ASAYİŞ - 09 Ocak 2025 Perşembe 00:45

Edirne’de "Gece Kartalları" ıssız sokakların sesi oluyor

A
A
A
Edirne’de "Gece Kartalları" ıssız sokakların sesi oluyor

Edirne’de kimsenin girmediği ıssız sokaklarda devriye görevi yapan "Gece Kartalları" olarak da bilinen mahalle bekçileri halkın huzur ve güvenini sağlıyor.


Edirne’de görev yapan ve Gece Kartalları olarak da bilinen bekçiler, girilmedik sokak bırakmıyor. Kentin huzur ve güvenliği için yaz, kış, soğuk, sıcak demeden kimsenin girmeye cesaret edemediği ıssız yerlere giren, mahalle ve sokakların güvenliğini sağlayan mahalle bekçileri, bu akşamki devriyelerine İl Emniyet Müdürü Onur Karaburun’un konuşmasının ardından başladılar.


Halkın daha huzurlu ve güvenli bir gece geçirmesine katkı sağlama noktasında bekçilerin de görev başında olduğunu söyleyen Müdür Karaburun toplam 100’ün üzerinde bekçi olduğunu ve çıkardıkları risk haritasına göre aldıkları ihbarlar neticesinde bölgesel dağılım yaptıklarını söyledi.


"Aranan suçlu sayısı yok denecek kadar azaldı"


Suç ve suçlularla mücadelede bekçilerin önemli rolü olduğunu belirten Karaburun, “Geçen yıl bir önceki yıla göre sorgu sayımızı yüzde 75 arttırdık. Toplum içerisinde aranan şahısları bulma noktasında kontrol ve denetimler yaptık. Bu sayede neredeyse artık Edirne’de aranan kişi sayısı çok cüzi rakamlara ulaştı. Mala karşı işlenen suçlarda ve kişilere karşı suçlarda devriye görevleri önem arz ediyor" dedi.


Olaylara hızlı şekilde müdahale, delillerin hızlı toplanması noktasında sahada güçlü bir ekibin başarı oranını artırdığına değinen Karaburun, mal varlığına olan suçlarda yüzde 42, evden hırsızlıkta yüzde 60, iş yerinden hırsızlıkta ise yüzde 60 oranında düşüş olduğunu belirtti.


Edirne İl Emniyet Müdürlüğü’nde görev yapan her bir polisin 7/24 görevde olduğunu söyleyen Karaburun, bekçi sayısını artırmayı hedeflediklerini belirtti. Kent genelinde bekçilerin ve polis ekiplerinin devriyelerini artıracaklarını söyleyen Karaburun, Edirne’yi daha huzurlu ve güvenli olma noktasında hep ileriye taşıyacaklarını, halkın bekçi düdüğünü çok daha sık ve gür bir şekilde duyacağını ifade etti.



Edirne’de "Gece Kartalları" ıssız sokakların sesi oluyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Amasya Genç kadınlar, Karagöz ile Hacivat olup "Kâbe’de Hacılar" ilahisini işaret diliyle sahneledi Amasya’da üniversite mezunu 5 genç kadın, aldıkları işaret dili eğitimi sonrası bu alanda farkındalık oluşturmak amacıyla gönüllü şekilde sahne almaya başladı. 4 kadın Karagöz ile Hacivat kıyafetlerini yedeği bulunmadığı için dönüşümlü giyerek sahneye çıktı. İşaret diliyle sahnelenen "Kâbe’de Hacılar" ilahisiyle de öğrencileri coşturdular. "Kâbe’de Hacılar Hu Der Allah" ilahisiyle öğrencileri coşturdular Amasya Müftülüğü ve Amasya Halk Eğitimi Merkezi işbirliğiyle düzenlenen işaret dili kursuna katılan Yeliz Güneş, Ayşegül Özer, Sinem Sude Uyar, Gülperi Yeşilyurt ve Fatma Tekin, bilgilerini pekiştirip bu alanda farkındalık oluşturmak amacıyla gönüllü şekilde etkinliklere katılmaya başladı. Gittikleri Amasya Mehmetçik İlkokulu’nda geleneksel orta oyunu karakterleri Karagöz ile Hacivat ve Nasreddin Hoca’yı işaret diliyle sahnelediler. Etkinlikte Ramazan ayının topluma kazandırdığı güzelliklere değindiler. Geniş kitlelerin gönlünde taht kuran "Kâbe’de Hacılar Hu Der Allah" ilahisini de işaret dili eşliğinde sahneleyip öğrencileri coşturdular. "Hayatı güzelleştirmek insanların elinde" Üniversitede 2 bölüm bitirip işaret dili eğitimine merak sardığını belirten Yeliz Güneş, "İşaret dili konusunda birkaç çocuğumuzun aklında soru işareti bırakabilirsek daha fazla duyarlılık oluşturabiliriz. Hayatı güzelleştirmek insanların elinde" dedi. Ayşegül Özer de, işaret dili bilmenin engelli bireylerle iletişim kurma açısından kazanım oluşturduğunu anlatırken, Nasreddin Hoca karakterini canlandıran Amasya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu Sinem Sude Uyar ise aldığı braille alfabesi eğitimi sonrası işaret dili ve tercümanlığı alanlarında bilgilerini pekiştirmeye çalıştığını söyledi. Hayalleri Gazze’deki çocuklara gösteri Yetişmelerine destek olan hocaları Ömer Çaycı’nın da katıldığı gösteride öğrencileri bilgilendirirken eğlendiren genç kadınlar, sahne gösterilerini İsrail’in soykırımına direnen Gazze’deki çocuklara da düzenlemenin hayalini kurduklarını söyledi.
İstanbul İstanbul’da yaşa dışı bahis operasyonu İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma kapsamında, Pentech Bilişim ile bağlantılı olarak yasa dışı bahis sitelerine teknik altyapı faaliyetleri yürüttükleri iddiasıyla 8 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Ayrıca söz konusu şirkete ve Beluza Yazılım Bilişim Teknolojileri Turizm Tarım Gıda ve İnşaat Yatırımları Limited Şirketi’ne Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kayyum olarak atandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanın Önlenmesi ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, 6 Mart 2026’da gerçekleştirilen ’Paymix’ operasyonu çerçevesinde ele geçirilen dijital materyaller üzerinde yapılan ön incelemeler sonucu Pentech Bilişim Teknolojileri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin yasa dışı bahis sitelerine teknik altyapı sağladığı yönünde kuvvetli delillere ulaşıldığı öne sürüldü. Soruşturma çerçevesinde Pentech Bilişim ile bağlantılı olduğu ve yasa dışı bahis eylemlerine iştiraki tespit edildiği iddia edilen 8 şüpheliye yönelik İstanbul İl Jandarma Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince Bursa merkezli eş zamanlı operasyon düzenlendi. Soruşturma kapsamında ayrıca, söz konusu şirkete ve Beluza Yazılım Bilişim Teknolojileri Turizm Tarım Gıda ve İnşaat Yatırımları Limited Şirketi’ne Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kayyım olarak atandı. Öte yandan suçtan elde edildiği değerlendirilen mal varlıklarına yönelik, şüphelilere ait 10 adet taşınmaza, 5 adet araç ile şüphelilerin banka hesaplarına el konulduğu öğrenildi.
Van Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Özdemir: "İlaç tedavisi kadar egzersiz de önemli" Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Serdanur Özdemir, Pulmoner Rehabilitasyon Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamada kronik solunum yolu hastalıklarında sadece ilaç tedavisinin yeterli olmadığını belirterek, "İlaç tedavisi kadar egzersiz de önemli" dedi. Sağlık Bakanlığı, kronik solunum yolu hastalıklarının yönetiminde büyük önem taşıyan pulmoner rehabilitasyon konusunda toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla 9-15 Mart 2025 tarihlerini "Pulmoner Rehabilitasyon Haftası" olarak ilan etti. Kronik solunum yolu hastalıklarının hava akımı kısıtlanması ve nefes darlığı gibi belirtilerle hastaların yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürdüğünü ifade eden uzmanlar, bu tür rahatsızlıkların doğası gereği ilaçlar düzenli kullanılsa dahi nefes darlığının kalıcı olabildiğine dikkat çekiyor. Konuya ilişkin konuşan Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Serdanur Özdemir, pulmoner rehabilitasyon süreçlerindeki temel hedeflerinin, hastalara doğru nefes tekniklerini öğreterek mevcut darlığı minimize etmek ve hastanın günlük konforunu artırmak olduğunu belirtti. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Özdemir, "Her yıl 8-14 Mart haftası, Pulmoner Rehabilitasyon Haftası olarak ülke genelinde hasta farkındalığını artırmak amacıyla çeşitli etkinliklerle kutlanmaktadır. Kronik solunum hastalıkları; genellikle hava akımı kısıtlanması, yetersiz hava yolu temizliği ve nefes darlığı ile seyreden, hastanın yaşam kalitesini olumsuz etkileyen hastalıklar grubundan oluşur. Bölgemizde ağırlıklı olarak KOAH olmak üzere; astım, bronşektazi, pediatrik hasta grubunda kistik fibrozis, halk arasında ‘akciğer sertleşmesi’ olarak bilinen interstisyel akciğer hastalıkları ve hatta obeziteye bağlı gelişen durumlar gibi çeşitli hastalıklarda akciğer hava akımı kısıtlanması ve nefes darlığı gelişmektedir" diye konuştu. "Nefes darlığı kalıcı olabilmektedir" Pulmoner rehabilitasyonun amacının hastalara solunum yolu temizliği ve nefes egzersizlerini öğretmek, kişiye özel planlanacak egzersizlerle egzersiz kapasitelerini artırmak olduğunu dile getiren Özdemir, "Bu sayede hastaların hem semptomlarını azaltmak hem de hastalık kontrolü hakkındaki öz farkındalıklarını artırmak hedeflenir. Böylelikle alevlenmeleri ve hastane yatışlarını azaltmak; kronik nefes darlığı ile günlük hayattan uzaklaşmanın yol açtığı depresyon ve kaygı süreçlerini hafifletebilmek amaçlanmaktadır. Pulmoner rehabilitasyonda hastalar, yatırılarak veya günübirlik gruplar halinde üniteye alınarak çalıştırılmaktadır. Hastalar ilaç tedavilerini tam olarak kullansalar bile, bu hastalıklar kronik olduğu için nefes darlığı kalıcı olabilmektedir. Burada temel amaç, söz konusu nefes darlığını minimize etmek ve hastanın yaşam kalitesini artırmaktır" şeklinde konuştu. "Egzersiz sırasında yoruldum deyip hemen bırakılmamalı" Egzersiz yaparken sürekliliğin önemine vurgu yapan Özdemir, sözlerini şöyle sürdürdü: "Tüm bunları yaparken önceliğimiz; doktorun verdiği reçeteli ilaçları düzenli kullanmak, tütün ve tütün ürünlerinden uzak durmaktır. Herkes pulmoner rehabilitasyon ünitelerine erişemeyebildiği için ‘tele-pulmoner rehabilitasyon’ dediğimiz uzaktan uygulamaların zaman içerisinde artmasını hedefliyoruz. Hastalar için ev önerilerinde bulunacak olursak; öncelikle düşme riskini minimize edecekleri düz bir zemin seçilmelidir. Egzersiz sırasında yoruldum deyip hemen bırakılmamalı; artan sürelerde ve şiddetlerde egzersiz günlük hayatın bir parçası haline getirilmelidir. Hastalar günlük hayata ne kadar katılırlarsa depresyon ve anksiyete süreçleri de o kadar azalacağı için pulmoner rehabilitasyon amacına ulaşmış olacaktır."