ÇEVRE
İzmir barajlarında yağmur bereketi
24 Şubat 2026 Salı - 10:32 İzmir barajlarında yağmur bereketi İzmir’de son 45 günde etkili olan sağanak yağış bir önceki yılın toplamı kadar olunca, barajlardaki su seviyesi de büyük oranda yükseldi. Bereketli yağmurlar sayesinde toprak suya doyarken, yeraltı sularını depolayan akiferlerde 120 santimetrelik bir yükseliş ölçüldü. Şiddetli yağışlar içme suyu sağlayan barajların doluluk oranlarında hızlı bir toparlanma sağladı. İZSU’nun güncel ölçümlerine göre, 26 Ocak’ta yüzde 0,98 seviyesinde olan Tahtalı Barajı’nın doluluk oranı yüzde 37,48’e ulaştı ve su hacmi 107 milyon 589 bin metreküpe çıktı. Ürkmez Barajı yüzde 100 ile tamamen dolarken, Balçova Barajı yüzde 84,75 seviyesine erişti. Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı yüzde 73,08, Gördes Barajı ise yüzde 26,40 doluluk oranına yükseldi. Şiddetli yağışların ardından toprak doygunluğa eriştiği için sular doğrudan yeraltı depolarına inmeye başladı. Torbalı Ovası’nda yapılan güncel saha ölçümlerinde akiferlerdeki su seviyesinde net 120 santimetre yükselme tespit edildi. Yüzeyden yeraltına doğru gerçekleşen süzülme işlemi devam ettiği için mayıs sonu ve haziran aylarında yeraltı sularındaki toplam yükselişin 3 metreyi bulması öngörülüyor. Yağışlarda rekor seviye Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, "Özellikle İzmir’de ocak ayı yağış rekoru kırıldı. Şubat rekorunun da kırıldığına kesin gözüyle bakıyoruz. Şubat ayı yağış ortalaması 100 kilogram olan İzmir’de, daha ayın ilk altı gününde bu miktar 107 kilograma ulaştı. Ayın ilk haftasında aylık ortalamanın dolmasının ardından da yoğun yağışlar devam etti ve yılın ilk 45 gününde geçen senenin toplam yağış miktarını geride bıraktık. Olağanüstü bir yağış durumu söz konusu. Tahtalı Barajı’nın çevresinde yer alan ve bir nevi yeraltı barajı işlevi gören kireçtaşı ağırlıklı karstik bölgelere ciddi miktarda su ulaştı. Yeraltı barajlarının nispeten küçük ölçekli olmalarına rağmen akiferleri son derece verimli bir şekilde beslediğini her zaman vurgulamaktayız. Nitekim son yağışlarla birlikte akiferlerdeki su seviyesinde 120 santimetrelik bir yükseliş gözlemlenmiştir." dedi. Yeraltı suları stratejik rezerv Yeraltı sularındaki yükselişin olumlu bir gelişme olmasına karşın henüz yetersiz kaldığını belirten Yaşar, "Alt akiferlerdeki su seviyeleri kritik duruma gelmiştir. Sarıkız kuyularında mevcut akifer tükendiği için henüz iki hafta önce yeni sondaj çalışmalarına başlanmıştır. Bir seviyedeki su tükendiğinde zorunlu olarak daha derindeki akiferlere inilmektedir. Oysa bu akiferlerdeki su seviyesinin 70-80 metre gibi derinliklere inmesi, normal şartlar altında yüzlerce yıl sürmesi gereken kademeli bir süreçtir. Karstik bölgelerin yeraltı barajı görevi görmesi su ihtiyacının karşılanmasında büyük bir avantaj sağlıyor. Ancak sadece bu duruma güvenmemeli ve yeraltı sularımızı her zaman stratejik bir rezerv olarak muhafaza etmeliyiz. Bu sürecin yönetimi, hidrojeologların yapacağı hassas hesaplamalara dayanmalıdır. Yıllık bazda yeraltına sızan su miktarı kesin olarak belirlenmeli. Yeraltına 50 milyon metreküp su iniyorsa sistemden en fazla bu miktar kadar su çekilmelidir. Bu sınırın aşılması sürdürülebilir değildir." ifadelerini kullandı. Barajlarda yüzde 80 beklentisi Gelecek yılların iklim projeksiyonlarına dair beklentilerini aktaran Yaşar, "Baraj doluluk oranlarının üç yıl içerisinde yüzde 70 ila yüzde 80 seviyelerine ulaşmasını öngörüyoruz. Su kullanımı sürekli devam ettiği için bu oranın yüzde 100 olmasını beklemek gerçekçi değildir. Örneğin, 2020 yılında kuraklık uyarısı yaptığım dönemde Tahtalı Barajı’nın doluluk oranı yüzde 80 civarındaydı. O dönemde bu uyarım şaşkınlıkla karşılansa da sonrasında baraj suları öngördüğümüz gibi ciddi ölçüde çekildi. Önümüzdeki üç yıl içinde doluluk oranlarının yeniden yüzde 80 seviyelerine çıkmasını bekliyoruz. 2032-2033 yıllarına kadarki sürece bakıldığında ise önümüzdeki yedi ila sekiz yıllık periyodun en az dört veya beş yılında yağışların mevsim normallerinin üzerinde gerçekleşeceğini öngörmekteyiz. İklim sistemlerinde rastgelelik bulunmaz. Bunlar son derece düzenli ve sistematik doğa olaylarıdır." şeklinde konuştu.
İmece usulüyle pide dağıtılıyor, pide girmeyen ev kalmıyor
24 Şubat 2026 Salı - 10:28 İmece usulüyle pide dağıtılıyor, pide girmeyen ev kalmıyor Yozgat’ta imece usulüyle pide dağıtımı yapılan Yukarı Karahacılı köyünde, Ramazan pidesi girmeyen ev kalmıyor. Çekerek ilçesine bağlı Yukarı Karahacılı köyünde 5 yıldır hayırseverlerin desteğiyle ihtiyaç sahiplerine ücretsiz olarak pide dağıtılıyor. İlçe merkezindeki fırında pişirilen sıcacık pideler Yukarı Karahacılı Köyüne getiriliyor. Köy meydanında anons yapılmasıyla birlikte aileler pideden almak için sıraya giriyor. Hasta veya yaşlı olanların pidesini ise köyün gençleri alarak ulaştırıyor. Köy halkının dayanışmasına katkı sağlayan bu davranış çevreden de takdir topluyor. Çekerek’te yaklaşık 20 yıldır fırıncılık yapan Hayati Kandemir, "Yaklaşık 5 yıldır Yukarı Karahacılı köyüne pide getirmekteyiz. Burada durumu iyi olan arkadaşlar parasını toparlıyorlar, biz de pidelerini getirip dağıtımını yapıyoruz. Buradaki bakkal arkadaş da her evin ihtiyacına göre pidesini ayrı ayrı gönderiyor. Pide gitmedik ev kalmıyor. Askıda ekmek diye bunun adı belli zaten. Garibanların sofrasına ulaşıyor. İnşallah Çekerek’imizin 40 hane köyü de ilerleyen zamanlarda bunu sürdürürler" dedi. 40 senedir köyde ikamet eden Dursun Çetin 5 yıldır imece usulüyle köylerine pide getirildiğini söyledi. Çetin, "Elinde olan, gurbette yurt dışında olan komşularımız, hali vakti yerinde olan komşularımız buraya gönderiyor. 120 hane imece usulüyle pide girmedik ev kalmıyor. Herkes de bundan memnun. İnşallah bu Yozgat’a ve ilçelerine de yayılır. Allah herkesin hayrını kabul etsin. Vatandaş çok memnun, devam etmesini istiyorlar. Dağıtım köy meydanında oluyor. İkindi vaktinden sonra dağıtıyoruz, anons yapıyoruz. Gelemeyen ihtiyarların pidesini de gençler götürüyor" ifadelerini kullandı.
İzmir barajlarında yağmur bereketi
24 Şubat 2026 Salı - 10:26 İzmir barajlarında yağmur bereketi İzmir’de son 45 günde etkili olan sağanak yağış bir önceki yılın toplamı kadar olunca, barajlardaki su seviyesi de büyük oranda yükseldi. Bereketli yağmurlar sayesinde toprak suya doyarken, yeraltı sularını depolayan akiferlerde 120 santimetrelik bir yükseliş ölçüldü. Şiddetli yağışlar içme suyu sağlayan barajların doluluk oranlarında hızlı bir toparlanma sağladı. İZSU’nun güncel ölçümlerine göre, 26 Ocak’ta yüzde 0,98 seviyesinde olan Tahtalı Barajı’nın doluluk oranı yüzde 37,48’e ulaştı ve su hacmi 107 milyon 589 bin metreküpe çıktı. Ürkmez Barajı yüzde 100 ile tamamen dolarken, Balçova Barajı yüzde 84,75 seviyesine erişti. Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı yüzde 73,08, Gördes Barajı ise yüzde 26,40 doluluk oranına yükseldi. Şiddetli yağışların ardından toprak doygunluğa eriştiği için sular doğrudan yeraltı depolarına inmeye başladı. Torbalı Ovası’nda yapılan güncel saha ölçümlerinde akiferlerdeki su seviyesinde net 120 santimetre yükselme tespit edildi. Yüzeyden yeraltına doğru gerçekleşen süzülme işlemi devam ettiği için mayıs sonu ve haziran aylarında yeraltı sularındaki toplam yükselişin 3 metreyi bulması öngörülüyor. Yağışlarda rekor seviye Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, "Özellikle İzmir’de ocak ayı yağış rekoru kırıldı. Şubat rekorunun da kırıldığına kesin gözüyle bakıyoruz. Şubat ayı yağış ortalaması 100 kilogram olan İzmir’de, daha ayın ilk altı gününde bu miktar 107 kilograma ulaştı. Ayın ilk haftasında aylık ortalamanın dolmasının ardından da yoğun yağışlar devam etti ve yılın ilk 45 gününde geçen senenin toplam yağış miktarını geride bıraktık. Olağanüstü bir yağış durumu söz konusu. Tahtalı Barajı’nın çevresinde yer alan ve bir nevi yeraltı barajı işlevi gören kireçtaşı ağırlıklı karstik bölgelere ciddi miktarda su ulaştı. Yeraltı barajlarının nispeten küçük ölçekli olmalarına rağmen akiferleri son derece verimli bir şekilde beslediğini her zaman vurgulamaktayız. Nitekim son yağışlarla birlikte akiferlerdeki su seviyesinde 120 santimetrelik bir yükseliş gözlemlenmiştir." dedi. Yeraltı suları stratejik rezerv Yeraltı sularındaki yükselişin olumlu bir gelişme olmasına karşın henüz yetersiz kaldığını belirten Yaşar, "Alt akiferlerdeki su seviyeleri kritik duruma gelmiştir. Sarıkız kuyularında mevcut akifer tükendiği için henüz iki hafta önce yeni sondaj çalışmalarına başlanmıştır. Bir seviyedeki su tükendiğinde zorunlu olarak daha derindeki akiferlere inilmektedir. Oysa bu akiferlerdeki su seviyesinin 70-80 metre gibi derinliklere inmesi, normal şartlar altında yüzlerce yıl sürmesi gereken kademeli bir süreçtir. Karstik bölgelerin yeraltı barajı görevi görmesi su ihtiyacının karşılanmasında büyük bir avantaj sağlıyor. Ancak sadece bu duruma güvenmemeli ve yeraltı sularımızı her zaman stratejik bir rezerv olarak muhafaza etmeliyiz. Bu sürecin yönetimi, hidrojeologların yapacağı hassas hesaplamalara dayanmalıdır. Yıllık bazda yeraltına sızan su miktarı kesin olarak belirlenmeli. Yeraltına 50 milyon metreküp su iniyorsa sistemden en fazla bu miktar kadar su çekilmelidir. Bu sınırın aşılması sürdürülebilir değildir." ifadelerini kullandı. Barajlarda yüzde 80 beklentisi Gelecek yılların iklim projeksiyonlarına dair beklentilerini aktaran Yaşar, "Baraj doluluk oranlarının üç yıl içerisinde yüzde 70 ila yüzde 80 seviyelerine ulaşmasını öngörüyoruz. Su kullanımı sürekli devam ettiği için bu oranın yüzde 100 olmasını beklemek gerçekçi değildir. Örneğin, 2020 yılında kuraklık uyarısı yaptığım dönemde Tahtalı Barajı’nın doluluk oranı yüzde 80 civarındaydı. O dönemde bu uyarım şaşkınlıkla karşılansa da sonrasında baraj suları öngördüğümüz gibi ciddi ölçüde çekildi. Önümüzdeki üç yıl içinde doluluk oranlarının yeniden yüzde 80 seviyelerine çıkmasını bekliyoruz. 2032-2033 yıllarına kadarki sürece bakıldığında ise önümüzdeki yedi ila sekiz yıllık periyodun en az dört veya beş yılında yağışların mevsim normallerinin üzerinde gerçekleşeceğini öngörmekteyiz. İklim sistemlerinde rastgelelik bulunmaz. Bunlar son derece düzenli ve sistematik doğa olaylarıdır." şeklinde konuştu.
Fırtınada devrilen Ilgın ağaçları yeniden toprakla buluşuyor
24 Şubat 2026 Salı - 10:25 Fırtınada devrilen Ilgın ağaçları yeniden toprakla buluşuyor Belediye ekipleri, Bodrum’da fırtınada devrilen ılgın ağaçlarını tekniğine uygun şekilde budayarak bulundukları alana yeniden dikiyor. Kent genelinde 13-17 Şubat tarihleri arasında etkili olan olumsuz hava şartları nedeniyle Müskebi Mahallesi Kabakum Plajı’nda 4, Yalıkavak Mahallesi Küdür mevkiinde 25 Ilgın ağacı ile 2 Akasya ağacı devrildi. Fırtınanın ardından Bodrum Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekipleri, Müskebi Mahallesi Kabakum Plajı’nın 2. derece doğal sit alanı olması, Yalıkavak Mahallesi Küdür mevkiinin kesin korunacak hassas alanda kalması sebebiyle Muğla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünden alınan izin çerçevesinde çalışmalara başladı. Bu kapsamda Müskebi Mahallesi Kabakum mevkiinde bulunan 4, Yalıkavak Mahallesi Küdür mevkiinde 6 Ilgın ağacının gerekli budamaları yapılarak koruyucu macun uygulamasının ardından eski yerlerine dikimi sağlandı. Ekipler Kabakum Plajı’ndaki çalışmalarını tamamlarken, Küdür mevkiindeki iki noktada çalışmaların devam ettiğini bildirdi. Geçtiğimiz hafta etkili olan fırtına ve sonrasında Bodrum Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekipleri, 176 lokasyonda toplam 320 ağaç devrilmesi, dal kırılma ve kopma olayına müdahale etti. Belediye ekipleri, kent genelinde gerçekleştirdiği çalışmalarını aralıksız sürdürecek.
Eğirdir’de yağış bereketi: Bahçeler göle çevirdi
24 Şubat 2026 Salı - 10:18 Eğirdir’de yağış bereketi: Bahçeler göle çevirdi Türkiye’nin elma üretiminde ilk sıralarda yer alan Isparta’nın Eğirdir ilçesinde, son haftalarda etkili olan yoğun yağışların ardından elma bahçeleri sular altında kaldı. Bölgede bulunan bazı köylerde elma ağaçlarının gövdelerine kadar suyla kaplandığı görüldü. Bu yıl yağışların sevindirici olduğunu belirten İl Genel Meclisi Üyesi ve aynı zamanda üretici Abdurahman Sinap ise, "Ağaçlarımız suya doydu. Bu manzarayı görünce çocuklar gibi sevindik" dedi. Türkiye’nin önemli elma üretim merkezlerinden biri olan Eğirdir’de aralıksız devam eden yağışlar tarım arazilerini etkiledi. Boğazova bölgesindeki köylerde bulunan elma bahçelerinde su seviyesinin ağaç gövdelerine kadar yükseldiği gözlendi. Geçtiğimiz yıl kuraklıkla mücadele eden ve bahçelerini sulayabilmek için tankerlerle su taşımak zorunda kalan üreticiler, bu yıl yağan yağmurlarla rahat bir nefes aldı. Eğirdir’in kaliteli elmalarının yetiştirildiği Boğazova köylerinde, geçen yaz su sıkıntısı nedeniyle çiftçilerin yoğun mesai yaptığı ve bahçelerini ayakta tutabilmek için çeşitli önlemler aldığı belirtildi. Elma üretiminde yağış sevinci Eğirdir İl Genel Meclisi Üyesi Abdurrahman Sinap, Türkiye’nin yaklaşık yüzde 30-35’lik elma rekoltesinin karşılandığı Eğirdir’de bu yıl yağışların sevindirici olduğunu söyledi. Sinap, "Geçen yıl kuraklıkla mücadele eden Serpil ve Erbil köylerimiz büyük sıkıntılar yaşadı. Annelerimiz, babalarımız, çiftçilerimiz su bulmakta zorlandı. Tarlalara su taşımak için büyük çaba harcandı. Ancak bu yıl Allah’ın rahmetiyle yaklaşık 20 gündür aralıksız ve bereketli yağışlar alıyoruz. Ağaçlarımız suya doydu. Bu manzarayı görünce çocuklar gibi seviniyoruz" dedi. Geçen yıl kuraklık, bu yıl su bolluğu 20 Temmuz’da kanallarda bir damla su olmadığını hatırlatan Sinap, bugün ise kanalların dolu olduğunu ifade etti. Sinap, "Geçen yıl büyük bir kuraklık vardı. Şimdi ise suyun bolluğunu yaşıyoruz. İnşallah bu yıl aynı sıkıntıları tekrar yaşamayız" diye konuştu. Kapalı sulama sistemi çağrısı Tarım ve Orman Bakanlığı’na 24 kilometrelik alanın kapalı sulama sistemine geçirilmesi yönünde proje sunduklarını belirten Sinap, kapalı sisteme geçilmesi halinde akan suyun güneş enerjisiyle tekrar Eğirdir Gölü’ne iade edilebileceğini söyledi. Sinap, "Böylece hem su israfı önlenir hem de çiftçimiz su sıkıntısı yaşamaz. Artık vahşi sulamayı bırakmamız gerekiyor. Vahşi sulama hem göle zarar veriyor hem de ağaçların ömrünü kısaltıyor. Tarım İl Müdürlüklerimizin vereceği eğitimlerle çiftçilerimizin tamamı modern sulama sistemine geçerse hem su tasarrufu sağlanır hem de verim artar. Bu konuda herkesin duyarlı olmasını bekliyoruz" dedi.