ÇEVRE
Ağır yaralı bulunan saz kedisi, sağlıklı şekilde doğaya salındı
23 Şubat 2026 Pazartesi - 14:17 Ağır yaralı bulunan saz kedisi, sağlıklı şekilde doğaya salındı Aydın’da yaralı halde bulunan saz kedisi, İzmir Doğal Yaşam Parkı’nda yaklaşık 6 ay süren yoğun tedavi sürecinin ardından sağlığına kavuştu. İyileşme süreci boyunca hayvanın doğal davranışları, gece görüşlü ve harekete duyarlı kameralar aracılığıyla takip edildi. Tedavi ve rehabilitasyon sürecinin tamamlanmasının ardından saz kedisi yeniden doğal yaşam alanına bırakıldı. Aydın’da geçen yıl 27 Ağustos’ta Doğa Koruma ve Millî Parklar Genel Müdürlüğü (DKMP) ekipleri tarafından yaralı halde bulunan saz kedisi (Felis chaus), tedavi edilmek üzere İzmir Büyükşehir Belediyesi Veteriner İşleri Dairesi Başkanlığı’na bağlı Doğal Yaşam Parkı Kliniği’ne getirildi. Yapılan klinik ve radyografik değerlendirmelerde hayvanda kalça çıkığı, sağ femurda parçalı açık kırık ve kalça bölgesinde kırıklar tespit edildi. Ayağa kalkamadığı ve arka bacağını sürüyerek ilerlemeye çalıştığı gözlenen saz kedisinin genel durumu, uygulanan yoğun bakım ve destekleyici tedavilerle düzeltildi. Doğal davranışları titizlikle takip edildi İleri ortopedik cerrahi müdahale, yoğun bakım uygulamaları ve kontrollü rehabilitasyon süreci sayesinde yeniden ayağa kaldırılan saz kedisinin doğal davranışları, gece görüşlü ve harekete duyarlı kameralar aracılığıyla izlendi. İnsanlarla temasının en aza indirildiği bu süreçte hayvanın hareket kabiliyeti, refleksleri ve doğada yaşamını sürdürebilme becerileri uzman ekipler tarafından değerlendirildi. Yapılan gözlemler sonucunda doğaya dönmeye hazır olduğu belirlenen saz kedisi, Doğa Koruma ve Millî Parklar Genel Müdürlüğü ekipleriyle koordinasyon içinde doğal yaşam alanına bırakıldı. Doğaya salınan saz kedisinin sağlıklı şekilde koşarak bölgeden uzaklaştığı görüldü. Ekosistem açısından faydalı Saz kedisi (Felis chaus), Türkiye’de Akdeniz ve Ege bölgelerinde; özellikle Gediz Deltası ve Büyük Menderes Deltası ile çeşitli sulak alanların çevresinde görülen yabanıl bir kedi türü olarak biliniyor. Sazlıklar, bataklıklar, nehir kenarları ve deltalar başta olmak üzere suya yakın doğal alanlarda yaşamını sürdüren tür, genellikle yalnız yaşıyor ve alacakaranlık ile gece saatlerinde aktif oluyor. Yüzme yeteneği gelişmiş olan saz kedileri suya girmekten çekinmiyor. Tarım alanlarında kemirgen popülasyonunu kontrol altında tutarak ekosistem dengesine katkı sağlayan tür; kuşlar, sürüngenler ve amfibilerle de besleniyor. Yaban hayatı için kararlı mücadele İzmir Büyükşehir Belediyesi, sahipsiz hayvanlarının yanı sıra yaban hayatına yönelik rehabilitasyon çalışmalarıyla da biyolojik çeşitliliğin korunmasına katkı sağlıyor. Doğal Yaşam Parkı bünyesinde yürütülen bilimsel çalışmalar sayesinde ağır yaralanan pek çok yaban hayvanı yeniden ekosistemine kazandırılıyor.
Şırnak’ta 25 bin 200 fidan toprakla buluştu: 810 dekar meyve bahçesi oluyor
23 Şubat 2026 Pazartesi - 14:07 Şırnak’ta 25 bin 200 fidan toprakla buluştu: 810 dekar meyve bahçesi oluyor Şırnak’ta meyveciliği geliştirmek ve üretimi artırmak amacıyla "Şırnak Üretiyor, Meyvecilik Gelişiyor" Projesi kapsamında düzenlenen fide dağıtım töreni, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü bahçesinde gerçekleştirildi. Program kapsamında 110 yetiştiriciye 10 bin bıttım fidanı, 10 bin zeytin fidanı, 5 bin Trabzon hurması fidanı ve 200 limon fidanı olmak üzere toplam 25 bin 200 sertifikalı fidan çiftçilere dağıtıldı. Proje, Şırnak Valiliği İl Özel İdaresi tarafından yüzde 75 hibe desteğiyle finanse edilirken, yüzde 25’lik kısmı çiftçiler tarafından karşılandı. Toplam bütçesi 3 milyon 170 bin lira olan proje ile kent genelinde 370 dekar bıttım (fıstık), 370 dekar zeytin, 156 dekar Trabzon hurması ve 3 dekar limon bahçesi kurulacak. Vali Birol Ekici konuşmasında, 2018 yılından bu yana İl Özel İdaresi olarak toplam 409 bin fidan dağıtıldığını hatırlatarak, "Bugün 25 bin 200 fidanı daha çiftçilerimizle buluşturuyoruz. Zeytin çok kutsal bir ağaçtır, kurak alanlarda da yetişir. Bölgemizde bıttım ve cennet hurması da önemli ürünlerdir. Limonu ise özellikle Silopi ve Cizre’de denemeyi planlıyoruz. Üretimle çocuklarımıza ve torunlarımıza zenginlik bırakacağız" dedi. Vali Ekici, "Kıyamet kopuyor bile olsa elinizdeki fidanı dikiniz" hadisini hatırlatarak, bunun sadece bir ağaç dikmek değil, umudu büyütmek anlamına geldiğini vurguladı. Bahçe kurmak isteyen çiftçilere yüzde 75 hibe desteğinin süreceğini de taahhüt etti. Milletvekili Arslan Tatar ise konuşmasında ağaç dikmenin ve üretimin önemine değinerek, tarımın kalkınmanın temel taşlarından biri olduğunu söyledi. Tatar, toprağa yapılan her yatırımın geleceğe yapılan bir yatırım olduğunu belirterek projeye katkı sunan tüm kurumlara ve çiftçilere teşekkür etti. Şırnak Belediye Başkanı Mehmet Yarka da bu yıl kar ve yağmurların bol olmasından dolayı bereketli bir yıl geçireceklerini ifade etti. Şırnak İl Tarım ve Orman Müdürü Oktay Sezgin, proje kapsamında 370 dekar zeytin, 370 dekar fıstık (bıttım), 156 dekar cennet hurması bahçesi kurulacağını, ayrıca Silopi’de 3 dekarlık limon bahçesi tesis edileceğini söyledi. Kurulacak 3 dekarlık meyve bahçeleri için Bakanlık tarafından 3 bin 660 lira destekleme ödemesi yapılacağını belirtti. Program İl Müftüsü Arif Yeşiloğlu tarafından yapılan bereket duasının ardından, fidanların çiftçilere teslim edilmesi ve hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi. Törene, Şırnak Valisi Birol Ekici, AK Parti Şırnak Milletvekili Arslan Tatar, Şırnak Belediye Başkanı Mehmet Yarka, Tarım ve Orman Müdürü Oktay Sezgin, kurum müdürleri ve çok sayıda çiftçi katıldı.
Antalya zeytinyağını markalaştıracak 30 öneri
23 Şubat 2026 Pazartesi - 13:18 Antalya zeytinyağını markalaştıracak 30 öneri Antalya zeytinyağının markalaşma sürecine yön verecek çalıştayın sonuç raporu açıklandı. Kurumlar ve sektör paydaşlarının katılımıyla hazırlanan raporda; kalite standardizasyonu, izlenebilirlik, QR kodlu etiketleme, yerel çeşitlerin öne çıkarılması ve turizm entegrasyonu başlıklarında 2026-2035 dönemini kapsayan 30 stratejik öneri sıralandı. Antalya Ticaret Borsası(ATB), Antalya Tarım ve Orman Müdürlüğü, Antalya Kültür ve Turizm Müdürlüğü işbirliğiyle düzenlenen Antalya Zeytinyağı Çalıştayı’nın sonuç raporu açıklandı. 1. Antalya Natürel Sızma Zeytinyağı Kalite Yarışması kapsamında düzenlenen çalıştaya katılan akademisyenler, üreticiler, sektör temsilcileri, turizm paydaşları ve kamu kurumlarının temsilcileri, Antalya’nın zeytinyağı potansiyelini değerlendirdi, önümüzdeki dönemde izlenmesi gereken yol haritasını belirledi. Çalıştayda, Pamfilya döneminden bu yana zeytinyağı üreten Antalya’nın zeytinyağında halen önemli bir potansiyele sahip olduğu ancak kalite, izlenebilirlik, markalaşma ve turizm alanlarında atılacak adımların sektörü güçlendireceği vurgulandı. Hazırlanan çalıştay raporunda, Zeytinyağı Koordinasyon Kurulu kurulması önerilirken, 2026-2035 dönemini kapsayan dönemde Antalya zeytinyağının üretimi, ticareti, markalaşması ve ihracatını artıracak 30 öneri yer aldı. Zeytinyağında 2035 hedefleri Antalya’da zeytin ve zeytinyağı üretim kapasitesinin güçlü olduğu belirtilen raporda, katma değerin artırılması için markalaşmanın geliştirilmesi gerektiği, üretim artışının tek başına yeterli olmayacağı, kalite standardizasyonunun belirleyici unsur olduğu kaydedildi. Hasat zamanlamasının kalite üzerinde doğrudan etkili olduğu ve bu konuda rehberlik çalışmalarının artırılması gerektiği belirtilen raporda, analize dayalı gübreleme uygulamalarının yaygınlaştırılması halinde hem verim hem kalitede artışı sağlanabileceği kaydedildi. Rapora göre, zeytinde budama tekniklerinde standart eğitim programları oluşturulmalı, erken hasat uygulamaları ise Antalya zeytinyağının premium segmentte konumlanması açısından önemli bir fırsat sunuyor. Antalya’da duyusal analiz paneli düzenlemesi ve kalite merkezinin kurulması önerilen raporda, "Parti bazlı izlenebilirlik sisteminin geliştirilmesi halinde tüketici güveni artabilecektir" önerisine yer verildi. Raporda QR kodlu etiketleme sistemi önerilirken, bunun şeffaflık ve izlenebilirlik açısından tüketici güvenini artıracağı ifade edildi. Yerel çeşit vurgusu, çatı marka önerisi Antalya’nın yerel çeşitlerine dikkat çekilen raporda, Tavşan Yüreği başta olmak üzere yerel çeşitlerin stratejik ürün olarak konumlandırılabileceği vurgulandı. Coğrafi kimliğin güçlendirilmesinin ihracat birim değerine olumlu katkı sağlayacağı ifade edilen raporda, dökme satış oranının azaltılması, ambalaj ve tasarım kalitesinin artırılması ve Antalya için bir çatı marka yaklaşımı geliştirilmesi önerildi. Sağlık ve tağşişle mücadele Yüksek polifenollü üretimin sağlık temelli pazarlamada avantaj sağlayabileceği, fenolik analiz altyapısının güçlendirilmesinin önemli olduğu vurgulanan çalıştay raporunda, bu yaklaşımın Antalya zeytinyağının ulusal ve uluslararası pazarlarda farklılaşmasına katkı sunacağı belirtildi. Raporda tağşişle mücadelenin önemine de dikkat çekildi. Küçük üreticilerin markalı satışa yönlendirilmesinin kırsal kalkınmaya katkı sağlayabileceği dile getirilen raporda, budama, hasat ve kalite yönetimi alanlarında sertifikalı eğitim programlarının başlatılabileceği ifade edildi. Raporda, genç üreticilerin sektöre kazandırılmasının ise uzun vadeli sürdürülebilirlik açısından hayati önemde olduğu vurgulandı. Zeytinyağı rotası önerisi Antalya’nın güçlü turizm altyapısının zeytinyağı için önemli fırsatlar sunduğu belirtilen çalıştay raporunda, zeytin ve zeytinyağı rotalarının oluşturulması, hasat festivalleri, tadım etkinlikleri ve deneyim merkezlerinin kırsal turizmi canlandırabileceği ifade edildi. Otel ve restoranlarda yerel zeytinyağı kullanımının artırılmasının marka değerine katkı sunacağı görüşü paylaşıldı. Uluslararası yarışmalara katılımın Antalya markasının görünürlüğünü artırabileceği belirtilen raporda, dijital pazarlama ve e-ihracat kanallarının geliştirilmesinin yeni pazarlara erişimi sağlayabileceği değerlendirildi. "Zeytinyağı koordinasyon kurulu kurulmalı" Raporda, zeytinyağının geliştirilmesinde üniversite-kamu-sektör iş birliğinin daha kurumsal bir zemine taşınması gerektiği vurgulanırken, çalışmaların takibini sağlayacak Antalya Zeytinyağı Koordinasyon Kurulu oluşturulmasının faydalı olacağı ifade edildi. Raporda, "2026-2035 dönemini kapsayan kalite odaklı bir dönüşüm çerçevesi geliştirilmesi halinde Antalya’nın zeytinyağında daha güçlü bir konuma ulaşabileceği yönünde genel bir görüş birliği oluştu" ifadelerine yer verildi. Güçlü marka kimliği Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, çalıştayın sonuç raporunun ilgili kurumlarca dikkatlice değerlendirileceğini ve Antalya’nın kadim zeytin ve zeytinyağı üretiminin geliştirilmesi için önemli çalışmalar yürütüleceğini kaydetti. Çandır, "Bu çalıştayda Antalya’nın zeytinyağında sahip olduğu potansiyeli, kalite, kimlik ve katma değer çerçevesinde ele aldık. Raporun sonucu, üretimden pazarlamaya, turizmden ihracata uzanan kapsamlı bir dönüşüm ihtiyacını net biçimde ortaya koyuyor. Hedefimiz, 2026-2035 döneminde Antalya zeytinyağını sürdürülebilir, izlenebilir ve güçlü bir marka kimliğiyle daha üst bir konuma taşımaktır" dedi. İşbirliği vurgusu Antalya Tarım ve Orman İl Müdürü Şakir Fırat Erkal, Antalya Zeytinyağı Çalıştayı’nın sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde, kalite odaklı üretim, izlenebilirlik ve teknik uygulamaların yaygınlaştırılmasının Antalya zeytinyağının geleceği açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Erkal, kamu kurumları, üniversiteler ve sektör paydaşları arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesiyle bu potansiyelin sahaya daha hızlı ve etkili şekilde yansıyacağını ifade etti.