EĞİTİM - 07 Eylül 2025 Pazar 13:40

Diyarbakır ve Şanlıurfa’da kırsal bölgelerdeki öğretmenlere mesleki eğitim atağı

A
A
A
Diyarbakır ve Şanlıurfa’da kırsal bölgelerdeki öğretmenlere mesleki eğitim atağı

Türkiye’nin en kalabalık kırsal nüfusuna sahip illerin başında gelen TRC2 Bölgesinde (Diyarbakır ve Şanlıurfa) eğitimde fırsat eşitsizliklerini azaltmak için önemli bir adım atıldı. Karacadağ Kalkınma Ajansı öncülüğünde yürütülen Çocuklar ve Gençler Sonuç Odaklı Programı kapsamında, kırsalda görev yapan öğretmenler için kapsamlı bir mesleki eğitim programı hayata geçirildi.


Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Karacadağ Kalkınma Ajansı, Şanlıurfa İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Köy Okulları Değişim Ağı iş birliğiyle yürütülen "Kırsalda Bütünsel ve Kapsayıcı Eğitim Kapasite Artışı Programı" kapsamında uygulanan "KÖYDE Değişim: Eğitimde Yenilikle Başlar" Projesi, yeni bir döneme geçti. Projeyle daha önce 400 öğretmenin katıldığı 2 günlük Bütünsel Eğitim Programı ve 120 öğretmenin katıldığı 4 günlük Temel Eğitim Programı başarıyla tamamlanmıştı. Şimdi ise 37’si Diyarbakır’dan 23’ü Şanlıurfa’dan olmak üzere 60 öğretmen, Eğitici Eğitimi Programına dahil oldu.


Yüz yüze ve çevrimiçi eğitimlerle destek


Program kapsamında öğretmenler, "aile eğitimi", "sınıf yönetimi" ve "özel gereksinimli çocuklarla çalışma" konularında 2 günlük yüz yüze eğitim alıyor. Ocak ayına kadar devam edecek çevrimiçi oturumlarla, edinilen bilgiler pekiştirilecek ve mesleki beceriler derinleştirilecek. Eğitimlerin tamamlanmasının ardından öğretmenler, sahada meslektaşlarına rehberlik edebilecek, köy okullarındaki öğrencilerin ihtiyaçlarına daha etkin çözümler sunabilecek ve ailelerle iş birliğini güçlendirerek özel gereksinimli çocuklara yönelik kapsayıcı uygulamaları yaygınlaştırabilecek. Kırsalda eğitimde fark oluşturacak bu program, TRC2 Bölgesi’ndeki öğretmenlerin ve öğrencilerin geleceğini güçlendirmeyi hedefliyor.


Diyarbakır İl Milli Eğitim Proje koordinatörü Nevzat Can yaptığı açıklamada, Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Şanlıurfa İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Köy Okulları Değişim Ağı ve Karacadağ Kalkınma Ajansı İş Birliği ile hayatta geçirilen projenin eğitimlerinin yapıldığını söyledi. Can, "Projemizin ismi ‘Köyde Değişim Eğitimde Yenilikle Başlar’ sloganımız bu. İlk başta Diyarbakır’dan ve Şanlıurfa’dan 400 öğretmenle başladık. Sonra 4 günlük bir eğitimle 120 öğretmene eğitim verdik. Şimdi de projemizin 3’ncü ayağı olan eğitici eğitiminde bir araya geldik. Burada da Şanlıurfa ve Diyarbakır’dan 60 öğretmeniz bir araya geldi. 3 alanında eğitici yetiştiriyoruz. Aile eğitimi, sınıf yönetimi ve özel gereksinimli öğrencilerle çalışma üzerine uzmanlaşacak bu öğretmenlerimiz. Öğretmenlerimizin hepsi köy okullarında görev yapan öğretmenler. Burada elde ettikleri yenilikçi, yöntem ve teknikleri hem meslektaşların hem de sınıflarında taşıyarak köy okullarında eğitimin nitelini artırmaya yönelik bir çalışma yapacaklar" dedi.


Köy Okulları Değişim Ağı (KODA) Eğitici Eğitmeni ve Topluluk Birim Koordinatörü Esra Yıldırmış, ‘Köyde Değişim, Eğitimde Yenilik ve Başlar’ Projesi kapsamında bir grup öğretmenle bir araya geldiklerini dile getirdi. Yıldırmış, "Şu anda belirlenmiş olan 60 öğretmenimizle üç farklı sınıfta eğitimler gerçekleştiriliyor. Güzel ve keyifli geçen iki günün sonuna doğru yaklaşıyoruz. Bu program aslında yaklaşık dokuz ay boyunca devam edecek ve öğretmenlerimiz ek çevrim içi eğitimlerle desteklenecek. Ayrıca uygulamalarını tekrar canlandıracakları bir buluşma daha gerçekleşecek. Amacımız, Mart ayından itibaren onların yetişkin eğitimleri vererek yeni öğretmenlere ulaşmasını sağlamak" ifadelerini kullandı.


Eğitmen Melike Özer Küçükdevlet ise bu hafta sonu Köy Okulları Değişim Ağı (KODA) iş birliği ile kırsalda ve birleştirilmiş sınıflarda görev yapan meslektaşlarıyla bir araya geldiklerini aktardı. Küçükdevlet, "Sınıf yönetiminin olmazsa olmaz temel öğelerini çalıştık. Oldukça keyifli ve verimli bir eğitim programı oldu. Etkili iletişimden, sınıf yönetimi rutinlerine, kurallardan aktif öğrenmeye, farklılaştırmadan ölçme-değerlendirmeye ve ders tasarımına kadar pek çok konuya yer verdik. Hepsi kozadan çıkmaya hazır, heyecanlı ve etki alanını geliştirmeye açık arkadaşlar. Kendi adıma hepsine çok teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu.


Şanlıurfa’nın Akçakale ilçesinde etkinliğe katılan İlkokul öğretmeni Ayşe Nur Gülçiçek, burada olmaktan çok mutlu olduğunu söyledi. Gülçiçek, "Başından beri birinci, ikinci ve üçüncü aşamadayız şu an. Her aşama o kadar dolu dolu geçiyor ki, burada ve anda olmanın değerini yaşıyoruz. Öğrendiğimiz ve birbirimize kattığımız birçok şey var. Mutluyuz, buradan da dolu dolu ayrılacağız. Tabii ki bu bir yıllık, devam eden bir süreç. Daha birçok şey katacağız kendimize. Çok teşekkür ederim" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Başkan Çetindağ: "2026 yılında su sıkıntısı yaşanmayacak" Sivas Ziraat Odası Başkanı Hacı Çetindağ, karların büyük bölümünün eridiğini ve kalan kısmını da baharda barajları dolduracağını ifade ederek, "Mevcut verilere göre bu yıl su sıkıntısı yaşanmayacak" dedi. İklim değişikliği ve kuraklığın vurduğu barajlardaki doluluk oranları, bu yıl yağışların artmasıyla yeniden gündeme geldi. Özellikle kış aylarında etkili olan kar yağışı ve sonrasında yağan yağmurların, barajları ne ölçüde dolduracağı merak konusu oldu. Bu yıl kent genelinde etkili olan yağışlar, su kaynaklarına da olumlu yansıdı. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Ziraat Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hacı Çetindağ, kış aylarında yağan karın önemli bir bölümünün erimesiyle birlikte barajlara ciddi miktarda su girişi olduğu belirterek, kalan kar kütlesinin de erimesiyle baraj doluluk oranlarının daha da artmasını beklediğini ifade etti. Çetindağ, bu yıl yağışların oldukça verimli geçtiğini belirterek, "İklim değişikliklerinden dolayı son yıllarda en çok konuşulan konulardan bir tanesi barajların doluluk oranıydı. Barajlarda su bittiği zaman ne olacak diye çok konuşuluyordu. 2026 yılında şu anda aldığımız verilere göre barajlarımızın doluluk oranı yaklaşık yüzde 90 civarında. Baharda karların tamamen erimesiyle birlikte barajlarımızın taşacak seviyeye geleceğini düşünüyoruz" dedi. "2026 yılından su sıkıntı yaşanmayacak" Bu sene yağışların güzel olduğunu söyleyen Hacı Çetindağ, "Şu anda Sivas’taki barajlarda herhangi bir sıkıntı yok. İnşallah bu sene dolu dolu geçecek. Karların yüzde 60’ı eridi ve yüzde 40’ı duruyor. Bunlarda yine barajlarımıza doğru gelecek. Yani 2026 yılında barajlarımızda su sıkıntısı yaşanmayacak ve bu şu anda öyle görünüyor. Aynı zamanda Kızılırmak üzerindeki kurulan diğer barajların da onların da dolu olduğunu biliyoruz. Çünkü Kızılırmak, bu sene dolu dolu akıyor. 2026 yılında vatandaşımız ve çiftçimiz herhangi bir sıkıntı yaşamayacak inşallah. Bu yağışlar, çok hızlı bir şekilde yağmadı. 11’inci ayda çok güzel yağışlar oldu ve toprak suya doydu. Toprak tamamen suya doyduktan sonra yavaş yavaş kendini dışarıya bırakıyor. Tabii ki bizim barajlarımıza ve göletlerimizde bu şekilde doluyor. Bunun yanında arazilerde sel baskınları yani taşkın su baskınları da oluyor. Şu ana kadar da Sivas’ta da 6 bin dönüm civarında bir su taşkını olduğunu biliyoruz. O suların hiçbir bir damlası dahi devletimiz tarafından boşa gönderilmiyor. Çünkü Kızılırmak üzerine barajlar yapıldı. Bu da ülke ekonomisine hem elektrik hem sulama hem de içme suyu olarak tüm vatandaşımıza geri dönüyor" diye konuştu.
Çanakkale Çanakkale’de 111 yıllık ’Zafer’ coşkusu Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111’inci yıl dönümü kutlamaları ve 18 Mart Şehitleri Anma Günü’nü içeren ’Zafer Haftası’ etkinlikleri başladı. Çimenlik Kalesi içindeki açılış töreninde büyük coşku yaşandı. ’Zafer Haftası’ açılış töreni, Çanakkale’de 111 yıl önce, 8 Mart gecesi boğaza döktüğü mayınlarla Deniz Savaşları’nın gidişatını değiştiren Nusret Mayın Gemisi’nin aslına uygun olarak yapılan TCG Nusret’in bağlı bulunduğu Çimenlik Kalesi’nde yapıldı. Çanakkale Valisi Ömer Toraman, Çanakkale Boğaz ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Mustafa Biçen, Çanakkale Belediye Başkanı Av. Muharrem Erkek, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Cemalettin Akyüz, Güvenlik Batı Marmara Grup Komutanı Yarbay Orhan Öğrenci, askeri erkan, gaziler, şehit aileleri ve öğrenciler katıldı. Şehitler için saygı duruşunda bulunuldu, ardından İstiklal Marşı eşliğinde, Türk bayrağı göndere çekildi. Vali Doç. Dr. Ömer Toraman törende yaptığı konuşmada, "Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111’inci yıl dönümünü hep beraber idrak ediyoruz. Çanakkale Savaşı hem mahiyeti itibariyle hem de neticeleri itibariyle dünya harp tarihinin çok müstesna örneklerinden bir tanesi oluşturmaktadır. Bu savaşta yenilmez orduların kesin mağlubiyeti, Türk ordusunun da kesin zaferiyle neticelenmiştir. Hem deniz savaşı safhası hem kara savaşı safhası aynı zaferle neticelenmiştir. Bugüne kadar yenilmez olarak görülen orduların ve donanmaların çaresizliğinin sahnelendiği yerdir. Bu bütün dünyaya örnek teşkil etmiş ve bu güçlü orduların, donanmaların yenilebileceğini bütün dünyaya Türk ordusu göstermiştir. Bunu mümkün kılan şüphesiz Mehmetçiğin direnci, kararlılığı, kahramanlığı ve vatan sevgisidir" dedi. Konuşmanın ardından Vali Ömer Toraman tarafından Kıbrıs Gazisi İzzet Küçük’e Milli Mücadele Madalyası’nın tevcihi yapıldı. Kutsal emanetler yola çıktı Daha sonra halk oyunları ve mehter gösterisi sergilendi. Şehitler diyarı Gelibolu Yarımadası’ndan alınan toprak, zaferin kazanıldığı Çanakkale Boğazı’ndan alınan deniz suyu ve rengini şehitlerimizin kanından alan Türk bayrağından oluşan kutsal emanetler, Vali Ömer Toraman tarafından bu yıl Ankara’ya götürecek olan atletler Hüseyin Ege Arslan ve Şimal Alkan’a teslim edildi. Çimenlik Kalesi’ndeki programın ardından, protokol üyeleri ve katılımcılar, Çanakkale Valiliği önüne kadar ’Halk Yürüyüşü’ gerçekleştirildi. Yürüyüşe katılanlar, ellerindeki Türk bayrakları ile Zafer coşkusunu yaşadı. Valilik önünde düzenlenen törende ise, atletler, emanetleri Ankara’ya götürmek için 29’uncu ’Zafer Koşusu’na başladı. Kutsal emanetler sırasıyla Balıkesir, Bursa, Bilecik, Eskişehir ve Ankara illerinin sınırlarından geçirilerek, 18 Mart günü Ankara’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teslim edilecek. Şehitleri Anma Günü ile Çanakkale Deniz Zaferi kutlamaları, hafta boyunca çeşitli etkinliklerle devam edecek.
Bayburt Vali Eldivan: "İstiklal Marşı milli şuurun ve ortak değerlerimizin en önemli sembollerinden biridir" Bayburt Valisi Mustafa Eldivan, İstiklal Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda, İstiklal Marşı’nın milletin bağımsızlık iradesini ve vatan sevgisini nesilden nesile taşıyan en önemli değerlerden biri olduğunu belirtti. İstiklal Marşı’nın Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilişinin 105’inci yıl dönümünün milletçe gururla idrak edildiğini belirten Eldivan, yayımladığı mesajında şu ifadelere yer verdi: "Milli Mücadelemizin ruhunu, milletimizin bağımsızlık azmini ve vatan sevgisini en güçlü şekilde ifade eden İstiklal Marşı’mızın, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilişinin 105’inci yıl dönümünü milletçe gurur ve derin bir hissiyatla anıyoruz. Aziz milletimizin Kurtuluş Savaşı yıllarında verdiği destansı mücadelenin en güçlü nişanelerinden biri olan İstiklal Marşı, milletimizin imanını, cesaretini ve bağımsızlık uğruna gösterdiği sarsılmaz iradeyi yürekten gelen dizelerle ebediyete taşımıştır. Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy, bu ölümsüz eserle tarih boyunca hür yaşamış bir milletin karakterini, vatan sevgisini ve istiklal uğruna ortaya koyduğu büyük fedakârlıkları destansı bir anlatımla milletimizin ortak hafızasına kazımıştır. ’Korkma!’ hitabıyla başlayan bu kutlu marş; milletimizin hiçbir şart altında esareti kabul etmeyeceğinin, bağımsızlık ve istiklalinden asla vazgeçmeyeceğinin en güçlü ifadesi olmuştur. Her mısrasında vatan sevgisini, fedakârlığı, inancı ve millet olma bilincini barındıran İstiklal Marşı, nesilden nesile aktarılan milli şuurun ve ortak değerlerimizin en önemli sembollerinden biridir. Bugün bizlere düşen en büyük sorumluluk; ecdadımızın büyük fedakârlıklarla emanet ettiği bu aziz vatanı aynı kararlılık ve inançla korumak, birlik ve beraberliğimizi daima güçlü tutmak ve ay yıldızlı bayrağımızı ilelebet göklerde gururla dalgalandırmaktır. Bu duygu ve düşüncelerle Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’u, vatan uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum."