EĞİTİM - 07 Eylül 2025 Pazar 13:58

Diyarbakır ve Şanlıurfa’da kırsal bölgelerdeki öğretmenlere mesleki eğitim atağı

A
A
A
Diyarbakır ve Şanlıurfa’da kırsal bölgelerdeki öğretmenlere mesleki eğitim atağı

Türkiye’nin en kalabalık kırsal nüfusuna sahip illerin başında gelen TRC2 Bölgesinde (Diyarbakır ve Şanlıurfa) eğitimde fırsat eşitsizliklerini azaltmak için önemli bir adım atıldı. Karacadağ Kalkınma Ajansı öncülüğünde yürütülen Çocuklar ve Gençler Sonuç Odaklı Programı kapsamında, kırsalda görev yapan öğretmenler için kapsamlı bir mesleki eğitim programı hayata geçirildi.


Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Karacadağ Kalkınma Ajansı, Şanlıurfa İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Köy Okulları Değişim Ağı iş birliğiyle yürütülen "Kırsalda Bütünsel ve Kapsayıcı Eğitim Kapasite Artışı Programı" kapsamında uygulanan "KÖYDE Değişim: Eğitimde Yenilikle Başlar" Projesi, yeni bir döneme geçti. Projeyle daha önce 400 öğretmenin katıldığı 2 günlük Bütünsel Eğitim Programı ve 120 öğretmenin katıldığı 4 günlük Temel Eğitim Programı başarıyla tamamlanmıştı. Şimdi ise 37’si Diyarbakır’dan 23’ü Şanlıurfa’dan olmak üzere 60 öğretmen, Eğitici Eğitimi Programına dahil oldu.



Yüz yüze ve çevrimiçi eğitimlerle destek


Program kapsamında öğretmenler, "aile eğitimi", "sınıf yönetimi" ve "özel gereksinimli çocuklarla çalışma" konularında 2 günlük yüz yüze eğitim alıyor. Ocak ayına kadar devam edecek çevrimiçi oturumlarla, edinilen bilgiler pekiştirilecek ve mesleki beceriler derinleştirilecek. Eğitimlerin tamamlanmasının ardından öğretmenler, sahada meslektaşlarına rehberlik edebilecek, köy okullarındaki öğrencilerin ihtiyaçlarına daha etkin çözümler sunabilecek ve ailelerle iş birliğini güçlendirerek özel gereksinimli çocuklara yönelik kapsayıcı uygulamaları yaygınlaştırabilecek. Kırsalda eğitimde fark oluşturacak bu program, TRC2 Bölgesi’ndeki öğretmenlerin ve öğrencilerin geleceğini güçlendirmeyi hedefliyor.


Diyarbakır İl Milli Eğitim Proje koordinatörü Nevzat Can yaptığı açıklamada, Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Şanlıurfa İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Köy Okulları Değişim Ağı ve Karacadağ Kalkınma Ajansı İş Birliği ile hayatta geçirilen projenin eğitimlerinin yapıldığını söyledi. Can, "Projemizin ismi ’Köyde Değişim Eğitimde Yenilikle Başlar’ sloganımız bu. İlk başta Diyarbakır’dan ve Şanlıurfa’dan 400 öğretmenle başladık. Sonra 4 günlük bir eğitimle 120 öğretmene eğitim verdik. Şimdi de projemizin 3’ncü ayağı olan eğitici eğitiminde bir araya geldik. Burada da Şanlıurfa ve Diyarbakır’dan 60 öğretmeniz bir araya geldi. 3 alanında eğitici yetiştiriyoruz. Aile eğitimi, sınıf yönetimi ve özel gereksinimli öğrencilerle çalışma üzerine uzmanlaşacak bu öğretmenlerimiz. Öğretmenlerimizin hepsi köy okullarında görev yapan öğretmenler. Burada elde ettikleri yenilikçi, yöntem ve teknikleri hem meslektaşların hem de sınıflarında taşıyarak köy okullarında eğitimin nitelini artırmaya yönelik bir çalışma yapacaklar" dedi.


Köy Okulları Değişim Ağı (KODA) Eğitici Eğitmeni ve Topluluk Birim Koordinatörü Esra Yıldırmış, ’Köyde Değişim, Eğitimde Yenilik ve Başlar’ Projesi kapsamında bir grup öğretmenle bir araya geldiklerini dile getirdi. Yıldırmış, "Şu anda belirlenmiş olan 60 öğretmenimizle üç farklı sınıfta eğitimler gerçekleştiriliyor. Güzel ve keyifli geçen iki günün sonuna doğru yaklaşıyoruz. Bu program aslında yaklaşık dokuz ay boyunca devam edecek ve öğretmenlerimiz ek çevrim içi eğitimlerle desteklenecek. Ayrıca uygulamalarını tekrar canlandıracakları bir buluşma daha gerçekleşecek. Amacımız, Mart ayından itibaren onların yetişkin eğitimleri vererek yeni öğretmenlere ulaşmasını sağlamak" ifadelerini kullandı.


Eğitmen Melike Özer Küçükdevlet ise bu hafta sonu Köy Okulları Değişim Ağı (KODA) iş birliği ile kırsalda ve birleştirilmiş sınıflarda görev yapan meslektaşlarıyla bir araya geldiklerini aktardı. Küçükdevlet, "Sınıf yönetiminin olmazsa olmaz temel öğelerini çalıştık. Oldukça keyifli ve verimli bir eğitim programı oldu. Etkili iletişimden, sınıf yönetimi rutinlerine, kurallardan aktif öğrenmeye, farklılaştırmadan ölçme-değerlendirmeye ve ders tasarımına kadar pek çok konuya yer verdik. Hepsi kozadan çıkmaya hazır, heyecanlı ve etki alanını geliştirmeye açık arkadaşlar. Kendi adıma hepsine çok teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu.


Şanlıurfa’nın Akçakale ilçesinde etkinliğe katılan ilkokul öğretmeni Ayşe Nur Gülçiçek, burada olmaktan çok mutlu olduğunu söyledi. Gülçiçek, "Başından beri birinci, ikinci ve üçüncü aşamadayız şu an. Her aşama o kadar dolu dolu geçiyor ki, burada ve anda olmanın değerini yaşıyoruz. Öğrendiğimiz ve birbirimize kattığımız birçok şey var. Mutluyuz, buradan da dolu dolu ayrılacağız. Tabii ki bu bir yıllık, devam eden bir süreç. Daha birçok şey katacağız kendimize. Çok teşekkür ederim" dedi.



Diyarbakır ve Şanlıurfa’da kırsal bölgelerdeki öğretmenlere mesleki eğitim atağı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Şanlıurfa Haliliye’de evlere iftar ikramı devam ediyor Haliliye Belediyesi, Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma ruhunu ilçenin dört bir yanına ulaştırmaya devam ediyor. Sosyal belediyecilik anlayışıyla çalışmalarını sürdüren belediye ekipleri, ihtiyaç sahibi ailelere yönelik evlere iftar ikramını bu yıl da aralıksız sürdürüyor. Belediye Başkanı Mehmet Canpolat’ın talimatları doğrultusunda faaliyetlerini yürüten Sosyal Hizmetler Müdürlüğü ekipleri, ilçe genelinde komisyon tarafından belirlenen ihtiyaç sahibi ailelerin sofralarını her gün sıcak yemekle buluşturuyor. Belediye bünyesinde hizmet veren Aşevinde hazırlanan iftar yemekleri, hijyenik şartlarda ve gıda güvenliği standartlarına uygun şekilde hazırlanarak sefer taslarına dolduruluyor ve ekipler tarafından kapı kapı hanelere ulaştırılıyor. Ramazan ayında yoğunluğu artan Aşevi hizmeti kapsamında ilçede bin 17 hanede yaşayan 5 bin 73 vatandaş her gün sıcak yemek desteğinden faydalanıyor. Bunun yanı sıra Haliliye Belediyesi Ekmek Üretim Tesisinde hazırlanan taze ekmekler de sıcak yemeklerle birlikte ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırılıyor. Ramazan’ın bereketini ve dayanışma ruhunu vatandaşlarla paylaşan Haliliye Belediyesi, gönül sofraları kurmaya da devam ediyor. Bu kapsamda Ramazan ayı boyunca Necmettin Cevheri Parkı’nda, toplanma merkezinin karşısında kurulacak büyük iftar çadırında her gün vatandaşlara iftar ikramında bulunulacak. Sunulan hizmetten memnuniyet duyduklarını ifade eden vatandaşlar ise Ramazan ayında kapılarına kadar ulaştırılan iftar yemekleri ve ekmek desteği dolayısıyla Belediye Başkanı Mehmet Canpolat ve belediye ekiplerine teşekkür ederek yapılan çalışmalardan duydukları memnuniyeti dile getiriyor.
Konya Şehitliklerde temizlik ve bakım çalışmaları başlatıldı Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı koordinasyonunda Türkiye genelinde şehit kabirlerinin bakım, onarım ve temizliğini kapsayan çalışma başlatıldı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın talimatlarıyla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı koordinasyonunda Türkiye genelinde şehit kabirlerine yönelik bakım, onarım ve temizlik çalışması başlatıldı. Çalışma kapsamında il müdürlükleri tarafından şehit kabirleri tek tek ziyaret edilerek mezarların fiziki durumları incelenecek. Yapılacak incelemelerde onarım ihtiyacı bulunan kabirler tespit edilerek kayıt altına alınacak ve gerekli bakım ile onarım çalışmalarının kısa sürede tamamlanması sağlanacak. Bu kapsamda Konya’da Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ekipleri tarafından şehit mezarlarında temizlik, inceleme ve bakım çalışması başlatıldı. "Şehit mezarlarının bakım, onarım ve temizliğini kapsayan büyük bir seferberliği bugün itibariyle başlatmış bulunuyoruz" Vatanın birliği, milletin huzuru ve bağımsızlığı için canlarını feda eden aziz şehitleri rahmet, minnet ve saygıyla anmak üzere bir araya geldiklerini söyleyen Konya Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Arif Topal, "Bizler Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı olarak, aziz şehitlerimizin emanetlerine sahip çıkmayı en temel sorumluluklarımızdan biri olarak görüyoruz. Bu toprakları bizlere vatan kılan, gölgesinde huzurla nefes aldığımız al bayrağımıza rengini veren aziz kahramanlarımıza olan minnet borcumuzun küçük bir nişanesini sunmak üzere Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı olarak, 81 ilimiz genelindeki tüm şehit mezarlarının bakım, onarım ve temizliğini kapsayan büyük bir seferberliği bugün itibariyle başlatmış bulunuyoruz. Aynı zamanda şehitlerimizin mevcut durumlarını da kayıt altına alarak gerekli çalışmaların yapılması için takip ediyoruz. Gelecek nesillere, kahramanlarımızın hatırasını en temiz ve en vakur haliyle aktarmak boynumuzun borcudur. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanımız Mahinur Özdemir Göktaş’ın talimatlarıyla Bakanlığımız koordinasyonunda başlatmış olduğumuz bu çalışma, aziz şehitlerimizin bizlere bıraktığı mirasa duyduğumuz derin saygının ifadesidir. Bakanlık olarak her çalışmamızın arkasında aziz şehitlerimize duyduğumuz derin minnet ve şükran hissi bulunmaktadır. Bizler aziz şehitlerimizin emanetlerine sahip çıkmak, her daim onların yanında olmak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Bu vesileyle vatanımızın birliği, milletimizin huzuru, istiklal ve istikbalimiz için canlarını feda eden tüm şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla yâd ediyor; aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum. Vatan onlara, onlar bize emanet" dedi.
Mersin Ojeli tırnaklarıyla erkek egemen meslekte usta oldu Mersin’de birçok kişinin ’ojeli tırnaklarla yapamazsın’ dediği kuyumculuk mesleğinde çalışan genç kadın, yüksek sıcaklıkta altın eritip işleyerek kısa sürede ustalığa yükseldi. Ojeli tırnaklarıyla altın kolye, bilezik ve yüzük gibi takıları dönüştüren genç usta, erkek egemen sektörde azmiyle dikkat çekiyor. Mersin’de yaşayan 21 yaşındaki Aleyna Ülger, başta ’yapamazsın’ denilerek karşılandığı kuyumculuk mesleğinde kısa sürede ustalığa yükseldi. Yüksek sıcaklıkta altın eritip işleyen Ülger, hurda ve külçe altınları kolye, bilezik, küpe ve yüzük gibi takılara dönüştürüyor. Arkadaşının yönlendirmesiyle 3 yıl önce Akdeniz ilçesindeki bir kuyum atölyesinde çırak olarak mesleğe başlayan Ülger, zamanla altın işlemeciliğinin en zor alanlarından biri olan sadekarlığı öğrenerek ustalığa kadar yükseldi. Her sabah atölyede yüksek sıcaklıkta çalışan makinenin başına geçen genç kadın, hurda ve külçe altınları eriterek uzun ve zahmetli işlemlerden geçiriyor. Eritmeden şekil vermeye, parlatmadan cilalamaya kadar birçok aşamadan geçen takılar daha sonra kolye, bilezik, bileklik, küpe ve yüzük gibi ürünlere dönüşüyor. Ülger’in ’uzay’, ’saman’, ’prenses’, ’ışıltı’, ’piramit’ ve ’masif’ isimli tasarımları ise kent genelindeki kuyumcularda satışa sunuluyor. "İnsanlar özellikle bu ojeli tırnaklarla nasıl yaptığımı merak ediyor" Kuyumculuğa başladığında hiçbir şey bilmediğini belirten Ülger, "Bir arkadaşımın yönlendirmesiyle başladım. Kuyumculukla ilgili hiçbir şey bilmiyordum. İlk başta çok zorlandım. Elim kesiliyordu, yaralar oluyordu ama zamanla alıştım. İnsanlar özellikle bu ojeli tırnaklarla nasıl yaptığımı çok merak ediyor. ’Bu ojeli tırnaklarla yapamazsın’ diyen çok oldu ama alışınca gayet rahat bir şekilde yapılabiliyor" dedi. "İnsanın isteyip de yapamayacağı hiçbir şey yok" Kuyumculuk sektöründe kadınların oldukça az olduğunu dile getiren Ülger, "Bu işi yapan çok fazla kadın yok. İnsanlara zor geliyor. Ama insanın isteyip de yapamayacağı hiçbir şey yok. İstedim ve yaptım" diye konuştu. Atölyede genellikle özel siparişler üzerine çalıştıklarını anlatan Ülger, altın işlemeciliğinin oldukça zahmetli bir süreç olduğunu ifade ederek, "İşimiz altın eritmeyle başlıyor. Çok yüksek sıcaklıkta çalışıyoruz. Altını çektikten sonra kezzap süreci var. İki gün bekletiyoruz. Sonra kaynatma, şekil verme, parlatma ve cilalama işlemleri yapılıyor. En sonunda takı hazır hale geliyor" ifadelerini kullandı. "Daha fazla kadının bu işe yönelmesini istiyorum" Henüz 21 yaşında ustalığa ulaşmanın kendisi için büyük bir gurur olduğunu söyleyen Ülger, ileride kendi atölyesini açmayı hedeflediğini belirterek, "Kadınların yapamaz denildiği bir meslek olduğu için daha fazla kadının bu işe yönelmesini istiyorum" dedi. "Erkeklere oranla daha iyi algılayabiliyor diyebilirim" Atölye sahibi Aytaç Ekici ise genç ustanın kısa sürede mesleği kavradığını belirterek memnuniyetini dile getirdi. Ekici, "Başarılıdır, çok başarılıdır. Aleyna’dan çok memnunuz. Bir işi gösterdiğimiz zaman hemen kavrayıp üstüne kendi yorumunu da katabiliyor. Erkeklere oranla daha iyi algılayabiliyor diyebilirim. Bir erkeğe bir işi öğretmek bazen bir hafta sürerken, Aleyna o işi bir iki günde öğrenip yapabilir hale geliyor" dedi. Kadınların kuyumculuk sektöründe daha fazla yer alması gerektiğini ifade eden Ekici, "Diğer işletmelerin de kadın çalışan sayısını artırmasını isteriz. Ev hanımları da kendini geliştirebilir. Aleyna bu konuda güzel bir örnek olabilir" diye konuştu.
Adana Kamu müteahhitlerinden hakediş çağrısı: "Hakediş ödemelerinin acilen yapılmasını bekliyoruz" DAİMFED Teşkilat Başkanı ve AKAMDER Başkanı Sayım Azmaz, devam eden kamu projelerinde hakediş ödemelerinin yapılmaması nedeniyle sektörün ciddi bir sorunla karşı karşıya olduğunu belirterek hükümete çağrıda bulundu. Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhit Birlikleri Federasyonu (DAİMFED) Teşkilat Başkanı ve Adana Kamu Müteahhitleri Derneği (AKAMDER) Başkanı Sayım Azmaz, kamu projelerinde hakediş ödemelerinin yapılmaması nedeniyle açıklama yaptı. Başkan Azmaz, açıklamada her yılın Ocak ve Şubat aylarında kamu yatırımlarına ayrılan ödeneklerin yüklenici firmalara hakediş ödemesi olarak yansıtıldığını, ancak 2026 yılı itibarıyla devam eden kamu projelerinin hiçbirinde henüz hakediş ödemesi yapılmadığını söyledi. Şantiyelerde çalışmaların devam ettiğini ancak yüklenici firmaların aylardır ödeme alamadığını vurgulayan Azmaz, yetkililer tarafından ödemelerin Nisan ayından önce yapılmasının zor olduğunun ifade edilmesinin sektördeki endişeyi daha da artırdığını dile getirdi. Uluslararası gelişmeler ve savaş ortamı gerekçe gösterilerek bankaların kredi verme konusunda son derece temkinli davrandığını belirten Başkan Azmaz, finansmana erişimin neredeyse imkansız hale geldiğini söyledi. "Bayram öncesi büyük endişe" Özellikle yaklaşan Ramazan Bayramı öncesinde yaşanan belirsizliğin sektörü daha da zor durumda bıraktığını ifade eden Başkan Sayım Azmaz, şu ifadeleri kullandı: "Önümüzde Ramazan Bayramı var. Kamu projelerinde çalışan binlerce işçi, yüzlerce taşeron ve tedarikçi bayram öncesinde ödeme bekliyor. Eğer hakediş ödemeleri yapılmazsa yüklenici firmalar işçilerine ve tedarikçilerine nasıl ödeme yapacak? Bu sadece sektörün değil, binlerce ailenin meselesidir." "Hakedişler acilen ödenmeli" Azmaz, devam eden kamu projelerine ait hakediş ödemelerinin gecikmeden yapılması gerektiğini belirterek, "Bizler yatırım yapan, istihdam oluşturan ve ülke ekonomisine katkı sağlayan bir sektörün temsilcileriyiz. Talebimiz ayrıcalık değil, alın terimizin karşılığı olan hakedişlerin zamanında ödenmesidir. Kamu yatırımlarının aksamaması ve sektörün ayakta kalabilmesi için hakediş ödemelerinin acilen yapılmasını bekliyoruz" dedi.