GÜNDEM - 30 Ağustos 2025 Cumartesi 12:16

5 yaşındayken geçirdiği havale sonucu çene yapısı bozuldu, 21 yıldır sağlığına kavuşmanın hayaliyle yaşıyor

A
A
A
5 yaşındayken geçirdiği havale sonucu çene yapısı bozuldu, 21 yıldır sağlığına kavuşmanın hayaliyle yaşıyor

Diyarbakır’da yaşan Uğur Ayaz, 5 yaşında geçirdiği havale sonrasında çene yapısında bozulma oldu. 21 yıldır gitmediği hastane kalmayan talihsiz genç, sağlığına kavuşacağı günün hayaliyle yaşıyor.


Merkez Bağlar ilçesinde yaşayan 26 yaşındaki Uğur Ayaz, 5 yaşında geçirdiği havale sonrasında çene yapısında bozulmalar yaşandı. 2 defa Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yardımlarıyla ameliyat olan Ayaz son ameliyatı için gerekli olan 600 bin lirayı bulamadığı sağlığına kavuşamıyor.


Konuşmakta güçlük çeken, çene eklem protezi yapılması gereken evli 1 çocuk babası Ayaz, yemek yiyemediğini, uyuyamadığını ve konuşurken ağzından akan salyadan dolayı arkadaş çevresinde problem yaşadığını söyledi. Ayaz, "Yıllardır süren rahatsızlığımdan dolayı artık ameliyatımın son aşamasındayım. Maddi bölümü karşılayamadığım için ameliyat olamıyorum. Ben de her insan gibi sağlıklı, mutlu, huzurlu yaşamak istiyorum’’ dedi.



Hastalığından dolayı arkadaşlarının yanına gidemiyor


2’nci ameliyatını olduktan sonra his kaybı yaşadığını dile getiren Ayaz, şu ifadeleri kullandı:


’’Bundan dolayı bazen istemeden de olsa ağzımdan salyalar geliyor, yemek dökülüyor. Bunun farkında olamıyorum. Bu rahatsızlığımdan dolayı arkadaş çevreme giremiyorum. Utangaç bir tavır sergiliyorum. İnsan içine çıkmakta zorlanıyorum. Toplum içerisinde konuşamıyor ve yemek yiyemiyorum. Gece yatarken nefes alıp, vermekte zorlanıyorum. Bundan dolayı yardımlarınızı bekliyor en kısa sürede sağlığıma kavuşmayı istiyorum."



Sağlığına kavuşması için 3’üncü ameliyat şart


Uğur Ayaz’ın babası Metin Ayaz ise depremzede bir aile olduğunu, şeker ve psikiyatri hastası olduğunu dile getirdi. Baba Ayaz, "Benim oğlumun çenesi küçükken geçirdiği ateşli hastalık nedeni ile kilitlendi. Yıllarca tedavi etmek için İstanbul’a, Ankara, İzmir’e gittim, çok uğraştım. Defalarca ameliyat etmeme rağmen bir türlü sonuç alamadım. Cumhurbaşkanımız yardımcı oldular. Çocuğumun iki defa ameliyatını yaptılar ama bir türlü sonuç alamadık. Son bir ameliyatı kalmış çocuğumun. Eğer ameliyat olursa sağlığına kavuşacak. Biz bu ücreti karşılayamayacak durumdayız. Çünkü ben çalışamıyorum, engelli bir vatandaşım, depremzede bir vatandaşım. Ondan dolayı da karşılayacak bir durumum yok. Ama oğlumun bu ameliyatı olup tekrar sağlığına kavuşması için bu ameliyatı olması şart" şeklinde konuştu.



Oğlunun sosyalleşmesinde güçlük çektiğini aktaran Ayaz, konuşmasını şöyle sürdürdü:


’’Ağzından salyalar akıyor. Ameliyat olmamasından dolayı ağzında 3 senedir teller var. Bu teller de ameliyat olmadan çıkarılmıyor. Bu yüzden de hem yemek yemede hem konuşmada çok zorluk çektiği için arkadaşlarının arasına giremiyor. Utanıyor, yaşı 26, evli de olduğu için bir türlü kendini ifade edemiyor, ben üzülüyorum. Çocuğum karşımda bu şekilde olduğu zaman bir baba olarak çok üzülüyorum. Elimden de bir şey gelmiyor. Oğlumun tedavisi için gereken küçük bir meblağdır ama bizi aşan, bir meblağ olduğu için karşılayamıyorum. Ben kendim için istemiyorum isterseniz siz direk doktorla konuşabilirsiniz. Sadece oğlumun bir tedavisini yapılmasını, sağlığına kavuşmasını, insanların içine güzel yüzlü, tertemiz bir evlat olarak çıkmasını istiyorum. Benim bir baba olarak tek temennim, tek isteğim bu. Sizden ricam Allah rızası için bize yardım edin."


Prof. Dr. Celal Çandırlı, çene eklem protez maliyetinin 600 bin lira olduğunu söyledi.



5 yaşındayken geçirdiği havale sonucu çene yapısı bozuldu, 21 yıldır sağlığına kavuşmanın hayaliyle yaşıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bayburt Kızından Kıbrıs Gazisi babasına veda: "Babamla gurur duyuyorum" Bayburtlu Kıbrıs Gazisi ve emekli öğretmen Ömer Doğan, Manas köyünde düzenlenen resmi törenle son yolculuğuna uğurlandı. Doğan’ın acılı kızı Demet Temur, babasının dürüstlüğüyle kendilerine örnek olduğunu belirterek, "Babamla gurur duyuyorum" dedi. 74 yaşında hayatını kaybeden Doğan için öğle namazına müteakip köyde cenaze töreni düzenlendi. Cenaze namazının ardından Doğan’ın naaşı, resmi tören eşliğinde defnedilmek üzere köy mezarlığına götürüldü. Doğan’ın kızı Demet Temur, babasının savaş yıllarına ilişkin hatırlarını çok fazla anlatmayı sevmediğini belirterek, "Çok ketumdu, anlatmayı sevmezdi ama biz anlatsın diye babamı sıkıştırırdık. Savaş döneminde yaşadığı bazı olaylardan, komutanlarından, izne gelirken memleketine ve ailesine kavuşmak için verdiği mücadeleden bahsederdi. Çok ayrıntı vermezdi" dedi. Babasının dürüstlüğüyle kendilerine örnek olduğunu ifade eden Temur, "Yiğit bir adamdı benim babam. Çok dürüsttü. Doğruya doğru, yanlışa yanlış derdi. Kimse için başını eğmedi. Bize de öyle öğretti. Babamla gurur duyuyorum. Allah rahmet eylesin, mekânı cennet olsun" diye konuştu. Cenaze törenine katılan Şehit ve Gazi Aileleri Derneği Başkanı Gazi Selami Köksal ise Doğan’ı son yolculuğuna uğurladıklarını belirterek, "Kıbrıs Gazisi Ömer ağabeyimiz aynı zamanda eğitim camiamıza yıllarca hizmet etmiş bir büyüğümüzdü. Allah mekânını cennet eylesin, yakınlarına sabırlar versin" ifadelerini kullandı. Törene il protokolü, Doğan’ın ailesi ile yakınları, gaziler, STK temsilcileri, siyasi parti başkanları ve vatandaşlar katıldı. Okunan duaların ardından Gazi Doğan, köy mezarlığında toprağa verildi.
Bursa Anadolu’nun seramik kültürü Bursa’da konuşuldu Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin Bursa’nın fethinin 700. yılı etkinlikleri kapsamında düzenlediği sempozyumda, Anadolu’nun binlerce yıllık seramik geleneği uzman isimler tarafından kültürel, sanatsal ve tarihi yönleriyle konuşuluyor. Osmanlı’nın ilk payitahtı Bursa’nın fethinin 700. yılını 17 ilçede düzenlediği etkinliklerle kutlayan Bursa Büyükşehir Belediyesi, kültürel mirasa yaraşır bir programa daha ev sahipliği yaptı. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü iş birliğinde düzenlenen ‘Anadolu Seramik Kültürü Sempozyumu: Topraktan Gelen Hafıza’ sempozyumu, Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’nde gerçekleştiriliyor. Program, 7-9 Mayıs tarihleri arasında farklı disiplinlerden akademisyenlerin ve uzmanların katkılarıyla düzenleniyor. Sempozyumda; seramik üretim gelenekleri, tarihi gelişim süreçleri ve günümüz sanatına yansımaları kapsamlı bir şekilde değerlendiriliyor. Programın açılış bölümünde konuşan Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, 2026 yılını Bursa’nın Fethi’nin 700. Yılı’na ithaf ettiklerini hatırlatarak birçok önemli program düzenlendiğini söyledi. "Seramik sanatı, geçmişle gelecek arasında kültür köprüsüdür" Bursa’nın, medeniyetlerin kök saldığı, gelişip büyüdüğü ve şekillenerek bugünlere ulaştığı kadim bir dünya merkezi olduğunu belirten Başkan Vekili Şahin Biba, 700 yıl önce atılan adımların hala Anadolu kültürünü, mutfağını, yaşamını, sanatını ve hafızasını beslediğini ifade etti. Seramik sanatının da tarihin güçlü hafızalarından birisi olduğunu dile getiren Başkan Vekili Biba, "Seramik sanatı, geçmişten bugüne uzanan bir kültür köprüsüdür. Bursamızın adını dünyaya duyuran İznik çinisi de Osmanlı’nın estetik anlayışını ve sanat yaklaşımını ortaya koyan kadim bir mirastır" dedi. "Değerlerimizi yaşatmayı sorumluluk olarak görüyoruz" Bursa’da yürütülen arkeolojik kazılara Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin destek vermeye devam ettiğini anlatan Başkan Vekili Biba, Anadolu’nun en eski yerleşim izlerini taşıyan Aktopraklık Höyüğü’nün ve İznik Çini Fırınları kazılarının önemine değindi. Sempozyumun, kültürel mirasın anlaşılması, korunması ve geleceğe aktarılması noktasında kıymetli bir adım olduğunu söyleyen Başkan Vekili Biba, "Alanında uzman akademisyenlerin, araştırmacıların ve sanatçıların katkılarıyla iki gün boyunca gerçekleştirilecek oturumlar, sunulacak bildiriler ve Bursa gezisi sayesinde geçmişin birikimi ile günümüz kültür-sanat anlayışı arasında güçlü bir bağ kurulacaktır. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak tarihi ve kültürel mirasa her zaman sahip çıktık ve çıkıyoruz. Değerlerimizi yaşatmayı ve gelecek nesillere aktarmayı büyük bir sorumluluk olarak görüyoruz" diye konuştu. "Çinicilik, dünya sanat tarihinde özgün bir yere geldi" Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Birol İnceciköz ise seramik kültürünün insanın toprakla kurduğu ilişkinin, üretim bilgisinin, estetik anlayışının binlerce yıllık yansıması olduğunu belirtti. Seramik sanatının, insan tarihinin her döneminde ilgi gördüğünü, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde ise zirveye ulaştığını anlatan İnceciköz, "Başta İznik olmak üzere Kütahya gibi önemli üretim merkezlerinde gelişen çinicilik, dünya sanat tarihinde özgün bir yere geldi. Özellikle Osmanlı sarayının himayesinde gelişen İznik çinileri, camilerin kubbelerinde, sarayların duvarlarında ve en nadide köşelerinde hayat buldu. Mekanlar yalnızca süslemekte kalınmamış, ortama ruh kazandırılarak anlam katılmıştır. Bursa’nın fethinin 700. yıl dönümünde gerçekleştirilen sempozyumun, Anadolu seramik kültürüne dair yeni akademik açılımlar sağlayacağına inanıyorum" dedi. Uludağ Üniversitesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şahin de seramik kültürünün arkeoloji için taşıdığı değere dikkat çekti. Sempozyumda sunulacak bildirilerin Anadolu seramik literatürüne önemli katkılar sağlayacağını ifade eden Şahin, emeği geçenlere teşekkür etti. Program, açılış konuşmalarının ardından Erhan Öztepe başkanlığında gerçekleştirilen birinci oturumla devam etti. Serkan Gedük, Ayşe Tuba Ökse Fikri Kulakoğlu ve Ali Ozan’ın konuşmacı olduğu oturumla başlayan sempozyum kapsamında, 3 gün boyunca alanında uzman isimlerin katılımıyla toplam 9 oturum yapılacak.