ÇEVRE - 02 Şubat 2026 Pazartesi 13:48

Çankırı’da yaralı kurt ve vaşak fotokapanda

A
A
A
Çankırı’da yaralı kurt ve vaşak fotokapanda

Çankırı’da doğaya yerleştirilen fotokapan kameralar ile yaralı kurt ve nesli tehlike altında olan vaşak görüntülendi.


Çankırı’da doğaya yerleştirilen fotokapanlar, bölgedeki yaban hayatını gözler önüne serdi. Yaralı kurt ve nesli tehlike altında olan vaşak, yerleştirilen fotokapanlarla görüntülendi. Görüntülerde yaralı bir kurdun ve bir vaşağın ormanda yürüdüğü görüldü.



Çankırı’da yaralı kurt ve vaşak fotokapanda

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Dünyaca ünlü Taşköprü sarımsağının ekim sezonu erken başladı Avrupa Birliği Coğrafi İşaretli Taşköprü sarımsağında ekim dönemi başladı. Verimin daha fazla sağlanması için elle ekilen Taşköprü sarımsağının dikimine, yağışlar sebebiyle erken başlanıldı. Çiftçisinin ’beyaz altın’ olarak adlandırdığı ve dünyanın en kaliteli sarımsağı olarak gösterilen uluslararası coğrafi işaretli Taşköprü sarımsağının ekimi devam ediyor. Avrupa Birliği tarafından coğrafi işaretle tescillenen Taşköprü sarımsağı, 4 binden fazla ailenin geçimini sağlıyor. Verimi arttırdığı için elle geleneksel yöntemle ekilen Taşköprü sarımsağında ekim dönemi, yağışlar sebebiyle erken başladı. Taşköprü sarımsağında bu yıl ise 30 bin ton rekolte sağlanması hedefleniyor. "Bu yıl 30 bin ton rekolte bekliyoruz" Sarımsak işçilerini tarlada ziyaret eden Taşköprü Belediye Başkanı Hüseyin Arslan, "Sarımsak tarlasında çalışan hemşerilerimizi ziyaret ettik ve sarımsak dikimine eşlik ettik. Onların lokmalarını, ekmeklerini paylaştık. Güzel bir gündü. Tarımsal dikimi yapan kadınlarımız tarlada bu hava şartlarında bile emeklerini eksik etmeden toprakla beyaz altınımızı buluşturuyorlar. Biz de bunlarla birlikte olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bütün dileğimiz inşallah o dişlerin bol bol bereketli başlar haline dönüşüp, üreticimize iyi bir gelir sağlamasını istiyoruz ve inşallah da bunu arzu ediyoruz. Bu sene yağışlı geçen havalar sarımsağımızı bereketli yapar diye düşünüyorum. Bu yıl rekolteyi yaklaşık 30 bin ton civarında bekliyoruz. 30 bin hektarlık bir alanda sarımsak hasadı bekliyoruz, ekimi de bekliyoruz. Veriler bize bunu gösteriyor, inşallah bir afet, bir felaket gibi bir şey olmazsa, olumsuz bir durum olmazsa sezonumuz verimli geçer diye ümit ediyorum" dedi. "Hava şartlarını göre bu yıl dikimine erken başladık" Aşağı Çayırcık köyünden sarımsak üretimi yapan Nazmiye Yılmaz ise, "50 seneden beri bu sarımsağın içindeyiz. Sarımsağı böyle tek tek dikiyoruz, tek tek çıkarıyoruz, tek tek sıvıyoruz. Bundan geçimimizi sağlıyoruz. Hava şartlarını göre erken diktik, kurak havaya denk gelirse sarımsağı sulamak istiyor. Bir de erken dikersen verim biraz daha iyi oluyor. Onun için hava şartlarına göre erken başladık, dikebildiğimizi dikeceğiz, dikemediğimizi hava şartları düzelince dikeceğiz. Bu zahmetli bir iş. Biz, bu yıl 7 dönüm yere dikeceğiz, azalttık. Daha öncesinden 10-15 dönüm dikiyorduk ama şimdi insanımız az, işçiyle oluyor, o yüzden azalttık" şeklinde konuştu. "El dikiminin verimi iyi olduğu için makine yerine el dikimi tercih ediliyor" Şubat ayının başından itibaren sarımsak dikiminin başladığını ifade eden sarımsak işçisi Aliye Güllü de, "Bu sene sarımsak sezonumuz erken başladı. 2-3 senedir hava şartlarına göre ayarlamasını yapıyoruz, erken dikimine başlıyoruz. El dikimi çok iyi olduğu için ve verimi yüksek olduğu için genellikle çiftçilerimiz el dikimini istiyorlar. Çünkü makine dikimine göre el dikimi çok fark ediyor. Bu yüzden el dikimini tercih ediyorlar. Sağ olsunlar biz de çalışıyoruz. Aralık ayına kadar biz sarımsak işine devam ediyoruz. Temizlemesi, sıvaması, çapalaması, hasadı derken aralık ayına kadar işimiz sürüyor" şeklinde konuştu. Sarımsak sezonunun da bu yıl başladığını belirten Güllü, "Şu anda çok güzel gidiyor. 5-6 gün oldu biz sarımsak dikimine başlayalı. İnşallah 1,5 ay kadar da devam edecek. Allah çiftçilerimize bol kazanç versin" dedi. "Sarımsağımızı inşallah umutlu dikiyoruz" Aşağı Çayırcık köyünde sarımsak üreticiliği yapan Hüseyin Yılmaz da, "Sarımsağımızı umutlu dikiyoruz. İnşallah sezonumuz iyi olur. Sarımsağı dikiyorsun, hasadını yapıp eve götürüyorsun. Temizleyip pazara götürüp satamadığınız zaman, düzgün fiyatlar olmadığı zaman bunun bir kıymeti olmuyor. İnsanın morali bozuluyor. Çünkü sarımsağı tek tek dikiyoruz, tek tek hasadını yapıyoruz, tek tek temizliyoruz, sıvama yapıyoruz. Sonra pazara götürüp verdiğiniz emeğin karşılığını alamayınca üzülüyor. İnşallah bol para eder, insan emeğinin karşılığını alır ve bizler de mutlu oluruz" ifadelerini kullandı.
Van Van otlu peyniri hem sofralık hem hediyelik olarak tercih ediliyor Van’da endemik bitkilerin karışımıyla üretilen ve kahvaltı sofralarının vazgeçilmez lezzetleri arasında yer alan otlu peynir, kış aylarında Türkiye’nin dört bir yanına hediyelik olarak gönderiliyor. Van’da endemik bitkilerin karışımıyla yapılan kentin tescilli ürünü olan otlu peynir, asırlardır değişmeyen lezzetiyle sofraların vazgeçilmezi olmaya devam ediyor. Kentin önemli değerlerinden olan ve mayıs ayında dağların yüksek kesimlerinde toplanan türlü türlü otlarla sütün buluşması sonucu yapılan otlu peynir kış aylarında küp olarak satışa sunuluyor. Van’a tatil için memleketine gelenler ise otlu peyniri hediyelik olarak şehir dışındaki akrabalarına götürmeyi tercih ediyor. "Otlu peynir hediyelik olarak tercih ettiği bir ürün haline geldi" İHA muhabirine konuşan 27 yıllık peynirci esnafı Mehmet Nar, yaklaşık üç kuşaktır bu işi yaptıklarını belirterek, otlu peynirin son yıllarda Van dışından yoğun ilgi görmeye başladığını söyledi. Nar, "Otlu peynir eskiden daha çok yörede ve Van içinde tüketiliyordu ancak son yıllarda buradan gidenlerin ya da sipariş yoluyla isteyenlerin hediyelik olarak tercih ettiği bir ürün haline geldi. Türkiye’nin dört bir yanına kargo ile gönderiyoruz. Özellikle sosyal medya üzerinden siparişler oluyoruz. Kapıda ödeme gibi kolaylıklar da sağlıyoruz. Satışlarımızın yaklaşık yüzde 50’si Van içindeyse, yüzde 50’ye yakını da Van dışına gidiyor" dedi. "Bilinen ve tanınan esnaftan alınmalı" Bu durumun son yıllarda sosyal medyanın gelişmesiyle hız kazandığını belirten Nar, "Yaklaşık 20 yıl öncesine kadar dışarıya çok fazla satış yoktu. Sosyal medya bu kadar gelişmemişti. Buraya gelen vatandaş peyniri tadına bakarak alıyordu. Son 10-15 yıldır ise sosyal medya sayesinde ürün gönderimleri ciddi şekilde arttı. Sosyal medyada ‘5 kilo Van peyniri bin lira’ gibi ilanlar görüyoruz. Ancak bu ürünler Van peyniri değil. Başka illerde fabrikasyon olarak üretilmiş ürünler Van peyniri adı altında satılıyor. Vatandaş da gelip ‘Burada kilo 500 lira ama başka yerde 5 kilo bin lira’ diyor. Bunlar bizim büyük firmalara gönderdiğimiz otları alıp kendi peynirlerine karıştırıyorlar. Gerçek Van peyniri yerinde, bilinen ve tanınan esnaftan alınmalı" diye konuştu. Bazı kişilerin kapıda ödeme yöntemiyle vatandaşları kandırdığını ifade eden Nar, "Van peyniriyle ilgili görüntüleri kopyalayıp sesleri değiştirerek kendi ürünleriymiş gibi sunuyorlar. Sipariş verildiğinde ise fabrikasyon ürün gönderiliyor. Bu durum hem vatandaşı mağdur ediyor hem de gerçek Van peyniri üreten esnafın adını kötüye çıkarıyor. Özellikle Van dışından alışveriş yapacak vatandaşların güvenilir ve bilinen satıcıları tercih etmesi gerekiyor" şeklinde konuştu.
Ankara Göç İdaresi Başkanı Kök: "Gönüllü geri dönüşlere ilişkin işlemler uluslararası standartlara uygun yürütülmektedir" Göç İdaresi Başkanı Hüseyin Kök, "Gönüllü geri dönüşlere ilişkin işlemler, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) temsilcisinin de katılım sağladığı şeffaf bir süreçte, uluslararası standartlara uygun olarak büyük bir hassasiyetle yürütülmektedir" dedi. Türkiye’ye resmi bir ziyarette bulunan Birleşmiş Milletler (BM) Mülteciler Yüksek Komiseri Barham Salih, Göç İdaresi Başkanı Hüseyin Kök ile birlikte Kilis’teki Öncüpınar Sınır Kapısı’nı ziyaret ederek, Türkiye’nin yürüttüğü gönüllü, güvenli, onurlu ve düzenli geri dönüş çalışmaları ile ilgili bilgi aldı. BM Mülteciler Yüksek Komiseri Salih, Suriyelilerin, sınırdaki tüm işlemlerini kolaylıkla ve düzen içinde yapabilmelerinin sağlandığı ‘Gönüllü Geri Dönüş Merkezi’ndeki imkanlar ve yapılan çalışmaları yerinde görme imkanı buldu. Türkiye’nin göçü tarihsel mirasına uygun olarak yönettiğini ifade eden Göç İdaresi Başkanı Kök, bu süreçte insan hakları, hukuk ve milli menfaatlerin temelinde; kamu düzeninin, güvenliğinin ve sosyo-kültürel yapısının korunmasını ve geliştirilmesini sağlayacak şekilde; sürdürülebilir ve kapsayıcı bir bakış açısıyla hareket edildiğini dile getirdi. Kök, Türkiye’de bulunan geçici koruma kapsamındaki Suriyelilerin 2016 yılından itibaren ülkelerine gönüllü geri dönüşlerinin başladığını; 8 Aralık 2024 tarihinde Suriye’de meydana gelen gelişmeler sonrasında Suriyelilerin gönüllü geri dönüşlerinin hız kazandığını ifade etti. "Kayıttan ulaşıma her adım, insan onuruna uygun şekilde planlanmaktadır" Sürecin her adımının İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Başkanlığı koordinasyonunda, ilgili tüm kuruluşlarla tam bir iş birliği içinde yürütüldüğünü ifade eden Kök, "Kayıttan ulaşıma her adım, insan onuruna uygun şekilde planlanmaktadır. Gönüllü geri dönüş yapmak isteyen Suriyeliler, başvurularını bulundukları illerden yapabilmektedir. İnternet üzerinden randevu alarak başvurularını yapanlara, aynı gün veya ertesi gün randevu verilmektedir. İl Göç İdaresi Müdürlüklerinde tüm işlemler tamamlandığından sınır kapılarında bekleme yaşanmamaktadır" şeklinde konuştu. Türkiye’nin 8 Aralık 2024 sonrasında tüm dünyada örnek olarak gösterilen ‘Öncü Göçmen’ uygulamasını başlattığını ve bu kapsamda 1 Ocak ile 1 Temmuz 2025 tarihleri arasında geçici koruma altındaki Suriyelilerin ülkelerine gidip gelebilmelerine imkan sağlayan çıkış izni verildiğini de hatırlattı. "Gönüllü geri dönüşlere ilişkin işlemler uluslararası standartlara uygun yürütülmektedir" Gönüllü geri dönüşlerin uluslararası standartlara uygun olarak yapıldığını ifade eden Hüseyin Kök, "Gönüllü geri dönüşlere ilişkin işlemler, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) temsilcisinin de katılım sağladığı şeffaf bir süreçte, uluslararası standartlara uygun olarak büyük bir hassasiyetle yürütülmektedir" diye konuştu.
Kocaeli Başkan Kocaman’dan cenaze hizmetleri binasına inceleme Kartepe’de artan nüfusla birlikte ihtiyaç duyulan cenaze hizmetlerine yönelik mevcut tesis genişletilerek hizmet kapasitesi artırılıyor. Kartepe Belediye Başkanı Mustafa Kocaman, İstasyon Mezarlığı yanında bulunan Cenaze Hizmetleri Binası’nda devam eden ikinci kat çalışmalarını yerinde inceledi. Her canlının ölümü tadacağı gerçeğiyle hareket ederek vatandaşların en zor günlerinde yanlarında olduklarını vurgulayan Başkan Kocaman "Doğum olduğu gibi ölüm de hayatın bir gerçeği. Artan nüfusumuzla birlikte böyle bir ihtiyaç oluştu. Biz de Kartepe Belediyesi olarak gereken çalışmayı yapıyoruz ve cenaze hizmetleri binamızı büyütüyoruz. İstasyon Mezarlığı yanında bulunan binamızın ikinci katını tamamladığımızda bu tesisle çok daha kapsamlı hizmet vereceğiz" dedi. Cenaze ve taziye hizmetleri ücretsiz Belediye bünyesinde sunulan tüm cenaze ve taziye hizmetlerinin ücretsiz olduğunun altını çizen Başkan Kocaman gasilhaneden defin işlemlerine kadar hiçbir aşamada ücret talep edilmediğini belirterek; taziye çadırı, masa, sandalye, otobüs ulaşımı, çay ikramı ve yemek ihtiyaçlarının tamamının belediye tarafından karşılandığını ifade etti. Cenaze sürecindeki en büyük önceliklerinin ailelerin yükünü hafifletmek olduğunu söyleyen Başkan Kocaman "Vefat haberinden definden sonraki okuma sürecine kadar, acılı ailelerimizin yanında oluyoruz. Cenaze merasimi ile ilgili bütün detayları üstleniyoruz. Böylece ailelerin acısının bir nebze olsa hafiflemesini amaçlıyoruz" diye konuştu.