EĞİTİM - 15 Aralık 2025 Pazartesi 10:21

Diyarbakır’da 115 yıllık eğitim yuvasının ihtişamlı kapısı, 1 asırdır aralıksız öğrencilere açılıyor

A
A
A
Diyarbakır’da 115 yıllık eğitim yuvasının ihtişamlı kapısı, 1 asırdır aralıksız öğrencilere açılıyor

Diyarbakır’ın Sur ilçesinde 1910 yılında kente özgü bazalt taşından yapılan Ziya Gökalp İlkokulu, 115 yıldır aralıksız olarak ilk gün takılan ihtişamlı kapısını öğrencilere açmaya devam ediyor.


Merkez Sur ilçesinde 1910 yılında kente özgü bazalt taşından yapılan okul yaklaşık 12 yıl kız mektebi olarak eğitim-öğretime devam etti. 1922 yılından itibaren ilkokul olarak eğitimin sürdürüldüğü okula Diyarbakır’ın ünlü fikir adamı Ziya Gökalp’ın ismi verildi. 115 yıldır aralıksız eğitim yuvası olan okulun ilk gün takılan ihtişamlı kapısı her eğitim döneminde öğrencilere açılıyor. Günümüzde ilk ve ortaokul olarak faaliyette bulunan okulun 800 öğrencisi bulunuyor.


Okulun müdürü Mustafa Bozkuş, Ziya Gökalp İlkokulunun 1910 yılında kız mektebi olarak eğitim-öğretime başladığını, yaklaşık 12 yıl kız okulu olarak eğitime devam ettikten sonra, 1922 yılından itibaren ilkokul olarak eğitim vermeye başladığını, Diyarbakır’ın ünlü fikir adamı Ziya Gökalp adıyla Ziya Gökalp İlkokulu olarak eğitim hayatına devam ettiğini söyledi. Okulun, ilk kurulduğu günden beri istisnai olarak, sürekli eğitim yapısı olarak devam ettiğini vurgulayan Bozkuş, okulun farklı bir kuruma devredilmediğini, sadece eğitim yapısı olarak kullanıldığını kaydetti. Bozkuş, okulun Diyarbakır’da eşsiz bir yapıya sahip olduğunu aktararak, "Sur ilçemizin kendine has mimarisiyle yapılmıştır. Siyaset, bilim, şair ve yazar birçok ünlü yetiştiren bu okul, öğrencilerimize de bir yol haritası belirlemektedir. Amacımız, eski mezunları bir araya getirmek ve gelecek için iyi bir örnek oluşturmak. Okulumuz, Diyarbakır’ın Karacadağ bölgesindeki dişi bazalt taşından yapılmıştır. 113 yıldır aslına uygun restore edilmiştir" dedi.


Kapının ise ilk günkü 115 yıllık aslını ve özünü devam ettiren bir kapı olduğuna dikkat çeken Bozkuş, "Farklı zamanlarda restorasyona tabi tutulmuştur. Ancak orijinal hali devam etmiştir. İlk ve ortaokul olarak hizmet vermekteyiz. Toplamda 800 öğrencimiz bulunmaktadır. Öğrencilerimiz kültürel, sanatsal ve sportif alanlarda değişik aktiviteler hep planda olmaktadırlar. Temennimiz, Ziya Gökalp’ler, Cahit Sıtkı Tarancı’lar, Sezai Karakoç’lar ve Diyarbakır’ın bilinen, bilinmeyen düşünürleri gibi zatların yetişmesi. Öğrencilerimizde kendilerine ışık tutacak bu yolda ilerlemelerini sağlamaktır" diye konuştu.


Üçüncü sınıf öğrencisi İnci Aslan Alp, çok güzel bir okulu olduğunu ifade ederek, "Hem de tarihi okul. Diğer ağabeylerim ve ablalarım burada okuduğu için okulumdan çok memnunum" şeklinde konuştu.


Dördüncü sınıf öğrencisi Muhammed Emir Batıhan ise "Okulumuz güzel bir okul. Annemle buraya kayıt yapmaya geldiğimizde anlamıştım güzel bir okul olduğunu. Bu okuldan mezun olmak istiyorum. Güzel bir mesleğim olsun bana yeter" dedi.



Diyarbakır’da 115 yıllık eğitim yuvasının ihtişamlı kapısı, 1 asırdır aralıksız öğrencilere açılıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Kapıyı çalan kişi ile görüşmeye indi, o günden beri kayıp Bursa’da gece yarısı zili çalan kişi ile konuşmak için kapının önüne çıkan 77 yaşındaki emekli polis Ali Fuat Uzunoğlu’ndan bir haftadır haber alınamıyor. Yaşlı adamın şüpheli bir şekilde ortadan kaybolmasının ardından polis ekipleri çok yönlü araştırma başlattı. Edinilen bilgiye göre, Osmangazi ilçesine bağlı Selamet Mahallesi’nde 3 katlı binanın 3’üncü katında eşiyle birlikte yaşayan 3 çocuk ve 5 torun sahibi 77 yaşındaki Ali Fuat Uzunoğlu’nun 29 Ocak’ta gece yarısı zili çalındı. Zili çalan kişiyle görüşmek için kapıya inen yaşlı adamdan o andan sonra bir daha haber alınamadı. Ali Fuat Uzunoğlu’nun eşinin çocuklarını arayıp haber vermesinin ardından olay polise bildirildi. Olay yerinde inceleme yapan ekipler şüpheli bir şekilde ortadan kaybolan yaşlı adamın izini bulmak için tahkikat başlattı. Emekli polis memuru Ali Fuat Uzunoğlu’nu bulabilmek için 3 ayrı şubeden özel ekiplerin araştırma yaptığı bildirildi. Babam evden camiye, camiden eve giden biriydi Anne ve babasının üç katlı binanın en üst katında yaşadıklarını, orta katın boş olduğu ve alt katının dükkan olduğu; binada anne ve babasından başka kimsenin oturmadığını belirten Murat Uzunoğlu, "Babam zilin çalması üzerine pencereden bakmış ve kimseyi göremeyince anneme ’ben kim diye bakıp geliyorum’ demiş. Bir tek aşağıya indiğini biliyoruz. O andan sonra bir daha babamı görmedik. Zili kim ya da kimler çaldı, kapının önünde kim vardı, araç var mıydı, yok muydu bilmiyoruz. Kimse görmemiş. Telefonunu da evde bırakmış ekipler evde aranması gereken her yeri aradılar alttaki boş daire ve dükkanı kontrol ettiler ama babamın izine halen rastlanmadı" dedi. Vatandaşlara da çağrıda bulunan Murat Uzunoğlu, "İnsaniyet namına, babamı gören ya da yerini bilenler 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ya da +90 505 335 42 23, +90 545 636 55 79, +90 505 776 35 60 numaralı telefonlara bilgi versin" dedi.
Bursa Bursa Büyükşehir Kent Lokantalarına yoğun ilgi Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin sosyal belediyecilik anlayışıyla hayata geçirdiği kent lokantaları uygun fiyatlı ve sağlıklı yemekleriyle Bursalıların buluşma noktası oldu. Sosyal belediyecilik anlayışıyla insan odaklı hizmetlerini sürdüren Bursa Büyükşehir Belediyesi; Merinos Parkı, Vatan ve Yiğitler mahallelerindeki kent lokantalarıyla vatandaşların uygun fiyata ve sağlıklı yemeğe ulaşabilmesini sağlıyor. 350 bin kişi faydalandı, 8 binden fazla askıda yemek bırakıldı Hijyenik şartlarda hazırlanmış, besleyici ve lezzetli 4 kap yemek, yanında ekmeği ve suyu ile birlikte vatandaşlara 80 TL’den sunulurken, kent lokantaları açıldıkları ilk günden itibaren Bursalılardan yoğun ilgi görüyor. Halkın en temel ihtiyaçlarından birine verilen net bir yanıt olan kent lokantalarında gönül rahatlığıyla yemeklerini yiyen vatandaşlar; temiz, dengeli ve besleyici yemeklerden her gün yararlanabiliyor. Açıldıkları günden itibaren kent lokantalarından yaklaşık 350 bin kişi faydalandı. Paylaşma ve dayanışma kültürünün önemli bir parçası olarak ise 8.000’den fazla askıda yemek bırakıldı. Bütçesini zorlamadan ve gönül rahatlığıyla yemeklerini yiyen vatandaşlar, kent lokantası uygulamasından büyük memnuniyet duyduklarını dile getirdi. Bursa’nın birçok noktasında kent lokantası açılması gerektiğini vurgulayan vatandaşlar, uygun fiyata lezzetli ve kaliteli yemek yeme imkanı sunan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’e teşekkür etti.
Edirne Selimiye Camii’nde tartışma konusu olan kubbe yazıları uzun bir aradan sonra ilk kez görüntülendi Mimar Sinan’ın "ustalık eserim" olarak nitelendirdiği Selimiye Camii’nde restorasyon çalışmaları sırasında tartışmaya neden olan ana kubbedeki yazılar ve süslemeler, uzun bir aradan sonra ilk kez görüntülendi. Restorasyon çalışmalarında sona doğru gelinirken, vatandaşlar da ilk teravih namazıyla birlikte caminin yeniden ibadete açılacak olmasından duydukları mutluluğu dile getirdi. Selimiye Camii’nde restorasyon sürecinde tartışma konusu olan ana kubbedeki yazılar uzun süre sonra ilk kez görüntülenirken, ilk teravih namazıyla birlikte caminin ibadete açılması vatandaşlar arasında sevinçle karşılandı. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Selimiye Camii’nde restorasyon çalışmalarında sona gelindi. Restorasyon çalışmalarında, ana kubbeye ait kalem işi süslemelerin yenilenerek, Mimar Sinan döneminde belirtildiği gibi özgün haliyle yeniden aslına uygun olarak yapılmasının hedeflendiği açıklanmıştı. Ancak yapılan bu uygulamalar, sanat tarihçileri ve restoratörler arasında "özgünlük" ve "koruma ilkeleri" çerçevesinde görüş ayrılıklarına yol açmıştı. Bazı uzmanlar, farklı dönemlere ait süsleme ve yazıların da eserin tarihî kimliğinin ayrılmaz bir parçası olduğunu savunarak müdahalelere tepki göstermişti. Bu süreçte restorasyon çalışmalarını değerlendiren Bilim Kurulu’nda yer alan bazı üyelerin yöntemlere itiraz ederek görevlerinden ayrılması dikkat çekti. Tepkiler üzerine restorasyonun bazı bölümlerinde mahkeme kararıyla durdurma ve yeniden değerlendirme kararı alındığı bildirildi. Uzun süredir restorasyon nedeniyle kapalı olan ve görülemeyen kubbedeki yazılar ilk kez görüntülendi. Öte yandan, Ramazan ayının yaklaşmasıyla birlikte Selimiye Camii’nde ilk teravih tamamen ibadete açılacak. Vatandaşlar, uzun bir aranın ardından caminin yeniden ibadete açılacak olmasından büyük mutluluk duyduklarını ifade ederek, Selimiye’de tekrar saf tutmanın kendileri için manevi açıdan çok anlamlı olacağını dile getirdi.
Ankara BBP Genel Başkanı Destici: "Savaş mı var bu ülkede de CHP barış konferansı düzenledi?" CHP’nin düzenlediği ‘Toplumsal Barış ve Demokrasi Konferansı’nı eleştiren Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, "Ana muhalefet partisi bir toplumsal barış konferansı düzenledi. Savaş mı var bu ülkede de barış konferansı düzenledi? Kimle kimin arasında savaş var? Türklerle Kürtler ne zaman savaştı da bugün savaşsınlar? Biz kardeşiz" dedi. BBP Genel Başkanı Destici, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında vatandaşlara deprem ve depreme hazırlık konusunda uyarılarda bulunarak, "Evet, yapılan çalışmalar var ama hâlâ yetersiz olduğunu görmekten de büyük bir üzüntü duyuyorum. Hâlâ milletimizin deprem konusunda yeteri kadar bilinçlendirilmediğini müşahede ediyoruz. İhtimal bir depremle karşılaşan vatandaşlarımızın büyük çoğunluğunun hâlâ ne yapacaklarını bilmediğini biz biliyoruz. Buradakiler, biz de dahil olmak üzere. İşin doğrusu bu. Çocuklarımız, gençlerimiz, kadınlarımız, erkeklerimiz bilmiyor, büyük çoğunluğumuz bilmiyor. Maalesef bu eğitim konusunda büyük yetersizlik olduğunu buradan söylemek zorundayım. Bu sebeple depreme hazırlık konusunda vatandaşlarımız daha yoğun, daha etkili bir biçimde bilgilendirilmelidir. Bunun eğitimi yapılmalıdır. Okullarda ders olarak öğretilmelidir ya da bir dersin içerisinde bir bölüm olarak mutlaka bu eğitim verilmelidir. Çünkü her zaman gerçekleşen bir şey değildir" diye konuştu. Destici, afet anında yapılan çalışmaların istenilen seviyede olmadığını ancak sonrasında önemli başarılar sağlandığını belirterek, bu başarının afet öncesi ve afet anına da taşınması gerektiğini söyledi. Anma programları kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte Osmaniye’deki törene katılacaklarını ifade eden Destici, ardından afet bölgelerini teşkilatlarıyla ziyaret ederek, vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileteceklerini kaydetti. Epstein davasının tüm insanlığı ilgilendirdiğini belirten Destici, söz konusu suçların çok sayıda boyutu olduğunu ve onlarca yıla yayılan bir sürecin olduğunu ifade etti. Destici, basına yansıyan iddialara göre Türkiye’den de çocukların götürüldüğünü ve söz konusu olay üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının başlattığı soruşturmayı önemli bulduklarını vurgulayarak, süreci yakından takip edeceklerini bildirdi. "Öcalan’ın Epstein’den bir farkı yoktur" Birleşmiş Milletler Genel Merkezi’nde düzenlenen basın toplantısıyla tanıtılan rapordan cümleler aktaran Destici, "PKK, 1990’da bir askeri hizmet yasası çıkararak, istisnasız 18-25 yaşları arasında her Kürt kardeşimizin PKK’ya katılmaya mecbur olduğunu bildirdi. 1994’ten itibaren çocukları da askere almaya başladılar. 8-12 yaşlarındaki çocuklardan alay kurdular. 1998’de yüzde 10’dan fazlası kız olmak üzere 3 bin çocuk asker, PKK saflarına zorla katıldı. En genci 7 yaşındaydı. 1995’te KDP’ye karşı bir çatışmada çoğu çocuk olmak üzere bin PKK’lı öldürüldü. Çocukların önemli bir bölümü cinsel olarak da istismar edildiler. İntihar eylemlerinde kullanıldılar, örgüt için infazlarda öldürüldüler. Ya intihar ettiler ya da intihara zorlandılar. Bu Birleşmiş Milletler raporu. Bir yönüyle bunun da Epstein çarkından bir farkı yok. Türk basını haklı olarak Epstein’i dünyanın en iğrenç insanı olarak adlandırdı. Biz de altına imzamızı atıyoruz. Bütün bu raporlarda yer alan süreçlerden sonra terörist elebaşı Öcalan’ı nasıl isimlendireceğiz? Bize göre Epstein’den bir farkı yoktur ve bu yönüyle de yargılanmalıdır. İşte bu sebeplerle de PKK’ya, bebek katili elebaşına da, örgüt uzantılarına da saygı duymadık, duymayacağız ve asla el sıkışmayacağız" şeklinde konuştu. "CHP’ye toplumsal barış konferansı düzenlettirenlerin kimler olduğunun ortaya çıkartılması gerek" Destici, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Ana muhalefet partisi bir toplumsal barış konferansı düzenledi. Savaş mı var bu ülkede de barış konferansı düzenledi? Kimle kimin arasında savaş var? Türklerle Kürtler ne zaman savaştı da bugün savaşsınlar? Biz kardeşiz. Bir terör örgütü var. Bu terör örgütüyle de Türkiye Cumhuriyeti Devleti pazarlık masasına oturup barış sağlayamaz. Buradan barış çıkmaz. Cumhuriyet Halk Partisi’ne bu konferansı düzenlettirenlerin de kimler olduğunun ortaya çıkartılması gerekir. Bunların hangi niyeti taşıdıklarının da çok net bir şekilde ortaya çıkartılması gerekmektedir. Biz açıkça söylüyoruz. Devletine bağlı, yasalara uyan, vergisini veren, askerliğini yapan, evlatlarını askere gönderen, şehit olan, şehit veren vatandaşlarımızla Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne ve Türk milletine karşı ihanet eden insanların aynı haklara sahip olmaları adalete de insanlığa da vatana da millete de hakarettir. Başka millete, başka devlete, başka bayrağa bağlı olanların tümü nereye bağlılarsa oraya gönderilmeli" ifadelerini kullandı.