EKONOMİ - 14 Mart 2025 Cuma 16:28

DSO ‘Toplumsal Cinsiyet Eşitliği" projesinde ilk adımı attı

A
A
A
DSO ‘Toplumsal Cinsiyet Eşitliği" projesinde ilk adımı attı

Denizli Sanayi Odası (DSO) ve UN Global Compact (Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi) Türkiye iş birliği ile düzenlenen ‘Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Deneyim Paylaşım Grubu Bilgilendirme Toplantısı’ Denizli Sanayi Odası (DSO) ev sahipliğinde gerçekleştirildi. DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, "İş dünyasında kadın temsiliyetini artırmak ve toplumsal cinsiyet eşitliğini güçlendirmek, sadece bir etik sorumluluk değil, aynı zamanda ekonomik kalkınma ve sürdürülebilirlik açısından da kritik bir gerekliliktir" dedi.


Denizli Sanayi Odası (DSO) ve UN Global Compact Türkiye iş birliği ile iş dünyasında toplumsal cinsiyet eşitliğini teşvik etmek amacıyla "Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Deneyim Paylaşım Grubu" çalışmasını başlatıyor. Bu önemli girişimin detaylarını paylaşmak üzere, DSO Müjdat Keçeci Meclis Salonu’nda bir ön bilgilendirme toplantısı düzenlendi.


DSO Genel Sekreter Yardımcısı ve Sürdürülebilirlik Müdürü Cansun Özdülger’in yönetiminde gerçekleştirilen toplantıda, 28 Mayıs ve 12 Haziran tarihlerinde gerçekleştirilecek "Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Deneyim Paylaşım Grubu" çalışmasının hedef kitlesi, kapsamı, başvuru süreçleri ve çalışma planı hakkında detaylı bilgi verildi. Toplumsal cinsiyet eşitliğinin iş dünyasındaki önemi, şirketlerin rolü ve katkısı, deneyim paylaşım grubu hakkında bilgilendirme yapıldı. İşyerlerinde kadın istihdamının ve eşitliğin, ekonomik verimlilik ve şirketlerin sürdürülebilirliği üzerindeki kritik rolü ele alındı.



"Somut adımlar atma kararlılığındayız"


Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, küresel düzlemde kadın işgücüne katılım oranının istenen düzeye hala yaklaşamadığını vurgulayarak, "OECD verilerine göre, kadınların işgücüne katılım oranı erkeklerden 14 puan; ücret ortalamaları ise yüzde 11 daha düşük. Türkiye’de ise TÜİK verileri, 2025 yılı itibarıyla kadınların işgücüne katılım oranının yüzde 35,8 olduğunu gösteriyor. Cinsiyetler arası ücret farkı eğitim durumuna göre yüzde 13 ilâ yüzde 17 arasında değişiyor. Üst ve orta düzey yöneticilerin yalnızca yüzde 20,6’sı kadın." ifadelerine yer verdi. Özellikle Türkiye imalat sanayisi düşünüldüğünde Denizli’nin iyi bir performans sergilediğini belirten Kasapoğlu, "Denizli, kadın istihdam oranıyla Türkiye’de 1’inci sırada bulunuyor. Şehrimiz, lokomotif sektörü tekstilde yüzde 54 ve imalat sanayiinde yüzde 42 kadın istihdam oranıyla da öne çıkıyor" diye konuştu.



"Her bir paydaşın önemli sorumlulukları bulunduğuna inanıyoruz"


Kadının iş hayatındaki konumunun güçlenmesinde meslek örgütlerinin ve sanayi ekosisteminde yer alan her bir paydaşın önemli sorumlulukları bulunduğuna dikkat çeken Kasapoğlu, "Denizli Sanayi Odası olarak, bu sorumluluk bilinciyle hareket ediyor ve şu ana kadar farklı adımlar atarak sürece katkı sağlıyoruz. Oda bünyesinde yürütülen operasyonlarda ve değer zincirinde eşitlik ve kapsayıcılığı sağlamak amacıyla "Eşitlik Politika Belgesi" oluşturduk. Bu belge ile önyargılarla mücadele etmeyi, kadınların iş hayatındaki pozisyonunu güçlendirmeyi ve yönetici pozisyonlarında kadın istihdamını artırmaya yönelik stratejiler geliştirmeyi taahhüt altına aldık" dedi.



Son iki yıldır DSO Sürdürülebilirlik Komisyonu öncülüğünde meslek profesyonellerinden oluşan bir çalışma grubu kurduklarını belirten Kasapoğlu, "Çalışma grubumuz, sürdürülebilir kalkınma hedefleri ile uyumlu eğitimler, ekonomik, sosyal, çevresel ve yönetişime dair farkındalık çalışmaları ve bu alandaki faaliyetlere dair görüş paylaşımları gerçekleştiriyor. Bunun yanı sıra ‘E-İhracat & İhracat İstihbarat Akademisi’ projemiz ile, TİSK Ortak Yararlar Ödülleri kapsamında 300 proje arasından ‘Kadınlar için Fayda Oluşturanlar’ kategorisinde ödül kazanan kurumlardan biri olduk. Yine ‘Kadın Dostu Markalar Endeksi’ oluşturma çalışmasında aktif paydaşlar arasında yer almaktayız. Teşviki ve girişimciliği desteklemek amacıyla kurduğumuz Teşvik Ofisimiz, kadın girişimciler için açılan programlar konusunda destekleyici bir danışmanlık yapısı oluşturmuş durumda. İlaveten, Odamız çalışanlarının yüzde 61’inin kadın olması, eşitlik ve kapsayıcılığa verdiğimiz önemi gösteren somut bir veri olarak değerlendirilebilir" şeklinde konuştu.



"Ortak çabayı büyütüyoruz"


UN Global Compact’in sürdürülebilirlik alanında gerçekleştirdiği etkinlikler, sunduğu program, kaynak ve araçlar iş dünyasının sürdürülebilirlik alanında gelişimini desteklerken hem yerelde hem de küresel ölçekte iyi uygulamaların paylaşılması ve iş birliklerinin kurulması için imkan sağladığını belirten Global Compact Türkiye Genel Sekreteri Melda Çele katılımcıları UN Global Compact Türkiye’nin sosyal sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarını da paylaştı. Çele, UN Global Compact’in 1999 yılında dönemin Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan’ın "İş dünyasının liderlerinin; ortak değer ve prensiplerden oluşan, küresel piyasalara insanî bir bakış açısı katacak küresel ilkelerin inisiyatifini almalarını öneriyorum" sözleriyle başladığını belirtti. 2000 yılında kurulan UN Global Compact’in dünyanın en büyük kurumsal sürdürülebilirlik platformu olduğunu ifade eden Çele, UN Global Compact’in değer önerisini ve imzacı olan şirket ya da kuruluşların elde edeceği kazanımlar hakkında da bilgi verdi. Türkiye’den UN Global Compact’e katılan 35 farklı sektörden 416 şirket, 87 şirket dışı kuruluş ile faaliyetlerini sürdürdüklerini kaydeden Çele, "Şirketler hem kendi kurumlarında hem de tüm değer zincirine yönelik strateji ve hedefleriyle Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na yönelik ilerlemeyi hızlandırabilir. Biz de bu alanda şirketlere destek oluyoruz" şeklinde konuştu.



DSO iki önemli organizasyona ev sahipliği yapacak


Çele konuşmasında, UN Global Compact Türkiye olarak iklim değişikliği ve çevre, toplumsal cinsiyet ve insan hakları temalarında farklı illerde düzenlenen Deneyim Paylaşım Grubu Toplantıları’nın oluşturduğu çıktıları özetleyerek, Mayıs ve Haziran aylarında DSO ev sahipliğinde "Yönetimde Kadın Temsiliyeti" ve "Tedarik Zincirlerinde Toplumsal Cinsiyet Eşitliği" temalarında birer deneyim paylaşım toplantısı düzenleneceğini duyurdu. 28 Mayıs ve 12 Haziran tarihlerinde Denizli’de gerçekleştirilecek çalışmanın hedef kitlesi, kapsamı, başvuru süreçleri ve çalışma planı hakkında detaylı bilgi verdi. Üye firmalarımızın temsilcilerinin sorularının yanıtlanması ve deneyim paylaşımlarının ardından toplantı sona erdi.



DSO ‘Toplumsal Cinsiyet Eşitliği" projesinde ilk adımı attı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Nilüfer’in hikayesi çocukların fırçasında hayat buldu Nilüfer Belediyesi’nin 1997’den bu yana düzenlediği Nilüfer Resim Yarışması’nın 29’uncu buluşmasında, çocukların kentle kurduğu bağ sanata dönüşürken, dereceye giren öğrenciler ödüllerine kavuştu. Nilüfer Belediyesi ile Nilüfer İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde düzenlenen "Nilüfer Resim Yarışması"nın ödül töreni ve sergi açılışı Konak Kültürevi’nde gerçekleştirildi. Bu yıl "Nilüfer’in Çocuklarıyız" temasıyla gerçekleştirilen yarışmaya, ilçe genelindeki 19 farklı okuldan öğrenciler katılarak eserleriyle kente dair duygu ve düşüncelerini resmetti. Düzenlenen törene Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Okan Şahin, Nilüfer İlçe Milli Eğitim Şube Müdürleri Aydın Narin ve Mehmet Orhan, öğretmenler, öğrenciler ve aileleri katıldı. Bir şehir, kendini anlatan çocuklarıyla büyür Törende konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, uzun yıllardır sürdürülen yarışmanın kentin kültür ve sanat hayatı açısından önemli bir değer olduğunu söyledi. Yarışmanın yalnızca bir etkinlik değil, aynı zamanda çocukların kendilerini ifade ettikleri güçlü bir alan olduğunu belirten Başkan Şadi Özdemir, "Bu yılki konu başlığımız ‘Nilüfer’in Çocuklarıyız’dı. Çünkü bir şehir, kendini anlatan çocuklarıyla büyür" dedi. Son 14 yılda bin 455 öğrencinin yarışmaya katıldığını açıklayan Başkan Şadi Özdemir, çocukların eserlerinde samimiyet ve özgünlüğün öne çıktığını ifade ederek, "Çocuklar fırçayı eline aldığında yapmacıklık ortadan kalkıyor. Her biri ayrı bir duygu, ayrı bir bakış açısı taşıyor" diye konuştu. Yarışmaya katılan tüm öğrencileri tebrik eden de Başkan Şadi Özdemir, ödül alan öğrencilerin yanı sıra katılım gösteren her çocuğun bu sürecin değerli bir parçası olduğunu sözlerine ekledi. Dereceye giren öğrenciler ödüllerini aldı Alanında uzman jüri üyelerinin değerlendirmesi sonucunda yarışmada birinciliği Halil İnalcık Bilim ve Sanat Merkezi öğrencisi İdil Ece Topan kazandı. İkincilik ödülü Özel 22. Yüzyıl Koleji öğrencisi Derin Su Bulut’a, üçüncülük ödülü ise Nilüfer Şehitler Ortaokulu öğrencisi Nisanur Acar’a verildi. Mansiyon ödüllerine ise Akçalar Fahriye Sayarel Ortaokulu’ndan Esma Nur Kıran, Saadettin Türkün Ortaokulu’ndan Mete Eymen ve Vahide Aktuğ Ortaokulu’ndan Hüseyin Arslan layık görüldü. Nilüfer Resim Yarışması kapsamında öğrencilerin eserlerinden oluşan sergi, 8 Nisan’a kadar Konak Kültürevi’nde sanatseverlerin ziyaretine açık olacak.
İstanbul Dünya karatesinin kalbi kasım ayında Antalya’da atacak Karate dünyasının en prestijli organizasyonu olan SKIF, 15. Dünya Şampiyonası’nı 9-15 Kasım tarihlerinde Antalya’da düzenleyecek. SKIF Shotokan Karate-Do Uluslararası Federasyonu bir ilke imza atarak 15. Dünya Şampiyonası’nı ilk kez Türkiye’de düzenliyor. 130’dan fazla ülkede 3 milyona yakın üyesi bulunan küresel bir otorite olan SKIF’in bu dev organizasyonu, 9-15 Kasım tarihlerinde Antalya-Belek’te gerçekleştirilecek. Organizasyonun Türkiye’ye kazandırılmasında kilit rol oynayan SKIF Türkiye Temsilcisi Mikdat Kahraman yaptığı açıklamada, "Federasyonumuz disiplin ve saygı temelli, kişisel ve bedensel gelişimi ön planda tutan bir yapıya sahiptir. Bizler kendimizi, efsanevi usta Soke Hirokazu Kanazawa’nın bir araya getirdiği büyük bir aile gibi görüyoruz. Karate kültürünün sosyal yaşam üzerindeki ruhsal ve bedensel faydalarını yaşayan bir ekip olarak, Türkiye’de de bu eğitimleri her yıl okul tatillerine denk gelecek şekilde düzenlediğimiz uluslararası seminerlerle tazeliyoruz. Japonya merkez ofisten görevli hocalarımız her yıl ülkeleri dolaşarak eğitimleri yenilemekte, uluslararası geçerliliği olan antrenör ve kuşak derecelendirmelerini bizzat onaylamaktadır" dedi. "Karakter mükemmelliği hedefimiz" Kahraman, eğitimlerin detaylarına dair ise, şunları söyledi: "Eğitimimizde Buşido (savaş sanatları) felsefesi olan karakter mükemmelliğini aramak, sadık ve dürüst olmak, azim ruhunu teşvik etmek, başkalarına nezaketle yaklaşmak ve şiddet içeren davranışlardan kaçınmak esastır. ‘Karate ni sente nashi’ ilkesinde olduğu gibi, bizler becerilerimizi zarar vermek için değil, korumak için kullanıyoruz. 1981 yılında başladığım bu yolu, katılımcıların kendilerini aile ortamında hissedecekleri kusursuz bir dünya şampiyonası ile taçlandırmayı hedefliyorum." "Rekabetten öte bir birliktelik sunuyoruz" Müsabakalar öncesi yoğun eğitim seminerleri verildiğinin altını çizen Mikdat Kahraman, "Uluslararası karşılaşmalarımız, aynı yaşam tarzını benimsemiş insanların rekabetten çok bir arada olmak ve deneyimlerini sınamak amacıyla katıldığı bir diyalog köprüsüdür. Antalya’daki programımız da bu ruhla şekillenecek; maçlar öncesinde iki günlük yoğun eğitim seminerleri, ’Dan’ sınavları ve hakem eğitimleri gerçekleştirilecek. Etkinliğimizi, tüm dünyadan gelen misafirlerimizi dostluk içerisinde uğurlayacağımız geleneksel ’Sayonara Partisi’ ile taçlandıracağız. Şampiyona heyecanı öncesinde, dünya çapında tanınan Shotokan Karate ustası Manabu Murakami, Haziran ayında Türkiye’yi ziyaret ederek özel seminerler ve tanıtım etkinlikleri düzenleyecektir. Bu ziyaret, kasım ayındaki büyük buluşmanın en güçlü öncüsü olacaktır" diye konuştu.