KÜLTÜR SANAT - 04 Nisan 2026 Cumartesi 10:02

Düzce’de Kütüphaneler Haftası’nda anlamlı açılış

A
A
A
Düzce’de Kütüphaneler Haftası’nda anlamlı açılış

Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü’nün çağrısı üzerine hayırsever iş insanı Dündar Yetişener tarafından hayata geçirilen kütüphane, Kütüphaneler Haftası’nda kapılarını öğrencilere açtı. Başkan Özlü, kütüphane yatırımlarının devam edeceğini söyledi.


Başkan Faruk Özlü’nün eğitim yatırımlarına verdiği önem, iş insanlarının destekleri ile esere dönüştü. Düzce, Kütüphaneler Haftası’nda anlamlı bir açılışa sahne oldu. Başkan Özlü’nün gayretleri, iş insanı Dündar Yetişener’in destekleri ile yapımı tamamlanan Fibrobeton Kütüphanesi, iş ve siyaset dünyası başta olmak üzere kalabalık davetli topluluğunun katılım sağladığı tören ile kapılarını açtı.


"Her daim yanınızdayız"


Düzce Bilim Merkezi’nin alt katında hizmet verecek 470 metrekare alana sahip, 110 öğrencinin aynı anda ders çalışabileceği kütüphanenin açılışında konuşan Vali Mehmet Makas, hayırsever iş insanına ve projeye öncülük eden Başkan Özlü’ye teşekkür ederek, "Başkanımızın (Faruk Özlü) ne temel atma törenlerine ne de açılış törenlerine hız itibariyle yetişemiyoruz. Düzce halkımız adına kendisine teşekkür ediyorum. Allah var etsin. Dündar Bey’in şahsında tüm aileye, girişime teşekkür ediyoruz. Devamını bekliyoruz inşallah. Başkanımız, şehrimize değer katanları paylaşıyorlar. Çok güzel bir hareket. Yiğidi öldürüp hakkını vermek ve marifetin iltifata tabi olduğunu da belirtmek adına diyorum. Başkanım, şehre değer katanları ilan ediyorsunuz ama zatıaliniz de bu şehre büyük değer katıyor. Yapılan eserlerle katıyorsunuz, şehre kimlik kazandırmakla katıyorsunuz. Biz her daim yanınızdayız. İnşallah Düzce’mizi daha güzel yerlere taşımak adına bir ve beraber hareket edeceğiz. Gençlerimiz inşallah ‘Oku’ emri doğrultusunda bu milleti muasır medeniyet seviyesine yükseltmek adına çok daha donanımlı yetişecekler" şeklinde konuştu.


"Kütüphanelerin sayısını artacak"


Başkan Faruk Özlü ise, kütüphane fikrinin hayırsever iş insanı ile yapılan kısa bir görüşme sonrası geliştiğini anlatarak, "Geçen yıl Dündar Bey’in Düzce’de olduğu bir günde kendisine ziyarette bulundum. ‘Bir kütüphane yapar mısınız’ diye sordum. Sadece bu kadar söyledim. Dündar Bey, bir süre sonra geldi ve ‘Bize yer gösterin, konuşalım’ dedi. Burayı uygun gördük. Çünkü burada boş bir mekan var ve Düzce’nin kuzeyinde bir kütüphane olsun istedik. Bu açtığımız dördüncü kütüphanedir. Beşincisi de sırada. İnşallah bu yaz ayları içerisinde açacağız" dedi.


Kütüphanelere verdiği önemden söz eden Faruk Özlü, "Gerçekten milletimizin en büyük düşmanı, cehalet ve fakirlik. Bunlarla mücadele etmek istiyoruz. Benim zamanımda Düzce’de bir tane kütüphane vardı, buz gibiydi. Kitaplar da soğuktu kütüphane de soğuktu, biz pek gitmezdik. Bu kütüphanelere ilk başladığımızda millet bahçesinin yanındaki kütüphanedir. Orada da çok sayıda insandan destek aldık. Çok büyük rağbet gördü. Sabiha Ulusoy Kütüphanesi çok büyük rağbet gördü. İnanın sabah 08.40’ta önünde sıra var. İnşallah Düzce’nin başka bölgelerinde de planlamalarımız var. Bu kütüphanelerin sayısını arttıracağız" şeklinde konuştu.


Kütüphaneye verdiği destekten ötürü İş İnsanı Dündar Yetişener’e teşekkür eden Başkan Özlü, "İş adamlarımızın Dündar Bey’i örnek almalarını diliyorum. Hiç kimse ‘Biz Faruk Bey’e karşı çıktık. Bundan yılar’ demesin. Asla ve kat’a yılmayacağım. İnsanlara, ‘Bir kütüphane yapar mısın, bir okul yapar mısın, bir kreş yapar mısın’ diye söylemeye devam edeceğim. Güzel bir eser olduğu kanaatindeyim. Şehrimize hayırlı uğurlu olsun. Dündar Bey, tekrar tekrar teşekkür ediyorum. Allah razı olsun" ifadelerini kullandı.


"Meyvelerini 10 sene sonra alacağız"


AK Parti MKYK Üyesi ve Düzce Milletvekili Ayşe Keşir’de, Başkan Faruk Özlü’nün projelerinden takdirle söz ederek, "Başkanım çok güzel işler yaptınız. İçme suyu şebekesi yatırımı 45 milyon Euro’luk çok büyük bir iş, ama toprağın altında. Okullar yapılmasına öncülük ettiniz. Ama ben her zaman söylüyorum kütüphanelerin yeri ayrı. On sene sonrasında bunun meyvelerini alacağız. Başkanımızın, ‘Düzce’mize Değer Katanlar’ çağrısını ben de buradan yineliyorum. İstiyoruz ki; Düzce’mizde üreten Düzce’mizde kazanan herkes taş taş üstüne koysunlar ve buralarda adları, imzaları olsun" dedi.


"Kütüphane kültürü canlanıyor"


AK Parti Düzce Milletvekili Ercan Öztürk, kütüphane kültürünün yeniden canlandırılmasından duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Açtığımız kütüphanelerin bazen önünden geçiyoruz. O çocukları o kütüphane sırasında görünce gerçekten çok heyecanlanıyorum. Bir dönem kütüphane kültürü kaybolmuştu. Yeniden kütüphane kültürü kazandırılmasına yaptığınız katkı için Düzce’nin geleceği adına ben şükranlarımı sunuyorum" şeklinde konuştu.


"Düzce için çok önemli ve anlamlı bir yatırım"


CHP Düzce Milletvekili Talih Özcan ise, kütüphanenin sadece bir okuma alanı olmadığını belirterek, "Burada eğitime, öğretime, geleceğe, gençliğe güzel bir eser var" dedi.


İş insanı Dündar Yetişener ise konuşmasında, "Değerli başkanım, var olun. Ayağınıza taş değmesin. İnşallah 40. kütüphaneyi de hep beraber açarız. Hayırlı uğurlu olsun. Evlatlarımız burada ne kadar ilim, ışık, irfan alırlarsa bu ülkemizin büyümesine fayda sağlayacak teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.


Açılış konuşmalarının ardından Başkan Özlü tarafından Dündar Yetişener’e kütüphane yapımında verdiği destekten dolayı teşekkür plaketi takdim edildi.


Yapılan dua ile birlikte kurdele kesilerek kütüphanenin açılışı gerçekleştirildi.


(ALI-

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Prof. Dr. Fevzi Altuntaş: "Hastalıkları adeta ‘Parmak İzi’ gibi tanımlayarak kişiye özel tedavi planları oluşturabiliyoruz" Ankara Hematoloji Onkoloji Derneği (AHOD) Başkanı Prof. Dr. Fevzi Altuntaş, 1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası kapsamında düzenlenen programda kanser tanı ve tedavisindeki son gelişmeleri aktardı. Prof. Dr. Altuntaş, hastalıkları adeta "parmak izi" gibi tanımlayarak kişiye özel tedavi planları oluşturabildiklerini ve yapay zekanın tedavi süreçlerindeki önemini vurguladı. Ankara Hematoloji Onkoloji Derneği tarafından (AHOD) 1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası dolayısıyla düzenlenen programda kanser tanı ve tedavisindeki son gelişmeler ele alındı. AHOD Başkanı Prof. Dr. Fevzi Altuntaş, kanserle mücadelede erken tanının önemi, korunma yöntemleri ve yapay zeka uygulamalarının tedavi süreçlerindeki rolüne ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Kanser yönetilmesi gereken bir süreçtir Dernek Başkanı Prof. Dr. Altuntaş, kanserin artık yalnızca tedavi edilmesi gereken bir hastalık değil, yönetilmesi gereken bir süreç olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Kanserin önlenebilir bir hastalık olduğuna işaret eden Altuntaş, sigara kullanımı, obezite, alkol tüketimi ve zararlı güneş ışınlarından korunma gibi önlemlerle kanser vakalarının önemli bir kısmının engellenebileceğini paylaştı. Kanser tarama programları vatandaşlara ücretsiz Erken tanının hayati önem taşıdığını dile getiren Prof. Dr. Altuntaş, Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen meme, kolorektal (kalın bağırsak / kolon) ve rahim ağzı kanseri tarama programlarının ücretsiz olduğunu hatırlatarak vatandaşların bu programlara katılımının artırılması gerektiğini hatırlattı. Prof. Dr. Altuntaş, kanserle mücadelede yalnızca fiztiksel değil, psikolojik, sosyal ve manevi iyilik halinin de önem taşıdığına dikkat çekerek, son yıllarda bilimsel gelişmelerle birlikte kanser alanında önemli bir paradigma değişimi yaşandığını ifade etti. Erken tanı ile birlikte tedavi başarı oranı yüzde 90’lara kadar çıkıyor Kanserin günümüzde çaresiz bir hastalık olmaktan çıktığını vurgulayan Prof. Dr. Altuntaş, erken tanı, doğru risk analizi ve kişiye özel tedavi yaklaşımlarının ön plana çıktığını kaydetti. Erken tanı ile birlikte tedavi başarı oranlarının yüzde 90’lara kadar çıkabildiğini ve kanser kaynaklı ölümlerin önemli ölçüde azaltılabildiğini aktaran Altuntaş, bu nedenle erken teşhisin hayat kurtardığına dikkat çekti. Hastalıklar "parmak izi" gibi tanımlanıyor Prof. Dr. Altuntaş, "Günümüzde kanser tanı yöntemleri çok hızlı gelişmektedir. Dijital onkoloji, dijitalleşme ve yapay zeka uygulamaları bu alanda önemli yer tutmaktadır. Artık kanseri yalnızca morfolojik olarak değil, genetik ve moleküler düzeyde analiz edebiliyoruz. Hastalıkları adeta "parmak izi" gibi tanımlayarak kişiye özel tedavi planları oluşturabiliyoruz" şeklinde konuştu. Yapay Zeka kişiselleştirilmiş tedavi yöntemlerinin önünü açmaktadır. Yapay zeka teknolojileri sayesinde tanı ve takip süreçleri hızlanmakta, daha kısa sürede daha doğru sonuçlar elde edildiğini vurgulayan Prof. Dr. Altuntaş, "Bu gelişmeler, kişiselleştirilmiş tedavi yöntemlerinin önünü açmaktadır" dedi. İmmünoterapi ( bağışıklık tedavisi) ve hedefe yönelik tedaviler bu sürecin en önemli parçaları olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Altuntaş, Yapay zeka destekli uygulamalar sayesinde tanı ve takip süreçlerinin hızlandığının altını çizdi. Tedaviler umut verici sonuçlar ortaya koyuyor Hematolojik kanserlerin onkolojinin en hızlı gelişen alanlarından biri olduğunu belirten Prof. Dr. Altuntaş, yeni nesil tedavi yöntemleri ve akıllı ilaçlar sayesinde hastalıkların uzun süre kontrol altında tutulabildiğini söyledi. Özellikle immünoterapiler ve spesifik antikor ( bağışıklık proteni) tedavilerinin umut verici sonuçlar ortaya koyduğunu ifade eden Altuntaş, hastalara umutlarını kaybetmemeleri çağrısında bulundu. Yeni tedavi yöntemleriyle uzun süreli ve kalıcı yanıtlar elde ediliyor Lenfoma ve multipl miyelom (kemik iliği kanseri) gibi hastalıklarda da yeni tedavi yöntemleriyle uzun süreli ve kalıcı yanıtlar elde edildiğini belirten Prof. Dr. Altuntaş, bu durumun hastaların yaşam süresini ve kalitesini artırdığını vurguladı. Kök hücre naklinde de önemli gelişmeler yaşandığını kaydeden Altuntaş, tam uyumlu verici bulunamadığı durumlarda dahi başarılı sonuçlar alınabildiğine dikkat çekti. Programa, Ankara Hematoloji Onkoloji Derneği yönetiminden isimler de katıldı. Dernek Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Öztürk Ateş, Genel Sekreter Doç. Dr. Fatih Yıldız ve Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Halil Başar da programda görüşlerini paylaştı. Alanında uzman isimlerin katılımıyla gerçekleştirilen program, kanser tanı ve tedavisindeki son gelişmeler ile yapay zeka uygulamalarının ele alındığı değerlendirmelerle tamamlandı. Program, Ankara’da bir restoranda düzenlenen yemekli organizasyonla sona erdi. (BC -
Ordu Ordulu Ebrar Tuana’dan iki yılda 40 birincilik Ordu’nun Kumru ilçesinde yaşayan 11 yaşındaki ortaokul öğrencisi Ebrar Tuana Saygı, öğretmenlerinin ve ailesinin desteğiyle tuvallere yansıttığı hayal dünyasıyla 40 defa il ve ilçe birinciliğini kazandı. Kumru Erikçeli Ortaokulu 6. sınıf öğrencisi Ebrar Tuana Saygı, son iki yıl içerisinde resimden müziğe, şiirden kompozisyona kadar pek çok farklı alanda elde ettiği 40 birincilikle hem okulunun hem de Ordu’nun gururu oldu. Resim yeteneği ilkokul yıllarında öğretmeni Emine Uçar tarafından keşfedilen Ebrar Tuana, sanat yolculuğunu Erikçeli Ortaokulu’nda Sevilay Bakmaz ve Hasan Ateş öğretmenlerinin rehberliğinde derinleştirdi. Bugüne kadar 55’e yakın eser üreten genç yetenek, aldığı 40 ödülle ailesinin ve okulunun gururu oldu. "Engellemek yerine hayallerimi gerçekleştirmem için beni yüreklendirdiler" Ailesinin, okulunun ve çevresinin yaptığı çalışmalarla kendisine destek çıkarak yanında olduğunu ifade eden Ebrar Tuana Saygı, "Resim yeteneğimi ilkokul yıllarımda öğretmenimle birlikte keşfettik. Erikceli Ortaokulu’na geçtiğimde ise Sevilay ve Hasan öğretmenlerimin rehberliğinde çok kıymetli çalışmalar yaptık. Onların katkıları sayesinde hem yeteneğim gelişti hem de hayal dünyam zenginleşti. Bu süreçte ailem ve çevrem bana her zaman destek oldu; beni engellemek yerine hayallerimi gerçekleştirmem için beni yüreklendirdiler. Bana bu imkânı sundukları ve her zaman yanımda oldukları için aileme çok teşekkür ediyorum" dedi. "Kazandığım 40 birincilik beni gururlandırıyor" Yaptığı 2 yıllık çalışmalarında il ve ilçe genelinde aldığı 40 birinciliğin emeklerinin karşılığı olarak kendisini gururlandırdığını ifade eden Ebrar Tuana Saygı, "Resimlerimde genellikle mutluluk ve hüzün gibi temaları, zihnimdeki düşüncelerle harmanlayarak yansıtıyorum. Çalışmalarımda özgün bir hayal gücü kullanmaya büyük önem veriyorum. Fikirlerimi öğretmenlerimle paylaşarak onların rehberliği ve teknik desteğiyle hayallerimi fırçaya döküyorum. Bugüne kadar il ve ilçe genelinde kazandığım 40 birincilik, emeklerimin karşılığını aldığımı hissettirerek beni gururlandırıyor. Resim yaparken kendimi tamamen özgür hissediyorum; çünkü hayallerimi hiçbir sınır olmadan kâğıda dökebiliyorum. Bugüne kadar toplamda elli beş civarında eser ürettim" diye konuştu. "Onun bu başarılarıyla gurur duyuyorum" Ebrar’ın elde ettiği başarıların tesadüf olmadığını ve ardında büyük azmin olduğunu söyleyen Görsel Sanatlar Öğretmeni Hasan Ateş, "Ebrar Tuana’nın bu yeteneği aslında ortak bir emeğin ürünüdür. Bu yeteneği ilk keşfeden kişi ilkokul öğretmeni Emine Uçar oldu. Daha sonra 5’inci sınıf öğretmeni Sevilay Bakmaz ve bu yıl da bizler Ebrar’ın başarı yolculuğuna destek olmaya devam ettik. Ebrar bizden ne zaman yardım istese, mesai kavramı gözetmeksizin her zaman yanında olduk. Onunla birlikte çalışırken kendisini sanatıyla ifade ettiğini görmek beni de en az onun kadar mutlu ediyor. Ebrar’ın elde ettiği bu başarılar kesinlikle tesadüf değil; tüm bunların ardında büyük bir azim ve disiplinli bir çalışma yatıyor. Onun bu başarılarıyla gurur duyuyorum" şeklinde konuştu. "Ebrar öğrencilerimiz için de bir ilham kaynağı oldu" Erikceli Ortaokulu Müdürü Murat Saygı ise, "Ebrar ile yolumuz geçtiğimiz yıl, o henüz 5. sınıftayken kesişti. Ebrar, son iki yıl içerisinde 40 farklı çalışmasıyla il ve ilçe genelinde önemli dereceler elde etti. Üstelik bu başarıları sadece resimle sınırlı değil; müzik, şiir ve kompozisyon alanlarında da yeteneğini kanıtladı. Ebrar’ın bizi en çok heyecanlandıran yönü ise şimdiden hissettirdiği parlak akademik geleceğidir. Okulumuzun ön plana çıkan isimlerinden biri olan Ebrar, sergilediği bu azimle diğer öğrencilerimiz için de bir ilham kaynağı oldu. Bu ise biz eğitimciler için en büyük mutluluk kaynağıdır" ifadelerini kullandı. (ÜG-
Bursa BTSO MESYEB, nitelikli dönüşümün öncüsü olmaya devam ediyor Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) bünyesinde faaliyet gösteren Mesleki Yeterlilik Sınav ve Belgelendirme Merkezi (MESYEB), modern teknik altyapısı ve sunduğu kapsamlı hizmetlerle mesleki dönüşüm sürecine rehberlik ediyor. Elektrikli ve hibrit araç teknolojileri ile elektro-mekanik üretim gibi geleceğin sektörlerinin zorunluluk kapsamına alınması, MESYEB’in sektörel yetkinliğini kritik bir noktaya taşıdı. Mesleki Yeterlilik Kurumu (MYK) tarafından yayımlanan son tebliğle birlikte, belge zorunluluğu getirilen meslek grubu sayısı 244’e ulaştı. Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren tebliğ uyarınca; Batarya Elektrikli Araç Bakım Onarımcısı, Elektrikli Araç Montaj Elemanı, Elektro-Mekanik Montaj İşçisi, Hibrit Araç Bakım Onarımcısı, Mermer-Doğaltaş İmalat Elemanı ve Mermer-Doğaltaş Ocakçısı gibi sanayide dönüşümü sırtlayan meslek dallarıyla birlikte 40 alanda daha belge zorunluluğu başladı. Söz konusu değişiklikle birlikte, iş sağlığı ve güvenliği standartlarının en üst seviyeye çıkarılması, nitelikli iş gücü kapasitesinin artırılması ve üretim süreçlerinde hata payının minimize edilerek kalitenin sürdürülebilir kılınması amaçlanıyor. MESYEB 2026 hedeflerini büyüttü Yeni düzenlemede, özellikle teknoloji odaklı alanlarda geniş yetki kapsamına sahip olan BTSO MESYEB, sanayicinin en stratejik çözüm ortağı olarak konumunu sağlamlaştırdı. MESYEB, bu alanlardaki tecrübesiyle belgelendirme süreçlerini hızlı, etkin ve uluslararası standartlarda yönetmeyi hedefliyor. Hâlihazırda 112 ulusal yeterlilik kapsamında faaliyet gösteren MESYEB, Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi’ndeki (DOSAB) tam donanımlı tesisinde 87 farklı meslekte sınav ve belgelendirme yapabiliyor. Sanayicinin üretim hızını kesmeden hizmet sunan merkez, 2026 yılı içerisinde portföyüne 18 yeni mesleği daha ekleyerek etki alanını genişletmeyi planlıyor. "Sanayimizin Geleceğini Nitelikli İnsan Kaynağıyla İnşa Ediyoruz" BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, yeni düzenlemenin sanayideki dijital ve yeşil dönüşümle tam uyum sağladığını belirterek, "Küresel rekabette gücümüzü belirleyen temel unsur, sahip olduğumuz nitelikli insan kaynağıdır. Bugün sanayi, elektrikli ve hibrit araç teknolojileri gibi yeni nesil üretim modellerine evrilirken, mesleki yeterlilik sistemi bu değişimin en sağlam zeminini oluşturuyor. MESYEB olarak bu değişimi önceden okuyor, altyapımızı her geçen gün daha ileriye taşıyoruz." dedi. Yeni düzenlemeyle kapsama alınan kritik mesleklerin büyük bir kısmında BTSO MESYEB’in yetkili olduğunu ifade eden Başkan Burkay, şöyle devam etti: "Merkezimizin bu kapsamlı yapısı Bursa iş dünyası ve ülkemiz sanayisi için büyük bir avantaj. Firmalarımızın bu geçiş sürecinde üretim kaybı yaşamadan uyum sağlamalarını desteklemeyi amaçlıyoruz. Çalışanlarımızın mesleki yetkinliklerini uluslararası standartlarla tescil ederek hem istihdam kalitesini yükseltiyor hem de güvenli bir üretim ekosistemi oluşturuyoruz. MESYEB’i, yeni meslek dallarıyla zenginleştirerek sanayicimizin yolunu açmaya devam edeceğiz."