı Karatekin Üniversitesi’ni çok beğendiklerini ve üniversite spor tesislerinin teknik ve altyapı olarak çok gelişmiş olduğunu dile getirdi. Gençler ayrıca kendilerine gösterilen misafirperverlik ve ilgiden dolayı üniversite yetkililerine teşekkür etti.


Ziyaret sonunda Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hüseyin Odabaş, Kulüp Başkanı Ayhan Arslan ve misafir gençlere tuz lambası hediye etti.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çorum Çatıda yetişen ağaç hayrete düşürüyor: Kesiliyor, kuruyor ama yeniden yeşeriyor Çorum’da tarihi hamamın çatısında yetişen ağaç, defalarca kesilmesine rağmen tekrar aynı noktadan yeniden filizlenerek büyüyor. Çorum il merkezinde Osmanlı döneminde Hacıbeyoğlu Taceddin İbrahim Paşa tarafından 1487 yılında yaptırılan Tarihi Paşa Hamamı’nın çatısında yetişen ağaç dikkat çekiyor. Hamamın çatısındaki kiremitlerin arasında yetişen ve gövdesi çatı katmanlarının derinliklerine uzanan ağaç, defalarca kesilmesine rağmen tekrar filizlenerek büyüyor. Bölgede uzun yıllardır bulunan esnaflar, ağacın defalarca kesilmesine rağmen yeniden büyüdüğünü dile getirdi. "Kuruyor, geri çıkıyor" Tarihi Paşa Hamamı’nın yanında tuhafiyecilik yapan Mehmet Mert, çatıdaki ağacın 39 yıldır var olduğunu dile getirerek, "Daha önce çatıdaki kiremitleri değiştirdiklerinde ağacı söktüler ama tekrar çıktı. Kuruyor, geri çıkıyor. Ben burada esnaflık yapmaya başladığım günden beridir bu ağaç burada" dedi. Tarihi Paşa Hamam’ının işletmeciliğini yapan Bayram Dişkaya da, "Yaklaşık 3 yılır Paşa Hamamı’nın işletmeciliğini yapıyorum. 1487 yılında Hacıbeyoğlu Taceddin İbrahim Paşa tarafından yaptırılmış. Ortalama 6 yüzyıllık bir hamamdır. Hamamımız dimdik bu şekilde ayakta duruyor. Ben burada çalışmaya başladığım zaman ağaç aynı yerinde duruyordu. Esnaflarımızdan aldığımız bilgilere göre de kesildiği halde tekrardan büyüyor. Ağacın hangi tür olduğu hakkında bir bilgimiz yok ama aynı bu ağaçtan hamamımızın bir kaç bölgesindede görebilirsiniz" diye konuştu.
Kocaeli Çolakoğlu Metalurji’nin geleneksel bilgi ve kültür yarışması yoğun katılımla gerçekleşti Eğitime verdiği desteği sürdüren Çolakoğlu Metalurji’nin, Kocaeli Valiliği himayesinde ve Kocaeli İl Millî Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle düzenlediği "Geleneksel Ortaokullar Arası Bilgi ve Kültür Yarışması", Kocaeli Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen finalle tamamlandı. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında gelenekselleşen "Geleneksel Ortaokullar Arası Bilgi ve Kültür Yarışması", bu yıl Kocaeli’nin 12 ilçesinden yaklaşık 200 okulun katılımıyla önceki yıla kıyasla yüksek bir ilgi gördü. Kocaeli genelinden öğrencilerin yoğun katılım sağladığı yarışma, bilgi, heyecan ve rekabetin bir arada yaşandığı anlamlı bir buluşmaya dönüştü. İlçelerinde birinci olan 12 okulun finale yükseldiği yarışmada öğrenciler; Türkçe, Matematik, Fen Bilimleri, Sosyal Bilgiler ve Genel Kültür alanlarında kıyasıya mücadele etti. Final programı boyunca öğrencilerin performansları salonda büyük heyecan oluştururken, izleyenlere de gurur dolu anlar yaşattı. Programa Kocaeli İl Millî Eğitim Müdürü Emrullah Aydın başta olmak üzere Kocaeli il protokolü, Çolakoğlu Metalurji yöneticileri, eğitim camiası temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı. Kocaeli İl Millî Eğitim Müdürü Emrullah Aydın konuşmasında, eğitime verdikleri katkı dolayısıyla Çolakoğlu Metalurji’ye teşekkür ederek, yarışma ve kurumlar arası iş birliğinin eğitim ekosistemine önemli bir değer kattığını ifade etti. Bu tür organizasyonların öğrencilerin akademik gelişimlerinin yanı sıra sosyal ve kültürel gelişimlerine de katkı sağladığını vurgulayan Aydın, emeği geçen tüm öğretmen ve idarecilere de teşekkür ederek yarışmaya katılan öğrencileri tebrik etti. Çolakoğlu Metalurji Kurumsal İletişim Müdürü Seda Demirel Yıldırım ise konuşmasında, Çolakoğlu Metalurji’nin seksen yılı aşan köklü geçmişi boyunca yalnızca sanayi ve ekonomi alanında değil, eğitime, gençlere ve toplumsal gelişime katkı sunmayı da kurumsal sorumluluğunun önemli bir parçası olarak gördüğünü ifade etti. Eğitime yapılan yatırımın geleceğe yapılan en değerli yatırım olduğuna inandıklarını belirten Yıldırım, gençlerin gelişimine katkı sunan bu tür organizasyonları sürdürmekten memnuniyet duyduklarını dile getirdi. Final programı kapsamında Kartepe Türk-Fransız Kardeşliği Ortaokulu Mehteran Takımı tarafından gerçekleştirilen mehter gösterisi ise ilgi gördü. Yarışma sonunda Çayırova Özel Güneş Ortaokulu birinci, Derince Fatih Ortaokulu ikinci, Darıca Deniz Yıldızları Ortaokulu ise üçüncü oldu. Başarılı öğrenciler gösterdikleri performansla büyük takdir topladı. Çolakoğlu Metalurji’nin kurumsal sosyal miras anlayışıyla sürdürdüğü yarışma sonunda ilk üç dereceye giren öğrencilere ve okullara; laptop, tablet, yazıcı ve bisiklet gibi ödüller Çolakoğlu Metalurji tarafından takdim edildi.
Yozgat Beş parmağında beş marifeti var Yozgat’ta yaşayan 14 yaşındaki Orçun Karakılınç’ın beş parmağında beş farklı enstürmanın marifeti var. Yozgat Cumhuriyet Ortaokulu 8. sınıf öğrencisi olan 14 yaşındaki Orçun Karakılınç, son 6 yıldır müziğe karşı ilgi duydu. Evde kapılara, pencerelere vurup ritim tutmasıyla ailesinin dikkatini çekti. Müzik öğretmeni olan dayısı Ömer Ülgen’in yönlendirmesiyle vurmalı çalgılar çalmaya başladı. Darbuka, def, tef, kajon ve davul çalan Karakılınç, beş parmağında beş farklı enstrümanın marifetini taşıyor. Mayıs 2024’te okullarında düzenlenen ‘O Ses Cumhuriyet’ yarışmasında ikincilik derecesi alan Karakılınç, Yozgat Polifonik Çocuk Korosu’na katıldı ve yeteneğini geliştirdi. Önceki hafta Yozgat Polifonik Çocuk Korosu ile Ankara’daki konser programında yer alan Karakılınç, sanatın insan ruhuna iyi geldiğini belirtti. "En sevdiğim enstürman darbuka" Orçun Karakılınç yeteneğini keşfettiği yolculuğu şu cümlelerle ifade etti: "Son 6 yıldır müzik ile ilgileniyorum. Müziğe olan ilgim ilk olarak dayım ile başladı. Dayım öğrettikçe ben ritim kalıpları üzerine çalışarak kendimi geliştirdim. Sonra Yozgat’a taşındık. Yozgat’a geldiğimde Belgüzar Hocam ile tanıştım, onun sayesinde sahnelere çıktım. İlerleyen zamanlarda Yozgat Polifonik Çocuk Korosu’ndaydım. LGS sürecim olduğu için ayrılmak zorunda kaldım. O koroda Okan Bozkurt ve Kübra Mutlu hocam ile de tanıştım. Çoğu zaman resmi programlara çıktım Valilik eşliğinde. Anneler Günü programı, okul programları ve benzeri etkinliklere katıldım. Okulumuzda ses yarışması oldu ‘O Ses Cumhuriyet’ diye. Birçok öğrenci arasından ikinci oldum. En sevdiğim enstürman darbuka. Zaten ilk olarak darbuka ile başladım. Bundan 5-6 yıl önce pencerelere, masalara vuruyordum, elimle ritim tutmaya çalışıyordum. Bu zamanlara kadar dayım ve öğretmenlerim sayesinde geldim." "Amacım ‘Suça Sürüklenen Çocuklar’ kavramını ‘Sanata Sürüklenen Çocuklar’ olarak değiştirmek istiyorum" Sanatın iyileştirici gücünden söz eden Karakılınç, "Benim asıl amacım ‘Suça Sürüklenen Çocuklar’ kavramını ‘Sanata Sürüklenen Çocuklar’ olarak değiştirmek istiyorum. Çünkü elinde enstrümanı olan bir çocuk hayatın ritmini yakalar. Buradan akranlarıma sesleniyorum: Vaktinizi boş geçirmeyin, siz de sanata başvurun. Müziğin hayatımda nasıl etkileri oldu? Sinirlendiğimde, hüzünlendiğimde, moralim bozuk olduğunda enstrümanımın başına geçiyordum. Bana moral veriyordu. Mutlu ve heyecanlı olduğumda enstrümanımın başına geçiyordum. Tekrar beni mutlu ediyordu" dedi.