EKONOMİ - 26 Haziran 2025 Perşembe 10:07

Denizli DESKİ’den su kullanan çiftçinin 5 bin dönüme ektiği mahsulleri kurudu

A
A
A
Denizli DESKİ’den su kullanan çiftçinin 5 bin dönüme ektiği mahsulleri kurudu

Denizli Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İşleri Genel Müdürlüğü (DESKİ) arıtma tesisinde arıtılan suyla, Pamukkale Ovasındaki 5 mahallede tarımsal sulama yapan çiftçinin 5 bin dönüm araziye ektiği ürünleri kurdu. Geçen yılın son aylarından bu yana diktikleri 2 ayrı tür ürünleri kuruyan, sulama yapılmamasına rağmen oluşan taşkın nedeniyle gelen sudan mahsul alamayan çiftçiler, toprağı çoraklaştıran nedenin belirlenmesi ve zararlarının karşılanmasını talep etti.


Denizli Büyükşehir Belediyesi DESKİ Genel Müdürlüğü arıtma tesisinde arıtılan atık sular, kuraklık nedeniyle Adıgüzel ve Gökpınar barajlarına yeterli su olmamasından dolayı yaklaşık 10 yıldır Pamukkale Ovasındaki Karakova, Çeltikçi, Saliha, Aşağışamlı ve Beylerbeyi mahallerindeki arazilere sulama suyu olarak kullandırılıyor. Tesiste arıtılan suyla Ekim ayından bu yana pamuk, yonca ve mısır ekilen 5 bin dönümlük arazide, mahsulün yetişmeye başladığı sıralarda ani kurumalar başladı. Tohum atıldığı sırada sulama yapılan arazilerde ise hiç çimlenme olmadı. Arıtma suyuyla yapılan sulamanın ardından kuruyan arazilerini bir süre dinlendiren çiftçiler, yaptıkları yeni ekimlerde de ürünlerinin ya hiç çıkmaması ya da kısa sürede kuruması nedeniyle bu yıl hiç mahsul alamadı.


Yıllardır sulama yapılan sudan bu yıla kadar hiçbir mahsul zarar görmedi. Aylardır yaptıkları harcamalara rağmen bu yıl hiç ürün alamayacak olan üreticiler, DESKİ Genel Müdürlüğü ile Tarım ve Orman İl Müdürlüğüne müracaat etti. İlgili kurumların inceleme amaçlı aldığı su analiz sonuçlarının çıkmasını bekleyen çiftçiler, bu yılki üretim sezonunu boş geçirdiklerini ifade ederek, zararlarının karşılanmasını talep etti.



"Yeni mahsul ekmekten korkuyoruz"


Sulama suyunun mahsullerini kuruttuğu için defalarda ekim yaptığını belirten Çeltikçi Mahallesinde mısır üreticisi Ahmet Çalban, "Ürünlerimizi suladığımız yer DESKİ arıtmadan geliyor. Kasım ayında yonca diktim. Yağmur yağmadığı için gelen su ile sulayınca yoncalarım kurudu. Mayısta yaptığımız zararlardan dolayı bir şey ekemedik. Mayısın ardından mısır çizimi yaptık. İlk yaptığımız mısır çizimi kurudu. Şimdi de ikinci çizimdeyiz ve görüyorsunuz şimdiki mısırlarda kurudu. Tarlamız boş, korkuyoruz. Maalesef tarlalarımız boş. Mahsul ekmekten şuanda korkuyoruz. Çünkü eksek de yine aynısı olacak. Kışa kadar toprağı havalandıracağız ardından buğday ekeceğiz. Bakalım, deneyeceğiz inşallah sıkıntı yaşamayız. Denizli Büyükşehir Belediyesi’nden zararımızın karşılanmasını istiyoruz. O kadar gübre aldık, mazot yaktık ve bunların hepsi çok pahalı. Bu konuda bize yardımcı olmalarını bekliyoruz" ifadelerini kullandı.



"10 yıldır arıtmadan su geliyor sadece son 1 yıldır gelen suda sıkıntı var"


Pamukkale Ovasına yaklaşık 10 yıldan bu yana barajdan su gelmediğini ifade eden Ahmet Çalpan, "Önceden DESKİ’den ise gelen arıtmalarda sıkıntı yoktu. Ama son 1 yıldır arıtmadan gelen sularda sıkıntı var. Artık dışarıdan bir atık mı dökülüyor, ne oluyor bilmiyoruz. Bize gelen suyu biz kullanıyoruz ama keşke kullanmasaydık. Kullanmayı korkuyoruz. Gittikçe işler kötüye gidiyor. Her gün başka çiftçinin tarlası kuruyor. Kim kullanırsa suyu onun başını yıkıyor" dedi.



"Gerekli yerleri başvurularımızı yaptık ama gelen giden yok"


Mayıs ayında ektiği mahsullerin çok güzel çıktığını ama sulama ile tarlasının boş kaldığını savunan Saliha köyünde mısır üreticisi Emin Atmaca da "DESKİ’den gelen su ile sulama yaptıktan sonra mahsulümüz kuruduğunu. Su da herhangi bir şeyin karıştığını düşünüyoruz. Bu bölgedeki tarlaların çoğu bu durumda. Gerekenin yapılmasını istiyoruz. Biz gereken başvurularımızı ve şikayetlerimizi bildirdik. Toprak analizlerini yaptık. Sonuç için bekliyoruz şuanda. Denizli Büyükşehir Belediyesi’nden yardım bekliyoruz. Biz gereken başvuruları yaptık. İlgileneceklerini söylediler ama hiç gelen giden yok. Sulama yönünden büyük bir problemimiz var. Bu konuda gereken yardımları bekliyoruz" şeklinde konuştu.



"Sulama yapılmayan yerdeki ürünler yemyeşil sulama yapılan yerde mahsul çıkmıyor"


DESKİ’den su kullanan bölgelerde ürün çıkmadığını iddia eden Çeltikçi Muhtarı Turgut Çoban ise su kanalında oluşan taşkınından dolayı tarlasının bir kısmının istenmeden sulandığını ve sadece bu bölgedeki ürünlerin kuruduğunu iddia ederek, "Tarlanın bir tarafı kurumuş diğer tarafından ise hala ürünler yetişiyor. Sulama kanalından gelen su yanlışlıkla buraya girerek ürünleri kuruttu. Allah’tan bütün tarlaya girmedi. Suyun girdiği yerde mısır bile çıkmıyor. Su kullanılmayan yer şuan yemyeşil. Bütün yetkililere bildirdim. Herkeste sorunu araştırıyoruz muhtarım diyor. Ne durumdayız ne yapacağız bilmiyoruz. Birçok çiftçi mağdur durumda. Çiftçi gübre atıyor, tohumunu alıyor, mazot zaten pahalı, bu çiftçinin hakkını düşünecek bir kurum yok mu. Yetkililerden tek istediğimiz şey, birisi sesimizi duysun" şeklinde konuştu.



"5 bin dönümlük zarar"


Birçok çiftçinin mağdur olduğunu ve mamullerin kurumasının sebebi DESKİ arıtma tesisinden sudan olduğunu ve sorunun giderilmesini talep eden Muhtar Çoban, taleplerini şu sözlerle sıraladı:


"Arıtmadan gelen suyu da yaklaşık 10 yıldır kullanıyoruz. Şimdiye kadar başımıza böyle bir şey gelmedi. Pamuk, yonca, mısır ve birçok ürün aynı durumda. Sonuç yok, olan çiftçiye oluyor. Bu sorun nereye kadar gidecek. Bu konuda yetkililerden haber bekliyoruz. Bu suda ki sorunu çözmelerini istiyoruz. Ektiğimiz yerler sudan dolayı kuruyor. Bizde sürüyoruz bir daha ekiyoruz ama yine çıkmıyor. Hepsi de bütün sorunlar DESKİ’den gelen su yüzünden oluşuyor. Bütün yetkililerden, İlçe Tarım, Valilik, DESKİ, Denizli Büyükşehir Belediyesi yetkililerden yardım istiyoruz. Yaklaşık 5 bin dönüm araziden bahsediyorum. Az bir şey değil" şeklinde konuştu.



Denizli DESKİ’den su kullanan çiftçinin 5 bin dönüme ektiği mahsulleri kurudu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Bursa’da silahla alıkoyduğu kadına kurşun yağdırdı Bursa’da bir kadın ve silahlı erkeğin akaryakıt istasyonu içerisinde kavga ettiği ihbarı alan polis ekipleri harekete geçti. Kadını silah zoru ile alıkoyan zanlı arabasıyla olay yerinden uzaklaşırken, polis ekipleri de peşine düştü. Yolu kesilen araçtan inen zanlı, elindeki silahla kadına kurşun yağdırdı. Polis ekipleri tarafından ateş edilerek etkisiz hale getirilen zanlı gözaltına alınırken, ilk müdahalesi olay yerinde yapılan kadın hastanede hayatını kaybetti. Olay, Ramazan Bayramının birinci günü saat 21.30 sıralarında Panayır Mahallesi İstanbul Yolu üzerindeki bir akaryakıt istasyonunda yaşandı. M.A. (34), ile B.I. (32) arasındaki tartışmada silah olduğu ihbarı da alan ekipler, hızla olay yerine hareket etti. Silahla M.A.’yı alıkoyan zanlı B.I., olay yerinden araçla kaçtığının belirlenmesi üzerine ekipler güzergâh üzerinde çalışma başlattı. Kaçan araç, Demirtaş Dumlupınar Mahallesi İstanbul Yolu Caddesi üzerinde durduruldu. Araçtan inen B.I., yanındaki kadına silahla ateş açtı. Bunun üzerine polis ekipleri de şüpheliye ateş ederek etkisiz hale getirdi. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan M.A. kaldırıldığı Bursa Şehir Hastanesinde tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Polisler tarafından ateş edilerek etkisiz hale getirilen 3 sabıka kaydı olan B.I.’nın ise tedavisi kaldırıldığı hastanede devam ediyor. Zanlının ruhsatsız silahı ele geçirilirken, olayla ilgili tahkikat sürüyor.
Gaziantep Gaziantep’te nevruz coşkusu: Birlik ve kardeşlik mesajları verildi, geleneksel ritüeller yaşatıldı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himayeleri ve Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen ‘Nevruz Yenigün Kutlama Programı’ nefes kesen gösteriler ve geleneksel ritüellerle gerçekleştirildi. Baharın müjdecisi, birlik ve beraberliğin simgesi olan Nevruz Bayramı, Gaziantep’te Kamil Ocak Spor Salonu’nda düzenlenen etkinliklerle vatandaşlara kültürel zenginliğin ve ortak mirasın güçlü şekilde hissedildiği bir atmosfer sundu. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Türk Devletleri İle İlişkiler Başkanı ve AK Parti Ankara Milletvekili Kürşad Zorlu başta olmak üzere Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Gaziantep Valisi Kemal Çeber, Türk Devletleri Teşkilatı Genel Sekreteri Kubancybek Omuraliev, Uluslararası Türk Kültür Teşkilatı TÜRKSOY Genel Sekreteri Sultan Raev, büyükelçiler, milletvekilleri, Türk dünyasından temsilciler ve il protokolünün katılımıyla yapılan etkinlikte alanda kurulan ve içinde geleneksel sanatların yer aldığı çadırlar gezildi. Nevruz’un geleneksel ritüelleri yaşatıldı Nevruz geleneğinin önemli simgelerinden olan ateşten atlama ritüeli, protokol üyeleri ve vatandaşların katılımıyla gerçekleştirildi. Program, doğumu ve üretkenliği simgeleyen yumurtaların, "birlikte dayanışma ve güç birliği içinde yaşama" niyetini temsil eden tokuşturma etkinliğiyle devam etti. Nevruz’un tarihi ve kültürel anlamını yansıtan video gösterimlerinin de yer aldığı etkinlikte Türk dünyasının kültürel birlikteliğini pekiştiren mesajlar verildi. Ünlü dombra sanatçısı Arslanbek Sultanov, şarkılarıyla salonu coşturdu. Gösteride ayrıca sosyal medyada kısa sürede ünlenen Music Bolalar grubu, beğenilen performansıyla büyük beğeni topladı. Türk Devletleri sanatçı topluluklarının sahne aldığı performanslarla kutlamalar adeta taçlandırıldı. Renkli görüntülere sahne olan programda katılımcılar Türk dünyasının zengin kültürel mirasını yakından tanıma fırsatı buldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın nevruz mesajı dinlendi Kutlamalara videolu mesaj ile seslenen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Aziz milletim, çok kıymetli kardeşlerim, sizleri en kalbi duygularımla muhabbetle selamlıyorum. Geçtiğimiz yıl İstanbul’da ilk defa bizim himayemizde gerçekleşen Nevruz Anma Günü etkinliğini bu yıl Gaziantep’te gerçekleştiriyoruz. Öncelikle gönül ve kültür coğrafyamızın dört bir yanındaki kardeşlerimizin Nevruz gününü canı gönülden tebrik ediyorum. Tabiatın yeniden dirilişinin sembolü olan Nevruz’un ülkemize, kadim coğrafyamıza ve tüm insanlığa barış, huzur ve bereket getirmesini Rabbimden niyaz ediyorum. Coşku, neşe ve birlikteliği simgeleyen Nevruz’un ülkemizin yanı sıra komşularımızla yeni başlangıçların sembolü haline geldiğini görmekten büyük memnuniyet duyuyoruz. 81 vilayetimizin yanı sıra Türk dünyasının dört bir ucunda aynı duygularla Nevruz ateşinin etrafında toplanıyoruz. Bu duygudaşlığı daha güçlü kılacak bir adım olarak Nevruz’u hepimiz için ortak bir gün hâline getirdik. 2026 senesinde mevcut ivmeyi hızlandıracak, aile meclisimizin on üçüncü zirvesine inşallah Türkiye’de ev sahipliği yapacağız. Bu vesileyle vatandaşlarımızla birlikte Azerbaycan’dan Kazakistan’a, Kırgızistan’dan Özbekistan’a, Türkmenistan’dan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Macaristan’a kadar tüm dost ve kardeşlerimizin Nevruz Bayramı’nı yürekten tebrik ediyoruz. Ayrıca Suriye, Irak ve şu günlerde savaşın yol açtığı sorunlarla boğuşan İranlı kardeşlerimizin de Nevruzlarını kutluyor, bu anlamlı günün bölgemizdeki savaşların sona ermesine vesile olmasını diliyorum. Nevruz’un getirdiği bahar ikliminin gönüllerimize umut, toplumlarımıza huzur ve dünyamıza barış getirmesini temenni ediyorum" ifadelerine yer verdi. "Nevruz milletimizin yeniden diriliş ruhunu yansıtan önemli günlerden biri olmuştur" AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Türk Devletleri İlişkiler Başkanı Ankara Milletvekili Prof. Dr. Kürşat Zorlu da programda yaptığı konuşmada Nevruz’un anlamına vurgu yaparak, "Binlerce yıl geriye uzanan bu kutlu gün, ecdadımız tarafından baharın gelişiyle birlikte doğanın uyanışını selamlamak için büyük şenliklere, kutlamalara sahne olmuştur. Nevruz yani Yenigün yalnızca bir mevsim dönümü değil, aynı zamanda bir yenilenmenin ve başlangıcın ifadesidir. Tarih boyunca Nevruz bir gelenek olmanın ötesinde milletimizin ortak hafızasını ve kültürel sürekliliğini temsil eden çok önemli bir gün olmuştur. Selçuklu’dan Osmanlı’ya uzanan bu miras farklı dönemlerde farklı isimlerle yaşatılmış ancak özünde daima birlik, beraberlik ve kardeşlik olmuştur. Milli mücadele yıllarında da anlamı daha da derinleşen Nevruz, milletimizin yeniden diriliş ruhunu yansıtan önemli günlerden biri olmuştur. Nitekim 1921 yılında Mustafa Kemal Atatürk bu anlamlı güne bizzat iştirak etmiştir" dedi. "Ayrışmanın değil kucaklaşmanın, ötekileştirmenin değil ortak faydada buluşmanın bayramıdır nevruz" Konuşmanın son bölümünde kutlamaların yıllar sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himayelerinde resmi bir hüviyet kazandığını ve süreci anlatan Kürşat Zorlu, "Unutulmamalıdır ki bu topraklarda kardeşlik ruhu nice fırtınalara göğüs germiş, sayısız oyunları boşa çıkarmıştır. Bizleri bölmek, aramıza nifak tohumları ekmek isteyenler elbette her devirde var olmuştur. Ancak ne yaparlarsa yapsınlar milletimizin dayanışma ruhunu, iç cephemizi bütünleştirme hedefimizi asla bozamayacaklar, söndüremeyecekler. İşte bugün her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğumuz cephemizi sağlam tutmak, birlik ve beraberliğimizi daha da güçlendirmek zorunluluğundayız. Nevruz’un ruhu da işte tam da bize bunu hatırlatmaktadır. Ayrışmanın değil, kucaklaşmanın, ötekileştirmenin değil, ortak faydada buluşmanın bayramıdır Nevruz. Güneydoğu’nun yükselen yıldızı üretimiyle ve kültürüyle ülkemize değer katan güzel şehrimiz Gaziantep’te kutlamanın ayrı bir gururunu yaşıyoruz. Bu vesileyle bugün bize ev sahipliği yapan Gaziantep Valimize ve özellikle Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanımız Fatma Şahin Hanımefendi’ye teşekkürlerimi sunuyorum" dedi. "Nevruz gönüllerimize cemre olarak geldi" Nevruz Bayramı’nın birlik, sevgi ve barış habercisi olduğuna değinen Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, program açılış konuşmasında, "Cumhurbaşkanımızın himayesinde, valim, milletvekillerimizin ev sahipliğinde bugün Kamil Ocak Spor Salonu’nda Nevruz ateşini yaktık. Bu ateş bütün kötülüklerin gittiği, bütün savaşların durduğu, bütün iyiliklerin geldiği, baharın geldiği, toprak ananın savaşın bittiği bir ateş olsun diliyorum. Bu ateş barışı getirsin, bu barış dünyadaki çocukların ölmediği yeni dünyayı inşa etsin. Nevruz yalnızca toprağa gelmedi. Nevruz gönüllerimize cemre olarak geldi. Sevgiyle geldi" ifadelerine yer verdi. "Çifte bayram kutluyoruz" Kentte uygulanan Gaziantep Modeli’nin birlikten rahmet ve kuvvet modeli olduğuna değinen Başkan Fatma Şahin, "Şu andaki dünyayı haklının güçlü olduğu bir dünyaya dönüştürmek istiyorsak Nevruz ile birlikte, yaktığımız ateşle dilde birlik istiyoruz, fikirde birlik istiyoruz, işte birlik istiyoruz. Yusuf Has Hacip diyor ki, ‘Birlik varsa dirlik vardır. Dirlik varsa barış vardır. Barış varsa sevgi vardır. Sevgi varsa muhabbet vardır’. Kötülüklerin iyiliklere dönüştüğü, ayrışmanın birleşmeye dönüştüğü, düşmanlığın dostluğa dönüştüğü bahara, Nevruz’a hoş geldiniz, sefalar getirdiniz. Çifte bayram kutluyoruz" şeklinde konuştu. "Nevruz en kadim, en köklü bayramımızdır" Uluslararası Türk Kültür Teşkilatı TÜRKSOY Genel Sekreteri Sultan Raev ise konuşmasında Nevruz kutlamasında coşku ve kardeşlik duygusuyla bir arada olunduğunu ifade ederek, "Bugün 21 Mart’ta baharın müjdecisi Nevruz Bayramı’nı kutluyoruz. Büyük bir coşku ve kardeşlik duygusuyla bir aradayız. Nevruz binlerce yıllık bir gelenektir. Türk dünyasının ortak hafızasıdır. Nevruz en kadim, en köklü bayramımızdır. Bu bayram sadece mevsimlerin değişimi değildir. Yeniden doğuştur, ümittir, berekettir, birliktir. Türk halkları asırlardır bu kutlu günde aynı duyguları paylaşıp baharın getirdiği tazelikle birbirimizi kucaklarız. Bugün özellikle bu güzel şehirde Gaziantep’teyiz. Gaziantep sıradan bir şehir değildir. Milli mücadelede gösterdiği destansı direnişle Gazi unvanını anasının ak sütü gibi hak etmiş kahramanlığın kalesidir. Gaziantep’in bu asil ve dik duruşu tüm Türk dünyası için büyük bir gurur kaynağıdır" dedi. "Gaziantep’te Nevruz’u birlikte kutlamak bizler için ayrı bir anlam taşımaktadır" Türk Devletleri Teşkilatı Genel Sekreteri Kubancybek Omuraliev de konuşmasında Nevruz’un UNESCO ile birlikte uluslararası olarak tanınmasının çok önemli olduğunun altını çizerek, "Nevruz bahar müjdesidir. Yüzyıllardır ortak kültürümüzün değerlerinin ve kardeşliğimizin güçlü bir simgesi olarak kutlanmaktadır. Bugün zengin tarihi ve kültürüyle öne çıkan Gaziantep’te Nevruz’u birlikte kutlamak bizler için ayrı bir anlam taşımaktadır. Bu güzel şehir bizlere her zaman gurur ve ilham vermektedir. Nevruz sadece bir bayram değil, aynı zamanda Türk devletlerini birbirine bağlayan güçlü bir köprüdür. Ortak geleceğimiz için yeni hedefler belirlemek adına önemli bir fırsattır" diye konuştu. Programın son bölümünde protokol ve vatandaşlar bayramlaşarak tekrar birlik ve kardeşlik mesajı verdi.
Ankara MHP’den CHP’ye bayram ziyareti Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) heyeti, Ramazan Bayramı dolayısıyla Cumhuriyet Halk Partisi’ni (CHP) ziyaret etti. Ramazan Bayramı dolayısıyla partiler arası bayram ziyareti sürüyor. Bu kapsamda Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) heyeti, Genel Başkan Yardımcısı Sadir Durmaz, Genel Başkan Başdanışmanı MYK Üyesi Esma Özdaşlı, MYK Üyesi Şahin Kartal CHP’yi ziyaret etti. Heyeti, CHP Genel Başkan Yardımcısı Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, Parti Meclisi Üyesi Elif Leyla Gümüş, Kadın Kolları MYK Üyesi Armağan Akyüz, Gençlik Kolları MYK Üyesi Özlem Akpınar karşıladı. Burada konuşan Yavuzyılmaz, akaryakıta gelen zamma ilişkin, zammın göz göre geldiğini ifade etti. Yavuzyılmaz, "Başta gençlerimiz olmak üzere gelecekte bir yuva kurmak, meslek sahibi olmak, vatanına, milletine faydalı olmak noktasında da hayalleri olan insanlara da umut diliyorum. Bu doğrultuda da bu çizgilerde her zaman kapımız hem genel merkezimizin kapıları aynı zamanda da gönül kapılarımız Milliyetçi Hareket Partisi’ne gönül veren sizlere ve tüm vatandaşlarımıza açıktır" şeklinde konuştu. "Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu’nun rakip eler gibi içeride tutuluyor olması gerçekten çok üzücü" Ekrem İmamoğlu’nun haksız yere tutuklu olduğunu aktaran Yavuzyılmaz, "Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu’nun böylesine toplumsal bir desteğe sahipken ve Türkiye açısından gelecekle ilgili kaygı taşıyan gençler için bir umut kaynağı olmuşken adeta geçmişte olduğu gibi Alparslan Türkeş’e merhum Milliyetçi Hareket Partisi liderine de yapıldığı gibi aynı anlayışla siyasi bir eleme yöntemiyle, rakip eler gibi içeride tutuluyor olması gerçekten çok üzücü" dedi. MHP Genel Başkan Yardımcısı Sadir Durmaz ise "Rahmetli Türkeş Bey’in yine rahmetli Ecevit’in ve dönemin genel başkanlarının gözaltına alınması tutukluluk haliyle bugün yaşananlar arasında çok temelden bir ayrılık var. O günün şartlarında Amerika’nın bizim çocuklarımız başarılı oldu dediği bir darbeye neden olmuştu" ifadelerine yer verdi. "Bugün zorluk yaşarız, yarın alınan tedbirlerle bunu aşabiliriz" Asıl olanın ülkenin birlik ve beraberliği olduğunu vurgulayan Durmaz, "Bugün zorluk yaşarız, yarın alınan tedbirlerle bunu aşabiliriz. Ama asıl olan ülkenin birlik beraberliği noktasında temel politikalarda bir araya gelebilmek, görüş alışverişinde bulunabilmek, Cumhuriyet Partisi’nin özellikle terörist Türkiye konusundaki hassasiyeti için çok teşekkür ediyorum" açıklamasında bulundu.