EKONOMİ
19 Mart 2026 Perşembe - 13:36 Bayramda ’merdiven altı’ tatlıya dikkat Kayseri Lokantacılar ve Pastacılar Odası Başkanı Altan Aydemir, Ramazan Bayramı’nda merdiven altı üretilen tatlılara karşı vatandaşları uyararak, "Vatandaşlarımız işletmeye girdiklerinde ilk olarak belgelerini kontrol etmeli" dedi. Vatandaşların işletmelerde ilk olarak belgelere bakması gerektiğini söyleyen Kayseri Lokantacılar ve Pastacılar Odası Başkanı Altan Aydemir, "Tabi ki Ramazan Bayramı’nda tatlı tüketimimiz daha fazla oluyor. Biz vatandaşlarımıza her zaman bir işletmeye girdiklerinde ilk olarak iş yeri açma ruhsatına, imalathane ruhsatı gibi belgelerine bakmalarını istiyoruz. Güvendikleri, bildikleri yerlerden alışveriş yapmalarını da tavsiye ediyoruz. Ruhsatsız yani merdiven altı dediğimiz yerlerde burası uygun gibi düşüncelere kapıldıklarında neyin nerede üretildiğini bilmediğimiz yerlerden alışveriş yapmamalıyız. Bu yüzden bildiğimiz ve güvendiğimiz yerlerden alışverişimizi yaparsak ağız tadıyla güzel bir şekilde bayramımızı geçirebiliriz. Ben bu vesile ile de herkese hayırlı bayramlar diliyorum" dedi. Aydemir, vatandaşların olumsuz durumlarda ALO 174 ihbar hattına ve kendilerine ulaşabileceklerini söyleyerek, "Böyle durumlarda Tarım Bakanlığı’nın ALO 174 ihbar hattı var. Buradaki şikayetler direkt CİMER’e gidiyor zaten. Oraya da bizlere de şikayet edebilirler. Bizlerle irtibata geçerlerse biz de gerekli iletişimi sağlar ve gerekli işlemleri de hem yaparız hem de yaptırırız. Bu yüzden de vatandaşlarımızın önce ALO 174’e sonrasında da bize ulaşmaları hem kendileri hem de şehrimiz için iyi olur. Bundan önce şehrimizde böyle bir durumla karşılaşmadık, bundan sonra da karşılaşmayız diye ümit ediyorum. Herkese hayırlı bayramlar diliyorum" ifadelerini kullandı.
Bakanlık açıkladı: "e-Ticaret sitelerindeki fahiş fiyat artışlarına ilave denetim ve yaptırım tedbirleri uygulanacak"
17 Ocak 2026 Cumartesi - 11:46 Bakanlık açıkladı: "e-Ticaret sitelerindeki fahiş fiyat artışlarına ilave denetim ve yaptırım tedbirleri uygulanacak" Ticaret Bakanlığı, e-ticaret sitelerinde satışa sunulan ve şikayet konusu olan ürünler hakkında tespitler gerçekleştirildiğini, fahiş fiyat artışı yaptığı değerlendirilen işletmelere, ilave yaptırım uygulanacağını duyurdu. Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, e-ticaret sitelerinde satışa sunulan ve şikayet konusu olan ürünler hakkında tespitler gerçekleştirildiğini, fahiş fiyat artışı yaptığı değerlendirilen işletmelere, aykırılık başına 1 milyon 806 bin 177 liraya kadar idari para cezası uygulanmasına karar verileceğini bildirdi. Bakanlıktan yapılan açıklamada, ‘e-ithalat’ olarak bilinen basitleştirilmiş gümrük sistemi kapsamında, 1 Şubat’ta yürürlüğe girecek mevzuat değişikliğinin ardından bazı şikayetlerin ulaştığı belirtildi. Bu kapsamda, e-ticaret pazaryerlerinde satışa sunulan ve şikayet konusu olan ürünler hakkında tespitler yapıldığı vurgulanan açıklamada, "Olası fiyat artışlarının, Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ile Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun hükümleri kapsamında incelenmesi ihtiyacı doğmuştur. Bu doğrultuda, Bakanlığımızca derhal harekete geçilerek, ilgili e-ticaret pazaryerleri nezdinde geniş kapsamlı incelemeler başlatılmış, yüksek oranlı fiyat artışı yaptığı değerlendirilen işletmelere ilişkin olarak pazaryerlerinden sürekli olarak bilgi ve belge talep edilmektedir" açıklaması yapıldı. Bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda, fahiş fiyat artışı tespit edilen ürünlerin ilgili kanundaki fahiş fiyat artışına ilişkin hükümlere aykırılık oluşturduğuna dikkati çekilen açıklamada, "Bu kapsamda, mevzuata aykırı şekilde fiyat artışı yapılan ürünlere erişimin derhal engellenmesi yönünde, e-ticaret pazaryerlerine talimat verilmiştir. İnceleme sürecinde elde edilecek denetim sonuçlarının, Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulunda görüşülmesi neticesinde, fahiş fiyat artışı yaptığı değerlendirilen işletmelere, aykırılık başına 1 milyon 806 bin 177 liraya kadar idari para cezası uygulanmasına karar verilecektir" denildi. Bakanlığın, tüketici sağlığı ve güvenliğinin korunması, adil ticaretin sağlanması, şeffaf ve tüketici dostu piyasa düzeninin tesis edilmesi, işini kurallara uygun şekilde yürüten ticari işletmelerin haksız rekabetten korunması amacıyla, mücadeleyi sürdüreceğinin altı çizilen açıklamada, toplumsal hassasiyetleri fırsata çevirerek haksız kazanç sağlamaya yönelik bu tür uygulamalara karşı da denetimlerin aralıksız devam ettiği belirtildi.
Uyanık lüfer Karadeniz zekasını kullandı: Denizlerde bol ama ağlara girmiyor
17 Ocak 2026 Cumartesi - 10:25 Uyanık lüfer Karadeniz zekasını kullandı: Denizlerde bol ama ağlara girmiyor Karadeniz’de "denizlerin kralı" lüfer, adeta Karadenizli zekâsını konuşturdu; balıkçı teknelerinin giremediği kıyı şeritlerinde dolaşarak avlanmaktan kurtuldu. Samsun Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Atıf Malkoç, denizlerde lüferin oldukça bol olduğunu ancak yasal kısıtlamalar nedeniyle sadece yüzde 5’inin avlanabildiğini söyledi. Türk karasularında bulunan en lezzetli ve en pahalı balık türlerinden biri olan lüfer, diğer balık türlerine göre hem tezgâhlarda daha az bulunuyor hem de fiyatı oldukça yüksek seyrediyor. Kooperatif Başkanı Atıf Malkoç, lüfer ve çinekopun Karadeniz’de oldukça bol olmasına rağmen, avcı teknelerin girmesinin yasak olduğu güzergâhlarda dolaşan sürülerin avlanamadığını, bu nedenle balığın yaklaşık yüzde 95’inin denizlerde kaldığını ifade etti. "Denizlerdeki lüferin sadece yüzde 5’i avlanabiliyor" Lüfer ve çinekop sürülerinin balıkçı teknelerinin giremediği kıyı şeritlerinden geçtiğini ifade eden Malkoç, "Bu balıklar kıyıya çok yakın seyrediyor. Ancak bizim metre yasağımız var. Teknelerimizde takip cihazları bulunuyor ve sürekli denetleniyoruz. Avlanabilmemiz için balığın 24 metrenin üzerine çıkması gerekiyor. Hava sıcaklıklarının yüksek olması nedeniyle balıklar bu derinliğe inmiyor. Bu yüzden avcı tekneler denizdeki lüferin yalnızca yüzde 5’ini yakalayabiliyor. Denizlerde balık yok değil, balık yasak bölgelerde dolaşıyor" dedi. Malkoç, bu nedenle lüfer ve çinekop avcılığının büyük ölçüde amatör balıkçılara kaldığını da sözlerine ekledi. Karadeniz’de en çok bulunan balık türünün istavrit olduğunu belirten Malkoç, "Ancak istavrit de 13 santimetrelik boy kotasını geçemediği için hem avlanamıyor hem de satılamıyor" diye konuştu.
Ula’da üreticilere 38 bin defne fidanı dağıtıldı
17 Ocak 2026 Cumartesi - 10:07 Ula’da üreticilere 38 bin defne fidanı dağıtıldı Tıbbi ve aromatik bitkilerde katma değerli üretim hedefiyle hayata geçirilen proje kapsamında Muğla’nın Ula ilçesinde 31 bin adet defne fidanı dağıtıldı. Dört mevsim yeşil kalan defne fidanlarının dağıtım töreni, Yeşilçam Mahallesi’nde gerçekleştirildi. Törenin ev sahipliğini yapan Yeşilçam Mahalle Muhtarı Ayhan Çırpancı, konuşmasında İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Ula İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne yürütülen çalışmalar dolayısıyla teşekkür etti. Törende konuşan Muğla İl Tarım ve Orman Müdürü Seyfettin Baydar, bitkisel üretimde verim ve kaliteyi artıran uygulamaların yaygınlaştırılmasının, çevre ve insan sağlığına duyarlı üretim modellerinin güçlendirilmesinin Bakanlığın öncelikli hedefleri arasında yer aldığını ifade etti. Baydar, küçük ölçekli tarımsal işletmelerin gelirlerinin artırılması ve çeşitlendirilmesi, yeni üretim tekniklerinin üreticilere ulaştırılması ve atıl tarım arazilerinin üretime kazandırılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı. Akdeniz Bölgesi’nin karakteristik bitkilerinden biri olan defnenin, Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı Orman Genel Müdürlüğü verilerine göre odun dışı orman ürünleri arasında 32,5 bin ton üretimle Türkiye’de ilk sırada yer aldığını belirten Baydar, Muğla’nın tıbbi ve aromatik bitkiler açısından önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirtti. Defne, Muğla için hem çevresel hem ekonomik bir değer Bu kapsamda Muğla İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından bütçesi 756 bin lira olan ve yüzde 75’i devlet destekli Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Üretiminin Geliştirilmesi Projesi hayata geçirildi. Proje çerçevesinde il genelinde 48 bin adet defne fidanı üreticilere dağıtılırken, Ula ilçesinin kapama bahçe ve kümelenme potansiyeli göz önünde bulundurularak bu fidanların 31 bin adedi Ula ilçesinde üreticilerle buluşturuldu. Proje sayesinde üreticilerin yalnızca defne yaprağı üretimiyle sınırlı kalmayacağını belirten Baydar, defne yaprağının işlenerek baharat ve uçucu yağ elde edilmesiyle ürünlerin katma değerinin artırılacağını söyledi. Tarladan ürüne, üründen markaya uzanan bir üretim modeli hedefleniyor. Kozmetik ve gıda sektörlerinde kullanılan defne yağının, üreticiler için yılın tamamına yayılan sürdürülebilir bir gelir modeli oluşturmasının amaçlandığını ifade eden Baydar, bu çalışmaların kırsal kalkınmaya katkı sunduğunu, gençlerin tarımda kalmasını teşvik ettiğini ve tarım ile turizmi entegre ederek kırsal alanlara ekonomik canlılık kazandırdığını vurguladı.
Uludağ’ın fındığı destek bekliyor
17 Ocak 2026 Cumartesi - 09:54 Uludağ’ın fındığı destek bekliyor Bursa’da Uludağ eteklerinde üretilen fındığa destek verilmesi durumunda üretim alanlarının kısa sürede 30 bin dekarda yetiştiriciliği yapılan cevizi geçeği vurgulandı. Tarımsal üretim ve bitkisel ürün çeşitliliği ile önde gelen Bursa’da Karadeniz fındığı kalitesinde yıllardır fındık üretiliyor. Uludağ eteklerinde yetiştirilen fındıklar, hasat edildikten sonra Trabzon’dan bile talep görüyor ve Karadenizli tüccarlar gelip ürün alıyor. İnegöl Ziraat Odası Başkanı Sezai Çelik, yaptığı açıklamada, İnegöl’de 300 bin dekar tarım arazisi bulunduğunu belirterek, yarısından fazlasında sulu tarım yapıldığını anlattı. Birçok ilçede 3-4 ürünle bitkisel üretim yapılırken İnegöl’deki ürün çeşitliliğinin 80’in üzerinde olduğuna dikkati çeken Sezai Çelik, bunun da bölge çiftçisinin elini güçlendirdiğini kaydetti. Son yıllarda ilçede ceviz yetiştiriciliğinin arttığını ve henüz tam verime ulaşmayan genç bahçelerle birlikte üretim alanının 30 bin dekara ulaştığını dile getiren Çelik, şöyle konuştu: "İnegöl’ün Uludağ etekleri bölümünde fındık uzun yıllardır üretiliyor. Yaklaşık 4 bin dekarda fındık üretimi yapılıyor. Fındık üreticileri genellikle fındık fiyatlarından memnun. Yıllardır ülkede alternatif ürünlerden bahsediliyor. Bizim bölge alternatif ürün için fındık açısından son derece uygun. Çiftçiyi kırsalda tutmamız gerekiyorsa, alternatif ürün önemliyse Karadeniz’de fındığa verilen desteğin İnegöl’de de olmasını istiyoruz." İnegöl’de fındığa destek verilmesi durumunda üretim alanlarının kısa sürede cevizi geçeğini vurgulayan Çelik, "Uludağ etekleri ve Bilecik’in yamaçlarındaki fındık kalitesi Karadeniz fındığından az değildir. Sofralık çok lezzetli fındığımız oluyor." dedi.
Havalar soğudu, antioksidan içeren şalgam satışları arttı
17 Ocak 2026 Cumartesi - 09:23 Havalar soğudu, antioksidan içeren şalgam satışları arttı Adana’da havaların soğumasıyla birlikte doğal antioksidan içeren şalgam suyu satışlarında artış yaşandı. Şalgam, sofralarda öne çıkan içecekler arasında yer aldı. Türkiye’nin soğuk hava dalgasına girdiği bu günlerde, kendine has aroması, sağlığa olan sayısız faydası ve kış aylarında daha fazla tercih edilmesiyle şalgamın satışı arttı. Özellikle kış aylarında tüketimi yükselen Adana Şalgamı, Avrupa başta olmak üzere 30’un üzerinde ülkeye ihraç ediliyor. Üretim ve ihracat potansiyeliyle kent ve ülke ekonomisine katkı sağlayan şalgamda, artan taleple birlikte üreticilerin mesaisi de yoğunlaştı. Siyah havuç ve özel maya hamuru ile üretiliyor Siyah havuç kullanılarak ve laktik asit fermantasyonu ile üretilen Adana şalgamı hem kendine özgü lezzeti hem de insan sağlığına olan faydaları sebebiyle birçok kişi tarafından tercih ediliyor. "Antosiyanin bakımından zengin" İHA muhabirine konuşan Büyük Usta & Serfressh Şalgam firmasında görev yapan Gıda Mühendisi Evren Şekeroğlu, şalgamın fermente bir ürün olduğuna dikkat çekerek, "Adana şalgamı fermantasyon sonucu üretilen bir içecek. İnsan sağlığı açısından yararlı bakteriler barındıran, vitamin ve minerallerle zengin bir üründür. Antosiyanin bakımından zengindir. Laktik asit içeriği sayesinde sindirimi kolaylaştırır. Antosiyanin de bağışıklığı desteklemeye yardımcı olan bir bileşendir" dedi. "Kalite standartlarından ödün vermiyoruz" Şekeroğlu, kış aylarında bağışıklık sistemini destekleyici ürünlere yönelimin şalgam talebini artırdığını belirterek, "Bu talebe yetişebilmek için kalite standartlarından ödün vermeden, doğal ve geleneksel yöntemlerle üretim yapıyoruz. Son ürünün kaliteli olabilmesi için kaliteli ham madde kullanmak gerekiyor. Biz de ekibimizle bu konuda titizlikle çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. "Pandemi döneminde de ilgi arttı" Özellikle pandemi döneminde şalgama ilginin yükseldiğini hatırlatan Şekeroğlu, "Antioksidan özelliği nedeniyle bağışıklık sistemini desteklediği için hastalığa yakalanma sıklığını azaltmaya, hastalığı daha kolay atlatmaya yardımcı olabilir" diye konuştu. "Her öğünün yanında öneriyoruz" Her öğünde şalgam suyunun tüketilmesi gerektiğini belirten Evren Şekeroğlu, "Adana şalgamı sofralardan eksik olmaması gereken bir ürün. Tüketicilerimize de her öğünün yanında, sağlıklı bir içecek olan şalgam tüketmelerini öneriyoruz" dedi.
Palandöken: "Esnafın krediye erişimindeki engeller kaldırılmalı"
17 Ocak 2026 Cumartesi - 08:59 Palandöken: "Esnafın krediye erişimindeki engeller kaldırılmalı" Vergi ve prim borçları nedeniyle kredi kullanamayan esnaf ve sanatkârların ciddi bir finansman çıkmazı içinde olduğunu belirten TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Esnafın krediye ulaşmasının önündeki engellerin bir an evvel kaldırılması gerekiyor" dedi. Vergi ya da SGK primi borcu bulunan esnafın kredi kullanamadığına dikkat çeken Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Bugün binlerce esnaf, sırf borcu olduğu için neredeyse haftalarca kredi alamıyor. Borcu var ama ödeyemiyor; bu yüzden de aldığı krediyi başta borçlarını kapatmak için kullanmak istiyor. Ancak siz diyorsunuz ki, ‘Borcun varsa kredi alamazsın.’ Peki bu insanlar borcunu nasıl ödeyecek? Ne yapsın bu esnaf? Elektrik, su, doğalgaz borcu birikmiş; onları ödeyecek. Çocuğunun okul taksiti var; onu ödeyecek. Dükkanına mal alacak, yanında çalışan personelin ücretini verecek. Bu kredileri alamadığı zaman sıkıntı daha da büyüyor. Dolayısıyla bu konuda mutlaka makul ve uygulanabilir bir çözüm yolu bulunmalı. En azından "borçlu esnafa kredi verilmez" gibi yaptırımlar yerine, borçların zaman içerisinde ödenebileceği bir sisteme dönüştürülmesi gerekiyor. Aksi halde esnaf krediye ulaşamazsa, maliyetler artacak, bu maliyetler ürün fiyatlarına yansıyacak; enflasyon daha da artacak. Bununla birlikte istihdam azalacak, esnaf evinin geçimini dahi yapamaz hale gelecek" diye konuştu. "Esnafı rahatlatacak sistem hayata geçirilmeli" Kredi uygulamasındaki engellemelerin esnaf ve sanatkâr açısından ciddi bir sıkıntı doğurduğunu söyleyen Palandöken, "Bir an evvel borçların yapılandırılması, ardından da bu kredilere erişimin sağlanması gerekiyor. İnsan borcunu ödemek için borçlanıyor, faiz ödüyor ama siz diyorsunuz ki ‘Zaten borcun var, önce onu öde.’ Peki nasıl ödeyecek? Bu nedenle bir çözüm bulunması şart. Bu engellemenin bir an evvel kaldırılması ve esnafı rahatlatacak bir sistemin hayata geçirilmesi gerekiyor. Biz, bu sorunun bir an önce çözüme kavuşturulmasını ve esnafın nefes almasını bekliyoruz" şeklinde konuştu.
GTO’da küresel ticaretin geleceği konuşuldu
16 Ocak 2026 Cuma - 17:10 GTO’da küresel ticaretin geleceği konuşuldu Avrupa İşletmeler Ağı Projesi kapsamında, Gaziantep Ticaret Odası (GTO) tarafından düzenlenen ve küresel ticarette yaşanan gelişmeleri tüm yönleriyle ele alan "Gaziantep Dış Ticaret Zirvesi"; iş dünyası temsilcilerini, kamu, sivil toplum ve özel sektör uzmanlarını Gaziantep’te buluşturdu. GTO ev sahipliğinde gerçekleştirilen zirvede; değişen küresel ticaret kuralları, artan rekabet şartları ve yeni pazar dinamikleri kapsamlı şekilde ele alındı. Zirvede ayrıca ihracatta finansman ve risk yönetimi, Yeşil Mutabakat ve sürdürülebilir rekabet ile dijitalleşme ve e-ihracat başlıklarında önemli değerlendirmeler yapılarak stratejik öngörüler paylaşıldı. Zirvenin açılış konuşmasını gerçekleştiren ve Gaziantep’in ihracatçı kimliğine ve küresel ticarette yaşanan dönüşüme dikkat çeken Gaziantep Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Yıldırım, Gaziantep’in yıllardır Türkiye’nin en fazla ihracat yapan 6’ncı kenti olduğunu, bu başarının arkasında cesaret, girişimcilik ruhu ve hedef odaklı bir karakter bulunduğunu ifade ederek "Gaziantep’i Gaziantep yapan; dünyanın neresine giderse gitsin hedefini bilen, ürünü satmak için yola çıkan ihracatçı ruhudur. Bugün bu şehir 10 milyar doların üzerinde ihracat yapıyor, Türkiye ihracatının yüzde 4’ünden fazlasını tek başına gerçekleştiriyor ve dış ticaret fazlası veriyorsa, bu yürekli insanların eseridir" dedi. "İstihdama, kalkınmaya ve gelir dağılımına katkı sunmayan bir başarı eksik kalır" Küresel ticarette kuralların hızla değiştiğine ve rekabetin her geçen gün daha da sertleştiğini söyleyen Yıldırım, "İhracatta artık yalnızca satış değil, daha kârlı, katma değerli ve sürdürülebilir bir yapının konuşulması gerekiyor. Başarıyı yakalamak kadar, onu kalıcı hâle getirmek de önemlidir. İstihdama, kalkınmaya ve gelir dağılımına katkı sunmayan bir başarı eksik kalır" ifadelerini kullandı. Gaziantep Ticaret Odası olarak bilgiyle ihracatı buluşturmayı stratejik bir öncelik olarak gördüklerini, Dış Ticaret İstihbarat Merkezi gibi projeleriyle firmalara hedef pazar analizi, müşteri verisi ve somut yol haritaları sunduklarını da belirten Başkan Yıldırım, son iki yılda 100’ün üzerinde firmaya birebir destek sağladıklarını ve bu çalışmalarla 10 milyon doların üzerinde ihracata katkı sağladıklarını söyledi. " Gaziantep Türkiye’nin yeni Marmara Bölgesine öncülük edecek" Zirvenin onur konuğu olan Gaziantep Valisi Kemal Çeber, Gaziantep’in ekonomik potansiyeline ve gelecek vizyonuna ilişkin dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu. Gaziantep’i "Türkiye’nin yeni Marmara Bölgesi" olarak tanımlayan Vali Çeber, bu dönüşümün merkezinde Gaziantep’in yer alacağını ve öncülük edeceğini belirterek, kentin Türkiye Yüzyılı hedeflerine en güçlü katkıyı sunacak illerden biri olacağını ifade etti. Gaziantep’in hâlâ kullanılmamış büyük bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Çeber, şehrin neler başarabildiğini çok iyi bildiğini söyledi. Gaziantep sanayicisinin ve iş dünyasının yatırım iştahına da dikkat çeken Çeber, kentteki iş insanlarının "nasıl üretiriz, nasıl yatırım yaparız, nasıl yeni istihdam alanları oluştururuz" anlayışıyla hareket ettiğini ve bu girişimci ruhun Gaziantep’i Türkiye’nin en güçlü üretim merkezlerinden biri haline getireceğini dile getirdi. "Belirsizlikler sürse de küresel şartlar Türkiye lehine" Açılış konuşmalarının ardından kürsüye gelen TCMB Eski Başekonomisti, Akademisyen Prof. Dr. Hakan Kara, "Küresel Ticarette Yeni Dönem: 2025 Değerlendirmesi ve 2026 Beklentileri" konulu sunumunda küresel ve ulusal ekonomik görünüme ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. 2025 yılında ticaret savaşları ve artan rekabete rağmen Türkiye’nin dünya ticaretindeki pazar payını koruduğunu ifade eden Kara, mevcut ekonomi programının ana hatlarıyla 2026 yılında da devam edeceğini, dış ticarete ilişkin belirsizliklerin önümüzdeki dönemde de önemini koruyacağını vurguladı. Sunumunda küresel gelişmelerin Türkiye açısından görece olumlu seyredebileceğine dikkat çeken Kara; zayıf dolar, toparlanan dış talep, düşük petrol fiyatları ve yüksek altın fiyatlarının küresel ticaret dengeleri üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Kara ayrıca dış talepteki toparlanma ve verimlilik artışının ihracatı destekleyeceğini de ekledi. Zirvede dış ticaretin yol haritası üç oturumda tartışıldı Zirve, "İhracatta Finansman, Risk Yönetimi ve Güncel Destek Programları", "Türkiye’nin İhracat Stratejisinde Sürdürülebilirlik ve Yeşil Mutabakat" ile "Dış Ticarette Dijitalleşme ve E-İhracat" başlıklı üç oturumla devam etti. Türkiye Sınai Kalkınma Bankası A.Ş. (TSKB) Ekonomik Araştırmalar Müdürü Dr. Feridun Tur’un moderatörlüğünde gerçekleştirilen "İhracatta Finansman, Risk Yönetimi ve Güncel Destek Programları" oturumunun konuşmacıları, Kredi Garanti Fonu Genel Müdür Yardımcısı Şeyda Yavuz, İhracatı Geliştirme A.Ş. Tahsis Genel Müdür Yardımcısı Alpay Çınaroğlu, Türk Ticaret Bankası Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Zafer Seyar, Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü, İhracatın Finansmanı Destek Sistemleri Yönetim ve Geliştirme Daire Başkan Vekili Caner Bozat ve Türk Eximbank Ege-Akdeniz-İç Anadolu Bölge Müdürü Gülom Kudal oldu. Ekonomi Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ’ın moderatörlüğünde gerçekleşen "Türkiye’nin İhracat Stratejisinde Sürdürülebilirlik ve Yeşil Mutabakat" oturumunun konuşmacıları ise T.C. Çevre ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliği Başkanlığı, İklim Finansmanı ve Teşvikler Dairesi Başkanı Mürsel Akbulut, T.C. Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü, Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi ve Yeşil Dönüşüm Destekleri Daire Başkanı Zeynep Domaniç, PwC Türkiye Sürdürülebilirlik Hizmetleri Lideri Ali Yörük ve TSKB Enerji ve Doğal Kaynaklar Araştırma Ekip Lideri Can Hakyemez oldu. UK Danışmanlık Kurucusu, Öğretim Üyesi Dr. Umut Köksal moderatörlüğünde gerçekleşen ve zirvenin son oturumu olan "Dış Ticarette Dijitalleşme ve E-İhracat" oturumunun konuşmacıları da T.C. Ticaret Bakanlığı E-İhracat ve Yeni Nesil Teknolojiler Dairesi Kıdemli Ticaret Uzmanı Rukiye Duru, İKAS İş Geliştirme Müdürü Umut Akgül, Exporgin Dijital Teknolojiler Kurucu Ortağı Mehmet Erdemi, Alibaba.com Türkiye İş Geliştirme ve Kanal Müdürü Abdulaziz Kırak ve Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası Sektörel Araştırmalar Müdürü Dilara Ay Erişen oldu.
Saraydüzü’ne 9 milyonluk dev yatırım: Çeltik kurutma tesisi için imzalar atıldı
16 Ocak 2026 Cuma - 16:51 Saraydüzü’ne 9 milyonluk dev yatırım: Çeltik kurutma tesisi için imzalar atıldı Sinop’un Saraydüzü ilçesinde çeltik üretiminde modernizasyonu sağlayacak olan "Çeltik Kurutma Tesisi Projesi"nde imzalar atıldı. Törenle imzalanan 9 milyon TL bütçeli proje, bölge tarımında yeni bir dönem başlatacak. Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA) tarafından yüzde 70 hibe desteğiyle hayata geçirilecek olan "Saraydüzü Çeltik Kurutma Tesisi Projesi" için protokol imza töreni düzenlendi. Sinop Valisi Mustafa Özarslan başkanlığında gerçekleştirilen törenle, üreticinin ürün kaybını engelleyecek ve markalaşmayı hızlandıracak projenin startı verildi. İmza törenine Saraydüzü Kaymakamı Fatih Rüştü Ünal, Saraydüzü Belediye Başkanı Ferdi Canoğlu, Sinop Tarım ve Orman İl Müdürü Fatih Önlem, (KUZKA) Genel Sekreteri Serkan Genç katıldı. Proje hakkında açıklamalarda bulunan KUZKA Genel Sekreteri Serkan Genç, "Saraydüzü çeltik kurutma tesisi projesinin sözleşme törenini birazdan icra ediyor olacağız. Sosyal Gelişmeyi Destekleme programı kapsamında projemizi destekleyeceğiz. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız tarafından yürütülüyor sosyal gelişmeyi Destekleme programı. Amacı da dezavantajlı kesimlerin sosyoekonomik hayata katılımlarını sağlamak. Yerelde de projelendirme ve uygulama safhalarını Kalkınma Ajanslığı olarak bizler yürütüyoruz. Saraydüzü Belediye başkanımızla yaptığımız görüşmelerde ilçemizin en önemli gelir kaynağı olan Çeltikte özellikle hasat sonrasında kurutma döneminde çiftçilerimizin sorunlarla karşı karşıya kaldıklarını tespit etmiştik. Kısa bir sezon içerisinde bu haset edilen çeltik ürününü kurtulması gerekiyor. Halihazırda çiftçilerimizin büyük çoğunluğu geleneksel yöntemlerle yani güneş altında yere sererek ürünlerini kurutuyorlar. Bu tabii eşit ve ölçülebilir bir seviyede bir kurutma imkanı oluşturmuyor. Bu hem verim kayıplarına hem kalitesine etki ediyor, raporuna etki ediyor. Kimi zamanda işte yağışlı havalarda hani çiftçilere bunu geri toplaması, geri sermesi gibi zahmetlere de sebebiyet veriyor. Bu anlamda hani daha modern bir yöntemle çeltiğin kurutulması üzerine bir projelendir. Çalışması gerçekleştirdik belediyemizde. Burada ilçemize kazandıracağımız çeltik kurutma tesisinde alınacak makine ekipmanlarla birlikte çiftçilerin ürünleri kurutulacak. Yaklaşık 2 saat ya da 4 saat arasında bu makinelerde kurutma işlemine tabi olacak ve istenilen yüzde 15’lik nem seviyesine düşürülecek çeltik ürünü. Bu şekilde hem çeltiğin kalitesini hem korumuş olacağız hem verimini arttırmış olacağız. Diğer taraftan İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğümüzde üreticilere yönelik eğitim faaliyetleriyle bu projeyi destekliyor olacaklar. Bu projemizin ilçemize, ilimize ve çiftçilerimize hayırlı olmasını temenni ediyoruz" dedi.