EĞİTİM
"Kampüs İftarları" etkinliği gençleri aynı sofrada buluşturdu 06 Mart 2026 Cuma - 02:37:00 Gençlik Hizmetleri Genel Müdürü Dr. Enes Efendioğlu, Kastamonu Üniversitesi’nde düzenlenen "Kampüs İftarları" programında gençlerle iftar sofrasında bir araya gelerek Ramazan’ın paylaşma ve dayanışma ruhuna dikkat çekti. Kastamonu Üniversitesi ev sahipliğinde, Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından Ramazan ayı dolayısıyla "Kampüs İftarları" programı düzenlendi. İftar programına Gençlik Hizmetleri Genel Müdürü Dr. Enes Efendioğlu, Vali Yardımcısı Mevlüt Özmen, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük ile çok sayıda üniversite öğrencisi katıldı. Gençlerle aynı sofrada iftar yapan Genel Müdürü Efendioğlu, Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma duygularını güçlendirdiğini belirterek üniversite kampüslerinde düzenlenen iftar programlarının gençleri bir araya getirdiğini ifade etti. Rektör Yardımcısı Küçük ise öğrenci topluluklarının yürüttüğü projelerin bu başarıda önemli rol oynadığını ifade ederek, öğrencilerin proje ve faaliyetlerini çeşitlendirerek üniversitenin başarılarını artırmaya devam etmeleri gerektiğini söyledi. Gençlik ve Spor İl Müdürü Sami Kuşcu da üniversitenin son dönemde ÜNİDES programında üst sıralarda yer almasının önemli bir başarı olduğunu belirtti. İftarın ardından "Kampüste Ramazan Bereketi" etkinliği düzenlendi. Etkinlikte, Hacivat-Karagöz ve Aşık ile Maşuk gösterileri katılımcılardan ilgi gördü. Etkinlik boyunca öğrencilere çeşitli ikramlar yapıldı. Öğrenci toplulukları kurdukları stantlarda projelerini tanıttı. Programın son bölümünde ise üniversiteli gençlerle ÜNİDES buluşmaları gerçekleştirildi. Gençlerin proje ve fikirlerini paylaşma imkanı bulduğu buluşmada, gençlik çalışmalarına yönelik değerlendirmeler yapıldı. Programa; Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanı Mehmet Sena Aygül, Genel Müdür Yardımcıları Tarık Karkınçam, Tuncay Ulusan ve M. Tayyip Kahyaoğlu katıldı.
05 Mart 2026 Perşembe - 22:23 Mardin’de AFAD gönüllülerine sertifikaları verildi Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından düzenlenen "Akreditasyon ve Destek AFAD Gönüllüleri Sertifika Teslim Töreni’nde" eğitimlerini tamamlayan 125 kişiye sertifikaları verildi. Mardin Büyükşehir Belediyesine bağlı Sanat Akademisi’nde düzenlenen törene Mardin Valisi ve Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Tuncay Akkoyun, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Kemalettin Sakin, AFAD İl Müdürü Tezcan Buçan, kurum müdürleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve AFAD gönüllüleri katıldı. Programda konuşan AFAD İl Müdürü Tezcan Buçan, akredite ekipler ve destek AFAD gönüllülerinin toplumun ihtiyaçlarına çözüm üretmek için önemli bir sorumluluk üstlendiğini belirterek, gönüllülerin sosyal medyada paylaşım yapmak yerine sahada görev alarak vicdanlarını eyleme dönüştürdüklerini söyledi. Akreditasyon ve gönüllülük sistemlerinin Türkiye Afet Yönetim Sistemi’nin önemli parçaları olduğunu ifade eden Buçan, bu sistemler sayesinde eğitimlerini tamamlayan ve yeterliliklerini sağlayan vatandaşların afet yönetiminde görev alma imkanı bulduğunu dile getirdi. Gönüllülerin son yıllarda deprem, sel ve salgın gibi afetlerde aktif görev aldığını kaydeden Buçan, "Kahramanmaraş merkezli depremlerde 39 bin 12 gönüllümüz sahada görev aldı. Arama-kurtarmadan beslenmeye, sosyal yardımdan çadır kurulumuna, teknik hizmetlerden büro işlerine kadar birçok alanda büyük gayret gösterdiler. Hem farkındalık ve bilinci artıran hem de profesyonel ekiplere yardımcı ekipler yetiştiren AFAD Gönüllülük Sistemi’ne bugüne kadar 1 milyon 636 bin vatandaşımız başvuru yapmıştır. Bunlardan 365 bin vatandaşımız online eğitimlerini tamamlayarak Temel AFAD Gönüllüsü olmuştur. Birebir eğitim alan Destek AFAD Gönüllüsü sayımız ise 81 binin üzerine çıkarılmıştır. Son üç yıl içinde toplam 44 bin 336 AFAD gönüllüsü sahada görev yapmıştır" dedi. Konuşmaların ardından Vali Akkoyun tarafından ulusal seviyede akredite olan ekipler ile destek AFAD gönüllülerine sertifikaları verildi.
05 Mart 2026 Perşembe - 18:34 Hacettepe Üniversitesi Rektörü Güran: "Artık dünyada 4’üncü nesil üniversite kavramı var" Hacettepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Cahit Güran, "Artık dünyada 4’üncü nesil üniversite kavramı var. 4’üncü nesil üniversiteyi, 3’üncü nesil üniversitelerden ayıran en temel fark, bilgi üretmek ve bunu eğitim vasıtasıyla bireylere aktarmak" dedi. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından Hacettepe Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi ev sahipliğinde düzenlenen ’Bilim Kafe’ etkinliğinde, 1’inci sınıf emniyet müdürü ve ressam Ahmet Sula, bağımlılıkla mücadele konusunda konferans verdi. ’1-7 Mart Yeşilay Haftası’ nedeniyle düzenlenen etkinlikte açıklamalarda bulunan Sula, toplum sağlığını tehdit eden tütün, alkol, uyuşturucu, teknoloji, kumar bağımlılığı gibi önemli sorunlara dikkat çekti. Bugüne kadar terörle mücadele, istihbarat birimleri, adli ve idari birçok birimde çalışan Ahmet Sula, yaptığı konferanslarla birlikte yaklaşık 300 bin öğrenciye ulaştığını belirtti. Hacettepe Rektörü Prof. Dr. Mehmet Cahit Güran ise, YÖK’ün başlattığı projeyi manidar bulduklarını ve bu proje ile Türkiye’deki 208 üniversitede Bilim Kafe etkinliği düzenleneceğini vurguladı. "YÖK, çok güzel bir proje başlattı" Etkinlikte gençlere seslenen Prof. Dr. Mehmet Cahit Güran, bilgi üretmenin ve bu bilgiyi bireylere aktarmanın kendilerine ışık olacağını ifade ederek, "YÖK, çok güzel bir proje başlattı. Bu proje Bilim Kafe etkinliği. Türkiye’deki 208 üniversite bünyesinde koordinatörlükler kuruldu ve bu koordinatörlükler Bilim Kafe vasıtasıyla üniversitelerin topluma katkı misyonunun daha görünür, daha etkili hale gelmesi için bir süreç başlattı. Artık dünyada 4’üncü nesil üniversite kavramı var. 4’üncü nesil üniversiteyi, 3’üncü nesil üniversitelerden ayıran en temel fark, bilgi üretmek ve bunu eğitim vasıtasıyla bireylere aktarmak. Bunun dışında aynı zamanda içinde bulunduğu toplumun, coğrafyanın, bölgenin, şehrin problemlerine ışık tutan problemleri çözmek için çözümler üretmeye çalışan bir misyonu da hayata geçirilmesi" diye konuştu.
05 Mart 2026 Perşembe - 18:13 YÖK Başkanı Özvar: "Müfredatların teknoloji dönüşümüne uyumunu hızlandıracak mekanizmaları kurmayı hedefliyoruz" Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, "Mevcut okullarımızın altyapısını güçlendirecek, müfredatların teknoloji dönüşümüne uyumunu hızlandıracak, işletmelerin eğitim süreçlerine katılımını artıracak ve öğrenci-işletme eşleşmesini daha isabetli hale getirecek mekanizmaları kurmayı hedefliyoruz" dedi. YÖK, Üniversitelerarası Kurul Toplantısı’nın 263.’sünü gerçekleştirdi. Yükseköğretim sistemine ilişkin güncel konuların ele alındığı toplantıda, üniversitelerin akademik çalışmaları, yükseköğretimde kalite süreçleri ve kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesine yönelik konular ele alındı. Düzenlenen toplantıda açıklamalarda bulunan YÖK Başkanı Erol Özvar, Türkiye’de yükseköğretimin gelişimi için üniversiteler arası koordinasyonun önemine dikkat çekti. Özvar, akademik üretkenliğin artırılması ve üniversitelerin uluslararası rekabet gücünün yükseltilmesine yönelik çalışmaların sürdüğünü ifade etti. Ayrıca Özvar, Türkiye’nin ve dünyanın kalkınma önceliklerini yükseköğretimde ele almak zorunda olduklarını vurguladı. "Üniversite sıralamaları, tek başına bir amaç ya da nihai hedef değildir" Organize Sanayi Bölgelerinde Kurulan Meslek Yüksekokulları’nın (OSB-MYO) kapasitesini artırmayı hedeflediklerini ve böylece yükseköğretimdeki hedeflerine kapsamlı bir şekilde ulaşacaklarını belirten YÖK Başkanı Erol Özvar, "Toplantının temel amacı; OSB-MYO sayısını artırmak, mevcut olanların etkinliğini güçlendirmek ve bu modeli ülke geneline yaygınlaştırmak için neler yapabileceğimizi istişare etmekti. Burada gayemiz yalnızca yeni okullar açılması değildir. Bunun yanında, mevcut okullarımızın altyapısını güçlendirecek, müfredatların teknoloji dönüşümüne uyumunu hızlandıracak, işletmelerin eğitim süreçlerine katılımını artıracak ve öğrenci-işletme eşleşmesini daha isabetli hale getirecek mekanizmaları kurmayı hedefliyoruz. Her fırsatta ifade ettiğim gibi üniversite sıralamaları, tek başına bir amaç ya da nihai hedef değildir. Ancak üniversitelerin araştırma üretimi, uluslararası görünürlüğü ve akademik itibarı açısından önemli bir gösterge sunduğu da açıktır. Bu nedenle üniversitelerimizin uluslararası sıralamalarda istikrarlı biçimde yükselmesini memnuniyetle karşılıyor; bunu yükseköğretim sistemimizin güçlenmesinin somut bir yansıması olarak değerlendiriyorum" diye konuştu. "Hiçbir üniversitemizin gerileme göstermemesi son derece kıymetlidir" Dünya üniversiteleri sıralamasında Türkiye’den 6 üniversitenin ilk 500’e girmesinin önemli bir başarı olduğunun altını çizen Özvar, "Bu tabloyu doğru okumak için, sıralamaların yalnızca ‘listeye girme’ meselesi olmadığını; araştırma ekosisteminin niteliğini, uluslararası iş birliklerini, yayın ve atıf etkisini, akademik görünürlüğü ve kurumsal itibarı birlikte yansıtan bir gösterge seti olduğunu görmek gerekir. Dolayısıyla sıralamalardaki yükselişi sürdürülebilir kılmak istiyorsak; araştırma stratejilerimizi kurumsal düzeyde netleştirmeli, odak alanlarımızı belirlemeli, disiplinlerarası iş birliğini güçlendirmeli ve nitelikli araştırmacıyı destekleyen bir ekosistemi kararlılıkla inşa etmeliyiz. Bu hedef, yalnızca birkaç üniversitemizin değil; sistemin genelinin kalite kültürüyle güçlenmesini gerektirmektedir. Somut sıralama verilerine geldiğimizde, QS 2026 Dünya Sıralamasında 6 üniversitemizin ilk 500’e, 11 üniversitemizin ilk 1000’e girmesi; 9 üniversitemizin sıralamasını yükseltmesi ve hiçbir üniversitemizin gerileme göstermemesi son derece kıymetlidir" ifadelerine yer verdi.
5 binden fazla aday cumartesi günü e-YDS’ye girecek
13 Şubat 2026 Cuma - 12:16 5 binden fazla aday cumartesi günü e-YDS’ye girecek Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), Elektronik Yabancı Dil Sınavı’nın (e-YDS 2026/2) cumartesi günü yapılacağını duyurdu. ÖSYM, 5 binden fazla adayın e-YDS’ye gireceğini açıkladı. Bu cumartesi yapılacak sınavın Adana, Ankara, İstanbul ve İzmir e-sınav merkezlerinde toplam 46 salonda düzenleneceği belirtildi. Saat 13.45 ’te başlayacak sınav için adayların saat 13.30’ dan sonra sınav binalarına alınmayacağının altı çizilirken, adaylara 80 sorudan oluşan test için 180 dakika süre verileceği, ek süre verilmesi uygun görülen engelli adayların ise ilave sürelerini kullanabileceği belirtildi. Sınava giriş belgeleri adayların erişimine açıldı Sınava giriş belgeleri adayların erişimine açıldığı, adayların sınav giriş belgelerini osym.gov.tr adresinden veya AİS uygulaması üzerinden alabileceği açıklanırken, kimlik kartını kaybeden, kimlik kartı bulunmayan veya kimlik kartında kimlik numarası ve fotoğrafı olmayan adaylar için il ve ilçe nüfus müdürlüklerinin sınav günü açık tutulacağı belirtildi. "5 bin 266 aday başvurdu" Gerçekleştirilecek sınav ile ilgili açıklama yapan ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, "2026 yılında ikincisi düzenlenecek e-YDS, İngilizce olarak yapılacak. Sınava 5 bin 266 aday başvurdu. 10 engelli aday bu sınava katılacak. Gaziler ile şehit ve gazilerin eş ve çocuklarının sınav ücretinden muaf tutulması uygulamasından e-YDS/2’de 51 aday yararlandı. Sınavda emniyet görevlisi dahil 322 kişi görev alacak. Sınava katılacak adaylara başarılar, görevlilere kolaylıklar dilerim" ifadelerine yer verdi.
TSE Yönetim Kurulu Başkanı Şahin: "Üniversitelerimizin akademik kapasitesi ile TSE’nin kurumsal tecrübesini aynı hedef doğrultusunda buluşturuyoruz"
13 Şubat 2026 Cuma - 11:31 TSE Yönetim Kurulu Başkanı Şahin: "Üniversitelerimizin akademik kapasitesi ile TSE’nin kurumsal tecrübesini aynı hedef doğrultusunda buluşturuyoruz" Türk Standardları Enstitüsü (TSE) Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Sami Şahin, "Üniversitelerimizin akademik kapasitesi ile TSE’nin kurumsal tecrübesini aynı hedef doğrultusunda buluşturuyoruz. Çünkü güçlü bir kalite altyapısı; güvenli üretim, rekabetçi sanayi ve sürdürülebilir ihracat demektir" dedi. TSE ile Yükseköğretim Kurulu (YÖK) arasında, standardizasyon kültürünü üniversite kampüslerine taşımak ve öğrencilere standart bilincini kazandırmak amacıyla iş birliği protokolü imzalandı. İmzalanan protokol kapsamında, üniversitelerde standartlar konusunda eğitim, seminer ve farkındalık çalışmaları yürütüleceği belirtildi. Ayrıca akademik iş birlikleri, ortak projeler ve müfredat çalışmalarına yönelik faaliyetler de protokol çerçevesinde hayata geçirileceği ifade edildi. Düzenlenen imza töreninde açıklamalarda bulunan TSE Başkanı Şahin, standardizasyonun kalite, güvenlik ve sürdürülebilirlik açısından kritik bir rol oynadığını, üniversitelerle kurulacak iş birliği sayesinde gençlere eğitim hayatında standart bilinciyle buluşturmayı hedeflediklerini vurguladı. YÖK Başkan Vekili Prof. Dr. Naci Gündoğan ise, üniversitelerin sanayi ve kamu kurumlarıyla iş birliğinin önemine dikkat çekerek, protokolün öğrencilerin ve akademisyenlerin standartlara yönelik farkındalığını artıracağını ifade etti. Ayrıca düzenlenen protokol ile birlikte, Türkiye genelindeki üniversitelerde standardizasyon alanında eğitim faaliyetlerinin yaygınlaştırılması, staj çalışmalarının artması ve nitelikli insan kaynağının geliştirilmesi amaçlandığı belirtildi. "Bu protokol ile akademisyenlerimizin standart komitelerine katılımı teşvik edilecek" İmzalanan protokolün YÖK ile TSE arasında bir köprü kuracağını, üniversitelerde düzenlenecek programlar ve çalışmalarla gençlerin daha vizyonlu olacağını belirten TSE Başkanı Şahin, "TSE ile YÖK arasında tesis edilen bu çerçeve; iki kurum arasındaki bir mutabakatın ötesinde, Türkiye’nin üretim, teknoloji ve standardizasyon kapasitesini birlikte geliştirme iradesinin somut bir göstergesidir. Günümüzde kalkınma; yalnızca bilgi üretmekle değil, o bilgiyi standarda dönüştürmekle, uygunluk değerlendirme süreçleriyle güvence altına almakla ve uluslararası sistemle uyumlu hale getirmekle mümkündür. Standart; bilginin disiplinidir. Standardizasyon ise akademi ile sanayi arasında kurulan en güçlü ve en kalıcı köprüdür. Bugün attığımız adım, işte bu köprüyü daha da sağlamlaştırma iradesidir. Üniversitelerimizin akademik kapasitesi ile TSE’nin kurumsal tecrübesini aynı hedef doğrultusunda buluşturuyoruz. Çünkü güçlü bir kalite altyapısı; güvenli üretim, rekabetçi sanayi ve sürdürülebilir ihracat demektir. Uluslararası örnekler göstermektedir ki; üniversiteler ile standardizasyon kuruluşları arasındaki yakın iş birliği, ülkelerin küresel standartların oluşumunda söz sahibi olmasını sağlamaktadır. Akademik birikim standart hazırlama süreçlerine dahil oldukça; ülkeler yalnızca standartları uygulayan değil, standartları şekillendiren konuma yükselmektedir. Bu protokol ile akademisyenlerimizin standart komitelerine katılımı teşvik edilecek, üniversitelerimizle Ar-Ge ve inovasyon projeleri geliştirilecek, uygunluk değerlendirme alanındaki araştırmalar desteklenecek ve eğitim programları yaygınlaştırılacaktır" diye konuştu. "Üniversite laboratuvarları ile TSE altyapısının etkin kullanımı sağlanacak" Protokol ile birlikte üniversitelerin, TSE’ye bağlı altyapıları kullanacağını ve böylelikle öğrencilerin staj imkanlarının güçleneceğini ifade eden Şahin, "Üniversite laboratuvarları ile TSE altyapısının etkin kullanımı sağlanacak; öğrencilerimize staj ve uygulamalı eğitim imkanları sunularak nitelikli insan kaynağımız güçlendirilecektir. Böylece üniversitelerde üretilen bilgi, yalnızca akademik çıktı olarak kalmayacak; standarda dönüşerek üretim hayatına ve sanayiye doğrudan katkı sağlayacaktır. Bilim ile uygulama arasındaki mesafe kısalacak, bilgi ekonomik değere dönüşecektir. Türkiye’nin kalite altyapısı; teknik kapasitenin yanında güçlü insan kaynağı ve kurumsal eşgüdümle gelişir. Biz TSE olarak kaliteyi sadece belgelendirme faaliyetinden ibaret görmüyor; üretim ekosisteminin stratejik bir unsuru olarak değerlendiriyoruz. Bu iş birliği ile yeni teknolojilere yönelik standart çalışmalarının hızlandırılması, uygunluk değerlendirme alanında uzmanlıkların geliştirilmesi ve ülkemizin uluslararası standardizasyon platformlarındaki temsil gücünün artırılması hedeflenmektedir. Aynı zamanda yabancı uyruklu öğrencilere yönelik bilinçlendirme faaliyetleri ile Türkiye’nin standardizasyon alanındaki birikimi daha görünür hale gelecektir. Kalite; sürdürülebilir kalkınmanın temelidir. Standart ise güvenin ve adil rekabetin zeminidir. Üniversitelerimizle birlikte ortaya koyacağımız bu iş birliği modeli; bilginin üretime, üretimin güvene, güvenin ise rekabet gücüne dönüşmesini sağlayacaktır" şeklinde konuştu. "YÖK olarak önceliğimiz; üniversitelerimizin topluma, üretime, sektöre bağlanmasını sağlayan bir ekosistem inşa etmektir" YÖK ile TSE arasında imzalanan protokol ile iki kurum arasındaki iş birliğini başka bir boyuta kavuşturacaklarını vurgulayan YÖK Başkan Vekili Gündoğan ise, "Kurumlarımız arasında böyle bir protokolün imzalanması bir süre önce gündeme gelmiş ve o günden itibaren yürütülen istişarelerin, ortak aklın ve ülkemize dair taşıdığımız sorumluluğun bir sonucu olarak son şeklini almıştır. Yükseköğretim Kurulu olarak önceliğimiz; üniversitelerimizin topluma, üretime, sektöre ve ülkemizin kalkınma hedeflerine daha güçlü bağlarla bağlanmasını sağlayan bir ekosistem inşa etmektir. Bu vizyonu başarıyla hayata geçirmek adına standardizasyon ve uygunluk değerlendirme alanında yetkinlik kazanmamız gerektiğinin bilincinde olarak bu alanlarda ülkemizin güzide kurumlarından biri olan Türk Standartları Enstitüsü ile iş birliğinin son derece mühim olduğuna inanıyoruz. İmzaladığımız protokol, yükseköğretim kurumlarımız ile Türk Standartları Enstitüsü arasındaki iş birliğini çok boyutlu bir yapıya kavuşturacak şekilde hazırlanmıştır. Standardizasyon kültürünün yaygınlaştırılmasından ortak komitelerin oluşturulmasına, çalıştayların ve eğitim programlarının geliştirilmesinden laboratuvar altyapılarının karşılıklı kullanımına, Ar-Ge projelerinde iş birliğinden öğrencilere staj ve uygulamalı eğitim imkanı sağlanmasına kadar pek çok alanı kapsamaktadır. Bu çerçeve, üniversitelerimizin ürettiği teknolojik çözümlerin ulusal ve uluslararası standartlara uygun şekilde geliştirilmesini, test ve analiz süreçlerinin etkin işletilmesini ve ticarileşme aşamasında gerekli desteğin sağlanmasını da mümkün kılacaktır" ifadelerini kullandı. Düzenlenen imza töreni hatıra fotoğrafı çekimi ve karşılıklı hediye takdimi ile son buldu.
Türk ve Japon öğrenciler "Maarif Modeli" ile buluştu
13 Şubat 2026 Cuma - 11:19 Türk ve Japon öğrenciler "Maarif Modeli" ile buluştu Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde, 15 Temmuz Şehitler Fen Lisesi öğrencileri, "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" çerçevesinde Japon akranlarıyla çevrimiçi derste bir araya gelerek hem kültürel aktarımda bulundu, hem de yeni eğitim modelini dünyaya tanıttı. Tavşanlı 15 Temmuz Şehitler Fen Lisesi, uluslararası eğitim vizyonu kapsamında yürüttüğü faaliyetlerine bir yenisini daha ekledi. "Online International Exchange Class" (Çevrimiçi Uluslararası Değişim Sınıfı) projesiyle Türk ve Japon öğrenciler, dijital ortamda kurulan köprü sayesinde İngilizce pratik yaparken, kültürel değerlerini karşılıklı olarak paylaştı. Projenin en dikkat çeken noktalarından biri, Türk öğrencilerin ve eğitimcilerin Japon meslektaşlarına ve öğrencilerine Türkiye’nin yeni eğitim vizyonu olan "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli"ni anlatması oldu. Modelin odağında yer alan beceri temelli öğrenme ve yetkinlik geliştirme süreçleri hakkında bilgiler paylaşıldı. "Öğrencilerimizin özgüvenini pekiştiriyor" Proje yürütücüsü olan 20 yıllık İngilizce öğretmeni Fatma Malkoç, etkinliğin önemine değinerek, "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında yenilenen müfredatımızla öğrencilerimizin dört temel dil becerisini ve kültürlerarası etkileşimini artırmayı hedefliyoruz. Japonya’daki akranlarıyla gerçekleştirdikleri bu ders, öğrencilerimizin özgüvenini pekiştiriyor. Dil, bir amaca hizmet ettiğinde ve gerçek hayatta karşılık bulduğunda öğrenme çok daha etkili hale geliyor" dedi. Etkinlikte 15 ayrı grup halinde çalışan öğrencilerden 9. sınıf öğrencisi Furkan Yağız Çeltik, kendi grubunun "Zeybek" kültürünü tanıttığını belirtti. Çeltik, "Japon arkadaşlara Zeybek oyununun tarihini, giyilen özel kıyafetleri ve bu oyunun temsil ettiği değerleri İngilizce olarak aktardık. Onlar da bize kendi geleneklerini sundu. Bu etkileşim hem zihnimizi açıyor hem de kültürümüzü dünya çapında temsil etme gururu yaşatıyor" ifadelerini kullandı. Toplamda 30 öğrencinin katılımıyla gerçekleşen online derste, dijitalleşmenin eğitimdeki gücü bir kez daha gözler önüne serildi. Program sonunda, kurulan bu bağın öğrencilerin vizyonlarına ve bireysel gelişimlerine sağladığı katkı vurgulandı.
Erzurum’dan bölge finalinde büyük başarı
13 Şubat 2026 Cuma - 11:16 Erzurum’dan bölge finalinde büyük başarı Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması Bölge Finali Trabzon’da gerçekleştirildi. Erzurum İl Millî Eğitim Müdürlüğü, farklı alanlarda elde ettiği derecelerle bölge finalinde önemli bir başarıya imza atarak bölge birincisi oldu. Bölge finalinde Erzurum’u temsil eden öğrenciler, danışman öğretmenlerinin rehberliğinde hazırladıkları özgün projelerle jüri değerlendirmeleri sonucunda toplam 6 birincilik, 3 ikincilik ve 5 üçüncülük derecesi elde etti. Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Hasan Polat Beden Eğitimi ve Spor Merkezi’nde açılışı yapılan 57. TÜBİTAK Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması Erzurum Bölge Sergisi Ödül Töreni, Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Törene; Karadeniz Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Çuvalcı, Erzurum Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, Trabzon Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hasan Karal, Erzurum İl Milli Eğitim Müdürü Süleyman Ekici, Trabzon İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Uygun, Rize İl Milli Eğitim Müdürü Halil İbrahim Akmeşe, Bayburt İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Faruk Kahraman, Ardahan İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Uzantı, TÜBİTAK Erzurum Bölge Koordinatörü Prof. Dr. İrfan Kaymaz, öğrenciler, öğretmenler, akademik ve idari personel ile davetliler katıldı. Erzurum İl Millî Eğitim Müdürlüğü, farklı alanlarda elde ettiği derecelerle bölge finaline damga vurdu. Erzurum’u temsil eden öğrenciler, toplam 6 birincilik, 3 ikincilik ve 5 üçüncülük derecesi elde etti. Erzurum toplamda 14 derece alarak bölgede birinci olup önemli bir başarıya imza attı. Bölge Birinciliği Kazanan Projeler Remzi Sakaoğlu BİLSEM öğrencileri İrfan Sefiloğlu ve İrem Alparslan, danışman öğretmen Mustafa Akay rehberliğinde; EVYAP İbrahim Hakkı Fen Lisesi öğrencisi Saniye Firdevs Türkez, danışman öğretmen Zinat Karakaş rehberliğinde; Remzi Sakaoğlu BİLSEM öğrencileri Hatice Tuba Özyıldırım ve Ebrar Sarı, danışman öğretmen Güldane Meral rehberliğinde; Remzi Sakaoğlu BİLSEM öğrencisi Zehra Betül Toksoy, danışman öğretmen Hatice Çelik rehberliğinde; Remzi Sakaoğlu BİLSEM öğrencileri Zeynep Özdemir, Asaf Ömeroğlu ve Neva Çiftçi, danışman öğretmen Mustafa Akay rehberliğinde; Remzi Sakaoğlu BİLSEM öğrencileri Ahmet Eren İlhan ve Yusuf Yekta Saraçoğlu, danışman öğretmen Güldane Meral rehberliğinde bölge birincisi oldu. Bölge İkinciliği Kazanan Projeler Remzi Sakaoğlu BİLSEM öğrencileri Beyza Akdağ, Şüheda Serbetoğlu ve Berra Keleşoğlu, danışman öğretmen Güldane Meral rehberliğinde; Palandöken Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencileri Helin Karakaya ve Zeynep Çalışkan, danışman öğretmen Rukiye Düzgün rehberliğinde; Kazım Karabekir Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri Dursun Burak Özdemir ve İbrahim Berat Dal, danışman öğretmen Orhan Polat rehberliğinde bölge ikinciliği elde etti. Bölge Üçüncülüğü Kazanan Projeler Şehit Hasan Yılmaz Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencileri Ecrin Araz ve Eflinnaz Söğütlü, danışman öğretmen Arzu Timur rehberliğinde; Hınıs Anadolu Lisesi öğrencileri Hatice Deniz, Maside Dağdeviren ve Elvan Tunç, danışman öğretmen Leyla Turhan Akoluk rehberliğinde; Narman Anadolu Lisesi öğrencileri Ecrin Damla Yavuz, Melike Uçar ve Zeynep Avcı, danışman öğretmen Mümine Sucu rehberliğinde; Remzi Sakaoğlu BİLSEM öğrencileri Mustafa Babacan, Zehra Aydemir ve İpek Sefiloğlu, danışman öğretmen Mustafa Akay rehberliğinde; Remzi Sakaoğlu BİLSEM öğrencileri Yusuf Eymen Fil, Emirhan Polat ve Zeynep Eylül Akçıl, danışman öğretmen Gökay Arslan rehberliğinde bölge üçüncüsü oldu. Bölge finalinde öğrencileri yalnız bırakmayan Erzurum İl Millî Eğitim Müdürü Süleyman Ekici, il ve merkez ilçe yöneticilerinden oluşan heyetle birlikte Trabzon’da yer aldı. Proje stantlarını ziyaret eden Müdür Ekici, öğrencilerle yakından ilgilenerek başarı heyecanlarına ortak oldu.
Akdağmadeni’nde ’Dünya Kadın ve Kız Çocukları Bilim Günü’ etkinliği
13 Şubat 2026 Cuma - 11:04 Akdağmadeni’nde ’Dünya Kadın ve Kız Çocukları Bilim Günü’ etkinliği Yozgat’ın Akdağmadeni ilçesinde ‘Dünya Kadın Ve Kız Çocukları Bilim Günü’ anlamlı bir etkinlikle kutlandı. Dünya Kadın ve Kız Çocukları Bilim Günü dolayısıyla düzenlenen kitap okuma etkinliği, renkli ve duygusal anlara sahne oldu. Sosyal ve Ekonomik Destek (SED) hizmetinden faydalanan çocuklar ve annelerinin katıldığı programda, bilimin ve okumanın önemi vurgulandı. Akdağmadeni İlçe Kütüphanesi, 11 Şubat Dünya Kadın ve Kız Çocukları Bilim Günü kapsamında anlamlı bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Çocukların bilimle, sanatla ve kitapla büyümesi hedefiyle organize edilen etkinlikte, SED hizmetinden yararlanan çocuklar ve anneleri bir araya geldi. Kütüphanede gerçekleşen buluşmada, katılımcılara kitap okuma alışkanlığının kazandırılması ve bilimin ışığında güçlü bireyler yetiştirilmesi amaçlandı. Etkinlik kapsamında görevliler tarafından annelere ve çocuklara kitaplar dağıtıldı, birlikte okuma saatleri düzenlendi. Programda yapılan konuşmalarda, bilinçli nesillerin yetişmesinde annelerin ve kitapların rolüne dikkat çekildi. İlçe Kütüphanesindeki etkinlikte, katılımcılar için hazırlanan ikramlar eşliğinde samimi sohbetler edildi. Fotoğraf karelerine yansıyan görüntülerde, görevlilerin ailelerle yakından ilgilendiği ve kitap takdim ettiği anlar, etkinliğin atmosferini gözler önüne serdi. Program, geleceğe umut olan tüm kız çocuklarının yollarının ve bahtlarının açık olması temennisiyle sona erdi.
Minikler acil durum ve müdahale yöntemlerini öğrendi
13 Şubat 2026 Cuma - 10:54 Minikler acil durum ve müdahale yöntemlerini öğrendi Düzce Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü, 7’den 70’e tüm vatandaşları acil durumlar ve yangınla mücadele noktasında eğitmeye devam ediyor. Merkez itfaiye binasında çocukları misafir ederek eğitim veren müdürlük, yangın anında yapılması gereken doğru davranışlar, yangın söndürme yöntemleri ve güvenli tahliye konularını uygulamalı olarak gösterdi. Düzce Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü, rutin çalışmalarının yanı sıra acil durum ve müdahaleler noktasında bilinçlendirme eğitimlerini, hem ziyaretçiler özelinde hem de kurumlara yönelik gerçekleştirilen uygulamalı eğitimlerle sürdürüyor. Bu doğrultuda, müdürlüğün Çoban mevkisinde bulunan hizmet binasını ziyaret eden Ailem Anaokulu 4 yaş öğrencileri, itfaiye personelleri tarafından ilk olarak itfaiye teşkilatı ve binası hakkında bilgilendirildi. Kendileri için hazırlanan itfaiyeci kıyafetlerini giyerek baret takan miniklere, itfaiye araçları ve ekipmanlarının yanı sıra acil durumlar ve müdahale yöntemleri hakkında da bilgiler verilirken, öğretici ve eğlenceli zaman geçiren miniklere, ziyaret sonunda "Minik İtfaiyeci Başarı Belgesi" takdim edildi. İl özel idare personellerine uygulamalı eğitim Müdürlüğün yaptığı planlama ile Düzce’de bulunan kamu kurum ve kuruluşlarına yönelik eğitim çalışmaları da İl Özel İdaresinde yapılan eğitimlerle devam ediyor. İl Özel İdaresi personellerine, yangın durumuna karşı bilinçlendirmek ve güvenli bir şekilde hareket etmelerini sağlamak amacıyla yapılan eğitimde, yangın durumunda yapılması gerekenlerle ilgili slaytlar eşliğinde teorik bilgi verildi. Uygulamalı olarak müdahale tekniklerinin ve yangın tüpü kullanımının ne şekilde yapılması gerektiği konularının da gösterildiği eğitimlerde, personellerin öğrendiklerini aileleri ve yakın çevreleri ile paylaşmaları da istendi.
Yeşilyurt’ta minik yürekler Kur’an-ı Kerim’le buluştu
13 Şubat 2026 Cuma - 10:48 Yeşilyurt’ta minik yürekler Kur’an-ı Kerim’le buluştu Yeşilyurt Belediyesi Topsöğüt Yeşilkonak Erdem Okulu’nda düzenlenen "Kur’an-ı Kerim’e Geçiş Programı", duygu dolu anlara sahne oldu. Büyük bir heyecan ve manevi bir atmosfer eşliğinde gerçekleştirilen programda, minik yürekler Kur’an-ı Kerim ile buluşmanın mutluluğunu yaşadı. Çocukların hem akademik hem de milli, manevi ve dini yönden donanımlı bireyler olarak yetişmesi için her türlü imkânı sunan Yeşilyurt Belediyesi tarafından Topsöğüt Yeşilkonak’ta açılan Erdem Okulu’nda ki değerler eğitimi programlarına katılan çocuklar için anlamlı bir etkinlik düzenlendi. Kur’an-ı Kerim’e geçiş programında manevi coşku Öğrencilerin Kur’an-ı Kerim okumaya geçiş sürecini taçlandırmak amacıyla düzenlenen programa okul yönetimi, öğretmenler ve veliler yoğun ilgi gösterdi. Özenle hazırlanan etkinlikte öğrenciler, günün anlam ve önemine dair şiirler okudu, ilahiler seslendirdi ve çeşitli gösteriler sundu. Program boyunca hem öğrencilerin heyecanı hem de ailelerin gururu gözlerden kaçmadı. Kur’an-ı Kerim’e geçmenin manevi değerine dikkat çekilen programda, çocukların küçük yaşta dini ve ahlaki değerlerle buluşmasının önemine vurgu yapıldı. Eğitimin sadece akademik başarıdan ibaret olmadığına işaret edilirken, milli ve manevi değerlerle yetişen nesillerin toplumun geleceği açısından büyük bir kazanım olduğu ifade edildi. Veliler, çocuklarının bu anlamlı gününde duydukları mutluluğu dile getirerek emeği geçen öğretmenlere ve okul yönetimine teşekkür etti. Program sonunda öğrencilere çeşitli hediyeler takdim edilerek bu özel günün anısına hatıra fotoğrafları çekildi. "Çocuklarımızın milli, manevi ve dini değerlerle büyümesi için çalışıyoruz" Yeşilyurt Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürü Muaz İçen, çocukların manevi gelişimine katkı sunan bu tür etkinliklerin büyük önem taşıdığını ifade etti. Yeşilyurt Belediyesi olarak kültür, sanat ve sosyal projelerin yanı sıra değerler eğitimini destekleyen programlara devam ettiklerini sözlerine ekleyen İçen, "Çocuklarımızın hem akademik hem de manevi yönden donanımlı bireyler olarak yetişmesi bizler için son derece kıymetlidir. Kur’an-ı Kerim’e geçiş, öğrencilerimizin hayatında önemli bir dönüm noktasıdır. Bu anlamlı günü hep birlikte paylaşmak, onların heyecanına ve mutluluğuna ortak olmak bizleri de son derece memnun etmiştir. Geleceğimizin teminatı olan evlatlarımızın milli ve manevi değerlerine bağlı, ahlaklı ve bilinçli bireyler olarak yetişmeleri adına eğitim kurumlarımızla iş birliği içerisinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz" diye konuştu.