EKONOMİ - 22 Eylül 2025 Pazartesi 09:53

Türkiye’nin sanayi ve üretim gücü MAKSİAD Makine Zirvesinde konuşuldu

A
A
A
Türkiye’nin sanayi ve üretim gücü MAKSİAD Makine Zirvesinde konuşuldu

Türkiye’nin sanayi ve üretim gücünü ileriye taşımak için 20 yıldır aralıksız çalışan Makina Sanayici İş İnanları Derneği (MAKSİAD), sektörün geleceğini Makine Zirvesi 2025’te masaya yatırdı. "Çarklar Burada Dönüyor" mottosuyla düzenlenen zirvede bürokrat, uzman, akademisyen ve sanayicileri buluşturan MAKSİAD Başkanı Mehmet Sarı, "Türkiye’nin biz makinecilerin daha çok çalışmasına ihtiyacı var. Ne üretiyorsak üretelim, ürettiğimiz ürünün makinesini üretmiyorsak her zaman dışa bağımlı kalırız" dedi.



Türkiye sanayi ve makine sektörüne yön veren sivil toplum kuruluşlarının başında gelen Makina Sanayici İş İnsanları Derneği, kuruluşunun 20. yıldönümünü "Makine Zirvesi 2025" ile kutladı. MAKSİAD’ın genel merkezi Denizli’de sektörün öncülerinin bürokrasi ve akademisyenlerle bir araya geldiği zirvede, makine sektörünün sorunları, çözüm önerileri, üretim altyapısı, enerji arzı ve ihracat hedefleri geniş bir katılımla ele alındı. "Çarklar Burada Dönüyor" mottosuyla düzenlenen zirvede, makine sektörünün geleceğine yönelik kritik değerlendirmeler yapılarak, sektörde yaşanan gelişmeler farklı perspektiflerle paylaşıldı.



Zirvenin açılış konuşmasını yapan MAKSİAD Başkanı Mehmet Sarı, derneğin 2004 yılında kurulduğunu hatırlatarak, "20 yıldır yalnızca Denizli’de değil, Türkiye’nin dört bir yanındaki makine üreticileriyle birlikte sektöre yön vermeye çalışıyoruz. Ülkemizin en büyük platform şehri İstanbul’da şubemizi açtık. Ülkemizin makine sektörüne hizmet ediyor, makine sektöründe mesleki eğitime destek veriyoruz. Denizli makine sanayiini geliştirmek için MAKSİAD’ı kuran başkanlarımızın önderliğinde Sanayi Bakanlığımız ve Cumhurbaşkanımızın destekleriyle Makine İhtisas OSB’nin kurulmasını sağladık. Yaklaşık 8 yıldır Makine İhtisas OSB’de büyük bir çabayla çalışmalarımız devam ediyor. Şimdi burada Denizli Sanayi Odamız önderliğinde çok güzel bir sanayi alanı kazandırıyoruz. DSO ve MAKSİAD işbirliğinde Denizli ve ülke ekonomisine büyük katkı sağlayacak, güzel bir sanayi bölgesini kentimize kazandıracağız. MAKSİAD olarak bizim her zaman önümüzü açan, Ankara’da Bakanlıklarla ilgili talep ve görüşmelerimizi bizzat takip ederek neticelendiren, Makine İhtisas OSB’nin bugünlere gelmesinde çok önemli katkıları olan Denizli Milletvekilimiz Şahin Tin’e şükranlarımızı sunuyoruz" diye konuştu.



"Hedef 250 milyon dolarlık makine ihracatı"


Denizli’nin tekstiliyle ön plana çıkan bir şehir olduğunun altın çizen Başkan Sarı, sektörlerde başarının makineleşmeyle sağlanabileceğini kaydederek, "İl ve ülke olarak biz ne üretiyorsak üretelim, ürettiğimiz ürünün makinesini üretmiyorsak her zaman dışa bağımlı kalırız. O yüzden makine ve makine teknolojisine çok önem vermeliyiz. MAKSİAD olarak bunun bilincindeyiz. Bu yüzden bakanlıklarımızın desteğiyle Makine İhtisas OSB’yi kurduk. Şuan 80 milyon dolar olan Denizli makine sektörü ihracatını, Makine İhtisas OSB devreye girdiğinde inşallah 250 milyon dolara çıkaracağız. Biz bunun sözünü daha önce de bakanlarımıza verdik ve çok çalışıp bunu başaracağız. Ülkenin teknolojisi ne kadar çok gelişirse, refahı da o kadar çok gelişir"



Bölgedeki trafo merkezi ihtiyacını dile getiren Başkan Sarı, bu konuda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığından destek beklediklerini söyledi. Başkan Sarı, "Sayın Bakanım, Makine İhtisas OSB’de bir trafo indirme merkezine ihtiyacımız var. Gelirken, ‘Ben size o müjdeyi vereceğim’ dediniz. Sizden, bu kadar sanayicinin huzurunda, trafo indirme merkezinin müjdesini almak istiyoruz" ifadelerini kullandı.



"Ülkemizin biz makinecilerin daha çok çalışmasına ihtiyacı var"


Türkiye makine sektörünü dünyada söz sahibi yapabilmek için araştırmalar yaptıklarının altını çizen Başkan Sarı, konuşmasını şöyle tamamladı:


"Hem ülkemiz hem de dünya ticaretinde ciddi bir daralma var. Hepimizin işleri çok iyi değil. O yüzden makineciler olarak ülkemizin bize çok ihtiyacını olduğunu, dışa bağımlılığımızın bize bağlı olduğunu çok iyi biliyoruz. Makineciler olarak daha iyi makineler üretmeli, daha güzel teknolojilere ulaşmalıyız. Ülkemizin makine ihracatı konumunu, en iyi konuma getirmemiz lazım. Ülkemiz ekonomisine çok iyi katkıda bulunmamız lazım. Çünkü yüksek teknoloji üreterek, yüksek katma değer kazandırsak, ülkemize daha faydalı olacağız. Bunun bilincinde olmamız lazım. Bizler MAKSİAD Yönetim Kurulu olarak her toplantıda ülkemiz ve Denizli makine sektörü için daha fazla neler yapabileceğimizi, ilk gündem maddemiz yapıyoruz. Makine üretiminde çalışan teknik personellerimizin daha iyi yetişmesi için mesleki eğitime büyük önem veriyoruz. Makine sektörü, yüksek teknoloji ve katma değerli ürünler üreterek ülkenin geleceğini şekillendiriyor. Bizim hedefimiz, dışa bağımlılığı azaltmak ve üreten bir Türkiye inşa etmektir. Bu nedenle mesleki okullarla ve üniversitelerle iş birliğini güçlendiriyoruz. Teknoloji, ülkelerin stratejik gücüdür. Bugün İsrail-Filistin çatışması bile, teknolojik üstünlüğün ne denli önemli olduğunu gösteriyor"



Finansman müjdesi


DTO Başkanı Uğur Erdoğan da finansman ve ihracat konularında sektör temsilcilerine umut veren konuşmasında, "Eximbank ve Türk Ticaret Bankası’nın hizmete başlaması finansman sorunlarına çözüm getirecek. Bugün Denizli, katma değeri yüksek ürünleriyle 100’den fazla ülkeye ihracat yapıyor. 2026’da enflasyon ve faiz oranlarının düşmesiyle bu başarı daha da artacak" dedi.



"Sanayicilere özel teşvikler artarak devam edecek"


Sanayileşme ve üretmenin önemine dikkat çekerek ödül alan firmaları kutlayan AK Parti Denizli Milletvekili Şahin Tin ise "MAKSİAD olarak yedi kişiyle çıktığımız yolda bugün salonlara sığmaz hale geldik. Küçük sanayilerden büyük OSB’lere, atölyelerden dünya çapında üretim yapan fabrikalara geldik. Jet motorundan helikopter motoruna kadar her parçanın Türkiye’de ve Denizli’de üretilebileceğine inanıyoruz. İş dünyamız, mühendislerimiz ve üniversitelerimizle birlikte bu hedefe ulaşacağız. Bunun için sanayicilere özel teşvikler artarak devam edecek. Türk Ticaret Bankası’nın yeniden açılması, makine OSB için alınan 1 milyar TL’lik düşük faizli kredi, doğalgaz ve trafo altyapılarının tamamlanması gibi adımlar, üretimin ve ihracatın önünü açacak. İdeolojilerin değil, üretimin yarışı olmalı. En iyi motoru, en kaliteli makineyi, en verimli teknolojiyi kim geliştirirse o kazansın. Bizim kavgamız üretimle, rekabetimiz kaliteyle olmalı" şeklinde konuştu.



"Makine İhtisas OSB 10 bin kişiye istihdam sağlayacak"


MAKSİAD Makine Zirvesi 2025’de Makine İhtisas Organize Sanayi Bölgesi için kritik bir yatırım müjdesi veren Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar da Makine İhtisas OSB için talep edilen trafo merkezi yatırımının yapılacağını ve bu sanayi bölgesinde 10 bin kişiye doğrudan istihdam sağlanacağını kaydetti. Bakan Bayraklar, sanayicilere hitaben yaptığı konuşmada şunları kaydetti:


"Üreten sanayicimizin yanındayız. Siz üretin, biz enerji desteğini sağlayacağız. Bizden talep ettiğiniz Makine İhtisas Organize Sanayi Bölgesinin enerji altyapısını güçlendirecek trafo indirme merkezi yatırımı yapacağız. Yatırım, üretim ve istihdam üçgeninde Türkiye’nin her bölgesine destek vermeye devam edeceğiz. Denizli’deki bu yatırım, sadece bir sanayi bölgesi değil, aynı zamanda binlerce vatandaşımıza ekmek kapısı olacak. Türkiye’nin enerji bağımsızlığı hedefi doğrultusunda Karadeniz gazı, Gabar petrolü, yenilenebilir enerji kaynakları ve nükleer enerji yatırımları büyük önem taşıyor. Makine sektörü gibi yüksek katma değerli alanlarda verimli ve kesintisiz enerji arzı en büyük önceliğimiz"



MAKSİAD Makine Zirvesinde sektör tüm yönleriyle ele alındı


Açılış konuşmalarının ardından "Çarklar Burada Dönüyor" mottosuyla düzenlenen MAKSİAD 20. Yıl Makine Zirvesi, Dr. Selçuk Mutlu’nun "Makine Sektörü 360: Makro Görünüm, Denizli Performansı ve Stratejik Eğilimler" konulu sunumuyla başladı. 3 oturum halinde düzenlenen zirvenin ilk oturumunda yapılan makine çalıştayında Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Sanayi Genel Müdürü Prof. Dr. İlker Murat Ar, Ticaret Bakanlığı İthalat Genel Müdür Yardımcısı Belkıs Gürsel, Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya, TUSAŞ Motor Sanayii A.Ş. Genel Müdürü Prof. Dr. Mahmut F. Akşit ve TAİ Motor Sanayii A.Ş. Millileştirme Müdürü Veli Erdoğan "Makine Dünyasını Birlikte İnşa Ediyoruz" konusunu ele aldı.



Moderatörlüğünü MAKFED Genel Sekreteri Zühtü Bakır’ın yaptığı "Vizyoner Üreticiler" panelinde Makine İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Sevda Kayhan Yılmaz, TEMSAD Yönetim Kurulu Başkanı, EKOTEKS Tekstil Makine ve ERGİNER Seramik Yönetim Kurulu Başkanı Adil Nalbant ile Makine İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı AĞTEKS Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ağrikli katılımcılara deneyimlerini paylaştı.



Moderatörlüğünü Denizli Sanayi Odası Meclis Başkanı ve ASKON Demir Çelik Yönetim Kurulu Başkanı İ. Okan Konyalıoğlu’nun yaptığı "Makine Sektöründe Ortak Vizyon" panelinde ise TİM Başkan Vekili Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Kutlu Karavelioğlu "Üreten Gücün Yol Haritası", MAKFED Yönetim Kurulu Başkanı - Dalgakıran Kompresör Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Dalgakıran "Sürdürülebilir Büyüme için Makine Sektörü Stratejileri" ve Okan Konyalıoğlu ise "Üreticiden Dünyaya: Sürdürülebilir Yolculuk" konulu sunumlarını gerçekleştirdi.



Makine sektörüyle ilgili tüm tarafların bir araya geldiği ve sektörün her yönüyle uzman görüşleriyle ele alındığı zirve, MAKSİAD 20. Yıl Ödül Töreniyle sona erdi. Törende farklı kategorilerde ihracat rekoru kıran 75 firma temsilcisi, ödüllerini MAKSİAD Başkanı Mehmet Sarı’nın elinden aldı.



MAKSİAD’ın kuruluşunun 20. Yıldönümü kapsamında Türkiye Makine Federasyonu (MAKFED) işbirliğinde zirveye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Denizli Valisi Ömer Faruk Coşkun, TEİ Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mahmut Faruk Akşit, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, AK Parti Denizli Milletvekili Şahin Tin, PAÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmud Güngör, MAKFED Başkanı Adnan Dalgakıran, Denizli Ticaret Odası Başkanı Uğur Erdoğan, Denizli Sanayi Odası Başkanı Selim Kasapoğlu, Denizli OSB Yönetim Kurulu Başkanvekili Osman Uğurlu, belediye başkanları, sivil toplum örgütü ve sektör temsilcileri, akademisyenler ile davetliler katıldı.



Türkiye’nin sanayi ve üretim gücü MAKSİAD Makine Zirvesinde konuşuldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Bakan Kurum ’500 Bin Sosyal Konut’ projesinin İstanbul kura çekimleri için tarih verdi Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, ’500 Bin Sosyal Konut’ projesinin İstanbul ayağına ilişkin, "Bayramdan sonra hızla İstanbul’da da kuraları çekecek, 100 bin yuvanın sahiplerini belirleyeceğiz. Bununla da yetinmeyecek, İstanbul’umuza özel kiralık sosyal konut projemizi hayata geçirerek kira fiyatlarını da dengeleyecek adımımızı atacağız" dedi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı öncülüğünde Kağıthane Belediyesi ve Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) iş birliğiyle Kağıthane Merkez Mahallesi’ndeki Hizmet Sitesi Kentsel Dönüşüm Projesi tamamlandı. Proje kapsamında 300 konut için kura çekim töreni düzenlendi. Törene Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Kağıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin, İstanbul Valisi Davut Gül, bazı protokol üyeleri, hak sahipleri ve vatandaşlar katıldı. "Türkiye genelindeki her iki kentsel dönüşümden birisini İstanbul’umuzda yapıyoruz" Törende konuşan Bakan Kurum, Türkiye genelindeki her iki kentsel dönüşümden birisini İstanbul’a yaptıklarını ifade ederek, "Bugün İstanbul’un her ilçesinde 178 bin yuvamızın dönüşümüne devam ediyoruz. Buraya dikkatinizi çekmek istiyorum. An itibarıyla biz Türkiye genelindeki her iki kentsel dönüşümden birisini İstanbul’umuzda yapıyoruz. İstanbul’daki çalışmalarımızın en yoğun gerçekleştiği ilçelerimizden biri de de Kağıthane’mizdir. İşte bugün Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın daha önce temelini attığı Hizmet Sitemizin dönüşümünü tamamlamış bulunuyoruz. Depreme dayanıklı konutları, nefes aldıran yeşil alanları, otopark ve sosyal donatılarıyla Kağıthane’nin siluetine yeni bir güzellik katan sitemiz, artık siz kıymetli sakinlerini kucaklamayı bekliyor" dedi. "Adeta yeni bir ülkeyi, 11 ili yeniden ayağa kaldırdık" Bakan Kurum, "Asrın felaketinde, sonrasındaki inşa sürecinde bir şeye tanık olduk. Seçim geliyor diye, riya ile uzatılan ellerin sandıktan istedikleri sonucu alamayınca depremzede kardeşlerimizi kapı önüne koymaktan çekinmediğini gördük. Biz bu hastalıklı aklın tam tersine gittiğimiz her afet bölgesinde ayrım gözetmeksizin vatandaşlarımızın yaralarını sardık, milletimizle bir olduk, omuz omuza durduk. Asrın felaketini hatırlayın. Ne acılar yaşadık, binlerce canımızı kaybettik, on binlerce yuvamız yıkıldı. Ama hiç ümitsizliğe kapılmadık. ’Bu devlet güçlü, bu millet vakurdur’ dedik. İşte gördünüz 2 yılda 455 bin konutu bitirdik. Adeta yeni bir ülkeyi, 11 ili okulları, camileri, parkları, meydanları, iş yerleriyle yeniden ayağa kaldırdık. Dünyada hiçbir ülkenin yapamayacağı çalışmayı olağanüstü bir koordinasyon ve çabayla 200 bin işçimizin emeğiyle hayata geçirdik. ’Yapamazlar’ dediler, ’Bu enkazın altında kalacaklar’ diye ellerini ovuşturdular, akla hayale sığmayacak yalanlar söylediler. Ama milletimiz bize hep inandı, güvendi. Biz de çok şükür onlara mahcup olmadık. Bizi daima dualarla karşılayıp, dualarla uğurlayan bu güzel milletin tek bir evladını açta, açıkta bırakmadık" diye konuştu. "Yıl sonuna kadar başvuranlar kampanyadan yararlanacak" Bu yıl sonuna kadar ev ve iş yerlerini riskli yapı ilan ettiren vatandaşların kampanyadan faydalanabileceğini söyleyen Bakan Kurum, "İstanbul’da Yarısı Bizden Kampanyamızla ilgili milyonlarca kardeşimizin beklediği o adımı attık. 31 Aralık 2026’ya yani yıl sonuna kadar ev ve iş yerini riskli yapı ilan ettiren tüm vatandaşlarımız kampanyadan faydalanabilecek. Böylelikle bekleme sürelerinden dolayı oluşabilecek mağduriyetlerin önüne geçilecek. Buna mukabil bizim de belediyelerimizden beklentilerimiz var. Bütün belediyelerimizin deprem dönüşümüne aynı hassasiyeti göstermelerini istiyoruz. Çünkü şayet bugün belediyelerimizin, deprem karşısında almadıkları her tedbir yarın telafisi mümkün olmayan büyük bir fatura olarak karşılarına çıkacaktır. Ve bugünden acilen, derhal harekete geçmeyen herkes tarih, vicdan ve millet önünde mahcup olacaktır. Bu nedenle belediyelerimizin aziz milletimize taahhüt ettikleri dönüşüm sözlerini acilen yerine getirmelerini bekliyoruz, herkesi asli görevine davet ediyoruz" şeklinde konuştu. "Bayramdan sonra İstanbul’da da kuraları çekecek, 100 bin yuvanın sahiplerini belirleyeceğiz" Bayramdan sonra İstanbul’da kuraların çekileceğini, 100 bin yuvanın sahiplerini belirleyeceklerini söyleyen Bakan Kurum, "Bildiğiniz gibi tüm bu kentsel dönüşüm çalışmalarımıza taç giydiren bir projeyi, ’500 Bin Sosyal Konut’ projemizi, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde hayata geçirdik ve kura çekim törenlerini ülkemizin dört bir yanında coşkuyla gerçekleştirdik. Çekilen her kura, bir ailenin hasretle beklediği o müjdeli habere dönüştü. İşte o sevinç, o heyecan şimdi de İstanbul’umuzda yaşanıyor. Bayramdan sonra hızla İstanbul’da da kuraları çekecek, 100 bin yuvanın sahiplerini belirleyeceğiz. Bununla da yetinmeyecek, İstanbul’umuza özel kiralık sosyal konut projemizi hayata geçirerek, kira fiyatlarını da dengeleyecek adımımızı atacağız. Zorlukları gerekçe göstermiyoruz. Yorgunluğu bahane etmiyoruz. İşimizden başka gündemlerin peşinde koşmuyor, bir işin içinde ’milletin menfaati’ yoksa onu elimizin tersiyle itiyoruz, yolumuza milletle devam ediyoruz" ifadelerini kullandı. Konuşmanın ardından dua edilerek, kura çekimi gerçekleştirildi. Kurada adını duyarlar büyük bir mutluluk yaşadı.
Konya Esnaf ve vatandaş uygulanan cezaların esnetilmesini istiyor Konya’da modifiye araçlarla ilgilenen vatandaş ve esnaf, son dönemde araç plakaları ve ses sistemleri konusunda uygulanan cezalarla ilgili bilgi kirliliği olduğunu belirterek, yetkililerden daha net düzenleme ve esneklik bekliyor. Trafik güvenliğinin artırılmasına yönelik kanuni düzenlemenin TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilmesinin ardından özellikle ses sistemi, görüntülü ekran ve plaka uygulamalarına kesilen yüksek cezalar sürücülerde tedirginliğe neden oldu. Düzenleme sonrası ortaya çıkan bilgi kirliliğinin yasak olmayan ürünlerin dahi tercih edilmemesine yol açtığını belirten esnaf, kuralların vatandaşlara daha net aktarılmasının gerektiğini ifade etti. "Devletimizin bu noktada birazcık esnek olmasını istiyoruz" Yeni kuralların detaylı şekilde öğrenilmesi gerektiğine dikkat çeken sanayide rot balans ustası olan Gökhan Kayhan, "İsteyen kalın plaka yapsın, bunu şoförler odası fiyatını farklı alsın. Bu bir zevk işi, modifiye yaşam tarzı bence. Ben de aracımı yeni aldım, plakaları değiştirelim dedik. Bu noktada ufak bilgi kirliliği var. Plakalarda baktığım zaman bazı plakada yazılı örneğin başka illerde yapılan plakalar da dörtler açık. Bizim Konya’da yapılan plakalar ise kapalı. Polisler buna baktığı zaman APP diyebilir, dört açık olduğu için ama başka illerde açık oluyor. Dalgalı hologram var, bazılarında da Türk bayrağı olan hologram var, bazılarında ise Türk bayrağı yok mesela. Hologram olarak ise tek hologram var, bu plaka sahte değil. Benim bir elemanım var, çocuk çalışarak küçük bütçeli bir araba almış buna bir ses sistemi yapmış. Çocuk zaten durumu olsa iyi araba alacak. Müzik sistemli bir arabası olacak. Bu cezalardan korkup onların hepsini çıkardı ‘bir zevkim bu vardı o da gitti’ diyor. Devletimizin bu noktada birazcık esnek olmasını istiyoruz. Zaten ekonomik olarak herkes aynı durumda değil. Müzik sistemleri bangır bangır çalıyorsa onun sesini kısılması yapılabilir ya da bir uyarı, bir ceza verilsin. Sonradan takılan ekranlar ise aracın görüş açısını kapatıyorsa, orijinal değil sonradan yapılan bir şey ise polis onlara itiraz ediyor haklı olarak. Görüş açısını kapatmaması lazım. Orijinal ürünlerde herhangi bir problem çıkmıyor. Aracın göğsün aynı yerine yapılırsa double teyplerde bunlar da problem çıkmıyor. Görüş açısını kapatmaması lazım" dedi. "Rahatsız edenlere caydırıcı olarak güzel" Sanayi sitesinde aksesuarcı olan esnaf İbrahim Arazi ise, "Cezaların esnemesi lazım, şimdi tamamen kaldırmak tabii olmuyor. Yani sanayide piyasa çok ters tepki ediyor. Biraz cezaların esnemesi lazım ama tabii aşırıya kaçmamak lazım. Şimdi devletimize de hak veriyoruz. Bu ses sistemlerini açıyorlar, seçim otobüsü gibi geziyor çoğu sürücüler. Rahatsız edenlere caydırıcı olarak güzel ama tamamen kaldırılmaz da onlara bir engel olunabilir, bir sınır koyulabilir en azından" ifadelerini kullandı. "Sürücüler bilinçlendiği için kapı camlarını açık renk yaptırıyorlar" Sanayide cam filmi satışı yapan esnaf Muzaffer Kara da, "Bu yasa çıktıktan sonra cam filminde piyasa ister istemez etkilendi. Nasıl etkilendi dersek ön cama önceden çok talep vardı. Çünkü güneşten bayağı bir koruduğu için. Şu anda ön cam filmi yaptıran yok bu yasa çıktıktan sonra. Sağ sol ön kapı camlarına da çok açık renk yaptırıyorlar. Bizim müşterilerimiz ve araç kullanıcıları bu konuda bayağı bir bilinçlendi. Sürücüler bilinçlendiği için kapı camlarını açık renk yaptırıyorlar. Ama ön cama yaptırmıyorlar, çünkü kesinlikle yasak o yüzden ön camın filmi bayağı bizi de etkiledi. Şu aralar ön cama film yapamıyoruz. Hatta elimizde bayağı bir stok da var sezon da açıldı şu anda beklemedeyiz" şeklinde konuştu. "Desibelmetreyle bunlar ölçülse orana göre işlem yapılabilir" Ses sitemleri satış ve montajı yapan Arif Bağcı ise, "Yeni çıkan kanunla birçok esnafımız ve halkımız etkilendi. Yanlış algılanan bilgiler de olunca biraz sorun oluyor illaki. Ön göğsün üzerine ek olarak ekran takıldığı zaman yasak, bu sürücülerin dikkatini dağıttığı için. Ses sisteminde de kişi aracına bir hoparlör, amfi takmış çok fazla güçlü olmasa bile bu cihazlar var diye ceza yazılabiliyor. Yani aslında bu çok fazla güçlü bir sesi yok. Ama işi abartı boyutuna, yarışma boyutuna getiren kişilere bir şey demiyorum. Aslında bir desibelmetreyle bunlar ölçülse orana göre işlem yapılabilir. Akşama kadar kaç kişi telefondan mesaj atıyor. Bu ekran yasak mı, bu ses sistemi yasak mı diye. Bunlara aslında düzenleme geleceğine inanıyorum ben. Şu anda cihazları söktürmeye gidiyor herkes" diye konuştu.