GÜNDEM - 09 Mayıs 2025 Cuma 16:50

Diyarbakır anneleri PKK’nın silah bırakmasıyla çocuklarına kavuşmayı umut ediyor

A
A
A

Diyarbakır’da eski HDP İl Başkanlığı binası önünde oturma eylemini sürdüren aileler, PKK’nın kongre sonucunu açıklamasından sonra çocuklarına kavuşmayı bekliyor.

Terör örgütü PKK tarafından kaçırılan çocuklarına kavuşmak isteyen ailelerin 3 Eylül 2019’da eski HDP İl Başkanlığı binası önünde başlattığı oturma eylemi, 2 bin 76 gündür aralıksız devam ediyor. Aileler, "terörsüz Türkiye" süreci devam ederken PKK’nın 5-7 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirdiği kongrenin sonucunun açıklanmasını bekliyor. Aileler, PKK’nın sonucu açıklamasıyla evlatlarına kavuşmayı umut ediyor.

Diyarbakır anneleri PKK’nın silah bırakmasıyla çocuklarına kavuşmayı umut ediyor

Oğlu Özkan Aydın için evlat nöbetini sürdüren Süleyman Aydın, Cumhurbaşkanı ve Devlet Bahçeli’nin başlattığı ’terörsüz Türkiye’ sürecine Diyarbakır anne ve babaları olarak sonuna kadar destek verdiklerini söyledi. Aydın, "Terör örgütü PKK’nın silah bırakması evlatlarımızın geri dönmesi demektir. Terör örgütü PKK’nın feshedilmesi, evlatlarımızın evine geri dönmesi demektir. Hepimiz için büyük bir umut oldu. Bir kez daha Diyarbakır anne ve babaları olarak Cumhurbaşkanımıza ve Devlet Bahçeli‘ye çok çok teşekkür ediyoruz, kendilerine minnettarız. Gerçekten ülkemiz için büyük bir mücadele veriyorlar. Terör örgütü PKK da bence artık bir karar versinler, silahlarını gömsünler ve bizi evlatlarımıza bir an önce kavuştursunlar. Hepimiz burada umutluyuz ve sonuna kadar biz de burada mücadelemize kararlı bir şekilde devam ediyoruz" dedi.

Diyarbakır anneleri PKK’nın silah bırakmasıyla çocuklarına kavuşmayı umut ediyor

Kızı Fadime Levent için Kütahya’dan gelip oturma eylemini sürdüren Hatice Levent, kızını almadan gitmeyeceğini vurguladı. Levent, "Cumhurbaşkanımız ve Devlet Bahçeli’ye gösterdikleri çabadan dolayı çok teşekkür ederiz. Allah razı olsun. İnşallah biz evlatlarımıza kavuşuruz, yakın zamanda yüzümüz güler. O umutla yaşıyoruz, inşallah sonumuz hayır olur" ifadelerini kullandı.

Diyarbakır anneleri PKK’nın silah bırakmasıyla çocuklarına kavuşmayı umut ediyor

Aziz Demir’in annesi Güzide Demir ise, 6 yıldır bu mücadeleye devam ettiklerini dile getirerek, "Çocuklarımız gelmeyene kadar biz buradan kalkmayacağız. İnşallah bir barış olur, çocuklarımız gelir, biz de seviniriz, eve gideriz" şeklinde konuştu.

Diyarbakır anneleri PKK’nın silah bırakmasıyla çocuklarına kavuşmayı umut ediyor

Yavuz Çakmak’ın annesi Sevgi Çakmak da, bu süreçten mutlu olduklarını belirterek, "Terörsüz Türkiye sayesinde inşallah çocuklarımız geri gelecek. Umutluyuz, Allah Cumhurbaşkanımız ve Devlet Bahçeli’den razı olsun" dedi.

Diyarbakır anneleri PKK’nın silah bırakmasıyla çocuklarına kavuşmayı umut ediyor

Kocaeli’den gelen Eren Yalçın’ın annesi Fadime Aksu, "Barış sürecinde inşallah çocuklarımıza kavuşuruz. Bütün anne ve babalar olarak umutla bekliyoruz. Silahlar bırakılıyor. İnşallah çocuklarımız da bırakırlar, herkes anne ve babasına kavuşur. Biz de mutlu oluruz" şeklinde konuştu.

Diyarbakır anneleri PKK’nın silah bırakmasıyla çocuklarına kavuşmayı umut ediyor

Mahmut Uslu’nun annesi Bedriye Uslu ise, oğlu için her gün çadırın yolunu tuttuğunu söyledi. Uslu, "Allah’ın izniyle, devletimizin gücüyle biz hep buradayız, vazgeçmeyeceğiz, hep geleceğiz. Diyorlar PKK toplanmış silah bırakacaklar. İnşallah bırakacaklar ve bu barış olacak. Biz çok umutluyuz. İnşallah o günü de göreceğiz. Çocuklarımız da gelecek, burada sevinçli evimize döneceğiz. Anneler Günü, bayramımız o zaman olacak" dedi.

Diyarbakır anneleri PKK’nın silah bırakmasıyla çocuklarına kavuşmayı umut ediyor

382 ailenin katıldığı oturma eyleminde bugüne kadar 61 örgüt mensubu güvenlik güçlerine teslim oldu.

Mehmet Ali Kaya

Diyarbakır anneleri PKK’nın silah bırakmasıyla çocuklarına kavuşmayı umut ediyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Türkerler Enerji Grubu’ndan Türkiye’nin En Büyük Rüzgâr Yatırımı: Sivas’ta 500 MW YEKA RES 2025 Projesi Türkerler Enerji Grubu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından düzenlenen YEKA RES 2025 yarışmasında Sivas’ta 500 MW kapasiteli rüzgâr enerjisi sahasının ihalesini kazanarak, Türkiye’de tek fazda hayata geçirilecek en büyük rüzgâr enerjisi projesine imza atıyor. Tam kapasite devreye girdiğinde yılda 1,75 TWh temiz elektrik üretmesi beklenen proje, yaklaşık 650 bin hanenin yıllık enerji tüketimine karşılık geliyor. Böylece, Türkiye elektrik şebekesi dikkate alındığında yılda 1,1 milyon tonun üzerinde CO emisyonunun önlenmesi hedefleniyor. Türkerler Enerji Grubu CEO’su Ali Kındap, yatırımın Türkiye’nin enerji dönüşümünde kritik bir aşama olduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu: "Bu büyük rüzgâr yatırımıyla Türkiye’nin düşük karbonlu büyüme sürecine önemli bir katkı sağlıyoruz. Rüzgârın doğal gücünü rekabetçi maliyetlerle elektrik üretimine dönüştürerek enerji arz güvenliğine, dışa bağımlılığın azalmasına ve iklim hedeflerine destek veriyoruz." Kındap, YEKA RES 2025 Sivas projesinin Türkiye’de tek fazda gerçekleştirilen en büyük rüzgâr yatırımı olduğunun altını çizerek şöyle devam etti: "Küresel rekabette karbon yoğun üretim giderek dezavantaj oluşturuyor. Türkiye’nin güçlü konumunu sürdürebilmesi, yenilenebilir enerji kapasitesini hızla artırmasına bağlı. Sivas YEKA RES 2025 ile hem 2053 net sıfır vizyonuna destek sunuyor hem de sanayimize sürdürülebilir ve öngörülebilir maliyetli enerji sağlıyoruz." Proje kapsamında, yılda 1,1 milyon tonun üzerinde CO salımının önlenmesi, 650 bin haneye denk temiz enerjinin şebekeye aktarılması, Bölge ekonomisine yüzlerce kişilik doğrudan ve dolaylı istihdam sağlanması, Yerel tedarikçiler için yeni iş fırsatları oluşturulması hedefleniyor. Projede, en yüksek verim ve çevresel standartları önceleyen ileri rüzgâr türbini teknolojileri kullanılacak; çevresel ve sosyal etki yönetimi ise ulusal mevzuat ile uluslararası en iyi uygulamalar doğrultusunda yürütülecek.
İstanbul İnme hastaları iyileşme öykülerini paylaştı İstanbul’da düzenlenen 5. Mucize Organ Beyin Sempozyumu, hastaların paylaştığı iyileşme öyküleri ile ilgi gördü. Guillain-Barre Sendromu sonrası toparlanan Kaan Bilgen’in "Dün akşam yapamadığınız bir şeyi ertesi sabah yapabiliyor olmak bir motivasyon" sözleri salonda duygusal anlar yaşattı. İnme sonrası yeniden ayağa kalkmayı başaran 57 yaşındaki Hikmet Çangır ise "Ben bu hastalıkla ilgili doktor, aile ve imkânlar açısından şanslı bir bireyim iyi ki varsınız" diyerek sağlık ekibine teşekkür etti. Memorial Şişli ve Göztepe Hastaneleri Nörorehabilitasyon ve Fizik Tedavi Merkezi Başkanı Prof. Dr. Engin Çakar liderliğinde gerçekleştirilen 5. Mucize Organ Beyin Sempozyumu, uzman sunumlarının yanı sıra hastaların iyileşme hikâyeleriyle dikkati çekti. Sempozyuma katılan hastalar, geçirdikleri zorlu hastalıklar ve tedavi süreçlerinin ardından hayata dönüş mücadelelerini paylaştı. Guillain-Barre Sendromu sonrası adım adım hayata dönen Kaan Bilgen, iyileşmenin her gün küçük ama anlamlı bir ilerleme olduğunu vurgularken; inme sonrası uzun bir tedavi süreci geçiren Hikmet Çangır da ben çok şanslı biriyim, şu anda ayakta durabiliyorum" dedi. "Son bir ay içerisinde de işime gitmeye, hayata dönmeye başladım" Hasta Kaan Bilgen, iyileşme yolculuğunda yaşadıklarını şu sözlerle ifade etti: "2022 Ağustos ayında Guillain-Barre Sendromu’na yakalandım. Gündelik hayatıma devam ettiğim bir sürecin içerisindeydi bu ve ertesi gün kendimi tamamen felç olarak gördüm. Yoğun bakımda kaldım, arkasından normal hayatımın fonksiyonlarına geri döndüm. İki yıl boyunca da Memorial Şişli Hastanesi’nde fizik tedavi ve rehabilitasyon programlarına devam ettim. Şu anda ayakta durabiliyorum, gündelik hayatıma devam edebiliyorum, birçok işimi kendi başıma halledebiliyorum. Son bir ay içerisinde de işime gitmeye başladım, hayata dönmeye başladım açıkçası. Aslında bu bir takım işi kesinlikle. Herkesin desteği ailenizin desteği, iş yerinizin desteği, ekipteki fizik tedavi ekibindeki arkadaşların işi gerçekten çok kıymetliydi. Her şeyi pozitif düşünmeye çalıştım ve bu noktaya gelebildim. Hala her şeyin devam ettiğini ve iyi olacağını düşünmek beni çok motive ediyor. Her gün yeni bir şeyin iyileşiyor olması çok büyük motivasyon. Dün akşam yapamadığınız bir şeyi ertesi sabah kalkıp yapabiliyor olmak bir motivasyon ve motivasyon sonrasında da zaten devamının geleceğini sürekli düşünüyor olmak gerçekten etkileyici." "Ben bu hastalıkla ilgili şanslı bir bireyim" Sempozyuma katılan isimlerden biri de inme sonrası hayata dönen 57 yaşındaki Hikmet Çangır’dı. Çangır, yaşadığı iyileşme sürecini şu sözlerle aktardı: "Bir gün çiftliğimde sabah kalktım, kendime bir şeyler yaptım yemek için. Sonra biraz kötü hissettim; ayaklarım birbirine dolaştı, konuşma bozukluğu oluştu ve tedirgin oldum. Doktor bir arkadaşımı aradım, o da benim inme ya da kanama geçirmiş olabileceğimi söyledi. Akabinde Antalya’da bir özel hastaneye gittim, orada bir anjiyo yapıldı, düzeldim. O geldiğimde yeni yeni ayakta durmaya, yürümeye çalışıyordum. 2-3 ay kadar da saygıdeğer hocam Engin Çakar’ın yanında kaldım. Şu anda çok mutluyum, çok keyifliyim. Ben bu hastalıkla ilgili doktor açısından, aile açısından, imkânlar açısından şanslı bir bireyim. Yaradan bana dönüşü olan bir yol gösterdi. "Erken ve etkili robotik fizik tedavi önemli konfor sağlıyor" Bu yıl 5’incisi düzenlenen Mucize Organ Beyin Sempozyumu’nun bu sene daha geniş bir katılımla gerçekleştiğini belirten Memorial Şişli Hastanesi Fizik Tedavi ve Robotik Rehabilitasyon Merkezi Başkanı Prof. Dr. Engin Çakar, inme ve nörorehabilitasyon hakkında önemli bilgiler verdi. Prof. Dr. Engin Çakar, " Nörolojik olarak bir sorun yaşayan insanların iyileşebilmesine ışık tutmak adına hem değerli bilgiler veriyoruz hem de iyileşmiş hastalarımızın iyileşme serüvenlerindeki hikâyelerini paylaşmalarına imkân tanıyoruz. Burada iki bağlamda düşünmemiz lazım: biri travmatik beyin hasarı, diğeri inme. Travmatik beyin hasarında trafik kazaları, ateşli silah yaralanmaları ve düşmeler öne çıkıyor. İnmede ise beyin damar tıkanıklığı veya kanama söz konusu; kanamada ani bayılma, kendini kötü hissetme veya şiddetli baş ağrısı görülürken, tıkanmalarda yüzde asimetri, konuşma ve görme bulanıklığı ile kol-bacak kullanamama gibi bulgular ortaya çıkıyor. Bu durumda hemen 112’nin aranması gerekiyor. Hastaların yüzde 10-15’i erken tedaviyle normale dönerken, yüzde 10-15’i erken dönemde hayatını kaybedebiliyor. Yüzde 10-20’si yatağa bağımlı kalabiliyor, yüzde 40’ı orta özürle yaşamını sürdürüyor. Amaç, inme sonrasında hastanın özrünü minimuma indirip mümkünse özürsüz hayata döndürmek. Erken ve etkili robotik fizik tedavi ile rehabilitasyon bunu sağlıyor. Nörorehabilitasyon birimi, yoğun bakım veya ameliyat sonrası hastayı erken dönemde alarak maksimum fonksiyon kazanımını hedefliyor" açıklamalarında bulundu. 80 ve 90 yaşında da iyileşme mümkün Her yaşta beynin yenilenme gücü olduğunu vurgulayan Çakar, "Çocukluk ve gençlikte iyileşme potansiyelinin daha yüksek olsa da 80 ve 90 yaşında da iyileşmenin mümkün olduğunu belirtiliyor. Hastalıkların yüzde 80’inin doğru hareket, spor, beslenme, düzenli sağlık kontrolleri ve sigara ile aşırı alkolden uzak durma gibi önlemlerle engellenebileceği ifade ediliyor; özellikle elektronik sigaradan uzaklaşmanın önemine dikkat çekiliyor" ifadelerini kullandı.
Ankara Ankara’da zorunlu kış lastiği denetimi Ankara’nın Akyurt ilçesinde trafik polislerinin zorunlu kış lastiği denetimi uygulaması başladı. Ekipler, kamyonetleri ve tırları çevirerek kış lastiği, ehliyet ve kimlik kontrolü yaptı. Akyurt ilçesinde kış lastiği zorunluluğu kapsamında trafik ekipleri tarafından denetimler gerçekleştiriliyor. İlçe giriş ve çıkış noktalarında uygulama yapan polis ekipleri, tırlarda ve kamyonetlerde kış lastiği kullanımını kontrol etti. Denetimlerde sürücülerin lastik diş derinlikleri ölçülürken, kış lastiği bulunmayan araçlara ilgili mevzuat gereği idari para cezası uygulandı. Kış lastiği denetiminin yanı sıra kimlik ve ehliyet kontrolü de yapıldı. Ekipler ayrıca sürücülere güvenli sürüş, doğru lastik kullanımı ve kış şartlarına hazırlık konusunda bilgilendirme yaptı. Trafik ekipleri, olumsuz hava şartlarının etkisini artırdığı kış aylarında kazaların önüne geçmek için denetimlerin ilçe ve il genelinde aralıksız devam edeceğini belirtti. Ekipler, kış lastiğinin bir zorunluluk değil mecburiyet olduğunu da belirtti. "Şartlara uyulması gerekiyor" Murat Şekerci adlı sürücü, kış lastiği denetiminin gerekli bir uygulama olduğunu belirterek, "Güzel bir uygulama. Kış sezonu geldi ve şartlara uyulması gerekiyor. Kış lastiklerim sıfır. Trafik polislerimize başarılar diliyorum. Denetimler İç Anadolu Bölgesi’nde yeterli. Kış lastiklerinin takılması lazım. Bu denetimler bize de faydalı" diye konuştu. "Cezaları yeterli bulmuyoruz" Trafik cezalarının yeteri kadar caydırıcı olmadığını, cezaların artırılması gerektiğini ifade eden Ahmet Çaptuk ise, "Cezaları yeterli bulmuyoruz ve bu yüzden kazalar oluyor. Denetimler artırılsın" dedi. "Denetimlerden memnunuz" Zorunlu kış lastiği denetimi uygulamasının kazaları önlemek için önemli bir olduğunu söyleyen Yunus Belin, "Denetimlerden memnunuz. Bu denetimler bizim güvenliğimiz için. Kışa hazırız, lastiklerim sıfır. Denetimler olumlu. Ayrıca kötü yol şartları için de olumlu bir denetim. Kontrollerden gayet memnunuz" ifadelerini kullandı. Denetimde kendisine ceza yazılan vatandaş, denetimlerin olması gerektiğini ve bu durumun asayiş açısından önemli olduğunu vurgulayarak, "Denetimler iyi bir şey. Kırıkkale’den geliyorum. Denetimler benim için olumlu. Her şey bizim sağlığımız için" dedi.