EKONOMİ - 04 Nisan 2026 Cumartesi 11:17

BTSO MESYEB, nitelikli dönüşümün öncüsü olmaya devam ediyor

A
A
A
BTSO MESYEB, nitelikli dönüşümün öncüsü olmaya devam ediyor

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) bünyesinde faaliyet gösteren Mesleki Yeterlilik Sınav ve Belgelendirme Merkezi (MESYEB), modern teknik altyapısı ve sunduğu kapsamlı hizmetlerle mesleki dönüşüm sürecine rehberlik ediyor. Elektrikli ve hibrit araç teknolojileri ile elektro-mekanik üretim gibi geleceğin sektörlerinin zorunluluk kapsamına alınması, MESYEB’in sektörel yetkinliğini kritik bir noktaya taşıdı.


Mesleki Yeterlilik Kurumu (MYK) tarafından yayımlanan son tebliğle birlikte, belge zorunluluğu getirilen meslek grubu sayısı 244’e ulaştı. Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren tebliğ uyarınca; Batarya Elektrikli Araç Bakım Onarımcısı, Elektrikli Araç Montaj Elemanı, Elektro-Mekanik Montaj İşçisi, Hibrit Araç Bakım Onarımcısı, Mermer-Doğaltaş İmalat Elemanı ve Mermer-Doğaltaş Ocakçısı gibi sanayide dönüşümü sırtlayan meslek dallarıyla birlikte 40 alanda daha belge zorunluluğu başladı. Söz konusu değişiklikle birlikte, iş sağlığı ve güvenliği standartlarının en üst seviyeye çıkarılması, nitelikli iş gücü kapasitesinin artırılması ve üretim süreçlerinde hata payının minimize edilerek kalitenin sürdürülebilir kılınması amaçlanıyor.


MESYEB 2026 hedeflerini büyüttü


Yeni düzenlemede, özellikle teknoloji odaklı alanlarda geniş yetki kapsamına sahip olan BTSO MESYEB, sanayicinin en stratejik çözüm ortağı olarak konumunu sağlamlaştırdı. MESYEB, bu alanlardaki tecrübesiyle belgelendirme süreçlerini hızlı, etkin ve uluslararası standartlarda yönetmeyi hedefliyor. Hâlihazırda 112 ulusal yeterlilik kapsamında faaliyet gösteren MESYEB, Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi’ndeki (DOSAB) tam donanımlı tesisinde 87 farklı meslekte sınav ve belgelendirme yapabiliyor. Sanayicinin üretim hızını kesmeden hizmet sunan merkez, 2026 yılı içerisinde portföyüne 18 yeni mesleği daha ekleyerek etki alanını genişletmeyi planlıyor.


"Sanayimizin Geleceğini Nitelikli İnsan Kaynağıyla İnşa Ediyoruz"


BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, yeni düzenlemenin sanayideki dijital ve yeşil dönüşümle tam uyum sağladığını belirterek, "Küresel rekabette gücümüzü belirleyen temel unsur, sahip olduğumuz nitelikli insan kaynağıdır. Bugün sanayi, elektrikli ve hibrit araç teknolojileri gibi yeni nesil üretim modellerine evrilirken, mesleki yeterlilik sistemi bu değişimin en sağlam zeminini oluşturuyor. MESYEB olarak bu değişimi önceden okuyor, altyapımızı her geçen gün daha ileriye taşıyoruz." dedi. Yeni düzenlemeyle kapsama alınan kritik mesleklerin büyük bir kısmında BTSO MESYEB’in yetkili olduğunu ifade eden Başkan Burkay, şöyle devam etti: "Merkezimizin bu kapsamlı yapısı Bursa iş dünyası ve ülkemiz sanayisi için büyük bir avantaj. Firmalarımızın bu geçiş sürecinde üretim kaybı yaşamadan uyum sağlamalarını desteklemeyi amaçlıyoruz. Çalışanlarımızın mesleki yetkinliklerini uluslararası standartlarla tescil ederek hem istihdam kalitesini yükseltiyor hem de güvenli bir üretim ekosistemi oluşturuyoruz. MESYEB’i, yeni meslek dallarıyla zenginleştirerek sanayicimizin yolunu açmaya devam edeceğiz."



BTSO MESYEB, nitelikli dönüşümün öncüsü olmaya devam ediyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Onu görenler azmine hayran kalıyor: Ayaklarıyla tıraş oluyor, yemek yiyor, para üstü veriyor Antalya’da doğuştan elleri olmayan 69 yaşındaki 2 çocuk babası Mehmet Temel, ayaklarını adeta el gibi kullanarak hayatını sürdürüyor. Günlük yaşamda birçok işini ayaklarıyla gerçekleştiren Temel, azmiyle örnek oluyor. Antalya’da yaşayan doğuştan elleri olmayan 2 çocuk babası Mehmet Temel, yıllardır esnaflık yaptığı takı dükkanında boncukları ayakları ile tek tek diziyor. Elleri olmamasına rağmen günlük yaşamında da birçok işini kendi halledebilen Temel, ayaklarıyla tıraş oluyor, yemek yiyor, hatta araç kullanıyor. Sürücü koltuğunda özel tertibatlı aracıyla yıllardır araba kullanan Temel, usta şoförleri aratmıyor. Kaleiçi’ndeki iş yerine geldiğinde ise kepengini açan Temel, takılarını tek tek ayaklarıyla diziyor, cep telefonunu ayaklarıyla kullanıyor ve kahvesini içiyor. Dükkanına gelen müşteriler, alışveriş sonrası para üstünü ayaklarıyla veren Temel’i görünce şaşırıyor. Hayatı boyunca çalışarak birçok işte görev aldığını dile getiren Temel, şehir dışına giderek ayakkabı boyacılığı, kaset gibi işler yaptığını aktardı. "Annem beni kazanın altına koyup terk etmiş" Yaşam hikayesini anlatan Mehmet Temel, doğduğu zaman çevredeki komşularının annesine olumsuz söylemlerde bulunduğunu belirterek, "Yaylada doğmuşum. Komşular anneme ’Bunu öldür, başına bela olur. Ne el ne ayak var’ demişler. Beni kazanın altına koymuşlar. Günler sonra babama ’Senin bir oğlun oldu ama kazanın altına koydular’ demişler. Babam anneme ’Çocuk nerede?’ diye sorunca ’Öldü’ demiş. Babam da ’Ölüsü nerede?’ diye sorduğunda kazanın altında tarlaya koyduğunu söylemiş. Beni bulmak için 6-7 saat yol yürümüş. Babam beni ceketine sarıp çadıra getirmiş. Diğer çocuklardan daha çok önem vereceğini söylemiş" dedi. "Sevinçten ağaca çıkmışım" 9 yaşına kadar yürüyemediğini anlatan Temel, "Diğer çocukların elleri, ayakları var, benim niye yok diye sorduğumda hem onları hem kendimi üzüyordum. Annem, babama ’Biraz da sen bak, ben dayanamıyorum’ demiş. Babam da beni alıp elma bahçesine bir çadır kurmuştu. Her gün orada babamla kalıyorduk. Orada otururken bir şeyler oldu ve yürüyebiliyordum. Sevinçten oradaki ağaca çıkmışım. Sevinçten çığlık atıyormuşum. Halbuki o ağaca çıkamam ama sevinçten çıkmışım" diye konuştu. "Elim ayağım araba" Temel, araç kullanmanın hayatında önemli bir yeri olduğunu aktararak, "Her şeyi yapacağım aklıma gelirdi ama araba kullanacağım aklım gelmezdi. 50 senedir özel tertibatlı araba kullanıyorum. Bu sene ehliyetin değişmesi gerekiyormuş fakat şu anda değiştiremedim. Benim elim ayağım araba. Ehliyetimin yenilenmesini istiyorum" ifadelerini kullandı. "Müşterilere ayağımla para verip alırken şaşırıyorlar" Müşterilere parayı ayakları ile uzatan Temel, müşterilerinin şaşırdığını ifade ederek, "Müşterilere ayağımla para verip alırken şaşırıyorlar, onlar da şok oluyor, kamera şakası sanıyorlar. Bir zamanlar İstanbul’da gişe memuruna ayağımla para uzattım şok oldu, ’El miydi ayak mıydı’ dedi. Kamera şakası dedim" diye konuştu. "Elimi ayağımı sana vereyim baba" Hayatında en çok iz bırakan anlardan birini anlatan Temel, "Bir zamanlar 4 yaşındaki kızım ile mutfakta otururken bana ‘Baba neden elin ayağın yok?’ dedi. ’Allah böyle yaratmış’ dedim, kızım da "Bir elimi, bir ayağımı kesip sana vereyim’ dedi. ’Hayır’ deyince bu sefer, ’İki elimi, iki ayağımı sana vereyim’ dedi ve ben orada koptum" ifadelerini kullandı.
Erzurum ETÜ’de Dünya Otizm Farkındalık Günü kapsamında konferans düzenlendi Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) Psikoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi (PUAM) ile Bilim İletişimi Ofisi (BİO) iş birliğinde Dünya Otizm Farkındalık Günü kapsamında konferans düzenlendi. Sağlık Bilimleri Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programa ETÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Naim Ürkmez, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ayşe Gürol, akademisyenler, özel gereksinimli bireyler ve aileleri katıldı. Programın açılışında konuşan ETÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, otizm konusunda toplumsal farkındalığın artırılmasının yalnızca akademik bir sorumluluk değil, aynı zamanda toplumsal bir gereklilik olduğunu ifade etti. Bu tür etkinliklerin bireyler arasındaki empatiyi güçlendirdiğini ve özel gereksinimli bireylerin toplumsal yaşama daha etkin katılımına katkı sunduğunu belirten Çakmak, üniversitelerin bu noktada önemli bir rol üstlendiğini vurguladı. Sağlık bilimleri ve psikoloji alanındaki çalışmaların desteklenmeye devam edeceğini dile getiren Çakmak, farkındalık odaklı etkinliklerin toplumun tüm kesimlerinde bilinç oluşturma açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. Rektör Çakmak’ın konuşmasının ardından program, alanında uzman isimlerin sunumlarıyla devam etti. Konferansta Uzman Dr. Özgür Esmeray otizmin belirtileri ve tanı koyma sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunurken, Psikolog Gizem Keskin Yeğen otizmli çocuk sahibi ailelerin karşılaştığı görünmeyen yükleri ele aldı. Doç. Dr. Sümeyye Ulaş ise otizmde ebeveyn-çocuk etkileşim terapisine ilişkin bilgiler paylaşırken, Palandöken Otizm Dernek Başkanı Nazan Yaşarbaş da otizm farkındalığı ve dernek faaliyetlerine yönelik sunum gerçekleştirdi. İlgiyle takip edilen program, katılımcıların sorularını uzman isimlere yöneltmesiyle sona erdi.
Tunceli Tunceli merkezli sahte kripto operasyonu: 8 kişi tutuklandı Tunceli’de sahte kripto yatırım platformları üzerinden yürütülen dolandırıcılık ağına yönelik 5 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonda 8 kişi tutuklandı. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Nazımiye Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, geniş çaplı bir siber dolandırıcılık şebekesine darbe vuruldu. Tunceli İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin yaptığı teknik ve mali incelemelerde, müşteki T.S.Ö.’nün sahte yatırım platformları aracılığıyla 8 farklı şirket hesabına toplam 3 milyon 480 bin TL göndererek dolandırıldığı ortaya çıkarıldı. Elde edilen deliller doğrultusunda şüphelilerin kimlikleri tek tek tespit edilirken, İstanbul, Balıkesir, Hatay, Mersin ve Manisa’da eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda gözaltına alınan şüphelilerden 6’sı çıkarıldıkları mahkemece tutuklanırken, 2 şüphelinin ise farklı suçlardan cezaevinde bulunduğu belirlendi. Böylece dosya kapsamında toplam 8 şüpheli tutuklanmış oldu. Soruşturma sürecinde şüphelilerin, elde ettikleri paranın izini kaybettirmek amacıyla çok sayıda transfer gerçekleştirdiği ve paraları farklı kripto hesaplarına aktardığı tespit edildi. Yapılan mali analizlerde, kullanılan 8 ayrı şirket hesabında toplam 55 milyon TL’lik işlem hacmine ulaşıldığı ortaya konuldu. Operasyon kapsamında yapılan aramalarda 5 cep telefonu, 3 SIM kart ve 1 dizüstü bilgisayar ele geçirildi. Yetkililer, vatandaşları hedef alan siber dolandırıcılık suçlarına karşı mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini vurgularken, özellikle yüksek kazanç vaadiyle sunulan yatırım tekliflerine karşı dikkatli olunması gerektiği uyarısında bulundu.