Son Dakika
|
Mücteba Hamaney, iki aracı ülkenin ilettiği teklifi reddetti
Sultangazi’de kuyumcu soygunu girişimi kamerada
Ümraniye’de araca çarpan beton mikseri devrildi: 1 yaralı
İran, İsrail'in merkezini balistik füze ile vurdu
Usta sanatçı Orhan Gencebay, hastaneye kaldırıldı
Antalya Kepez Kaymakamlığında silah sesleri duyuldu
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'ten İsrail'e Mescid-i Aksa tepkisi!
Liverpool - Galatasaray maçını Szymon Marciniak yönetecek
İsrail’den Lübnan’a "hedefli kara operasyonu"
İsrail ordusu: "Son 24 saatte İran’daki 200’ü aşkın hedef vuruldu"
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
NATO’nun Dijital Sinir Sistemi Türk mühendislerine emanet
Laricani'den İsrail'in "öldü" iddialarının ardından ilk açıklama
Küba'da şebeke çöktü, milyonlarca kişi elektriksiz kaldı
"Su" diye asit içti, hayatını kaybetti
Galatasaray, çeyrek final için Liverpool deplasmanında
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Barış iklimini Müslümanlar olarak hep birlikte inşa edeceğiz"
ABD ordusu: "İran’da 7 bini aşkın hedef vuruldu"
EKONOMİ
Şubat ayında Muğla ihracatta İstikrarını korudu, Ege Bölgesi geriledi
17 Mart 2026 Salı - 14:54:59
Ticaret Bakanlığı’nın Şubat ayına ilişkin faaliyet illeri ihracat istatistiklerine göre, Ege Bölgesi’nin ihracatı 2026 yılının ilk iki ayında düşüş gösterdi. Bölgenin ihracatı Şubat ayında yüzde 6,5 azalarak 3 milyar 374 milyon dolardan 3 milyar 155 milyon dolara geriledi. Toplamda ise iki aylık dönemde 496 milyon dolarlık kayıp yaşandı. Ege Bölgesi’ndeki ihracat düşüşünün büyük bölümünün, bölge ihracatının yaklaşık yüzde 70’ini gerçekleştiren İzmir ve Manisa kaynaklı olduğu belirtildi. Toplam kaybın yüzde 93’üne karşılık gelen 462 milyon dolarlık düşüş, bu iki ilin performansındaki gerilemeden kaynaklandı. Ocak ayında yüzde 8’lik düşüş yaşayan Ege Bölgesi, Şubat ayında da gerilemenin önüne geçemedi. Ocak ayında 286 milyon dolar olan ihracat kaybı, Şubat ayında 210 milyon dolar olarak kayıtlara geçti. Öte yandan Muğla, Ege Bölgesi genelindeki olumsuz tabloya rağmen ihracattaki yükselişini sürdürdü. Ocak ayında ihracatını en fazla artıran il olan Muğla, Şubat ayında da yüzde 9’luk artışla ihracatını 98,7 milyon dolardan 107,5 milyon dolara çıkardı. Böylece Muğla, Ege Bölgesi’nde ihracatını artıran nadir illerden biri olarak istikrarlı performansını korudu.
17 Mart 2026 Salı - 14:38
Antalya’da asırlık ‘Zimem Defteri’ geleneği 12 yıldır esnafa ve ihtiyaç sahibine can suyu oldu
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Antalya Şubesi, alınan bir malın satıcı tarafından not edilerek alıcının ileriye dönük borçlandırılmasını ifade eden tarihi "Zimem Defteri" geleneğini bu yıl da sürdürerek ihtiyaç sahiplerinin mahalle bakkallarındaki borçlarını kapattı. Tüm MÜSİAD şubeleriyle eş zamanlı olarak tam 12 yıldır yaşatılan bu anlamlı uygulama, hem ihtiyaç sahiplerinin yüzünü güldürüyor hem de Antalya ekonomisinin temel taşı olan yerel esnafa nefes aldırıyor. Rahmet, bereket, paylaşma ve kardeşlik ayı olan Ramazan’ın manevi atmosferinde gerçekleştirilen uygulama kapsamında, Antalya’nın çeşitli mahallelerindeki bakkal ve küçük esnaf ziyaret edilerek dar gelirli vatandaşların birikmiş veresiye borçları silindi. Alan elin veren eli bilmediği, hayırda yarışmanın ve yardımlaşmanın en zarif usulü olan Zimem Defteri geleneği, MÜSİAD üyeleri tarafından aynı hassasiyet ve samimiyetle yaşatılmaya devam ediyor. Ramazan ayının gönülleri yumuşatan, birlik ve beraberlik duygusunu güçlendiren ikliminde yapılan bu anlamlı çalışma; yalnızca maddi bir destek değil, aynı zamanda toplumsal vicdanı diri tutan, komşuluk hukukunu ve kardeşlik bilincini pekiştiren güçlü bir dayanışma örneği olarak öne çıkıyor. Zimem Defteri, ihtiyaç sahibinin onurunu koruyan, hayrı gizlilik içinde büyüten ve toplumun farklı kesimleri arasında gönül köprüsü kuran kadim bir medeniyet mirası olmayı sürdürüyor. Başkan Yusuf Akgül: "Antalya ekonomisi için güçlü bir dayanışma köprüsü" MÜSİAD Antalya Şube Başkanı Yusuf Akgül, Zimem Defteri uygulamasının şehir ekonomisini ayakta tutan önemli bir dinamik olduğunu vurguladı. Başkan Akgül, uygulamanın Antalya ekonomisine etkilerini şu sözlerle değerlendirdi: "Zimem Defteri uygulamasıyla yalnızca ihtiyaç sahibi hemşehrilerimizin borç yükünü hafifletmekle kalmıyor, aynı zamanda mahalle kültürümüzün bel kemiği olan küçük esnafımıza da can suyu oluyoruz. Zincir marketlerin yoğun rekabeti altında ayakta kalmaya çalışan ve mahallelinin zor gününde yanında olan bakkallarımızın kasasına giren bu sıcak para, doğrudan şehir ekonomisine entegre oluyor. Paranın tabana yayılması ve yerel ticarette dolaşıma girmesi, Antalya’mızın mikro ekonomisini canlandırıyor." "Bu geleneği yaşatmak umudumuzu güçlendiriyor" Günümüzde bu güzel geleneğin devamlılığına katkı sunmanın öneminin altını çizen Başkan Akgül, sözlerini şöyle tamamladı: "Ramazan ayının rahmet ve bereket ikliminde, paylaşmanın ve kardeşliğin en güzel örneklerinden birini yeniden yaşatmanın huzurunu taşıyoruz. Var olan ihtiyacın idrakine makes olmak, MÜSİAD Antalya olarak bizleri gururlandırmanın ötesinde, yardımlaşma ruhunun yaşatılması bakımından umudumuzu güçlendirmektedir. Kardeşlik bağlarımızı kuvvetlendiren bu dayanışma köprüsünü kurmaya; Antalya ekonomisinin temel taşı olan esnafımızın ve ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızın yanında olmaya kararlılıkla devam edeceğiz."
17 Mart 2026 Salı - 14:26
Muğla’da kapalı sistem modern sulama projesi hayata geçiyor
Muğla İl Tarım ve Orman Müdürü Seyfettin Baydar, bazı mahallelerde açık arklarla yapılan tarımsal sulamanın kapalı ve modern sulama hatlarına dönüştürülmesi amacıyla hazırlanan projenin hayata geçirildiğini açıkladı. Baydar, 2025 yılında muhtarlar ve kooperatif başkanları tarafından Muğla İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Muğla Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığına (YİKOB) yapılan başvurular doğrultusunda çalışmalar başlatıldığını belirtti. İl Müdürlüğü Kırsal Kalkınma ve Örgütlenme Şube Müdürlüğü Sulama Birimi tarafından başvuru yapılan mahallelerde teknik incelemeler gerçekleştirildiğini ifade eden Baydar, ihtiyaç duyulan boru miktarları ve çaplarının belirlenerek sulama hatlarının güzergâhlarının uzman teknik personeller tarafından planlandığını söyledi. Yapılan tespitler doğrultusunda ihtiyaç duyulan HDPE 100 kapalı sistem sulama borularının YİKOB tarafından sağlanan bütçe ile ihale edilerek temin edildiğini kaydeden Baydar, boruların ilgili firma tarafından mahallelere ulaştırıldığını ve teknik personel gözetiminde muhtarlar veya kooperatif başkanlarıyla birlikte teslim alındığını ifade etti. Mevcut durumda bazı mahallelerde sulamanın açık beton veya toprak arklarla yapıldığını belirten Baydar, bu sistemlerde ciddi su kayıpları yaşandığına dikkat çekerek şunları söyledi: "Arklardaki kırık ve çatlaklar nedeniyle su kayıpları yaşanmakta, ayrıca yaz aylarında yüksek sıcaklık nedeniyle buharlaşma yoluyla önemli miktarda su kaybı oluşmaktadır. Kapalı sistem sulama hatları sayesinde bu kayıpların önüne geçilecek, su verimliliği artırılacaktır. Aynı miktardaki su ile daha fazla tarım arazisi sulanabilecek ve bu durum tarımsal verim ile üretimde artış sağlayacaktır." Küresel iklim değişikliği ve artan sıcaklıklar nedeniyle suyun her geçen gün daha kıymetli hale geldiğini vurgulayan Baydar, projenin su tasarrufu sağlamasının yanı sıra üreticilerin daha fazla ürün elde ederek gelir seviyelerinin artmasına da katkı sunacağını belirtti. Proje kapsamında mahallelere ulaştırılan sulama borularının önümüzdeki günlerde zemine yerleştirilmesi ve döşeme çalışmalarına başlanacağını ifade eden Baydar, ilgili mahallelerde 2026 yılı yaz döneminde modern kapalı sistem sulama hatlarının tamamlanarak kullanılmaya başlanmasının hedeflendiğini söyledi. 2025 yılında yapılan başvurular doğrultusunda gerçekleştirilen çalışmalar sonucunda 10 mahallede kapalı sistem HDPE 100 sulama borusu desteği sağlandığını, ayrıca 2 mahallede mevcut beton ve açık sulama arklarının onarım ve yenilenmesi için YİKOB bütçesinden ödenek ayrıldığını sözlerine ekledi.
17 Mart 2026 Salı - 14:18
CW Enerji gençleri robotik teknolojiler ve yapay zeka ile buluşturacak
CW Enerji, Döşemealtı Kaymakamlığı ve Döşemealtı Yaygın Eğitimi Destekleme ve Geliştirme Derneği ile birlikte hayata geçirilen DERYA Projesi İş Birliği Protokolü’nü imzaladı. İmzalanan protokol kapsamında Döşemealtı ilçesindeki ortaokul ve lise öğrencilerine yönelik robotik, teknoloji ve yapay zeka alanlarında çeşitli eğitim programları düzenlenecek. Program çerçevesinde öğrencilere teorik eğitimlerin yanı sıra teknik geziler ve uygulamalı çalışmalar da sunulacak. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, eğitimin ve gençlerin desteklenmesinin sürdürülebilir bir gelecek için büyük önem taşıdığını söyledi. Sektör arenasında gerçekleştirdikleri başarılı çalışmaların yanında sosyal sorumluluk çalışmalarıyla da fark oluşturmaya devam ettiklerini belirten Sarvan, "Eğitime ve toplumsal gelişmeye büyük önem veriyoruz. Bu kapsamda kurulduğumuz günden bu yana eğitime destek vermeye devam ediyoruz ve öğrencilerimizin her zaman yanında olmaya özen gösteriyoruz. Gençlerin eğitim ve öğretim hayatlarına katkıda bulunmaktan dolayı oldukça mutluyuz" dedi. "Robotik, teknoloji ve yapay zeka alanlarında eğitim programları düzenlenecek" Gençlerle daha yaşanabilir bir dünya için el ele çalışmaya devam ettiklerini ifade eden Sarvan, "Gençlerimizin teknolojiyle erken yaşta tanışması, üretim kültürünü benimsemesi ve yenilikçi düşünme becerilerini geliştirmesi ülkemizin geleceği açısından son derece kıymetli. Bu vesileyle Döşemealtı Kaymakamlığı ve Döşemealtı Yaygın Eğitimi Destekleme ve Geliştirme Derneği ile birlikte hayata geçirilen DERYA Projesi İş Birliği Protokolü’nü imzaladık. İmzalanan protokol kapsamında Döşemealtı ilçesindeki ortaokul ve lise öğrencilerine yönelik robotik, teknoloji ve yapay zeka alanlarında çeşitli eğitim programları düzenlenecek. Program çerçevesinde öğrencilere teorik eğitimlerin yanı sıra teknik geziler ve uygulamalı çalışmalar da sunulacak. Program sonunda öğrencilerin ürettikleri projelerin sergileneceği kapsamlı bir festival de düzenlenecek. Böylesine değerli bir projeye dahil olmak bizim için gurur ve mutluluk verici" diye konuştu. "Genç yeteneklere yatırım yapmaya devam edeceğiz" Gençlerin teknolojiyle daha erken yaşta tanışmasını sağlamayı amaçladıklarını dile getiren Sarvan, üretim kültürünü desteklemek ve onların geleceğin mühendisleri, girişimcileri ve yenilikçileri olarak yetişmesine katkı sunmayı hedeflediklerini kaydetti. Sarvan, CW Enerji olarak sürdürülebilir bir gelecek için eğitime, teknolojiye ve genç yeteneklere yatırım yapmaya devam edeceklerinin altını çizerek, "Gençlerin hayallerini gerçekleştirebilecekleri ortamların oluşturulmasının hem toplumsal gelişim hem de ülkenin teknolojik geleceği için önemli bir adım. Bu tür iş birlikleri de gençlerin potansiyellerini ortaya çıkarmaları açısından büyük önem taşıyor. CW Enerji olarak yalnızca enerji alanında değil, sosyal sorumluluk projeleriyle de topluma katkı sağlamayı sürdüreceğiz" dedi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
16 Mart 2026 Pazartesi- 13:49
Bayramın popüler ikramlığı ‘şeker’
2
15 Mart 2026 Pazar- 23:12
İkinci el oto pazarında buruk bayram
3
17 Mart 2026 Salı- 11:06
Gaziantep’te baklavacılarda bayram yoğunluğu: Günlük üretim 20 tona ulaştı
4
16 Mart 2026 Pazartesi- 10:41
Ev kiraları şehirden kaçırdı, köyde "gezen tavuk" çiftliği kurdu
5
16 Mart 2026 Pazartesi- 13:56
Kırşehir’de Ahi esnafı bayram öncesi zam yapmama kararı
20 Ocak 2026 Salı - 16:52
Başkan Yüceer: Çorlu’ya raylı sistemden kreşe kapsamlı yatırım
TEKİRDAĞ (İHA) – Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer, "Raylı sistem projemizin ilk etabı için bu yıl içerisinde ihaleye çıkıyoruz. Çorlu Otogarı, Tren İstasyonu ve Hastane hattını hayata geçireceğiz" dedi. Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer, Çorlu’da görev yapan mahalle muhtarları ve basın mensuplarıyla kahvaltı programında bir araya geldi. Programda kentin öncelikli ihtiyaçları, devam eden yatırımlar ve planlanan projeler ele alındı. Çorlu’nun hızla büyüyen bir kent olduğunu belirten Yüceer, ulaşım ve altyapı yatırımlarına ağırlık verdiklerini ifade ederek toplu taşıma filosunun 443 yeni araçla güçlendirildiğini, kırsal mahallelerin ulaşım ağının genişletildiğini söyledi. Raylı sistem projesinin bu yatırımların en önemli ayağı olduğunu vurgulayan Yüceer, "Raylı sistem projemizin ilk etabı için bu yıl içerisinde ihaleye çıkıyoruz. İlk etapta Çorlu Otogarı, Tren İstasyonu ve Hastane hattını hayata geçireceğiz" dedi. Afet hazırlıkları kapsamında itfaiye yatırımlarının sürdüğünü kaydeden Yüceer, Çorlu’da mülkiyet sorununun çözüldüğünü ve itfaiye istasyonu için yakın zamanda temel atılacağını belirtti. Deprem hazırlıkları kapsamında geçici barınma alanlarının altyapısının tamamlandığını da aktardı. Sosyal belediyecilik projelerine de değinen Yüceer, "11 ilçeye 11 kreş" hedefi doğrultusunda çalışmaların sürdüğünü, Kent Lokantalarının ise vatandaşlardan yoğun ilgi gördüğünü ifade etti. İçme suyu, kanalizasyon ve yol çalışmalarının devam ettiğini belirten Yüceer, Çorlu’ya modern bir Sebze-Meyve Toptancı Hali kazandırılacağını, projenin ihalesine çıkıldığını açıkladı.
20 Ocak 2026 Salı - 16:36
Bursa’da yılın ilk fuarı Junioshow kapılarını açtı
Bebe ve çocuk konfeksiyonu sektöründe Türkiye’nin küresel vitrini konumundaki Junioshow Bursa Uluslararası Bebe, Çocuk Hazır Giyim & Çocuk İhtiyaçları Fuarı kapılarını açtı. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) iştiraki KFA Fuarcılık organizasyonuyla; BEKSİAD, UTİB ve UHKİB destekleriyle düzenlenen fuar, 20-22 Ocak 2026 tarihleri arasında sektör temsilcilerini uluslararası alıcılarla buluşturuyor. Bu yıl 21’incisi gerçekleştirilen Junioshow, Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenleniyor. Fuarda, 0-12 yaş grubuna yönelik tüm sezonları kapsayan yeni koleksiyonlar, tek tip ve özel dekorasyonlu stantlarda sergileniyor. Fuarda stant açan 80’e yakın firma, organizasyona yurt içinden nitelikli alıcıların yanı sıra yurt dışından 30’dan fazla ülkeden gelen 200’ü aşkın yabancı alıcı ile iş görüşmeleri gerçekleştiriyor. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Junioshow’un sürdürülebilirlik ve uluslararası etkisine dikkat çekti. 2026 yılının ilk önemli fuarında, bebe ve çocuk konfeksiyonu sektöründe dünyanın birçok ülkesinden gelen alıcılarla, sektörün güçlü oyuncularını Bursa’da buluşturduklarını ifade eden Başkan Burkay, "Fuarın 21. kez düzenlenmesi ve kesintisiz şekilde devam etmesi, sektörümüzün ve ekosistemimizin gücünün en somut göstergesidir." dedi. Bursa’nın bebe ve çocuk konfeksiyonunda Türkiye’nin en önemli üretim merkezlerinden biri olduğuna vurgu yapan Burkay, "Bu fuar artık yalnızca bir üretim buluşması değil aynı zamanda moda ve trendlerin belirlendiği uluslararası bir platformdur. Bugün dünyanın birçok ülkesindeki raflarda Bursa’da üretilen ürünler yer alıyor" ifadelerini kullandı. BTSO olarak uluslararası fuarcılığa büyük önem verdiklerini kaydeden Burkay, "Merinos AKKM ve Bursa Fuar Merkezi’nde her yıl uluslararası ölçekte yaklaşık 20 büyük organizasyona ev sahipliği yapıyoruz. 36 milyar dolarlık dış ticaret hacmine sahip, 117’den fazla ülkeye ticaret yapan bir şehir için bu organizasyonlar büyük değer üretiyor." dedi. Küresel ekonomik görünüme de değinen Burkay, 2026 yılıyla birlikte dünya genelinde enflasyonist baskıların azalmasının ve özellikle Avrupa’da talebin güçlenmesinin beklendiğini belirterek, Dünya Bankası ve OECD raporlarında büyüme beklentilerinin yukarı yönlü olduğunu ve bu gelişmelerin sektöre pozitif yansıyacağına inandığını vurguladı. BEKSİAD Başkanı Mehmet Bayezit ise BTSO iş birliğiyle düzenlenen Junioshow’un sektöre sağladığı katkıya dikkat çekerek, "200’ün üzerinde alıcının ziyaret ettiği fuarımızın sektörümüze hayırlı olmasını diliyorum. Junioshow, Bursa’nın uluslararası ticaretteki gücünü bir kez daha ortaya koyuyor." ifadelerini kullandı. Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, Junioshow’un artık geleneksel hale geldiğini belirterek, sürekliliğini ispat etmiş organizasyonun Bursalı iş insanları için bereketli geçmesini temenni etti. Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Yardımcısı Mustafa Orkun Gazioğlu ise bebe ve çocuk konfeksiyonu sektöründe Bursa’nın lider konumda olduğunu vurgulayarak, "Fuar, sektörün inovasyon gücünü ve Bursa’nın bu alandaki öncülüğünü net şekilde ortaya koyuyor." değerlendirmesinde bulundu. Vali Yardımcısı Salih Altun fuardaki firmaların stantlarını gezdiklerini belirterek, "Katılımcı profili ve ürün çeşitliliği açısından son derece etkileyici bir organizasyon. Bursa, kalite ve moda açısından dünya ile rekabet edebilen bir şehir. Valilik olarak tüm üreticilerimizin yanındayız." ifadelerini kullandı.
20 Ocak 2026 Salı - 15:21
Balıkesir’de 2025 yılında 36 bin 738 konut satıldı
Balıkesir’de 2025 yılında 36 bin 738 konut satılırken, Türkiye genelinde 2025 yılında 1 milyon 688 bin 910 konut satıldı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2025 yılının konut satış istatistiklerini paylaştı. Balıkesir’de 2025 yılında 36 bin 738 konut satılırken, Türkiye genelinde ise 2025 yılında 1 milyon 688 bin 910 konut satıldı. Türkiye genelinde konut satışları 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 14,3 oranında artarak 1 milyon 688 bin 910 oldu. Konut satış sayısının en fazla olduğu iller sırasıyla 280 bin 262 ile İstanbul, 152 bin 534 ile Ankara ve 96 bin 998 ile İzmir olurken, en az olduğu iller sırasıyla 727 ile Ardahan, bin 251 ile Bayburt ve bin 559 ile Hakkari olarak gerçekleştiği açıklandı. Türkiye genelinde yabancılara 2025 yılında 21 bin 534 konut satıldı Yabancılara yapılan konut satışları 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 9,4 oranında azalarak 21 bin 534 oldu. 2025 yılında toplam konut satışları içinde yabancılara yapılan konut satışının payı yüzde 1,3 olarak gerçekleşti. 2025 yılında yabancılara yapılan konut satış sayısının en fazla olduğu iller sırasıyla 7 bin 989 ile İstanbul, 7 bin 118 ile Antalya ve bin 800 ile Mersin oldu.
20 Ocak 2026 Salı - 15:16
Karabük’te 2025 yılında 3 bin 914 konut satıldı
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), tarafından açıklanan konut satış istatistiklerine göre Karabük’te yıl içerisinde 3 bin 914 konut satıldı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Aralık ayına ilişkin konut satış istatistiklerini yayımladı. Buna göre, 2025 yılında Türkiye’de 1 milyon 688 bin 910 konut satışı yapıldı. Batı Karadeniz illerinden Karabük’te Aralık ayında 337’si ikinci el olmak üzere toplamda 466 konut satıldı. Aralık verilerinin ardından Karabük’te yıl içerisinde 2 bin 880’i ikinci el olmak üzere toplamda 3 bin 914 konutun 580’i ipotekli olarak satıldığı bildirildi. Aynı dönemde Zonguldak’ta ise 624’ü ikinci el olmak üzere 1211 konut, Bartın’da ise 428 konut satıldı.
20 Ocak 2026 Salı - 14:56
Kastamonu’da kadınlara istihdam ve üretim desteği sağlayacak iki proje hayata geçiyor
Kastamonu’da kadın istihdamını artıracak, yerel tarımı güçlendirecek ve geleneksel ürünleri sürdürülebilir üretimle geleceğe taşıyacak iki önemli proje için imzalar atıldı. 2025 Yılı Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı kapsamında Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA) desteğiyle hayata geçirilecek "Kadın Elinden HanSera" ile "Siyez İşleme Tesisi" projeleri imzalanarak sözleşmeye bağlandı. Kastamonu Valiliğinde, Vali Meftun Dallı başkanlığında gerçekleştirilen imza töreninde, toplam büyüklüğü yaklaşık 11 milyon 100 bin TL olan projelerin sözleşme protokolleri, KUZKA Genel Sekreteri Dr. Serkan Genç ile proje yararlanıcısı kurumlar arasında imzalandı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda uygulanan Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı (SOGEP) çerçevesinde projelere sağlanacak destek ile kadın istihdamının artırılarak, tarımsal üretimde sürekliliğin sağlanması ve yerel ürünlerin katma değerinin yükseltilmesi hedefleniyor. Üretim ve istihdamın patronu kadınlar olacak KUZKA desteğiyle, Kastamonu İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından toplam bütçesi 3 milyon 530 bin TL olan "Kadın Elinden HanSera" projesi kapsamında içinde yaz-kış sebze üretiminin yapılabileceği 4 adet modern sera kurulacak. Kadın emeğini üretimin merkezine alan proje, Kastamonu’nun Hanönü ilçesinde tüm üretim ve yönetim faaliyetlerini kadınların yürüteceği bin metrekare kapalı alana sahip Güneş Enerji Sistemleri (GES) ile desteklenen modern sera kurulumunu kapsıyor. Kadınların sahip olduğu Hanönü Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi tarafında işletilecek serada kurulacak GES sayesinde yaz-kış sürekli olarak biber, patlıcan, domates, salatalık ve çilek gibi ürünler yıl boyunca yetiştirilebilecek. Proje sayesinde ilçede yaşayan en az 20 kadın düzenli gelir elde etme imkanına kavuşurken, kadınlar yalnızca çalışan değil, üretimin de doğrudan sahibi olacaklar. "Kadın istihdamını desteklemeyi amaçlıyoruz" Hanönü Kadın Girişimciler Sera Projesi ile ilgili bilgi veren KUZKA Genel Sekreteri Dr. Serkan Genç, "Hanönü Kadın Girişimciler Sera Projesi, ‘HANSERA’ adıyla kısalttığımız bu proje kapsamında, Hanönü’nde örtü altı tarımı yaygınlaştırmaya yönelik bir sera kurulumu gerçekleştirilecek. Proje çerçevesinde kadın kooperatifimiz, seranın işletilmesi sürecinde aktif olarak görev alacaktır. Bu projeyle hem kadın kooperatifimiz bünyesinde üretim yapacak kadın girişimcilerimizin önünü açmayı hem de kadın istihdamını desteklemeyi amaçlıyoruz. Bunun yanı sıra, son dönemde etkisini giderek artıran iklim değişikliği nedeniyle tarımda yeni ve modern tekniklerin kullanılması büyük önem taşımaktadır. Bu doğrultuda, örtü altı tarımı yaygınlaştırmak amacıyla ilçedeki çiftçilere yönelik eğitimler ve demonstrasyon alanları oluşturulacaktır. Tarım İlçe Müdürlüğümüz tarafından eğitim ve bilgilendirme faaliyetleri yürütülecektir. Proje kapsamında, kadın kooperatifimizin üretim yapabileceği bir alan oluşturulurken, aynı zamanda çiftçilerimizin farkındalığını artıracak bir merkez işlevi de üstlenilecektir. Bu projede yaklaşık 20 kadın üreticinin görev alması beklenmektedir. Ayrıca her biri 250 metrekare olmak üzere toplam dört sera kurulacaktır. Bu seralarda marul, domates, salatalık, biber ve çilek gibi yıl boyunca üretimi yapılabilen ürünler yetiştirilecekti" dedi. "Bu proje, seracılık adına bir lokomotif olacaktır" Projenin seracılığın geliştirilmesine önemli katkı sağlayacağını ifade eden Tarım ve Orman İl Müdürü Ahmet Kılıç ise, "Bu projenin iki açıdan büyük önemi bulunmaktadır. Birincisi, kadın kooperatiflerimizin desteklenmesi bakımından gelir getirici ve istihdam oluşturucu bir unsur olmasıdır. Hanönü Kadın Kooperatifimizle bu projede birlikte çalışıyoruz. Kendileri son derece gayretli ve çok güzel işlere imza atıyorlar. Bu yönüyle de projenin örnek teşkil edeceğine inanıyorum. İkinci önemli husus ise seracılıktır. Kastamonu, kendine has doğası ve iklimi nedeniyle seracılığı yaygınlaştırmak istediğimiz bir ildir. Merkez ve 19 ilçeyi değerlendirdiğimizde, coğrafi ve iklimsel açıdan seracılığa en uygun bölgenin Hanönü ilçesi olduğunu düşünüyoruz. Bu proje, seracılık adına bir lokomotif olacaktır" diye konuştu. Hanönü Kadın Girişimciler Kooperatifi Başkanı Melahat Şengül de projenin kendileri için önemli bir katkı sunacağını ifae etti. Siyezde hedef büyüten proje hayata geçiriliyor İhsangazi Belediye Başkanlığı tarafından, KUZKA desteğiyle hayata geçirilecek 7 milyon 578 bin TL bütçeli "Siyez İşleme Tesisi" proje ile siyez buğdayının işlenmesindeki ilk aşama olan tohum eleme süreci modern makine ve ekipmanlarla güçlendirilerek, yöresel ürünlerin alıcı ile buluşturulacağı satış alanları oluşturulacak. Kadınların, çiftçilerin ve dezavantajlı grupların ürettikleri yöresel ürünleri doğrudan tüketiciye sunabilecekleri satış alanı, aynı zamanda siyez üretiminin sürdürülebilirliğinin ve yerel üreticilerin gelir kaynaklarının çeşitlendirilmesinde etkin rol üstlenecek. Hayata geçirilecek bu iki proje, Kastamonu’da kadın emeğini güçlendiren, yerel tarımı destekleyen ve Kastamonu’nun geleneksel değerlerini ekonomik kazanca dönüştürmesi ve bölgenin sosyal kalkınmasına uzun vadeli katkı sunması bakımından önem taşıyor. "Siyez üreticilerine yönelik bir tohum eleme makinesi ya da hattı kurulacaktır" "Siyez İşleme Tesisi" projesiyle ilgili konuşan KUZKA Genel Sekreteri Genç, "Daha önce Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı kapsamında ‘İhsangazi Tohumdan Geleceğe’ adlı bir projeyi hayata geçirmiştik. Bu proje kapsamında siyez unu üretimine yönelik bir tesis kurulumunu gerçekleştirmiştik. Yeni projemizde ise bu tesisin sürdürülebilirliğine ilave katkılar sağlamayı hedefliyoruz. Aynı zamanda bu tesis ve siyez üreticilerine yönelik bir tohum eleme makinesi ya da hattı kurulacaktır. Bu makine sayesinde siyezin içindeki taş ve diğer yabancı maddeler ayrılacak, ürünlerin sınıflandırılması gerçekleştirilecektir. Üreticilerimiz de kendi ürünlerini getirerek bu eleme işlemini burada yapabileceklerdir. Proje kapsamında ayrıca bir satış alanı da oluşturulacaktır. Belediyemiz üretilen ürünlerin satışını yapabileceği gibi, ilçemizdeki siyez üreticilerimiz de bu pazarda doğrudan kendi ürünlerini satma imkanı bulacaktır. Böylece aracı olmadan doğrudan satış yapma fırsatı elde edeceklerdir. Genel hatlarıyla projemiz bu şekildedir. Belediye başkanımızın eklemek istediği bir husus varsa kendisi de paylaşabilir. Bu projenin ilçemize, siyez üreticilerimize ve ilimize hayırlı olmasını diliyorum" şeklinde konuştu. İhsangazi Belediye Başkanı Hayati Sağlık da, "Daha önce Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı çerçevesinde bir proje gerçekleştirmiştik ve belediyemize ait bir siyez unu üretim tesisi kurmuştuk. Ancak bu tesis, bulgur üretimi ve bulgurun tasnifi noktasında eksik kalmıştı. Gerçekleştirilen bu yeni proje ile ilçemizde üretilen siyez bulgurunun belirli bir tasnife alınması sağlanacak ve üreticilerimizin ürettikleri ürünleri doğrudan tüketiciyle buluşturabilmesi mümkün olacaktır" ifadelerini kullandı. İki projeyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Vali Meftun Dallı ise, "İhsangazi’de siyez ile özdeşleşmiş bir ilçedir. Bu projenin, bölgede siyezle ilgili yürütülen çalışmalara ve çiftçilerimizin gayretlerine önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum. Ayrıca İnebolu seracılık açısından önemli bir yol kat etti. Hanönü’nün de seracılıkta iyi bir yere geleceğine inanıyoruz. Bu işi kadınlarında sahiplenmesi bizleri mutlu etti. Her iki projenin de hayırlı olmasını diliyorum" dedi. Konuşmaların ardından her iki projenin de sözleşmeleri imzalandı.
20 Ocak 2026 Salı - 14:49
IF Wedding Fashion İzmir 19. kez kapılarını açtı
İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından ve Ege Giyim Sanayicileri Derneği iş birliğinde düzenlenen IF Wedding Fashion İzmir 19. Gelinlik, Damatlık ve Abiye Giyim Fuarı kapılarını açtı. Gelinlik, damatlık ve abiye giyim sektörünün kalbinin attığı organizasyon; İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ ve Ege Giyim Sanayicileri Derneği iş birliğiyle Fuar İzmir’de başladı. Fuarın açılış törenine; İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, çeşitli dernek, sivil toplum kuruluşu ve oda başkanları, moda sektörü profesyonelleri, tasarımcılar, yabancı sektör temsilcileri, meclis üyeleri ve bürokratlar katıldı. Üç gün boyunca sürecek olan fuar kapsamında ticari görüşmeler, defileler, tasarım yarışmaları ve sektörel buluşmalar gerçekleştirilecek. Bu yıl 19.’su düzenlenen organizasyonda; 11 şehirden 185’i yerli, 8 ülkeden 18’i yabancı olmak üzere toplam 203 firma yer alıyor. Tugay: "Fuarı gerçekleştiriyor olmak bizim için büyük bir mutluluk" İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, 19. IF Wedding Fashion Gelinlik, Damatlık ve Abiye Fuarı’nın açılışında yaptığı konuşmada, "Bugün geleceğimize yön veren kıymetli tasarımcılarımız, yurt içinden ve uzak coğrafyalardan şehrimize teşrif eden değerli konuklarla birlikte; 19. kez IF Wedding Fashion Gelinlik, Damatlık ve Abiye Fuarı’nı açıyoruz. Bu fuara başlangıcından bugüne kadar emek veren, bugünlere gelmesini sağlayan herkese, şehrimizin belediye başkanı olarak yürekten teşekkür ediyorum. Bugün Ticaret Bakanlığımızın destekleri, İZFAŞ’ın imkanları ve Ege Giyim Sanayicileri Derneği’nin iş birliği ile bu fuarı gerçekleştiriyor olmak bizim için büyük bir mutluluk. İzmir Ticaret Odamızın bu fuara bu sene sağlamış olduğu ve geçen yıla göre daha yüksek olan desteğinin ben özel bir teşekkürü hak ettiğini düşünüyorum" dedi. "Moda ve hazır giyim sektörü dünyada kabuk değiştiriyor" Sektörün başarısına ve küresel pazardaki durumuna dikkat çeken Başkan Tugay, "İzmir’in emeğini, başarma gücünü ve 19 yıldır ilmek ilmek işlediğimiz bir başarı öyküsünü hep birlikte kutluyoruz. Gelinlik, damatlık ve abiye giyim sektöründe artık bir dünya markası haline gelen IF Wedding Fashion İzmir’deki bu büyük buluşmaya hepiniz hoş geldiniz. Moda ve hazır giyim sektörü dünyada kabuk değiştiriyor. Artık sadece üretmek yetmiyor; tasarım, özgünlük ve yenilikçilik asıl katma değeri belirliyor. Bakın, rakamlar çok açık: Küresel düğün kıyafetleri pazarı 80 milyar doları aşmış durumda ve kısa sürede 100 milyar dolarlık dev bir sektör haline gelecek" ifadelerini kullandı. "Aradığımız formül, katma değer" Ekonomik veriler üzerinden katma değerin önemini vurgulayan Tugay, sözlerine şöyle devam etti: "Ülkemiz maalesef genel ihracatta zorlu bir dönemden geçiyor. Biraz önce Genel Müdürümüz de ifade etti; tüm dünyada ticaret savaşlarının sebep olduğu bir durum bu belki de. Ancak bu darboğazdan çıkış yolumuz, tam da bu salonda, bu stantlarda gördüğümüz tablodur. Türkiye’nin ortalama ihraç birim fiyatı 1,6 dolar iken, Ege Hazır Giyim İhracatçıları Birliği üyelerimizin ortalaması 21 doların üzerine çıkıyor. Söz konusu gelinlik ve abiye olduğunda ise bu rakam kilogram başına 100 dolar düzeyinde. İşte aradığımız formül budur, Katma değer. Tasarımın, emeğin ve estetiğin olduğu yerde katma değer yükselir." "Ülkemizdeki gelinlik üretiminin yüzde 70’i güzel İzmir’imizde" İzmir’in üretimdeki lider konumuna ve fuarın detaylarına değinen Cemil Tugay, "Gururla ifade etmeliyim ki; İzmir bu sektörün sadece Türkiye’deki lokomotifi değil, aynı zamanda küresel bir üretim merkezidir. Ülkemizdeki gelinlik üretiminin yüzde 70’i güzel İzmir’imizde, bini aşkın firmamızın alın teriyle gerçekleşiyor. Avrupa’dan Orta Doğu’ya, Amerika’dan Asya’ya kadar dünyanın dört bir yanındaki gençlerin en mutlu günlerinde İzmir imzası taşıyor. On binlerce hemşehrimize aş ve iş imkanı sağlayan bu dev ekosistemi korumak ve büyütmek hepimizin önceliği olmalıdır. İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZFAŞ ailesi olarak, Ege Giyim Sanayicileri Derneği iş birliğiyle bu yıl çıtayı biraz daha yukarıya taşıdık. 11 şehirden ve 8 ülkeden 203 firma katıldı. 60’tan fazla ülkeden profesyonel alıcıyı ağırlayacağız. En önemlisi, 2025 koleksiyonları dünyada ilk kez bu koridorlarda görücüye çıkacak" şeklinde konuştu. "IF Wedding Fashion İzmir’in kentimize ve ülkemize bereketli olmasını diliyorum" Başkan Tugay, genç tasarımcılara verilen destek ve gelecek vizyonuyla ilgili olarak ise konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Ayrıca 16 yıldır sürdürdüğümüz Gelinlik Tasarım Yarışması ile genç yeteneklerimizin elinden tutuyor, modanın geleceğini İzmir’den inşa ediyoruz. Gençlerimizin yenilikçiliği, İzmir’in tasarım ve moda kenti vizyonunun en somut nişanesidir. Bu başarıda emeği olan tüm üreticilerimize, ihracatçı birliklerimize, paydaş kurumlarımıza ve İzmir’in gücüne inanan tüm firmalarımıza yürekten teşekkür ediyorum. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak üretimi, tasarımı ve ihracatı odak noktasına alan kalkınma anlayışımızın her zaman yanında olmaya devam edeceğiz. IF Wedding Fashion İzmir’in kentimize ve ülkemize bereketli olmasını diliyorum. Modanın kalbi İzmir’de atmaya devam edecek."
20 Ocak 2026 Salı - 14:44
IF Wedding Fashion İzmir 19. kez kapılarını açtı
İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından ve Ege Giyim Sanayicileri Derneği iş birliğinde düzenlenen IF Wedding Fashion İzmir 19. Gelinlik, Damatlık ve Abiye Giyim Fuarı kapılarını açtı. Gelinlik, damatlık ve abiye giyim sektörünün kalbinin attığı organizasyon; İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ ve Ege Giyim Sanayicileri Derneği iş birliğiyle Fuar İzmir’de başladı. Fuarın açılış törenine; İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, çeşitli dernek, sivil toplum kuruluşu ve oda başkanları, moda sektörü profesyonelleri, tasarımcılar, yabancı sektör temsilcileri, meclis üyeleri ve bürokratlar katıldı. Üç gün boyunca sürecek olan fuar kapsamında ticari görüşmeler, defileler, tasarım yarışmaları ve sektörel buluşmalar gerçekleştirilecek. Bu yıl 19.’su düzenlenen organizasyonda; 11 şehirden 185’i yerli, 8 ülkeden 18’i yabancı olmak üzere toplam 203 firma yer alıyor. Tugay: "Fuarı gerçekleştiriyor olmak bizim için büyük bir mutluluk" İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, 19. IF Wedding Fashion Gelinlik, Damatlık ve Abiye Fuarı’nın açılışında yaptığı konuşmada, "Bugün geleceğimize yön veren kıymetli tasarımcılarımız, yurt içinden ve uzak coğrafyalardan şehrimize teşrif eden değerli konuklarla birlikte; 19. kez IF Wedding Fashion Gelinlik, Damatlık ve Abiye Fuarı’nı açıyoruz. Bu fuara başlangıcından bugüne kadar emek veren, bugünlere gelmesini sağlayan herkese, şehrimizin belediye başkanı olarak yürekten teşekkür ediyorum. Bugün Ticaret Bakanlığımızın destekleri, İZFAŞ’ın imkanları ve Ege Giyim Sanayicileri Derneği’nin iş birliği ile bu fuarı gerçekleştiriyor olmak bizim için büyük bir mutluluk. İzmir Ticaret Odamızın bu fuara bu sene sağlamış olduğu ve geçen yıla göre daha yüksek olan desteğinin ben özel bir teşekkürü hak ettiğini düşünüyorum." dedi. "Moda ve hazır giyim sektörü dünyada kabuk değiştiriyor" Sektörün başarısına ve küresel pazardaki durumuna dikkat çeken Başkan Tugay, "İzmir’in emeğini, başarma gücünü ve 19 yıldır ilmek ilmek işlediğimiz bir başarı öyküsünü hep birlikte kutluyoruz. Gelinlik, damatlık ve abiye giyim sektöründe artık bir dünya markası haline gelen IF Wedding Fashion İzmir’deki bu büyük buluşmaya hepiniz hoş geldiniz. Moda ve hazır giyim sektörü dünyada kabuk değiştiriyor. Artık sadece üretmek yetmiyor; tasarım, özgünlük ve yaratıcılık asıl katma değeri belirliyor. Bakın, rakamlar çok açık: Küresel düğün kıyafetleri pazarı 80 milyar doları aşmış durumda ve kısa sürede 100 milyar dolarlık dev bir sektör haline gelecek." ifadelerini kullandı. "Aradığımız formül, katma değer" Ekonomik veriler üzerinden katma değerin önemini vurgulayan Tugay, sözlerine şöyle devam etti: "Ülkemiz maalesef genel ihracatta zorlu bir dönemden geçiyor. Biraz önce Genel Müdürümüz de ifade etti; tüm dünyada ticaret savaşlarının sebep olduğu bir durum bu belki de. Ancak bu darboğazdan çıkış yolumuz, tam da bu salonda, bu stantlarda gördüğümüz tablodur. Türkiye’nin ortalama ihraç birim fiyatı 1,6 dolar iken, Ege Hazır Giyim İhracatçıları Birliği üyelerimizin ortalaması 21 doların üzerine çıkıyor. Söz konusu gelinlik ve abiye olduğunda ise bu rakam kilogram başına 100 dolar düzeyinde. İşte aradığımız formül budur, Katma değer. Tasarımın, emeğin ve estetiğin olduğu yerde katma değer yükselir." "Ülkemizdeki gelinlik üretiminin yüzde 70’i güzel İzmir’imizde" İzmir’in üretimdeki lider konumuna ve fuarın detaylarına değinen Cemil Tugay, "Gururla ifade etmeliyim ki; İzmir bu sektörün sadece Türkiye’deki lokomotifi değil, aynı zamanda küresel bir üretim merkezidir. Ülkemizdeki gelinlik üretiminin yüzde 70’i güzel İzmir’imizde, bini aşkın firmamızın alın teriyle gerçekleşiyor. Avrupa’dan Orta Doğu’ya, Amerika’dan Asya’ya kadar dünyanın dört bir yanındaki gençlerin en mutlu günlerinde İzmir imzası taşıyor. On binlerce hemşehrimize aş ve iş imkanı sağlayan bu dev ekosistemi korumak ve büyütmek hepimizin önceliği olmalıdır. İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZFAŞ ailesi olarak, Ege Giyim Sanayicileri Derneği iş birliğiyle bu yıl çıtayı biraz daha yukarıya taşıdık. 11 şehirden ve 8 ülkeden 203 firma katıldı. 60’tan fazla ülkeden profesyonel alıcıyı ağırlayacağız. En önemlisi, 2025 koleksiyonları dünyada ilk kez bu koridorlarda görücüye çıkacak" şeklinde konuştu. "IF Wedding Fashion İzmir’in kentimize ve ülkemize bereketli olmasını diliyorum" Başkan Tugay, genç tasarımcılara verilen destek ve gelecek vizyonuyla ilgili olarak ise konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Ayrıca 16 yıldır sürdürdüğümüz Gelinlik Tasarım Yarışması ile genç yeteneklerimizin elinden tutuyor, modanın geleceğini İzmir’den inşa ediyoruz. Gençlerimizin yaratıcılığı, İzmir’in tasarım ve moda kenti vizyonunun en somut nişanesidir. Bu başarıda emeği olan tüm üreticilerimize, ihracatçı birliklerimize, paydaş kurumlarımıza ve İzmir’in gücüne inanan tüm firmalarımıza yürekten teşekkür ediyorum. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak üretimi, tasarımı ve ihracatı odak noktasına alan kalkınma anlayışımızın her zaman yanında olmaya devam edeceğiz. IF Wedding Fashion İzmir’in kentimize ve ülkemize bereketli olmasını diliyorum. Modanın kalbi İzmir’de atmaya devam edecek."
20 Ocak 2026 Salı - 14:40
TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, "AB-Türkiye İş Diyaloğu 2 Projesi 2027’ye kadar devam edecek"
Türkiye-AB İş Dünyası Diyaloğu II Projesi’nin tanıtım toplantısında konuşan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, "AB-Türkiye İş Diyaloğu 2 Projesi 2027’ye kadar devam edecek. Proje kapsamında, Türk ve AB üyesi ülkelerden oda ve borsaların eşleştirilmesiyle, 18 proje uygulanacaktır. Uygulanacak projeler, enerji verimliliği, yeşil ve dijital dönüşüm, sürdürülebilir büyüme, tarım, turizm, start-up ekosistemi ve AB müktesebatı gibi stratejik alanlara odaklanacaktır. Ayrıca, proje Avrupa Komisyonu tarafından 6 milyon avro finansmanla destekleniyor" dedi. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve Eurochambres iş birliğinde yürütülen Türkiye-AB İş Dünyası Diyaloğu II (TEBD II) Projesi’nin tanıtım toplantısı İstanbul’da yapıldı. Toplantıya, TOBB Başkanı ve Eurochambres Başkan Yardımcısı Hisarcıklıoğlu, Eurochambres Başkanı Vladimir Dlouhy, Merkezi Finans ve İhale Birimi Direktörü Barbaros Murat Köse, AB Türkiye Delegasyonu Ticaret ve Ekonomi Bölüm Başkanı Dominik Olewinski ve Dışişleri Bakanlığı AB Başkanlığı Mali İşbirliği ve Proje Uygulama Genel Müdürü Bülent Özcan katıldı. "Türkiye ile AB iş dünyası arasında işbirliğini geliştirip, deneyim paylaşımı ve diyaloğu kurumsal hale getirmek istiyoruz" Projenin tanıtım toplantısında açıklamalarda bulunan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Rifat Hisarcıklıoğlu, "Proje, Avrupa Komisyonu tarafından finanse ediliyor. Projenin toplam tutarı 6 milyon euro. Bu projenin uygulanmasında Avrupa Ticaret ve Sanayi Odaları Birliği (Eurocchambres) ile birlikte çalışıyoruz. Esasen, bu projeleri 2002 yılından beri gerçekleştiriyoruz. 2002 yılında ‘Türk-Oda Geliştirme Programı’ adıyla başladığımız projeler serisinin iki hedefi var. Oda ve Borsalarımızın hizmet kapasitesini geliştirip, üyelerimize, dünya standartlarında daha fazla hizmet sunmak. Türkiye ile AB iş dünyası arasında işbirliğini geliştirip; deneyim paylaşımı ve diyaloğu kurumsal hale getirmek. Son yıllarda, ICC Dünya Odalar Birliği tarafından yapılan "en iyi uygulama" yarışmalarında, Oda ve Borsalarımızın aldıkları ödüller, bu konudaki çabaların meyveleridir. Uygulanan projeler, çarpan etkisiyle, yapılan yatırım tutarının kat be kat üzerinde fayda sağlamaktadır" şeklinde konuştu. "AB-Türkiye İş Diyaloğu 2 Projesi 2027’ye kadar devam edecek" AB-Türkiye İş Diyaloğu 2 Projesi 2027’ye kadar devam edeceğini belirten Hisarcıklıoğlu, "Proje kapsamında, Türk ve AB üyesi ülkelerden oda ve borsaların eşleştirilmesiyle, 18 proje uygulanacaktır. Proje sahibi oda ve borsalarımız da aramızda. Uygulanacak projeler, enerji verimliliği, sürdürülebilir büyüme, yeşil ve dijital dönüşüm, start-up eko sisteminin geliştirilmesi, tarım, gıda, kırsal kalkınma, sürdürülebilir turizm ve Avrupa Birliği müktesebatı gibi güncel ve stratejik alanlara odaklanacaktır. Ayrıca, oda ve borsaların kurumsal ve hizmet kapasitelerinin geliştirilmesine yönelik, çok sayıda eğitim, saha ziyareti ve Oda/Borsa Akademisi de, proje kapsamında yer almaktadır. Dünyanın genelinde çatışmaların ve belirsizliklerin arttığı bir dönemden geçiyoruz. Pek çok coğrafyada karmaşa ve savaşlar yaşanıyor. Dünya ticareti de, eski yapısından uzaklaşmış durumda. Kurala dayalı ticaret düzeni artık yok. Ticarette korumacılık her yerde artıyor. Ticaret ve tarife savaşları daha çok öne çıkıyor. Bu tabloya, yapay zekâ ve dijital teknolojilerin, ticaret ve sanayi üzerindeki dönüştürücü etkisi de eklenmektedir" ifadelerini kullandı. Yapay zekanın üretim süreçlerinden lojistiğe, dış ticaret operasyonlarından pazarlamaya kadar, birçok alanda iş yapış biçimlerini köklü şekilde değiştirdiğini vurgulayan Hisarcıklıoğlu, "Bu dönüşüm, beraberinde uyum, yetkinlik ve erişim sorunlarıyla birlikte, ciddi fırsatlar da getirmektedir. Belirsizliklerin bu kadar arttığı, dönüşümün baş döndürücü hızla geliştiği bir dönemde, iş dünyamızın "güvenilir pusulaya" ihtiyacı vardır. İşte biz, Oda ve Borsalarımızın, bu "güvenilir pusula rolünü" yerine getirmesinin çok önemli olduğuna inanıyoruz. Bu bizim görevimizdir. Hizmet kapasitemizi bu anlayışla sürekli olarak geliştirmeliyiz. Odalar ve borsalar, üyelerini küresel ticaret politikalarındaki değişiklikler ve tarife uygulamaları konusunda zamanında bilgilendiren, yapay zekâ ve dijitalleşme alanında farkındalık, eğitim ve rehberlik hizmetleri sunan, üyelerin yeni pazarlara erişimini kolaylaştıran, Avrupa ve küresel değer zincirlerine entegrasyonlarını destekleyen, stratejik aktörler olmalıdır. Türkiye-AB İş Diyaloğu Projesi, bu anlamda, oda ve borsaların sadece temsil eden değil; yönlendiren, dönüştüren ve güçlendiren kurumlar olarak konumlanmasına, katkı sağlamayı hedeflemektedir" dedi. "Türkiye’nin imalat ve savunma sanayii, AB’nin hem rekabetçiliğini hem de güvenliğini artırabilir" Hisarcıklıoğlu sözlerine şöyle devam etti: "Uzun vadeli rekabet gücümüzü ancak daha derin ve dayanıklı ortaklıklarla korunabilir. Aday ülke statüsündeki Türkiye, AB değer zinciri içinde kritik bir konumdadır. Türkiye, dinamik bir üretim altyapısına sahiptir. Genç ve nitelikli iş gücümüz bulunmaktadır. Ayrıca, Avrupa’yı Asya, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’ya bağlayan stratejik bir coğrafyadayız. Yeşil ve dijital dönüşüm hedeflerine ulaşmak isteyen AB, kritik ham maddelere bağımlıdır. Ancak, nadir toprak elementlerinin yüzde 90’ı tek bir ülkeden temin edilmektedir. Bu kırılganlığın sürdürülebilir bir şekilde azaltılması, Türkiye ile daha yakın iş birliğini gerektirir. Türkiye’nin imalat ve savunma sanayii, AB’nin hem rekabetçiliğini hem de güvenliğini artırabilir. Fintek, yapay zekâ ve dijital inovasyon gibi alanlarda da birlikte büyük atılımlar yapabiliriz. Bu alanlarda Ufuk Avrupa ve Digital Europe gibi AB programları yoluyla iş birliğimizi güçlendirmeliyiz. Bu iş birliğini derinleştirecek en önemli adım, Gümrük Birliği’nin güncellenmesidir. Mevcut çerçeve, artık, günümüz ticaret ve yatırım ilişkilerine yanıt verememektedir. Modern bir Gümrük Birliği, Hizmetler, tarım, kamu alımları ve e-ticareti kapsamalı" diye konuştu. "Türk iş insanlarının, AB üyesi ülkelere seyahatte yaşadığı vize sorunları, ticaretin önünde ciddi bir engel haline gelmiştir" Türk iş insanlarının, AB üyesi ülkelere seyahatte yaşadığı vize sorunlarına dikkat çeken Hisarcıklıoğlu, "Türk iş insanlarının, AB üyesi ülkelere seyahatte yaşadığı vize sorunları, ticaretin önünde ciddi bir engel haline gelmiştir. Uzun randevu bekleme süreleri ve sürece dair belirsizlikler, iş insanlarımızın fuarlara katılımını ve tedarik ilişkilerini zorlaştırmaktadır. Bu sorunun çözülmesi, ticaretimizi artıracak ve karşılıklı güveni pekiştirecektir. Türkiye-AB ilişkileri açısından bir diğer önemli konu ise karayolu taşıma kotalarıdır. Türkiye-AB ticaretinde karayolu taşımacılığı, hızlı teslimat ve tedarik zinciri açısından büyük avantaj sağlamaktadır. Ancak mevcut kota uygulamaları, malların teslimatını geciktirmekte ve maliyetleri artırmaktadır. Bu sorunu çözüme kavuşturarak, ticaretimizi daha verimli hale getirmeliyiz. Bir diğer önemli husus olarak, Avrupa Birliği’nde son dönemde öne çıkan, "Made in EU ve Made in Europe" yaklaşımı da, dikkatle takip edilmelidir. Avrupa sanayisinin dayanıklılığını artırma hedefi anlaşılır olmakla birlikte, bu yaklaşımın korumacı ve dışlayıcı bir çerçeveye dönüşmemesi gerekir. Türkiye, Gümrük Birliği ile Avrupa sanayi imalat piyasasına 30 yıldır entegredir "Made in EU" anlayışının; kapsayıcı, tamamlayıcı ve ortak faydayı esas alan bir bakış açısıyla ele alınması, ortak rekabet gücü açısından daha sağlıklı olacaktır" dedi.
20 Ocak 2026 Salı - 14:14
Yarını inşa eden ‘Mühendis Kızlar’ Davos gündeminde
Bu yıl 56’ncı kez düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) resmi programı kapsamında Limak Holding, iki yıl üst üste akredite panel düzenleyen ilk Türk şirketlerinden oldu. Kadınların STEM alanındaki stratejik rolünün ele alındığı ‘Yarını İnşa Etmek’ (Engineering Tomorrow) başlıklı panelde 11 yıldır aralıksız olarak sürdürülen Türkiye’nin Mühendis Kızları (TMK) ve projenin yurt dışı yapılanması Global Engineer Girls (GEG) girişimi Davos gündemine bir kez daha taşındı. İsviçre’nin Davos kasabasında düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu’nun yıllık toplantısı kapsamında Limak Holding, akredite resmi programda yer alan ‘Yarını İnşa Etmek: Yapay Zekâ Çağında Kadın STEM Yeteneklerini Besleme, Geliştirme ve Elde Tutma Stratejileri’ (Engineering Tomorrow: Strategies for Nurturing, Upskilling, and Retaining Top Female STEM Talent in the Age of AI) başlıklı panel ile küresel iş dünyası liderlerini bir araya getirdi. Davos’taki TPC House’ta 20 Ocak 2026 tarihinde düzenlenen oturuma; Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Özdemir ile birlikte Suudi Arabistan’ın iddialı projelerinden NEOM’un Baş Yatırım Sorumlusu (CIO) Dr. Manar AlMoneef ve Schneider Electric Orta Doğu ve Afrika (MEA) Bölge Başkanı Walid Sheta konuşmacı olarak katıldı. Dünya çapında kadınların iş hayatında ve liderlik pozisyonlarında ilerlemesini destekleyen en köklü sivil toplum kuruluşlarından biri olan Catalyst Now iş birliğinde, moderatörlüğünü KPMG Küresel Altyapı ve Ulaştırma Başkanı Lisa Kelvey’in gerçekleştirdiği panelde, yapay zekânın iş gücü üzerindeki etkileri ve dijital uçurumun derinleşmemesi için kadınların süreçlere eşit katılımı konuları ele alındı. Yetenek yönetimi stratejisi Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Özdemir, paneldeki konuşmasında özellikle gelişmekte olan ekonomilerdeki kadınların büyük veri, yapay zekâ ve yeşil teknoloji alanlarında eğitilmesi ve istihdama kazandırılmasının küresel bir ‘yatırım getirisine’ dönüşeceğini belirtti. Özdemir, Türkiye’nin Mühendis Kızları (TMK) ve projenin küresel ayağı Global Engineer Girls (GEG) gibi Limak Vakfı’nın mühendislik alanındaki öncü çalışmalarına değinerek, ‘yarını inşa etme vizyonunu’ katılımcılarla paylaştı. Özdemir, "Türkiye’nin Mühendis Kızları (TMK) ile edindiğimiz tecrübeyi Global Engineer Girls (GEG) çatısı altında uluslararası projelere taşıyor, gelişmiş ve gelişmekte olan piyasalar arasındaki yetenek yönetimi farklarını çalışıyor ve kadınların küresel ölçekte güçlenmesini sağlıyoruz. Kadınları odağa alan yatırım hayır işi değil, geleceğin ekonomisi için rasyonel sermaye yatırımı" dedi. Yapay zekâda cinsiyet uçurumu İş dünyasının, özellikle de mühendislik ve inşaat sektörünün yapay zekâ okuryazarlığını vakit kaybetmeden yaygınlaştırması gerektiğini ifade eden Ebru Özdemir, "Yapay zekâ çağında, basit kodlama kamplarının çok daha ötesine geçmek zorundayız. Sadece temel eğitim yeterli değil; özellikle inşaat, müteahitlik ve altyapı sektörlerinde gerçek kariyerlere ve katma değere dönüşen kapsamlı bir ’yapay zekâ okuryazarlığı’ oluşturmalıyız" dedi. Yapay zekâdaki cinsiyet uçurumu 2030’a kadar kapatılmazsa, inşaat ve altyapı başta olmak üzere pek çok sektörde telafisi imkânsız ’inovasyon riskleri’ ile karşı karşıya kalınacağını belirten Özdemir, "Özel sektör olarak hedefimiz sadece bugünü kurtarmak değil; yapay zekânın etik, kapsayıcı ve adil bir şekilde geliştirilmesini sağlayacak stratejik bir yol haritasını hayata geçirmek olmalı. Eğer kadınlar bu teknolojik dönüşümün sadece kullanıcısı değil, tasarımcısı ve karar vericisi olursa; herkes için daha adil bir gelecek inşa edebiliriz" ifadelerini kullandı. İş dünyasından somut örnekler Panelde ayrıca NEOM ve Schneider Electric’in üst düzey yöneticileri somut vaka çalışmalarını katılımcılarla paylaştı. NEOM Baş Yatırım Sorumlusu Dr. Manar AlMoneef, geleceğin şehirlerini tasarlarken sermayenin, kadınların sadece çalışan değil, sistem tasarımcısı olarak yer almasını sağlamak için ne gibi yöntemler kullanması gerektiğinden bahsetti. Schneider Electric Orta Doğu ve Afrika (MEA) Bölge Başkanı Walid Sheta ise, geleneksel mühendislik rollerindeki kadınların yapay zekâ dönüşümünde geride kalmaması için uyguladıkları ‘yetkinlik kazandırma’ uygulamalarını paylaştı. Özdemir, aynı gün Dünya Ekonomik Forumu resmi programında yer alan ve devlet başkanı seviyesinde gerçekleşen Avrasya (Eurasia) panelinde özel sektörü temsil etti. Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Ermenistan Cumhurbaşkanı Vahagn Haçaturyan ile Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic’in de konuşmacı olarak yer aldığı panelde; ticaret, enerji ve stratejik bağlantı yollarının kesişim noktasındaki Avrasya’nın rolü ile iş dünyası ve yatırımlar açısından önemi ele alındı.
20 Ocak 2026 Salı - 13:57
Aralık ayında 2,51 trilyon TL tutarında ödeme kartla yapıldı
Kredi kartları, banka kartları ve ön ödemeli kartlar ile Aralık ayında yapılan toplam ödeme tutarı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 48 artarak 2,51 trilyon TL oldu. Bankalararası Kart Merkezi (BKM), Aralık ayına ilişkin kartlı ödeme verilerini açıkladı. Buna göre, 2,51 trilyon TL tutarında 1,8 milyar adet kartlı ödeme işlemi gerçekleşti. Mağaza içi yapılan her 5 kartlı ödemeden 4’ü temassız gerçekleşti. İnternetten kartlı ödeme tutarı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 46 büyüme ile 760,4 milyar TL oldu. Kart sayıları gelişimi Aralık ayı itibarıyla Türkiye’de kredi kartı sayısı 142,1 milyon, banka kartı sayısı 209,0 milyon ve ön ödemeli kart sayısı 109,5 milyon adet oldu. 2024 yılının Aralık ayı ile kıyaslandığında kredi kartı adedinde yüzde 10’luk, banka kartı adedinde yüzde 8’lik artış, ön ödemeli kart adedinde ise yüzde 2’lik düşüş yaşandı. Toplam kart sayısı ise 460,6 milyon adede ulaşarak geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6 artış gösterdi. Kartlı ödeme tutarı gelişimi Kredi kartları, banka kartları ve ön ödemeli kartlar ile Aralık ayında yapılan toplam ödeme tutarı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 48 artarak 2 trilyon 511,1 milyar TL oldu. Kartlı ödemelerin 2.143,6 milyar TL’si kredi kartları ile yapılırken 359,7 milyar TL’sinde banka kartları, 7,8 milyar TL’sinde ise ön ödemeli kartlar kullanıldı. Kredi kartı ile yapılan ödemelerde önceki yılın aynı dönemine göre büyüme oranı yüzde 50, banka kartı ile yapılan ödemelerde yüzde 55 olurken ön ödemeli kartlar ile yapılan ödemelerde ise bu oran yüzde -76 oldu. Kartlı ödeme işlem adedi gelişimi Kredi kartları, banka kartları ve ön ödemeli kartlar ile Aralık ayında yapılan toplam ödeme adedi bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 11 artarak 1,8 milyar adet oldu. Kartlı ödemelerin 1.044,5 milyon adedi kredi kartları ile yapılırken 716,6 milyon adedinde banka kartları, 34,5 milyon adedinde ise ön ödemeli kartlar kullanıldı. Kredi kartları ile yapılan ödeme adetlerinde büyüme oranı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13, banka kartları ile yapılan ödeme adetlerinde yüzde 27 olurken ön ödemeli kartlar ile yapılan ödeme adetlerinde ise bu oran yüzde -74 oldu. İnternetten kartlı ödeme tutarı gelişimi İnternetten kartlı ödemeler, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 46 artarak 760,4 milyar TL’ye yükseldi. İnternetten yapılan kartlı ödemelerin toplam içindeki payı ise yüzde 31 oldu. İnternetten kartlı ödeme adedi gelişimi İnternetten kartlı ödeme adedi, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3 artarak 250,4 milyon adede yükseldi. İnternetten yapılan kartlı ödemelerin toplam içindeki payı ise yüzde 14. Temassız ödeme tutarı gelişimi Kartlarla yapılan temassız ödeme adedi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 12 artarak 1.190,9 milyon adet oldu. Temassız ödeme tutarı ise geçen yılın aynı dönemine yüzde 52 artarak 768,5 milyar TL oldu. Aralık ayında mağaza içi yapılan her 5 kartlı ödemeden 4’ü temassız gerçekleşti.
20 Ocak 2026 Salı - 13:54
Honaz’a 32 milyon TL’lik yatırım
Denizli’nin Honaz ilçesinde 7 mahalleyi kapsayan 32 milyon TL’lik yatırımla içme suyu iletim hattını yeniliyor. Denizli’nin Honaz ilçesine bağlı Haydar, Cumhuriyet, Hürriyet, Afşinbey, Hisar, Emirazizli ve Menteşe mahallelerini kapsayan önemli bir içme suyu yatırımı hayata geçiriliyor. Proje kapsamında kullanım ömrünü tamamlayan ve sık sık arızalara neden olan toplam 4 bin 850 metre uzunluğundaki mevcut içme suyu iletim hattı, modern altyapı standartlarına uygun şekilde yenileniyor. Çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte, uzun süredir yaşanan su sıkıntısının kalıcı olarak çözülmesi amaçlanırken, yenilenen iletim hattı sayesinde arıza ve patlaklardan kaynaklanan su kayıpları da önemli ölçüde azalacak.
20 Ocak 2026 Salı - 13:51
E-ticarette 2025 analizi
BirFatura CEO’su İbrahim Bayır, 2025 yılının e-ticaret sektörü için "bilanço yılı" olduğunu belirterek, sürecini yöneten ve markasına yatırım yapan şirketlerin rekabette öne çıktığını aktardı. İbrahim Bayır, Türkiye’de e-ticaretin 2025 yılı performansına ilişkin yaptığı değerlendirmede, sektörde büyüme devam ederken iş modelleri arasındaki makasın açıldığına dikkati çekti. Kazanan şirketlerin ortak noktasının satış sonrası süreci doğru kurgulamaları olduğunu vurgulayan Bayır, sipariş hacmi artarken operasyon, stok akışı ve finansal süreçleri entegre yöneten işletmelerin yılı daha kontrollü geçirdiğini ifade etti. "Tek pazaryerine sıkışanlar zorlandı" Satışlarını tek bir pazaryeri kanalına dayandıran işletmelerin, artan komisyonlar ve platforma bağlı yapı nedeniyle hareket alanının daraldığını aktaran Bayır, şunları kaydetti: "2025’te kendi e-ticaret kanallarını güçlendiren ve markasına yatırım yapan şirketler, yalnızca satış değil dayanıklılık kazandı. Müşteriyle doğrudan ilişki kurabilen bu işletmeler, fiyat baskısı ve maliyet artışlarına karşı daha esnek hareket edebildi. Kendi markasını güçlendiren şirketler, neyi neden yaptığını daha net görebiliyor. 2025’te zorlanan şirketlerin önemli bir kısmını ise satışlarını tek bir pazaryeri kanalına dayandıran işletmeler oluşturdu. Artan komisyonlar ve platforma bağlı operasyon yapısı, bu şirketlerin hareket alanını daralttı. Pazaryerleri e-ticaret için vazgeçilmez bir kanal. Ancak tüm ticareti tek bir yapıya bağlamak, şirketleri kırılgan hale getirebiliyor. Sürecini daha görünür ve yönetilebilir hale getiren şirketler öne çıkarken, büyümeyi tek başına başarı göstergesi olarak görenler zorlandı." "Tek kanala sıkışan modeller geride kalıyor" Bayır, 2025’te cirodan çok iş modelinin belirleyici olduğunu belirterek, "Artık soru ’ne kadar sattık?’ değil, ’bu satışları ne kadar sağlıklı yönettiğimiz?’ oldu. Modeli güçlü olmayan büyüme, uzun vadede risk üretiyor. 2025 itibarıyla Türkiye’de e-ticaret, hacim odaklı büyümeden daha dengeli ve kontrollü bir yapıya doğru evriliyor. Markasına yatırım yapan, sürecini yöneten ve kontrol alanını genişleten şirketler öne çıkarken, tek kanala sıkışan modeller geride kalıyor. Kazananlar daha çok satanlar değil, büyürken kontrolü kaybetmeyenler olacak" dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder