SAĞLIK - 30 Kasım 2023 Perşembe 09:53

Kötü uyku düzeni, kalp rahatsızlıklarına neden oluyor

A
A
A
Kötü uyku düzeni, kalp rahatsızlıklarına neden oluyor

Düzensiz uyku ve sağlıksız beslenmenin hipertansiyon ve kalp hastalıklarına neden olduğunun belirten Kardiyoloji uzmanı Dr. Ahmet Taş, nöbetleşe çalışan ve düzensiz uyku uyuyanların hipertansiyon hastalığına yakalanma riskinin yüksek olduğunu söyledi.


Diyarbakır Memorial Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Ahmet Taş, düzensiz uyku uyulanların dikkat etmesi gereken bilgileri açıkladı. Kısa süreli aralıklı uyku uyuyanların kan basınçlarında artışlara sebebiyet verip kalp hastalıklarında artışa yol açtığını ifade eden Dr. Taş, nöbetleşe çalışan, sağlıkçılar, memurlar ve polisler de ilerleyen dönemlerde düzensiz bir uyku şekli olduğu için hipertansiyon hastalığının ortaya çıkacağını vurguladı. Bu hastalıkların önüne geçilebilmesi için sağlıklı beslenilmesi ve fiziksel aktivitelerin düzenli bir şekilde yapılması gerektiğini belirten Dr. Taş, özellikle 40 yaşın üzerindeki bütün bireylerin riskli yaş grubunda şeker hastalığı olması bu riski daha da artırdığını kaydetti.


Düzensiz uykunun hipertansiyon ile ilişkisinin kanıtlandığını aktaran Dr. Taş, “Kötü uyku, sağlıksız uyku ve parça parça uyku bunların hepsinin hipertansiyon ile ilişkisi kanıtlanmıştır. Günde 5 ila 6 saat arasında kısa uyku uyuyan hastalarda hipertansiyon hastalığının ortaya çıktığı kanıtlanmış durumda. Bunu altında yatan kan basıncını düzenleyen sistemlerde meydana gelen anormallikler, kısa süreli uyku uyunduğunda gün içerisindeki kan basınçlarında artışa sebebiyet veriyor. Bunun dışında kısa süreli aralıklı uykularda ise kan basıncında artışlara sebebiyet verir ve kalp hastalıkları artışına yol açar. Bu hastalıklara sebebiyet veren durumlar ise nöbetleşe çalışanlar, sağlıkçılar, memurlar ve polisler de ilerleyen dönemlerde düzensiz bir uyku şekli olduğu için hipertansiyon ortaya çıkıyor” dedi.


Bu tür hastalıkların önüne geçilebilmesi için bol bol su tüketmelerini ve kilo kontrollerinin sağlanması gerektiğinin altını çizen Uzm. Dr. Taş, şöyle konuştu:


“Özellikle bu tür çalışanların en azından tansiyon gelişmesinin önüne geçmeleri içi, gün içerisinde tuz kısıtlamasına gitmeleri, bol bol su içmeleri, fiziksel aktivitelerden kaçınmamaları ve kilo kontrollerini sağlamaları gerekiyor. Yaşam biçimi hipertansiyon hastalarında en önemli etkenlerden bir tanesi. Özelikle hareketsiz yaşam dediğimiz gün içerisinde fiziksel aktiviteler yapmayan kişilerde hipertansiyon gelişme riski yüksek. Bu kişilerde bir süre sonra kilo kontrolü sağlanamıyor ve sağlıksız kilo düzeni meydan geliyor. Sadece fiziksel aktivite değil kişinin diyet alışkanlığı da çok önemli. Tuzlu yemeklerin fazla tüketilmesi, margarin dediğimiz doymuş yağların tüketilmesi bu kişilerde ilerleyen yıllarda kaçınılmaz bir şekilde hipertansiyona yakalanma riskini artırıyor.”


Bu tür hastalıkların altında genetik yatkınlıkların olduğunu ifade eden Dr. Taş, “Bütün kalp hastalıklarının temelinde ve hipertansiyonda olduğu gibi genetik yatkınlık var. Bir kişinin anne babasında hipertansiyon varsa kişinin kendisinde de olma ihtimali yüksektir. Özellikle 40 yaşın üzerinde bütün bireyler riskli yaş grubunda. Şeker hastalığı olması bu riski daha da artırıyor. Genel itibariyle altta yatan risk faktörü ya da kalp damar tıkanıklığı var ise buna yönelik bir tedavinin devam edilmesi gerekiyor. Uyku düzenini kontrol altında tutması bunla özellikle hipertansiyonunun gelişmemesini engelliyor” diye konuştu.



Kötü uyku düzeni, kalp rahatsızlıklarına neden oluyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Bakan Şimşek: "Hürmüz Boğazı’na bağımlılığımız neredeyse hiç yok" Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, küresel ekonomideki büyük şoka rağmen Türkiye’deki rezervlerin yeterliliğine dikkat çekerek, "Normalde 3 aylık ithalatı karşılayacak rezerviniz olması gerekirken, bizim rezervimiz en düşük haliyle 5 ayı karşılıyor. Ülke risk priminde ciddi bir değişiklik olmadı. Pazar ve ürün çeşitlendirme stratejimiz sayesinde enerji tarafında Hürmüz Boğazı’na bağımlılığımız neredeyse hiç yok" dedi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, finans zirvesinde ekonomi gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Küresel piyasalardaki belirsizliklere ve yüksek faiz ortamına dikkat çeken Bakan Şimşek, Türkiye’nin bu süreci pazar çeşitlendirmesi ve inşa edilen ekonomik tamponlar sayesinde başarıyla yöneteceğinin altını çizdi. "Programı rayında tutmak için ne gerekiyorsa yapacağız" Küresel ekonominin ve Türkiye’nin zorlu bir dönemden geçtiğini ifade eden Bakan Şimşek, "Büyümede ivme kaybı riskiyle karşı karşıyayız. Kısa vadede belirsizlikler yüksek, küresel ve Türkiye ekonomisinin zorlandığı bir dönem. Faizlerin yüksek seyrettiği dönemde yüksek küresel borçluluk önemli bir sorun. Bugün gerçekten çok büyük bir şok söz konusu. Ancak biz programı rayında tutmak için ne gerekiyorsa yapmaya devam edeceğiz. Gelir dağılımında bu programla birlikte düzelme başladı. İş gücünün milli gelirdeki payı program döneminde ciddi şekilde arttı" ifadelerini kullandı. "Şok büyük ancak yönetilebilir, rezervimiz 5 ayı karşılıyor" Türkiye’nin enerji arz güvenliğinde avantajlı bir konumda olduğunu vurgulayan Şimşek, şunları söyledi: "Şok büyük ancak yönetilebilir durumda. Çünkü biz bu şoklar için tamponlar inşa ettik. Kamuda ciddi tasarruf yaptık ve harcama disiplininde sonuç alıyoruz. Türkiye’de birçok anlamda rezerv yeterliliği devam ediyor. Normalde 3 aylık ithalatı karşılayacak rezerviniz olması gerekirken, bizim rezervimiz en düşük haliyle 5 ayı karşılıyor. Ülke risk priminde ciddi bir değişiklik olmadı. Pazar ve ürün çeşitlendirme stratejimiz sayesinde enerji tarafında Hürmüz Boğazı’na bağımlılığımız neredeyse hiç yok." "Terörsüz Türkiye en büyük fırsat penceresi" Türkiye’nin kalkınma vizyonunda bölgesel gelişimin önemine değinen Bakan Şimşek, "Terörsüz Türkiye ülkemizin önündeki en büyük fırsat penceresi. GAP bölgesi, Güneydoğu ve Doğu Anadolu’nun Türkiye’nin yeni büyüme motorları olması lazım. Terörün gölgesinin ortadan kalkması ile bu bölge hızla koşacak ve Türkiye gelişmiş ülkelerle arayı kapatacak. Ayrıca yeşil ve dijital dönüşümü de ıskalayamayız. Büyük ölçekli veri merkezleri yatırımları devam ediyor" dedi. Varlık barışı uygulamasına ilişkin detayları paylaşan Bakan Şimşek, "Yurt içi ve yurt dışı varlıkların sisteme girmesini istiyoruz. Varlık barışında para sistemde uzun süre tutulursa vergi olmayacak. Bu varlıkları kendi şirketlerine sermaye olarak koyarlarsa yine vergi yok, bankalara mevduat olarak koyarlarsa vadesine göre vergi sıfıra kadar iniyor. Uygulama basit ve yatırımcı odaklı" şeklinde konuştu. "Yeni ticaret koridorlarının merkezinde Türkiye var" Son olarak geleceğe dönük iyimser beklentilerini koruduğunu belirten Şimşek, "Savaş sonrası petrol fiyatlarının düşeceğini öngörüyoruz. Savunma sanayinde muazzam bir teknolojik devrim var. Yeni enerji ve ticaret koridorları gündemde ve hepsinin merkezinde Türkiye var. Evet şoktan etkilendik ancak bunu yönetilebilir görüyoruz" ifadelerine yer verdi.
Ankara Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Cezayir Cumhurbaşkanı Tebbun’a Devlet Nişanı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun’a Türkiye Cumhuriyeti Devlet Nişanı tevcih etti. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen törende Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, iki ülke arasındaki köklü kardeşlik ve dostluk ilişkilerine vurgu yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Cezayir arasında 5 asra yaklaşan tarihi bağların her geçen gün güçlendiğini belirterek, "İkili ilişkilerimiz, kıymetli kardeşim Tebbun’un samimi destekleriyle Cumhuriyet tarihimizin en yüksek seviyesine ulaşmıştır" dedi. 2023 yılında Cezayir’e gerçekleştirdiği ziyarette ilişkileri stratejik seviyeye yükseltme kararı aldıklarını hatırlatan Erdoğan, Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi’nin ilk toplantısının başarıyla tamamlandığını ve iş birliğini güçlendirecek çeşitli anlaşmalara imza atıldığını ifade etti. Cezayir’in bölgesinde önemli bir aktör haline geldiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sayın Tebbun’un dirayetli liderliği altında Cezayir’in bir yıldız gibi parladığını memnuniyetle görüyoruz" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülke arasındaki ilişkilerin gelişmesine sağladığı katkılardan dolayı Tebbun’a Türkiye Cumhuriyeti’nin en yüksek nişanı olan Devlet Nişanı’nı tevcih etmekten büyük memnuniyet duyduğunu ifade etti. Tebbun ise kendisine takdim edilen nişandan dolayı teşekkür ederek, Türkiye ile Cezayir arasındaki kardeşlik bağlarının daha da güçlenmesini temenni etti. Tören, iki liderin karşılıklı iyi niyet mesajlarıyla sona erdi.