KÜLTÜR SANAT - 31 Ağustos 2025 Pazar 10:21

Diyarbakır Müzesi’nde 91 yıl sonra koç ve koyundan yapılmış mezar taşları ziyarete açıldı

A
A
A
Diyarbakır Müzesi’nde 91 yıl sonra koç ve koyundan yapılmış mezar taşları ziyarete açıldı

Diyarbakır Müzesi, 1934 yılında kurulan ve Türkiye’nin en köklü müzelerinden biri olarak biliniyor. Kurulduğu dönemde çevre illerden de birçok tarihi eser toplanarak müzeye kazandırıldı. Bunlar arasında en dikkat çekenlerden biri ise bazalt ve kireç taşından yapılmış koç ve koyun mezar taşları.


Müze kayıtlarına göre eserlerden biri Karacadağ’dan, diğerleri ise Muş bölgesinden getirildi. Karacadağ taşlarının tamamen bazalttan oluştuğu, Muş taşlarının ise dokusuyla farklılık gösterdiği belirtiliyor. Mezar taşları en yoğun şekilde Akkoyunlu ve Karakoyunlu dönemlerinde görülse de benzer örneklere Orta Asya’dan Balkanlar’a kadar geniş bir coğrafyada rastlanıyor. Anadolu’da ise özellikle Iğdır, Kars, Tunceli, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yaygın. Bu mezar taşlarının dikkat çeken bir özelliği ise toplumsal simgeler taşıması. Erkekler genellikle koç figürüyle, kadınlar koyun figürüyle, bebekler içinse küçük boyutlu koç veya koyun figürleriyle anılmış. Ayrıca taşların üzerindeki süslemeler, kişinin mesleği ve toplumdaki konumuna dair ipuçları veriyor. Kılıç figürleri savaşçılığı, makas motifleri ise zanaatkarlığı temsil ediyor.


Diyarbakır Müze Müdür Vekili Müjdat Gizligöl, Diyarbakır Müzesi’nin Türkiye’nin en köklü müzelerinden olduğunu dile getirdi. Gizligöl, "1934 yılında kurulmuş ve bölgedeki ilk müzelerden olduğu için çevre illerden de pek çok eser buraya getirilmiştir. Bu eserler arasında gördüğünüz bazalt ve kireç taşından yapılmış koç ve koyun mezar taşları da yer alıyor. Bu mezar taşları 1934-1935 yıllarında müzeye kazandırılmıştır. Bir tanesi Karacadağ bölgesinden, diğerleri ise Muş’tan getirilmiştir. Bunu taşların özelliklerinden anlayabiliyoruz. Karacadağ taşı tamamen bazalt iken, Muş taşının dokusu Diyarbakır’dakinden farklıdır. Nitekim envanter kayıtlarında da bu eserlerin Muş’tan getirildiği yazmaktadır" dedi.



Kılıç ve makas gibi motifler de yer alıyor


Bu tip mezar taşlarını en çok Akkoyunlu ve Karakoyunlu döneminde görüldüğünü aktaran Gizligöl, şu ifadeleri kullandı:


"Yalnızca bu dönemle sınırlı değildir Orta Asya’dan başlayıp Balkanlar’a kadar pek çok bölgede benzer örneklere rastlanır. Anadolu’da ise özellikle Doğu Anadolu, Güneydoğu’nun Toros alt kesimleri, Iğdır, Kars ve Tunceli’de yoğun şekilde görülmektedir. Diyarbakır’da da örnekleri bulunuyor. Biz de müzemizde hem Muş’tan gelen hem de Diyarbakır’da bulunan mezar taşlarını birlikte sergiliyoruz. Mezar taşlarında dikkat çeken bir gelenek vardır: Erkekler genellikle koç şeklinde, kadınlar ise koyun şeklinde tasvir edilmiştir. Eğer bebek için yapılmışsa, küçük boyutlu koç veya koyun figürleri tercih edilmiştir. Kullanılan taş, bölgesine göre değişmektedir. Diyarbakır’da tamamen bazalt taş kullanılırken, Muş’ta bazaltın yanı sıra kireç taşı ve kalker örnekleri de görülmektedir. Bu eserler, yalnızca mezar taşı değil, aynı zamanda toplumsal hayatın da bir yansımasıdır. Üzerlerindeki süslemelerden, kişinin toplumdaki statüsü veya mesleği hakkında bilgi edinebiliyoruz. Kılıç motifleri savaşçı kimliğe, makas figürleri ise zanaatkarlığa işaret edebiliyor. Bazı koç figürlerinde keskin hatlar, bazılarında daha sade bir işçilik göze çarpar. Tüm bu farklılıklar, kişinin toplum içindeki konumuna göre şekillenmiştir. 91 yıl aradan sonra bu eserleri ilk kez ziyarete açtık. Vatandaşlarımızı, bu eşsiz tarihi mirası görmek üzere Diyarbakır Müzesi’ne davet ediyoruz."



Diyarbakır Müzesi’nde 91 yıl sonra koç ve koyundan yapılmış mezar taşları ziyarete açıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kırıkkale Savunma sanayide üretim sürüyor, istihdam artıyor: Bin 200 kişi bu tesisten geçimini sağlıyor Sinerji Yüksek Teknoloji Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Duman, şirket bünyesinde çalışan sayısının bin 200 kişiye ulaştığını söyledi. Duman, Kırıkkale’de üretim ve teknoloji alanında yürütülen çalışmaların şehrin istihdamına ve ekonomik gelişimine katkı sağladığını ifade etti. Sinerji Yüksek Teknoloji A.Ş. tarafından Ramazan ayı dolayısıyla düzenlenen iftar programında Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Duman, yerel ve ulusal basın temsilcileriyle bir araya geldi. Ramazan ayının birlik ve dayanışma ruhuna dikkat çeken Duman, davete katılan basın mensuplarına teşekkür ederek Ramazan’ın toplumsal dayanışmayı güçlendiren önemli bir dönem olduğunu söyledi. Türkiye’nin savunma sanayisinde son yıllarda önemli gelişmeler yaşandığını ifade eden Duman, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu yerli ve milli üretim vizyonunun savunma sanayisinin gelişimine önemli katkı sağladığını belirtti. Duman, bu süreçte kamu ve özel sektörün birlikte önemli projelere imza attığını dile getirdi. Yaklaşık 12 yıldır faaliyetlerini sürdüren Sinerji Yüksek Teknoloji’nin üretim ve teknoloji alanındaki çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Duman, savunma sanayisinin Türkiye için stratejik bir alan olduğuna dikkat çekti. Makine ve Kimya Endüstrisi’nin (MKE) savunma sanayisinde önemli bir kurum olduğunu vurgulayan Duman, yerli üretim altyapısının güçlenmesinde MKE’nin önemli rol üstlendiğini ifade etti. Duman ayrıca, kamu ve özel sektör iş birliğinin Türkiye’nin üretim kapasitesini artırdığını söyledi. Sinerji Yüksek Teknoloji’nin Kırıkkale’de önemli bir istihdam kaynağı olduğunu belirten Duman, şirket bünyesinde binin üzerinde personelin görev yaptığını, grup şirketleriyle birlikte bu sayının yaklaşık bin 200 kişiye ulaştığını kaydetti. Şirket olarak sosyal sorumluluk çalışmalarına da önem verdiklerini ifade eden Duman, Ramazan ayında ihtiyaç sahiplerine yönelik yardım faaliyetleri yürüttüklerini kaydetti. Bu çalışmaların daha sistemli yürütülmesi amacıyla Sinerji Derneği’nin kurulduğunu ve ilerleyen süreçte vakfa dönüştürülmesinin planlandığını söyledi. Duman, amaçlarının Kırıkkale’de üretim yapmak, istihdam oluşturmak ve şehrin ekonomik gelişimine katkı sağlamak olduğunu ifade etti.
Samsun Thorsten Fink: "İkinci maç var, futbolda her şey mümkün" 1 yenildikleri Rayo Vallecano maçının ardından bir maç daha oynayacaklarını ve futbolda her şeyin mümkün olduğunu söyledi. UEFA Konferans Ligi son 16 turunda sahasında İspanyol temsilcisi Rayo Vallecano’ya 3-1 yenildi. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Samsunspor Teknik Direktörü Thorsten Fink mücadeleyi değerlendirdi. Yenildikleri için üzgün olduklarını dile getiren Fink, "Zor bir maç oldu ve kaybettik. Hatalarımızı beklediler, hatalar yaptık ve kaybettik. Rakip çok olgun bir takım. Topa daha çok sahip olan taraf bizdik. Gol beklentisi de benzerdi. İstatistiklere baktığımızda biz daha iyiydik. Onlar ise daha iyi takımdı, ezber oyun becerisi bizden daha iyiydi. İkinci maç var. Futbolda her şey mümkün. Eğer erken gol bulabilirsek, onlara zarar verebiliriz. Çok eksik ve sakat oyuncumuz var. Önümüzdeki haftalar için onların geri dönmesi önemli. Kanatta bugün Carlo Holse ile oynamak zorunda kaldık. Normalde merkez oyuncusu. Diğer kanat oyuncuları ise sakatlıklarından dolayı sonradan oyuna girmek zorunda kaldı" dedi. Rakibin gol yollarını iyi kapattığını dile getiren Fink, ayrıca şunları söyledi: "İyi bir takıma karşı oynadık. Çok fazla şans yakalayamadık. Gol beklentisi 0,55 oranında tutuk ancak ona rağmen çok güçlü bir rakibe karşı oynadık. Boşlukları çok iyi kapattılar. Belki Konferans Ligi’nin bile kazanabilirler. Bu tip güçlü ekiplere karşı bu sonuçlar normal."